111
Kullanım
6
Lemma
41
Türev
57
Anlam
6 lemma, 41 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
קְצִיר Lemma | ketsir | hasat, biçme, hasat, ürün | İsim | 27 | ||
Örnek Ayetler (4 / 27) Hakimler 15:1 · Tevrat וַיְהִ֨י מִיָּמִ֜ים בִּימֵ֣י קְצִיר־חִטִּ֗ים וַיִּפְקֹ֨ד שִׁמְשׁ֤וֹן אֶת־אִשְׁתּוֹ֙ בִּגְדִ֣י עִזִּ֔ים וַיֹּ֕אמֶר אָבֹ֥אָה אֶל־אִשְׁתִּ֖י הֶחָ֑דְרָה וְלֹֽא־נְתָנ֥וֹ אָבִ֖יהָ לָבֽוֹא Günler sonra, buğday hasadı günlerinde Şimşon bir keçi oğlağıyla karısını ziyaret etti ve dedi: 'Karıma, odaya gireceğim.' Ancak babası onun girmesine izin vermedi. 2. Samuel 21:9 · Tevrat וַֽיִּתְּנֵ֞ם בְּיַ֣ד הַגִּבְעֹנִ֗ים וַיֹּקִיעֻ֤ם בָּהָר֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה וַיִּפְּל֥וּ שְׁבַעְתָּ֖ם יָ֑חַד וְהֵ֨מָּה הֻמְת֜וּ בִּימֵ֤י קָצִיר֙ בָּרִ֣אשֹׁנִ֔ים בִּתְחִלַּ֖ת קְצִ֥יר שְׂעֹרִֽים Onları Givonluların eline verdi ve onları dağda Yahve'nin önünde astılar ve yedisi birlikte düştüler; onlar ilk hasat günlerinde, arpa hasadının başlangıcında öldürüldüler. 2. Samuel 21:10 · Tevrat וַתִּקַּ֣ח רִצְפָּה֩ בַת־אַיָּ֨ה אֶת־הַשַּׂ֜ק וַתַּטֵּ֨הוּ לָ֤הּ אֶל־הַצּוּר֙ מִתְּחִלַּ֣ת קָצִ֔יר עַ֛ד נִתַּךְ־מַ֥יִם עֲלֵיהֶ֖ם מִן־הַשָּׁמָ֑יִם וְלֹֽא־נָתְנָה֩ ע֨וֹף הַשָּׁמַ֜יִם לָנ֤וּחַ עֲלֵיהֶם֙ יוֹמָ֔ם וְאֶת־חַיַּ֥ת הַשָּׂדֶ֖ה לָֽיְלָה Aya kızı Ritspa çulu aldı ve hasadın başlangıcından göklerden onların üzerine su dökülene kadar onu kayanın üzerinde kendine serdi; gündüz göklerin kuşlarının, gece de tarlanın hayvanlarının onların üzerinde dinlenmesine izin vermedi. 2. Samuel 23:13 · Tevrat וַיֵּרְד֨וּ שְׁלֹשָׁ֜ה מֵהַשְּׁלֹשִׁ֣ים רֹ֗אשׁ וַיָּבֹ֤אוּ אֶל־קָצִיר֙ אֶל־דָּוִ֔ד אֶל־מְעָרַ֖ת עֲדֻלָּ֑ם וְחַיַּ֣ת פְּלִשְׁתִּ֔ים חֹנָ֖ה בְּעֵ֥מֶק רְפָאִֽים Ve otuzlardan üç baş indiler ve hasada Davut'a, Adullam mağarasına geldiler; ve Filistlilerin birliği Refaim vadisinde konaklıyordu. | ||||||
קְצִֽירְךָ | ketsirha | biçmen, biçme, hasat, kısalık | Zamir | 6 | ||
בַקָּצִיר | ba-kkatsir | biçmede, ekin biçme, biçme, hasat, kısa olma | İsim | 5 | ||
הַקָּצִיר | ha-kkatsir | biçme, biçme, hasat, kısa olma | İsim | 3 | ||
קְצִירוֹ | ketsiro | onun biçmesi, biçme, hasat, ürün | Zamir | 3 | ||
וְקָצִיר | ve-katsir | ve biçme, biçme, hasat, kısa olmak | İsim | 3 | ||
לַקָּצִיר | la-kkatsir | biçmeye, biçme, hasat, kısa olma | İsim | 1 | ||
וּבַקָּצִיר | u-va-qqatsir | ve biçmede, biçme, hasat, hasat zamanı | İsim | 1 | ||
