277
Kullanım
6
Lemma
74
Türev
82
Anlam
6 lemma, 74 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
הַרְבָּה Lemma | harbah | çoğalmak, çoğalmak, artmak, büyük olmak | Fiil | 56 | ||
יִרְבֶּה | yirbe | çoğalacak, çoğalmak, artmak, büyümek | Fiil | 19 | ||
וְהִרְבֵּיתִי | ve-hirbeyti | ve çoğalttım, çoğalmak, artmak, büyümek | Fiil | 10 | ||
הַרְבּוּ | harbu | çoğaltın, çoğaltmak, artırmak, büyütmek | Fiil | 8 | ||
Örnek Ayetler (5 / 8) Amos 4:4 · Tevrat בֹּ֤אוּ בֵֽית־אֵל֙ וּפִשְׁע֔וּ הַגִּלְגָּ֖ל הַרְבּ֣וּ לִפְשֹׁ֑עַ וְהָבִ֤יאוּ לַבֹּ֨קֶר֙ זִבְחֵיכֶ֔ם לִשְׁלֹ֥שֶׁת יָמִ֖ים מַעְשְׂרֹֽתֵיכֶֽם Beytel'e gelin ve isyan edin; Gilgal'da isyan etmeyi çoğaltın; sabaha kurbanlarınızı, üç günde ondalıklarınızı getirin. Hezekiel 22:25 · Tevrat קֶ֤שֶׁר נְבִיאֶ֨יהָ֙ בְּתוֹכָ֔הּ כַּאֲרִ֥י שׁוֹאֵ֖ג טֹ֣רֵֽף טָ֑רֶף נֶ֣פֶשׁ אָכָ֗לוּ חֹ֤סֶן וִיקָר֙ יִקָּ֔חוּ אַלְמְנוֹתֶ֖יהָ הִרְבּ֥וּ בְתוֹכָֽהּ Onun içinde peygamberlerinin komplosu, av parçalayan kükreyen aslan gibidir; can yediler, servet ve değerli şeyleri alırlar, onun içinde dullarını çoğalttılar. 1. Tarihler 4:27 · Tevrat וּלְשִׁמְעִ֞י בָּנִ֨ים שִׁשָּׁ֤ה עָשָׂר֙ וּבָנ֣וֹת שֵׁ֔שׁ וּלְאֶחָ֕יו אֵ֖ין בָּנִ֣ים רַבִּ֑ים וְכֹל֙ מִשְׁפַּחְתָּ֔ם לֹ֥א הִרְבּ֖וּ עַד־בְּנֵ֥י יְהוּדָֽה Ve Şimi'nin on altı oğlu ve altı kızı vardı; ancak kardeşlerinin çok oğlu yoktu ve bütün aileleri Yahuda'nın oğulları kadar çoğalmadı. 1. Tarihler 7:4 · Tevrat וַעֲלֵיהֶ֨ם לְתֹלְדוֹתָ֜ם לְבֵ֣ית אֲבוֹתָ֗ם גְּדוּדֵי֙ צְבָ֣א מִלְחָמָ֔ה שְׁלֹשִׁ֥ים וְשִׁשָּׁ֖ה אָ֑לֶף כִּֽי־הִרְבּ֥וּ נָשִׁ֖ים וּבָנִֽים Ve onlarla birlikte, soylarına göre, babalarının evine göre, savaş ordusu birlikleri otuz altı bindi; çünkü kadınları ve oğulları çoğalttılar. 1. Tarihler 23:11 · Tevrat וַֽיְהִי־יַ֣חַת הָרֹ֔אשׁ וְזִיזָ֖ה הַשֵּׁנִ֑י וִיע֤וּשׁ וּבְרִיעָה֙ לֹֽא־הִרְבּ֣וּ בָנִ֔ים וַיִּֽהְיוּ֙ לְבֵ֣ית אָ֔ב לִפְקֻדָּ֖ה אֶחָֽת Ve Yahat baş, Ziza ikinci oldu; Yeoş ve Beria oğulları çoğaltmadılar, böylece baba evi için bir sayım oldular. | ||||||
וַיִּרְבּוּ | vayyirbu | ve büyük oldular, büyük olmak, çoğalmak, artmak | Fiil | 8 | ||
וַתַּרְבִּי | vattarbi | ve çoğalttın, çoğalmak, artmak, büyümek | Fiil | 7 | ||
יִרֶב | yirev | çoğalacak, çoğalmak, artmak, büyümek | Fiil | 7 | ||
אַרְבֶּה | arbe | çekirge, çekirge, sürü | Fiil | 7 | ||
יִרְבּוּ | yirbu | çoğalacaklar, çoğalmak, artmak, büyümek | Fiil | 6 | ||
וְהַרְבָּה | ve-harbah | ve çoğaltmak, çoğalmak, artmak, büyük olmak | Fiil | 6 | ||
וּרְבוּ | u-revu | ve çoğalın, çoğalmak, artmak, büyümek | Fiil | 6 | ||
הִרְבִּיתָ | hirbita | çoğalttın, çoğaltmak, artırmak, büyütmek | Fiil | 5 | ||
תַּרְבּוּ | tarbu | çoğaltacaksınız, çoğaltmak, artırmak, büyütmek | Fiil | 5 | ||
וּרְבֵה | u-reve | ve çoğal, çoğalmak, artmak, büyümek | Fiil | 5 | ||
מַרְבָּה | marba | çoğaltan, çoğaltmak, artırmak, büyütmek | Fiil | 5 | ||
וַיָּרֶב | va-yyarev | ve çekişti, çekişmek, tartışmak, dava etmek | Fiil | 4 | ||
מַרְבִּים | marbim | çoğaltanlar, çoğaltmak, artırmak, büyütmek | Fiil | 4 | ||
תַּרְבֶּה | tarbe | çoğaltacaksın, çoğalmak, artmak, büyümek | Fiil | 4 | ||
הַמַּרְבֶּה | ha-mmarbe | çoğaltan, çoğaltan, artıran, çok yapan | Fiil | 3 | ||
רָבְתָה | ravta | çoğaldı, çoğalmak, artmak, büyümek | Fiil | 3 | ||
Örnek Ayetler (5 / 56)
Hakimler 16:24
·
Tevrat
וַיִּרְא֤וּ אֹתוֹ֙ הָעָ֔ם וַֽיְהַלְל֖וּ אֶת־אֱלֹהֵיהֶ֑ם כִּ֣י אָמְר֗וּ נָתַ֨ן אֱלֹהֵ֤ינוּ בְיָדֵ֨נוּ֙ אֶת־א֣וֹיְבֵ֔נוּ וְאֵת֙ מַחֲרִ֣יב אַרְצֵ֔נוּ וַאֲשֶׁ֥ר הִרְבָּ֖ה אֶת־חֲלָלֵֽינוּ
Halk onu gördü ve ilahlarını övdüler; çünkü dediler: 'İlahımız düşmanımızı, yerimizi viran edeni ve ölülerimizi çoğaltanı elimize verdi.'
