930
Kullanım
9
Lemma
111
Türev
108
Anlam
9 lemma, 111 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
לְמִקְרָא | lemikra | çağrıya, çağrı, toplantı, okuma | İsim | 3 | ||
בַּמִּקְרָֽא | ba-mmikra | çağrıda, çağrı, toplantı, okuma | İsim | 1 | ||
מִקְרָאֶהָ | mikraeha | onun çağrısı, çağrı, okuma, toplantı | Zamir | 1 | ||
לִקְרַאת Lemma | likrat | karşılamak için, karşılamak, karşısına çıkmak, rastlamak | Fiil | 12 | ||
Örnek Ayetler (5 / 12) 1. Samuel 4:1 · Tevrat וַיְהִ֥י דְבַר־שְׁמוּאֵ֖ל לְכָל־יִשְׂרָאֵ֑ל וַיֵּצֵ֣א יִשְׂרָאֵל֩ לִקְרַ֨את פְּלִשְׁתִּ֜ים לַמִּלְחָמָ֗ה וַֽיַּחֲנוּ֙ עַל־הָאֶ֣בֶן הָעֵ֔זֶר וּפְלִשְׁתִּ֖ים חָנ֥וּ בַאֲפֵֽק Samuel'in sözü tüm İsrail'e geldi. İsrail Filistlileri karşılamak için savaşa çıktı ve Eben-Ezer'de ordugâh kurdular; Filistliler de Afek'te ordugâh kurdular. 1. Samuel 4:2 · Tevrat וַיַּעַרְכ֨וּ פְלִשְׁתִּ֜ים לִקְרַ֣את יִשְׂרָאֵ֗ל וַתִּטֹּשׁ֙ הַמִּלְחָמָ֔ה וַיִּנָּ֥גֶף יִשְׂרָאֵ֖ל לִפְנֵ֣י פְלִשְׁתִּ֑ים וַיַּכּ֤וּ בַמַּֽעֲרָכָה֙ בַּשָּׂדֶ֔ה כְּאַרְבַּ֥עַת אֲלָפִ֖ים אִֽישׁ Filistliler İsrail'i karşılamak için dizildiler; savaş yayıldı ve İsrail Filistlilerin yüzünün önünde yenildi. Kırda savaş dizilişinde dört bin kadar adam vurdular. 1. Samuel 15:12 · Tevrat וַיַּשְׁכֵּ֧ם שְׁמוּאֵ֛ל לִקְרַ֥את שָׁא֖וּל בַּבֹּ֑קֶר וַיֻּגַּ֨ד לִשְׁמוּאֵ֜ל לֵאמֹ֗ר בָּֽא־שָׁא֤וּל הַכַּרְמֶ֨לָה֙ וְהִנֵּ֨ה מַצִּ֥יב לוֹ֙ יָ֔ד וַיִּסֹּב֙ וַֽיַּעֲבֹ֔ר וַיֵּ֖רֶד הַגִּלְגָּֽל Samuel sabah Şaul'u karşılamak için erken kalktı; Samuel'e diyerek bildirildi: 'Şaul Karmel'e geldi ve işte kendine anıt dikiyor, döndü, geçti ve Gilgal'a indi.' 1. Samuel 17:2 · Tevrat וְשָׁא֤וּל וְאִֽישׁ־יִשְׂרָאֵל֙ נֶאֶסְפ֔וּ וַֽיַּחֲנ֖וּ בְּעֵ֣מֶק הָאֵלָ֑ה וַיַּעַרְכ֥וּ מִלְחָמָ֖ה לִקְרַ֥את פְּלִשְׁתִּֽים Saul ve İsrail adamları toplandılar, Ela Vadisi'nde ordugah kurdular ve Filistlilere karşı savaşa dizildiler. 1. Samuel 17:21 · Tevrat וַתַּעֲרֹ֤ךְ יִשְׂרָאֵל֙ וּפְלִשְׁתִּ֔ים מַעֲרָכָ֖ה לִקְרַ֥את מַעֲרָכָֽה İsrail ve Filistliler dizilişe karşı diziliş kurdular. | ||||||
לִקְרָאתוֹ | likrato | onu karşılamak, karşılaşmak, karşılamak, rastlamak | Zamir | 4 | ||
נִקְרָא | niqra | seslenildi, seslenmek, çağırmak, okumak | Fiil | 2 | ||
לִקְרָאתִֽי | likrati | karşılamam için, karşılamak, çağırmak, okumak | Zamir | 1 | ||
קָרָאת | karat | çağırdın, çağırmak, seslenmek, okumak, ilan etmek | Fiil | 1 | ||
תִקְרֶאנָה | tikrena | çağıracaklar, çağırmak, seslenmek, okumak | Fiil | 1 | ||
