930
Kullanım
9
Lemma
111
Türev
108
Anlam
9 lemma, 111 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
מְקֹרָאִי | mekora'i | çağrılanlarım, çağrılan, davet edilen, okunan | Zamir | 1 | ||
נִקְרֵאתי | nikreti | çağrıldım, çağırmak, seslenmek, okumak | Fiil | 1 | ||
כִּקְרֹא | kikro | çağırdığında, çağırmak, seslenmek, okumak | Fiil | 1 | ||
וַיִּקְרָאֵם | vayyiqra'em | ve onları çağırdı, çağırmak, seslenmek, okumak | Zamir | 1 | ||
קְרֹאות | kerot | çağırmak, çağırmak, seslenmek, okumak | Fiil | 1 | ||
וּקְרוּאִים | u-kru'im | ve çağrılmışlar, çağrılmış, davetli, okunmuş | Fiil | 1 | ||
קְרוּאֵי | qeruey | çağrılmışları, çağrılmış, davetli, okunmuş | Fiil | 1 | ||
וַתִּקְרֶאןָ | va-ttikrena | ve çağırdılar, çağırmak, seslenmek, okumak | Fiil | 1 | ||
וָאֶקְרָאֶה | va-eqra'eh | ve çağrıldım, çağırmak, seslenmek, okumak | Zamir | 1 | ||
הַקְּרוּאִים | ha-kkeru'im | çağrılmış olanlar, çağrılmış, davet edilmiş, okunmuş | Fiil | 1 | ||
לִקְרַאת Lemma | likrat | karşılamaya, karşılamak, rastlamak, karşısına çıkmak | Fiil | 40 | ||
לִקְרָאתוֹ | likrato | karşılamasına, karşılamak, rastlamak, karşısına çıkmak | Zamir | 25 | ||
Örnek Ayetler (5 / 25) Hakimler 4:22 · Tevrat וְהִנֵּ֣ה בָרָק֮ רֹדֵ֣ף אֶת־סִֽיסְרָא֒ וַתֵּצֵ֤א יָעֵל֙ לִקְרָאת֔וֹ וַתֹּ֣אמֶר ל֔וֹ לֵ֣ךְ וְאַרְאֶ֔ךָּ אֶת־הָאִ֖ישׁ אֲשֶׁר־אַתָּ֣ה מְבַקֵּ֑שׁ וַיָּבֹ֣א אֵלֶ֔יהָ וְהִנֵּ֤ה סִֽיסְרָא֙ נֹפֵ֣ל מֵ֔ת וְהַיָּתֵ֖ד בְּרַקָּתֽוֹ Ve işte Barak Sisera'yı kovalıyordu; Yael onu karşılamaya çıktı ve ona dedi: 'Gel, aradığın adamı sana göstereyim.' Ona geldi, ve işte Sisera ölü düşmüş, kazık şakağındaydı. Hakimler 11:34 · Tevrat וַיָּבֹ֨א יִפְתָּ֣ח הַמִּצְפָּה֮ אֶל־בֵּיתוֹ֒ וְהִנֵּ֤ה בִתּוֹ֙ יֹצֵ֣את לִקְרָאת֔וֹ בְתֻפִּ֖ים וּבִמְחֹל֑וֹת וְרַק֙ הִ֣יא יְחִידָ֔ה אֵֽין־ל֥וֹ מִמֶּ֛נּוּ בֵּ֖ן אוֹ־בַֽת Ve Yiftah Mitspe'ye evine geldi ve işte kızı teflerle ve danslarla onu karşılamaya çıkıyordu. Ve sadece o tekti; ondan başka oğlu veya kızı yoktu. Hakimler 14:5 · Tevrat וַיֵּ֧רֶד שִׁמְשׁ֛וֹן וְאָבִ֥יו וְאִמּ֖וֹ תִּמְנָ֑תָה וַיָּבֹ֨אוּ֙ עַד־כַּרְמֵ֣י תִמְנָ֔תָה וְהִנֵּה֙ כְּפִ֣יר אֲרָי֔וֹת שֹׁאֵ֖ג לִקְרָאתֽוֹ Böylece Şimşon ve babası ve annesi Timna'ya indi ve Timna'nın bağlarına kadar geldiler; ve işte bir genç aslan onu karşılamak için kükrüyordu. Hakimler 15:14 · Tevrat הוּא־בָ֣א עַד־לֶ֔חִי וּפִלְשִׁתִּ֖ים הֵרִ֣יעוּ לִקְרָאת֑וֹ וַתִּצְלַ֨ח עָלָ֜יו ר֣וּחַ יְהוָ֗ה וַתִּהְיֶ֨ינָה הָעֲבֹתִ֜ים אֲשֶׁ֣ר עַל־זְרוֹעוֹתָ֗יו כַּפִּשְׁתִּים֙ אֲשֶׁ֣ר בָּעֲר֣וּ בָאֵ֔שׁ וַיִּמַּ֥סּוּ אֱסוּרָ֖יו מֵעַ֥ל יָדָֽיו O Lehi'ye kadar geldi ve Filistliler onu karşılamak için bağırdılar. Yahve'nin Ruhu onun üzerine atıldı ve kollarının üzerindeki ipler ateşte yanan keten gibi oldu ve bağları ellerinin üzerinden eridi. Hakimler 19:3 · Tevrat וַיָּ֨קָם אִישָׁ֜הּ וַיֵּ֣לֶךְ אַחֲרֶ֗יהָ לְדַבֵּ֤ר עַל־לִבָּהּ֙ לַהֲשִׁיבָ֔הּ וְנַעֲר֥וֹ עִמּ֖וֹ וְצֶ֣מֶד חֲמֹרִ֑ים וַתְּבִיאֵ֨הוּ֙ בֵּ֣ית אָבִ֔יהָ וַיִּרְאֵ֨הוּ֙ אֲבִ֣י הַֽנַּעֲרָ֔ה וַיִּשְׂמַ֖ח לִקְרָאתֽוֹ Kocası kalktı ve onu geri getirmek için kalbine konuşmak üzere onun ardına gitti, ve uşağı onunla birlikteydi ve bir çift eşek vardı; ve kadın onu babasının evine getirdi, ve genç kadının babası onu gördü ve onu karşılamaya sevindi. | ||||||
לִקְרָאתָם | li-qratam | onları karşılamak için, karşılamak, rastlamak, çağırmak | Zamir | 14 | ||
לִקְרָאתֵנוּ | likratenu | bizi karşılamaya, karşılamak, rastlamak, çağırmak | Zamir | 6 | ||
לִקְרָֽאתְךָ | likratekha | seni karşılamaya, karşılamak, çağırmak, okumak | Zamir | 5 | ||
לִקְרָאתִי | likrati | karşılamama, karşılamak, rastlamak, çağırmak | Zamir | 5 | ||
לִקְרָאתָהּ | liqratah | onu karşılamaya, karşılamak, rastlamak, çağırmak | Zamir | 3 | ||
לִקְרַאתְכֶם | likratkhem | sizi karşılamaya, karşılamak, buluşmak, çağırmak | Zamir | 2 | ||
מִקְרָא Lemma | mikra | çağrı, çağrı, toplantı, okuma | İsim | 17 | ||
מִקְרָאֵי | mikra'ey | çağrıları, çağrı, toplantı, okuma | İsim | 4 | ||
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 48:12
·
Tevrat
שְׁמַ֤ע אֵלַי֙ יַֽעֲקֹ֔ב וְיִשְׂרָאֵ֖ל מְקֹרָאִ֑י אֲנִי־הוּא֙ אֲנִ֣י רִאשׁ֔וֹן אַ֖ף אֲנִ֥י אַחֲרֽוֹן
Beni dinle Yakup ve çağırdığım İsrail; ben O'yum, ben birinciyim, hatta ben sonuncuyum.