Hagay 1:6
·
Tevrat
זְרַעְתֶּ֨ם הַרְבֵּ֜ה וְהָבֵ֣א מְעָ֗ט אָכ֤וֹל וְאֵין־לְשָׂבְעָה֙ שָׁת֣וֹ וְאֵין־לְשָׁכְרָ֔ה לָב֖וֹשׁ וְאֵין־לְחֹ֣ם ל֑וֹ וְהַ֨מִּשְׂתַּכֵּ֔ר מִשְׂתַּכֵּ֖ר אֶל־צְר֥וֹר נָקֽוּב
Çok ektiniz ve az getirdiniz; yiyorsunuz ve doymak yok, içiyorsunuz ve sarhoş olmak yok, giyiniyorsunuz ve ısınmak yok; ve ücret kazanan, delik bir keseye ücret kazanıyor.
Hagay 1:9
·
Tevrat
פָּנֹ֤ה אֶל־הַרְבֵּה֙ וְהִנֵּ֣ה לִמְעָ֔ט וַהֲבֵאתֶ֥ם הַבַּ֖יִת וְנָפַ֣חְתִּי ב֑וֹ יַ֣עַן מֶ֗ה נְאֻם֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת יַ֗עַן בֵּיתִי֙ אֲשֶׁר־ה֣וּא חָרֵ֔ב וְאַתֶּ֥ם רָצִ֖ים אִ֥ישׁ לְבֵיתֽוֹ
Çoğa baktınız ve işte az oldu; ve eve getirdiniz ve ona üfledim. Ne yüzünden? Ordular Yahvesi'nin bildirisidir; evim yıkıkken ve siz her adam kendi evine koştuğunuz yüzünden.
Hezekiel 24:10
·
Tevrat
הַרְבֵּ֤ה הָעֵצִים֙ הַדְלֵ֣ק הָאֵ֔שׁ הָתֵ֖ם הַבָּשָׂ֑ר וְהַרְקַח֙ הַמֶּרְקָחָ֔ה וְהָעֲצָמ֖וֹת יֵחָֽרוּ
Odunları çoğalt, ateşi yak, eti tüket ve baharatı karıştır, ve kemikler yansın.
2. Samuel 1:4
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֥יו דָּוִ֛ד מֶה־הָיָ֥ה הַדָּבָ֖ר הַגֶּד־נָ֣א לִ֑י וַ֠יֹּאמֶר אֲשֶׁר־נָ֨ס הָעָ֜ם מִן־הַמִּלְחָמָ֗ה וְגַם־הַרְבֵּ֞ה נָפַ֤ל מִן־הָעָם֙ וַיָּמֻ֔תוּ וְגַ֗ם שָׁא֛וּל וִיהוֹנָתָ֥ן בְּנ֖וֹ מֵֽתוּ
Davut ona dedi: 'Olay ne oldu? Lütfen bana bildir.' O da dedi: 'Halk savaştan kaçtı, ayrıca halktan birçoğu düştü ve öldüler; Şaul ve oğlu Yonatan da öldüler.'
Örnek Ayetler (5 / 19)
Hoşea 12:2
·
Tevrat
אֶפְרַ֜יִם רֹעֶ֥ה ר֨וּחַ֙ וְרֹדֵ֣ף קָדִ֔ים כָּל־הַיּ֕וֹם כָּזָ֥ב וָשֹׁ֖ד יַרְבֶּ֑ה וּבְרִית֙ עִם־אַשּׁ֣וּר יִכְרֹ֔תוּ וְשֶׁ֖מֶן לְמִצְרַ֥יִם יוּבָֽל
Efrayim rüzgarı güdüyor ve doğu rüzgarını kovalıyor; bütün gün yalanı ve yıkımı çoğaltıyor; ve Asur ile antlaşma yapıyorlar ve Mısır'a yağ götürülüyor.
Yeşaya 40:29
·
Tevrat
נֹתֵ֥ן לַיָּעֵ֖ף כֹּ֑חַ וּלְאֵ֥ין אוֹנִ֖ים עָצְמָ֥ה יַרְבֶּֽה
Yorulana güç veren odur ve güçleri olmayana kuvveti çoğaltır.
Yeşaya 55:7
·
Tevrat
יַעֲזֹ֤ב רָשָׁע֙ דַּרְכּ֔וֹ וְאִ֥ישׁ אָ֖וֶן מַחְשְׁבֹתָ֑יו וְיָשֹׁ֤ב אֶל־יְהוָה֙ וִֽירַחֲמֵ֔הוּ וְאֶל־אֱלֹהֵ֖ינוּ כִּֽי־יַרְבֶּ֥ה לִסְלֽוֹחַ
Kötü kişi yolunu ve fesat adamı düşüncelerini bıraksın; ve Yahve'ye dönsün, ve ona merhamet edecektir; ve Tanrımıza dönsün, çünkü o bol bol bağışlayacaktır.
Mezmurlar 49:17
·
Tevrat
אַל־תִּ֭ירָא כִּֽי־יַעֲשִׁ֣ר אִ֑ישׁ כִּֽי־יִ֝רְבֶּה כְּב֣וֹד בֵּיתֽוֹ
Adam zenginleştiğinde, evinin yüceliği çoğaldığında korkma.
Süleyman'ın Özdeyişleri 13:11
·
Tevrat
ה֭וֹן מֵהֶ֣בֶל יִמְעָ֑ט וְקֹבֵ֖ץ עַל־יָ֣ד יַרְבֶּֽה
Boşluktan gelen servet azalır; elle toplayan ise çoğaltır.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Hezekiel 36:10
·
Tevrat
וְהִרְבֵּיתִ֤י עֲלֵיכֶם֙ אָדָ֔ם כָּל־בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵ֖ל כֻּלֹּ֑ה וְנֹֽשְׁבוּ֙ הֶֽעָרִ֔ים וְהֶחֳרָב֖וֹת תִּבָּנֶֽינָה
Ve üzerinizde insanı, bütün İsrail evini, onun tamamını çoğaltacağım; ve şehirlerde oturulacak ve harabeler inşa edilecek.
Hezekiel 36:11
·
Tevrat
וְהִרְבֵּיתִ֧י עֲלֵיכֶ֛ם אָדָ֥ם וּבְהֵמָ֖ה וְרָב֣וּ וּפָר֑וּ וְהוֹשַׁבְתִּ֨י אֶתְכֶ֜ם כְּקַדְמֽוֹתֵיכֶ֗ם וְהֵטִֽבֹתִי֙ מֵרִאשֹׁ֣תֵיכֶ֔ם וִֽידַעְתֶּ֖ם כִּֽי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
Ve üzerinizde insanı ve hayvanı çoğaltacağım; ve çoğalacaklar ve üreyecekler; ve sizi önceki durumlarınızdaki gibi yerleştireceğim ve başlangıçlarınızdan daha iyi yapacağım; ve bileceksiniz ki ben Yahve'yim.