וַתִּקְרֶאנָה | va-ttikrena | ve çağırdılar, çağırmak, seslenmek, okumak | Fiil | 1 | ||
יִקָּרֵא | yikkare | çağrılacak, çağırmak, seslenmek, okumak | Fiil | 1 | ||
קְרָאֻנִי | kera'uni | beni çağırdılar, çağırmak, seslenmek, okumak | Zamir | 1 | ||
וַיִּקָּרֵא | va-yyikkare | ve çağrıldı, çağrılmak, adlandırılmak, okunmak | Fiil | 1 | ||
וְלִקְרַאת | velikrat | ve karşılamaya, karşılamak, çağırmak, okumak | Fiil | 1 | ||
וּקְרָאָהוּ | u-kera'ahu | ve onu çağır, çağırmak, seslenmek, okumak | Zamir | 1 | ||
לִקְרָאתָם | likratam | onları karşılamaya, karşılaşmak, rastlamak, karşılamak | Zamir | 1 | ||
לִקְרָאתִי | likrati | beni karşılamaya, karşılamak, karşılaşmak | Zamir | 1 | ||
נִקְרֹא | nikro | çağrılmak, çağırmak, okumak, ilan etmek | Fiil | 1 | ||
קֹֽרְאֹתַיִךְ | kore'otayikh | seni çağıranlar, çağırmak, seslenmek, okumak | Zamir | 1 | ||
קְרָאַנִי | kera'ani | beni çağırdı, çağırmak, seslenmek, okumak | Zamir | 1 | ||
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 10:2
·
Tevrat
עֲשֵׂ֣ה לְךָ֗ שְׁתֵּי֙ חֲצֽוֹצְרֹ֣ת כֶּ֔סֶף מִקְשָׁ֖ה תַּעֲשֶׂ֣ה אֹתָ֑ם וְהָי֤וּ לְךָ֙ לְמִקְרָ֣א הָֽעֵדָ֔ה וּלְמַסַּ֖ע אֶת־הַֽמַּחֲנֽוֹת
Kendine iki gümüş borazan yap; onları dövme işi yapacaksın; ve topluluğu çağırmak için ve ordugahları yola çıkarmak için senin olacaklar.
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 8:8
·
Tevrat
וַֽיִּקְרְא֥וּ בַסֵּ֛פֶר בְּתוֹרַ֥ת הָאֱלֹהִ֖ים מְפֹרָ֑שׁ וְשׂ֣וֹם שֶׂ֔כֶל וַיָּבִ֖ינוּ בַּמִּקְרָֽא
Tanrı'nın yasası kitabında açıkça okudular ve anlam verdiler, böylece okunanı anladılar.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 4:5
·
Tevrat
וּבָרָ֣א יְהוָ֡ה עַל֩ כָּל־מְכ֨וֹן הַר־צִיּ֜וֹן וְעַל־מִקְרָאֶ֗הָ עָנָ֤ן יוֹמָם֙ וְעָשָׁ֔ן וְנֹ֛גַהּ אֵ֥שׁ לֶהָבָ֖ה לָ֑יְלָה כִּ֥י עַל־כָּל־כָּב֖וֹד חֻפָּֽה
Ve Yahve, Siyon Dağı'nın bütün yerinin üzerine ve onun toplanma yerlerinin üzerine gündüz bir bulut ve duman, gece alevli ateşin parıltısını yaratacak; çünkü bütün yüceliğin üzerinde bir örtü olacak.
Örnek Ayetler (5 / 12)
1. Samuel 4:1
·
Tevrat
וַיְהִ֥י דְבַר־שְׁמוּאֵ֖ל לְכָל־יִשְׂרָאֵ֑ל וַיֵּצֵ֣א יִשְׂרָאֵל֩ לִקְרַ֨את פְּלִשְׁתִּ֜ים לַמִּלְחָמָ֗ה וַֽיַּחֲנוּ֙ עַל־הָאֶ֣בֶן הָעֵ֔זֶר וּפְלִשְׁתִּ֖ים חָנ֥וּ בַאֲפֵֽק
Samuel'in sözü tüm İsrail'e geldi. İsrail Filistlileri karşılamak için savaşa çıktı ve Eben-Ezer'de ordugâh kurdular; Filistliler de Afek'te ordugâh kurdular.
