308
Kullanım
7
Lemma
59
Türev
64
Anlam
7 lemma, 59 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
רַגְלִי Lemma | ragli | ayağım, ayak, bacak, adım | İsim | 40 | ||
רַגְלָיו | raglav | ayakları, ayak, bacak, adım | Zamir | 32 | ||
רֶגֶל | regel | ayak, ayak, adım, bacak | İsim | 24 | ||
רַגְלְךָ | raglekha | senin ayağın, ayak, bacak, adım | Zamir | 17 | ||
רַגְלֵיהֶם | ragleyhem | ayakları, ayak, bacak, adım | Zamir | 15 | ||
בְּרַגְלָיו | beraglav | ayaklarında, ayak, adım, bacak | Zamir | 13 | ||
Örnek Ayetler (5 / 13) Hakimler 4:10 · Tevrat וַיַּזְעֵ֨ק בָּרָ֜ק אֶת־זְבוּלֻ֤ן וְאֶת־נַפְתָּלִי֙ קֶ֔דְשָׁה וַיַּ֣עַל בְּרַגְלָ֔יו עֲשֶׂ֥רֶת אַלְפֵ֖י אִ֑ישׁ וַתַּ֥עַל עִמּ֖וֹ דְּבוֹרָֽה Ve Barak Zevulun'u ve Naftali'yi Kedeş'e çağırdı; ve onun adımlarında on bin adam çıktı; ve Debora onunla çıktı. Hakimler 4:15 · Tevrat וַיָּ֣הָם יְ֠הוָה אֶת־סִֽיסְרָ֨א וְאֶת־כָּל־הָרֶ֧כֶב וְאֶת־כָּל־הַֽמַּחֲנֶ֛ה לְפִי־חֶ֖רֶב לִפְנֵ֣י בָרָ֑ק וַיֵּ֧רֶד סִֽיסְרָ֛א מֵעַ֥ל הַמֶּרְכָּבָ֖ה וַיָּ֥נָס בְּרַגְלָֽיו Ve Yahve Sisera'yı, bütün arabaları ve bütün ordugahı Barak'ın önünde kılıcın ağzıyla şaşkına çevirdi; ve Sisera arabanın üzerinden indi ve ayaklarıyla kaçtı. Hakimler 4:17 · Tevrat וְסִֽיסְרָא֙ נָ֣ס בְּרַגְלָ֔יו אֶל־אֹ֣הֶל יָעֵ֔ל אֵ֖שֶּׁת חֶ֣בֶר הַקֵּינִ֑י כִּ֣י שָׁל֗וֹם בֵּ֚ין יָבִ֣ין מֶֽלֶךְ־חָצ֔וֹר וּבֵ֕ין בֵּ֖ית חֶ֥בֶר הַקֵּינִֽי Sisera ise ayaklarıyla Kenli Hever'in karısı Yael'in çadırına kaçtı; çünkü Hatsor kralı Yavin ile Kenli Hever'in evi arasında barış vardı. Hakimler 5:15 · Tevrat וְשָׂרַ֤י בְּיִשָּׂשכָר֙ עִם־דְּבֹרָ֔ה וְיִשָּׂשכָר֙ כֵּ֣ן בָּרָ֔ק בָּעֵ֖מֶק שֻׁלַּ֣ח בְּרַגְלָ֑יו בִּפְלַגּ֣וֹת רְאוּבֵ֔ן גְּדֹלִ֖ים חִקְקֵי־לֵֽב İssakar'ın yöneticileri Debora ileydi; ve İssakar böylece Barak, vadide ayaklarıyla gönderildi. Ruben'in bölüklerinde kalp kararları büyüktü. Amos 2:15 · Tevrat וְתֹפֵ֤שׂ הַקֶּ֨שֶׁת֙ לֹ֣א יַעֲמֹ֔ד וְקַ֥ל בְּרַגְלָ֖יו לֹ֣א יְמַלֵּ֑ט וְרֹכֵ֣ב הַסּ֔וּס לֹ֥א יְמַלֵּ֖ט נַפְשֽׁוֹ Ve yayı tutan durmayacak ve ayaklarında hızlı olan kurtulmayacak ve ata binen canını kurtarmayacak. | ||||||
רַגְלוֹ | raglo | onun ayağı, ayak, bacak, adım | Zamir | 12 | ||
רְגָלִים | regalim | ayaklar, ayak, adım, kez | İsim | 11 | ||
רַגְלֶיךָ | ragleykha | ayakların, ayak, bacak, adım | Zamir | 8 | ||
רַגְלֶיהָ | ragleyha | ayakları, ayak, bacak, adım | Zamir | 7 | ||
רַגְלֵיכֶם | ragleyhem | ayak, ayak, bacak, adım | Zamir | 7 | ||
בְּרַגְלַי | be-raglay | ayaklarımda, ayak, adım, iz | Zamir | 5 | ||
לְרַגְלִי | le-ragli | ayağıma, ayak, bacak, adım | Zamir | 4 | ||
וְרַגְלֵיהֶם | ve-ragleyhem | ve ayakları, ayak, bacak, adım | Zamir | 4 | ||
בְּרַגְלֵיכֶם | be-ragleykhem | ayaklarınızla, ayak, bacak, adım | Zamir | 4 | ||
לְרַגְלָיו | le-raglav | ayaklarına, ayak, adım | Zamir | 4 | ||
רַגְלָם | raglam | onların ayağı, ayak, bacak, adım | Zamir | 4 | ||
בְּרַגְלֵיהֶם | beragleyhem | ayaklarında, ayak, bacak, adım | Zamir | 3 | ||
וְרַגְלֵי | ve-ragley | ve ayakları, ayak, bacak, adım | İsim | 3 | ||
בְּרַגְלֶיךָ | beragleyha | ayaklarında, ayak, bacak, adım, iz | Zamir | 3 | ||
Örnek Ayetler (5 / 40)
Hezekiel 2:2
·
Tevrat
וַתָּ֧בֹא בִ֣י ר֗וּחַ כַּֽאֲשֶׁר֙ דִּבֶּ֣ר אֵלַ֔י וַתַּעֲמִדֵ֖נִי עַל־רַגְלָ֑י וָאֶשְׁמַ֕ע אֵ֖ת מִדַּבֵּ֥ר אֵלָֽי
Ve benimle konuştuğunda içime ruh girdi ve beni ayaklarımın üzerinde durdurdu; ve benimle konuşanı işittim.
Hezekiel 3:24
·
Tevrat
וַתָּבֹא־בִ֣י ר֔וּחַ וַתַּעֲמִדֵ֖נִי עַל־רַגְלָ֑י וַיְדַבֵּ֤ר אֹתִי֙ וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֔י בֹּ֥א הִסָּגֵ֖ר בְּת֥וֹךְ בֵּיתֶֽךָ
Ve içime ruh girdi ve beni ayaklarımın üzerinde durdurdu; ve benimle konuştu ve bana dedi: 'Gir, evinin içine kapan.'
Hezekiel 43:7
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֗י בֶּן־אָדָם֙ אֶת־מְק֣וֹם כִּסְאִ֗י וְאֶת־מְקוֹם֙ כַּפּ֣וֹת רַגְלַ֔י אֲשֶׁ֧ר אֶשְׁכָּן־שָׁ֛ם בְּת֥וֹךְ בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל לְעוֹלָ֑ם וְלֹ֣א יְטַמְּא֣וּ ע֣וֹד בֵּֽית־יִ֠שְׂרָאֵל שֵׁ֣ם קָדְשִׁ֞י הֵ֤מָּה וּמַלְכֵיהֶם֙ בִּזְנוּתָ֔ם וּבְפִגְרֵ֥י מַלְכֵיהֶ֖ם בָּמוֹתָֽם
Ve bana dedi: 'İnsanoğlu, tahtımın yeri ve ayak tabanlarımın yeri, İsrailoğulları'nın ortasında sonsuza dek orada mesken kuracağım yerdir; ve İsrail evi, onlar ve kralları, fahişelikleriyle ve yüksek yerlerindeki krallarının cesetleriyle kutsal adımı bir daha kirletmeyecekler.
