96
Kullanım
5
Lemma
31
Türev
36
Anlam
5 lemma, 31 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
קָרַן Lemma | karan | parladı, ışın saçmak, parlamak, boynuzlanmak | İsim | 14 | ||
קַרְנוֹת | karnot | boynuzları, boynuz, tepe, güç, ışın | İsim | 10 | ||
קַרְנֹתָיו | karnotav | boynuzları, boynuz, tepe, güç, ışın | Zamir | 10 | ||
Örnek Ayetler (4 / 10) Hezekiel 43:20 · Tevrat וְלָקַחְתָּ֣ מִדָּמ֗וֹ וְנָ֨תַתָּ֜ה עַל־אַרְבַּ֤ע קַרְנֹתָיו֙ וְאֶל־אַרְבַּע֙ פִּנּ֣וֹת הָעֲזָרָ֔ה וְאֶֽל־הַגְּב֖וּל סָבִ֑יב וְחִטֵּאתָ֥ אוֹת֖וֹ וְכִפַּרְתָּֽהוּ Ve onun kanından alacaksın, ve onun dört boynuzunun üzerine, pervazın dört köşesine ve çepeçevre sınırın üzerine koyacaksın; ve onu arındıracaksın ve onun için kefaret edeceksin. Mısır'dan Çıkış 27:2 · Tevrat וְעָשִׂ֣יתָ קַרְנֹתָ֗יו עַ֚ל אַרְבַּ֣ע פִּנֹּתָ֔יו מִמֶּ֖נּוּ תִּהְיֶ֣יןָ קַרְנֹתָ֑יו וְצִפִּיתָ֥ אֹת֖וֹ נְחֹֽשֶׁת Dört köşesine boynuzlarını yapacaksın; boynuzları ondan olacak ve onu tunçla kaplayacaksın. Mısır'dan Çıkış 30:2 · Tevrat אַמָּ֨ה אָרְכּ֜וֹ וְאַמָּ֤ה רָחְבּוֹ֙ רָב֣וּעַ יִהְיֶ֔ה וְאַמָּתַ֖יִם קֹמָת֑וֹ מִמֶּ֖נּוּ קַרְנֹתָֽיו Uzunluğu bir kubit (~45 cm) ve genişliği bir kubit (~45 cm) kare olacaktır ve yüksekliği iki kubit (~90 cm) olacaktır; boynuzları ondan olacaktır. Mısır'dan Çıkış 30:3 · Tevrat וְצִפִּיתָ֨ אֹת֜וֹ זָהָ֣ב טָה֗וֹר אֶת־גַּגּ֧וֹ וְאֶת־קִירֹתָ֛יו סָבִ֖יב וְאֶת־קַרְנֹתָ֑יו וְעָשִׂ֥יתָ לּ֛וֹ זֵ֥ר זָהָ֖ב סָבִֽיב Onu, çatısını, çepeçevre duvarlarını ve boynuzlarını saf altınla kaplayacaksın; ona çepeçevre altından bir pervaz yapacaksın. | ||||||
קַרְנִי | karni | boynuzum, boynuz, güç, ışın | Zamir | 6 | ||
קַרְנֹת | karnot | boynuzları, boynuz, güç, ışın | İsim | 5 | ||
הַקְּרָנוֹת | hakkeranot | boynuzlar, boynuz, köşe, ışın | İsim | 3 | ||
קַרְנַיִם | karnayim | boynuzlar, boynuz, güç, ışın | İsim | 3 | ||
בְּקַרְנוֹת | bekarnot | boynuzlarında, boynuz, tepe, ışın | İsim | 3 | ||
קַרְנְךָ | karnekha | senin boynuzun, boynuz, tepe, güç, ışın | Zamir | 2 | ||
וְקֶרֶן | ve-keren | ve boynuz, boynuz, güç, ışın | İsim | 2 | ||
קַרְנֽוֹ | karno | onun boynuzu, boynuz, güç, tepe | Zamir | 2 | ||
הַקְּרָנַיִם | hakkeranayim | boynuzlar, boynuz, ışın, güç sembolü | İsim | 2 | ||
קַרְנָיו | karnav | onun boynuzları, boynuz, güç, ışın | Zamir | 2 | ||
בְּקֶרֶן | be-keren | boynuzda, boynuz, tepe, ışın | İsim | 2 | ||
הַקֶּרֶן | ha-kkeren | boynuz, boynuz, güç, ışın | İsim | 1 | ||
וּמִקַּרְנֵי | u-mikkarney | ve boynuzlarından, boynuz, tepe, ışın | İsim | 1 | ||
וְהַקְּרָנַיִם | ve-ha-karanayim | ve iki boynuz, boynuz, ışın, tepe, güç | İsim | 1 | ||
קַרְנֵֽנוּ | karnenu | boynuzumuz, boynuz, güç, tepe | Zamir | 1 | ||
וְהַקֶּרֶן | ve-hakkeren | ve boynuz, boynuz, ışın, güç | İsim | 1 | ||
וּלְקַרְנוֹת | ulekarnot | ve boynuzlarına, boynuz, köşe, güç, ışın | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 14)
Hezekiel 29:21
·
Tevrat
בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא אַצְמִ֤יחַ קֶ֨רֶן֙ לְבֵ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל וּלְךָ֛ אֶתֵּ֥ן פִּתְחֽוֹן־פֶּ֖ה בְּתוֹכָ֑ם וְיָדְע֖וּ כִּי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
O gün İsrail evi için bir boynuz bitireceğim ve onların arasında sana ağız açıklığı vereceğim; ve bilecekler ki ben Yahve'yim.