1. Samuel 4:2
·
Tevrat
וַיַּעַרְכ֨וּ פְלִשְׁתִּ֜ים לִקְרַ֣את יִשְׂרָאֵ֗ל וַתִּטֹּשׁ֙ הַמִּלְחָמָ֔ה וַיִּנָּ֥גֶף יִשְׂרָאֵ֖ל לִפְנֵ֣י פְלִשְׁתִּ֑ים וַיַּכּ֤וּ בַמַּֽעֲרָכָה֙ בַּשָּׂדֶ֔ה כְּאַרְבַּ֥עַת אֲלָפִ֖ים אִֽישׁ
Filistliler İsrail'i karşılamak için dizildiler; savaş yayıldı ve İsrail Filistlilerin yüzünün önünde yenildi. Kırda savaş dizilişinde dört bin kadar adam vurdular.
1. Samuel 15:12
·
Tevrat
וַיַּשְׁכֵּ֧ם שְׁמוּאֵ֛ל לִקְרַ֥את שָׁא֖וּל בַּבֹּ֑קֶר וַיֻּגַּ֨ד לִשְׁמוּאֵ֜ל לֵאמֹ֗ר בָּֽא־שָׁא֤וּל הַכַּרְמֶ֨לָה֙ וְהִנֵּ֨ה מַצִּ֥יב לוֹ֙ יָ֔ד וַיִּסֹּב֙ וַֽיַּעֲבֹ֔ר וַיֵּ֖רֶד הַגִּלְגָּֽל
Samuel sabah Şaul'u karşılamak için erken kalktı; Samuel'e diyerek bildirildi: 'Şaul Karmel'e geldi ve işte kendine anıt dikiyor, döndü, geçti ve Gilgal'a indi.'
1. Samuel 17:2
·
Tevrat
וְשָׁא֤וּל וְאִֽישׁ־יִשְׂרָאֵל֙ נֶאֶסְפ֔וּ וַֽיַּחֲנ֖וּ בְּעֵ֣מֶק הָאֵלָ֑ה וַיַּעַרְכ֥וּ מִלְחָמָ֖ה לִקְרַ֥את פְּלִשְׁתִּֽים
Saul ve İsrail adamları toplandılar, Ela Vadisi'nde ordugah kurdular ve Filistlilere karşı savaşa dizildiler.
1. Samuel 17:21
·
Tevrat
וַתַּעֲרֹ֤ךְ יִשְׂרָאֵל֙ וּפְלִשְׁתִּ֔ים מַעֲרָכָ֖ה לִקְרַ֥את מַעֲרָכָֽה
İsrail ve Filistliler dizilişe karşı diziliş kurdular.
Örnek Ayetler (4)
2. Samuel 16:1
·
Tevrat
וְדָוִ֗ד עָבַ֤ר מְעַט֙ מֵֽהָרֹ֔אשׁ וְהִנֵּ֥ה צִיבָ֛א נַ֥עַר מְפִי־בֹ֖שֶׁת לִקְרָאת֑וֹ וְצֶ֨מֶד חֲמֹרִ֜ים חֲבֻשִׁ֗ים וַעֲלֵיהֶם֩ מָאתַ֨יִם לֶ֜חֶם וּמֵאָ֧ה צִמּוּקִ֛ים וּמֵ֥אָה קַ֖יִץ וְנֵ֥בֶל יָֽיִן
Davut baştan biraz geçti ve işte Mefiboşet'in genci Tsiba onu karşılamak için oradaydı; eyerlenmiş bir çift eşek ve onların üzerinde iki yüz ekmek, yüz kuru üzüm, yüz yaz meyvesi ve bir tulum şarap vardı.
1. Samuel 10:10
·
Tevrat
וַיָּבֹ֤אוּ שָׁם֙ הַגִּבְעָ֔תָה וְהִנֵּ֥ה חֶֽבֶל־נְבִאִ֖ים לִקְרָאת֑וֹ וַתִּצְלַ֤ח עָלָיו֙ ר֣וּחַ אֱלֹהִ֔ים וַיִּתְנַבֵּ֖א בְּתוֹכָֽם
Oraya, tepeye geldiler ve işte bir grup peygamber onu karşıladı; Tanrı'nın Ruhu üzerine güçlü bir şekilde geldi ve aralarında peygamberlik etti.