Örnek Ayetler (1)
Ester 4:11
·
Tevrat
כָּל־עַבְדֵ֣י הַמֶּ֡לֶךְ וְעַם־מְדִינ֨וֹת הַמֶּ֜לֶךְ יֽוֹדְעִ֗ים אֲשֶׁ֣ר כָּל־אִ֣ישׁ וְאִשָּׁ֡ה אֲשֶׁ֣ר יָבֽוֹא־אֶל־הַמֶּלֶךְ֩ אֶל־הֶחָצֵ֨ר הַפְּנִימִ֜ית אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־יִקָּרֵ֗א אַחַ֤ת דָּתוֹ֙ לְהָמִ֔ית לְ֠בַד מֵאֲשֶׁ֨ר יֽוֹשִׁיט־ל֥וֹ הַמֶּ֛לֶךְ אֶת־שַׁרְבִ֥יט הַזָּהָ֖ב וְחָיָ֑ה וַאֲנִ֗י לֹ֤א נִקְרֵ֨אתי֙ לָב֣וֹא אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ זֶ֖ה שְׁלוֹשִׁ֥ים יֽוֹם
Kralın bütün kulları ve kralın eyaletlerinin halkı biliyor ki, çağrılmadığı halde iç avluya, kralın yanına gelen her erkek veya kadın için tek bir yasa vardır: öldürülmek; ancak kralın altın asayı uzattığı kişi yaşar. Ben ise otuz gündür kralın yanına gelmek için çağrılmadım.
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 5:7
·
Tevrat
וַיְהִ֡י כִּקְרֹא֩ מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵ֨ל אֶת־הַסֵּ֜פֶר וַיִּקְרַ֣ע בְּגָדָ֗יו וַיֹּ֨אמֶר֙ הַאֱלֹהִ֥ים אָ֨נִי֙ לְהָמִ֣ית וּֽלְהַחֲי֔וֹת כִּֽי־זֶה֙ שֹׁלֵ֣חַ אֵלַ֔י לֶאֱסֹ֥ף אִ֖ישׁ מִצָּֽרַעְתּ֑וֹ כִּ֤י אַךְ־דְּעֽוּ־נָא֙ וּרְא֔וּ כִּֽי־מִתְאַנֶּ֥ה ה֖וּא לִֽי
İsrail kralı mektubu okuduğunda giysilerini yırttı ve dedi ki: 'Öldürmek ve yaşatmak için ben Tanrı mıyım ki bu adamı cüzamından kurtarmam için bana gönderiyor? Lütfen sadece bilin ve görün ki o bana karşı fırsat arıyor.'
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 19:14
·
Tevrat
וַיִּקַּ֨ח חִזְקִיָּ֧הוּ אֶת־הַסְּפָרִ֛ים מִיַּ֥ד הַמַּלְאָכִ֖ים וַיִּקְרָאֵ֑ם וַיַּ֨עַל֙ בֵּ֣ית יְהוָ֔ה וַיִּפְרְשֵׂ֥הוּ חִזְקִיָּ֖הוּ לִפְנֵ֥י יְהוָֽה
Hizkiya mektupları elçilerin elinden aldı ve onları okudu; sonra Yahve'nin evine çıktı ve Hizkiya onu Yahve'nin önüne yaydı.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 8:1
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֨וּ אֵלָ֜יו אִ֣ישׁ אֶפְרַ֗יִם מָֽה־הַדָּבָ֤ר הַזֶּה֙ עָשִׂ֣יתָ לָּ֔נוּ לְבִלְתִּי֙ קְרֹ֣אות לָ֔נוּ כִּ֥י הָלַ֖כְתָּ לְהִלָּחֵ֣ם בְּמִדְיָ֑ן וַיְרִיב֥וּן אִתּ֖וֹ בְּחָזְקָֽה
Efrayim adamları ona dediler: "Midyan'la savaşmaya gittiğin zaman bizi çağırmayarak bize yaptığın bu şey nedir?" Ve onunla şiddetle çekiştiler.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 23:23
·
Tevrat
בְּנֵ֧י בָבֶ֣ל וְכָל־כַּשְׂדִּ֗ים פְּק֤וֹד וְשׁ֨וֹעַ֙ וְק֔וֹעַ כָּל־בְּנֵ֥י אַשּׁ֖וּר אוֹתָ֑ם בַּח֨וּרֵי חֶ֜מֶד פַּח֤וֹת וּסְגָנִים֙ כֻּלָּ֔ם שָֽׁלִשִׁים֙ וּקְרוּאִ֔ים רֹכְבֵ֥י סוּסִ֖ים כֻּלָּֽם
Babil oğullarını ve bütün Kildanileri, Pekot ve Şoa ve Koa'yı, onlarla bütün Asur oğullarını, hepsi arzu edilen gençleri, valiler ve komutanları, subaylar ve çağrılanları, hepsi atlara binenleri.
