710
Kullanım
10
Lemma
149
Türev
137
Anlam
10 lemma, 149 türev form
Örnek Ayetler (1)
Levililer 10:3
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֜ה אֶֽל־אַהֲרֹ֗ן הוּא֩ אֲשֶׁר־דִּבֶּ֨ר יְהוָ֤ה לֵאמֹר֙ בִּקְרֹבַ֣י אֶקָּדֵ֔שׁ וְעַל־פְּנֵ֥י כָל־הָעָ֖ם אֶכָּבֵ֑ד וַיִּדֹּ֖ם אַהֲרֹֽן
Musa Harun'a dedi: 'Yahve'nin konuştuğu şudur, diyerek: Bana yaklaşanlarda kutsal kılınacağım ve bütün halkın önünde yüceltileceğim.' Harun sustu.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 38:12
·
Tevrat
אֹֽהֲבַ֨י וְרֵעַ֗י מִנֶּ֣גֶד נִגְעִ֣י יַעֲמֹ֑דוּ וּ֝קְרוֹבַ֗י מֵרָחֹ֥ק עָמָֽדוּ
Sevenlerim ve dostlarım yaramın karşısında duruyorlar ve yakınlarım uzaktan durdular.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 19:14
·
Tevrat
חָדְל֥וּ קְרוֹבָ֑י וּֽמְיֻדָּעַ֥י שְׁכֵחֽוּנִי
Yakınlarım bıraktılar ve dostlarım beni unuttular.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 32:27
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֗ם כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל שִׂ֥ימוּ אִישׁ־חַרְבּ֖וֹ עַל־יְרֵכ֑וֹ עִבְר֨וּ וָשׁ֜וּבוּ מִשַּׁ֤עַר לָשַׁ֨עַר֙ בַּֽמַּחֲנֶ֔ה וְהִרְג֧וּ אִֽישׁ־אֶת־אָחִ֛יו וְאִ֥ישׁ אֶת־רֵעֵ֖הוּ וְאִ֥ישׁ אֶת־קְרֹבֽוֹ
Onlara dedi: 'İsrail'in Tanrısı Yahve şöyle diyor: Her adam kılıcını uyluğunun üzerine koysun; ordugahta kapıdan kapıya geçin ve dönün; ve her adam kardeşini, her adam dostunu ve her adam yakınını öldürsün.'
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 19:20
·
Tevrat
הִנֵּה־נָ֠א הָעִ֨יר הַזֹּ֧את קְרֹבָ֛ה לָנ֥וּס שָׁ֖מָּה וְהִ֣יא מִצְעָ֑ר אִמָּלְטָ֨ה נָּ֜א שָׁ֗מָּה הֲלֹ֥א מִצְעָ֛ר הִ֖וא וּתְחִ֥י נַפְשִֽׁי
İşte, bu şehir oraya kaçmak için yakındır ve o küçüktür; lütfen oraya kaçayım, o küçük değil mi? Böylece canım yaşar.'
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 21:3
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה הָעִ֔יר הַקְּרֹבָ֖ה אֶל־הֶחָלָ֑ל וְלָֽקְח֡וּ זִקְנֵי֩ הָעִ֨יר הַהִ֜וא עֶגְלַ֣ת בָּקָ֗ר אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־עֻבַּד֙ בָּ֔הּ אֲשֶׁ֥ר לֹא־מָשְׁכָ֖ה בְּעֹֽל
Öldürülmüş olana yakın olan şehir olacak; ve o şehrin ihtiyarları, kendisiyle çalıştırılmamış, boyunduruk çekmemiş bir sığır düvesi alacaklar.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 148:14
·
Tevrat
וַיָּ֤רֶם קֶ֨רֶן לְעַמּ֡וֹ תְּהִלָּ֤ה לְֽכָל־חֲסִידָ֗יו לִבְנֵ֣י יִ֭שְׂרָאֵל עַֽם־קְרֹב֗וֹ הַֽלְלוּ־יָֽהּ
Ve halkı için bir boynuz yükseltti, bütün sadıkları için, ona yakın halk olan İsrail oğulları için bir övgü. Yah'ı yüceltin!