Hezekiel 36:29
·
Tevrat
וְהוֹשַׁעְתִּ֣י אֶתְכֶ֔ם מִכֹּ֖ל טֻמְאֽוֹתֵיכֶ֑ם וְקָרָ֤אתִי אֶל־הַדָּגָן֙ וְהִרְבֵּיתִ֣י אֹת֔וֹ וְלֹא־אֶתֵּ֥ן עֲלֵיכֶ֖ם רָעָֽב
Ve sizi bütün kirliliklerinizden kurtaracağım; ve tahılı çağıracağım ve onu çoğaltacağım ve üzerinize kıtlık vermeyeceğim.
Hezekiel 36:30
·
Tevrat
וְהִרְבֵּיתִי֙ אֶת־פְּרִ֣י הָעֵ֔ץ וּתְנוּבַ֖ת הַשָּׂדֶ֑ה לְמַ֗עַן אֲ֠שֶׁר לֹ֣א תִקְח֥וּ ע֛וֹד חֶרְפַּ֥ת רָעָ֖ב בַּגּוֹיִֽם
Ve ağacın meyvesini ve tarlanın ürününü çoğaltacağım; öyle ki ulusların arasında artık kıtlık ayıbını almayasınız.
Hezekiel 37:26
·
Tevrat
וְכָרַתִּ֤י לָהֶם֙ בְּרִ֣ית שָׁל֔וֹם בְּרִ֥ית עוֹלָ֖ם יִהְיֶ֣ה אוֹתָ֑ם וּנְתַתִּים֙ וְהִרְבֵּיתִ֣י אוֹתָ֔ם וְנָתַתִּ֧י אֶת־מִקְדָּשִׁ֛י בְּתוֹכָ֖ם לְעוֹלָֽם
Ve onlarla barış antlaşması yapacağım, onlarla sonsuz antlaşma olacak; ve onları yerleştireceğim ve onları çoğaltacağım, ve kutsal yerimi sonsuza dek ortalarına koyacağım.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Amos 4:4
·
Tevrat
בֹּ֤אוּ בֵֽית־אֵל֙ וּפִשְׁע֔וּ הַגִּלְגָּ֖ל הַרְבּ֣וּ לִפְשֹׁ֑עַ וְהָבִ֤יאוּ לַבֹּ֨קֶר֙ זִבְחֵיכֶ֔ם לִשְׁלֹ֥שֶׁת יָמִ֖ים מַעְשְׂרֹֽתֵיכֶֽם
Beytel'e gelin ve isyan edin; Gilgal'da isyan etmeyi çoğaltın; sabaha kurbanlarınızı, üç günde ondalıklarınızı getirin.
Hezekiel 22:25
·
Tevrat
קֶ֤שֶׁר נְבִיאֶ֨יהָ֙ בְּתוֹכָ֔הּ כַּאֲרִ֥י שׁוֹאֵ֖ג טֹ֣רֵֽף טָ֑רֶף נֶ֣פֶשׁ אָכָ֗לוּ חֹ֤סֶן וִיקָר֙ יִקָּ֔חוּ אַלְמְנוֹתֶ֖יהָ הִרְבּ֥וּ בְתוֹכָֽהּ
Onun içinde peygamberlerinin komplosu, av parçalayan kükreyen aslan gibidir; can yediler, servet ve değerli şeyleri alırlar, onun içinde dullarını çoğalttılar.
1. Tarihler 4:27
·
Tevrat
וּלְשִׁמְעִ֞י בָּנִ֨ים שִׁשָּׁ֤ה עָשָׂר֙ וּבָנ֣וֹת שֵׁ֔שׁ וּלְאֶחָ֕יו אֵ֖ין בָּנִ֣ים רַבִּ֑ים וְכֹל֙ מִשְׁפַּחְתָּ֔ם לֹ֥א הִרְבּ֖וּ עַד־בְּנֵ֥י יְהוּדָֽה
Ve Şimi'nin on altı oğlu ve altı kızı vardı; ancak kardeşlerinin çok oğlu yoktu ve bütün aileleri Yahuda'nın oğulları kadar çoğalmadı.
1. Tarihler 7:4
·
Tevrat
וַעֲלֵיהֶ֨ם לְתֹלְדוֹתָ֜ם לְבֵ֣ית אֲבוֹתָ֗ם גְּדוּדֵי֙ צְבָ֣א מִלְחָמָ֔ה שְׁלֹשִׁ֥ים וְשִׁשָּׁ֖ה אָ֑לֶף כִּֽי־הִרְבּ֥וּ נָשִׁ֖ים וּבָנִֽים
Ve onlarla birlikte, soylarına göre, babalarının evine göre, savaş ordusu birlikleri otuz altı bindi; çünkü kadınları ve oğulları çoğalttılar.
1. Tarihler 23:11
·
Tevrat
וַֽיְהִי־יַ֣חַת הָרֹ֔אשׁ וְזִיזָ֖ה הַשֵּׁנִ֑י וִיע֤וּשׁ וּבְרִיעָה֙ לֹֽא־הִרְבּ֣וּ בָנִ֔ים וַיִּֽהְיוּ֙ לְבֵ֣ית אָ֔ב לִפְקֻדָּ֖ה אֶחָֽת
Ve Yahat baş, Ziza ikinci oldu; Yeoş ve Beria oğulları çoğaltmadılar, böylece baba evi için bir sayım oldular.
Örnek Ayetler (5 / 8)
1. Samuel 7:2
·
Tevrat
וַיְהִ֗י מִיּ֞וֹם שֶׁ֤בֶת הָֽאָרוֹן֙ בְּקִרְיַ֣ת יְעָרִ֔ים וַיִּרְבּוּ֙ הַיָּמִ֔ים וַיִּֽהְי֖וּ עֶשְׂרִ֣ים שָׁנָ֑ה וַיִּנָּה֛וּ כָּל־בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵ֖ל אַחֲרֵ֥י יְהוָֽה
Sandığın Kiryat-Yearim'de oturduğu günden itibaren günler çoğaldı ve yirmi yıl oldu; bütün İsrail evi Yahve'nin ardından feryat etti.
Mezmurlar 107:38
·
Tevrat
וַיְבָרֲכֵ֣ם וַיִּרְבּ֣וּ מְאֹ֑ד וּ֝בְהֶמְתָּ֗ם לֹ֣א יַמְעִֽיט
Onları bereketledi ve çok çoğaldılar, hayvanlarını azaltmadı.
Süleyman'ın Özdeyişleri 4:10
·
Tevrat
שְׁמַ֣ע בְּ֭נִי וְקַ֣ח אֲמָרָ֑י וְיִרְבּ֥וּ לְ֝ךָ֗ שְׁנ֣וֹת חַיִּֽים
Dinle oğlum ve sözlerimi al; ve sana yaşam yılları çoğalacak.