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 1:16
·
Tevrat
אֵ֚לֶּה קְרוּאֵ֣י הָעֵדָ֔ה נְשִׂיאֵ֖י מַטּ֣וֹת אֲבוֹתָ֑ם רָאשֵׁ֛י אַלְפֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל הֵֽם
Bunlar topluluğun çağrılanlarıdır, babalarının oymaklarının önderleridir; onlar İsrail'in binlerinin başlarıdır.
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 25:2
·
Tevrat
וַתִּקְרֶ֣אןָ לָעָ֔ם לְזִבְחֵ֖י אֱלֹהֵיהֶ֑ן וַיֹּ֣אכַל הָעָ֔ם וַיִּֽשְׁתַּחֲוּ֖וּ לֵֽאלֹהֵיהֶֽן
Halkı ilahlarının kurbanlarına çağırdılar; halk yedi ve onların ilahlarına eğildiler.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 28:15
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר שְׁמוּאֵל֙ אֶל־שָׁא֔וּל לָ֥מָּה הִרְגַּזְתַּ֖נִי לְהַעֲל֣וֹת אֹתִ֑י וַיֹּ֣אמֶר שָׁ֠אוּל צַר־לִ֨י מְאֹ֜ד וּפְלִשְׁתִּ֣ים נִלְחָמִ֣ים בִּ֗י וֵֽאלֹהִ֞ים סָ֤ר מֵֽעָלַי֙ וְלֹֽא־עָנָ֣נִי ע֗וֹד גַּ֤ם בְּיַֽד־הַנְּבִיאִם֙ גַּם־בַּ֣חֲלֹמ֔וֹת וָאֶקְרָאֶ֣ה לְךָ֔ לְהוֹדִיעֵ֖נִי מָ֥ה אֶעֱשֶֽׂה
Samuel Saul'a dedi: 'Beni çıkarmak için neden beni rahatsız ettin?' Saul dedi: 'Çok sıkıntıdayım; Filistliler benimle savaşıyorlar, Tanrı benden ayrıldı ve bana artık ne peygamberlerin eliyle ne de rüyalarla cevap vermedi. Ne yapacağımı bana bildirmen için seni çağırdım.'
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 9:22
·
Tevrat
וַיִּקַּ֤ח שְׁמוּאֵל֙ אֶת־שָׁא֣וּל וְאֶֽת־נַעֲר֔וֹ וַיְבִיאֵ֖ם לִשְׁכָּ֑תָה וַיִּתֵּ֨ן לָהֶ֤ם מָקוֹם֙ בְּרֹ֣אשׁ הַקְּרוּאִ֔ים וְהֵ֖מָּה כִּשְׁלֹשִׁ֥ים אִֽישׁ
Ve Samuel Şaul'u ve gencini aldı ve onları odaya getirdi; ve onlara çağrılanların başında bir yer verdi ve onlar yaklaşık otuz adamdı.
Örnek Ayetler (5 / 40)
Hakimler 4:18
·
Tevrat
וַתֵּצֵ֣א יָעֵל֮ לִקְרַ֣את סִֽיסְרָא֒ וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֗יו סוּרָ֧ה אֲדֹנִ֛י סוּרָ֥ה אֵלַ֖י אַל־תִּירָ֑א וַיָּ֤סַר אֵלֶ֨יהָ֙ הָאֹ֔הֱלָה וַתְּכַסֵּ֖הוּ בַּשְּׂמִיכָֽה
Yael Sisera'yı karşılamaya çıktı ve ona dedi: 'Sap efendim, bana sap, korkma.' Bunun üzerine ona, çadıra saptı ve o onu örtüyle örttü.
Hakimler 7:24
·
Tevrat
וּמַלְאָכִ֡ים שָׁלַ֣ח גִּדְעוֹן֩ בְּכָל־הַ֨ר אֶפְרַ֜יִם לֵאמֹ֗ר רְד֞וּ לִקְרַ֤את מִדְיָן֙ וְלִכְד֤וּ לָהֶם֙ אֶת־הַמַּ֔יִם עַ֛ד בֵּ֥ית בָּרָ֖ה וְאֶת־הַיַּרְדֵּ֑ן וַיִּצָּעֵ֞ק כָּל־אִ֤ישׁ אֶפְרַ֨יִם֙ וַיִּלְכְּד֣וּ אֶת־הַמַּ֔יִם עַ֛ד בֵּ֥ית בָּרָ֖ה וְאֶת־הַיַּרְדֵּֽן
Gideon bütün Efrayim dağlığına haberciler gönderdi ve dedi: "Midyan'ı karşılamaya inin ve Bet-Bara'ya kadar suları ve Yarden'i onlardan önce ele geçirin." Bütün Efrayim adamları toplandı ve Bet-Bara'ya kadar suları ve Yarden'i ele geçirdiler.
Hakimler 20:31
·
Tevrat
וַיֵּצְא֤וּ בְנֵֽי־בִנְיָמִן֙ לִקְרַ֣את הָעָ֔ם הָנְתְּק֖וּ מִן־הָעִ֑יר וַיָּחֵ֡לּוּ לְהַכּוֹת֩ מֵהָעָ֨ם חֲלָלִ֜ים כְּפַ֣עַם בְּפַ֗עַם בַּֽמְסִלּוֹת֙ אֲשֶׁ֨ר אַחַ֜ת עֹלָ֣ה בֵֽית־אֵ֗ל וְאַחַ֤ת גִּבְעָ֨תָה֙ בַּשָּׂדֶ֔ה כִּשְׁלֹשִׁ֥ים אִ֖ישׁ בְּיִשְׂרָאֵֽל
Bünyaminoğulları halkı karşılamaya çıktılar, şehirden uzaklaştılar ve önceki seferler gibi yollarda, biri Beytel'e ve diğeri kırdaki Giva'ya çıkan yollarda, İsrail'den yaklaşık otuz adamı vurup öldürmeye başladılar.