2. Samuel 22:34
·
Tevrat
מְשַׁוֶּ֥ה רַגְלַ֖י כָּאַיָּל֑וֹת וְעַ֥ל בָּמוֹתַ֖י יַעֲמִדֵֽנִי
Ayaklarımı geyiklerin ayakları gibi yapar ve beni yüksek yerlerimde durdurur.
2. Samuel 22:39
·
Tevrat
וָאֲכַלֵּ֥ם וָאֶמְחָצֵ֖ם וְלֹ֣א יְקוּמ֑וּן וַֽיִּפְּל֖וּ תַּ֥חַת רַגְלָֽי
Onları tükettim ve onları ezdim, kalkamadılar; ayaklarımın altına düştüler.
Örnek Ayetler (5 / 32)
Hakimler 3:24
·
Tevrat
וְה֤וּא יָצָא֙ וַעֲבָדָ֣יו בָּ֔אוּ וַיִּרְא֕וּ וְהִנֵּ֛ה דַּלְת֥וֹת הָעֲלִיָּ֖ה נְעֻל֑וֹת וַיֹּ֣אמְר֔וּ אַ֣ךְ מֵסִ֥יךְ ה֛וּא אֶת־רַגְלָ֖יו בַּחֲדַ֥ר הַמְּקֵרָֽה
Ve o çıktıktan sonra kulları geldiler ve gördüler; ve işte, üst odanın kapıları kilitliydi. Ve dediler: 'Kesinlikle o serin odada ayaklarını örtüyor.'
2. Samuel 9:13
·
Tevrat
וּמְפִיבֹ֗שֶׁת יֹשֵׁב֙ בִּיר֣וּשָׁלִַ֔ם כִּ֣י עַל־שֻׁלְחַ֥ן הַמֶּ֛לֶךְ תָּמִ֖יד ה֣וּא אֹכֵ֑ל וְה֥וּא פִסֵּ֖חַ שְׁתֵּ֥י רַגְלָֽיו
Mefivoşet Yeruşalim'de oturuyordu, çünkü o daima kralın masasında yiyordu; ve o iki ayağından topaldı.
2. Samuel 19:25
·
Tevrat
וּמְפִבֹ֨שֶׁת֙ בֶּן־שָׁא֔וּל יָרַ֖ד לִקְרַ֣את הַמֶּ֑לֶךְ וְלֹא־עָשָׂ֨ה רַגְלָ֜יו וְלֹא־עָשָׂ֣ה שְׂפָמ֗וֹ וְאֶת־בְּגָדָיו֙ לֹ֣א כִבֵּ֔ס לְמִן־הַיּוֹם֙ לֶ֣כֶת הַמֶּ֔לֶךְ עַד־הַיּ֖וֹם אֲשֶׁר־בָּ֥א בְשָׁלֽוֹם
Saul oğlu Mefiboşet kralı karşılamaya indi; kralın gittiği günden esenlikle geldiği güne kadar ayaklarını yapmamış, bıyığını yapmamış ve giysilerini yıkamamıştı.
2. Samuel 21:20
·
Tevrat
וַתְּהִי־ע֥וֹד מִלְחָמָ֖ה בְּגַ֑ת וַיְהִ֣י אִ֣ישׁ מָד֗וֹן וְאֶצְבְּעֹ֣ת יָדָיו֩ וְאֶצְבְּעֹ֨ת רַגְלָ֜יו שֵׁ֣שׁ וָשֵׁ֗שׁ עֶשְׂרִ֤ים וְאַרְבַּע֙ מִסְפָּ֔ר וְגַם־ה֖וּא יֻלַּ֥ד לְהָרָפָֽה
Gat'ta yine savaş oldu ve ellerinin parmakları ve ayaklarının parmakları altı ve altı, sayıca yirmi dört olan iri yarı bir adam vardı; o da deve doğmuştu.
2. Samuel 22:10
·
Tevrat
וַיֵּ֥ט שָׁמַ֖יִם וַיֵּרַ֑ד וַעֲרָפֶ֖ל תַּ֥חַת רַגְלָֽיו
Gökleri eğdi ve aşağı indi ve ayaklarının altında koyu karanlık vardı.
Örnek Ayetler (4 / 24)
Hezekiel 1:7
·
Tevrat
וְרַגְלֵיהֶ֖ם רֶ֣גֶל יְשָׁרָ֑ה וְכַ֣ף רַגְלֵיהֶ֗ם כְּכַף֙ רֶ֣גֶל עֵ֔גֶל וְנֹ֣צְצִ֔ים כְּעֵ֖ין נְחֹ֥שֶׁת קָלָֽל
Ve ayakları düz ayak idi; ve ayaklarının tabanı buzağı ayak tabanı gibiydi; ve cilalı tunç görünümü gibi parlıyorlardı.
Hezekiel 29:11
·
Tevrat
לֹ֤א תַעֲבָר־בָּהּ֙ רֶ֣גֶל אָדָ֔ם וְרֶ֥גֶל בְּהֵמָ֖ה לֹ֣א תַעֲבָר־בָּ֑הּ וְלֹ֥א תֵשֵׁ֖ב אַרְבָּעִ֥ים שָׁנָֽה
Ondan insan ayağı geçmeyecek ve ondan hayvan ayağı geçmeyecek; kırk yıl oturulmayacak.
Hezekiel 32:13
·
Tevrat
וְהַֽאֲבַדְתִּי֙ אֶת־כָּל־בְּהֶמְתָּ֔הּ מֵעַ֖ל מַ֣יִם רַבִּ֑ים וְלֹ֨א תִדְלָחֵ֤ם רֶֽגֶל־אָדָם֙ ע֔וֹד וּפַרְס֥וֹת בְּהֵמָ֖ה לֹ֥א תִדְלָחֵֽם
Çok suların üzerinden onun bütün hayvanlarını yok edeceğim; artık insan ayağı onları bulandırmayacak ve hayvanın tırnakları onları bulandırmayacak.
2. Krallar 21:8
·
Tevrat
וְלֹ֣א אֹסִ֗יף לְהָנִיד֙ רֶ֣גֶל יִשְׂרָאֵ֔ל מִן־הָ֣אֲדָמָ֔ה אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תִּי לַֽאֲבוֹתָ֑ם רַ֣ק אִם־יִשְׁמְר֣וּ לַעֲשׂ֗וֹת כְּכֹל֙ אֲשֶׁ֣ר צִוִּיתִ֔ים וּלְכָל־הַ֨תּוֹרָ֔ה אֲשֶׁר־צִוָּ֥ה אֹתָ֖ם עַבְדִּ֥י מֹשֶֽׁה
Ve atalarına verdiğim topraktan İsrail'in ayağını bir daha sarsmayacağım; yeter ki onlara buyurduğum her şeye göre ve kulum Musa'nın onlara buyurduğu bütün yasaya göre yapmayı tutsunlar.
Örnek Ayetler (5 / 17)
Yeremya 2:25
·
Tevrat
מִנְעִ֤י רַגְלֵךְ֙ מִיָּחֵ֔ף וּגְרוֹנֵ֖ךְ מִצִּמְאָ֑ה וַתֹּאמְרִ֣י נוֹאָ֔שׁ ל֕וֹא כִּֽי־אָהַ֥בְתִּי זָרִ֖ים וְאַחֲרֵיהֶ֥ם אֵלֵֽךְ
Ayağını çıplaklıktan ve boğazını susuzluktan alıkoy; ama sen dedin: 'Umutsuz, hayır; çünkü yabancıları sevdim ve onların ardınca gideceğim.'
Yeremya 38:22
·
Tevrat
וְהִנֵּ֣ה כָל־הַנָּשִׁ֗ים אֲשֶׁ֤ר נִשְׁאֲרוּ֙ בְּבֵ֣ית מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֔ה מוּצָא֕וֹת אֶל־שָׂרֵ֖י מֶ֣לֶךְ בָּבֶ֑ל וְהֵ֣נָּה אֹמְר֗וֹת הִסִּית֜וּךָ וְיָכְל֤וּ לְךָ֙ אַנְשֵׁ֣י שְׁלֹמֶ֔ךָ הָטְבְּע֥וּ בַבֹּ֛ץ רַגְלֶ֖ךָ נָסֹ֥גוּ אָחֽוֹר
Ve işte, Yahuda kralının evinde kalan bütün kadınlar Babil kralının komutanlarına çıkarılacaklar; ve onlar diyecekler: 'Senin barış adamların seni kışkırttılar ve sana üstün geldiler; ayakların çamura battı, geriye döndüler.'