Yaratılış 7:17
·
Tevrat
וַֽיְהִ֧י הַמַּבּ֛וּל אַרְבָּעִ֥ים י֖וֹם עַל־הָאָ֑רֶץ וַיִּרְבּ֣וּ הַמַּ֗יִם וַיִּשְׂאוּ֙ אֶת־הַתֵּבָ֔ה וַתָּ֖רָם מֵעַ֥ל הָאָֽרֶץ
Tufan yerin üzerinde kırk gün sürdü; sular çoğaldı ve gemiyi kaldırdılar, böylece gemi yerin üzerinden yükseldi.
Yaratılış 7:18
·
Tevrat
וַיִּגְבְּר֥וּ הַמַּ֛יִם וַיִּרְבּ֥וּ מְאֹ֖ד עַל־הָאָ֑רֶץ וַתֵּ֥לֶךְ הַתֵּבָ֖ה עַל־פְּנֵ֥י הַמָּֽיִם
Sular kabardı ve yerin üzerinde çok çoğaldı; gemi suların yüzü üzerinde gitti.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hezekiel 16:7
·
Tevrat
רְבָבָ֗ה כְּצֶ֤מַח הַשָּׂדֶה֙ נְתַתִּ֔יךְ וַתִּרְבִּי֙ וַֽתִּגְדְּלִ֔י וַתָּבֹ֖אִי בַּעֲדִ֣י עֲדָיִ֑ים שָׁדַ֤יִם נָכֹ֨נוּ֙ וּשְׂעָרֵ֣ךְ צִמֵּ֔חַ וְאַ֖תְּ עֵרֹ֥ם וְעֶרְיָֽה
Seni kırın bitkisi gibi on binler yaptım, ve çoğaldın ve büyüdün ve süslerin en güzeline geldin; memeler şekillendi ve saçın büyüdü, ama sen çıplak ve açıktın.
Hezekiel 16:25
·
Tevrat
אֶל־כָּל־רֹ֣אשׁ דֶּ֗רֶךְ בָּנִית֙ רָֽמָתֵ֔ךְ וַתְּתַֽעֲבִי֙ אֶת־יָפְיֵ֔ךְ וַתְּפַשְּׂקִ֥י אֶת־רַגְלַ֖יִךְ לְכָל־עוֹבֵ֑ר וַתַּרְבִּ֖י אֶת־תַּזְנוּתָֽיִךְ
Yolun her başına yüksek yerini inşa ettin ve güzelliğini iğrençleştirdin ve bacaklarını her geçene açtın ve fahişeliklerini çoğalttın.
Hezekiel 16:26
·
Tevrat
וַתִּזְנִ֧י אֶל־בְּנֵֽי־מִצְרַ֛יִם שְׁכֵנַ֖יִךְ גִּדְלֵ֣י בָשָׂ֑ר וַתַּרְבִּ֥י אֶת־תַּזְנֻתֵ֖ךְ לְהַכְעִיסֵֽנִי
Ve büyük bedenli komşuların Mısır oğullarıyla fahişelik ettin, ve beni öfkelendirmek için fahişeliğini çoğalttın.
Hezekiel 16:29
·
Tevrat
וַתַּרְבִּ֧י אֶת־תַּזְנוּתֵ֛ךְ אֶל־אֶ֥רֶץ כְּנַ֖עַן כַּשְׂדִּ֑ימָה וְגַם־בְּזֹ֖את לֹ֥א שָׂבָֽעַתְּ
Ve fahişeliğini Kenan diyarına, Kildaniler'e kadar çoğalttın, ve bununla da doymadın.
Hezekiel 16:51
·
Tevrat
וְשֹׁ֣מְר֔וֹן כַּחֲצִ֥י חַטֹּאתַ֖יִךְ לֹ֣א חָטָ֑אָה וַתַּרְבִּ֤י אֶת־תּוֹעֲבוֹתַ֨יִךְ֙ מֵהֵ֔נָּה וַתְּצַדְּקִי֙ אֶת־אֲחוֹתַ֔יִךְ בְּכָל־תּוֹעֲבוֹתַ֖יִךְ אֲשֶׁ֥ר עָשִֽׂית
Samiriye senin günahlarının yarısı kadar günah işlemedi; iğrençliklerini onlardan daha fazla çoğalttın ve yaptığın bütün iğrençliklerinle kız kardeşlerini haklı çıkardın.
Örnek Ayetler (2 / 7)
2. Tarihler 24:27
·
Tevrat
וּבָנָ֞יו יִ֧רֶ֞ב הַמַּשָּׂ֣א עָלָ֗יו וִיסוֹד֙ בֵּ֣ית הָאֱלֹהִ֔ים הִנָּ֣ם כְּתוּבִ֔ים עַל־מִדְרַ֖שׁ סֵ֣פֶר הַמְּלָכִ֑ים וַיִּמְלֹ֛ךְ אֲמַצְיָ֥הוּ בְנ֖וֹ תַּחְתָּֽיו
Oğulları, onun üzerindeki yükün çokluğu ve Tanrı'nın evinin temeli, işte bunlar Krallar Kitabı'nın yorumunda yazılıdır. Onun yerine oğlu Amatsya kral oldu.
Yaratılış 1:22
·
Tevrat
וַיְבָ֧רֶךְ אֹתָ֛ם אֱלֹהִ֖ים לֵאמֹ֑ר פְּר֣וּ וּרְב֗וּ וּמִלְא֤וּ אֶת־הַמַּ֨יִם֙ בַּיַּמִּ֔ים וְהָע֖וֹף יִ֥רֶב בָּאָֽרֶץ
Tanrı onları bereketledi ve dedi: 'Verimli olun ve çoğalın, denizlerdeki suları doldurun ve uçanlar yerde çoğalsın.'
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hezekiel 36:37
·
Tevrat
כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה ע֗וֹד זֹ֛את אִדָּרֵ֥שׁ לְבֵֽית־יִשְׂרָאֵ֖ל לַעֲשׂ֣וֹת לָהֶ֑ם אַרְבֶּ֥ה אֹתָ֛ם כַּצֹּ֖אן אָדָֽם
Efendi Yahve şöyle dedi: Bunu onlara yapmam için İsrail evi tarafından yine isteneceğim; onları sürü gibi insanla çoğaltacağım.
Yeremya 33:22
·
Tevrat
אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־יִסָּפֵר֙ צְבָ֣א הַשָּׁמַ֔יִם וְלֹ֥א יִמַּ֖ד ח֣וֹל הַיָּ֑ם כֵּ֣ן אַרְבֶּ֗ה אֶת־זֶ֨רַע֙ דָּוִ֣ד עַבְדִּ֔י וְאֶת־הַלְוִיִּ֖ם מְשָׁרְתֵ֥י אֹתִֽי
Göklerin ordusu sayılamadığı ve denizin kumu ölçülemediği gibi, kulum Davut'un soyunu ve bana hizmet eden Levilileri öyle çoğaltacağım."
Eyüp 29:18
·
Tevrat
וָ֭אֹמַר עִם־קִנִּ֣י אֶגְוָ֑ע וְ֝כַח֗וֹל אַרְבֶּ֥ה יָמִֽים
Ve dedim: 'Yuvamla öleceğim ve kum gibi günleri çoğaltacağım.'
