930
Kullanım
9
Lemma
111
Türev
108
Anlam
9 lemma, 111 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
וַיִּקְרָא Lemma | vayyiqra | ve çağırdı, çağırmak, seslenmek, okumak, ilan etmek | Fiil | 210 | ||
קָרָא | qara | çağırdı, çağırmak, seslenmek, okumak | Fiil | 88 | ||
יִּקְרָא | yyiqra | çağıracak, çağırmak, seslenmek, okumak, ilan etmek | Fiil | 50 | ||
קָרְאוּ | kare'u | çağırdılar, çağırmak, seslenmek, okumak | Fiil | 36 | ||
Örnek Ayetler (5 / 36) Hakimler 16:25 · Tevrat וַֽיְהִי֙ כְּט֣וֹב לִבָּ֔ם וַיֹּ֣אמְר֔וּ קִרְא֥וּ לְשִׁמְשׁ֖וֹן וִישַֽׂחֶק־לָ֑נוּ וַיִּקְרְא֨וּ לְשִׁמְשׁ֜וֹן מִבֵּ֣ית הָאֲסוּרִ֗ים וַיְצַחֵק֙ לִפְנֵיהֶ֔ם וַיַּעֲמִ֥ידוּ אוֹת֖וֹ בֵּ֥ין הָעַמּוּדִֽים Kalpleri neşeliyken dediler: 'Şimşon'u çağırın ve bize oyun oynasın.' Şimşon'u tutsaklar evinden çağırdılar ve önlerinde oyun oynadı; ve onu sütunların arasında durdurdular. Hakimler 18:12 · Tevrat וַֽיַּעֲל֗וּ וַֽיַּחֲנ֛וּ בְּקִרְיַ֥ת יְעָרִ֖ים בִּֽיהוּדָ֑ה עַל־כֵּ֡ן קָרְאוּ֩ לַמָּק֨וֹם הַה֜וּא מַחֲנֵה־דָ֗ן עַ֚ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה הִנֵּ֕ה אַחֲרֵ֖י קִרְיַ֥ת יְעָרִֽים Çıktılar ve Yahuda'da Kiryat-Yearim'de ordugâh kurdular. Bu yüzden o yere bu güne kadar Mahane-Dan adını verdiler; işte Kiryat-Yearim'in arkasındadır. Yeremya 4:5 · Tevrat הַגִּ֣ידוּ בִֽיהוּדָ֗ה וּבִירוּשָׁלִַ֨ם֙ הַשְׁמִ֔יעוּ וְאִמְר֕וּ תִּקְע֥וּ שׁוֹפָ֖ר בָּאָ֑רֶץ קִרְא֤וּ מַלְאוּ֙ וְאִמְר֔וּ הֵאָסְפ֥וּ וְנָב֖וֹאָה אֶל־עָרֵ֥י הַמִּבְצָֽר Yahuda'da bildirin ve Yeruşalim'de işittirin ve deyin: 'Yerde şofar çalın!' Yüksek sesle çağırın ve deyin: 'Toplanın ve surlu şehirlere girelim!' Yeremya 6:30 · Tevrat כֶּ֣סֶף נִמְאָ֔ס קָרְא֖וּ לָהֶ֑ם כִּֽי־מָאַ֥ס יְהוָ֖ה בָּהֶֽם Onlara reddedilmiş gümüş dediler; çünkü Yahve onları reddetti. Yeremya 10:25 · Tevrat שְׁפֹ֣ךְ חֲמָתְךָ֗ עַל־הַגּוֹיִם֙ אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־יְדָע֔וּךָ וְעַל֙ מִשְׁפָּח֔וֹת אֲשֶׁ֥ר בְּשִׁמְךָ֖ לֹ֣א קָרָ֑אוּ כִּֽי־אָכְל֣וּ אֶֽת־יַעֲקֹ֗ב וַאֲכָלֻ֨הוּ֙ וַיְכַלֻּ֔הוּ וְאֶת־נָוֵ֖הוּ הֵשַֽׁמּוּ Gazabını seni bilmeyen ulusların üzerine ve adınla çağırmayan ailelerin üzerine dök; çünkü Yakup'u yediler, onu yediler ve onu tükettiler ve onun otlağını viran ettiler. | ||||||
וַתִּקְרָא | va-ttiqra | ve çağırdı, çağırmak, seslenmek, okumak | Fiil | 33 | ||
וַיִּקְרְאוּ | vayyiqreu | ve çağırdılar, çağırmak, seslenmek, okumak | Fiil | 32 | ||
אֶקְרָא | eqra | çağıracağım, çağırmak, seslenmek, okumak, ilan etmek | Fiil | 28 | ||
נִקְרָא | niqra | çağrıldı, çağrılmak, adlandırılmak, okunmak | Fiil | 26 | ||
קָרָאתִֽי | karati | çağırdım, çağırmak, seslenmek, okumak | Fiil | 25 | ||
לִקְרֹא | likro | çağırmak, çağırmak, seslenmek, okumak, ilan etmek | Fiil | 20 | ||
יִקָּרְאוּ | yiqqare'u | çağrılacaklar, çağırmak, seslenmek, okumak | Fiil | 18 | ||
וְקָֽרְאוּ | ve-kareu | ve çağırdılar, çağırmak, seslenmek, okumak | Fiil | 16 | ||
וְקָרָאת | veqarat | ve çağırdın, çağırmak, seslenmek, okumak | Fiil | 14 | ||
וְקָרָא | vekara | ve çağırdı, seslenmek, çağırmak, okumak | Fiil | 13 | ||
תִקְרָא | tikra | çağıracaksın, çağırmak, seslenmek, okumak | Fiil | 12 | ||
קָרָאתָ | karata | çağırdın, çağırmak, seslenmek, okumak | Fiil | 11 | ||
קְרָאתִיךָ | keratikha | çağırdım, çağırmak, seslenmek, okumak | Zamir | 10 | ||
וָאֶקְרָא | va'ekra | ve çağırdım, çağırmak, seslenmek, okumak | Fiil | 9 | ||
וְקָרָאתִי | vekarati | ve çağırdım, çağırmak, seslenmek, okumak | Fiil | 5 | ||
תִּקְרְאוּ | tikre'u | çağıracaksınız, çağırmak, seslenmek, okumak | Fiil | 5 | ||
Örnek Ayetler (5 / 210)
Hakimler 1:17
·
Tevrat
וַיֵּ֤לֶךְ יְהוּדָה֙ אֶת־שִׁמְע֣וֹן אָחִ֔יו וַיַּכּ֕וּ אֶת־הַֽכְּנַעֲנִ֖י יוֹשֵׁ֣ב צְפַ֑ת וַיַּחֲרִ֣ימוּ אוֹתָ֔הּ וַיִּקְרָ֥א אֶת־שֵׁם־הָעִ֖יר חָרְמָֽה
Sonra Yahuda kardeşi Şimon'la gitti ve Tsefat'ta oturan Kenanlılar'ı vurdular; onu tamamen yok ettiler ve şehrin adını Horma koydular.
Hakimler 1:26
·
Tevrat
וַיֵּ֣לֶךְ הָאִ֔ישׁ אֶ֖רֶץ הַחִתִּ֑ים וַיִּ֣בֶן עִ֗יר וַיִּקְרָ֤א שְׁמָהּ֙ ל֔וּז ה֣וּא שְׁמָ֔הּ עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Adam Hititlerin diyarına gitti, bir şehir inşa etti ve adını Luz koydu; bu güne kadar onun adı budur.
Hakimler 6:24
·
Tevrat
וַיִּבֶן֩ שָׁ֨ם גִּדְע֤וֹן מִזְבֵּ֨חַ֙ לַֽיהוָ֔ה וַיִּקְרָא־ל֥וֹ יְהוָ֖ה שָׁל֑וֹם עַ֚ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה עוֹדֶ֕נּוּ בְּעָפְרָ֖ת אֲבִ֥י הָעֶזְרִֽי
Gideon orada Yahve'ye bir sunak yaptı ve ona Yahve Şalom adını verdi; o bugüne kadar hala Aviezrilerin Ofra'sındadır.
Hakimler 6:32
·
Tevrat
וַיִּקְרָא־ל֥וֹ בַיּוֹם־הַה֖וּא יְרֻבַּ֣עַל לֵאמֹ֑ר יָ֤רֶב בּוֹ֙ הַבַּ֔עַל כִּ֥י נָתַ֖ץ אֶֽת־מִזְבְּחֽוֹ
O gün ona Yerubbaal adını koydu ve dedi ki: 'Sunağı yıkıldığı için Baal ona karşı kendini savunsun.'
Hakimler 9:7
·
Tevrat
וַיַּגִּ֣דוּ לְיוֹתָ֗ם וַיֵּ֨לֶךְ֙ וַֽיַּעֲמֹד֙ בְּרֹ֣אשׁ הַר־גְּרִזִ֔ים וַיִּשָּׂ֥א קוֹל֖וֹ וַיִּקְרָ֑א וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֗ם שִׁמְע֤וּ אֵלַי֙ בַּעֲלֵ֣י שְׁכֶ֔ם וְיִשְׁמַ֥ע אֲלֵיכֶ֖ם אֱלֹהִֽים
Yotam'a bildirdiler; ve o gidip Gerizim Dağı'nın tepesinde durdu, ve sesini yükseltip bağırdı; ve onlara dedi: 'Beni dinleyin, ey Şekem'in sahipleri, Tanrı da sizi dinlesin.'
