508
Kullanım
3
Lemma
56
Türev
41
Anlam
3 lemma, 56 türev form
Örnek Ayetler (3)
1. Samuel 28:23
·
Tevrat
וַיְמָאֵ֗ן וַיֹּ֨אמֶר֙ לֹ֣א אֹכַ֔ל וַיִּפְרְצוּ־ב֤וֹ עֲבָדָיו֙ וְגַם־הָ֣אִשָּׁ֔ה וַיִּשְׁמַ֖ע לְקֹלָ֑ם וַיָּ֨קָם֙ מֵֽהָאָ֔רֶץ וַיֵּ֖שֶׁב אֶל־הַמִּטָּֽה
O reddetti ve dedi: 'Yemeyeceğim.' Kulları ve kadın da onu zorladılar; onların sesini dinledi, yerden kalktı ve yatağa oturdu.
1. Krallar 20:25
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה תִֽמְנֶה־לְךָ֣ חַ֡יִל כַּחַיִל֩ הַנֹּפֵ֨ל מֵאוֹתָ֜ךְ וְס֣וּס כַּסּ֣וּס וְרֶ֣כֶב כָּרֶ֗כֶב וְנִֽלָּחֲמָ֤ה אוֹתָם֙ בַּמִּישׁ֔וֹר אִם־לֹ֥א נֶחֱזַ֖ק מֵהֶ֑ם וַיִּשְׁמַ֥ע לְקֹלָ֖ם וַיַּ֥עַשׂ כֵּֽן
Ve sen senden düşen ordu gibi kendine ordu, at gibi at ve araba gibi araba say; ve onlarla ovada savaşalım, kesinlikle onlardan güçlü olacağız.' Seslerini dinledi ve böyle yaptı.
Çölde Sayım 16:34
·
Tevrat
וְכָל־יִשְׂרָאֵ֗ל אֲשֶׁ֛ר סְבִיבֹתֵיהֶ֖ם נָ֣סוּ לְקֹלָ֑ם כִּ֣י אָֽמְר֔וּ פֶּן־תִּבְלָעֵ֖נוּ הָאָֽרֶץ
Ve onların etrafında olan bütün İsrail onların sesine kaçtılar; çünkü dediler: 'Yer bizi de yutmasın!'
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 32:23
·
Tevrat
וַיָּבֹ֜אוּ וַיִּֽרְשׁ֣וּ אֹתָ֗הּ וְלֹֽא־שָׁמְע֤וּ בְקוֹלֶ֨ךָ֙ וּבְתוֹרָתְךָ֣ לֹא־הָלָ֔כוּ אֵת֩ כָּל־אֲשֶׁ֨ר צִוִּ֧יתָה לָהֶ֛ם לַעֲשׂ֖וֹת לֹ֣א עָשׂ֑וּ וַתַּקְרֵ֣א אֹתָ֔ם אֵ֥ת כָּל־הָרָעָ֖ה הַזֹּֽאת
'Ve geldiler ve onu mülk edindiler; ama sesini dinlemediler ve yasanda yürümediler, onlara yapmalarını buyurduğun hiçbir şeyi yapmadılar; ve bu bütün kötülüğü onların başına getirdin.'
1. Samuel 25:35
·
Tevrat
וַיִּקַּ֤ח דָּוִד֙ מִיָּדָ֔הּ אֵ֥ת אֲשֶׁר־הֵבִ֖יאָה ל֑וֹ וְלָ֣הּ אָמַ֗ר עֲלִ֤י לְשָׁלוֹם֙ לְבֵיתֵ֔ךְ רְאִי֙ שָׁמַ֣עְתִּי בְקוֹלֵ֔ךְ וָאֶשָּׂ֖א פָּנָֽיִךְ
Davut ona getirdiğini elinden aldı ve ona dedi: 'Evine esenlikle çık; gör, sesini dinledim ve yüzünü kaldırdım.'
1. Samuel 28:21
·
Tevrat
וַתָּב֤וֹא הָֽאִשָּׁה֙ אֶל־שָׁא֔וּל וַתֵּ֖רֶא כִּי־נִבְהַ֣ל מְאֹ֑ד וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֗יו הִנֵּ֨ה שָׁמְעָ֤ה שִׁפְחָֽתְךָ֙ בְּקוֹלֶ֔ךָ וָאָשִׂ֤ים נַפְשִׁי֙ בְּכַפִּ֔י וָֽאֶשְׁמַע֙ אֶת־דְּבָרֶ֔יךָ אֲשֶׁ֥ר דִּבַּ֖רְתָּ אֵלָֽי
Kadın Saul'a geldi, onun çok dehşete düştüğünü gördü ve ona dedi: 'İşte, cariyen senin sesini dinledi, canımı avucuma koydum ve bana söylediğin sözlerini dinledim.
