42
Kullanım
7
Lemma
12
Türev
30
Anlam
7 lemma, 12 türev form
Örnek Ayetler (5 / 16)
Yeremya 4:20
·
Tevrat
שֶׁ֤בֶר עַל־שֶׁ֨בֶר֙ נִקְרָ֔א כִּ֥י שֻׁדְּדָ֖ה כָּל־הָאָ֑רֶץ פִּתְאֹם֙ שֻׁדְּד֣וּ אֹהָלַ֔י רֶ֖גַע יְרִיעֹתָֽי
Yıkım üzerine yıkım çağrılıyor, çünkü bütün yer yıkıma uğradı; aniden çadırlarım, bir anda çadır bezlerim yıkıma uğradı.
Yeremya 18:7
·
Tevrat
רֶ֣גַע אֲדַבֵּ֔ר עַל־גּ֖וֹי וְעַל־מַמְלָכָ֑ה לִנְת֥וֹשׁ וְלִנְת֖וֹץ וּֽלְהַאֲבִֽיד
Bir an bir ulus üzerine ve bir krallık üzerine sökmek ve yıkmak ve yok etmek için konuşurum;
Yeşaya 26:20
·
Tevrat
לֵ֤ךְ עַמִּי֙ בֹּ֣א בַחֲדָרֶ֔יךָ וּֽסְגֹ֥ר דְּלָתְךָ֖ בַּעֲדֶ֑ךָ חֲבִ֥י כִמְעַט־רֶ֖גַע עַד־יַעֲבָר־זָֽעַם
Git halkım, odalarına gir ve arkandan kapını kapat; öfke geçene kadar kısa bir an saklan.
Yeşaya 47:9
·
Tevrat
וְתָבֹאנָה֩ לָּ֨ךְ שְׁתֵּי־אֵ֥לֶּה רֶ֛גַע בְּי֥וֹם אֶחָ֖ד שְׁכ֣וֹל וְאַלְמֹ֑ן כְּתֻמָּם֙ בָּ֣אוּ עָלַ֔יִךְ בְּרֹ֣ב כְּשָׁפַ֔יִךְ בְּעָצְמַ֥ת חֲבָרַ֖יִךְ מְאֹֽד
Ve sana bu ikisi bir anda, bir günde gelecek: çocuksuzluk ve dulluk; büyücülüklerinin çokluğunda, efsunlarının çok gücünde tam olarak üzerine geldiler.
Yeşaya 54:8
·
Tevrat
בְּשֶׁ֣צֶף קֶ֗צֶף הִסְתַּ֨רְתִּי פָנַ֥י רֶ֨גַע֙ מִמֵּ֔ךְ וּבְחֶ֥סֶד עוֹלָ֖ם רִֽחַמְתִּ֑יךְ אָמַ֥ר גֹּאֲלֵ֖ךְ יְהוָֽה
Öfke taşkınlığında yüzümü bir an senden gizledim; ve sonsuz sadakatle sana merhamet edeceğim, dedi seni kurtaran Yahve.
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 26:16
·
Tevrat
וְֽיָרְד֞וּ מֵעַ֣ל כִּסְאוֹתָ֗ם כֹּ֚ל נְשִׂיאֵ֣י הַיָּ֔ם וְהֵסִ֨ירוּ֙ אֶת־מְעִ֣ילֵיהֶ֔ם וְאֶת־בִּגְדֵ֥י רִקְמָתָ֖ם יִפְשֹׁ֑טוּ חֲרָד֤וֹת יִלְבָּ֨שׁוּ֙ עַל־הָאָ֣רֶץ יֵשֵׁ֔בוּ וְחָֽרְדוּ֙ לִרְגָעִ֔ים וְשָׁמְמ֖וּ עָלָֽיִךְ
Ve denizin bütün beyleri tahtlarından inecekler, cübbelerini çıkaracaklar ve nakışlı giysilerini soyunacaklar; titremeler giyinecekler, yere oturacaklar, anbean titreyecekler ve senin üzerine şaşakalacaklar.