Yeşaya 58:13
·
Tevrat
אִם־תָּשִׁ֤יב מִשַּׁבָּת֙ רַגְלֶ֔ךָ עֲשׂ֥וֹת חֲפָצֶ֖יךָ בְּי֣וֹם קָדְשִׁ֑י וְקָרָ֨אתָ לַשַּׁבָּ֜ת עֹ֗נֶג לִקְד֤וֹשׁ יְהוָה֙ מְכֻבָּ֔ד וְכִבַּדְתּוֹ֙ מֵעֲשׂ֣וֹת דְּרָכֶ֔יךָ מִמְּצ֥וֹא חֶפְצְךָ֖ וְדַבֵּ֥ר דָּבָֽר
Eğer kutsal günümde isteklerini yapmaktan, Şabat'tan ayağını döndürürsen ve Şabat'a zevk, Yahve'nin kutsalına onurlu diye çağırırsan ve yollarını yapmaktan, isteğini bulmaktan ve söz konuşmaktan onu onurlandırırsan;
Yeşu 5:15
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ שַׂר־צְבָ֨א יְהוָ֜ה אֶל־יְהוֹשֻׁ֗עַ שַׁל־נַֽעַלְךָ֙ מֵעַ֣ל רַגְלֶ֔ךָ כִּ֣י הַמָּק֗וֹם אֲשֶׁ֥ר אַתָּ֛ה עֹמֵ֥ד עָלָ֖יו קֹ֣דֶשׁ ה֑וּא וַיַּ֥עַשׂ יְהוֹשֻׁ֖עַ כֵּֽן
Yahve'nin ordusunun komutanı Yeşu'ya dedi: 'Çarığını ayağının üzerinden çıkar, çünkü üzerinde durduğun yer kutsaldır.' Ve Yeşu öyle yaptı.
Yeşu 14:9
·
Tevrat
וַיִּשָּׁבַ֣ע מֹשֶׁ֗ה בַּיּ֣וֹם הַהוּא֮ לֵאמֹר֒ אִם־לֹ֗א הָאָ֨רֶץ֙ אֲשֶׁ֨ר דָּרְכָ֤ה רַגְלְךָ֙ בָּ֔הּ לְךָ֨ תִֽהְיֶ֧ה לְנַחֲלָ֛ה וּלְבָנֶ֖יךָ עַד־עוֹלָ֑ם כִּ֣י מִלֵּ֔אתָ אַחֲרֵ֖י יְהוָ֥ה אֱלֹהָֽי
O gün Musa yemin etti ve dedi: 'Ayağının bastığı yer kesinlikle senin ve sonsuza dek oğullarının mirası olacak; çünkü Tanrım Yahve'nin ardınca tam olarak gittin.'
Örnek Ayetler (5 / 15)
Hakimler 19:21
·
Tevrat
וַיְבִיאֵ֣הוּ לְבֵית֔וֹ וַיָּ֖בָול לַחֲמוֹרִ֑ים וַֽיִּרְחֲצוּ֙ רַגְלֵיהֶ֔ם וַיֹּאכְל֖וּ וַיִּשְׁתּֽוּ
Onu evine getirdi ve eşeklere yem verdi; ve ayaklarını yıkadılar ve yediler ve içtiler.
Hezekiel 1:7
·
Tevrat
וְרַגְלֵיהֶ֖ם רֶ֣גֶל יְשָׁרָ֑ה וְכַ֣ף רַגְלֵיהֶ֗ם כְּכַף֙ רֶ֣גֶל עֵ֔גֶל וְנֹ֣צְצִ֔ים כְּעֵ֖ין נְחֹ֥שֶׁת קָלָֽל
Ve ayakları düz ayak idi; ve ayaklarının tabanı buzağı ayak tabanı gibiydi; ve cilalı tunç görünümü gibi parlıyorlardı.
Hezekiel 37:10
·
Tevrat
וְהִנַּבֵּ֖אתִי כַּאֲשֶׁ֣ר צִוָּ֑נִי וַתָּבוֹא֩ בָהֶ֨ם הָר֜וּחַ וַיִּֽחְי֗וּ וַיַּֽעַמְדוּ֙ עַל־רַגְלֵיהֶ֔ם חַ֖יִל גָּד֥וֹל מְאֹד־מְאֹֽד
Bana buyurduğu gibi peygamberlik ettim; ve ruh onlara girdi, ve yaşadılar, ve ayakları üzerinde durdular, çok çok büyük bir ordu.
2. Samuel 4:12
·
Tevrat
וַיְצַו֩ דָּוִ֨ד אֶת־הַנְּעָרִ֜ים וַיַּהַרְג֗וּם וַֽיְקַצְּצ֤וּ אֶת־יְדֵיהֶם֙ וְאֶת־רַגְלֵיהֶ֔ם וַיִּתְל֥וּ עַל־הַבְּרֵכָ֖ה בְּחֶבְר֑וֹן וְאֵ֨ת רֹ֤אשׁ אִֽישׁ־בֹּ֨שֶׁת֙ לָקָ֔חוּ וַיִּקְבְּר֥וּ בְקֶֽבֶר־אַבְנֵ֖ר בְּחֶבְרֽוֹן
Davut gençlere buyurdu ve onları öldürdüler; ellerini ve ayaklarını kestiler ve Hevron'da havuzun yanına astılar. İşboşet'in başını aldılar ve Hevron'da Avner'in mezarına gömdüler.
Yeremya 14:10
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֨ר יְהוָ֜ה לָעָ֣ם הַזֶּ֗ה כֵּ֤ן אָֽהֲבוּ֙ לָנ֔וּעַ רַגְלֵיהֶ֖ם לֹ֣א חָשָׂ֑כוּ וַיהוָה֙ לֹ֣א רָצָ֔ם עַתָּה֙ יִזְכֹּ֣ר עֲוֺנָ֔ם וְיִפְקֹ֖ד חַטֹּאתָֽם
Yahve bu halka şöyle dedi: Dolaşmayı böyle sevdiler, ayaklarını esirgemediler; ve Yahve onlardan razı olmadı, şimdi suçlarını hatırlayacak ve günahlarını cezalandıracak.
Örnek Ayetler (5 / 13)
Hakimler 4:10
·
Tevrat
וַיַּזְעֵ֨ק בָּרָ֜ק אֶת־זְבוּלֻ֤ן וְאֶת־נַפְתָּלִי֙ קֶ֔דְשָׁה וַיַּ֣עַל בְּרַגְלָ֔יו עֲשֶׂ֥רֶת אַלְפֵ֖י אִ֑ישׁ וַתַּ֥עַל עִמּ֖וֹ דְּבוֹרָֽה
Ve Barak Zevulun'u ve Naftali'yi Kedeş'e çağırdı; ve onun adımlarında on bin adam çıktı; ve Debora onunla çıktı.
Hakimler 4:15
·
Tevrat
וַיָּ֣הָם יְ֠הוָה אֶת־סִֽיסְרָ֨א וְאֶת־כָּל־הָרֶ֧כֶב וְאֶת־כָּל־הַֽמַּחֲנֶ֛ה לְפִי־חֶ֖רֶב לִפְנֵ֣י בָרָ֑ק וַיֵּ֧רֶד סִֽיסְרָ֛א מֵעַ֥ל הַמֶּרְכָּבָ֖ה וַיָּ֥נָס בְּרַגְלָֽיו
Ve Yahve Sisera'yı, bütün arabaları ve bütün ordugahı Barak'ın önünde kılıcın ağzıyla şaşkına çevirdi; ve Sisera arabanın üzerinden indi ve ayaklarıyla kaçtı.