Örnek Ayetler (2)
Yasa'nın Tekrarı 26:7
·
Tevrat
וַנִּצְעַ֕ק אֶל־יְהוָ֖ה אֱלֹהֵ֣י אֲבֹתֵ֑ינוּ וַיִּשְׁמַ֤ע יְהוָה֙ אֶת־קֹלֵ֔נוּ וַיַּ֧רְא אֶת־עָנְיֵ֛נוּ וְאֶת־עֲמָלֵ֖נוּ וְאֶת־לַחֲצֵֽנוּ
Atalarımızın Tanrısı Yahve'ye feryat ettik; Yahve sesimizi işitti, eziyetimizi, zahmetimizi ve baskımızı gördü.
Çölde Sayım 20:16
·
Tevrat
וַנִּצְעַ֤ק אֶל־יְהוָה֙ וַיִּשְׁמַ֣ע קֹלֵ֔נוּ וַיִּשְׁלַ֣ח מַלְאָ֔ךְ וַיֹּצִאֵ֖נוּ מִמִּצְרָ֑יִם וְהִנֵּה֙ אֲנַ֣חְנוּ בְקָדֵ֔שׁ עִ֖יר קְצֵ֥ה גְבוּלֶֽךָ
'Bunun üzerine Yahve'ye feryat ettik, O da sesimizi işitti ve bir elçi gönderdi ve bizi Mısır'dan çıkardı; ve işte biz sınırının ucunda bir şehir olan Kadeş'teyiz.'
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 12:1
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר שְׁמוּאֵל֙ אֶל־כָּל־יִשְׂרָאֵ֔ל הִנֵּה֙ שָׁמַ֣עְתִּי בְקֹֽלְכֶ֔ם לְכֹ֥ל אֲשֶׁר־אֲמַרְתֶּ֖ם לִ֑י וָאַמְלִ֥יךְ עֲלֵיכֶ֖ם מֶֽלֶךְ
Samuel bütün İsrail'e dedi ki: 'İşte, bana söylediğiniz her şeyde sesinizi işittim ve üzerinize kral yaptım.'
Yasa'nın Tekrarı 1:45
·
Tevrat
וַתָּשֻׁ֥בוּ וַתִּבְכּ֖וּ לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה וְלֹֽא־שָׁמַ֤ע יְהוָה֙ בְּקֹ֣לְכֶ֔ם וְלֹ֥א הֶאֱזִ֖ין אֲלֵיכֶֽם
Döndünüz ve Yahve'nin önünde ağladınız; ama Yahve sesinizi işitmedi ve size kulak vermedi.
Örnek Ayetler (2)
Mısır'dan Çıkış 9:29
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ מֹשֶׁ֔ה כְּצֵאתִי֙ אֶת־הָעִ֔יר אֶפְרֹ֥שׂ אֶת־כַּפַּ֖י אֶל־יְהוָ֑ה הַקֹּל֣וֹת יֶחְדָּל֗וּן וְהַבָּרָד֙ לֹ֣א יִֽהְיֶה־ע֔וֹד לְמַ֣עַן תֵּדַ֔ע כִּ֥י לַיהוָ֖ה הָאָֽרֶץ
Musa ona dedi: 'Şehirden çıktığımda avuçlarımı Yahve'ye açacağım; sesler kesilecek ve dolu artık olmayacak, yerin Yahve'nin olduğunu bilesin diye.'
Mısır'dan Çıkış 9:33
·
Tevrat
וַיֵּצֵ֨א מֹשֶׁ֜ה מֵעִ֤ם פַּרְעֹה֙ אֶת־הָעִ֔יר וַיִּפְרֹ֥שׂ כַּפָּ֖יו אֶל־יְהוָ֑ה וַֽיַּחְדְּל֤וּ הַקֹּלוֹת֙ וְהַבָּרָ֔ד וּמָטָ֖ר לֹא־נִתַּ֥ךְ אָֽרְצָה
Musa Firavun'un yanından şehirden çıktı ve avuçlarını Yahve'ye açtı; sesler ve dolu kesildi ve yağmur yere dökülmedi.
Örnek Ayetler (2)
Mısır'dan Çıkış 3:18
·
Tevrat
וְשָׁמְע֖וּ לְקֹלֶ֑ךָ וּבָאתָ֡ אַתָּה֩ וְזִקְנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֜ל אֶל־מֶ֣לֶךְ מִצְרַ֗יִם וַאֲמַרְתֶּ֤ם אֵלָיו֙ יְהוָ֞ה אֱלֹהֵ֤י הָֽעִבְרִיִּים֙ נִקְרָ֣ה עָלֵ֔ינוּ וְעַתָּ֗ה נֵֽלֲכָה־נָּ֞א דֶּ֣רֶךְ שְׁלֹ֤שֶׁת יָמִים֙ בַּמִּדְבָּ֔ר וְנִזְבְּחָ֖ה לַֽיהוָ֥ה אֱלֹהֵֽינוּ
Sesini dinleyecekler; sen ve İsrail'in ihtiyarları Mısır kralına geleceksiniz ve ona diyeceksiniz: İbranilerin Tanrısı Yahve bizimle karşılaştı; ve şimdi, lütfen çölde üç günlük yol gidelim ve Tanrımız Yahve'ye kurban keselim.