Hezekiel 32:10
·
Tevrat
וַהֲשִׁמּוֹתִ֨י עָלֶ֜יךָ עַמִּ֣ים רַבִּ֗ים וּמַלְכֵיהֶם֙ יִשְׂעֲר֤וּ עָלֶ֨יךָ֙ שַׂ֔עַר בְּעוֹפְפִ֥י חַרְבִּ֖י עַל־פְּנֵיהֶ֑ם וְחָרְד֤וּ לִרְגָעִים֙ אִ֣ישׁ לְנַפְשׁ֔וֹ בְּי֖וֹם מַפַּלְתֶּֽךָ
Senin üzerine çok halkları dehşete düşüreceğim ve kılıcımı onların yüzleri üzerinde savurduğumda kralları senin üzerine ürpertiyle ürperecekler; senin yıkıntının gününde her adam kendi canı için her an titreyecek.
Yeşaya 27:3
·
Tevrat
אֲנִ֤י יְהוָה֙ נֹֽצְרָ֔הּ לִרְגָעִ֖ים אַשְׁקֶ֑נָּה פֶּ֚ן יִפְקֹ֣ד עָלֶ֔יהָ לַ֥יְלָה וָי֖וֹם אֶצֳּרֶֽנָּה
Ben Yahve onu koruyanım, onu sürekli sularım; onun üzerine yoklamasın diye gece ve gündüz onu korurum.
Eyüp 7:18
·
Tevrat
וַתִּפְקְדֶ֥נּוּ לִבְקָרִ֑ים לִ֝רְגָעִ֗ים תִּבְחָנֶֽנּוּ
Ve sabahları onu yokluyorsun, anlarda onu sınıyorsun.
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 73:19
·
Tevrat
אֵ֤יךְ הָי֣וּ לְשַׁמָּ֣ה כְרָ֑גַע סָ֥פוּ תַ֝֗מּוּ מִן־בַּלָּהֽוֹת
Nasıl bir anda dehşet oldular; dehşetlerden sona erdiler, tükendiler.
Çölde Sayım 16:21
·
Tevrat
הִבָּ֣דְל֔וּ מִתּ֖וֹךְ הָעֵדָ֣ה הַזֹּ֑את וַאַכַלֶּ֥ה אֹתָ֖ם כְּרָֽגַע
'Bu topluluğun içinden ayrılın ve onları bir anda tüketeyim.'
Çölde Sayım 17:10
·
Tevrat
הֵרֹ֗מּוּ מִתּוֹךְ֙ הָעֵדָ֣ה הַזֹּ֔את וַאֲכַלֶּ֥ה אֹתָ֖ם כְּרָ֑גַע וַֽיִּפְּל֖וּ עַל־פְּנֵיהֶֽם
'Bu topluluğun ortasından yükselin, onları bir anda bitireyim.' Ve yüzlerinin üzerine düştüler.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 18:9
·
Tevrat
וְרֶ֣גַע אֲדַבֵּ֔ר עַל־גּ֖וֹי וְעַל־מַמְלָכָ֑ה לִבְנֹ֖ת וְלִנְטֹֽעַ
Ve bir an bir ulus üzerine ve bir krallık üzerine inşa etmek ve dikmek için konuşurum;
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 21:13
·
Tevrat
יְכַלּ֣וּ בַטּ֣וֹב יְמֵיהֶ֑ם וּ֝בְרֶ֗גַע שְׁא֣וֹל יֵחָֽתּוּ
Günlerini iyilikte tamamlarlar; ve bir anda Şeol'e inerler.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 54:7
·
Tevrat
בְּרֶ֥גַע קָטֹ֖ן עֲזַבְתִּ֑יךְ וּבְרַחֲמִ֥ים גְּדֹלִ֖ים אֲקַבְּצֵֽךְ
Küçük bir an için seni terk ettim; ve büyük merhametlerle seni toplayacağım.
Örnek Ayetler (2)
Eyüp 7:5
·
Tevrat
לָ֘בַ֤שׁ בְּשָׂרִ֣י רִ֭מָּה וְג֣וּשׁ עָפָ֑ר עוֹרִ֥י רָ֝גַ֗ע וַיִּמָּאֵֽס
Etim kurtçuk ve toprak topağı giyindi; derim çatladı ve iğrençleşti.