Hakimler 4:17
·
Tevrat
וְסִֽיסְרָא֙ נָ֣ס בְּרַגְלָ֔יו אֶל־אֹ֣הֶל יָעֵ֔ל אֵ֖שֶּׁת חֶ֣בֶר הַקֵּינִ֑י כִּ֣י שָׁל֗וֹם בֵּ֚ין יָבִ֣ין מֶֽלֶךְ־חָצ֔וֹר וּבֵ֕ין בֵּ֖ית חֶ֥בֶר הַקֵּינִֽי
Sisera ise ayaklarıyla Kenli Hever'in karısı Yael'in çadırına kaçtı; çünkü Hatsor kralı Yavin ile Kenli Hever'in evi arasında barış vardı.
Hakimler 5:15
·
Tevrat
וְשָׂרַ֤י בְּיִשָּׂשכָר֙ עִם־דְּבֹרָ֔ה וְיִשָּׂשכָר֙ כֵּ֣ן בָּרָ֔ק בָּעֵ֖מֶק שֻׁלַּ֣ח בְּרַגְלָ֑יו בִּפְלַגּ֣וֹת רְאוּבֵ֔ן גְּדֹלִ֖ים חִקְקֵי־לֵֽב
İssakar'ın yöneticileri Debora ileydi; ve İssakar böylece Barak, vadide ayaklarıyla gönderildi. Ruben'in bölüklerinde kalp kararları büyüktü.
Amos 2:15
·
Tevrat
וְתֹפֵ֤שׂ הַקֶּ֨שֶׁת֙ לֹ֣א יַעֲמֹ֔ד וְקַ֥ל בְּרַגְלָ֖יו לֹ֣א יְמַלֵּ֑ט וְרֹכֵ֣ב הַסּ֔וּס לֹ֥א יְמַלֵּ֖ט נַפְשֽׁוֹ
Ve yayı tutan durmayacak ve ayaklarında hızlı olan kurtulmayacak ve ata binen canını kurtarmayacak.
Örnek Ayetler (5 / 12)
2. Samuel 14:25
·
Tevrat
וּכְאַבְשָׁל֗וֹם לֹא־הָיָ֧ה אִישׁ־יָפֶ֛ה בְּכָל־יִשְׂרָאֵ֖ל לְהַלֵּ֣ל מְאֹ֑ד מִכַּ֤ף רַגְלוֹ֙ וְעַ֣ד קָדְקֳד֔וֹ לֹא־הָ֥יָה ב֖וֹ מֽוּם
Ve bütün İsrail'de çok övülecek Avşalom gibi güzel adam yoktu; ayağının tabanından tepesine kadar onda kusur yoktu.
1. Samuel 23:22
·
Tevrat
לְכוּ־נָ֞א הָכִ֣ינוּ ע֗וֹד וּדְע֤וּ וּרְאוּ֙ אֶת־מְקוֹמוֹ֙ אֲשֶׁ֣ר תִּֽהְיֶ֣ה רַגְל֔וֹ מִ֥י רָאָ֖הוּ שָׁ֑ם כִּ֚י אָמַ֣ר אֵלַ֔י עָר֥וֹם יַעְרִ֖ם הֽוּא
Lütfen gidin, daha fazla hazırlanın ve onun ayağının olacağı yerini bilin ve görün, onu orada kim gördü; çünkü bana dendi ki o çok kurnazca davranıyor.
Mezmurlar 105:18
·
Tevrat
עִנּ֣וּ בַכֶּ֣בֶל רַגְל֑וֹ בַּ֝רְזֶ֗ל בָּ֣אָה נַפְשֽׁוֹ
Onun ayağına prangayla eziyet ettiler; onun canı demire girdi.
Eyüp 2:7
·
Tevrat
וַיֵּצֵא֙ הַשָּׂטָ֔ן מֵאֵ֖ת פְּנֵ֣י יְהוָ֑ה וַיַּ֤ךְ אֶת־אִיּוֹב֙ בִּשְׁחִ֣ין רָ֔ע מִכַּ֥ף רַגְל֖וֹ וְעַ֥ד קָדְקֳדֽוֹ
Ve Şeytan Yahve'nin yüzünün yanından çıktı, ve Eyyup'u ayağının tabanından tepesine kadar kötü çıbanla vurdu.
Yaratılış 41:44
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמֶר פַּרְעֹ֛ה אֶל־יוֹסֵ֖ף אֲנִ֣י פַרְעֹ֑ה וּבִלְעָדֶ֗יךָ לֹֽא־יָרִ֨ים אִ֧ישׁ אֶת־יָד֛וֹ וְאֶת־רַגְל֖וֹ בְּכָל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם
Firavun Yusuf'a dedi: 'Ben Firavun'um; ve sensiz bütün Mısır diyarında hiçbir adam elini ve ayağını kaldırmayacaktır.'
Örnek Ayetler (5 / 11)
2. Samuel 4:4
·
Tevrat
וְלִיהֽוֹנָתָן֙ בֶּן־שָׁא֔וּל בֵּ֖ן נְכֵ֣ה רַגְלָ֑יִם בֶּן־חָמֵ֣שׁ שָׁנִ֣ים הָיָ֡ה בְּבֹ֣א שְׁמֻעַת֩ שָׁא֨וּל וִיהֽוֹנָתָ֜ן מִֽיִּזְרְעֶ֗אל וַתִּשָּׂאֵ֤הוּ אֹֽמַנְתּוֹ֙ וַתָּנֹ֔ס וַיְהִ֞י בְּחָפְזָ֥הּ לָנ֛וּס וַיִּפֹּ֥ל וַיִּפָּסֵ֖חַ וּשְׁמ֥וֹ מְפִיבֹֽשֶׁת
Ve Şaul oğlu Yonatan'ın ayakları sakat bir oğlu vardı. Şaul ve Yonatan'ın haberi Yizreel'den geldiğinde beş yaşındaydı; dadısı onu kaldırdı ve kaçtı, kaçmak için acele ederken o düştü ve topal oldu; ve adı Mefivoşet'ti.
2. Samuel 9:3
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר הַמֶּ֗לֶךְ הַאֶ֨פֶס ע֥וֹד אִישׁ֙ לְבֵ֣ית שָׁא֔וּל וְאֶעֱשֶׂ֥ה עִמּ֖וֹ חֶ֣סֶד אֱלֹהִ֑ים וַיֹּ֤אמֶר צִיבָא֙ אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ ע֛וֹד בֵּ֥ן לִיהוֹנָתָ֖ן נְכֵ֥ה רַגְלָֽיִם
Kral dedi: 'Şaul'un evinden daha bir adam yok mu ki, onunla Tanrı'nın sadakatini yapayım?' Tsiva krala dedi: 'Yonatan'ın ayakları sakat bir oğlu daha var.'
Süleyman'ın Özdeyişleri 6:18
·
Tevrat
לֵ֗ב חֹ֭רֵשׁ מַחְשְׁב֣וֹת אָ֑וֶן רַגְלַ֥יִם מְ֝מַהֲר֗וֹת לָר֥וּץ לָֽרָעָה
Kötülük düşünceleri tasarlayan kalp, kötülüğe koşmak için acele eden ayaklar,
Süleyman'ın Özdeyişleri 26:6
·
Tevrat
מְקַצֶּ֣ה רַ֭גְלַיִם חָמָ֣ס שֹׁתֶ֑ה שֹׁלֵ֖חַ דְּבָרִ֣ים בְּיַד־כְּסִֽיל
Akılsızın eliyle sözler gönderen, ayaklarını keser ve şiddet içer.
Levililer 11:23
·
Tevrat
וְכֹל֙ שֶׁ֣רֶץ הָע֔וֹף אֲשֶׁר־ל֖וֹ אַרְבַּ֣ע רַגְלָ֑יִם שֶׁ֥קֶץ ה֖וּא לָכֶֽם
Ve dört ayağı olan bütün kanatlı sürünenler, o sizin için iğrençtir.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hezekiel 2:1
·
Tevrat
וַיֹּ֖אמֶר אֵלָ֑י בֶּן־אָדָם֙ עֲמֹ֣ד עַל־רַגְלֶ֔יךָ וַאֲדַבֵּ֖ר אֹתָֽךְ
Ve bana dedi: 'İnsanoğlu, ayaklarının üzerinde dur ve seninle konuşacağım.'