קְצִירְכֶם | ketsirkhem | hasadınızı, biçme, hasat, ürün | Zamir | 1 | ||
הַקּֽוֹצְרִים Lemma | ha-kkotserim | biçenler, biçmek, kısaltmak, hasat etmek | Fiil | 4 | ||
הַקֹּצֵר | hakkotser | biçen, biçen, orakçı | Fiil | 2 | ||
יִקְצֽוֹר | yiktsor | biçecek, biçmek, hasat etmek, kısa olmak | Fiil | 2 | ||
הַקֹּצְרִים | ha-kkotserim | biçenler, biçmek, hasat etmek, kısa olmak | Fiil | 2 | ||
תִקְצוֹר | tiktsor | biçeceksin, biçmek, kısaltmak, hasat etmek | Fiil | 2 | ||
קָצָרוּ | katsaru | biçtiler, biçmek, kısa olmak, hasat etmek | Fiil | 2 | ||
וּֽבְקֻצְרְכֶם | u-vekutsrekhem | ve biçtiğinizde, biçmek, hasat etmek, kısa olmak | Zamir | 2 | ||
וְקִצְרוּ | ve-kitsru | ve biçin, biçmek, kısa olmak, hasat etmek | Fiil | 2 | ||
יִקְצֹֽרוּ | yiktsoru | biçecekler, biçmek, hasat etmek | Fiil | 2 | ||
בַּקֹּצֵר | ba-kkotser | ve biçen, biçmek, kesmek, kısa olmak | Fiil | 1 | ||
קֹצְרִים | kotserim | biçenler, biçmek, kısaltmak, hasat etmek | Fiil | 1 | ||
Örnek Ayetler (4 / 27)
Hakimler 15:1
·
Tevrat
וַיְהִ֨י מִיָּמִ֜ים בִּימֵ֣י קְצִיר־חִטִּ֗ים וַיִּפְקֹ֨ד שִׁמְשׁ֤וֹן אֶת־אִשְׁתּוֹ֙ בִּגְדִ֣י עִזִּ֔ים וַיֹּ֕אמֶר אָבֹ֥אָה אֶל־אִשְׁתִּ֖י הֶחָ֑דְרָה וְלֹֽא־נְתָנ֥וֹ אָבִ֖יהָ לָבֽוֹא
Günler sonra, buğday hasadı günlerinde Şimşon bir keçi oğlağıyla karısını ziyaret etti ve dedi: 'Karıma, odaya gireceğim.' Ancak babası onun girmesine izin vermedi.
2. Samuel 21:9
·
Tevrat
וַֽיִּתְּנֵ֞ם בְּיַ֣ד הַגִּבְעֹנִ֗ים וַיֹּקִיעֻ֤ם בָּהָר֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה וַיִּפְּל֥וּ שְׁבַעְתָּ֖ם יָ֑חַד וְהֵ֨מָּה הֻמְת֜וּ בִּימֵ֤י קָצִיר֙ בָּרִ֣אשֹׁנִ֔ים בִּתְחִלַּ֖ת קְצִ֥יר שְׂעֹרִֽים
Onları Givonluların eline verdi ve onları dağda Yahve'nin önünde astılar ve yedisi birlikte düştüler; onlar ilk hasat günlerinde, arpa hasadının başlangıcında öldürüldüler.
2. Samuel 21:10
·
Tevrat
וַתִּקַּ֣ח רִצְפָּה֩ בַת־אַיָּ֨ה אֶת־הַשַּׂ֜ק וַתַּטֵּ֨הוּ לָ֤הּ אֶל־הַצּוּר֙ מִתְּחִלַּ֣ת קָצִ֔יר עַ֛ד נִתַּךְ־מַ֥יִם עֲלֵיהֶ֖ם מִן־הַשָּׁמָ֑יִם וְלֹֽא־נָתְנָה֩ ע֨וֹף הַשָּׁמַ֜יִם לָנ֤וּחַ עֲלֵיהֶם֙ יוֹמָ֔ם וְאֶת־חַיַּ֥ת הַשָּׂדֶ֖ה לָֽיְלָה
Aya kızı Ritspa çulu aldı ve hasadın başlangıcından göklerden onların üzerine su dökülene kadar onu kayanın üzerinde kendine serdi; gündüz göklerin kuşlarının, gece de tarlanın hayvanlarının onların üzerinde dinlenmesine izin vermedi.