Yeremya 48:25
·
Tevrat
נִגְדְּעָה֙ קֶ֣רֶן מוֹאָ֔ב וּזְרֹע֖וֹ נִשְׁבָּ֑רָה נְאֻ֖ם יְהוָֽה
Moav'ın boynuzu kesildi ve onun kolu kırıldı, Yahve'nin bildirisidir.
1. Samuel 2:10
·
Tevrat
יְהוָ֞ה יֵחַ֣תּוּ מְרִיבָ֗יו עָלָיו֙ בַּשָּׁמַ֣יִם יַרְעֵ֔ם יְהוָ֖ה יָדִ֣ין אַפְסֵי־אָ֑רֶץ וְיִתֶּן־עֹ֣ז לְמַלְכּ֔וֹ וְיָרֵ֖ם קֶ֥רֶן מְשִׁיחֽוֹ
Yahve'yle çekişenler kırılır, göklerde onlara karşı gürler; Yahve yerin uçlarını yargılar ve kralına güç verir ve meshedilmişinin boynuzunu yükseltir.'
1. Samuel 16:13
·
Tevrat
וַיִּקַּ֨ח שְׁמוּאֵ֜ל אֶת־קֶ֣רֶן הַשֶּׁ֗מֶן וַיִּמְשַׁ֣ח אֹתוֹ֮ בְּקֶ֣רֶב אֶחָיו֒ וַתִּצְלַ֤ח רֽוּחַ־יְהוָה֙ אֶל־דָּוִ֔ד מֵהַיּ֥וֹם הַה֖וּא וָמָ֑עְלָה וַיָּ֣קָם שְׁמוּאֵ֔ל וַיֵּ֖לֶךְ הָרָמָֽתָה
Samuel yağ boynuzunu aldı ve onu kardeşlerinin ortasında meshetti. O günden ve sonrasında Yahve'nin ruhu Davut'un üzerine güçlü bir şekilde geldi. Samuel kalktı ve Rama'ya gitti.
1. Krallar 1:39
·
Tevrat
וַיִּקַּח֩ צָד֨וֹק הַכֹּהֵ֜ן אֶת־קֶ֤רֶן הַשֶּׁ֨מֶן֙ מִן־הָאֹ֔הֶל וַיִּמְשַׁ֖ח אֶת־שְׁלֹמֹ֑ה וַֽיִּתְקְעוּ֙ בַּשּׁוֹפָ֔ר וַיֹּֽאמְרוּ֙ כָּל־הָעָ֔ם יְחִ֖י הַמֶּ֥לֶךְ שְׁלֹמֹֽה
Kâhin Tsadok çadırdan yağ boynuzunu aldı ve Süleyman'ı meshetti. Şofar çaldılar ve bütün halk, 'Yaşasın kral Süleyman!' dedi.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Amos 3:14
·
Tevrat
כִּ֗י בְּי֛וֹם פָּקְדִ֥י פִשְׁעֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל עָלָ֑יו וּפָֽקַדְתִּי֙ עַל־מִזְבְּח֣וֹת בֵּֽית־אֵ֔ל וְנִגְדְּעוּ֙ קַרְנ֣וֹת הַמִּזְבֵּ֔חַ וְנָפְל֖וּ לָאָֽרֶץ
'Çünkü İsrail'in isyanlarını onun üzerinde yokladığım gün, Beytel'in sunaklarını da yoklayacağım; sunağın boynuzları kesilecek ve yere düşecek.'
Hezekiel 27:15
·
Tevrat
בְּנֵ֤י דְדָן֙ רֹֽכְלַ֔יִךְ אִיִּ֥ים רַבִּ֖ים סְחֹרַ֣ת יָדֵ֑ךְ קַרְנ֥וֹת שֵׁן֙ וְהָבְנִ֔ים הֵשִׁ֖יבוּ אֶשְׁכָּרֵֽךְ
Dedan oğulları senin tüccarlarındı, birçok adalar senin elinin ticaretiydi; fildişi boynuzları ve abanoz ağaçlarını sana haraç olarak döndürdüler.
Zekeriya 2:1
·
Tevrat
וָאֶשָּׂ֥א אֶת־עֵינַ֖י וָאֵ֑רֶא וְהִנֵּ֖ה אַרְבַּ֥ע קְרָנֽוֹת
Gözlerimi kaldırdım ve gördüm; ve işte dört boynuz.
