9
Kullanım
4
Lemma
4
Türev
17
Anlam
4 lemma, 4 türev form
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 33:14
·
Tevrat
פָּחֲד֤וּ בְצִיּוֹן֙ חַטָּאִ֔ים אָחֲזָ֥ה רְעָדָ֖ה חֲנֵפִ֑ים מִ֣י יָג֣וּר לָ֗נוּ אֵ֚שׁ אוֹכֵלָ֔ה מִי־יָג֥וּר לָ֖נוּ מוֹקְדֵ֥י עוֹלָֽם
Siyon'da günahkarlar korktular, ikiyüzlüleri titreme yakaladı: 'Hangimiz yiyip bitiren ateşle oturabilir? Hangimiz sonsuz yanıklarla oturabilir?'
Mezmurlar 48:7
·
Tevrat
רְ֭עָדָה אֲחָזָ֣תַם שָׁ֑ם חִ֝֗יל כַּיּוֹלֵֽדָה
Orada onları titreme, doğuran kadın gibi ağrı tuttu.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 2:11
·
Tevrat
עִבְד֣וּ אֶת־יְהוָ֣ה בְּיִרְאָ֑ה וְ֝גִ֗ילוּ בִּרְעָדָֽה
Yahve'ye korkuyla kulluk edin ve titremeyle sevinin.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 15:15
·
Tevrat
אָ֤ז נִבְהֲלוּ֙ אַלּוּפֵ֣י אֱד֔וֹם אֵילֵ֣י מוֹאָ֔ב יֹֽאחֲזֵ֖מוֹ רָ֑עַד נָמֹ֕גוּ כֹּ֖ל יֹשְׁבֵ֥י כְנָֽעַן
O zaman Edom beyleri dehşete düştü, Moav önderlerini titreme yakaladı; Kenan'da oturanların hepsi eridi.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 55:6
·
Tevrat
יִרְאָ֣ה וָ֭רַעַד יָ֣בֹא בִ֑י וַ֝תְּכַסֵּ֗נִי פַּלָּצֽוּת
Korku ve titreme içime geldi ve ürperti beni örttü.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 4:14
·
Tevrat
פַּ֣חַד קְ֭רָאַנִי וּרְעָדָ֑ה וְרֹ֖ב עַצְמוֹתַ֣י הִפְחִֽיד
Bana korku ve titreme rastladı ve kemiklerimin çoğunu dehşete düşürdü.
Örnek Ayetler (1)
Ezra 10:9
·
Tevrat
וַיִּקָּבְצ֣וּ כָל־אַנְשֵֽׁי־יְהוּדָה֩ וּבִנְיָמִ֨ן יְרוּשָׁלִַ֜ם לִשְׁלֹ֣שֶׁת הַיָּמִ֗ים ה֛וּא חֹ֥דֶשׁ הַתְּשִׁיעִ֖י בְּעֶשְׂרִ֣ים בַּחֹ֑דֶשׁ וַיֵּשְׁב֣וּ כָל־הָעָ֗ם בִּרְחוֹב֙ בֵּ֣ית הָאֱלֹהִ֔ים מַרְעִידִ֥ים עַל־הַדָּבָ֖ר וּמֵהַגְּשָׁמִֽים
Bunun üzerine Yahuda'nın ve Bünyamin'in bütün adamları üç gün içinde Yeruşalim'e toplandılar; o, dokuzuncu ay, ayın yirmisiydi; ve bütün halk Tanrı'nın evinin meydanında, bu iş yüzünden ve yağmurlardan titreyerek oturdu.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 104:32
·
Tevrat
הַמַּבִּ֣יט לָ֭אָרֶץ וַתִּרְעָ֑ד יִגַּ֖ע בֶּהָרִ֣ים וְֽיֶעֱשָֽׁנוּ
Yere bakandır ve titrer; dağlara dokunur ve tüterler.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 10:11
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֡י דָּנִיֵּ֣אל אִישׁ־חֲ֠מֻדוֹת הָבֵ֨ן בַּדְּבָרִ֜ים אֲשֶׁר֩ אָנֹכִ֨י דֹבֵ֤ר אֵלֶ֨יךָ֙ וַעֲמֹ֣ד עַל־עָמְדֶ֔ךָ כִּ֥י עַתָּ֖ה שֻׁלַּ֣חְתִּי אֵלֶ֑יךָ וּבְדַבְּר֥וֹ עִמִּ֛י אֶת־הַדָּבָ֥ר הַזֶּ֖ה עָמַ֥דְתִּי מַרְעִֽיד
Ve bana dedi: 'Daniel, çok sevilen adam, sana söylediğim sözleri anla ve durduğun yerde dur; çünkü şimdi sana gönderildim.' Ve o benimle bu sözü konuşurken titreyerek durdum.