2. Samuel 23:13
·
Tevrat
וַיֵּרְד֨וּ שְׁלֹשָׁ֜ה מֵהַשְּׁלֹשִׁ֣ים רֹ֗אשׁ וַיָּבֹ֤אוּ אֶל־קָצִיר֙ אֶל־דָּוִ֔ד אֶל־מְעָרַ֖ת עֲדֻלָּ֑ם וְחַיַּ֣ת פְּלִשְׁתִּ֔ים חֹנָ֖ה בְּעֵ֥מֶק רְפָאִֽים
Ve otuzlardan üç baş indiler ve hasada Davut'a, Adullam mağarasına geldiler; ve Filistlilerin birliği Refaim vadisinde konaklıyordu.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeremya 5:17
·
Tevrat
וְאָכַ֨ל קְצִֽירְךָ֜ וְלַחְמֶ֗ךָ יֹאכְלוּ֙ בָּנֶ֣יךָ וּבְנוֹתֶ֔יךָ יֹאכַ֤ל צֹאנְךָ֙ וּבְקָרֶ֔ךָ יֹאכַ֥ל גַּפְנְךָ֖ וּתְאֵנָתֶ֑ךָ יְרֹשֵׁ֞שׁ עָרֵ֣י מִבְצָרֶ֗יךָ אֲשֶׁ֥ר אַתָּ֛ה בּוֹטֵ֥חַ בָּהֵ֖נָּה בֶּחָֽרֶב
Ve hasadını ve ekmeğini yiyecek; oğullarını ve kızlarını yiyecekler; sürünü ve sığırını yiyecek; asmanı ve incirini yiyecek; onlara güvendiğin surlu şehirlerini kılıçla parçalayacak.
Yeşaya 16:9
·
Tevrat
עַל־כֵּ֡ן אֶבְכֶּ֞ה בִּבְכִ֤י יַעְזֵר֙ גֶּ֣פֶן שִׂבְמָ֔ה אֲרַיָּ֨וֶךְ֙ דִּמְעָתִ֔י חֶשְׁבּ֖וֹן וְאֶלְעָלֵ֑ה כִּ֧י עַל־קֵיצֵ֛ךְ וְעַל־קְצִירֵ֖ךְ הֵידָ֥ד נָפָֽל
Bu yüzden Yazer'in ağlayışıyla Sivma'nın asması için ağlayacağım; seni gözyaşımla sulayacağım, Heşbon ve Elale; çünkü senin yaz meyvenin üzerine ve senin hasadının üzerine sevinç çığlığı düştü.
Yasa'nın Tekrarı 24:19
·
Tevrat
כִּ֣י תִקְצֹר֩ קְצִֽירְךָ֨ בְשָׂדֶ֜ךָ וְשָֽׁכַחְתָּ֧ עֹ֣מֶר בַּשָּׂדֶ֗ה לֹ֤א תָשׁוּב֙ לְקַחְתּ֔וֹ לַגֵּ֛ר לַיָּת֥וֹם וְלָאַלְמָנָ֖ה יִהְיֶ֑ה לְמַ֤עַן יְבָרֶכְךָ֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ בְּכֹ֖ל מַעֲשֵׂ֥ה יָדֶֽיךָ
Tarlanda hasadını biçtiğinde ve tarlada demet unuttuğunda, onu almak için dönmeyeceksin; garip için, yetim için ve dul için olacak; öyle ki Yahve Tanrın ellerinin her işinde seni bereketlesin.
Levililer 19:9
·
Tevrat
וּֽבְקֻצְרְכֶם֙ אֶת־קְצִ֣יר אַרְצְכֶ֔ם לֹ֧א תְכַלֶּ֛ה פְּאַ֥ת שָׂדְךָ֖ לִקְצֹ֑ר וְלֶ֥קֶט קְצִֽירְךָ֖ לֹ֥א תְלַקֵּֽט
Ve yerinizin hasadını biçtiğinizde, tarlanın köşesini biçmeyi bitirmeyeceksin; ve hasadının döküntüsünü toplamayacaksın.
Levililer 23:22
·
Tevrat
וּֽבְקֻצְרְכֶ֞ם אֶת־קְצִ֣יר אַרְצְכֶ֗ם לֹֽא־תְכַלֶּ֞ה פְּאַ֤ת שָֽׂדְךָ֙ בְּקֻצְרֶ֔ךָ וְלֶ֥קֶט קְצִירְךָ֖ לֹ֣א תְלַקֵּ֑ט לֶֽעָנִ֤י וְלַגֵּר֙ תַּעֲזֹ֣ב אֹתָ֔ם אֲנִ֖י יְהוָ֥ה אֱלֹהֵיכֶֽם
Ve yerinizin ürününü biçtiğinizde, biçerken tarlanın köşesini bitirmeyeceksin ve biçiminin dökülenlerini toplamayacaksın; onları fakir ve yabancı için bırakacaksın. Ben Tanrınız Yahve'yim.