Zekeriya 2:4
·
Tevrat
וָאֹמַ֕ר מָ֛ה אֵ֥לֶּה בָאִ֖ים לַֽעֲשׂ֑וֹת וַיֹּ֣אמֶר לֵאמֹ֗ר אֵ֣לֶּה הַקְּרָנ֞וֹת אֲשֶׁר־זֵ֣רוּ אֶת־יְהוּדָ֗ה כְּפִי־אִישׁ֙ לֹא־נָשָׂ֣א רֹאשׁ֔וֹ וַיָּבֹ֤אוּ אֵ֨לֶּה֙ לְהַחֲרִ֣יד אֹתָ֔ם לְיַדּ֞וֹת אֶת־קַרְנ֣וֹת הַגּוֹיִ֗ם הַנֹּשְׂאִ֥ים קֶ֛רֶן אֶל־אֶ֥רֶץ יְהוּדָ֖ה לְזָרוֹתָֽהּ
Ve dedim: 'Bunlar ne yapmaya geliyorlar?' O da diyerek dedi: 'Bunlar, hiçbir adamın başını kaldıramayacağı kadar Yahuda'yı dağıtan boynuzlardır; ve bunlar, Yahuda diyarını dağıtmak için ona boynuz kaldıran ulusların boynuzlarını yere çalmak ve onları dehşete düşürmek için geldiler.'
Mezmurlar 75:11
·
Tevrat
וְכָל־קַרְנֵ֣י רְשָׁעִ֣ים אֲגַדֵּ֑עַ תְּ֝רוֹמַ֗מְנָה קַֽרְנ֥וֹת צַדִּֽיק
Ve kötülerin bütün boynuzlarını keseceğim; doğru kişinin boynuzları yükselecektir.
Örnek Ayetler (4 / 10)
Hezekiel 43:20
·
Tevrat
וְלָקַחְתָּ֣ מִדָּמ֗וֹ וְנָ֨תַתָּ֜ה עַל־אַרְבַּ֤ע קַרְנֹתָיו֙ וְאֶל־אַרְבַּע֙ פִּנּ֣וֹת הָעֲזָרָ֔ה וְאֶֽל־הַגְּב֖וּל סָבִ֑יב וְחִטֵּאתָ֥ אוֹת֖וֹ וְכִפַּרְתָּֽהוּ
Ve onun kanından alacaksın, ve onun dört boynuzunun üzerine, pervazın dört köşesine ve çepeçevre sınırın üzerine koyacaksın; ve onu arındıracaksın ve onun için kefaret edeceksin.
Mısır'dan Çıkış 27:2
·
Tevrat
וְעָשִׂ֣יתָ קַרְנֹתָ֗יו עַ֚ל אַרְבַּ֣ע פִּנֹּתָ֔יו מִמֶּ֖נּוּ תִּהְיֶ֣יןָ קַרְנֹתָ֑יו וְצִפִּיתָ֥ אֹת֖וֹ נְחֹֽשֶׁת
Dört köşesine boynuzlarını yapacaksın; boynuzları ondan olacak ve onu tunçla kaplayacaksın.
Mısır'dan Çıkış 30:2
·
Tevrat
אַמָּ֨ה אָרְכּ֜וֹ וְאַמָּ֤ה רָחְבּוֹ֙ רָב֣וּעַ יִהְיֶ֔ה וְאַמָּתַ֖יִם קֹמָת֑וֹ מִמֶּ֖נּוּ קַרְנֹתָֽיו
Uzunluğu bir kubit (~45 cm) ve genişliği bir kubit (~45 cm) kare olacaktır ve yüksekliği iki kubit (~90 cm) olacaktır; boynuzları ondan olacaktır.
Mısır'dan Çıkış 30:3
·
Tevrat
וְצִפִּיתָ֨ אֹת֜וֹ זָהָ֣ב טָה֗וֹר אֶת־גַּגּ֧וֹ וְאֶת־קִירֹתָ֛יו סָבִ֖יב וְאֶת־קַרְנֹתָ֑יו וְעָשִׂ֥יתָ לּ֛וֹ זֵ֥ר זָהָ֖ב סָבִֽיב
Onu, çatısını, çepeçevre duvarlarını ve boynuzlarını saf altınla kaplayacaksın; ona çepeçevre altından bir pervaz yapacaksın.
Örnek Ayetler (5 / 6)
1. Samuel 2:1
·
Tevrat
וַתִּתְפַּלֵּ֤ל חַנָּה֙ וַתֹּאמַ֔ר עָלַ֤ץ לִבִּי֙ בַּֽיהוָ֔ה רָ֥מָה קַרְנִ֖י בַּֽיהוָ֑ה רָ֤חַב פִּי֙ עַל־א֣וֹיְבַ֔י כִּ֥י שָׂמַ֖חְתִּי בִּישׁוּעָתֶֽךָ
Hanna dua etti ve dedi: 'Kalbim Yahve'de coştu, boynuzum Yahve'de yükseldi; ağzım düşmanlarımın üzerine genişledi, çünkü senin kurtarışınla sevindim.