Örnek Ayetler (5 / 88)
Hakimler 7:3
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה קְרָ֨א נָ֜א בְּאָזְנֵ֤י הָעָם֙ לֵאמֹ֔ר מִֽי־יָרֵ֣א וְחָרֵ֔ד יָשֹׁ֥ב וְיִצְפֹּ֖ר מֵהַ֣ר הַגִּלְעָ֑ד וַיָּ֣שָׁב מִן־הָעָ֗ם עֶשְׂרִ֤ים וּשְׁנַ֨יִם֙ אֶ֔לֶף וַעֲשֶׂ֥רֶת אֲלָפִ֖ים נִשְׁאָֽרוּ
Ve şimdi lütfen halkın kulaklarına seslen ve de ki: Kim korkuyor ve titriyorsa dönsün ve Gileat dağından ayrılsın.' Bunun üzerine halktan yirmi iki bin kişi döndü ve on bin kişi kaldı.
Hakimler 15:19
·
Tevrat
וַיִּבְקַ֨ע אֱלֹהִ֜ים אֶת־הַמַּכְתֵּ֣שׁ אֲשֶׁר־בַּלֶּ֗חִי וַיֵּצְא֨וּ מִמֶּ֤נּוּ מַ֨יִם֙ וַיֵּ֔שְׁתְּ וַתָּ֥שָׁב רוּח֖וֹ וַיֶּ֑חִי עַל־כֵּ֣ן קָרָ֣א שְׁמָ֗הּ עֵ֤ין הַקּוֹרֵא֙ אֲשֶׁ֣ר בַּלֶּ֔חִי עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Tanrı Lehi'deki çukuru yardı ve ondan su çıktı. İçti, ruhu döndü ve yaşadı. Bu yüzden onun adını Eyn Hakkore koydu ki bu bugüne kadar Lehi'dedir.
Amos 7:4
·
Tevrat
כֹּ֤ה הִרְאַ֨נִי֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה וְהִנֵּ֥ה קֹרֵ֛א לָרִ֥ב בָּאֵ֖שׁ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה וַתֹּ֨אכַל֙ אֶת־תְּה֣וֹם רַבָּ֔ה וְאָכְלָ֖ה אֶת־הַחֵֽלֶק
Efendi Yahve bana şöyle gösterdi: Ve işte, Efendi Yahve ateşle yargılamak için çağırıyordu; ve büyük engini yiyip bitirdi, ve payı yiyip bitirdi.
2. Samuel 5:20
·
Tevrat
וַיָּבֹ֨א דָוִ֥ד בְּבַֽעַל־פְּרָצִים֮ וַיַּכֵּ֣ם שָׁ֣ם דָּוִד֒ וַיֹּ֕אמֶר פָּרַ֨ץ יְהוָ֧ה אֶת־אֹיְבַ֛י לְפָנַ֖י כְּפֶ֣רֶץ מָ֑יִם עַל־כֵּ֗ן קָרָ֛א שֵֽׁם־הַמָּק֥וֹם הַה֖וּא בַּ֥עַל פְּרָצִֽים
Davut Baal-Peratsim'e geldi ve Davut onları orada vurdu; dedi: 'Yahve suların yarığı gibi yüzümün önünde düşmanlarımı yardı.' Bu yüzden o yerin adını Baal-Peratsim çağırdı.
2. Samuel 17:5
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ אַבְשָׁל֔וֹם קְרָ֣א נָ֔א גַּ֖ם לְחוּשַׁ֣י הָאַרְכִּ֑י וְנִשְׁמְעָ֥ה מַה־בְּפִ֖יו גַּם־הֽוּא
Avşalom dedi: 'Lütfen Arklı Huşay'ı da çağır; onun da ağzında ne olduğunu duyalım.'
Örnek Ayetler (5 / 50)
Yeremya 19:6
·
Tevrat
לָכֵ֞ן הִנֵּֽה־יָמִ֤ים בָּאִים֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה וְלֹא־יִקָּרֵא֩ לַמָּק֨וֹם הַזֶּ֥ה ע֛וֹד הַתֹּ֖פֶת וְגֵ֣יא בֶן־הִנֹּ֑ם כִּ֖י אִם־גֵּ֥יא הַהֲרֵגָֽה
Bu yüzden, işte günler geliyor, Yahve'nin bildirisidir; ve bu yere artık Tofet ve Hinnom oğlunun vadisi diye çağrılmayacak, ancak Katliam vadisi diye çağrılacak.
Yeremya 33:16
·
Tevrat
בַּיָּמִ֤ים הָהֵם֙ תִּוָּשַׁ֣ע יְהוּדָ֔ה וִירוּשָׁלִַ֖ם תִּשְׁכּ֣וֹן לָבֶ֑טַח וְזֶ֥ה אֲשֶׁר־יִקְרָא־לָ֖הּ יְהוָ֥ה צִדְקֵֽנוּ
O günlerde Yahuda kurtulacak ve Yeruşalim güvenlik içinde oturacak; ve onun çağrılacağı ad şudur: Yahve Doğruluğumuzdur.
Yeremya 36:18
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר לָהֶם֙ בָּר֔וּךְ מִפִּיו֙ יִקְרָ֣א אֵלַ֔י אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵ֑לֶּה וַאֲנִ֛י כֹּתֵ֥ב עַל־הַסֵּ֖פֶר בַּדְּיֽוֹ
Ve Baruk onlara dedi: Bütün bu sözleri ağzından bana okudu ve ben de mürekkeple kitaba yazdım.
1. Samuel 3:9
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר עֵלִ֣י לִשְׁמוּאֵל֮ לֵ֣ךְ שְׁכָב֒ וְהָיָה֙ אִם־יִקְרָ֣א אֵלֶ֔יךָ וְאָֽמַרְתָּ֙ דַּבֵּ֣ר יְהוָ֔ה כִּ֥י שֹׁמֵ֖עַ עַבְדֶּ֑ךָ וַיֵּ֣לֶךְ שְׁמוּאֵ֔ל וַיִּשְׁכַּ֖ב בִּמְקוֹמֽוֹ
Eli Samuel'e dedi: 'Git yat; eğer sana çağırırsa diyeceksin: Konuş Yahve, çünkü kulun dinliyor.' Samuel gitti ve yerinde yattı.
1. Samuel 9:9
·
Tevrat
לְפָנִ֣ים בְּיִשְׂרָאֵ֗ל כֹּֽה־אָמַ֤ר הָאִישׁ֙ בְּלֶכְתּוֹ֙ לִדְר֣וֹשׁ אֱלֹהִ֔ים לְכ֥וּ וְנֵלְכָ֖ה עַד־הָרֹאֶ֑ה כִּ֤י לַנָּבִיא֙ הַיּ֔וֹם יִקָּרֵ֥א לְפָנִ֖ים הָרֹאֶֽה
Önceden İsrail'de bir adam Tanrı'ya danışmaya gittiğinde şöyle derdi: 'Gelin ve görene gidelim.' Çünkü bugün peygamber olana önceden gören diye çağrılırdı.
Örnek Ayetler (5 / 36)
Hakimler 16:25
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ כְּט֣וֹב לִבָּ֔ם וַיֹּ֣אמְר֔וּ קִרְא֥וּ לְשִׁמְשׁ֖וֹן וִישַֽׂחֶק־לָ֑נוּ וַיִּקְרְא֨וּ לְשִׁמְשׁ֜וֹן מִבֵּ֣ית הָאֲסוּרִ֗ים וַיְצַחֵק֙ לִפְנֵיהֶ֔ם וַיַּעֲמִ֥ידוּ אוֹת֖וֹ בֵּ֥ין הָעַמּוּדִֽים
Kalpleri neşeliyken dediler: 'Şimşon'u çağırın ve bize oyun oynasın.' Şimşon'u tutsaklar evinden çağırdılar ve önlerinde oyun oynadı; ve onu sütunların arasında durdurdular.
Hakimler 18:12
·
Tevrat
וַֽיַּעֲל֗וּ וַֽיַּחֲנ֛וּ בְּקִרְיַ֥ת יְעָרִ֖ים בִּֽיהוּדָ֑ה עַל־כֵּ֡ן קָרְאוּ֩ לַמָּק֨וֹם הַה֜וּא מַחֲנֵה־דָ֗ן עַ֚ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה הִנֵּ֕ה אַחֲרֵ֖י קִרְיַ֥ת יְעָרִֽים
Çıktılar ve Yahuda'da Kiryat-Yearim'de ordugâh kurdular. Bu yüzden o yere bu güne kadar Mahane-Dan adını verdiler; işte Kiryat-Yearim'in arkasındadır.
Yeremya 4:5
·
Tevrat
הַגִּ֣ידוּ בִֽיהוּדָ֗ה וּבִירוּשָׁלִַ֨ם֙ הַשְׁמִ֔יעוּ וְאִמְר֕וּ תִּקְע֥וּ שׁוֹפָ֖ר בָּאָ֑רֶץ קִרְא֤וּ מַלְאוּ֙ וְאִמְר֔וּ הֵאָסְפ֥וּ וְנָב֖וֹאָה אֶל־עָרֵ֥י הַמִּבְצָֽר
Yahuda'da bildirin ve Yeruşalim'de işittirin ve deyin: 'Yerde şofar çalın!' Yüksek sesle çağırın ve deyin: 'Toplanın ve surlu şehirlere girelim!'