Örnek Ayetler (5)
Yeşaya 9:2
·
Tevrat
הִרְבִּ֣יתָ הַגּ֔וֹי ל֖וֹ הִגְדַּ֣לְתָּ הַשִּׂמְחָ֑ה שָׂמְח֤וּ לְפָנֶ֨יךָ֙ כְּשִׂמְחַ֣ת בַּקָּצִ֔יר כַּאֲשֶׁ֥ר יָגִ֖ילוּ בְּחַלְּקָ֥ם שָׁלָֽל
Ulusu çoğalttın, onun için sevinci büyüttün; hasattaki sevinç gibi, ganimeti paylaştıklarında coştukları gibi senin yüzünün önünde sevindiler.
Süleyman'ın Özdeyişleri 6:8
·
Tevrat
תָּכִ֣ין בַּקַּ֣יִץ לַחְמָ֑הּ אָגְרָ֥ה בַ֝קָּצִ֗יר מַאֲכָלָֽהּ
Yazın ekmeğini hazırlar, hasatta yiyeceğini toplar.
Süleyman'ın Özdeyişleri 10:5
·
Tevrat
אֹגֵ֣ר בַּ֭קַּיִץ בֵּ֣ן מַשְׂכִּ֑יל נִרְדָּ֥ם בַּ֝קָּצִ֗יר בֵּ֣ן מֵבִֽישׁ
Yazın toplayan oğul akıllıdır, hasatta uyuyan oğul utandırır.
Süleyman'ın Özdeyişleri 20:4
·
Tevrat
מֵ֭חֹרֶף עָצֵ֣ל לֹא־יַחֲרֹ֑שׁ וְשָׁאַ֖ל בַּקָּצִ֣יר וָאָֽיִן
Tembel kış yüzünden çift sürmez; ve hasatta isteyecek ve hiçbir şey olmayacaktır.
Süleyman'ın Özdeyişleri 26:1
·
Tevrat
כַּשֶּׁ֤לֶג בַּקַּ֗יִץ וְכַמָּטָ֥ר בַּקָּצִ֑יר כֵּ֤ן לֹא־נָאוֶ֖ה לִכְסִ֣יל כָּבֽוֹד
Yazın kar ve hasatta yağmur gibi, akılsıza da yücelik yakışmaz.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 51:33
·
Tevrat
כִּי֩ כֹ֨ה אָמַ֜ר יְהוָ֤ה צְבָאוֹת֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל בַּת־בָּבֶ֕ל כְּגֹ֖רֶן עֵ֣ת הִדְרִיכָ֑הּ ע֣וֹד מְעַ֔ט וּבָ֥אָה עֵֽת־הַקָּצִ֖יר לָֽהּ
Çünkü Ordular Yahve, İsrail'in Tanrısı şöyle dedi: Babil kızı çiğnenme zamanında harman yeri gibidir; biraz daha ve onun için hasat zamanı gelir.
Rut 2:21
·
Tevrat
וַתֹּ֖אמֶר ר֣וּת הַמּוֹאֲבִיָּ֑ה גַּ֣ם כִּי־אָמַ֣ר אֵלַ֗י עִם־הַנְּעָרִ֤ים אֲשֶׁר־לִי֙ תִּדְבָּקִ֔ין עַ֣ד אִם־כִּלּ֔וּ אֵ֥ת כָּל־הַקָּצִ֖יר אֲשֶׁר־לִֽי
Ve Moavlı Rut dedi: 'Ayrıca bana dedi ki: Bana ait olan tüm hasadı bitirmelerine kadar bana ait olan genç adamlara yapışacaksın.'
Mısır'dan Çıkış 23:16
·
Tevrat
וְחַ֤ג הַקָּצִיר֙ בִּכּוּרֵ֣י מַעֲשֶׂ֔יךָ אֲשֶׁ֥ר תִּזְרַ֖ע בַּשָּׂדֶ֑ה וְחַ֤ג הָֽאָסִף֙ בְּצֵ֣את הַשָּׁנָ֔ה בְּאָסְפְּךָ֥ אֶֽת־מַעֲשֶׂ֖יךָ מִן־הַשָּׂדֶֽה
Ve tarlada ektiğin işlerinin ilk ürünleriyle Hasat bayramını; ve yılın çıkışında, işlerini tarladan topladığında Toplama bayramını.
Örnek Ayetler (3)
1. Samuel 8:12
·
Tevrat
וְלָשׂ֣וּם ל֔וֹ שָׂרֵ֥י אֲלָפִ֖ים וְשָׂרֵ֣י חֲמִשִּׁ֑ים וְלַחֲרֹ֤שׁ חֲרִישׁוֹ֙ וְלִקְצֹ֣ר קְצִיר֔וֹ וְלַעֲשׂ֥וֹת כְּלֵֽי־מִלְחַמְתּ֖וֹ וּכְלֵ֥י רִכְבּֽוֹ
Ve kendisine binlerin komutanlarını ve ellilerin komutanlarını atamak için; ve onun sürümünü sürmek, onun ekinini biçmek, onun savaş aletlerini ve arabasının aletlerini yapmak için.