1. Krallar 22:11
·
Tevrat
וַיַּ֥עַשׂ ל֛וֹ צִדְקִיָּ֥ה בֶֽן־כְּנַעֲנָ֖ה קַרְנֵ֣י בַרְזֶ֑ל וַיֹּ֨אמֶר֙ כֹּֽה־אָמַ֣ר יְהוָ֔ה בְּאֵ֛לֶּה תְּנַגַּ֥ח אֶת־אֲרָ֖ם עַד־כַּלֹּתָֽם
Kenaana oğlu Tsidkiya kendine demir boynuzlar yaptı ve dedi: 'Yahve şöyle diyor: Bunlarla Aram'ı onlar tükenene kadar boynuzlayacaksın.'
Mezmurlar 75:11
·
Tevrat
וְכָל־קַרְנֵ֣י רְשָׁעִ֣ים אֲגַדֵּ֑עַ תְּ֝רוֹמַ֗מְנָה קַֽרְנ֥וֹת צַדִּֽיק
Ve kötülerin bütün boynuzlarını keseceğim; doğru kişinin boynuzları yükselecektir.
Mezmurlar 92:11
·
Tevrat
וַתָּ֣רֶם כִּרְאֵ֣ים קַרְנִ֑י בַּ֝לֹּתִ֗י בְּשֶׁ֣מֶן רַעֲנָֽן
Ve boynuzumu yaban öküzü gibi yükselttin; taze yağla yağlandım.
2. Tarihler 18:10
·
Tevrat
וַיַּ֥עַשׂ ל֛וֹ צִדְקִיָּ֥הוּ בֶֽן־כְּנַעֲנָ֖ה קַרְנֵ֣י בַרְזֶ֑ל וַיֹּ֨אמֶר֙ כֹּֽה־אָמַ֣ר יְהוָ֔ה בְּאֵ֛לֶּה תְּנַגַּ֥ח אֶת־אֲרָ֖ם עַד־כַּלּוֹתָֽם
Kenaana oğlu Sidkiya kendisine demir boynuzları yaptı ve dedi: 'Yahve şöyle dedi: Onları bitirene kadar Aram'ı bunlarla toslayacaksın.'
Örnek Ayetler (5)
Levililer 4:18
·
Tevrat
וּמִן־הַדָּ֞ם יִתֵּ֣ן עַל־קַרְנֹ֣ת הַמִּזְבֵּ֗חַ אֲשֶׁר֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה אֲשֶׁ֖ר בְּאֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וְאֵ֣ת כָּל־הַדָּ֗ם יִשְׁפֹּךְ֙ אֶל־יְסוֹד֙ מִזְבַּ֣ח הָעֹלָ֔ה אֲשֶׁר־פֶּ֖תַח אֹ֥הֶל מוֹעֵֽד
Ve kandan Buluşma Çadırı'nda olan, Yahve'nin önündeki sunağın boynuzlarının üzerine sürecek; ve bütün kanı Buluşma Çadırı'nın girişinde olan yakmalık sunu sunağının tabanına dökecektir.
Levililer 4:25
·
Tevrat
וְלָקַ֨ח הַכֹּהֵ֜ן מִדַּ֤ם הַֽחַטָּאת֙ בְּאֶצְבָּע֔וֹ וְנָתַ֕ן עַל־קַרְנֹ֖ת מִזְבַּ֣ח הָעֹלָ֑ה וְאֶת־דָּמ֣וֹ יִשְׁפֹּ֔ךְ אֶל־יְס֖וֹד מִזְבַּ֥ח הָעֹלָֽה
Ve kâhin parmağıyla günah sunusunun kanından alacak ve yakmalık sunu sunağının boynuzlarının üzerine sürecek; ve onun kanını yakmalık sunu sunağının tabanına dökecektir.
Levililer 4:30
·
Tevrat
וְלָקַ֨ח הַכֹּהֵ֤ן מִדָּמָהּ֙ בְּאֶצְבָּע֔וֹ וְנָתַ֕ן עַל־קַרְנֹ֖ת מִזְבַּ֣ח הָעֹלָ֑ה וְאֶת־כָּל־דָּמָ֣הּ יִשְׁפֹּ֔ךְ אֶל־יְס֖וֹד הַמִּזְבֵּֽחַ
Kâhin parmağıyla onun kanından alacak ve yakmalık sunu sunağının boynuzlarının üzerine koyacaktır; ve onun bütün kanını sunağın tabanına dökecektir.