Yeremya 6:30
·
Tevrat
כֶּ֣סֶף נִמְאָ֔ס קָרְא֖וּ לָהֶ֑ם כִּֽי־מָאַ֥ס יְהוָ֖ה בָּהֶֽם
Onlara reddedilmiş gümüş dediler; çünkü Yahve onları reddetti.
Yeremya 10:25
·
Tevrat
שְׁפֹ֣ךְ חֲמָתְךָ֗ עַל־הַגּוֹיִם֙ אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־יְדָע֔וּךָ וְעַל֙ מִשְׁפָּח֔וֹת אֲשֶׁ֥ר בְּשִׁמְךָ֖ לֹ֣א קָרָ֑אוּ כִּֽי־אָכְל֣וּ אֶֽת־יַעֲקֹ֗ב וַאֲכָלֻ֨הוּ֙ וַיְכַלֻּ֔הוּ וְאֶת־נָוֵ֖הוּ הֵשַֽׁמּוּ
Gazabını seni bilmeyen ulusların üzerine ve adınla çağırmayan ailelerin üzerine dök; çünkü Yakup'u yediler, onu yediler ve onu tükettiler ve onun otlağını viran ettiler.
Örnek Ayetler (5 / 33)
Hakimler 4:6
·
Tevrat
וַתִּשְׁלַ֗ח וַתִּקְרָא֙ לְבָרָ֣ק בֶּן־אֲבִינֹ֔עַם מִקֶּ֖דֶשׁ נַפְתָּלִ֑י וַתֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו הֲלֹ֥א צִוָּ֣ה יְהוָ֣ה אֱלֹהֵֽי־יִשְׂרָאֵ֗ל לֵ֤ךְ וּמָֽשַׁכְתָּ֙ בְּהַ֣ר תָּב֔וֹר וְלָקַחְתָּ֣ עִמְּךָ֗ עֲשֶׂ֤רֶת אֲלָפִים֙ אִ֔ישׁ מִבְּנֵ֥י נַפְתָּלִ֖י וּמִבְּנֵ֥י זְבֻלֽוּן
Ve o haber gönderip Naftali Kedeşi'nden Avinoam oğlu Barak'ı çağırdı; ve ona dedi: 'İsrail'in Tanrısı Yahve buyurmadı mı? Git ve Tavor dağına çekil; ve yanına Naftali oğullarından ve Zevulun oğullarından on bin adam al.
Hakimler 13:24
·
Tevrat
וַתֵּ֤לֶד הָֽאִשָּׁה֙ בֵּ֔ן וַתִּקְרָ֥א אֶת־שְׁמ֖וֹ שִׁמְשׁ֑וֹן וַיִּגְדַּ֣ל הַנַּ֔עַר וַֽיְבָרְכֵ֖הוּ יְהוָֽה
Ve kadın bir oğul doğurdu ve onun adını Şimşon çağırdı; ve çocuk büyüdü ve Yahve onu bereketledi.
Hakimler 16:18
·
Tevrat
וַתֵּ֣רֶא דְלִילָ֗ה כִּֽי־הִגִּ֣יד לָהּ֮ אֶת־כָּל־לִבּוֹ֒ וַתִּשְׁלַ֡ח וַתִּקְרָא֩ לְסַרְנֵ֨י פְלִשְׁתִּ֤ים לֵאמֹר֙ עֲל֣וּ הַפַּ֔עַם כִּֽי־הִגִּ֥יד לִ֖י אֶת־כָּל־לִבּ֑וֹ וְעָל֤וּ אֵלֶ֨יהָ֙ סַרְנֵ֣י פְלִשְׁתִּ֔ים וַיַּעֲל֥וּ הַכֶּ֖סֶף בְּיָדָֽם
Delila onun kendisine bütün kalbini bildirdiğini gördü; gönderdi ve Filistlilerin beylerini çağırarak dedi: 'Bu kez çıkın, çünkü bana bütün kalbini bildirdi.' Bunun üzerine Filistlilerin beyleri ona çıktılar ve gümüşü ellerinde çıkardılar.
Hakimler 16:19
·
Tevrat
וַתְּיַשְּׁנֵ֨הוּ֙ עַל־בִּרְכֶּ֔יהָ וַתִּקְרָ֣א לָאִ֔ישׁ וַתְּגַלַּ֕ח אֶת־שֶׁ֖בַע מַחְלְפ֣וֹת רֹאשׁ֑וֹ וַתָּ֨חֶל֙ לְעַנּוֹת֔וֹ וַיָּ֥סַר כֹּח֖וֹ מֵעָלָֽיו
Onu dizleri üzerinde uyuttu, adamı çağırdı ve başının yedi örgüsünü tıraş etti. Sonra onu ezmeye başladı ve gücü üzerinden ayrıldı.
2. Samuel 12:24
·
Tevrat
וַיְנַחֵ֣ם דָּוִ֗ד אֵ֚ת בַּת־שֶׁ֣בַע אִשְׁתּ֔וֹ וַיָּבֹ֥א אֵלֶ֖יהָ וַיִּשְׁכַּ֣ב עִמָּ֑הּ וַתֵּ֣לֶד בֵּ֗ן וַתִּקְרָ֤א אֶת־שְׁמוֹ֙ שְׁלֹמֹ֔ה וַיהוָ֖ה אֲהֵבֽוֹ
Davut karısı Bat-Şeva'yı teselli etti; ona gelip onunla yattı. O da bir oğul doğurdu ve adını Süleyman diye çağırdı. Yahve onu sevdi.
Örnek Ayetler (5 / 32)
Hakimler 2:5
·
Tevrat
וַֽיִּקְרְא֛וּ שֵֽׁם־הַמָּק֥וֹם הַה֖וּא בֹּכִ֑ים וַיִּזְבְּחוּ־שָׁ֖ם לַֽיהוָֽה
O yerin adını Bokim koydular ve orada Yahve'ye kurban kestiler.
Hakimler 7:20
·
Tevrat
וַֽ֠יִּתְקְעוּ שְׁלֹ֨שֶׁת הָרָאשִׁ֥ים בַּשּֽׁוֹפָרוֹת֮ וַיִּשְׁבְּר֣וּ הַכַּדִּים֒ וַיַּחֲזִ֤יקוּ בְיַד־שְׂמאוֹלָם֙ בַּלַּפִּדִ֔ים וּבְיַ֨ד־יְמִינָ֔ם הַשּׁוֹפָר֖וֹת לִתְק֑וֹעַ וַֽיִּקְרְא֔וּ חֶ֥רֶב לַֽיהוָ֖ה וּלְגִדְעֽוֹן
Üç bölük şofarları çaldılar ve testileri kırdılar; sol elleriyle meşaleleri ve sağ elleriyle çalmak için şofarları tuttular ve bağırdılar: "Yahve için ve Gideon için kılıç!"
Hakimler 16:25
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ כְּט֣וֹב לִבָּ֔ם וַיֹּ֣אמְר֔וּ קִרְא֥וּ לְשִׁמְשׁ֖וֹן וִישַֽׂחֶק־לָ֑נוּ וַיִּקְרְא֨וּ לְשִׁמְשׁ֜וֹן מִבֵּ֣ית הָאֲסוּרִ֗ים וַיְצַחֵק֙ לִפְנֵיהֶ֔ם וַיַּעֲמִ֥ידוּ אוֹת֖וֹ בֵּ֥ין הָעַמּוּדִֽים
Kalpleri neşeliyken dediler: 'Şimşon'u çağırın ve bize oyun oynasın.' Şimşon'u tutsaklar evinden çağırdılar ve önlerinde oyun oynadı; ve onu sütunların arasında durdurdular.
Hakimler 18:23
·
Tevrat
וַֽיִּקְרְאוּ֙ אֶל־בְּנֵי־דָ֔ן וַיַּסֵּ֖בּוּ פְּנֵיהֶ֑ם וַיֹּאמְר֣וּ לְמִיכָ֔ה מַה־לְּךָ֖ כִּ֥י נִזְעָֽקְתָּ
Ve Dan oğullarına seslendiler, ve onlar yüzlerini çevirdiler ve Mika'ya dediler ki: 'Sana ne oldu ki toplandın?'
Hakimler 18:29
·
Tevrat
וַיִּקְרְא֤וּ שֵׁם־הָעִיר֙ דָּ֔ן בְּשֵׁם֙ דָּ֣ן אֲבִיהֶ֔ם אֲשֶׁ֥ר יוּלַּ֖ד לְיִשְׂרָאֵ֑ל וְאוּלָ֛ם לַ֥יִשׁ שֵׁם־הָעִ֖יר לָרִאשֹׁנָֽה
Ve İsrail'e doğan babaları Dan'ın adıyla şehrin adını Dan diye çağırdılar; ancak başlangıçta şehrin adı Layiş'ti.
Örnek Ayetler (4 / 28)
2. Samuel 22:4
·
Tevrat
מְהֻלָּ֖ל אֶקְרָ֣א יְהוָ֑ה וּמֵאֹיְבַ֖י אִוָּשֵֽׁעַ
Övülmüş Yahve'yi çağırırım ve düşmanlarımdan kurtulurum.