Yaratılış 3:16
·
Tevrat
אֶֽל־הָאִשָּׁ֣ה אָמַ֗ר הַרְבָּ֤ה אַרְבֶּה֙ עִצְּבוֹנֵ֣ךְ וְהֵֽרֹנֵ֔ךְ בְּעֶ֖צֶב תֵּֽלְדִ֣י בָנִ֑ים וְאֶל־אִישֵׁךְ֙ תְּשׁ֣וּקָתֵ֔ךְ וְה֖וּא יִמְשָׁל־בָּֽךְ
Kadına dedi: 'Acını ve gebeliğini çoğalttıkça çoğaltacağım; acıyla oğullar doğuracaksın; arzun kocana olacak ve o sana egemen olacak.'
Yaratılış 16:10
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר לָהּ֙ מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֔ה הַרְבָּ֥ה אַרְבֶּ֖ה אֶת־זַרְעֵ֑ךְ וְלֹ֥א יִסָּפֵ֖ר מֵרֹֽב
Yahve'nin elçisi ona dedi: 'Soyunu kesinlikle çoğaltacağım ve çokluktan sayılamayacak.'
Örnek Ayetler (5 / 6)
Mezmurlar 16:4
·
Tevrat
יִרְבּ֥וּ עַצְּבוֹתָם֮ אַחֵ֪ר מָ֫הָ֥רוּ בַּל־אַסִּ֣יךְ נִסְכֵּיהֶ֣ם מִדָּ֑ם וּֽבַל־אֶשָּׂ֥א אֶת־שְׁ֝מוֹתָ֗ם עַל־שְׂפָתָֽי
Başkasının ardınca koşanların kederleri çoğalacaktır; onların kandan olan dökmelik sunularını dökmeyeceğim ve adlarını dudaklarıma almayacağım.
Süleyman'ın Özdeyişleri 9:11
·
Tevrat
כִּי־בִ֭י יִרְבּ֣וּ יָמֶ֑יךָ וְיוֹסִ֥יפוּ לְּ֝ךָ֗ שְׁנ֣וֹת חַיִּֽים
Çünkü benimle günlerin çoğalır ve sana yaşam yılları eklerler.
Süleyman'ın Özdeyişleri 28:28
·
Tevrat
בְּק֣וּם רְ֭שָׁעִים יִסָּתֵ֣ר אָדָ֑ם וּ֝בְאָבְדָ֗ם יִרְבּ֥וּ צַדִּיקִֽים
Kötüler kalkınca insan gizlenir, ve onlar yok olunca doğrular çoğalır.
Eyüp 27:14
·
Tevrat
אִם־יִרְבּ֣וּ בָנָ֣יו לְמוֹ־חָ֑רֶב וְ֝צֶאֱצָאָ֗יו לֹ֣א יִשְׂבְּעוּ־לָֽחֶם
Eğer onun oğulları çoğalırsa, kılıç içindir; ve onun soyu ekmeğe doymayacak.
Eyüp 39:4
·
Tevrat
יַחְלְמ֣וּ בְ֭נֵיהֶם יִרְבּ֣וּ בַבָּ֑ר יָ֝צְא֗וּ וְלֹא־שָׁ֥בוּ לָֽמוֹ
Onların yavruları güçlenir, açık alanda büyürler; çıkarlar ve onlara dönmezler.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hezekiel 21:20
·
Tevrat
לְמַ֣עַן לָמ֣וּג לֵ֗ב וְהַרְבֵּה֙ הַמִּכְשֹׁלִ֔ים עַ֚ל כָּל־שַׁ֣עֲרֵיהֶ֔ם נָתַ֖תִּי אִבְחַת־חָ֑רֶב אָ֛ח עֲשׂוּיָ֥ה לְבָרָ֖ק מְעֻטָּ֥ה לְטָֽבַח
Kalbin erimesi ve tökezleyenlerin çoğalması için bütün kapılarının üzerine kılıcın kesimini verdim; ah, şimşek için yapılmış, boğazlama için parlatılmış.
Mezmurlar 78:38
·
Tevrat
וְה֤וּא רַח֨וּם יְכַפֵּ֥ר עָוֺן֮ וְֽלֹא־יַ֫שְׁחִ֥ית וְ֭הִרְבָּה לְהָשִׁ֣יב אַפּ֑וֹ וְלֹֽא־יָ֝עִיר כָּל־חֲמָתֽוֹ
Ama O merhametlidir, suçu örter ve yok etmez; öfkesini döndürmeyi çoğalttı ve bütün gazabını uyandırmadı.
Mezmurlar 130:7
·
Tevrat
יַחֵ֥ל יִשְׂרָאֵ֗ל אֶל־יְה֫וָה כִּֽי־עִם־יְהוָ֥ה הַחֶ֑סֶד וְהַרְבֵּ֖ה עִמּ֣וֹ פְדֽוּת
İsrail Yahve'ye umut bağlasın; çünkü sadakat Yahve iledir ve O'nunla çok kurtuluş vardır.
Eyüp 9:17
·
Tevrat
אֲשֶׁר־בִּשְׂעָרָ֥ה יְשׁוּפֵ֑נִי וְהִרְבָּ֖ה פְצָעַ֣י חִנָּֽם
Ki o beni fırtınada ezer ve yaralarımı nedensizce çoğaltır.
Yaratılış 22:17
·
Tevrat
כִּֽי־בָרֵ֣ךְ אֲבָרֶכְךָ֗ וְהַרְבָּ֨ה אַרְבֶּ֤ה אֶֽת־זַרְעֲךָ֙ כְּכוֹכְבֵ֣י הַשָּׁמַ֔יִם וְכַח֕וֹל אֲשֶׁ֖ר עַל־שְׂפַ֣ת הַיָּ֑ם וְיִרַ֣שׁ זַרְעֲךָ֔ אֵ֖ת שַׁ֥עַר אֹיְבָֽיו
Seni kesinlikle bereketleyeceğim ve soyunu göklerin yıldızları gibi ve denizin kıyısındaki kum gibi kesinlikle çoğaltacağım; ve soyun düşmanlarının kapısını miras alacaktır.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeremya 29:6
·
Tevrat
קְח֣וּ נָשִׁ֗ים וְהוֹלִידוּ֮ בָּנִ֣ים וּבָנוֹת֒ וּקְח֨וּ לִבְנֵיכֶ֜ם נָשִׁ֗ים וְאֶת־בְּנֽוֹתֵיכֶם֙ תְּנ֣וּ לַֽאֲנָשִׁ֔ים וְתֵלַ֖דְנָה בָּנִ֣ים וּבָנ֑וֹת וּרְבוּ־שָׁ֖ם וְאַל־תִּמְעָֽטוּ
Kadınlar alın ve oğullar ve kızlar meydana getirin; oğullarınız için kadınlar alın ve kızlarınızı adamlara verin ve oğullar ve kızlar doğursunlar; orada çoğalın ve azalmayın.