Levililer 4:34
·
Tevrat
וְלָקַ֨ח הַכֹּהֵ֜ן מִדַּ֤ם הַֽחַטָּאת֙ בְּאֶצְבָּע֔וֹ וְנָתַ֕ן עַל־קַרְנֹ֖ת מִזְבַּ֣ח הָעֹלָ֑ה וְאֶת־כָּל־דָּמָ֣הּ יִשְׁפֹּ֔ךְ אֶל־יְס֖וֹד הַמִּזְבֵּֽחַ
Kâhin parmağıyla günah sunusunun kanından alacak ve yakmalık sunu sunağının boynuzlarının üzerine koyacaktır; ve onun bütün kanını sunağın tabanına dökecektir.
Mısır'dan Çıkış 29:12
·
Tevrat
וְלָֽקַחְתָּ֙ מִדַּ֣ם הַפָּ֔ר וְנָתַתָּ֛ה עַל־קַרְנֹ֥ת הַמִּזְבֵּ֖חַ בְּאֶצְבָּעֶ֑ךָ וְאֶת־כָּל־הַדָּ֣ם תִּשְׁפֹּ֔ךְ אֶל־יְס֖וֹד הַמִּזְבֵּֽחַ
Boğanın kanından alacaksın ve parmağınla sunağın boynuzları üzerine koyacaksın; bütün kanı sunağın tabanına dökeceksin.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 43:15
·
Tevrat
וְהַֽהַרְאֵ֖ל אַרְבַּ֣ע אַמּ֑וֹת וּמֵהָאֲרִאֵ֣יל וּלְמַ֔עְלָה הַקְּרָנ֖וֹת אַרְבַּֽע
Ve sunak ocağı dört kubit (~45 cm); ve sunak ocağından yukarıya doğru dört boynuz vardı.
Zekeriya 2:2
·
Tevrat
וָאֹמַ֗ר אֶל־הַמַּלְאָ֛ךְ הַדֹּבֵ֥ר בִּ֖י מָה־אֵ֑לֶּה וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֔י אֵ֤לֶּה הַקְּרָנוֹת֙ אֲשֶׁ֣ר זֵר֣וּ אֶת־יְהוּדָ֔ה אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל וִירוּשָׁלָֽם
Benimle konuşan haberciye dedim: 'Bunlar nedir?' Bana dedi: 'Bunlar Yahuda'yı, İsrail'i ve Yeruşalim'i dağıtan boynuzlardır.'
Zekeriya 2:4
·
Tevrat
וָאֹמַ֕ר מָ֛ה אֵ֥לֶּה בָאִ֖ים לַֽעֲשׂ֑וֹת וַיֹּ֣אמֶר לֵאמֹ֗ר אֵ֣לֶּה הַקְּרָנ֞וֹת אֲשֶׁר־זֵ֣רוּ אֶת־יְהוּדָ֗ה כְּפִי־אִישׁ֙ לֹא־נָשָׂ֣א רֹאשׁ֔וֹ וַיָּבֹ֤אוּ אֵ֨לֶּה֙ לְהַחֲרִ֣יד אֹתָ֔ם לְיַדּ֞וֹת אֶת־קַרְנ֣וֹת הַגּוֹיִ֗ם הַנֹּשְׂאִ֥ים קֶ֛רֶן אֶל־אֶ֥רֶץ יְהוּדָ֖ה לְזָרוֹתָֽהּ
Ve dedim: 'Bunlar ne yapmaya geliyorlar?' O da diyerek dedi: 'Bunlar, hiçbir adamın başını kaldıramayacağı kadar Yahuda'yı dağıtan boynuzlardır; ve bunlar, Yahuda diyarını dağıtmak için ona boynuz kaldıran ulusların boynuzlarını yere çalmak ve onları dehşete düşürmek için geldiler.'
Örnek Ayetler (3)
Amos 6:13
·
Tevrat
הַשְּׂמֵחִ֖ים לְלֹ֣א דָבָ֑ר הָאֹ֣מְרִ֔ים הֲל֣וֹא בְחָזְקֵ֔נוּ לָקַ֥חְנוּ לָ֖נוּ קַרְנָֽיִם
Hiçbir şey olmayan şeye sevinenler, 'Kendi gücümüzle kendimize boynuzlar almadık mı?' diyenler!
Habakkuk 3:4
·
Tevrat
וְנֹ֨גַהּ֙ כָּא֣וֹר תִּֽהְיֶ֔ה קַרְנַ֥יִם מִיָּד֖וֹ ל֑וֹ וְשָׁ֖ם חֶבְי֥וֹן עֻזֹּֽה
Ve parıltı ışık gibi olacak, onun elinden ışınları vardır ve onun gücünün gizlendiği yer oradadır.