Eyüp 5:5
·
Tevrat
אֲשֶׁ֤ר קְצִיר֨וֹ רָ֘עֵ֤ב יֹאכֵ֗ל וְאֶֽל־מִצִּנִּ֥ים יִקָּחֵ֑הוּ וְשָׁאַ֖ף צַמִּ֣ים חֵילָֽם
Ki onun hasadını aç yer ve onu dikenlerden alır; ve susamışlar onların servetini yutar.
Eyüp 18:16
·
Tevrat
מִ֭תַּחַת שָֽׁרָשָׁ֣יו יִבָ֑שׁוּ וּ֝מִמַּ֗עַל יִמַּ֥ל קְצִירֽוֹ
Alttan kökleri kuruyacak ve üstten dalı kesilecek.
Örnek Ayetler (3)
Rut 2:23
·
Tevrat
וַתִּדְבַּ֞ק בְּנַעֲר֥וֹת בֹּ֨עַז֙ לְלַקֵּ֔ט עַד־כְּל֥וֹת קְצִֽיר־הַשְּׂעֹרִ֖ים וּקְצִ֣יר הַֽחִטִּ֑ים וַתֵּ֖שֶׁב אֶת־חֲמוֹתָֽהּ
Böylece arpa hasadının ve buğday hasadının bitmesine kadar toplamak için Boaz'ın genç kadınlarına yapıştı; ve kaynanasıyla oturdu.
Yaratılış 8:22
·
Tevrat
עֹ֖ד כָּל־יְמֵ֣י הָאָ֑רֶץ זֶ֡רַע וְ֠קָצִיר וְקֹ֨ר וָחֹ֜ם וְקַ֧יִץ וָחֹ֛רֶף וְי֥וֹם וָלַ֖יְלָה לֹ֥א יִשְׁבֹּֽתוּ
Yerin bütün günleri boyunca tohum ve hasat, soğuk ve sıcak, yaz ve kış, gün ve gece kesilmeyecektir.'
Yaratılış 45:6
·
Tevrat
כִּי־זֶ֛ה שְׁנָתַ֥יִם הָרָעָ֖ב בְּקֶ֣רֶב הָאָ֑רֶץ וְעוֹד֙ חָמֵ֣שׁ שָׁנִ֔ים אֲשֶׁ֥ר אֵין־חָרִ֖ישׁ וְקָצִּֽיר
Çünkü iki yıldır yerin ortasında kıtlık var; ve sürme ve hasat olmayan daha beş yıl var.
Örnek Ayetler (1)
Amos 4:7
·
Tevrat
וְגַ֣ם אָנֹכִי֩ מָנַ֨עְתִּי מִכֶּ֜ם אֶת־הַגֶּ֗שֶׁם בְּע֨וֹד שְׁלֹשָׁ֤ה חֳדָשִׁים֙ לַקָּצִ֔יר וְהִמְטַרְתִּי֙ עַל־עִ֣יר אֶחָ֔ת וְעַל־עִ֥יר אַחַ֖ת לֹ֣א אַמְטִ֑יר חֶלְקָ֤ה אַחַת֙ תִּמָּטֵ֔ר וְחֶלְקָ֛ה אֲשֶֽׁר־לֹֽא־תַמְטִ֥יר עָלֶ֖יהָ תִּיבָֽשׁ
Ve hasada daha üç ay varken ben sizden yağmuru esirgedim; bir şehre yağdırdım ve bir şehre yağdırmadım; bir tarla yağmur aldı ve üzerine yağmur yağmayan tarla kurudu.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 34:21
·
Tevrat
שֵׁ֤שֶׁת יָמִים֙ תַּעֲבֹ֔ד וּבַיּ֥וֹם הַשְּׁבִיעִ֖י תִּשְׁבֹּ֑ת בֶּחָרִ֥ישׁ וּבַקָּצִ֖יר תִּשְׁבֹּֽת
Altı gün çalışacaksın ve yedinci günde duracaksın; sürmede ve biçmede duracaksın.
Örnek Ayetler (1)
Levililer 23:10
·
Tevrat
דַּבֵּ֞ר אֶל־בְּנֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵהֶ֔ם כִּֽי־תָבֹ֣אוּ אֶל־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֤ר אֲנִי֙ נֹתֵ֣ן לָכֶ֔ם וּקְצַרְתֶּ֖ם אֶת־קְצִירָ֑הּ וַהֲבֵאתֶ֥ם אֶת־עֹ֛מֶר רֵאשִׁ֥ית קְצִירְכֶ֖ם אֶל־הַכֹּהֵֽן
İsrail oğullarına konuş ve onlara de ki: Size verdiğim diyara geldiğinizde ve onun hasadını biçtiğinizde, hasadınızın ilk ürününün demetini kâhine getireceksiniz;
Örnek Ayetler (4)
Rut 2:5
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר בֹּ֨עַז֙ לְנַעֲר֔וֹ הַנִּצָּ֖ב עַל־הַקּֽוֹצְרִ֑ים לְמִ֖י הַנַּעֲרָ֥ה הַזֹּֽאת
Sonra Boaz orakçıların üzerinde duran hizmetçisine dedi: 'Bu genç kadın kimindir?'