Yaratılış 1:22
·
Tevrat
וַיְבָ֧רֶךְ אֹתָ֛ם אֱלֹהִ֖ים לֵאמֹ֑ר פְּר֣וּ וּרְב֗וּ וּמִלְא֤וּ אֶת־הַמַּ֨יִם֙ בַּיַּמִּ֔ים וְהָע֖וֹף יִ֥רֶב בָּאָֽרֶץ
Tanrı onları bereketledi ve dedi: 'Verimli olun ve çoğalın, denizlerdeki suları doldurun ve uçanlar yerde çoğalsın.'
Yaratılış 1:28
·
Tevrat
וַיְבָ֣רֶךְ אֹתָם֮ אֱלֹהִים֒ וַיֹּ֨אמֶר לָהֶ֜ם אֱלֹהִ֗ים פְּר֥וּ וּרְב֛וּ וּמִלְא֥וּ אֶת־הָאָ֖רֶץ וְכִבְשֻׁ֑הָ וּרְד֞וּ בִּדְגַ֤ת הַיָּם֙ וּבְע֣וֹף הַשָּׁמַ֔יִם וּבְכָל־חַיָּ֖ה הָֽרֹמֶ֥שֶׂת עַל־הָאָֽרֶץ
Tanrı onları bereketledi ve Tanrı onlara dedi: 'Verimli olun ve çoğalın, yeri doldurun ve onu boyunduruk altına alın; denizin balıklarına, göklerin uçanlarına ve yerin üzerinde hareket eden her canlıya hükmedin.'
Yaratılış 9:1
·
Tevrat
וַיְבָ֣רֶךְ אֱלֹהִ֔ים אֶת־נֹ֖חַ וְאֶת־בָּנָ֑יו וַיֹּ֧אמֶר לָהֶ֛ם פְּר֥וּ וּרְב֖וּ וּמִלְא֥וּ אֶת־הָאָֽרֶץ
Tanrı Nuh'u ve oğullarını bereketledi ve onlara dedi: "Verimli olun ve çoğalın ve yeri doldurun."
Yaratılış 9:7
·
Tevrat
וְאַתֶּ֖ם פְּר֣וּ וּרְב֑וּ שִׁרְצ֥וּ בָאָ֖רֶץ וּרְבוּ־בָֽהּ
Ve siz, verimli olun ve çoğalın; yerde kaynaşın ve onda çoğalın.
Örnek Ayetler (5)
Hezekiel 28:5
·
Tevrat
בְּרֹ֧ב חָכְמָתְךָ֛ בִּרְכֻלָּתְךָ֖ הִרְבִּ֣יתָ חֵילֶ֑ךָ וַיִּגְבַּ֥הּ לְבָבְךָ֖ בְּחֵילֶֽךָ
Bilgeliğinin çokluğuyla, ticaretinle servetini çoğalttın ve servetinle kalbin yükseldi.
Yeremya 46:11
·
Tevrat
עֲלִ֤י גִלְעָד֙ וּקְחִ֣י צֳרִ֔י בְּתוּלַ֖ת בַּת־מִצְרָ֑יִם לַשָּׁוְא֙ הִרְבֵּ֣ית רְפֻא֔וֹת תְּעָלָ֖ה אֵ֥ין לָֽךְ
Gilat'a çık ve pelesenk al, ey Mısır'ın erden kızı; boşuna ilaçları çoğalttın, senin için şifa yoktur.
Nahum 3:16
·
Tevrat
הִרְבֵּית֙ רֹֽכְלַ֔יִךְ מִכּוֹכְבֵ֖י הַשָּׁמָ֑יִם יֶ֥לֶק פָּשַׁ֖ט וַיָּעֹֽף
Senin tüccarlarını göklerin yıldızlarından çoğalttın; çekirge soydu ve uçtu.
Yeşaya 9:2
·
Tevrat
הִרְבִּ֣יתָ הַגּ֔וֹי ל֖וֹ הִגְדַּ֣לְתָּ הַשִּׂמְחָ֑ה שָׂמְח֤וּ לְפָנֶ֨יךָ֙ כְּשִׂמְחַ֣ת בַּקָּצִ֔יר כַּאֲשֶׁ֥ר יָגִ֖ילוּ בְּחַלְּקָ֥ם שָׁלָֽל
Ulusu çoğalttın, onun için sevinci büyüttün; hasattaki sevinç gibi, ganimeti paylaştıklarında coştukları gibi senin yüzünün önünde sevindiler.
Nehemya 9:23
·
Tevrat
וּבְנֵיהֶ֣ם הִרְבִּ֔יתָ כְּכֹכְבֵ֖י הַשָּׁמָ֑יִם וַתְּבִיאֵם֙ אֶל־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁר־אָמַ֥רְתָּ לַאֲבֹתֵיהֶ֖ם לָב֥וֹא לָרָֽשֶׁת
Ve oğullarını göklerin yıldızları gibi çoğalttın ve mülk edinmek için girmelerini babalarına dediğin diyara onları getirdin.
Örnek Ayetler (5)
Yeremya 3:16
·
Tevrat
וְהָיָ֡ה כִּ֣י תִרְבּוּ֩ וּפְרִיתֶ֨ם בָּאָ֜רֶץ בַּיָּמִ֤ים הָהֵ֨מָּה֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה לֹא־יֹ֣אמְרוּ ע֗וֹד אֲרוֹן֙ בְּרִית־יְהוָ֔ה וְלֹ֥א יַעֲלֶ֖ה עַל־לֵ֑ב וְלֹ֤א יִזְכְּרוּ־בוֹ֙ וְלֹ֣א יִפְקֹ֔דוּ וְלֹ֥א יֵעָשֶׂ֖ה עֽוֹד
Ve o günlerde yerde çoğaldığınızda ve verimli olduğunuzda, Yahve'nin bildirisidir, artık 'Yahve'nin antlaşma sandığı' demeyecekler ve kalbe gelmeyecek ve onu hatırlamayacaklar ve aramayacaklar ve bir daha yapılmayacak.
1. Samuel 2:3
·
Tevrat
אַל־תַּרְבּ֤וּ תְדַבְּרוּ֙ גְּבֹהָ֣ה גְבֹהָ֔ה יֵצֵ֥א עָתָ֖ק מִפִּיכֶ֑ם כִּ֣י אֵ֤ל דֵּעוֹת֙ יְהוָ֔ה וְל֥וֹ נִתְכְּנ֖וּ עֲלִלֽוֹת
Yüksek yüksek konuşmayı çoğaltmayın, ağzınızdan küstahlık çıkmasın; çünkü Yahve bilgilerin Tanrısı'dır ve eylemler O'nun tarafından tartılır.
Yeşaya 1:15
·
Tevrat
וּבְפָרִשְׂכֶ֣ם כַּפֵּיכֶ֗ם אַעְלִ֤ים עֵינַי֙ מִכֶּ֔ם גַּ֛ם כִּֽי־תַרְבּ֥וּ תְפִלָּ֖ה אֵינֶ֣נִּי שֹׁמֵ֑עַ יְדֵיכֶ֖ם דָּמִ֥ים מָלֵֽאוּ
Ve sizin avuçlarınızı açtığınızda sizden gözlerimi gizleyeceğim; ayrıca dua çoğaltsanız da işiten değilim, sizin elleriniz kanlarla doludur.