Daniel 8:3
·
Tevrat
וָאֶשָּׂ֤א עֵינַי֙ וָאֶרְאֶ֔ה וְהִנֵּ֣ה אַ֣יִל אֶחָ֗ד עֹמֵ֛ד לִפְנֵ֥י הָאֻבָ֖ל וְל֣וֹ קְרָנָ֑יִם וְהַקְּרָנַ֣יִם גְּבֹה֗וֹת וְהָאַחַת֙ גְּבֹהָ֣ה מִן־הַשֵּׁנִ֔ית וְהַ֨גְּבֹהָ֔ה עֹלָ֖ה בָּאַחֲרֹנָֽה
Gözlerimi kaldırdım ve gördüm, ve işte kanalın önünde bir koç duruyordu ve onun iki boynuzu vardı; iki boynuz yüksekti ve biri ikincisinden yüksekti ve yüksek olan sonradan çıkıyordu.
Örnek Ayetler (3)
1. Krallar 1:50
·
Tevrat
וַאֲדֹ֣נִיָּ֔הוּ יָרֵ֖א מִפְּנֵ֣י שְׁלֹמֹ֑ה וַיָּ֣קָם וַיֵּ֔לֶךְ וַֽיַּחֲזֵ֖ק בְּקַרְנ֥וֹת הַמִּזְבֵּֽחַ
Adoniya Süleyman'ın yüzünden korktu; kalktı, gitti ve sunağın boynuzlarına tutundu.
1. Krallar 1:51
·
Tevrat
וַיֻּגַּ֤ד לִשְׁלֹמֹה֙ לֵאמֹ֔ר הִנֵּה֙ אֲדֹ֣נִיָּ֔הוּ יָרֵ֖א אֶת־הַמֶּ֣לֶךְ שְׁלֹמֹ֑ה וְ֠הִנֵּה אָחַ֞ז בְּקַרְנ֤וֹת הַמִּזְבֵּ֨חַ֙ לֵאמֹ֔ר יִשָּֽׁבַֽע־לִ֤י כַיּוֹם֙ הַמֶּ֣לֶךְ שְׁלֹמֹ֔ה אִם־יָמִ֥ית אֶת־עַבְדּ֖וֹ בֶּחָֽרֶב
Süleyman'a bildirildi ve dendi: 'İşte Adoniya kral Süleyman'dan korkuyor ve işte sunağın boynuzlarını tuttu ve diyor: Kral Süleyman kulunu kılıçla öldürmeyeceğine bugün bana yemin etsin.'
1. Krallar 2:28
·
Tevrat
וְהַשְּׁמֻעָה֙ בָּ֣אָה עַד־יוֹאָ֔ב כִּ֣י יוֹאָ֗ב נָטָה֙ אַחֲרֵ֣י אֲדֹנִיָּ֔ה וְאַחֲרֵ֥י אַבְשָׁל֖וֹם לֹ֣א נָטָ֑ה וַיָּ֤נָס יוֹאָב֙ אֶל־אֹ֣הֶל יְהוָ֔ה וַֽיַּחֲזֵ֖ק בְּקַרְנ֥וֹת הַמִּזְבֵּֽחַ
Haber Yoav'a kadar geldi; çünkü Yoav Avşalom'un ardınca eğilmemişti ama Adoniya'nın ardınca eğilmişti. Yoav Yahve'nin çadırına kaçtı ve sunağın boynuzlarına tutundu.
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 16:1
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־שְׁמוּאֵ֗ל עַד־מָתַי֙ אַתָּה֙ מִתְאַבֵּ֣ל אֶל־שָׁא֔וּל וַאֲנִ֣י מְאַסְתִּ֔יו מִמְּלֹ֖ךְ עַל־יִשְׂרָאֵ֑ל מַלֵּ֨א קַרְנְךָ֜ שֶׁ֗מֶן וְלֵ֤ךְ אֶֽשְׁלָחֲךָ֙ אֶל־יִשַׁ֣י בֵּֽית־הַלַּחְמִ֔י כִּֽי־רָאִ֧יתִי בְּבָנָ֛יו לִ֖י מֶֽלֶךְ
Yahve Samuel'e dedi: 'Ben onu İsrail üzerine kral olmaktan reddetmişken, sen ne zamana kadar Şaul için yas tutuyorsun? Boynuzunu yağla doldur ve git; seni Beytlehemli İşay'a göndereceğim, çünkü onun oğulları arasında kendime bir kral gördüm.'
Mika 4:13
·
Tevrat
ק֧וּמִי וָד֣וֹשִׁי בַת־צִיּ֗וֹן כִּֽי־קַרְנֵ֞ךְ אָשִׂ֤ים בַּרְזֶל֙ וּפַרְסֹתַ֨יִךְ֙ אָשִׂ֣ים נְחוּשָׁ֔ה וַהֲדִקּ֖וֹת עַמִּ֣ים רַבִּ֑ים וְהַחֲרַמְתִּ֤י לַֽיהוָה֙ בִּצְעָ֔ם וְחֵילָ֖ם לַאֲד֥וֹן כָּל־הָאָֽרֶץ
Kalk ve harman döv, Siyon kızı, çünkü boynuzunu demir yapacağım ve tırnaklarını tunç yapacağım; ve birçok halkı ezeceksin ve onların kazancını Yahve'ye ve onların servetini bütün yerin Efendisi'ne adayacağım.