Rut 2:6
·
Tevrat
וַיַּ֗עַן הַנַּ֛עַר הַנִּצָּ֥ב עַל־הַקּוֹצְרִ֖ים וַיֹּאמַ֑ר נַעֲרָ֤ה מֽוֹאֲבִיָּה֙ הִ֔יא הַשָּׁ֥בָה עִֽם־נָעֳמִ֖י מִשְּׂדֵ֥ה מוֹאָֽב
Bunun üzerine orakçıların üzerinde duran hizmetçi yanıtladı ve dedi: 'O, Naomi ile Moav kırından dönen Moavlı genç kadındır.'
Rut 2:7
·
Tevrat
וַתֹּ֗אמֶר אֲלַקֳטָה־נָּא֙ וְאָסַפְתִּ֣י בָֽעֳמָרִ֔ים אַחֲרֵ֖י הַקּוֹצְרִ֑ים וַתָּב֣וֹא וַֽתַּעֲמ֗וֹד מֵאָ֤ז הַבֹּ֨קֶר֙ וְעַד־עַ֔תָּה זֶ֛ה שִׁבְתָּ֥הּ הַבַּ֖יִת מְעָֽט
Ve dedi: 'Lütfen orakçıların arkasında demetlerin arasında toplayayım ve biriktireyim.' Böylece geldi ve sabahtan şimdiye kadar durdu; onun evde oturması azdır.
Rut 2:14
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ לָ֨ה בֹ֜עַז לְעֵ֣ת הָאֹ֗כֶל גֹּ֤שִֽׁי הֲלֹם֙ וְאָכַ֣לְתְּ מִן־הַלֶּ֔חֶם וְטָבַ֥לְתְּ פִּתֵּ֖ךְ בַּחֹ֑מֶץ וַתֵּ֨שֶׁב֙ מִצַּ֣ד הַקּֽוֹצְרִ֔ים וַיִּצְבָּט־לָ֣הּ קָלִ֔י וַתֹּ֥אכַל וַתִּשְׂבַּ֖ע וַתֹּתַֽר
Ve Boaz yemek vaktinde ona dedi: 'Buraya yaklaş ve ekmekten ye ve lokmanı sirkeye batır.' Böylece orakçıların yanında oturdu ve o ona kavrulmuş tahıl uzattı; ve yedi ve doydu ve arttırdı.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 9:21
·
Tevrat
דַּבֵּ֗ר כֹּ֚ה נְאֻם־יְהוָ֔ה וְנָֽפְלָה֙ נִבְלַ֣ת הָֽאָדָ֔ם כְּדֹ֖מֶן עַל־פְּנֵ֣י הַשָּׂדֶ֑ה וּכְעָמִ֛יר מֵאַחֲרֵ֥י הַקֹּצֵ֖ר וְאֵ֥ין מְאַסֵּֽף
Konuş: Yahve'nin bildirisi şöyledir: İnsanın cesedi tarlanın yüzüne gübre gibi ve orakçının arkasından demet gibi düşecek ve toplayan olmayacak.
Mika 2:7
·
Tevrat
הֶאָמ֣וּר בֵּֽית־יַעֲקֹ֗ב הֲקָצַר֙ ר֣וּחַ יְהוָ֔ה אִם־אֵ֖לֶּה מַעֲלָלָ֑יו הֲל֤וֹא דְבָרַ֨י יֵיטִ֔יבוּ עִ֖ם הַיָּשָׁ֥ר הוֹלֵֽךְ
Söylenen ey Yakup evi, Yahve'nin ruhu kısaldı mı? Yoksa onun işleri bunlar mı? Doğru yürüyen ile sözlerim iyilik etmez mi?
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 17:5
·
Tevrat
וְהָיָ֗ה כֶּֽאֱסֹף֙ קָצִ֣יר קָמָ֔ה וּזְרֹע֖וֹ שִׁבֳּלִ֣ים יִקְצ֑וֹר וְהָיָ֛ה כִּמְלַקֵּ֥ט שִׁבֳּלִ֖ים בְּעֵ֥מֶק רְפָאִֽים
Ve hasatçı dikili tahılı toplayan gibi olacak, ve onun kolu başakları biçecek; ve Refaim vadisinde başakları toplayan gibi olacak.