Çölde Sayım 33:54
·
Tevrat
וְהִתְנַחַלְתֶּם֩ אֶת־הָאָ֨רֶץ בְּגוֹרָ֜ל לְמִשְׁפְּחֹֽתֵיכֶ֗ם לָרַ֞ב תַּרְבּ֤וּ אֶת־נַחֲלָתוֹ֙ וְלַמְעַט֙ תַּמְעִ֣יט אֶת־נַחֲלָת֔וֹ אֶל֩ אֲשֶׁר־יֵ֨צֵא ל֥וֹ שָׁ֛מָּה הַגּוֹרָ֖ל ל֣וֹ יִהְיֶ֑ה לְמַטּ֥וֹת אֲבֹתֵיכֶ֖ם תִּתְנֶחָֽלוּ
Yeri ailelerinize göre kurayla miras alacaksınız; çoğa mirasını çoğaltacaksınız ve aza mirasını azaltacaksınız. Kura kime çıkarsa, orası onun olacak; atalarınızın oymaklarına göre miras alacaksınız.
Çölde Sayım 35:8
·
Tevrat
וְהֶֽעָרִ֗ים אֲשֶׁ֤ר תִּתְּנוּ֙ מֵאֲחֻזַּ֣ת בְּנֵי־יִשְׂרָאֵ֔ל מֵאֵ֤ת הָרַב֙ תַּרְבּ֔וּ וּמֵאֵ֥ת הַמְעַ֖ט תַּמְעִ֑יטוּ אִ֗ישׁ כְּפִ֤י נַחֲלָתוֹ֙ אֲשֶׁ֣ר יִנְחָ֔לוּ יִתֵּ֥ן מֵעָרָ֖יו לַלְוִיִּֽם
'Ve İsrail oğullarının mülkünden vereceğiniz şehirler; çok olandan çoğaltacaksınız ve az olandan azaltacaksınız; her adam miras alacakları mirasına göre şehirlerinden Levililere verecek.'
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 35:11
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ ל֨וֹ אֱלֹהִ֜ים אֲנִ֨י אֵ֤ל שַׁדַּי֙ פְּרֵ֣ה וּרְבֵ֔ה גּ֛וֹי וּקְהַ֥ל גּוֹיִ֖ם יִהְיֶ֣ה מִמֶּ֑ךָּ וּמְלָכִ֖ים מֵחֲלָצֶ֥יךָ יֵצֵֽאוּ
Tanrı ona dedi: 'Ben Şaddai Tanrı'yım; verimli ol ve çoğal; senden bir ulus ve uluslar topluluğu olacak, belinden krallar çıkacak.'
Örnek Ayetler (3)
Nehemya 9:37
·
Tevrat
וּתְבוּאָתָ֣הּ מַרְבָּ֗ה לַמְּלָכִ֛ים אֲשֶׁר־נָתַ֥תָּה עָלֵ֖ינוּ בְּחַטֹּאותֵ֑ינוּ וְעַ֣ל גְּ֠וִיֹּתֵינוּ מֹשְׁלִ֤ים וּבִבְהֶמְתֵּ֨נוּ֙ כִּרְצוֹנָ֔ם וּבְצָרָ֥ה גְדוֹלָ֖ה אֲנָֽחְנוּ
Ve günahlarımızla üzerimize verdiğin krallara onun ürünü çoğalır; bedenlerimizin ve hayvanlarımızın üzerinde isteklerine göre egemendirler ve biz büyük sıkıntı içindeyiz.
Süleyman'ın Özdeyişleri 28:8
·
Tevrat
מַרְבֶּ֣ה ה֭וֹנוֹ בְּנֶ֣שֶׁךְ וְתַרְבִּ֑ית לְחוֹנֵ֖ן דַּלִּ֣ים יִקְבְּצֶֽנּוּ
Servetini faizle ve artışla çoğaltan, onu fakirlere lütfeden için toplar.
Levililer 11:42
·
Tevrat
כֹּל֩ הוֹלֵ֨ךְ עַל־וְכֹ֣ל הוֹלֵ֣ךְ עַל־אַרְבַּ֗ע עַ֚ד כָּל־מַרְבֵּ֣ה רַגְלַ֔יִם לְכָל־הַשֶּׁ֖רֶץ הַשֹּׁרֵ֣ץ עַל־הָאָ֑רֶץ לֹ֥א תֹאכְל֖וּם כִּי־שֶׁ֥קֶץ הֵֽם
Üzerinde yürüyen her şey ve dört üzerinde yürüyen her şey, ayakları çoğaltan her şeye kadar, yerin üzerinde kaynaşan her kaynaşana gelince, onları yemeyeceksiniz, çünkü onlar iğrençtir.
Örnek Ayetler (4)
2. Samuel 18:8
·
Tevrat
וַתְּהִי־שָׁ֧ם הַמִּלְחָמָ֛ה נָפֹ֖צֶת עַל־פְּנֵ֣י כָל־הָאָ֑רֶץ וַיֶּ֤רֶב הַיַּ֨עַר֙ לֶאֱכֹ֣ל בָּעָ֔ם מֵאֲשֶׁ֥ר אָכְלָ֛ה הַחֶ֖רֶב בַּיּ֥וֹם הַהֽוּא
Savaş orada bütün yerin yüzüne yayıldı; ve o gün orman, halkı yemekte kılıcın yediğinden daha çok oldu.
Eyüp 34:37
·
Tevrat
כִּ֥י יֹ֘סִ֤יף עַֽל־חַטָּאת֣וֹ פֶ֭שַׁע בֵּינֵ֣ינוּ יִסְפּ֑וֹק וְיֶ֖רֶב אֲמָרָ֣יו לָאֵֽל
Çünkü günahının üzerine isyan ekliyor, aramızda el çırpıyor ve Tanrı'ya karşı sözlerini çoğaltıyor.
Ağıtlar 2:5
·
Tevrat
הָיָ֨ה אֲדֹנָ֤י כְּאוֹיֵב֙ בִּלַּ֣ע יִשְׂרָאֵ֔ל בִּלַּע֙ כָּל־אַרְמְנוֹתֶ֔יהָ שִׁחֵ֖ת מִבְצָרָ֑יו וַיֶּ֨רֶב֙ בְּבַת־יְהוּדָ֔ה תַּאֲנִיָּ֖ה וַאֲנִיָּֽה
Efendi düşman gibi oldu, İsrail'i yuttu; tüm saraylarını yuttu, kalelerini yok etti; ve Yahuda kızında inlemeyi ve sızlanmayı çoğalttı.
Mısır'dan Çıkış 1:20
·
Tevrat
וַיֵּ֥יטֶב אֱלֹהִ֖ים לַֽמְיַלְּדֹ֑ת וַיִּ֧רֶב הָעָ֛ם וַיַּֽעַצְמ֖וּ מְאֹֽד
Böylece Tanrı ebelere iyilik etti; ve halk çoğaldı ve çok güçlendiler.