Amos 4:12
·
Tevrat
לָכֵ֕ן כֹּ֥ה אֶעֱשֶׂה־לְּךָ֖ יִשְׂרָאֵ֑ל עֵ֚קֶב כִּֽי־זֹ֣את אֶֽעֱשֶׂה־לָּ֔ךְ הִכּ֥וֹן לִקְרַאת־אֱלֹהֶ֖יךָ יִשְׂרָאֵֽל
Bu yüzden sana böyle yapacağım ey İsrail; madem sana bunu yapacağım, Tanrını karşılamaya hazırlan ey İsrail.
2. Samuel 6:20
·
Tevrat
וַיָּ֥שָׁב דָּוִ֖ד לְבָרֵ֣ךְ אֶת־בֵּית֑וֹ וַתֵּצֵ֞א מִיכַ֤ל בַּת־שָׁאוּל֙ לִקְרַ֣את דָּוִ֔ד וַתֹּ֗אמֶר מַה־נִּכְבַּ֨ד הַיּ֜וֹם מֶ֣לֶךְ יִשְׂרָאֵ֗ל אֲשֶׁ֨ר נִגְלָ֤ה הַיּוֹם֙ לְעֵינֵ֨י אַמְה֣וֹת עֲבָדָ֔יו כְּהִגָּל֥וֹת נִגְל֖וֹת אַחַ֥ד הָרֵקִֽים
Davut evini bereketlemek için döndü; Saul'un kızı Mikal Davut'u karşılamaya çıktı ve dedi: 'İsrail kralı bugün ne kadar yüceldi! Değersizlerden birinin açıldığı gibi, bugün kullarının cariyelerinin gözleri önünde açıldı.'
Örnek Ayetler (5 / 25)
Hakimler 4:22
·
Tevrat
וְהִנֵּ֣ה בָרָק֮ רֹדֵ֣ף אֶת־סִֽיסְרָא֒ וַתֵּצֵ֤א יָעֵל֙ לִקְרָאת֔וֹ וַתֹּ֣אמֶר ל֔וֹ לֵ֣ךְ וְאַרְאֶ֔ךָּ אֶת־הָאִ֖ישׁ אֲשֶׁר־אַתָּ֣ה מְבַקֵּ֑שׁ וַיָּבֹ֣א אֵלֶ֔יהָ וְהִנֵּ֤ה סִֽיסְרָא֙ נֹפֵ֣ל מֵ֔ת וְהַיָּתֵ֖ד בְּרַקָּתֽוֹ
Ve işte Barak Sisera'yı kovalıyordu; Yael onu karşılamaya çıktı ve ona dedi: 'Gel, aradığın adamı sana göstereyim.' Ona geldi, ve işte Sisera ölü düşmüş, kazık şakağındaydı.
Hakimler 11:34
·
Tevrat
וַיָּבֹ֨א יִפְתָּ֣ח הַמִּצְפָּה֮ אֶל־בֵּיתוֹ֒ וְהִנֵּ֤ה בִתּוֹ֙ יֹצֵ֣את לִקְרָאת֔וֹ בְתֻפִּ֖ים וּבִמְחֹל֑וֹת וְרַק֙ הִ֣יא יְחִידָ֔ה אֵֽין־ל֥וֹ מִמֶּ֛נּוּ בֵּ֖ן אוֹ־בַֽת
Ve Yiftah Mitspe'ye evine geldi ve işte kızı teflerle ve danslarla onu karşılamaya çıkıyordu. Ve sadece o tekti; ondan başka oğlu veya kızı yoktu.
Hakimler 14:5
·
Tevrat
וַיֵּ֧רֶד שִׁמְשׁ֛וֹן וְאָבִ֥יו וְאִמּ֖וֹ תִּמְנָ֑תָה וַיָּבֹ֨אוּ֙ עַד־כַּרְמֵ֣י תִמְנָ֔תָה וְהִנֵּה֙ כְּפִ֣יר אֲרָי֔וֹת שֹׁאֵ֖ג לִקְרָאתֽוֹ
Böylece Şimşon ve babası ve annesi Timna'ya indi ve Timna'nın bağlarına kadar geldiler; ve işte bir genç aslan onu karşılamak için kükrüyordu.
Hakimler 15:14
·
Tevrat
הוּא־בָ֣א עַד־לֶ֔חִי וּפִלְשִׁתִּ֖ים הֵרִ֣יעוּ לִקְרָאת֑וֹ וַתִּצְלַ֨ח עָלָ֜יו ר֣וּחַ יְהוָ֗ה וַתִּהְיֶ֨ינָה הָעֲבֹתִ֜ים אֲשֶׁ֣ר עַל־זְרוֹעוֹתָ֗יו כַּפִּשְׁתִּים֙ אֲשֶׁ֣ר בָּעֲר֣וּ בָאֵ֔שׁ וַיִּמַּ֥סּוּ אֱסוּרָ֖יו מֵעַ֥ל יָדָֽיו
O Lehi'ye kadar geldi ve Filistliler onu karşılamak için bağırdılar. Yahve'nin Ruhu onun üzerine atıldı ve kollarının üzerindeki ipler ateşte yanan keten gibi oldu ve bağları ellerinin üzerinden eridi.
Hakimler 19:3
·
Tevrat
וַיָּ֨קָם אִישָׁ֜הּ וַיֵּ֣לֶךְ אַחֲרֶ֗יהָ לְדַבֵּ֤ר עַל־לִבָּהּ֙ לַהֲשִׁיבָ֔הּ וְנַעֲר֥וֹ עִמּ֖וֹ וְצֶ֣מֶד חֲמֹרִ֑ים וַתְּבִיאֵ֨הוּ֙ בֵּ֣ית אָבִ֔יהָ וַיִּרְאֵ֨הוּ֙ אֲבִ֣י הַֽנַּעֲרָ֔ה וַיִּשְׂמַ֖ח לִקְרָאתֽוֹ
Kocası kalktı ve onu geri getirmek için kalbine konuşmak üzere onun ardına gitti, ve uşağı onunla birlikteydi ve bir çift eşek vardı; ve kadın onu babasının evine getirdi, ve genç kadının babası onu gördü ve onu karşılamaya sevindi.