Vaiz 11:4
·
Tevrat
שֹׁמֵ֥ר ר֖וּחַ לֹ֣א יִזְרָ֑ע וְרֹאֶ֥ה בֶעָבִ֖ים לֹ֥א יִקְצֽוֹר
Rüzgarı gözeten ekmez, ve bulutlara bakan biçmez.
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 4:18
·
Tevrat
וַיִּגְדַּ֖ל הַיָּ֑לֶד וַיְהִ֣י הַיּ֔וֹם וַיֵּצֵ֥א אֶל־אָבִ֖יו אֶל־הַקֹּצְרִֽים
Çocuk büyüdü; bir gün babasının yanına, orakçılara çıktı.
Rut 2:3
·
Tevrat
וַתֵּ֤לֶךְ וַתָּבוֹא֙ וַתְּלַקֵּ֣ט בַּשָּׂדֶ֔ה אַחֲרֵ֖י הַקֹּצְרִ֑ים וַיִּ֣קֶר מִקְרֶ֔הָ חֶלְקַ֤ת הַשָּׂדֶה֙ לְבֹ֔עַז אֲשֶׁ֖ר מִמִּשְׁפַּ֥חַת אֱלִימֶֽלֶךְ
Böylece gitti ve geldi ve tarlada orakçıların arkasında topladı; ve onun rastlantısı Elimelek'in ailesinden olan Boaz'a ait tarlanın bölümüne rastladı.
Örnek Ayetler (2)
Mika 6:15
·
Tevrat
אַתָּ֥ה תִזְרַ֖ע וְלֹ֣א תִקְצ֑וֹר אַתָּ֤ה תִדְרֹֽךְ־זַ֨יִת֙ וְלֹא־תָס֣וּךְ שֶׁ֔מֶן וְתִיר֖וֹשׁ וְלֹ֥א תִשְׁתֶּה־יָּֽיִן
Sen ekeceksin ama biçmeyeceksin; sen zeytin ezeceksin ama yağ sürünmeyeceksin; ve taze şarap ezeceksin ama şarap içmeyeceksin.
Levililer 25:5
·
Tevrat
אֵ֣ת סְפִ֤יחַ קְצִֽירְךָ֙ לֹ֣א תִקְצ֔וֹר וְאֶת־עִנְּבֵ֥י נְזִירֶ֖ךָ לֹ֣א תִבְצֹ֑ר שְׁנַ֥ת שַׁבָּת֖וֹן יִהְיֶ֥ה לָאָֽרֶץ
Hasadının kendiliğinden bitenini biçmeyeceksin ve budanmamış asmanın üzümlerini toplamayacaksın; yer için tam duruş yılı olacaktır.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 12:13
·
Tevrat
זָרְע֤וּ חִטִּים֙ וְקֹצִ֣ים קָצָ֔רוּ נֶחְל֖וּ לֹ֣א יוֹעִ֑לוּ וּבֹ֨שׁוּ֙ מִתְּבוּאֹ֣תֵיכֶ֔ם מֵחֲר֖וֹן אַף־יְהוָֽה
Buğday ektiler ve dikenler biçtiler; yoruldular, yarar sağlamadılar. Yahve'nin öfkesinin alevinden ürünlerinizden utanın.
Hoşea 10:12
·
Tevrat
זִרְע֨וּ לָכֶ֤ם לִצְדָקָה֙ קִצְר֣וּ לְפִי־חֶ֔סֶד נִ֥ירוּ לָכֶ֖ם נִ֑יר וְעֵת֙ לִדְר֣וֹשׁ אֶת־יְהוָ֔ה עַד־יָב֕וֹא וְיֹרֶ֥ה צֶ֖דֶק לָכֶֽם
Kendinize doğruluk için ekin, sadakate göre biçin; kendinize nadas sürün; ve Yahve'yi aramak için zamandır, gelip size doğruluk yağdırana dek.
Örnek Ayetler (2)
Levililer 19:9
·
Tevrat
וּֽבְקֻצְרְכֶם֙ אֶת־קְצִ֣יר אַרְצְכֶ֔ם לֹ֧א תְכַלֶּ֛ה פְּאַ֥ת שָׂדְךָ֖ לִקְצֹ֑ר וְלֶ֥קֶט קְצִֽירְךָ֖ לֹ֥א תְלַקֵּֽט
Ve yerinizin hasadını biçtiğinizde, tarlanın köşesini biçmeyi bitirmeyeceksin; ve hasadının döküntüsünü toplamayacaksın.