Hezekiel 16:25
·
Tevrat
אֶל־כָּל־רֹ֣אשׁ דֶּ֗רֶךְ בָּנִית֙ רָֽמָתֵ֔ךְ וַתְּתַֽעֲבִי֙ אֶת־יָפְיֵ֔ךְ וַתְּפַשְּׂקִ֥י אֶת־רַגְלַ֖יִךְ לְכָל־עוֹבֵ֑ר וַתַּרְבִּ֖י אֶת־תַּזְנוּתָֽיִךְ
Yolun her başına yüksek yerini inşa ettin ve güzelliğini iğrençleştirdin ve bacaklarını her geçene açtın ve fahişeliklerini çoğalttın.
2. Samuel 11:8
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר דָּוִד֙ לְא֣וּרִיָּ֔ה רֵ֥ד לְבֵיתְךָ֖ וּרְחַ֣ץ רַגְלֶ֑יךָ וַיֵּצֵ֤א אֽוּרִיָּה֙ מִבֵּ֣ית הַמֶּ֔לֶךְ וַתֵּצֵ֥א אַחֲרָ֖יו מַשְׂאַ֥ת הַמֶּֽלֶךְ
Davut Uriya'ya dedi: 'Evine in ve ayaklarını yıka.' Uriya kralın evinden çıktı ve arkasından kralın payı çıktı.
Yeşaya 20:2
·
Tevrat
בָּעֵ֣ת הַהִ֗יא דִּבֶּ֣ר יְהוָה֮ בְּיַ֣ד יְשַׁעְיָ֣הוּ בֶן־אָמוֹץ֮ לֵאמֹר֒ לֵ֗ךְ וּפִתַּחְתָּ֤ הַשַּׂק֙ מֵעַ֣ל מָתְנֶ֔יךָ וְנַעַלְךָ֥ תַחֲלֹ֖ץ מֵעַ֣ל רַגְלֶ֑יךָ וַיַּ֣עַשׂ כֵּ֔ן הָלֹ֖ךְ עָר֥וֹם וְיָחֵֽף
O zamanda Yahve, Amots oğlu Yeşaya'nın eliyle konuştu ve dedi: 'Git ve belinin üzerinden çulu çöz ve ayaklarının üzerinden sandaletini çıkar.' O da böyle yaptı, çıplak ve yalınayak yürüdü.
Yeşaya 49:23
·
Tevrat
וְהָי֨וּ מְלָכִ֜ים אֹֽמְנַ֗יִךְ וְשָׂרֽוֹתֵיהֶם֙ מֵינִ֣יקֹתַ֔יִךְ אַפַּ֗יִם אֶ֚רֶץ יִשְׁתַּ֣חֲווּ לָ֔ךְ וַעֲפַ֥ר רַגְלַ֖יִךְ יְלַחֵ֑כוּ וְיָדַ֨עַתְּ֙ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֔ה אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יֵבֹ֖שׁוּ קוָֹֽי
Ve krallar senin bakıcıların ve onların prensesleri senin sütannelerin olacaklar; yüzüstü yere sana eğilecekler ve ayaklarının tozunu yalayacaklar; ve bileceksin ki ben Yahve'yim, ki beni bekleyenler utanmayacaklar.
Örnek Ayetler (4 / 7)
Hakimler 5:27
·
Tevrat
בֵּ֣ין רַגְלֶ֔יהָ כָּרַ֥ע נָפַ֖ל שָׁכָ֑ב בֵּ֤ין רַגְלֶ֨יהָ֙ כָּרַ֣ע נָפָ֔ל בַּאֲשֶׁ֣ר כָּרַ֔ע שָׁ֖ם נָפַ֥ל שָׁדֽוּד
Ayaklarının arasında çöktü, düştü, yattı; ayaklarının arasında çöktü, düştü; çöktüğü yere, orada yıkılmış düştü.
Yeşaya 23:7
·
Tevrat
הֲזֹ֥את לָכֶ֖ם עַלִּיזָ֑ה מִֽימֵי־קֶ֤דֶם קַדְמָתָהּ֙ יֹבִל֣וּהָ רַגְלֶ֔יהָ מֵֽרָח֖וֹק לָגֽוּר
Sizin neşeli şehriniz bu mu? Onun başlangıcı eski günlerden olup, ayakları gurbette yaşamak için onu uzağa götürürdü.
1. Krallar 14:6
·
Tevrat
וַיְהִי֩ כִשְׁמֹ֨עַ אֲחִיָּ֜הוּ אֶת־ק֤וֹל רַגְלֶ֨יהָ֙ בָּאָ֣ה בַפֶּ֔תַח וַיֹּ֕אמֶר בֹּ֖אִי אֵ֣שֶׁת יָרָבְעָ֑ם לָ֣מָּה זֶּ֗ה אַ֚תְּ מִתְנַכֵּרָ֔ה וְאָ֣נֹכִ֔י שָׁל֥וּחַ אֵלַ֖יִךְ קָשָֽׁה
Ahiya kapıdan girerken onun ayaklarının sesini duyduğunda dedi: 'İçeri gir, Yarovam'ın karısı; neden kılık değiştiriyorsun? Ben sana sert bir haberle gönderildim.
Süleyman'ın Özdeyişleri 5:5
·
Tevrat
רַ֭גְלֶיהָ יֹרְד֣וֹת מָ֑וֶת שְׁ֝א֗וֹל צְעָדֶ֥יהָ יִתְמֹֽכוּ
Onun ayakları ölüme iner, adımları Şeol'e tutunur.
Örnek Ayetler (4 / 7)
Hezekiel 34:19
·
Tevrat
וְצֹאנִ֑י מִרְמַ֤ס רַגְלֵיכֶם֙ תִּרְעֶ֔ינָה וּמִרְפַּ֥שׂ רַגְלֵיכֶ֖ם תִּשְׁתֶּֽינָה
Ve sürüm ayaklarınızın çiğnediğini otluyor ve ayaklarınızın bulandırdığını içiyor.
Yeremya 13:16
·
Tevrat
תְּנוּ֩ לַיהוָ֨ה אֱלֹהֵיכֶ֤ם כָּבוֹד֙ בְּטֶ֣רֶם יַחְשִׁ֔ךְ וּבְטֶ֛רֶם יִֽתְנַגְּפ֥וּ רַגְלֵיכֶ֖ם עַל־הָ֣רֵי נָ֑שֶׁף וְקִוִּיתֶ֤ם לְאוֹר֙ וְשָׂמָ֣הּ לְצַלְמָ֔וֶת וְשִׁ֖ית לַעֲרָפֶֽל
O karanlık yapmadan ve ayaklarınız alacakaranlık dağlarında sendelemeden önce Tanrınız Yahve'ye yücelik verin; ve siz ışık beklersiniz ve O onu ölüm gölgesine çevirir ve koyu karanlık yapar.
Malaki 3:21
·
Tevrat
וְעַסּוֹתֶ֣ם רְשָׁעִ֔ים כִּֽי־יִהְי֣וּ אֵ֔פֶר תַּ֖חַת כַּפּ֣וֹת רַגְלֵיכֶ֑ם בַּיּוֹם֙ אֲשֶׁ֣ר אֲנִ֣י עֹשֶׂ֔ה אָמַ֖ר יְהוָ֥ה צְבָאֽוֹת
Ve kötüleri çiğneyeceksiniz, çünkü benim yaptığım günde ayaklarınızın tabanları altında kül olacaklar, dedi Ordular Yahvesi.