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 22:3
·
Tevrat
אֱלֹהֵ֥י צוּרִ֖י אֶחֱסֶה־בּ֑וֹ מָגִנִּ֞י וְקֶ֣רֶן יִשְׁעִ֗י מִשְׂגַּבִּי֙ וּמְנוּסִ֔י מֹשִׁעִ֕י מֵחָמָ֖ס תֹּשִׁעֵֽנִי
Kayamın Tanrısı, O'na sığınacağım; kalkanım ve kurtuluşumun boynuzu, yüksek kulem ve sığınağım, kurtarıcım; beni şiddetten kurtarırsın.'
Mezmurlar 18:3
·
Tevrat
יְהוָ֤ה סַֽלְעִ֥י וּמְצוּדָתִ֗י וּמְפַ֫לְטִ֥י אֵלִ֣י צ֭וּרִי אֶֽחֱסֶה־בּ֑וֹ מָֽגִנִּ֥י וְקֶֽרֶן־יִ֝שְׁעִ֗י מִשְׂגַּבִּֽי
Yahve kayam, hisarım ve kurtarıcımdır; Tanrım, ona sığındığım kayamdır; kalkanım ve kurtuluşumun boynuzu, yüksek kulemdir.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 89:25
·
Tevrat
וֶֽאֶֽמוּנָתִ֣י וְחַסְדִּ֣י עִמּ֑וֹ וּ֝בִשְׁמִ֗י תָּר֥וּם קַרְנֽוֹ
Ve sadakatim ve merhametim onunla olacak ve benim adımla onun boynuzu yükselecek.
Mezmurlar 112:9
·
Tevrat
פִּזַּ֤ר נָ֘תַ֤ן לָאֶבְיוֹנִ֗ים צִ֭דְקָתוֹ עֹמֶ֣דֶת לָעַ֑ד קַ֝רְנ֗וֹ תָּר֥וּם בְּכָבֽוֹד
Dağıttı, yoksullara verdi; doğruluğu sonsuza kadar durur, boynuzu yücelikle yükselecektir.
Örnek Ayetler (2)
Daniel 8:6
·
Tevrat
וַיָּבֹ֗א עַד־הָאַ֨יִל֙ בַּ֣עַל הַקְּרָנַ֔יִם אֲשֶׁ֣ר רָאִ֔יתִי עֹמֵ֖ד לִפְנֵ֣י הָאֻבָ֑ל וַיָּ֥רָץ אֵלָ֖יו בַּחֲמַ֥ת כֹּחֽוֹ
Ve kanalın önünde dururken gördüğüm iki boynuz sahibi koça kadar geldi ve gücünün öfkesiyle ona koştu.
Daniel 8:20
·
Tevrat
הָאַ֥יִל אֲשֶׁר־רָאִ֖יתָ בַּ֣עַל הַקְּרָנָ֑יִם מַלְכֵ֖י מָדַ֥י וּפָרָֽס
Gördüğün iki boynuz sahibi koç, Med ve Pers krallarıdır.
Örnek Ayetler (2)
Daniel 8:7
·
Tevrat
וּרְאִיתִ֞יו מַגִּ֣יעַ אֵ֣צֶל הָאַ֗יִל וַיִּתְמַרְמַ֤ר אֵלָיו֙ וַיַּ֣ךְ אֶת־הָאַ֔יִל וַיְשַׁבֵּר֙ אֶת־שְׁתֵּ֣י קְרָנָ֔יו וְלֹא־הָ֥יָה כֹ֛חַ בָּאַ֖יִל לַעֲמֹ֣ד לְפָנָ֑יו וַיַּשְׁלִיכֵ֤הוּ אַ֨רְצָה֙ וַֽיִּרְמְסֵ֔הוּ וְלֹא־הָיָ֥ה מַצִּ֛יל לָאַ֖יִל מִיָּדֽוֹ
Ve onu koçun yanına ulaşırken gördüm; ona öfkelendi, koça vurdu ve onun iki boynuzunu kırdı; koçta onun önünde durmak için güç yoktu, onu yere attı ve onu çiğnedi; koçu onun elinden kurtaran yoktu.
Yasa'nın Tekrarı 33:17
·
Tevrat
בְּכ֨וֹר שׁוֹר֜וֹ הָדָ֣ר ל֗וֹ וְקַרְנֵ֤י רְאֵם֙ קַרְנָ֔יו בָּהֶ֗ם עַמִּ֛ים יְנַגַּ֥ח יַחְדָּ֖ו אַפְסֵי־אָ֑רֶץ וְהֵם֙ רִבְב֣וֹת אֶפְרַ֔יִם וְהֵ֖ם אַלְפֵ֥י מְנַשֶּֽׁה
Öküzünün ilk doğanının yüceliği onundur ve boynuzları yaban öküzünün boynuzlarıdır; onlarla halkları, yerin uçlarını birlikte boynuzlayacaktır; ve onlar Efrayim'in on binleridir ve onlar Manaşe'nin binleridir.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 5:1
·
Tevrat
אָשִׁ֤ירָה נָּא֙ לִֽידִידִ֔י שִׁירַ֥ת דּוֹדִ֖י לְכַרְמ֑וֹ כֶּ֛רֶם הָיָ֥ה לִֽידִידִ֖י בְּקֶ֥רֶן בֶּן־שָֽׁמֶן
Lütfen sevgilime, sevgilimin bağı için şarkısını söyleyeyim: Sevgilimin verimli bir tepede bir bağı vardı.