Örnek Ayetler (5 / 14)
Hakimler 6:35
·
Tevrat
וּמַלְאָכִים֙ שָׁלַ֣ח בְּכָל־מְנַשֶּׁ֔ה וַיִזָּעֵ֥ק גַּם־ה֖וּא אַחֲרָ֑יו וּמַלְאָכִ֣ים שָׁלַ֗ח בְּאָשֵׁ֤ר וּבִזְבֻלוּן֙ וּבְנַפְתָּלִ֔י וַֽיַּעֲל֖וּ לִקְרָאתָֽם
Bütün Manaşe'ye haberciler gönderdi ve o da onun ardına çağrıldı. Aşer'e, Zevulun'a ve Naftali'ye haberciler gönderdi ve onları karşılamaya çıktılar.
Hakimler 20:25
·
Tevrat
וַיֵּצֵא֩ בִנְיָמִ֨ן לִקְרָאתָ֥ם מִֽן־הַגִּבְעָה֮ בַּיּ֣וֹם הַשֵּׁנִי֒ וַיַּשְׁחִיתוּ֩ בִבְנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֜ל ע֗וֹד שְׁמֹנַ֨ת עָשָׂ֥ר אֶ֛לֶף אִ֖ישׁ אָ֑רְצָה כָּל־אֵ֖לֶּה שֹׁ֥לְפֵי חָֽרֶב
Bünyamin ikinci gün Giva'dan onları karşılamaya çıktı ve İsrailoğulları'ndan on sekiz bin adamı daha yere sererek yok ettiler; bunların hepsi kılıç çekenlerdi.
2. Samuel 10:5
·
Tevrat
וַיַּגִּ֤דוּ לְדָוִד֙ וַיִּשְׁלַ֣ח לִקְרָאתָ֔ם כִּֽי־הָי֥וּ הָאֲנָשִׁ֖ים נִכְלָמִ֣ים מְאֹ֑ד וַיֹּ֤אמֶר הַמֶּ֨לֶךְ֙ שְׁב֣וּ בִֽירֵח֔וֹ עַד־יְצַמַּ֥ח זְקַנְכֶ֖ם וְשַׁבְתֶּֽם
Davut'a bildirdiler ve onları karşılamak için gönderdi; çünkü adamlar çok utanmışlardı. Kral dedi: 'Sakalınız uzayana kadar Eriha'da oturun ve sonra dönersiniz.'
Yeremya 41:6
·
Tevrat
וַ֠יֵּצֵא יִשְׁמָעֵ֨אל בֶּן־נְתַנְיָ֤ה לִקְרָאתָם֙ מִן־הַמִּצְפָּ֔ה הֹלֵ֥ךְ הָלֹ֖ךְ וּבֹכֶ֑ה וַֽיְהִי֙ כִּפְגֹ֣שׁ אֹתָ֔ם וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵיהֶ֔ם בֹּ֖אוּ אֶל־גְּדַלְיָ֥הוּ בֶן־אֲחִיקָֽם
Bunun üzerine Netanya oğlu İsmail onları karşılamak için Mitspa'dan çıktı; giderek ve ağlayarak yürüyordu. Onlarla karşılaşınca onlara dedi: 'Ahikam oğlu Gedalya'ya gelin.'
2. Krallar 9:17
·
Tevrat
וְהַצֹּפֶה֩ עֹמֵ֨ד עַֽל־הַמִּגְדָּ֜ל בְּיִזְרְעֶ֗אל וַיַּ֞רְא אֶת־שִׁפְעַ֤ת יֵהוּא֙ בְּבֹא֔וֹ וַיֹּ֕אמֶר שִׁפְעַ֖ת אֲנִ֣י רֹאֶ֑ה וַיֹּ֣אמֶר יְהוֹרָ֗ם קַ֥ח רַכָּ֛ב וּֽשְׁלַ֥ח לִקְרָאתָ֖ם וְיֹאמַ֥ר הֲשָׁלֽוֹם
Yizreel'de kule üzerinde duran gözcü, Yehu gelirken onun kalabalığını gördü ve dedi: 'Ben bir kalabalık görüyorum.' Yehoram dedi: 'Bir atlı al ve onları karşılamaya gönder ve desin: Barış mı?'
Örnek Ayetler (5 / 6)
2. Krallar 1:6
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֨וּ אֵלָ֜יו אִ֣ישׁ עָלָ֣ה לִקְרָאתֵ֗נוּ וַיֹּ֣אמֶר אֵלֵינוּ֮ לְכ֣וּ שׁוּבוּ֮ אֶל־הַמֶּ֣לֶךְ אֲשֶׁר־שָׁלַ֣ח אֶתְכֶם֒ וְדִבַּרְתֶּ֣ם אֵלָ֗יו כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה הַֽמִבְּלִ֤י אֵין־אֱלֹהִים֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל אַתָּ֣ה שֹׁלֵ֔חַ לִדְרֹ֕שׁ בְּבַ֥עַל זְב֖וּב אֱלֹהֵ֣י עֶקְר֑וֹן לָ֠כֵן הַמִּטָּ֞ה אֲשֶׁר־עָלִ֥יתָ שָּׁ֛ם לֹֽא־תֵרֵ֥ד מִמֶּ֖נָּה כִּֽי־מ֥וֹת תָּמֽוּת
Ona dediler: 'Bir adam bizi karşılamaya çıktı ve bize dedi: Gidin, sizi gönderen krala dönün ve ona konuşun: Yahve şöyle dedi: İsrail'de Tanrı yok mu ki sen Ekron'un ilahı Baal Zevuv'a danışmaya gönderiyorsun? Bu nedenle üzerine çıktığın yataktan inmeyeceksin, çünkü kesinlikle öleceksin.'