Yeşu 10:24
·
Tevrat
וַ֠יְהִי כְּֽהוֹצִיאָ֞ם אֶת־הַמְּלָכִ֣ים הָאֵלֶּה֮ אֶל־יְהוֹשֻׁעַ֒ וַיִּקְרָ֨א יְהוֹשֻׁ֜עַ אֶל־כָּל־אִ֣ישׁ יִשְׂרָאֵ֗ל וַ֠יֹּאמֶר אֶל־קְצִינֵ֞י אַנְשֵׁ֤י הַמִּלְחָמָה֙ הֶהָלְכ֣וּא אִתּ֔וֹ קִרְב֗וּ שִׂ֚ימוּ אֶת־רַגְלֵיכֶ֔ם עַֽל־צַוְּארֵ֖י הַמְּלָכִ֣ים הָאֵ֑לֶּה וַֽיִּקְרְב֔וּ וַיָּשִׂ֥ימוּ אֶת־רַגְלֵיהֶ֖ם עַל־צַוְּארֵיהֶֽם
Bu kralları Yeşu'ya çıkardıklarında, Yeşu bütün İsrail adamlarını çağırdı ve onunla giden savaş adamlarının komutanlarına dedi: 'Yaklaşın, ayaklarınızı bu kralların boyunları üzerine koyun.' Onlar da yaklaştılar ve ayaklarını onların boyunları üzerine koydular.
Örnek Ayetler (5)
Hakimler 8:5
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ לְאַנְשֵׁ֣י סֻכּ֔וֹת תְּנוּ־נָא֙ כִּכְּר֣וֹת לֶ֔חֶם לָעָ֖ם אֲשֶׁ֣ר בְּרַגְלָ֑י כִּי־עֲיֵפִ֣ים הֵ֔ם וְאָנֹכִ֗י רֹדֵ֛ף אַחֲרֵ֛י זֶ֥בַח וְצַלְמֻנָּ֖ע מַלְכֵ֥י מִדְיָֽן
Sukkot adamlarına dedi: "Lütfen ardımdaki halka ekmek somunları verin; çünkü onlar yorgundurlar ve ben Midyan kralları Zevah'ın ve Tsalmunna'nın ardından kovalıyorum."
1. Samuel 25:27
·
Tevrat
וְעַתָּה֙ הַבְּרָכָ֣ה הַזֹּ֔את אֲשֶׁר־הֵבִ֥יא שִׁפְחָתְךָ֖ לַֽאדֹנִ֑י וְנִתְּנָה֙ לַנְּעָרִ֔ים הַמִּֽתְהַלְּכִ֖ים בְּרַגְלֵ֥י אֲדֹנִֽי
Ve şimdi cariyenin efendime getirdiği bu bereket efendimin ardınca yürüyen gençlere verilsin.
1. Krallar 20:10
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֤ח אֵלָיו֙ בֶּן־הֲדַ֔ד וַיֹּ֕אמֶר כֹּֽה־יַעֲשׂ֥וּן לִ֛י אֱלֹהִ֖ים וְכֹ֣ה יוֹסִ֑פוּ אִם־יִשְׂפֹּק֙ עֲפַ֣ר שֹׁמְר֔וֹן לִשְׁעָלִ֕ים לְכָל־הָעָ֖ם אֲשֶׁ֥ר בְּרַגְלָֽי
Ben-Hadad ona gönderdi ve dedi: 'Eğer Samiriye'nin tozu ayaklarımdaki bütün halk için avuçlara yeterse, ilahlar bana şöyle yapsınlar ve şöyle eklesinler.'
Yasa'nın Tekrarı 2:28
·
Tevrat
אֹ֣כֶל בַּכֶּ֤סֶף תַּשְׁבִּרֵ֨נִי֙ וְאָכַ֔לְתִּי וּמַ֛יִם בַּכֶּ֥סֶף תִּתֶּן־לִ֖י וְשָׁתִ֑יתִי רַ֖ק אֶעְבְּרָ֥ה בְרַגְלָֽי
Yiyeceği parayla bana satacaksın ve yiyeceğim ve suyu parayla bana vereceksin ve içeceğim; sadece ayaklarımla geçeceğim.
Çölde Sayım 20:19
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֨וּ אֵלָ֥יו בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֘ל בַּֽמְסִלָּ֣ה נַעֲלֶה֒ וְאִם־מֵימֶ֤יךָ נִשְׁתֶּה֙ אֲנִ֣י וּמִקְנַ֔י וְנָתַתִּ֖י מִכְרָ֑ם רַ֥ק אֵין־דָּבָ֖ר בְּרַגְלַ֥י אֶֽעֱבֹֽרָה
Bunun üzerine İsrail oğulları ona dediler: 'Ana yoldan çıkacağız ve eğer ben ve sürülerim sularını içersek bedelini vereceğim; başka bir şey yok, sadece ayaklarımla geçeceğim.'
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 18:22
·
Tevrat
תִּשָּׁמַ֤ע זְעָקָה֙ מִבָּ֣תֵּיהֶ֔ם כִּֽי־תָבִ֧יא עֲלֵיהֶ֛ם גְּד֖וּד פִּתְאֹ֑ם כִּֽי־כָר֤וּ שׁוּחָה֙ לְלָכְדֵ֔נִי וּפַחִ֖ים טָמְנ֥וּ לְרַגְלָֽי
Onların evlerinden bir çığlık işitilsin, çünkü onların üzerine aniden bir akıncı birliği getireceksin; çünkü beni yakalamak için bir çukur kazdılar ve ayaklarım için tuzaklar gizlediler.
Mezmurlar 119:105
·
Tevrat
נֵר־לְרַגְלִ֥י דְבָרֶ֑ךָ וְ֝א֗וֹר לִנְתִיבָתִֽי
Sözün ayağıma kandildir ve yoluma ışıktır.
Ağıtlar 1:13
·
Tevrat
מִמָּר֛וֹם שָֽׁלַח־אֵ֥שׁ בְּעַצְמֹתַ֖י וַיִּרְדֶּ֑נָּה פָּרַ֨שׂ רֶ֤שֶׁת לְרַגְלַי֙ הֱשִׁיבַ֣נִי אָח֔וֹר נְתָנַ֨נִי֙ שֹֽׁמֵמָ֔ה כָּל־הַיּ֖וֹם דָּוָֽה
Yüksekten kemiklerime ateş gönderdi ve onlara egemen oldu; ayaklarıma ağ yaydı, beni geriye döndürdü; beni ıssız yaptı, bütün gün hasta yaptı.
Yaratılış 30:30
·
Tevrat
כִּ֡י מְעַט֩ אֲשֶׁר־הָיָ֨ה לְךָ֤ לְפָנַי֙ וַיִּפְרֹ֣ץ לָרֹ֔ב וַיְבָ֧רֶךְ יְהוָ֛ה אֹתְךָ֖ לְרַגְלִ֑י וְעַתָּ֗ה מָתַ֛י אֶֽעֱשֶׂ֥ה גַם־אָנֹכִ֖י לְבֵיתִֽי
'Çünkü benden önce senin olan azdı, ama çokluğa çoğaldı; Yahve ayak basmamla seni bereketledi. Ve şimdi, ben de evim için ne zaman yapacağım?'
Örnek Ayetler (4)
Hakimler 1:7
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֲדֹֽנִי־בֶ֗זֶק שִׁבְעִ֣ים מְלָכִ֡ים בְּֽהֹנוֹת֩ יְדֵיהֶ֨ם וְרַגְלֵיהֶ֜ם מְקֻצָּצִ֗ים הָי֤וּ מְלַקְּטִים֙ תַּ֣חַת שֻׁלְחָנִ֔י כַּאֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֔יתִי כֵּ֥ן שִׁלַּם־לִ֖י אֱלֹהִ֑ים וַיְבִיאֻ֥הוּ יְרוּשָׁלִַ֖ם וַיָּ֥מָת שָֽׁם
Adoni-Bezek dedi: 'Ellerinin ve ayaklarının başparmakları kesilmiş yetmiş kral masamın altında topluyorlardı; nasıl yaptıysam, Tanrı bana öyle ödedi.' Onu Yeruşalim'e getirdiler ve orada öldü.
Hezekiel 1:7
·
Tevrat
וְרַגְלֵיהֶ֖ם רֶ֣גֶל יְשָׁרָ֑ה וְכַ֣ף רַגְלֵיהֶ֗ם כְּכַף֙ רֶ֣גֶל עֵ֔גֶל וְנֹ֣צְצִ֔ים כְּעֵ֖ין נְחֹ֥שֶׁת קָלָֽל
Ve ayakları düz ayak idi; ve ayaklarının tabanı buzağı ayak tabanı gibiydi; ve cilalı tunç görünümü gibi parlıyorlardı.