Levililer 23:22
·
Tevrat
וּֽבְקֻצְרְכֶ֞ם אֶת־קְצִ֣יר אַרְצְכֶ֗ם לֹֽא־תְכַלֶּ֞ה פְּאַ֤ת שָֽׂדְךָ֙ בְּקֻצְרֶ֔ךָ וְלֶ֥קֶט קְצִירְךָ֖ לֹ֣א תְלַקֵּ֑ט לֶֽעָנִ֤י וְלַגֵּר֙ תַּעֲזֹ֣ב אֹתָ֔ם אֲנִ֖י יְהוָ֥ה אֱלֹהֵיכֶֽם
Ve yerinizin ürününü biçtiğinizde, biçerken tarlanın köşesini bitirmeyeceksin ve biçiminin dökülenlerini toplamayacaksın; onları fakir ve yabancı için bırakacaksın. Ben Tanrınız Yahve'yim.
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 19:29
·
Tevrat
וְזֶה־לְּךָ֣ הָא֔וֹת אָכ֤וֹל הַשָּׁנָה֙ סָפִ֔יחַ וּבַשָּׁנָ֥ה הַשֵּׁנִ֖ית סָחִ֑ישׁ וּבַשָּׁנָ֣ה הַשְּׁלִישִׁ֗ית זִרְע֧וּ וְקִצְר֛וּ וְנִטְע֥וּ כְרָמִ֖ים וְאִכְל֥וּ פִרְיָֽם
Ve senin için işaret budur: Bu yıl kendiliğinden biteni yiyeceksiniz, ve ikinci yılda ondan üreyeni; ve üçüncü yılda ekin ve biçin, ve bağlar dikin ve onların meyvesini yiyin.
Yeşaya 37:30
·
Tevrat
וְזֶה־לְּךָ֣ הָא֔וֹת אָכ֤וֹל הַשָּׁנָה֙ סָפִ֔יחַ וּבַשָּׁנָ֥ה הַשֵּׁנִ֖ית שָׁחִ֑יס וּבַשָּׁנָ֣ה הַשְּׁלִישִׁ֗ית זִרְע֧וּ וְקִצְר֛וּ וְנִטְע֥וּ כְרָמִ֖ים וְאִכְל֥וּ פִרְיָֽם
Ve senin için işaret şudur: Bu yıl kendiliğinden biteni yiyeceksiniz, ikinci yıl ondan çıkanı; üçüncü yıl ise ekin ve biçin, bağlar dikin ve meyvesini yiyin.
Örnek Ayetler (2)
Hoşea 8:7
·
Tevrat
כִּ֛י ר֥וּחַ יִזְרָ֖עוּ וְסוּפָ֣תָה יִקְצֹ֑רוּ קָמָ֣ה אֵֽין־ל֗וֹ צֶ֚מַח בְּלִ֣י יַֽעֲשֶׂה־קֶּ֔מַח אוּלַ֣י יַֽעֲשֶׂ֔ה זָרִ֖ים יִבְלָעֻֽהוּ
Çünkü rüzgar ekerler ve kasırga biçerler; dikili tahılı yoktur, filizi un vermez; belki verse bile, yabancılar onu yutarlar.
Mezmurlar 126:5
·
Tevrat
הַזֹּרְעִ֥ים בְּדִמְעָ֗ה בְּרִנָּ֥ה יִקְצֹֽרוּ
Gözyaşıyla ekenler, sevinç çığlığıyla biçecekler.
Örnek Ayetler (1)
Amos 9:13
·
Tevrat
הִנֵּ֨ה יָמִ֤ים בָּאִים֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה וְנִגַּ֤שׁ חוֹרֵשׁ֙ בַּקֹּצֵ֔ר וְדֹרֵ֥ךְ עֲנָבִ֖ים בְּמֹשֵׁ֣ךְ הַזָּ֑רַע וְהִטִּ֤יפוּ הֶֽהָרִים֙ עָסִ֔יס וְכָל־הַגְּבָע֖וֹת תִּתְמוֹגַֽגְנָה
İşte günler geliyor, Yahve'nin bildirisidir; çiftçi orakçıya ve üzüm çiğneyen tohum ekene yetişecek; ve dağlar tatlı şarap damlatacak ve bütün tepeler eriyecek.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 6:13
·
Tevrat
וּבֵ֣ית שֶׁ֔מֶשׁ קֹצְרִ֥ים קְצִיר־חִטִּ֖ים בָּעֵ֑מֶק וַיִּשְׂא֣וּ אֶת־עֵינֵיהֶ֗ם וַיִּרְאוּ֙ אֶת־הָ֣אָר֔וֹן וַֽיִּשְׂמְח֖וּ לִרְאֽוֹת
Beyt-Şemeşliler vadide buğday hasadı biçiyorlardı; gözlerini kaldırdılar, sandığı gördüler ve görmekten sevindiler.