Yeşu 8:5
·
Tevrat
וַאֲנִ֗י וְכָל־הָעָם֙ אֲשֶׁ֣ר אִתִּ֔י נִקְרַ֖ב אֶל־הָעִ֑יר וְהָיָ֗ה כִּֽי־יֵצְא֤וּ לִקְרָאתֵ֨נוּ֙ כַּאֲשֶׁ֣ר בָּרִֽאשֹׁנָ֔ה וְנַ֖סְנוּ לִפְנֵיהֶֽם
Ben ve benimle olan bütün halk şehre yaklaşacağız; ilkinde olduğu gibi bizi karşılamaya çıktıklarında önlerinden kaçacağız.
Yaratılış 24:65
·
Tevrat
וַתֹּ֣אמֶר אֶל־הָעֶ֗בֶד מִֽי־הָאִ֤ישׁ הַלָּזֶה֙ הַהֹלֵ֤ךְ בַּשָּׂדֶה֙ לִקְרָאתֵ֔נוּ וַיֹּ֥אמֶר הָעֶ֖בֶד ה֣וּא אֲדֹנִ֑י וַתִּקַּ֥ח הַצָּעִ֖יף וַתִּתְכָּֽס
Kula dedi: 'Tarlada bizi karşılamaya yürüyen bu adam kimdir?' Kul dedi: 'O efendimdir.' O da peçeyi aldı ve örtündü.
Yasa'nın Tekrarı 2:32
·
Tevrat
וַיֵּצֵא֩ סִיחֹ֨ן לִקְרָאתֵ֜נוּ ה֧וּא וְכָל־עַמּ֛וֹ לַמִּלְחָמָ֖ה יָֽהְצָה
Bunun üzerine Sihon, o ve bütün halkı, Yahats'a bizi karşılamaya savaşa çıktı.
Yasa'nın Tekrarı 3:1
·
Tevrat
וַנֵּ֣פֶן וַנַּ֔עַל דֶּ֖רֶךְ הַבָּשָׁ֑ן וַיֵּצֵ֣א עוֹג֩ מֶֽלֶךְ־הַבָּשָׁ֨ן לִקְרָאתֵ֜נוּ ה֧וּא וְכָל־עַמּ֛וֹ לַמִּלְחָמָ֖ה אֶדְרֶֽעִי
Sonra döndük ve Başan yolundan çıktık; Başan kralı Og, o ve bütün halkı, Edrei'ye bizi karşılamaya savaşa çıktı.
Örnek Ayetler (5)
2. Krallar 5:26
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ לֹא־לִבִּ֣י הָלַ֔ךְ כַּאֲשֶׁ֧ר הָֽפַךְ־אִ֛ישׁ מֵעַ֥ל מֶרְכַּבְתּ֖וֹ לִקְרָאתֶ֑ךָ הַעֵ֞ת לָקַ֤חַת אֶת־הַכֶּ֨סֶף֙ וְלָקַ֣חַת בְּגָדִ֔ים וְזֵיתִ֤ים וּכְרָמִים֙ וְצֹ֣אן וּבָקָ֔ר וַעֲבָדִ֖ים וּשְׁפָחֽוֹת
Ona dedi ki: 'Adam seni karşılamak için arabasının üzerinden döndüğü zaman kalbim gitmedi mi? Gümüşü almanın ve giysiler, zeytinlikler, bağlar, sürü, sığır, kullar ve cariyeler almanın zamanı mı?'
Süleyman'ın Özdeyişleri 7:15
·
Tevrat
עַל־כֵּ֭ן יָצָ֣אתִי לִקְרָאתֶ֑ךָ לְשַׁחֵ֥ר פָּ֝נֶ֗יךָ וָאֶמְצָאֶֽךָּ
Bu yüzden seni karşılamaya, yüzünü gayretle aramaya çıktım ve seni buldum.
Yaratılış 32:7
·
Tevrat
וַיָּשֻׁ֨בוּ֙ הַמַּלְאָכִ֔ים אֶֽל־יַעֲקֹ֖ב לֵאמֹ֑ר בָּ֤אנוּ אֶל־אָחִ֨יךָ֙ אֶל־עֵשָׂ֔ו וְגַם֙ הֹלֵ֣ךְ לִקְרָֽאתְךָ֔ וְאַרְבַּע־מֵא֥וֹת אִ֖ישׁ עִמּֽוֹ
Elçiler Yakup'a dönerek dediler ki: "Kardeşin Esav'a gittik; o da seni karşılamaya geliyor ve yanında dört yüz adam var."
Çölde Sayım 20:18
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ אֱד֔וֹם לֹ֥א תַעֲבֹ֖ר בִּ֑י פֶּן־בַּחֶ֖רֶב אֵצֵ֥א לִקְרָאתֶֽךָ
Fakat Edom ona dedi: 'İçimden geçmeyeceksin; yoksa kılıçla karşına çıkarım.'
Mısır'dan Çıkış 4:14
·
Tevrat
וַיִּֽחַר־אַ֨ף יְהוָ֜ה בְּמֹשֶׁ֗ה וַיֹּ֨אמֶר֙ הֲלֹ֨א אַהֲרֹ֤ן אָחִ֨יךָ֙ הַלֵּוִ֔י יָדַ֕עְתִּי כִּֽי־דַבֵּ֥ר יְדַבֵּ֖ר ה֑וּא וְגַ֤ם הִנֵּה־הוּא֙ יֹצֵ֣א לִקְרָאתֶ֔ךָ וְרָאֲךָ֖ וְשָׂמַ֥ח בְּלִבּֽוֹ
Yahve'nin Musa'ya öfkesi alevlendi ve dedi: 'Levili kardeşin Harun yok mu? Biliyorum ki o kesinlikle konuşur; ve ayrıca işte o seni karşılamaya çıkıyor, seni görecek ve kalbinde sevinecek.