Nehemya 9:21
·
Tevrat
וְאַרְבָּעִ֥ים שָׁנָ֛ה כִּלְכַּלְתָּ֥ם בַּמִּדְבָּ֖ר לֹ֣א חָסֵ֑רוּ שַׂלְמֹֽתֵיהֶם֙ לֹ֣א בָל֔וּ וְרַגְלֵיהֶ֖ם לֹ֥א בָצֵֽקוּ
Ve kırk yıl onları çölde besledin, eksik kalmadılar; giysileri eskimedi ve ayakları şişmedi.
Mısır'dan Çıkış 30:21
·
Tevrat
וְרָחֲצ֛וּ יְדֵיהֶ֥ם וְרַגְלֵיהֶ֖ם וְלֹ֣א יָמֻ֑תוּ וְהָיְתָ֨ה לָהֶ֧ם חָק־עוֹלָ֛ם ל֥וֹ וּלְזַרְע֖וֹ לְדֹרֹתָֽם
Ve ellerini ve ayaklarını yıkayacaklar ki ölmesinler; ve onlar için, onun için ve nesilleri boyunca onun soyu için sonsuz bir kural olacak.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 24:23
·
Tevrat
וּפְאֵרֵכֶ֣ם עַל־רָאשֵׁיכֶ֗ם וְנַֽעֲלֵיכֶם֙ בְּרַגְלֵיכֶ֔ם לֹ֥א תִסְפְּד֖וּ וְלֹ֣א תִבְכּ֑וּ וּנְמַקֹּתֶם֙ בַּעֲוֺנֹ֣תֵיכֶ֔ם וּנְהַמְתֶּ֖ם אִ֥ישׁ אֶל־אָחִֽיו
Ve sarıklarınız başlarınızın üzerinde ve çarıklarınız ayaklarınızda olacak; dövünmeyeceksiniz ve ağlamayacaksınız, ve suçlarınızda çürüyeceksiniz ve adam kardeşine inleyecek.
Hezekiel 34:18
·
Tevrat
הַמְעַ֣ט מִכֶּ֗ם הַמִּרְעֶ֤ה הַטּוֹב֙ תִּרְע֔וּ וְיֶ֨תֶר֙ מִרְעֵיכֶ֔ם תִּרְמְס֖וּ בְּרַגְלֵיכֶ֑ם וּמִשְׁקַע־מַ֣יִם תִּשְׁתּ֔וּ וְאֵת֙ הַנּ֣וֹתָרִ֔ים בְּרַגְלֵיכֶ֖ם תִּרְפֹּשֽׂוּן
İyi otlakta otlamanız size az mı ki otlağınızın kalanını ayaklarınızla çiğniyorsunuz ve durulmuş suları içiyorsunuz da kalanları ayaklarınızla bulandırıyorsunuz?
Mısır'dan Çıkış 12:11
·
Tevrat
וְכָכָה֮ תֹּאכְל֣וּ אֹתוֹ֒ מָתְנֵיכֶ֣ם חֲגֻרִ֔ים נַֽעֲלֵיכֶם֙ בְּרַגְלֵיכֶ֔ם וּמַקֶּלְכֶ֖ם בְּיֶדְכֶ֑ם וַאֲכַלְתֶּ֤ם אֹתוֹ֙ בְּחִפָּז֔וֹן פֶּ֥סַח ה֖וּא לַיהוָֽה
Ve onu böyle yiyeceksiniz: belleriniz kuşanmış, çarıklarınız ayaklarınızda ve değneğiniz elinizde; ve onu aceleyle yiyeceksiniz. O Yahve'ye Fısıh'tır.
Örnek Ayetler (4)
Habakkuk 3:5
·
Tevrat
לְפָנָ֖יו יֵ֣לֶךְ דָּ֑בֶר וְיֵצֵ֥א רֶ֖שֶׁף לְרַגְלָֽיו
Onun önünde salgın hastalık gidecek ve ayaklarında ateş çıkacak.
Eyüp 18:11
·
Tevrat
סָ֭בִיב בִּֽעֲתֻ֣הוּ בַלָּה֑וֹת וֶהֱפִיצֻ֥הוּ לְרַגְלָֽיו
Dehşetler çepeçevre onu dehşete düşürdü ve ayaklarına onu dağıttı.
Levililer 11:21
·
Tevrat
אַ֤ךְ אֶת־זֶה֙ תֹּֽאכְל֔וּ מִכֹּל֙ שֶׁ֣רֶץ הָע֔וֹף הַהֹלֵ֖ךְ עַל־אַרְבַּ֑ע אֲשֶׁר־ל֤וֹ כְרָעַ֨יִם֙ מִמַּ֣עַל לְרַגְלָ֔יו לְנַתֵּ֥ר בָּהֵ֖ן עַל־הָאָֽרֶץ
Ancak dört ayak üzerinde yürüyen bütün kanatlı sürünenlerden şunu yiyeceksiniz: Yerin üzerinde onlarla sıçramak için ayaklarının üstünde bacakları olanları.
Mısır'dan Çıkış 4:25
·
Tevrat
וַתִּקַּ֨ח צִפֹּרָ֜ה צֹ֗ר וַתִּכְרֹת֙ אֶת־עָרְלַ֣ת בְּנָ֔הּ וַתַּגַּ֖ע לְרַגְלָ֑יו וַתֹּ֕אמֶר כִּ֧י חֲתַן־דָּמִ֛ים אַתָּ֖ה לִֽי
Bunun üzerine Sippora bir çakmaktaşı aldı ve oğlunun sünnet derisini kesti ve onun ayaklarına dokundurdu ve dedi: 'Çünkü sen benim için kan güveyesisin.'
Örnek Ayetler (4)
Mezmurlar 9:16
·
Tevrat
טָבְע֣וּ ג֭וֹיִם בְּשַׁ֣חַת עָשׂ֑וּ בְּרֶֽשֶׁת־ז֥וּ טָ֝מָ֗נוּ נִלְכְּדָ֥ה רַגְלָֽם
Uluslar yaptıkları çukura battı; gizledikleri ağa ayakları yakalandı.
Yasa'nın Tekrarı 32:35
·
Tevrat
לִ֤י נָקָם֙ וְשִׁלֵּ֔ם לְעֵ֖ת תָּמ֣וּט רַגְלָ֑ם כִּ֤י קָרוֹב֙ י֣וֹם אֵידָ֔ם וְחָ֖שׁ עֲתִדֹ֥ת לָֽמוֹ
Öç ve karşılık benimdir, onların ayağı kayacağı zamanda; çünkü onların felaket günü yakındır ve onlara gelecek şeyler acele eder.
Levililer 8:24
·
Tevrat
וַיַּקְרֵ֞ב אֶת־בְּנֵ֣י אַהֲרֹ֗ן וַיִּתֵּ֨ן מֹשֶׁ֤ה מִן־הַדָּם֙ עַל־תְּנ֤וּךְ אָזְנָם֙ הַיְמָנִ֔ית וְעַל־בֹּ֤הֶן יָדָם֙ הַיְמָנִ֔ית וְעַל־בֹּ֥הֶן רַגְלָ֖ם הַיְמָנִ֑ית וַיִּזְרֹ֨ק מֹשֶׁ֧ה אֶת־הַדָּ֛ם עַל־הַֽמִּזְבֵּ֖חַ סָבִֽיב
Harun'un oğullarını yaklaştırdı; Musa kandan onların sağ kulaklarının memesine, sağ ellerinin başparmağına ve sağ ayaklarının başparmağına sürdü. Musa kanı sunağın üzerine, çevresine serpti.