Eyüp 26:12
·
Tevrat
בְּ֭כֹחוֹ רָגַ֣ע הַיָּ֑ם וּ֝בִתְבוּנָת֗וֹ מָ֣חַץ רָֽהַב
Gücüyle denizi sakinleştirdi ve anlayışıyla Rahav'ı parçaladı.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 49:19
·
Tevrat
הִ֠נֵּה כְּאַרְיֵ֞ה יַעֲלֶ֨ה מִגְּא֣וֹן הַיַּרְדֵּן֮ אֶל־נְוֵ֣ה אֵיתָן֒ כִּֽי־אַרְגִּ֤יעָה אֲרִיצֶ֨נּוּ מֵֽעָלֶ֔יהָ וּמִ֥י בָח֖וּר אֵלֶ֣יהָ אֶפְקֹ֑ד כִּ֣י מִ֤י כָמ֨וֹנִי֙ וּמִ֣י יֹעִידֶ֔נִּי וּמִי־זֶ֣ה רֹעֶ֔ה אֲשֶׁ֥ר יַעֲמֹ֖ד לְפָנָֽי
İşte Şeria'nın gururundan kalıcı otlağa aslan gibi çıkacak; çünkü aniden onu onun üzerinden koşturacağım ve kim seçilmişse onun üzerine atayacağım. Çünkü kim benim gibidir ve kim beni çağırabilir? Peki benim önümde duracak bu çoban kimdir?
Süleyman'ın Özdeyişleri 12:19
·
Tevrat
שְֽׂפַת־אֱ֭מֶת תִּכּ֣וֹן לָעַ֑ד וְעַד־אַ֝רְגִּ֗יעָה לְשׁ֣וֹן שָֽׁקֶר
Gerçek dudağı sonsuza dek pekişir; yalan dili ise bir anlıktır.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 31:35
·
Tevrat
כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה נֹתֵ֥ן שֶׁ֨מֶשׁ֙ לְא֣וֹר יוֹמָ֔ם חֻקֹּ֛ת יָרֵ֥חַ וְכוֹכָבִ֖ים לְא֣וֹר לָ֑יְלָה רֹגַ֤ע הַיָּם֙ וַיֶּהֱמ֣וּ גַלָּ֔יו יְהוָ֥ה צְבָא֖וֹת שְׁמֽוֹ
Gündüz ışık için güneşi, gece ışık için ayın ve yıldızların kurallarını veren, dalgaları gürlesin diye denizi çalkalayan Yahve şöyle dedi; O'nun adı Ordular Yahvesi'dir:
Yeşaya 51:15
·
Tevrat
וְאָֽנֹכִי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ רֹגַ֣ע הַיָּ֔ם וַיֶּהֱמ֖וּ גַּלָּ֑יו יְהוָ֥ה צְבָא֖וֹת שְׁמֽוֹ
Ve ben denizi çalkalayan senin Tanrın Yahve'yim ve onun dalgaları gürler; O'nun adı Ordular Yahve'dir.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 50:44
·
Tevrat
הִ֠נֵּה כְּאַרְיֵ֞ה יַעֲלֶ֨ה מִגְּא֣וֹן הַיַּרְדֵּן֮ אֶל־נְוֵ֣ה אֵיתָן֒ כִּֽי־אַרְגִּ֤עָה אֲרִיצֵם֙ מֵֽעָלֶ֔יהָ וּמִ֥י בָח֖וּר אֵלֶ֣יהָ אֶפְקֹ֑ד כִּ֣י מִ֤י כָמ֨וֹנִי֙ וּמִ֣י יוֹעִדֶ֔נִּי וּמִֽי־זֶ֣ה רֹעֶ֔ה אֲשֶׁ֥ר יַעֲמֹ֖ד לְפָנָֽי
İşte Şeria'nın çalılığından sürekli otlağa bir aslan gibi çıkacak; çünkü aniden onları oradan koşturacağım ve seçilmiş olan kimi onun üzerine atayacağım? Çünkü kim benim gibidir ve kim beni çağıracak ve benim yüzümün önünde duracak o çoban kimdir?