2. Samuel 22:7
·
Tevrat
בַּצַּר־לִי֙ אֶקְרָ֣א יְהוָ֔ה וְאֶל־אֱלֹהַ֖י אֶקְרָ֑א וַיִּשְׁמַ֤ע מֵהֵֽיכָלוֹ֙ קוֹלִ֔י וְשַׁוְעָתִ֖י בְּאָזְנָֽיו
Sıkıntımda Yahve'yi çağırdım ve Tanrı'ma seslendim; tapınağından sesimi duydu ve feryadım onun kulaklarındaydı.
Yeremya 20:8
·
Tevrat
כִּֽי־מִדֵּ֤י אֲדַבֵּר֙ אֶזְעָ֔ק חָמָ֥ס וָשֹׁ֖ד אֶקְרָ֑א כִּֽי־הָיָ֨ה דְבַר־יְהוָ֥ה לִ֛י לְחֶרְפָּ֥ה וּלְקֶ֖לֶס כָּל־הַיּֽוֹם
Çünkü her konuştuğumda feryat ediyorum; 'Şiddet ve yıkım!' diye çağırıyorum; çünkü Yahve'nin sözü bütün gün benim için bir kınamaya ve bir alaya oldu.
1. Samuel 12:17
·
Tevrat
הֲל֤וֹא קְצִיר־חִטִּים֙ הַיּ֔וֹם אֶקְרָא֙ אֶל־יְהוָ֔ה וְיִתֵּ֥ן קֹל֖וֹת וּמָטָ֑ר וּדְע֣וּ וּרְא֗וּ כִּֽי־רָעַתְכֶ֤ם רַבָּה֙ אֲשֶׁ֤ר עֲשִׂיתֶם֙ בְּעֵינֵ֣י יְהוָ֔ה לִשְׁא֥וֹל לָכֶ֖ם מֶֽלֶךְ
Bugün buğday hasadı değil mi? Yahve'ye sesleneceğim, O da gök gürlemeleri ve yağmur verecek; böylece kendinize kral istemekle Yahve'nin gözlerinde yaptığınız kötülüğünüzün büyük olduğunu bilin ve görün.
Örnek Ayetler (5 / 26)
Amos 9:12
·
Tevrat
לְמַ֨עַן יִֽירְשׁ֜וּ אֶת־שְׁאֵרִ֤ית אֱדוֹם֙ וְכָל־הַגּוֹיִ֔ם אֲשֶׁר־נִקְרָ֥א שְׁמִ֖י עֲלֵיהֶ֑ם נְאֻם־יְהוָ֖ה עֹ֥שֶׂה זֹּֽאת
Öyle ki Edom'un kalıntısını ve üzerlerine adım çağrılan bütün ulusları mülk edinsinler; bunu yapan Yahve'nin bildirisidir.
2. Samuel 6:2
·
Tevrat
וַיָּ֣קָם וַיֵּ֣לֶךְ דָּוִ֗ד וְכָל־הָעָם֙ אֲשֶׁ֣ר אִתּ֔וֹ מִֽבַּעֲלֵ֖י יְהוּדָ֑ה לְהַעֲל֣וֹת מִשָּׁ֗ם אֵ֚ת אֲר֣וֹן הָאֱלֹהִ֔ים אֲשֶׁר־נִקְרָ֣א שֵׁ֗ם שֵׁ֣ם יְהוָ֧ה צְבָא֛וֹת יֹשֵׁ֥ב הַכְּרֻבִ֖ים עָלָֽיו
Davut ve onunla olan bütün halk kalktı ve keruvların üzerinde oturan Ordular Yahve'nin adıyla çağrılan Tanrı'nın sandığını oradan çıkarmak için Yahuda'nın Baale'sinden gittiler.
Yeremya 4:20
·
Tevrat
שֶׁ֤בֶר עַל־שֶׁ֨בֶר֙ נִקְרָ֔א כִּ֥י שֻׁדְּדָ֖ה כָּל־הָאָ֑רֶץ פִּתְאֹם֙ שֻׁדְּד֣וּ אֹהָלַ֔י רֶ֖גַע יְרִיעֹתָֽי
Yıkım üzerine yıkım çağrılıyor, çünkü bütün yer yıkıma uğradı; aniden çadırlarım, bir anda çadır bezlerim yıkıma uğradı.
Yeremya 7:10
·
Tevrat
וּבָאתֶ֞ם וַעֲמַדְתֶּ֣ם לְפָנַ֗י בַּבַּ֤יִת הַזֶּה֙ אֲשֶׁ֣ר נִקְרָא־שְׁמִ֣י עָלָ֔יו וַאֲמַרְתֶּ֖ם נִצַּ֑לְנוּ לְמַ֣עַן עֲשׂ֔וֹת אֵ֥ת כָּל־הַתּוֹעֵב֖וֹת הָאֵֽלֶּה
Ve gelip üzerime adımın çağrıldığı bu evde yüzümün önünde durdunuz ve dediniz: 'Kurtulduk'; bütün bu iğrençlikleri yapmak için mi?
Yeremya 7:11
·
Tevrat
הַמְעָרַ֣ת פָּרִצִ֗ים הָיָ֨ה הַבַּ֧יִת הַזֶּ֛ה אֲשֶׁר־נִקְרָֽא־שְׁמִ֥י עָלָ֖יו בְּעֵינֵיכֶ֑ם גַּ֧ם אָנֹכִ֛י הִנֵּ֥ה רָאִ֖יתִי נְאֻם־יְהוָֽה
Üzerine adımın çağrıldığı bu ev, sizin gözlerinizde soyguncular mağarası mı oldu? İşte ben de gördüm, Yahve'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (5 / 25)
Hoşea 11:1
·
Tevrat
כִּ֛י נַ֥עַר יִשְׂרָאֵ֖ל וָאֹהֲבֵ֑הוּ וּמִמִּצְרַ֖יִם קָרָ֥אתִי לִבְנִֽי
Çünkü İsrail çocuktu ve onu sevdim; ve Mısır'dan oğlumu çağırdım.
1. Samuel 3:5
·
Tevrat
וַיָּ֣רָץ אֶל־עֵלִ֗י וַיֹּ֤אמֶר הִנְנִי֙ כִּֽי־קָרָ֣אתָ לִּ֔י וַיֹּ֥אמֶר לֹֽא־קָרָ֖אתִי שׁ֣וּב שְׁכָ֑ב וַיֵּ֖לֶךְ וַיִּשְׁכָּֽב
Eli'ye koştu ve dedi: 'İşte buradayım, çünkü beni çağırdın.' O dedi: 'Çağırmadım, dön yat.' Gitti ve yattı.
1. Samuel 3:6
·
Tevrat
וַיֹּ֣סֶף יְהוָ֗ה קְרֹ֣א עוֹד֮ שְׁמוּאֵל֒ וַיָּ֤קָם שְׁמוּאֵל֙ וַיֵּ֣לֶךְ אֶל־עֵלִ֔י וַיֹּ֣אמֶר הִנְנִ֔י כִּ֥י קָרָ֖אתָ לִ֑י וַיֹּ֛אמֶר לֹֽא־קָרָ֥אתִי בְנִ֖י שׁ֥וּב שְׁכָֽב
Yahve tekrar Samuel diye çağırdı. Samuel kalktı ve Eli'ye gitti ve dedi: 'İşte buradayım, çünkü beni çağırdın.' O dedi: 'Çağırmadım oğlum, dön yat.'
1. Samuel 9:24
·
Tevrat
וַיָּ֣רֶם הַ֠טַּבָּח אֶת־הַשּׁ֨וֹק וְהֶעָלֶ֜יהָ וַיָּ֣שֶׂם לִפְנֵ֣י שָׁא֗וּל וַיֹּ֨אמֶר֙ הִנֵּ֤ה הַנִּשְׁאָר֙ שִׂים־לְפָנֶ֣יךָ אֱכֹ֔ל כִּ֧י לַמּוֹעֵ֛ד שָֽׁמוּר־לְךָ֥ לֵאמֹ֖ר הָעָ֣ם קָרָ֑אתִי וַיֹּ֧אכַל שָׁא֛וּל עִם־שְׁמוּאֵ֖ל בַּיּ֥וֹם הַהֽוּא
Ve aşçı budu ve üzerindekini kaldırdı ve Şaul'un önüne koydu ve dedi: 'İşte kalan, önüne koy, ye; çünkü halkı çağırdım diyerek belirlenen zaman için sana saklandı.' Ve Şaul o gün Samuel ile yedi.
Yeşaya 13:3
·
Tevrat
אֲנִ֥י צִוֵּ֖יתִי לִמְקֻדָּשָׁ֑י גַּ֣ם קָרָ֤אתִי גִבּוֹרַי֙ לְאַפִּ֔י עַלִּיזֵ֖י גַּאֲוָתִֽי
Ben kutsallarıma buyruk verdim; öfkem için güçlülerimi, yüceliğimle coşanları da çağırdım.