1. Samuel 13:10
·
Tevrat
וַיְהִ֗י כְּכַלֹּתוֹ֙ לְהַעֲל֣וֹת הָעֹלָ֔ה וְהִנֵּ֥ה שְׁמוּאֵ֖ל בָּ֑א וַיֵּצֵ֥א שָׁא֛וּל לִקְרָאת֖וֹ לְבָרֲכֽוֹ
Yakmalık sunuyu sunmayı bitirdiğinde, işte Samuel geldi; Şaul onu bereketlemek için karşılamaya çıktı.
1. Samuel 16:4
·
Tevrat
וַיַּ֣עַשׂ שְׁמוּאֵ֗ל אֵ֚ת אֲשֶׁ֣ר דִּבֶּ֣ר יְהוָ֔ה וַיָּבֹ֖א בֵּ֣ית לָ֑חֶם וַיֶּחֶרְד֞וּ זִקְנֵ֤י הָעִיר֙ לִקְרָאת֔וֹ וַיֹּ֖אמֶר שָׁלֹ֥ם בּוֹאֶֽךָ
Samuel Yahve'nin söylediğini yaptı ve Beytlehem'e geldi. Şehrin ihtiyarları onu karşılamaya titreyerek geldiler ve dediler: 'Gelişin barışla mı?'
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 20:1
·
Tevrat
וְשָׁ֨ם נִקְרָ֜א אִ֣ישׁ בְּלִיַּ֗עַל וּשְׁמ֛וֹ שֶׁ֥בַע בֶּן־בִּכְרִ֖י אִ֣ישׁ יְמִינִ֑י וַיִּתְקַ֣ע בַּשֹּׁפָ֗ר וַ֠יֹּאמֶר אֵֽין־לָ֨נוּ חֵ֜לֶק בְּדָוִ֗ד וְלֹ֤א נַֽחֲלָה־לָ֨נוּ֙ בְּבֶן־יִשַׁ֔י אִ֥ישׁ לְאֹהָלָ֖יו יִשְׂרָאֵֽל
Orada adı Bikri oğlu Şeva olan Benyaminli değersiz bir adam bulunuyordu; o şofarı çaldı ve dedi: 'Davut'ta payımız yok ve İşay oğlunda mirasımız yok; her adam çadırlarına, ey İsrail!'
Mısır'dan Çıkış 5:3
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמְר֔וּ אֱלֹהֵ֥י הָעִבְרִ֖ים נִקְרָ֣א עָלֵ֑ינוּ נֵ֣לֲכָה נָּ֡א דֶּרֶךְ֩ שְׁלֹ֨שֶׁת יָמִ֜ים בַּמִּדְבָּ֗ר וְנִזְבְּחָה֙ לַֽיהוָ֣ה אֱלֹהֵ֔ינוּ פֶּ֨ן־יִפְגָּעֵ֔נוּ בַּדֶּ֖בֶר א֥וֹ בֶחָֽרֶב
Ve dediler: 'İbranilerin Tanrısı bizimle karşılaştı; lütfen çölde üç günlük yola gidelim ve Tanrımız Yahve'ye kurban keselim, yoksa bizi salgın hastalıkla veya kılıçla vurur.'
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 25:32
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר דָּוִ֖ד לַאֲבִיגַ֑ל בָּר֤וּךְ יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁ֧ר שְׁלָחֵ֛ךְ הַיּ֥וֹם הַזֶּ֖ה לִקְרָאתִֽי
Davut Abigail'e dedi: 'Bu gün beni karşılamaya seni gönderen İsrail'in Tanrısı Yahve bereketlidir.'
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 44:23
·
Tevrat
מִפְּנֵי֩ אֲשֶׁ֨ר קִטַּרְתֶּ֜ם וַאֲשֶׁ֧ר חֲטָאתֶ֣ם לַיהוָ֗ה וְלֹ֤א שְׁמַעְתֶּם֙ בְּק֣וֹל יְהוָ֔ה וּבְתֹרָת֧וֹ וּבְחֻקֹּתָ֛יו וּבְעֵדְוֺתָ֖יו לֹ֣א הֲלַכְתֶּ֑ם עַל־כֵּ֞ן קָרָ֥את אֶתְכֶ֛ם הָרָעָ֥ה הַזֹּ֖את כַּיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Buhur yaktığınız ve Yahve'ye günah işlediğiniz, Yahve'nin sesini dinlemediğiniz ve yasasında, kurallarında ve tanıklıklarında yürümediğiniz için, bu yüzden bu gün olduğu gibi bu kötülük sizinle karşılaştı.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 1:10
·
Tevrat
הָ֥בָה נִֽתְחַכְּמָ֖ה ל֑וֹ פֶּן־יִרְבֶּ֗ה וְהָיָ֞ה כִּֽי־תִקְרֶ֤אנָה מִלְחָמָה֙ וְנוֹסַ֤ף גַּם־הוּא֙ עַל־שֹׂ֣נְאֵ֔ינוּ וְנִלְחַם־בָּ֖נוּ וְעָלָ֥ה מִן־הָאָֽרֶץ
Gelin ona bilgece davranalım, çoğalmasın diye; ve savaş olduğunda o da düşmanlarımızın üzerine eklenir ve bize karşı savaşır ve diyardan çıkar.