Örnek Ayetler (1)
Levililer 21:3
·
Tevrat
וְלַאֲחֹת֤וֹ הַבְּתוּלָה֙ הַקְּרוֹבָ֣ה אֵלָ֔יו אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־הָיְתָ֖ה לְאִ֑ישׁ לָ֖הּ יִטַּמָּֽא
Ve bir adama ait olmamış, ona yakın bakire kız kardeşi için; onun için kirlenebilir.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 10:14
·
Tevrat
חֲכָמִ֥ים יִצְפְּנוּ־דָ֑עַת וּפִֽי־אֱ֝וִיל מְחִתָּ֥ה קְרֹבָֽה
Bilgeler bilgi saklarlar ve akılsızın ağzı yakın yıkımdır.
Örnek Ayetler (1)
Ester 1:14
·
Tevrat
וְהַקָּרֹ֣ב אֵלָ֗יו כַּרְשְׁנָ֤א שֵׁתָר֙ אַדְמָ֣תָא תַרְשִׁ֔ישׁ מֶ֥רֶס מַרְסְנָ֖א מְמוּכָ֑ן שִׁבְעַ֞ת שָׂרֵ֣י פָּרַ֣ס וּמָדַ֗י רֹאֵי֙ פְּנֵ֣י הַמֶּ֔לֶךְ הַיֹּשְׁבִ֥ים רִאשֹׁנָ֖ה בַּמַּלְכֽוּת
Ve ona yakın olanlar Karşena, Şetar, Admata, Tarşiş, Meres, Marsena, Memukan'dı; kralın yüzünü gören, krallıkta birinci oturan Pers ve Med'in yedi yöneticisiydi.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 22:5
·
Tevrat
הַקְּרֹב֛וֹת וְהָרְחֹק֥וֹת מִמֵּ֖ךְ יִתְקַלְּסוּ־בָ֑ךְ טְמֵאַ֣ת הַשֵּׁ֔ם רַבַּ֖ת הַמְּהוּמָֽה
Sana yakın olanlar ve uzak olanlar seninle alay edecekler, ey kirli isimli, çok kargaşalı.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 57:19
·
Tevrat
בּוֹרֵ֖א נִ֣יב שְׂפָתָ֑יִם שָׁל֨וֹם שָׁל֜וֹם לָרָח֧וֹק וְלַקָּר֛וֹב אָמַ֥ר יְהוָ֖ה וּרְפָאתִֽיו
Dudakların meyvesini yaratan Yahve dedi: Uzağa ve yakına esenlik, esenlik; ve onu iyileştireceğim.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 48:24
·
Tevrat
וְעַל־קְרִיּ֖וֹת וְעַל־בָּצְרָ֑ה וְעַ֗ל כָּל־עָרֵי֙ אֶ֣רֶץ מוֹאָ֔ב הָרְחֹק֖וֹת וְהַקְּרֹבֽוֹת
Ve Keriyot'a ve Botsra'ya ve Moav diyarının uzaktaki ve yakındaki bütün şehirlerine.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 11:3
·
Tevrat
הָאֹ֣מְרִ֔ים לֹ֥א בְקָר֖וֹב בְּנ֣וֹת בָּתִּ֑ים הִ֣יא הַסִּ֔יר וַאֲנַ֖חְנוּ הַבָּשָֽׂר
Diyenler: 'Evler inşa etmek yakında değil; o tenceredir ve biz etiz.'
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 15:3
·
Tevrat
לֹֽא־רָגַ֨ל עַל־לְשֹׁנ֗וֹ לֹא־עָשָׂ֣ה לְרֵעֵ֣הוּ רָעָ֑ה וְ֝חֶרְפָּ֗ה לֹא־נָשָׂ֥א עַל־קְרֹֽבוֹ
Dilinde iftira etmeyen, komşusuna kötülük yapmayan ve yakınına karşı kınama taşımayan;
Örnek Ayetler (2)
1. Krallar 5:7
·
Tevrat
וְכִלְכְּלוּ֩ הַנִּצָּבִ֨ים הָאֵ֜לֶּה אֶת־הַמֶּ֣לֶךְ שְׁלֹמֹ֗ה וְאֵ֧ת כָּל־הַקָּרֵ֛ב אֶל־שֻׁלְחַ֥ן הַמֶּֽלֶךְ־שְׁלֹמֹ֖ה אִ֣ישׁ חָדְשׁ֑וֹ לֹ֥א יְעַדְּר֖וּ דָּבָֽר
Bu valiler, her adam kendi ayında, Kral Süleyman'ı ve Kral Süleyman'ın masasına yaklaşan herkesi beslerlerdi; hiçbir şeyi eksik etmezlerdi.