Örnek Ayetler (5 / 20)
Yeremya 34:8
·
Tevrat
הַדָּבָ֛ר אֲשֶׁר־הָיָ֥ה אֶֽל־יִרְמְיָ֖הוּ מֵאֵ֣ת יְהוָ֑ה אַחֲרֵ֡י כְּרֹת֩ הַמֶּ֨לֶךְ צִדְקִיָּ֜הוּ בְּרִ֗ית אֶת־כָּל־הָעָם֙ אֲשֶׁ֣ר בִּירֽוּשָׁלִַ֔ם לִקְרֹ֥א לָהֶ֖ם דְּרֽוֹר
Kral Tsedekiya'nın Yeruşalim'deki bütün halkla onlara özgürlük ilan etmek için antlaşma yapmasından sonra, Yahve'den Yeremya'ya gelen söz şudur:
Yeremya 34:15
·
Tevrat
וַתָּשֻׁ֨בוּ אַתֶּ֜ם הַיּ֗וֹם וַתַּעֲשׂ֤וּ אֶת־הַיָּשָׁר֙ בְּעֵינַ֔י לִקְרֹ֥א דְר֖וֹר אִ֣ישׁ לְרֵעֵ֑הוּ וַתִּכְרְת֤וּ בְרִית֙ לְפָנַ֔י בַּבַּ֕יִת אֲשֶׁר־נִקְרָ֥א שְׁמִ֖י עָלָֽיו
Siz bugün döndünüz ve herkesin komşusuna özgürlük ilan etmesiyle gözümde doğru olanı yaptınız; üzerime adımın çağrıldığı evde önümde antlaşma yaptınız.
Yeremya 34:17
·
Tevrat
לָכֵן֮ כֹּה־אָמַ֣ר יְהוָה֒ אַתֶּם֙ לֹֽא־שְׁמַעְתֶּ֣ם אֵלַ֔י לִקְרֹ֣א דְר֔וֹר אִ֥ישׁ לְאָחִ֖יו וְאִ֣ישׁ לְרֵעֵ֑הוּ הִנְנִ֣י קֹרֵא֩ לָכֶ֨ם דְּר֜וֹר נְאֻם־יְהוָ֗ה אֶל־הַחֶ֨רֶב֙ אֶל־הַדֶּ֣בֶר וְאֶל־הָרָעָ֔ב וְנָתַתִּ֤י אֶתְכֶם֙ לְזַעֲוָ֔ה לְכֹ֖ל מַמְלְכ֥וֹת הָאָֽרֶץ
Bu yüzden Yahve şöyle dedi: Herkesin kardeşine ve komşusuna özgürlük ilan etmesi için beni dinlemediniz; işte, ben size kılıca, salgın hastalığa ve kıtlığa karşı özgürlük ilan ediyorum, Yahve'nin bildirisidir; sizi yerin bütün krallıklarına dehşet konusu yapacağım.
Yeremya 36:8
·
Tevrat
וַיַּ֗עַשׂ בָּרוּךְ֙ בֶּן־נֵ֣רִיָּ֔ה כְּכֹ֥ל אֲשֶׁר־צִוָּ֖הוּ יִרְמְיָ֣הוּ הַנָּבִ֑יא לִקְרֹ֥א בַסֵּ֛פֶר דִּבְרֵ֥י יְהוָ֖ה בֵּ֥ית יְהֹוָֽה
Ve Neriya oğlu Baruk, peygamber Yeremya'nın ona buyurduğu her şeye göre yaptı; Yahve'nin evinde kitaptan Yahve'nin sözlerini okudu.
Yeremya 51:63
·
Tevrat
וְהָיָה֙ כְּכַלֹּ֣תְךָ֔ לִקְרֹ֖א אֶת־הַסֵּ֣פֶר הַזֶּ֑ה תִּקְשֹׁ֤ר עָלָיו֙ אֶ֔בֶן וְהִשְׁלַכְתּ֖וֹ אֶל־תּ֥וֹךְ פְּרָֽת
Ve bu kitabı okumayı bitirdiğinde, ona taş bağlayacaksın ve onu Fırat'ın içine atacaksın.
Örnek Ayetler (5 / 18)
Hakimler 10:4
·
Tevrat
וַֽיְהִי־ל֞וֹ שְׁלֹשִׁ֣ים בָּנִ֗ים רֹֽכְבִים֙ עַל־שְׁלֹשִׁ֣ים עֲיָרִ֔ים וּשְׁלֹשִׁ֥ים עֲיָרִ֖ים לָהֶ֑ם לָהֶ֞ם יִקְרְא֣וּ חַוֺּ֣ת יָאִ֗יר עַ֚ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה אֲשֶׁ֖ר בְּאֶ֥רֶץ הַגִּלְעָֽד
Otuz eşeğe binen otuz oğlu vardı ve onların otuz şehri vardı; Gileat diyarında olan onlara bu güne kadar Yair köyleri diye çağırırlar.
Yeremya 3:17
·
Tevrat
בָּעֵ֣ת הַהִ֗יא יִקְרְא֤וּ לִירוּשָׁלִַ֨ם֙ כִּסֵּ֣א יְהוָ֔ה וְנִקְוּ֨וּ אֵלֶ֧יהָ כָֽל־הַגּוֹיִ֛ם לְשֵׁ֥ם יְהוָ֖ה לִירוּשָׁלִָ֑ם וְלֹא־יֵלְכ֣וּ ע֔וֹד אַחֲרֵ֕י שְׁרִר֖וּת לִבָּ֥ם הָרָֽע
O zamanda Yeruşalim'e 'Yahve'nin Tahtı' diye çağıracaklar ve bütün uluslar Yahve'nin adı için Yeruşalim'e, ona toplanacaklar ve artık kötü kalplerinin inatçılığı ardınca gitmeyecekler.
Yeremya 23:6
·
Tevrat
בְּיָמָיו֙ תִּוָּשַׁ֣ע יְהוּדָ֔ה וְיִשְׂרָאֵ֖ל יִשְׁכֹּ֣ן לָבֶ֑טַח וְזֶה־שְּׁמ֥וֹ אֲֽשֶׁר־יִקְרְא֖וֹ יְהוָ֥ה צִדְקֵֽנוּ
Onun günlerinde Yahuda kurtulacak ve İsrail güvenle oturacak; ve onu çağıracakları adı budur: Yahve doğruluğumuzdur.
Yeşaya 34:12
·
Tevrat
חֹרֶ֥יהָ וְאֵֽין־שָׁ֖ם מְלוּכָ֣ה יִקְרָ֑אוּ וְכָל־שָׂרֶ֖יהָ יִ֥הְיוּ אָֽפֶס
Onun soyluları, orada krallık ilan edecek kimse yok; ve onun bütün önderleri hiçlik olacak.
Yeşaya 47:1
·
Tevrat
רְדִ֣י וּשְׁבִ֣י עַל־עָפָ֗ר בְּתוּלַת֙ בַּת־בָּבֶ֔ל שְׁבִי־לָאָ֥רֶץ אֵין־כִּסֵּ֖א בַּת־כַּשְׂדִּ֑ים כִּ֣י לֹ֤א תוֹסִ֨יפִי֙ יִקְרְאוּ־לָ֔ךְ רַכָּ֖ה וַעֲנֻגָּֽה
İn ve toz üzerine otur, Babil kızı bakiresi; yere otur, taht yok, Kildani kızı; çünkü bir daha sana narin ve nazlı diye çağırmayacaklar.
Örnek Ayetler (5 / 16)
Amos 4:5
·
Tevrat
וְקַטֵּ֤ר מֵֽחָמֵץ֙ תּוֹדָ֔ה וְקִרְא֥וּ נְדָב֖וֹת הַשְׁמִ֑יעוּ כִּ֣י כֵ֤ן אֲהַבְתֶּם֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
'Ve mayalıdan şükran sunusu yakın, gönüllü sunuları çağırın, duyurun; çünkü böyle sevdiniz ey İsrail oğulları,' Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Amos 5:16
·
Tevrat
לָ֠כֵן כֹּֽה־אָמַ֨ר יְהוָ֜ה אֱלֹהֵ֤י צְבָאוֹת֙ אֲדֹנָ֔י בְּכָל־רְחֹב֣וֹת מִסְפֵּ֔ד וּבְכָל־חוּצ֖וֹת יֹאמְר֣וּ הוֹ־ה֑וֹ וְקָרְא֤וּ אִכָּר֙ אֶל־אֵ֔בֶל וּמִסְפֵּ֖ד אֶל־י֥וֹדְעֵי נֶֽהִי
Bu yüzden Ordular Tanrısı Efendi Yahve şöyle dedi: 'Bütün meydanlarda ağıt olacak ve bütün sokaklarda Vay vay diyecekler; çiftçiyi yasa ve feryat bilenleri ağıda çağıracaklar.'
Hezekiel 8:18
·
Tevrat
וְגַם־אֲנִי֙ אֶעֱשֶׂ֣ה בְחֵמָ֔ה לֹֽא־תָח֥וֹס עֵינִ֖י וְלֹ֣א אֶחְמֹ֑ל וְקָרְא֤וּ בְאָזְנַי֙ ק֣וֹל גָּד֔וֹל וְלֹ֥א אֶשְׁמַ֖ע אוֹתָֽם
Ve ayrıca ben öfkeyle yapacağım; gözüm acımayacak ve esirgemeyeceğim; ve kulaklarıma büyük sesle çağıracaklar ve onları işitmeyeceğim.
Hezekiel 39:11
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה בַיּ֣וֹם הַה֡וּא אֶתֵּ֣ן לְגוֹג֩ מְקֽוֹם־שָׁ֨ם קֶ֜בֶר בְּיִשְׂרָאֵ֗ל גֵּ֤י הָעֹֽבְרִים֙ קִדְמַ֣ת הַיָּ֔ם וְחֹסֶ֥מֶת הִ֖יא אֶת־הָעֹֽבְרִ֑ים וְקָ֣בְרוּ שָׁ֗ם אֶת־גּוֹג֙ וְאֶת־כָּל־הֲמוֹנֹ֔ה וְקָ֣רְא֔וּ גֵּ֖יא הֲמ֥וֹן גּֽוֹג
Ve o günde olacak, İsrail'de Gog'a orada mezar yeri vereceğim; denizin doğusunda geçenlerin vadisini. Ve o, geçenleri engelleyicidir; ve Gog'u ve bütün kalabalığını oraya gömecekler ve Gog Kalabalığı Vadisi diye çağıracaklar.