Örnek Ayetler (3)
Nehemya 6:17
·
Tevrat
גַּ֣ם בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֗ם מַרְבִּ֞ים חֹרֵ֤י יְהוּדָה֙ אִגְּרֹ֣תֵיהֶ֔ם הוֹלְכ֖וֹת עַל־טוֹבִיָּ֑ה וַאֲשֶׁ֥ר לְטוֹבִיָּ֖ה בָּא֥וֹת אֲלֵיהֶֽם
Ayrıca o günlerde Yahuda'nın soyluları Toviya'ya giden mektuplarını çoğaltıyorlardı ve Toviya'nınkiler onlara geliyordu.
Vaiz 6:11
·
Tevrat
כִּ֛י יֵשׁ־דְּבָרִ֥ים הַרְבֵּ֖ה מַרְבִּ֣ים הָ֑בֶל מַה־יֹּתֵ֖ר לָאָדָֽם
Çünkü boşluğu çoğaltan çok sözler vardır; insanın ne fazlalığı vardır?
Mısır'dan Çıkış 36:5
·
Tevrat
וַיֹּאמְרוּ֙ אֶל־מֹשֶׁ֣ה לֵּאמֹ֔ר מַרְבִּ֥ים הָעָ֖ם לְהָבִ֑יא מִדֵּ֤י הָֽעֲבֹדָה֙ לַמְּלָאכָ֔ה אֲשֶׁר־צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה לַעֲשֹׂ֥ת אֹתָֽהּ
Ve Musa'ya dediler: 'Halk, Yahve'nin yapmayı buyurduğu işin hizmeti için yeterinden fazlasını getiriyor.'
Örnek Ayetler (4)
Süleyman'ın Özdeyişleri 6:35
·
Tevrat
לֹא־יִ֭שָּׂא פְּנֵ֣י כָל־כֹּ֑פֶר וְלֹֽא־יֹ֝אבֶ֗ה כִּ֣י תַרְבֶּה־שֹֽׁחַד
Hiçbir fidyenin yüzüne bakmaz ve rüşveti çoğaltsan da razı olmaz.
Yasa'nın Tekrarı 7:22
·
Tevrat
וְנָשַׁל֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ אֶת־הַגּוֹיִ֥ם הָאֵ֛ל מִפָּנֶ֖יךָ מְעַ֣ט מְעָ֑ט לֹ֤א תוּכַל֙ כַּלֹּתָ֣ם מַהֵ֔ר פֶּן־תִּרְבֶּ֥ה עָלֶ֖יךָ חַיַּ֥ת הַשָּׂדֶֽה
Ve Tanrın Yahve bu ulusları senin yüzünden azar azar söküp atacaktır; onları çabucak bitiremeyeceksin, yoksa kırın hayvanı sana karşı çoğalır.
Levililer 25:16
·
Tevrat
לְפִ֣י רֹ֣ב הַשָּׁנִ֗ים תַּרְבֶּה֙ מִקְנָת֔וֹ וּלְפִי֙ מְעֹ֣ט הַשָּׁנִ֔ים תַּמְעִ֖יט מִקְנָת֑וֹ כִּ֚י מִסְפַּ֣ר תְּבוּאֹ֔ת ה֥וּא מֹכֵ֖ר לָֽךְ
Yılların çokluğuna göre onun alışını çoğaltacaksın ve yılların azlığına göre onun alışını azaltacaksın; çünkü o sana ürünlerin sayısını satıyor.
Çölde Sayım 26:54
·
Tevrat
לָרַ֗ב תַּרְבֶּה֙ נַחֲלָת֔וֹ וְלַמְעַ֕ט תַּמְעִ֖יט נַחֲלָת֑וֹ אִ֚ישׁ לְפִ֣י פְקֻדָ֔יו יֻתַּ֖ן נַחֲלָתֽוֹ
Çoğa mirasını çoğaltacaksın ve aza mirasını azaltacaksın; her adama sayılanlarına göre mirası verilecektir.
Örnek Ayetler (3)
Habakkuk 2:6
·
Tevrat
הֲלוֹא־אֵ֣לֶּה כֻלָּ֗ם עָלָיו֙ מָשָׁ֣ל יִשָּׂ֔אוּ וּמְלִיצָ֖ה חִיד֣וֹת ל֑וֹ וְיֹאמַ֗ר ה֚וֹי הַמַּרְבֶּ֣ה לֹּא־ל֔וֹ עַד־מָתַ֕י וּמַכְבִּ֥יד עָלָ֖יו עַבְטִֽיט
Bunların hepsi ona karşı bir deyiş ve alay, onun için bilmeceler kaldırmayacak mı? Ve diyecek: 'Vay kendisine ait olmayanı çoğaltana, ne zamana kadar? Ve kendi üzerine rehinleri ağırlaştırana!'
Mısır'dan Çıkış 16:17
·
Tevrat
וַיַּעֲשׂוּ־כֵ֖ן בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וַֽיִּלְקְט֔וּ הַמַּרְבֶּ֖ה וְהַמַּמְעִֽיט
Ve İsrail oğulları böyle yaptılar; ve çoğaltan ve azaltan topladılar.
Mısır'dan Çıkış 16:18
·
Tevrat
וַיָּמֹ֣דּוּ בָעֹ֔מֶר וְלֹ֤א הֶעְדִּיף֙ הַמַּרְבֶּ֔ה וְהַמַּמְעִ֖יט לֹ֣א הֶחְסִ֑יר אִ֥ישׁ לְפִֽי־אָכְל֖וֹ לָקָֽטוּ
Ve omerle (~2 litre) ölçtüler ve çoğaltan fazlalaştırmadı ve azaltan eksiltmedi; adam yemesinin oranına göre topladılar.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 19:2
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֗ מָ֤ה אִמְּךָ֙ לְבִיָּ֔א בֵּ֥ין אֲרָי֖וֹת רָבָ֑צָה בְּת֥וֹךְ כְּפִרִ֖ים רִבְּתָ֥ה גוּרֶֽיהָ
Ve diyeceksin: Annen nedir? Bir dişi aslan, aslanların arasında yattı; genç aslanların içinde yavrularını büyüttü.
1. Samuel 14:30
·
Tevrat
אַ֗ף כִּ֡י לוּא֩ אָכֹ֨ל אָכַ֤ל הַיּוֹם֙ הָעָ֔ם מִשְּׁלַ֥ל אֹיְבָ֖יו אֲשֶׁ֣ר מָצָ֑א כִּ֥י עַתָּ֛ה לֹֽא־רָבְתָ֥ה מַכָּ֖ה בַּפְּלִשְׁתִּֽים
Kaldı ki halk bugün bulduğu düşmanlarının ganimetinden kesinlikle yemiş olsaydı; çünkü şimdi Filistlilerdeki vuruş çoğalmadı.