Mısır'dan Çıkış 29:20
·
Tevrat
וְשָׁחַטְתָּ֣ אֶת־הָאַ֗יִל וְלָקַחְתָּ֤ מִדָּמוֹ֙ וְנָֽתַתָּ֡ה עַל־תְּנוּךְ֩ אֹ֨זֶן אַהֲרֹ֜ן וְעַל־תְּנ֨וּךְ אֹ֤זֶן בָּנָיו֙ הַיְמָנִ֔ית וְעַל־בֹּ֤הֶן יָדָם֙ הַיְמָנִ֔ית וְעַל־בֹּ֥הֶן רַגְלָ֖ם הַיְמָנִ֑ית וְזָרַקְתָּ֧ אֶת־הַדָּ֛ם עַל־הַמִּזְבֵּ֖חַ סָבִֽיב
Koçu keseceksin; kanından alacaksın ve Harun'un sağ kulak memesine, oğullarının sağ kulak memesine, sağ ellerinin başparmağına ve sağ ayaklarının başparmağına koyacaksın; kanı sunağın üzerine çepeçevre serpeceksin.
Örnek Ayetler (3)
2. Krallar 3:9
·
Tevrat
וַיֵּלֶךְ֩ מֶ֨לֶךְ יִשְׂרָאֵ֤ל וּמֶֽלֶך־יְהוּדָה֙ וּמֶ֣לֶךְ אֱד֔וֹם וַיָּסֹ֕בּוּ דֶּ֖רֶךְ שִׁבְעַ֣ת יָמִ֑ים וְלֹא־הָיָ֨ה מַ֧יִם לַֽמַּחֲנֶ֛ה וְלַבְּהֵמָ֖ה אֲשֶׁ֥ר בְּרַגְלֵיהֶֽם
Böylece İsrail kralı, Yahuda kralı ve Edom kralı gittiler; yedi günlük yoldan dolaştılar ve ordu için ve ayaklarındaki hayvanlar için su yoktu.
Yeşu 9:5
·
Tevrat
וּנְעָל֨וֹת בָּל֤וֹת וּמְטֻלָּאוֹת֙ בְּרַגְלֵיהֶ֔ם וּשְׂלָמ֥וֹת בָּל֖וֹת עֲלֵיהֶ֑ם וְכֹל֙ לֶ֣חֶם צֵידָ֔ם יָבֵ֖שׁ הָיָ֥ה נִקֻּדִֽים
Ayaklarında eski ve yamanmış çarıklar, üzerlerinde eski giysiler vardı; erzaklarının tüm ekmeği kuru ve ufalanmıştı.
Yasa'nın Tekrarı 11:6
·
Tevrat
וַאֲשֶׁ֨ר עָשָׂ֜ה לְדָתָ֣ן וְלַאֲבִירָ֗ם בְּנֵ֣י אֱלִיאָב֮ בֶּן־רְאוּבֵן֒ אֲשֶׁ֨ר פָּצְתָ֤ה הָאָ֨רֶץ֙ אֶת־פִּ֔יהָ וַתִּבְלָעֵ֥ם וְאֶת־בָּתֵּיהֶ֖ם וְאֶת־אָהֳלֵיהֶ֑ם וְאֵ֤ת כָּל־הַיְקוּם֙ אֲשֶׁ֣ר בְּרַגְלֵיהֶ֔ם בְּקֶ֖רֶב כָּל־יִשְׂרָאֵֽל
ve Ruben oğlu Eliyav'ın oğulları Datan'a ve Aviram'a yaptığını; bütün İsrail'in ortasında yerin ağzını açıp onları, evlerini, çadırlarını ve ayaklarındaki bütün varlıkları yuttuğunu;
Örnek Ayetler (3)
Yeşu 3:15
·
Tevrat
וּכְב֞וֹא נֹשְׂאֵ֤י הָֽאָרוֹן֙ עַד־הַיַּרְדֵּ֔ן וְרַגְלֵ֤י הַכֹּֽהֲנִים֙ נֹשְׂאֵ֣י הָֽאָר֔וֹן נִטְבְּל֖וּ בִּקְצֵ֣ה הַמָּ֑יִם וְהַיַּרְדֵּ֗ן מָלֵא֙ עַל־כָּל־גְּדוֹתָ֔יו כֹּ֖ל יְמֵ֥י קָצִֽיר
Sandığı taşıyanlar Şeria'ya vardığında ve sandığı taşıyan kâhinlerin ayakları suyun kenarına daldırıldığında; Şeria bütün hasat günleri boyunca tüm kıyıları üzerine taşıyordu;
Mezmurlar 22:17
·
Tevrat
כִּ֥י סְבָב֗וּנִי כְּלָ֫בִ֥ים עֲדַ֣ת מְ֭רֵעִים הִקִּיפ֑וּנִי כָּ֝אֲרִ֗י יָדַ֥י וְרַגְלָֽי
Çünkü köpekler beni sardılar; kötülük edenlerin topluluğu beni kuşattılar, aslan gibi ellerimi ve ayaklarımı.
Yaratılış 24:32
·
Tevrat
וַיָּבֹ֤א הָאִישׁ֙ הַבַּ֔יְתָה וַיְפַתַּ֖ח הַגְּמַלִּ֑ים וַיִּתֵּ֨ן תֶּ֤בֶן וּמִסְפּוֹא֙ לַגְּמַלִּ֔ים וּמַ֨יִם֙ לִרְחֹ֣ץ רַגְלָ֔יו וְרַגְלֵ֥י הָאֲנָשִׁ֖ים אֲשֶׁ֥ר אִתּֽוֹ
Adam eve geldi, develerin yükünü çözdü; develere saman ve yem, onun ayaklarını ve onunla birlikte olan adamların ayaklarını yıkamak için su verdi.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 24:17
·
Tevrat
הֵאָנֵ֣ק דֹּ֗ם מֵתִים֙ אֵ֣בֶל לֹֽא־תַֽעֲשֶׂ֔ה פְאֵֽרְךָ֙ חֲב֣וֹשׁ עָלֶ֔יךָ וּנְעָלֶ֖יךָ תָּשִׂ֣ים בְּרַגְלֶ֑יךָ וְלֹ֤א תַעְטֶה֙ עַל־שָׂפָ֔ם וְלֶ֥חֶם אֲנָשִׁ֖ים לֹ֥א תֹאכֵֽל
Sessizce inle, ölüler yası yapmayacaksın; sarığını üzerine sar ve çarıklarını ayaklarına koy, ve bıyık üzerine örtmeyeceksin ve adamların ekmeğini yemeyeceksin.
Hezekiel 32:2
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֗ם שָׂ֤א קִינָה֙ עַל־פַּרְעֹ֣ה מֶֽלֶךְ־מִצְרַ֔יִם וְאָמַרְתָּ֣ אֵלָ֔יו כְּפִ֥יר גּוֹיִ֖ם נִדְמֵ֑יתָ וְאַתָּה֙ כַּתַּנִּ֣ים בַּיַּמִּ֔ים וַתָּ֣גַח בְּנַהֲרוֹתֶ֗יךָ וַתִּדְלַח־מַ֨יִם֙ בְּרַגְלֶ֔יךָ וַתִּרְפֹּ֖ס נַהֲרוֹתָֽם
İnsan oğlu, Mısır kralı Firavun için ağıt yak ve ona de: Ulusların genç aslanına benzedin; sen denizlerdeki canavar gibisin, ırmaklarında çıktın, ayaklarınla suları bulandırdın ve onların ırmaklarını çamurlattın.
Mısır'dan Çıkış 11:8
·
Tevrat
וְיָרְד֣וּ כָל־עֲבָדֶיךָ֩ אֵ֨לֶּה אֵלַ֜י וְהִשְׁתַּֽחֲוּוּ־לִ֣י לֵאמֹ֗ר צֵ֤א אַתָּה֙ וְכָל־הָעָ֣ם אֲשֶׁר־בְּרַגְלֶ֔יךָ וְאַחֲרֵי־כֵ֖ן אֵצֵ֑א וַיֵּצֵ֥א מֵֽעִם־פַּרְעֹ֖ה בָּחֳרִי־אָֽף
Bütün bu kulların bana inecekler ve bana secde edip diyecekler: 'Sen ve ayaklarının izindeki bütün halk çıkın.' Ve ondan sonra çıkacağım.' Sonra öfke ateşiyle Firavun'un yanından çıktı.