Yeremya 9:16
·
Tevrat
כֹּ֤ה אָמַר֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת הִתְבּֽוֹנְנ֛וּ וְקִרְא֥וּ לַמְקוֹנְנ֖וֹת וּתְבוֹאֶ֑ינָה וְאֶל־הַחֲכָמ֥וֹת שִׁלְח֖וּ וְתָבֽוֹאנָה
Ordular Yahvesi şöyle dedi: Düşünün ve ağıtçı kadınları çağırın ki gelsinler; ve bilge kadınlara gönderin ki gelsinler.
Örnek Ayetler (5 / 14)
Yeremya 2:2
·
Tevrat
הָלֹ֡ךְ וְקָֽרָאתָ֩ בְאָזְנֵ֨י יְרוּשָׁלִַ֜ם לֵאמֹ֗ר כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה זָכַ֤רְתִּי לָךְ֙ חֶ֣סֶד נְעוּרַ֔יִךְ אַהֲבַ֖ת כְּלוּלֹתָ֑יִךְ לֶכְתֵּ֤ךְ אַחֲרַי֙ בַּמִּדְבָּ֔ר בְּאֶ֖רֶץ לֹ֥א זְרוּעָֽה
Git ve Yeruşalim'in kulaklarına seslen ve de: 'Yahve şöyle dedi: Gençliğinin sadakatini, nişanlılığının sevgisini, çölde, ekili olmayan bir yerde ardımdan gidişini senin için hatırladım.'
Yeremya 3:12
·
Tevrat
הָלֹ֡ךְ וְקָֽרָאתָ֩ אֶת־הַדְּבָרִ֨ים הָאֵ֜לֶּה צָפ֗וֹנָה וְ֠אָמַרְתָּ שׁ֣וּבָה מְשֻׁבָ֤ה יִשְׂרָאֵל֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה לֽוֹא־אַפִּ֥יל פָּנַ֖י בָּכֶ֑ם כִּֽי־חָסִ֤יד אֲנִי֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה לֹ֥א אֶטּ֖וֹר לְעוֹלָֽם
Git ve bu sözleri kuzeye doğru çağır ve de: 'Dön, ey dönek İsrail, Yahve'nin bildirisidir; yüzümü size düşürmeyeceğim, çünkü ben sadığım, Yahve'nin bildirisidir, sonsuza dek öfke tutmayacağım.'
Yeremya 7:2
·
Tevrat
עֲמֹ֗ד בְּשַׁ֨עַר֙ בֵּ֣ית יְהוָ֔ה וְקָרָ֣אתָ שָּׁ֔ם אֶת־הַדָּבָ֖ר הַזֶּ֑ה וְאָמַרְתָּ֞ שִׁמְע֣וּ דְבַר־יְהוָ֗ה כָּל־יְהוּדָה֙ הַבָּאִים֙ בַּשְּׁעָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה לְהִֽשְׁתַּחֲוֺ֖ת לַיהוָֽה
Yahve'nin evinin kapısında dur ve orada bu sözü duyur ve de ki: 'Yahve'ye secde etmek için bu kapılardan giren bütün Yahuda, Yahve'nin sözünü dinleyin.'
Yeremya 7:27
·
Tevrat
וְדִבַּרְתָּ֤ אֲלֵיהֶם֙ אֶת־כָּל־הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה וְלֹ֥א יִשְׁמְע֖וּ אֵלֶ֑יךָ וְקָרָ֥אתָ אֲלֵיהֶ֖ם וְלֹ֥א יַעֲנֽוּכָה
Ve onlara bütün bu sözleri söyleyeceksin ve seni dinlemeyecekler; ve onlara sesleneceksin ve sana cevap vermeyecekler.
Yeremya 19:2
·
Tevrat
וְיָצָ֨אתָ֙ אֶל־גֵּ֣יא בֶן־הִנֹּ֔ם אֲשֶׁ֕ר פֶּ֖תַח שַׁ֣עַר הַֽחַרְסִ֑ית וְקָרָ֣אתָ שָּׁ֔ם אֶת־הַדְּבָרִ֖ים אֲשֶׁר־אֲדַבֵּ֥ר אֵלֶֽיךָ
Ve Harsit kapısının girişinde olan Hinnom oğlunun vadisine çık; ve sana konuşacağım sözleri orada çağır.
Örnek Ayetler (5 / 13)
2. Krallar 5:11
·
Tevrat
וַיִּקְצֹ֥ף נַעֲמָ֖ן וַיֵּלַ֑ךְ וַיֹּאמֶר֩ הִנֵּ֨ה אָמַ֜רְתִּי אֵלַ֣י יֵצֵ֣א יָצ֗וֹא וְעָמַד֙ וְקָרָא֙ בְּשֵׁם־יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֔יו וְהֵנִ֥יף יָד֛וֹ אֶל־הַמָּק֖וֹם וְאָסַ֥ף הַמְּצֹרָֽע
Ama Naaman öfkelendi ve gidip dedi ki: 'İşte dedim ki: Kesinlikle bana çıkar, durur ve Tanrısı Yahve'nin adıyla çağırır, elini yere doğru sallar ve cüzamlıyı kurtarır.'
Yeşaya 6:3
·
Tevrat
וְקָרָ֨א זֶ֤ה אֶל־זֶה֙ וְאָמַ֔ר קָד֧וֹשׁ קָד֛וֹשׁ קָד֖וֹשׁ יְהוָ֣ה צְבָא֑וֹת מְלֹ֥א כָל־הָאָ֖רֶץ כְּבוֹדֽוֹ
Ve biri diğerine çağırıyordu ve diyordu: 'Kutsal, kutsal, kutsaldır Ordular Yahvesi; bütün yer O'nun yüceliğiyle doludur.'
Yeşaya 58:12
·
Tevrat
וּבָנ֤וּ מִמְּךָ֙ חָרְב֣וֹת עוֹלָ֔ם מוֹסְדֵ֥י דוֹר־וָד֖וֹר תְּקוֹמֵ֑ם וְקֹרָ֤א לְךָ֙ גֹּדֵ֣ר פֶּ֔רֶץ מְשֹׁבֵ֥ב נְתִיב֖וֹת לָשָֽׁבֶת
Ve senden olanlar eski yıkıntıları inşa edecekler, kuşaktan kuşağa temelleri kaldıracaksın; ve sana gediği ören, oturmak için yolları döndüren diye çağrılacak.
Yeşaya 61:3
·
Tevrat
לָשׂ֣וּם לַאֲבֵלֵ֣י צִיּ֗וֹן לָתֵת֩ לָהֶ֨ם פְּאֵ֜ר תַּ֣חַת אֵ֗פֶר שֶׁ֤מֶן שָׂשׂוֹן֙ תַּ֣חַת אֵ֔בֶל מַעֲטֵ֣ה תְהִלָּ֔ה תַּ֖חַת ר֣וּחַ כֵּהָ֑ה וְקֹרָ֤א לָהֶם֙ אֵילֵ֣י הַצֶּ֔דֶק מַטַּ֥ע יְהוָ֖ה לְהִתְפָּאֵֽר
Siyon'un yas tutanlarına koymak için, onlara külün yerine başlık, yasın yerine sevinç yağını, sönük ruhun yerine övgü giysisini vermek için; ve onlara doğruluk ağaçları, yücelmek için Yahve'nin dikimi diye çağrılacak.
Yeşaya 62:2
·
Tevrat
וְרָא֤וּ גוֹיִם֙ צִדְקֵ֔ךְ וְכָל־מְלָכִ֖ים כְּבוֹדֵ֑ךְ וְקֹ֤רָא לָךְ֙ שֵׁ֣ם חָדָ֔שׁ אֲשֶׁ֛ר פִּ֥י יְהוָ֖ה יִקֳּבֶֽנּוּ
Ve uluslar senin doğruluğunu ve tüm krallar senin yüceliğini görecekler; ve sana Yahve'nin ağzının belirleyeceği yeni isimle çağrılacak.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Yeşaya 55:5
·
Tevrat
הֵ֣ן גּ֤וֹי לֹֽא־תֵדַע֙ תִּקְרָ֔א וְג֥וֹי לֹֽא־יְדָע֖וּךָ אֵלֶ֣יךָ יָר֑וּצוּ לְמַ֨עַן֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ וְלִקְד֥וֹשׁ יִשְׂרָאֵ֖ל כִּ֥י פֵאֲרָֽךְ
İşte, bilmediğin bir ulusu çağıracaksın ve seni bilmeyen bir ulus sana koşacak; Tanrın Yahve uğruna ve İsrail'in Kutsalı uğruna, çünkü o seni yüceltti.