Çölde Sayım 17:28
·
Tevrat
כֹּ֣ל הַקָּרֵ֧ב הַקָּרֵ֛ב אֶל־מִשְׁכַּ֥ן יְהוָ֖ה יָמ֑וּת הַאִ֥ם תַּ֖מְנוּ לִגְוֺֽעַ
Yahve'nin konutuna yaklaşan, yaklaşan herkes ölecek. Can vermeyi tamamlayacak mıyız?
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 40:46
·
Tevrat
וְהַלִּשְׁכָּ֗ה אֲשֶׁ֤ר פָּנֶ֨יהָ֙ דֶּ֣רֶךְ הַצָּפ֔וֹן לַכֹּ֣הֲנִ֔ים שֹׁמְרֵ֖י מִשְׁמֶ֣רֶת הַמִּזְבֵּ֑חַ הֵ֣מָּה בְנֵֽי־צָד֗וֹק הַקְּרֵבִ֧ים מִבְּנֵֽי־לֵוִ֛י אֶל־יְהוָ֖ה לְשָׁרְתֽוֹ
Yüzü kuzey yönüne olan oda ise, sunağın nöbetini tutan kâhinler içindir; onlar, ona hizmet etmek için Levi oğullarından Yahve'ye yaklaşan Sadok oğullarıdır.
Hezekiel 45:4
·
Tevrat
קֹ֣דֶשׁ מִן־הָאָ֜רֶץ ה֗וּא לַכֹּ֨הֲנִ֜ים מְשָׁרְתֵ֤י הַמִּקְדָּשׁ֙ יִֽהְיֶ֔ה הַקְּרֵבִ֖ים לְשָׁרֵ֣ת אֶת־יְהוָ֑ה וְהָיָ֨ה לָהֶ֤ם מָקוֹם֙ לְבָ֣תִּ֔ים וּמִקְדָּ֖שׁ לַמִּקְדָּֽשׁ
Yerden o kutsal, kutsal yere hizmet eden, Yahve'ye hizmet etmek için yaklaşan kâhinler için olacak; ve onlara evler için bir yer ve kutsal yer için kutsal yer olacak.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 17:41
·
Tevrat
וַיֵּ֨לֶךְ֙ הַפְּלִשְׁתִּ֔י הֹלֵ֥ךְ וְקָרֵ֖ב אֶל־דָּוִ֑ד וְהָאִ֛ישׁ נֹשֵׂ֥א הַצִּנָּ֖ה לְפָנָֽיו
Filistli giderek Davut'a yaklaştı ve kalkan taşıyan adam onun önündeydi.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 18:25
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֤א הַצֹּפֶה֙ וַיַּגֵּ֣ד לַמֶּ֔לֶךְ וַיֹּ֣אמֶר הַמֶּ֔לֶךְ אִם־לְבַדּ֖וֹ בְּשׂוֹרָ֣ה בְּפִ֑יו וַיֵּ֥לֶךְ הָל֖וֹךְ וְקָרֵֽב
Gözcü seslendi ve krala bildirdi. Kral dedi: 'Eğer tek başınaysa, ağzında iyi haber vardır.' O giderek yaklaştı.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 20:3
·
Tevrat
וְאָמַ֤ר אֲלֵהֶם֙ שְׁמַ֣ע יִשְׂרָאֵ֔ל אַתֶּ֨ם קְרֵבִ֥ים הַיּ֛וֹם לַמִּלְחָמָ֖ה עַל־אֹיְבֵיכֶ֑ם אַל־יֵרַ֣ךְ לְבַבְכֶ֗ם אַל־תִּֽירְא֧וּ וְאַֽל־תַּחְפְּז֛וּ וְאַל־תַּֽעַרְצ֖וּ מִפְּנֵיהֶֽם
Ve onlara diyecek: 'Dinle İsrail, siz bugün düşmanlarınıza karşı savaşa yaklaşıyorsunuz; kalbiniz yumuşamasın, korkmayın ve telaşlanmayın ve onların yüzünden dehşete düşmeyin.'