Örnek Ayetler (5)
Hakimler 11:31
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה הַיּוֹצֵ֗א אֲשֶׁ֨ר יֵצֵ֜א מִדַּלְתֵ֤י בֵיתִי֙ לִקְרָאתִ֔י בְּשׁוּבִ֥י בְשָׁל֖וֹם מִבְּנֵ֣י עַמּ֑וֹן וְהָיָה֙ לַֽיהוָ֔ה וְהַעֲלִיתִ֖הוּ עוֹלָֽה
Ammon oğullarından esenlikle döndüğümde, beni karşılamaya evimin kapılarından çıkan, Yahve'nin olacak ve onu yakmalık sunu olarak sunacağım.'
1. Krallar 2:8
·
Tevrat
וְהִנֵּ֣ה עִ֠מְּךָ שִֽׁמְעִ֨י בֶן־גֵּרָ֥א בֶן־הַיְמִינִי֮ מִבַּחֻרִים֒ וְה֤וּא קִֽלְלַ֨נִי֙ קְלָלָ֣ה נִמְרֶ֔צֶת בְּי֖וֹם לֶכְתִּ֣י מַחֲנָ֑יִם וְהֽוּא־יָרַ֤ד לִקְרָאתִי֙ הַיַּרְדֵּ֔ן וָאֶשָּׁ֨בַֽע ל֤וֹ בַֽיהוָה֙ לֵאמֹ֔ר אִם־אֲמִֽיתְךָ֖ בֶּחָֽרֶב
Ve işte seninle Bahurim'den Benyaminli Gera oğlu Şimi var. Mahanayim'e gittiğim gün o beni şiddetli bir lanetle lanetledi. Şeria'ya beni karşılamaya indi ve ona Yahve üzerine yemin ettim, diyerek: Seni kılıçla öldürmeyeceğim.
Mezmurlar 59:5
·
Tevrat
בְּֽלִי־עָ֭וֺן יְרוּצ֣וּן וְיִכּוֹנָ֑נוּ ע֖וּרָה לִקְרָאתִ֣י וּרְאֵה
Suç olmadan koşuyorlar ve hazırlanıyorlar; beni karşılamaya uyan ve gör.
Çölde Sayım 22:34
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר בִּלְעָ֜ם אֶל־מַלְאַ֤ךְ יְהוָה֙ חָטָ֔אתִי כִּ֚י לֹ֣א יָדַ֔עְתִּי כִּ֥י אַתָּ֛ה נִצָּ֥ב לִקְרָאתִ֖י בַּדָּ֑רֶךְ וְעַתָּ֛ה אִם־רַ֥ע בְּעֵינֶ֖יךָ אָשׁ֥וּבָה לִּֽי
Balam Yahve'nin elçisine dedi: 'Günah işledim, çünkü yolda beni karşılamak için dikildiğini bilmedim; ve şimdi eğer gözlerinde kötüyse, geri döneyim.'
Çölde Sayım 23:3
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר בִּלְעָ֜ם לְבָלָ֗ק הִתְיַצֵּב֮ עַל־עֹלָתֶךָ֒ וְאֵֽלְכָ֗ה אוּלַ֞י יִקָּרֵ֤ה יְהוָה֙ לִקְרָאתִ֔י וּדְבַ֥ר מַה־יַּרְאֵ֖נִי וְהִגַּ֣דְתִּי לָ֑ךְ וַיֵּ֖לֶךְ שֶֽׁפִי
Balam Balak'a dedi: 'Yakmalık sununun yanında dikil ve gideyim; belki Yahve beni karşılamak için karşılaşır ve bana ne söz gösterirse sana bildireceğim.' Ve çıplak tepeye gitti.
Örnek Ayetler (3)
2. Krallar 4:26
·
Tevrat
עַתָּה֮ רֽוּץ־נָ֣א לִקְרָאתָהּ֒ וֶאֱמָר־לָ֗הּ הֲשָׁל֥וֹם לָ֛ךְ הֲשָׁל֥וֹם לְאִישֵׁ֖ךְ הֲשָׁל֣וֹם לַיָּ֑לֶד וַתֹּ֖אמֶר שָׁלֽוֹם
'Şimdi lütfen onu karşılamaya koş ve ona de: Sana esenlik mi? Kocana esenlik mi? Çocuğa esenlik mi?' Kadın dedi: 'Esenliktir.'
1. Krallar 2:19
·
Tevrat
וַתָּבֹ֤א בַת־שֶׁ֨בַע֙ אֶל־הַמֶּ֣לֶךְ שְׁלֹמֹ֔ה לְדַבֶּר־ל֖וֹ עַל־אֲדֹנִיָּ֑הוּ וַיָּקָם֩ הַמֶּ֨לֶךְ לִקְרָאתָ֜הּ וַיִּשְׁתַּ֣חוּ לָ֗הּ וַיֵּ֨שֶׁב֙ עַל־כִּסְא֔וֹ וַיָּ֤שֶׂם כִּסֵּא֙ לְאֵ֣ם הַמֶּ֔לֶךְ וַתֵּ֖שֶׁב לִֽימִינֽוֹ
Bat-Şeva Adoniya hakkında ona konuşmak için kral Süleyman'a geldi. Kral onu karşılamaya kalktı ve ona eğildi; tahtına oturdu ve kralın annesi için bir taht koydu, o da onun sağına oturdu.
Yaratılış 24:17
·
Tevrat
וַיָּ֥רָץ הָעֶ֖בֶד לִקְרָאתָ֑הּ וַיֹּ֕אמֶר הַגְמִיאִ֥ינִי נָ֛א מְעַט־מַ֖יִם מִכַּדֵּֽךְ
Kul onu karşılamaya koştu ve dedi: 'Lütfen testinden bana biraz su içir.'
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 1:7
·
Tevrat
וַיְדַבֵּ֣ר אֲלֵהֶ֔ם מֶ֚ה מִשְׁפַּ֣ט הָאִ֔ישׁ אֲשֶׁ֥ר עָלָ֖ה לִקְרַאתְכֶ֑ם וַיְדַבֵּ֣ר אֲלֵיכֶ֔ם אֶת־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵֽלֶּה
Onlara konuştu: 'Sizi karşılamaya çıkan ve size bu sözleri konuşan adamın görünümü neydi?'