Yeşaya 58:5
·
Tevrat
הֲכָזֶ֗ה יִֽהְיֶה֙ צ֣וֹם אֶבְחָרֵ֔הוּ י֛וֹם עַנּ֥וֹת אָדָ֖ם נַפְשׁ֑וֹ הֲלָכֹ֨ף כְּאַגְמֹ֜ן רֹאשׁ֗וֹ וְשַׂ֤ק וָאֵ֨פֶר֙ יַצִּ֔יעַ הֲלָזֶה֙ תִּקְרָא־צ֔וֹם וְי֥וֹם רָצ֖וֹן לַיהוָֽה
Seçtiğim oruç, insanın canını alçalttığı gün, bunun gibi mi olacak? Başını saz gibi eğmesi ve çul ve kül sermesi mi? Buna mı oruç ve Yahve'ye kabul günü diye çağıracaksın?
Yeşaya 58:9
·
Tevrat
אָ֤ז תִּקְרָא֙ וַיהוָ֣ה יַעֲנֶ֔ה תְּשַׁוַּ֖ע וְיֹאמַ֣ר הִנֵּ֑נִי אִם־תָּסִ֤יר מִתּֽוֹכְךָ֙ מוֹטָ֔ה שְׁלַ֥ח אֶצְבַּ֖ע וְדַבֶּר־אָֽוֶן
O zaman çağıracaksın ve Yahve cevap verecek, feryat edeceksin ve diyecek: 'İşte buradayım.' Eğer ortandan boyunduruğu, parmak göndermeyi ve kötülük konuşmayı kaldırırsan;
Süleyman'ın Özdeyişleri 1:21
·
Tevrat
בְּרֹ֥אשׁ הֹמִיּ֗וֹת תִּ֫קְרָ֥א בְּפִתְחֵ֖י שְׁעָרִ֥ים בָּעִ֗יר אֲמָרֶ֥יהָ תֹאמֵֽר
Gürültülü yerlerin başında çağırır, şehirde kapıların girişlerinde sözlerini söyler:
Süleyman'ın Özdeyişleri 2:3
·
Tevrat
כִּ֤י אִ֣ם לַבִּינָ֣ה תִקְרָ֑א לַ֝תְּבוּנָ֗ה תִּתֵּ֥ן קוֹלֶֽךָ
Çünkü eğer anlayışı çağırırsan, anlayışa sesini verirsen;
Örnek Ayetler (5 / 11)
Hakimler 12:1
·
Tevrat
וַיִּצָּעֵק֙ אִ֣ישׁ אֶפְרַ֔יִם וַֽיַּעֲבֹ֖ר צָפ֑וֹנָה וַיֹּאמְר֨וּ לְיִפְתָּ֜ח מַדּ֣וּעַ עָבַ֣רְתָּ לְהִלָּחֵ֣ם בִּבְנֵי־עַמּ֗וֹן וְלָ֨נוּ֙ לֹ֤א קָרָ֨אתָ֙ לָלֶ֣כֶת עִמָּ֔ךְ בֵּיתְךָ֕ נִשְׂרֹ֥ף עָלֶ֖יךָ בָּאֵֽשׁ
Ve Efrayim adamları toplandı ve kuzeye geçti ve Yiftah'a dediler: 'Ammon oğullarıyla savaşmak için neden geçtin ve seninle gitmek için bizi çağırmadın? Evini senin üzerine ateşle yakacağız.'
Yeremya 3:4
·
Tevrat
הֲל֣וֹא מֵעַ֔תָּה קָרָ֥את לִ֖י אָבִ֑י אַלּ֥וּף נְעֻרַ֖י אָֽתָּה
Şu andan itibaren bana, 'Babam, gençliğimin dostu sensin' diye çağırmadın mı?
Yeremya 36:14
·
Tevrat
וַיִּשְׁלְח֨וּ כָל־הַשָּׂרִ֜ים אֶל־בָּר֗וּךְ אֶת־יְהוּדִ֡י בֶּן־נְ֠תַנְיָהוּ בֶּן־שֶׁלֶמְיָ֣הוּ בֶן־כּוּשִׁי֮ לֵאמֹר֒ הַמְּגִלָּ֗ה אֲשֶׁ֨ר קָרָ֤אתָ בָּהּ֙ בְּאָזְנֵ֣י הָעָ֔ם קָחֶ֥נָּה בְיָדְךָ֖ וָלֵ֑ךְ וַ֠יִּקַּח בָּר֨וּךְ בֶּן־נֵרִיָּ֤הוּ אֶת־הַמְּגִלָּה֙ בְּיָד֔וֹ וַיָּבֹ֖א אֲלֵיהֶֽם
Bunun üzerine bütün önderler Kuşi oğlu Şelemya oğlu Netanya oğlu Yehudi'yi Baruk'a gönderip dediler: Halkın kulaklarına okuduğun tomarı eline al ve gel. Ve Neriya oğlu Baruk tomarı eline aldı ve onlara geldi.
1. Samuel 3:5
·
Tevrat
וַיָּ֣רָץ אֶל־עֵלִ֗י וַיֹּ֤אמֶר הִנְנִי֙ כִּֽי־קָרָ֣אתָ לִּ֔י וַיֹּ֥אמֶר לֹֽא־קָרָ֖אתִי שׁ֣וּב שְׁכָ֑ב וַיֵּ֖לֶךְ וַיִּשְׁכָּֽב
Eli'ye koştu ve dedi: 'İşte buradayım, çünkü beni çağırdın.' O dedi: 'Çağırmadım, dön yat.' Gitti ve yattı.
1. Samuel 3:6
·
Tevrat
וַיֹּ֣סֶף יְהוָ֗ה קְרֹ֣א עוֹד֮ שְׁמוּאֵל֒ וַיָּ֤קָם שְׁמוּאֵל֙ וַיֵּ֣לֶךְ אֶל־עֵלִ֔י וַיֹּ֣אמֶר הִנְנִ֔י כִּ֥י קָרָ֖אתָ לִ֑י וַיֹּ֛אמֶר לֹֽא־קָרָ֥אתִי בְנִ֖י שׁ֥וּב שְׁכָֽב
Yahve tekrar Samuel diye çağırdı. Samuel kalktı ve Eli'ye gitti ve dedi: 'İşte buradayım, çünkü beni çağırdın.' O dedi: 'Çağırmadım oğlum, dön yat.'
Örnek Ayetler (5 / 10)
Yeşaya 41:9
·
Tevrat
אֲשֶׁ֤ר הֶחֱזַקְתִּ֨יךָ֙ מִקְצ֣וֹת הָאָ֔רֶץ וּמֵאֲצִילֶ֖יהָ קְרָאתִ֑יךָ וָאֹ֤מַר לְךָ֙ עַבְדִּי־אַ֔תָּה בְּחַרְתִּ֖יךָ וְלֹ֥א מְאַסְתִּֽיךָ
Ki yerin uçlarından seni tuttum ve onun köşelerinden seni çağırdım; ve sana dedim: 'Benim kulum sensin, seni seçtim ve seni reddetmedim'.
Yeşaya 42:6
·
Tevrat
אֲנִ֧י יְהוָ֛ה קְרָאתִ֥יךָֽ בְצֶ֖דֶק וְאַחְזֵ֣ק בְּיָדֶ֑ךָ וְאֶצָּרְךָ֗ וְאֶתֶּנְךָ֛ לִבְרִ֥ית עָ֖ם לְא֥וֹר גּוֹיִֽם
Ben Yahve, seni doğrulukla çağırdım ve elinden tutacağım; ve seni koruyacağım ve seni halkın antlaşması için, ulusların ışığı için vereceğim;
Mezmurlar 17:6
·
Tevrat
אֲנִֽי־קְרָאתִ֣יךָ כִֽי־תַעֲנֵ֣נִי אֵ֑ל הַֽט־אָזְנְךָ֥ לִ֝֗י שְׁמַ֣ע אִמְרָתִֽי
Seni çağırdım, çünkü bana cevap vereceksin, ey Tanrı; kulağını bana eğ, sözümü işit.
Mezmurlar 31:18
·
Tevrat
יְֽהוָ֗ה אַל־אֵ֭בוֹשָׁה כִּ֣י קְרָאתִ֑יךָ יֵבֹ֥שׁוּ רְ֝שָׁעִ֗ים יִדְּמ֥וּ לִשְׁאֽוֹל
Yahve, utanmayayım, çünkü seni çağırdım; kötüler utansın, ölüler diyarında sessiz kalsınlar.
Mezmurlar 88:10
·
Tevrat
עֵינִ֥י דָאֲבָ֗ה מִנִּ֫י עֹ֥נִי קְרָאתִ֣יךָ יְהוָ֣ה בְּכָל־י֑וֹם שִׁטַּ֖חְתִּי אֵלֶ֣יךָ כַפָּֽי
Gözüm düşkünlükten eridi; bütün gün seni çağırdım, Yahve, avuçlarımı sana yaydım.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hagay 1:11
·
Tevrat
וָאֶקְרָ֨א חֹ֜רֶב עַל־הָאָ֣רֶץ וְעַל־הֶהָרִ֗ים וְעַל־הַדָּגָן֙ וְעַל־הַתִּיר֣וֹשׁ וְעַל־הַיִּצְהָ֔ר וְעַ֛ל אֲשֶׁ֥ר תּוֹצִ֖יא הָאֲדָמָ֑ה וְעַל־הָֽאָדָם֙ וְעַל־הַבְּהֵמָ֔ה וְעַ֖ל כָּל־יְגִ֥יעַ כַּפָּֽיִם
Ve yerin üzerine, dağların üzerine, tahılın üzerine, yeni şarabın üzerine, yağın üzerine, toprağın çıkardığı şeylerin üzerine, insanın üzerine, hayvanın üzerine ve ellerin bütün emeği üzerine kuraklık çağırdım.