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 28:12
·
Tevrat
אֲשֶׁ֣ר אָמַ֣ר אֲלֵיהֶ֗ם זֹ֤את הַמְּנוּחָה֙ הָנִ֣יחוּ לֶֽעָיֵ֔ף וְזֹ֖את הַמַּרְגֵּעָ֑ה וְלֹ֥א אָב֖וּא שְׁמֽוֹעַ
Ki onlara dedi: Dinlenme budur, yorgunu dinlendirin ve huzur budur; ama işitmek istemediler.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 35:20
·
Tevrat
כִּ֤י לֹ֥א שָׁל֗וֹם יְדַ֫בֵּ֥רוּ וְעַ֥ל רִגְעֵי־אֶ֑רֶץ דִּבְרֵ֥י מִ֝רְמוֹת יַחֲשֹׁבֽוּן
Çünkü barış konuşmazlar ve yerin sakinlerine karşı hile sözleri düşünürler.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 28:65
·
Tevrat
וּבַגּוֹיִ֤ם הָהֵם֙ לֹ֣א תַרְגִּ֔יעַ וְלֹא־יִהְיֶ֥ה מָנ֖וֹחַ לְכַף־רַגְלֶ֑ךָ וְנָתַן֩ יְהוָ֨ה לְךָ֥ שָׁם֙ לֵ֣ב רַגָּ֔ז וְכִלְי֥וֹן עֵינַ֖יִם וְדַֽאֲב֥וֹן נָֽפֶשׁ
Ve o uluslarda rahat bulmayacaksın ve ayağının tabanı için dinlenme yeri olmayacak; ve Yahve orada sana titreyen kalp, gözlerin tükenişi ve canın kederini verecek.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 47:6
·
Tevrat
ה֗וֹי חֶ֚רֶב לַֽיהוָ֔ה עַד־אָ֖נָה לֹ֣א תִשְׁקֹ֑טִי הֵאָֽסְפִי֙ אַל־תַּעְרֵ֔ךְ הֵרָגְעִ֖י וָדֹֽמִּי
Vay Yahve'nin kılıcı, ne zamana kadar sakinleşmeyeceksin? Kınına toplan, dinlen ve dur.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 31:2
·
Tevrat
כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה מָצָ֥א חֵן֙ בַּמִּדְבָּ֔ר עַ֖ם שְׂרִ֣ידֵי חָ֑רֶב הָל֥וֹךְ לְהַרְגִּיע֖וֹ יִשְׂרָאֵֽל
Yahve şöyle dedi: Kılıçtan kurtulan halk çölde lütuf buldu; İsrail'i rahata kavuşturmaya giderken.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 51:4
·
Tevrat
הַקְשִׁ֤יבוּ אֵלַי֙ עַמִּ֔י וּלְאוּמִּ֖י אֵלַ֣י הַאֲזִ֑ינוּ כִּ֤י תוֹרָה֙ מֵאִתִּ֣י תֵצֵ֔א וּמִשְׁפָּטִ֔י לְא֥וֹר עַמִּ֖ים אַרְגִּֽיעַ
Bana dikkat edin halkım, ve bana kulak verin ulusum; çünkü yasa benden çıkacak ve yargımı halkların ışığı olarak yerleştireceğim.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 50:34
·
Tevrat
גֹּאֲלָ֣ם חָזָ֗ק יְהוָ֤ה צְבָאוֹת֙ שְׁמ֔וֹ רִ֥יב יָרִ֖יב אֶת־רִיבָ֑ם לְמַ֨עַן֙ הִרְגִּ֣יעַ אֶת־הָאָ֔רֶץ וְהִרְגִּ֖יז לְיֹשְׁבֵ֥י בָבֶֽל
Onların Kurtaranı güçlüdür, onun adı Orduların Yahvesi'dir; yere rahatlık vermek ve Babil'de oturanları titretmek için onların davasını kesinlikle savunacak.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 34:14
·
Tevrat
וּפָגְשׁ֤וּ צִיִּים֙ אֶת־אִיִּ֔ים וְשָׂעִ֖יר עַל־רֵעֵ֣הוּ יִקְרָ֑א אַךְ־שָׁם֙ הִרְגִּ֣יעָה לִּילִ֔ית וּמָצְאָ֥ה לָ֖הּ מָנֽוֹחַ
Yabanıl hayvanlar sırtlanlarla karşılaşacak ve teke arkadaşına seslenecek; ancak orada Lilit dinlenecek ve kendine dinlenme yeri bulacak.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 6:16
·
Tevrat
כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֡ה עִמְדוּ֩ עַל־דְּרָכִ֨ים וּרְא֜וּ וְשַׁאֲל֣וּ לִנְתִב֣וֹת עוֹלָ֗ם אֵי־זֶ֨ה דֶ֤רֶךְ הַטּוֹב֙ וּלְכוּ־בָ֔הּ וּמִצְא֥וּ מַרְגּ֖וֹעַ לְנַפְשְׁכֶ֑ם וַיֹּאמְר֖וּ לֹ֥א נֵלֵֽךְ
Yahve böyle dedi: Yolların üzerinde durun ve görün ve eski patikaları sorun, iyiliğin yolu hangisidir, ve onda yürüyün ve canınız için dinlenme bulun. Ve dediler: 'Yürümeyeceğiz.'