Örnek Ayetler (1)
Levililer 10:19
·
Tevrat
וַיְדַבֵּ֨ר אַהֲרֹ֜ן אֶל־מֹשֶׁ֗ה הֵ֣ן הַ֠יּוֹם הִקְרִ֨יבוּ אֶת־חַטָּאתָ֤ם וְאֶת־עֹֽלָתָם֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה וַתִּקְרֶ֥אנָה אֹתִ֖י כָּאֵ֑לֶּה וְאָכַ֤לְתִּי חַטָּאת֙ הַיּ֔וֹם הַיִּיטַ֖ב בְּעֵינֵ֥י יְהוָֽה
Harun Musa'ya konuştu: 'İşte, bugün günah sunularını ve yakmalık sunularını Yahve'nin önünde sundular ve başıma bunlar geldi; bugün günah sunusunu yeseydim, Yahve'nin gözünde iyi olur muydu?'
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 22:6
·
Tevrat
כִּ֣י יִקָּרֵ֣א קַן־צִפּ֣וֹר לְפָנֶ֡יךָ בַּדֶּ֜רֶךְ בְּכָל־עֵ֣ץ א֣וֹ עַל־הָאָ֗רֶץ אֶפְרֹחִים֙ א֣וֹ בֵיצִ֔ים וְהָאֵ֤ם רֹבֶ֨צֶת֙ עַל־הָֽאֶפְרֹחִ֔ים א֖וֹ עַל־הַבֵּיצִ֑ים לֹא־תִקַּ֥ח הָאֵ֖ם עַל־הַבָּנִֽים
Yolda, herhangi bir ağaçta veya yer üzerinde, yavrular veya yumurtalar olan bir kuş yuvası senin önüne rastlarsa ve anne yavrular üzerinde veya yumurtalar üzerinde yatıyorsa, anneyi yavrularla birlikte almayacaksın.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 13:22
·
Tevrat
וְכִ֤י תֹאמְרִי֙ בִּלְבָבֵ֔ךְ מַדּ֖וּעַ קְרָאֻ֣נִי אֵ֑לֶּה בְּרֹ֧ב עֲוֺנֵ֛ךְ נִגְל֥וּ שׁוּלַ֖יִךְ נֶחְמְס֥וּ עֲקֵבָֽיִךְ
Ve eğer kalbinde, 'Bunlar neden başıma geldi?' dersen; suçunun çokluğuyla eteklerin açıldı, topukların şiddet gördü.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 18:9
·
Tevrat
וַיִּקָּרֵא֙ אַבְשָׁל֔וֹם לִפְנֵ֖י עַבְדֵ֣י דָוִ֑ד וְאַבְשָׁל֞וֹם רֹכֵ֣ב עַל־הַפֶּ֗רֶד וַיָּבֹ֣א הַפֶּ֡רֶד תַּ֣חַת שׂוֹבֶךְ֩ הָאֵלָ֨ה הַגְּדוֹלָ֜ה וַיֶּחֱזַ֧ק רֹאשׁ֣וֹ בָאֵלָ֗ה וַיֻּתַּן֙ בֵּ֤ין הַשָּׁמַ֨יִם֙ וּבֵ֣ין הָאָ֔רֶץ וְהַפֶּ֥רֶד אֲשֶׁר־תַּחְתָּ֖יו עָבָֽר
Avşalom Davut'un kullarının önüne rastladı. Avşalom katırın üzerinde biniyordu; katır büyük meşenin sık dalları altına geldi, onun başı meşeye sıkıca tutundu ve göklerle yer arasına konuldu; altındaki katır ise geçti.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 30:21
·
Tevrat
וַיָּבֹ֣א דָוִ֗ד אֶל־מָאתַ֨יִם הָאֲנָשִׁ֜ים אֲשֶֽׁר־פִּגְּר֣וּ מִלֶּ֣כֶת אַחֲרֵ֣י דָוִ֗ד וַיֹּֽשִׁיבֻם֙ בְּנַ֣חַל הַבְּשׂ֔וֹר וַיֵּֽצְאוּ֙ לִקְרַ֣את דָּוִ֔ד וְלִקְרַ֖את הָעָ֣ם אֲשֶׁר־אִתּ֑וֹ וַיִּגַּ֤שׁ דָּוִד֙ אֶת־הָעָ֔ם וַיִּשְׁאַ֥ל לָהֶ֖ם לְשָׁלֽוֹם