Yeşu 6:5
·
Tevrat
וְהָיָ֞ה בִּמְשֹׁ֣ךְ בְּקֶ֣רֶן הַיּוֹבֵ֗ל כְּשָׁמְעֲכֶם֙ אֶת־ק֣וֹל הַשּׁוֹפָ֔ר יָרִ֥יעוּ כָל־הָעָ֖ם תְּרוּעָ֣ה גְדוֹלָ֑ה וְנָ֨פְלָ֜ה חוֹמַ֤ת הָעִיר֙ תַּחְתֶּ֔יהָ וְעָל֥וּ הָעָ֖ם אִ֥ישׁ נֶגְדּֽוֹ
Ve koç boynuzuyla uzun çalındığında, borunun sesini duyduğunuzda, bütün halk büyük bir bağırışla bağıracak; ve şehrin suru kendi altına düşecek ve halk, her adam kendi karşısına çıkacak.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 8:8
·
Tevrat
וּצְפִ֥יר הָעִזִּ֖ים הִגְדִּ֣יל עַד־מְאֹ֑ד וּכְעָצְמ֗וֹ נִשְׁבְּרָה֙ הַקֶּ֣רֶן הַגְּדוֹלָ֔ה וַֽתַּעֲלֶ֜נָה חָז֤וּת אַרְבַּע֙ תַּחְתֶּ֔יהָ לְאַרְבַּ֖ע רוּח֥וֹת הַשָּׁמָֽיִם
Ve teke çok büyüdü; güçlendiğinde büyük boynuz kırıldı ve onun yerine göklerin dört rüzgarına doğru dikkat çekici dört tane çıktı.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 22:22
·
Tevrat
ה֭וֹשִׁיעֵנִי מִפִּ֣י אַרְיֵ֑ה וּמִקַּרְנֵ֖י רֵמִ֣ים עֲנִיתָֽנִי
Beni aslanın ağzından kurtar; ve yaban öküzlerinin boynuzlarından bana cevap verdin.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 8:3
·
Tevrat
וָאֶשָּׂ֤א עֵינַי֙ וָאֶרְאֶ֔ה וְהִנֵּ֣ה אַ֣יִל אֶחָ֗ד עֹמֵ֛ד לִפְנֵ֥י הָאֻבָ֖ל וְל֣וֹ קְרָנָ֑יִם וְהַקְּרָנַ֣יִם גְּבֹה֗וֹת וְהָאַחַת֙ גְּבֹהָ֣ה מִן־הַשֵּׁנִ֔ית וְהַ֨גְּבֹהָ֔ה עֹלָ֖ה בָּאַחֲרֹנָֽה
Gözlerimi kaldırdım ve gördüm, ve işte kanalın önünde bir koç duruyordu ve onun iki boynuzu vardı; iki boynuz yüksekti ve biri ikincisinden yüksekti ve yüksek olan sonradan çıkıyordu.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 89:18
·
Tevrat
כִּֽי־תִפְאֶ֣רֶת עֻזָּ֣מוֹ אָ֑תָּה וּ֝בִרְצֹנְךָ֗ תָּר֥וּם קַרְנֵֽנוּ
Çünkü onların gücünün güzelliği sensin ve senin lütfunla boynuzumuz yükselir.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 8:21
·
Tevrat
וְהַצָּפִ֥יר הַשָּׂעִ֖יר מֶ֣לֶךְ יָוָ֑ן וְהַקֶּ֤רֶן הַגְּדוֹלָה֙ אֲשֶׁ֣ר בֵּין־עֵינָ֔יו ה֖וּא הַמֶּ֥לֶךְ הָרִאשֽׁוֹן
Ve kıllı teke Yunan kralıdır; gözleri arasındaki büyük boynuz, o birinci kraldır.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 17:1
·
Tevrat
חַטַּ֣את יְהוּדָ֗ה כְּתוּבָ֛ה בְּעֵ֥ט בַּרְזֶ֖ל בְּצִפֹּ֣רֶן שָׁמִ֑יר חֲרוּשָׁה֙ עַל־ל֣וּחַ לִבָּ֔ם וּלְקַרְנ֖וֹת מִזְבְּחוֹתֵיכֶֽם
Yahuda'nın günahı demir kalemle, elmas ucuyla yazılmıştır; kalplerinin levhası üzerine ve sunaklarınızın boynuzlarına kazınmıştır.