Yeremya 7:13
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה יַ֧עַן עֲשׂוֹתְכֶ֛ם אֶת־כָּל־הַמַּֽעֲשִׂ֥ים הָאֵ֖לֶּה נְאֻם־יְהוָ֑ה וָאֲדַבֵּ֨ר אֲלֵיכֶ֜ם הַשְׁכֵּ֤ם וְדַבֵּר֙ וְלֹ֣א שְׁמַעְתֶּ֔ם וָאֶקְרָ֥א אֶתְכֶ֖ם וְלֹ֥א עֲנִיתֶֽם
Ve şimdi, bütün bu işleri yaptığınız için, Yahve'nin bildirisidir; ve size erkenden kalkıp konuştum ve dinlemediniz ve sizi çağırdım ve cevap vermediniz;
Yeremya 35:17
·
Tevrat
לָ֠כֵן כֹּֽה־אָמַ֨ר יְהוָ֜ה אֱלֹהֵ֤י צְבָאוֹת֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל הִנְנִ֧י מֵבִ֣יא אֶל־יְהוּדָ֗ה וְאֶ֤ל כָּל־יֽוֹשְׁבֵי֙ יְר֣וּשָׁלִַ֔ם אֵ֚ת כָּל־הָ֣רָעָ֔ה אֲשֶׁ֥ר דִּבַּ֖רְתִּי עֲלֵיהֶ֑ם יַ֣עַן דִּבַּ֤רְתִּי אֲלֵיהֶם֙ וְלֹ֣א שָׁמֵ֔עוּ וָאֶקְרָ֥א לָהֶ֖ם וְלֹ֥א עָנֽוּ
Bu yüzden İsrail'in Tanrısı Ordular Tanrısı Yahve şöyle diyor: İşte, Yahuda'ya ve Yeruşalim'de oturanların hepsine, onlara karşı söylediğim bütün kötülüğü getiriyorum; çünkü onlarla konuştum ama dinlemediler ve onları çağırdım ama cevap vermediler.
Yeşaya 45:4
·
Tevrat
לְמַ֨עַן֙ עַבְדִּ֣י יַעֲקֹ֔ב וְיִשְׂרָאֵ֖ל בְּחִירִ֑י וָאֶקְרָ֤א לְךָ֙ בִּשְׁמֶ֔ךָ אֲכַנְּךָ֖ וְלֹ֥א יְדַעְתָּֽנִי
Kulum Yakup ve seçilmişim İsrail uğruna, seni adınla çağırdım; sen beni bilmesen de sana bir unvan verdim.
Ezra 8:21
·
Tevrat
וָאֶקְרָ֨א שָׁ֥ם צוֹם֙ עַל־הַנָּהָ֣ר אַהֲוָ֔א לְהִתְעַנּ֖וֹת לִפְנֵ֣י אֱלֹהֵ֑ינוּ לְבַקֵּ֤שׁ מִמֶּ֨נּוּ֙ דֶּ֣רֶךְ יְשָׁרָ֔ה לָ֥נוּ וּלְטַפֵּ֖נוּ וּלְכָל־רְכוּשֵֽׁנוּ
Ve orada, Ahava ırmağında, Tanrımızın önünde alçalmak için, bize, çocuklarımıza ve bütün malımıza doğru bir yol dilemek üzere oruç ilan ettim.
Örnek Ayetler (5)
Hezekiel 36:29
·
Tevrat
וְהוֹשַׁעְתִּ֣י אֶתְכֶ֔ם מִכֹּ֖ל טֻמְאֽוֹתֵיכֶ֑ם וְקָרָ֤אתִי אֶל־הַדָּגָן֙ וְהִרְבֵּיתִ֣י אֹת֔וֹ וְלֹא־אֶתֵּ֥ן עֲלֵיכֶ֖ם רָעָֽב
Ve sizi bütün kirliliklerinizden kurtaracağım; ve tahılı çağıracağım ve onu çoğaltacağım ve üzerinize kıtlık vermeyeceğim.
Hezekiel 38:21
·
Tevrat
וְקָרָ֨אתִי עָלָ֤יו לְכָל־הָרַי֙ חֶ֔רֶב נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה חֶ֥רֶב אִ֖ישׁ בְּאָחִ֥יו תִּֽהְיֶֽה
Ve bütün dağlarımda ona karşı kılıcı çağıracağım, Efendi Yahve'nin bildirisidir; adamın kılıcı kardeşine karşı olacak.
Yeşaya 22:20
·
Tevrat
וְהָיָ֖ה בַּיּ֣וֹם הַה֑וּא וְקָרָ֣אתִי לְעַבְדִּ֔י לְאֶלְיָקִ֖ים בֶּן־חִלְקִיָּֽהוּ
Ve o günde kulum Hilkiya oğlu Elyakim'i çağıracağım.
Mısır'dan Çıkış 2:7
·
Tevrat
וַתֹּ֣אמֶר אֲחֹתוֹ֮ אֶל־בַּת־פַּרְעֹה֒ הַאֵלֵ֗ךְ וְקָרָ֤אתִי לָךְ֙ אִשָּׁ֣ה מֵינֶ֔קֶת מִ֖ן הָעִבְרִיֹּ֑ת וְתֵינִ֥ק לָ֖ךְ אֶת־הַיָּֽלֶד
Bunun üzerine onun kız kardeşi Firavun'un kızına dedi: 'Gideyim mi ve sana İbrani kadınlardan emziren bir kadın çağırayım mı, ve sana çocuğu emzirsin?'
Mısır'dan Çıkış 33:19
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר אֲנִ֨י אַעֲבִ֤יר כָּל־טוּבִי֙ עַל־פָּנֶ֔יךָ וְקָרָ֧אתִֽי בְשֵׁ֛ם יְהוָ֖ה לְפָנֶ֑יךָ וְחַנֹּתִי֙ אֶת־אֲשֶׁ֣ר אָחֹ֔ן וְרִחַמְתִּ֖י אֶת־אֲשֶׁ֥ר אֲרַחֵֽם
Dedi ki: 'Ben bütün iyiliğimi senin yüzünün üzerinden geçireceğim ve senin önünde Yahve ismiyle çağıracağım; kime lütfedersem lütfedeceğim ve kime merhamet edersem merhamet edeceğim.'
Örnek Ayetler (5)
Yeşaya 61:6
·
Tevrat
וְאַתֶּ֗ם כֹּהֲנֵ֤י יְהוָה֙ תִּקָּרֵ֔אוּ מְשָׁרְתֵ֣י אֱלֹהֵ֔ינוּ יֵאָמֵ֖ר לָכֶ֑ם חֵ֤יל גּוֹיִם֙ תֹּאכֵ֔לוּ וּבִכְבוֹדָ֖ם תִּתְיַמָּֽרוּ
Ve siz Yahve'nin kâhinleri diye çağrılacaksınız, size Tanrımızın hizmetkârları denecek; ulusların servetini yiyeceksiniz ve onların yüceliğiyle övüneceksiniz.
Zekeriya 3:10
·
Tevrat
בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא נְאֻם֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת תִּקְרְא֖וּ אִ֣ישׁ לְרֵעֵ֑הוּ אֶל־תַּ֥חַת גֶּ֖פֶן וְאֶל־תַּ֥חַת תְּאֵנָֽה
O günde, Ordular Yahvesi'nin bildirisidir, her adam komşusunu asmanın altına ve incir ağacının altına çağıracaktır.
Levililer 23:2
·
Tevrat
דַּבֵּ֞ר אֶל־בְּנֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵהֶ֔ם מוֹעֲדֵ֣י יְהוָ֔ה אֲשֶׁר־תִּקְרְא֥וּ אֹתָ֖ם מִקְרָאֵ֣י קֹ֑דֶשׁ אֵ֥לֶּה הֵ֖ם מוֹעֲדָֽי
İsrail oğullarına konuş ve onlara de ki: Onları kutsal toplantılar olarak ilan edeceğiniz Yahve'nin belirli zamanları, işte bunlar benim belirli zamanlarımdır.
Levililer 23:4
·
Tevrat
אֵ֚לֶּה מוֹעֲדֵ֣י יְהוָ֔ה מִקְרָאֵ֖י קֹ֑דֶשׁ אֲשֶׁר־תִּקְרְא֥וּ אֹתָ֖ם בְּמוֹעֲדָֽם
Zamanlarında ilan edeceğiniz kutsal toplantılar, Yahve'nin belirli zamanları bunlardır.
Levililer 23:37
·
Tevrat
אֵ֚לֶּה מוֹעֲדֵ֣י יְהוָ֔ה אֲשֶׁר־תִּקְרְא֥וּ אֹתָ֖ם מִקְרָאֵ֣י קֹ֑דֶשׁ לְהַקְרִ֨יב אִשֶּׁ֜ה לַיהוָ֗ה עֹלָ֧ה וּמִנְחָ֛ה זֶ֥בַח וּנְסָכִ֖ים דְּבַר־י֥וֹם בְּיוֹמֽוֹ
Yahve'ye ateş sunusu, yakmalık sunu ve tahıl sunusu, kurban ve dökülmelik sunular, günün işini gününde sunmak için kutsal toplantılar olarak ilan edeceğiniz Yahve'nin belirli zamanları bunlardır;