Davut, Davut'un ardından gitmekten yorgun düşen ve Besor Vadisi'nde oturttukları iki yüz adamın yanına geldi; onlar Davut'u karşılamak ve onunla olan halkı karşılamak için çıktılar. Davut halka yaklaştı ve onlara esenlik sordu.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 42:38
·
Tevrat
וַיֹּ֕אמֶר לֹֽא־יֵרֵ֥ד בְּנִ֖י עִמָּכֶ֑ם כִּֽי־אָחִ֨יו מֵ֜ת וְה֧וּא לְבַדּ֣וֹ נִשְׁאָ֗ר וּקְרָאָ֤הוּ אָסוֹן֙ בַּדֶּ֨רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר תֵּֽלְכוּ־בָ֔הּ וְהוֹרַדְתֶּ֧ם אֶת־שֵׂיבָתִ֛י בְּיָג֖וֹן שְׁאֽוֹלָה
Dedi: 'Oğlum sizinle inmeyecek; çünkü kardeşi öldü ve o yalnız kaldı. Gideceğiniz yolda onun başına bir felaket gelirse, beyaz saçlarımı kederle Şeol'e indirirsiniz.'
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 9:14
·
Tevrat
וַֽיַּעֲל֖וּ הָעִ֑יר הֵ֗מָּה בָּאִים֙ בְּת֣וֹךְ הָעִ֔יר וְהִנֵּ֤ה שְׁמוּאֵל֙ יֹצֵ֣א לִקְרָאתָ֔ם לַעֲל֖וֹת הַבָּמָֽה
Ve şehre çıktılar. Onlar şehrin içine giriyorlardı ve işte Samuel yüksek yere çıkmak için onları karşılamaya çıkıyordu.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 25:34
·
Tevrat
וְאוּלָ֗ם חַי־יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁ֣ר מְנָעַ֔נִי מֵהָרַ֖ע אֹתָ֑ךְ כִּ֣י לוּלֵ֣י מִהַ֗רְתְּ וַתָּבֹאת֙ לִקְרָאתִ֔י כִּ֣י אִם־נוֹתַ֧ר לְנָבָ֛ל עַד־א֥וֹר הַבֹּ֖קֶר מַשְׁתִּ֥ין בְּקִֽיר
Ancak sana kötülük yapmaktan beni alıkoyan İsrail'in Tanrısı Yahve yaşıyor; çünkü eğer acele edip beni karşılamaya gelmeseydin, sabahın ışığına kadar Nabal'a duvara işeyen biri kesinlikle kalmazdı.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 1:6
·
Tevrat
וַיֹּ֜אמֶר הַנַּ֣עַר הַמַּגִּ֣יד ל֗וֹ נִקְרֹ֤א נִקְרֵ֨יתִי֙ בְּהַ֣ר הַגִּלְבֹּ֔עַ וְהִנֵּ֥ה שָׁא֖וּל נִשְׁעָ֣ן עַל־חֲנִית֑וֹ וְהִנֵּ֥ה הָרֶ֛כֶב וּבַעֲלֵ֥י הַפָּרָשִׁ֖ים הִדְבִּקֻֽהוּ
Kendisine bildiren genç dedi: 'Gilboa Dağı'nda tesadüfen bulundum; işte Şaul mızrağına yaslanmıştı ve işte savaş arabaları ve atlılar ona yetişmişlerdi.'
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 51:19
·
Tevrat
שְׁתַּ֤יִם הֵ֨נָּה֙ קֹֽרְאֹתַ֔יִךְ מִ֖י יָנ֣וּד לָ֑ךְ הַשֹּׁ֧ד וְהַשֶּׁ֛בֶר וְהָרָעָ֥ב וְהַחֶ֖רֶב מִ֥י אֲנַחֲמֵֽךְ
Senin başına gelen bunlardır, iki şey; sana kim acıyacak? Yıkım ve kırılma, ve kıtlık ve kılıç; seni kiminle teselli edeyim?