Yasa'nın Tekrarı 1:44
·
Tevrat
וַיֵּצֵ֨א הָאֱמֹרִ֜י הַיֹּשֵׁ֨ב בָּהָ֤ר הַהוּא֙ לִקְרַאתְכֶ֔ם וַיִּרְדְּפ֣וּ אֶתְכֶ֔ם כַּאֲשֶׁ֥ר תַּעֲשֶׂ֖ינָה הַדְּבֹרִ֑ים וַֽיַּכְּת֥וּ אֶתְכֶ֛ם בְּשֵׂעִ֖יר עַד־חָרְמָֽה
O dağda oturan Amorlular sizi karşılamaya çıktı ve arıların yaptığı gibi sizi kovaladılar; sizi Seir'de Horma'ya kadar ezdiler.
Örnek Ayetler (5 / 17)
Yeşaya 1:13
·
Tevrat
לֹ֣א תוֹסִ֗יפוּ הָבִיא֙ מִנְחַת־שָׁ֔וְא קְטֹ֧רֶת תּוֹעֵבָ֛ה הִ֖יא לִ֑י חֹ֤דֶשׁ וְשַׁבָּת֙ קְרֹ֣א מִקְרָ֔א לֹא־אוּכַ֥ל אָ֖וֶן וַעֲצָרָֽה
Boş sunu getirmeyi eklemeyin; buhur, o bana iğrençliktir; yeni ay ve Şabat, toplantı çağırmak, kötülüğe ve toplanmaya dayanamam.
Levililer 23:3
·
Tevrat
שֵׁ֣שֶׁת יָמִים֮ תֵּעָשֶׂ֣ה מְלָאכָה֒ וּבַיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֗י שַׁבַּ֤ת שַׁבָּתוֹן֙ מִקְרָא־קֹ֔דֶשׁ כָּל־מְלָאכָ֖ה לֹ֣א תַעֲשׂ֑וּ שַׁבָּ֥ת הִוא֙ לַֽיהוָ֔ה בְּכֹ֖ל מֽוֹשְׁבֹתֵיכֶֽם
Altı gün iş yapılacaktır ve yedinci günde tam dinlenme Şabat'ı, kutsal toplantı vardır; hiçbir iş yapmayacaksınız; bütün konutlarınızda o Yahve'ye Şabat'tır.
Levililer 23:7
·
Tevrat
בַּיּוֹם֙ הָֽרִאשׁ֔וֹן מִקְרָא־קֹ֖דֶשׁ יִהְיֶ֣ה לָכֶ֑ם כָּל־מְלֶ֥אכֶת עֲבֹדָ֖ה לֹ֥א תַעֲשֽׂוּ
Birinci günde sizin için kutsal toplantı olacaktır; hiçbir hizmet işi yapmayacaksınız.
Levililer 23:8
·
Tevrat
וְהִקְרַבְתֶּ֥ם אִשֶּׁ֛ה לַיהוָ֖ה שִׁבְעַ֣ת יָמִ֑ים בַּיּ֤וֹם הַשְּׁבִיעִי֙ מִקְרָא־קֹ֔דֶשׁ כָּל־מְלֶ֥אכֶת עֲבֹדָ֖ה לֹ֥א תַעֲשֽׂוּ
Ve yedi gün Yahve'ye ateş sunusu sunacaksınız; yedinci günde kutsal toplantı vardır; hiçbir hizmet işi yapmayacaksınız.
Levililer 23:21
·
Tevrat
וּקְרָאתֶ֞ם בְּעֶ֣צֶם הַיּ֣וֹם הַזֶּ֗ה מִֽקְרָא־קֹ֨דֶשׁ֙ יִהְיֶ֣ה לָכֶ֔ם כָּל־מְלֶ֥אכֶת עֲבֹדָ֖ה לֹ֣א תַעֲשׂ֑וּ חֻקַּ֥ת עוֹלָ֛ם בְּכָל־מוֹשְׁבֹ֥תֵיכֶ֖ם לְדֹרֹֽתֵיכֶֽם
Ve tam bu günde ilan edeceksiniz; sizin için kutsal toplantı olacak, hiçbir hizmet işi yapmayacaksınız. Nesilleriniz boyunca bütün yerleşimlerinizde sonsuz kuraldır.
Örnek Ayetler (3)
Levililer 23:2
·
Tevrat
דַּבֵּ֞ר אֶל־בְּנֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵהֶ֔ם מוֹעֲדֵ֣י יְהוָ֔ה אֲשֶׁר־תִּקְרְא֥וּ אֹתָ֖ם מִקְרָאֵ֣י קֹ֑דֶשׁ אֵ֥לֶּה הֵ֖ם מוֹעֲדָֽי
İsrail oğullarına konuş ve onlara de ki: Onları kutsal toplantılar olarak ilan edeceğiniz Yahve'nin belirli zamanları, işte bunlar benim belirli zamanlarımdır.
Levililer 23:4
·
Tevrat
אֵ֚לֶּה מוֹעֲדֵ֣י יְהוָ֔ה מִקְרָאֵ֖י קֹ֑דֶשׁ אֲשֶׁר־תִּקְרְא֥וּ אֹתָ֖ם בְּמוֹעֲדָֽם
Zamanlarında ilan edeceğiniz kutsal toplantılar, Yahve'nin belirli zamanları bunlardır.
Levililer 23:37
·
Tevrat
אֵ֚לֶּה מוֹעֲדֵ֣י יְהוָ֔ה אֲשֶׁר־תִּקְרְא֥וּ אֹתָ֖ם מִקְרָאֵ֣י קֹ֑דֶשׁ לְהַקְרִ֨יב אִשֶּׁ֜ה לַיהוָ֗ה עֹלָ֧ה וּמִנְחָ֛ה זֶ֥בַח וּנְסָכִ֖ים דְּבַר־י֥וֹם בְּיוֹמֽוֹ
Yahve'ye ateş sunusu, yakmalık sunu ve tahıl sunusu, kurban ve dökülmelik sunular, günün işini gününde sunmak için kutsal toplantılar olarak ilan edeceğiniz Yahve'nin belirli zamanları bunlardır;