Mısır'dan Çıkış 4:9
·
Tevrat
וְהָיָ֡ה אִם־לֹ֣א יַאֲמִ֡ינוּ גַּם֩ לִשְׁנֵ֨י הָאֹת֜וֹת הָאֵ֗לֶּה וְלֹ֤א יִשְׁמְעוּן֙ לְקֹלֶ֔ךָ וְלָקַחְתָּ֙ מִמֵּימֵ֣י הַיְאֹ֔ר וְשָׁפַכְתָּ֖ הַיַּבָּשָׁ֑ה וְהָי֤וּ הַמַּ֨יִם֙ אֲשֶׁ֣ר תִּקַּ֣ח מִן־הַיְאֹ֔ר וְהָי֥וּ לְדָ֖ם בַּיַּבָּֽשֶׁת
'Ve olacak ki, eğer bu iki işarete de inanmazlarsa ve sesini dinlemezlerse, Irmağın sularından alacaksın ve kuru yere dökeceksin; Irmaktan alacağın sular kuru yerde kana dönüşecek.'
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 4:8
·
Tevrat
וְהָיָה֙ אִם־לֹ֣א יַאֲמִ֣ינוּ לָ֔ךְ וְלֹ֣א יִשְׁמְע֔וּ לְקֹ֖ל הָאֹ֣ת הָרִאשׁ֑וֹן וְהֶֽאֱמִ֔ינוּ לְקֹ֖ל הָאֹ֥ת הָאַחֲרֽוֹן
'Ve olacak ki, eğer sana inanmazlarsa ve ilk işaretin sesini dinlemezlerse, son işaretin sesine inanacaklar.'
Örnek Ayetler (2)
Rut 1:9
·
Tevrat
יִתֵּ֤ן יְהוָה֙ לָכֶ֔ם וּמְצֶ֣אןָ מְנוּחָ֔ה אִשָּׁ֖ה בֵּ֣ית אִישָׁ֑הּ וַתִּשַּׁ֣ק לָהֶ֔ן וַתִּשֶּׂ֥אנָה קוֹלָ֖ן וַתִּבְכֶּֽינָה
'Yahve size versin ve her biriniz kocasının evinde rahatlık bulsun.' Onları öptü. Seslerini yükselttiler ve ağladılar.
Rut 1:14
·
Tevrat
וַתִּשֶּׂ֣נָה קוֹלָ֔ן וַתִּבְכֶּ֖ינָה ע֑וֹד וַתִּשַּׁ֤ק עָרְפָּה֙ לַחֲמוֹתָ֔הּ וְר֖וּת דָּ֥בְקָה בָּֽהּ
Seslerini yükselttiler ve yine ağladılar. Orpa kaynanasını öptü, ama Rut ona yapıştı.
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 13:14
·
Tevrat
וְלֹ֥א אָבָ֖ה לִשְׁמֹ֣עַ בְּקוֹלָ֑הּ וַיֶּחֱזַ֤ק מִמֶּ֨נָּה֙ וַיְעַנֶּ֔הָ וַיִּשְׁכַּ֖ב אֹתָֽהּ
Ama onun sesini dinlemek istemedi; ondan güçlü geldi, onu alçalttı ve onunla yattı.
Yeremya 12:8
·
Tevrat
הָיְתָה־לִּ֥י נַחֲלָתִ֖י כְּאַרְיֵ֣ה בַיָּ֑עַר נָתְנָ֥ה עָלַ֛י בְּקוֹלָ֖הּ עַל־כֵּ֥ן שְׂנֵאתִֽיהָ
Mirasım bana ormanda aslan gibi oldu; bana karşı sesini verdi, bu yüzden ondan nefret ettim.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 58:4
·
Tevrat
הֵ֣ן לְרִ֤יב וּמַצָּה֙ תָּצ֔וּמוּ וּלְהַכּ֖וֹת בְּאֶגְרֹ֣ף רֶ֑שַׁע לֹא־תָצ֣וּמוּ כַיּ֔וֹם לְהַשְׁמִ֥יעַ בַּמָּר֖וֹם קוֹלְכֶֽם
İşte çekişme ve kavga için oruç tutuyorsunuz ve kötülük yumruğuyla vurmak için; sesinizi yüksekte işittirmek için bugün gibi oruç tutmuyorsunuz.
Yeşu 6:10
·
Tevrat
וְאֶת־הָעָם֩ צִוָּ֨ה יְהוֹשֻׁ֜עַ לֵאמֹ֗ר לֹ֤א תָרִ֨יעוּ֙ וְלֹֽא־תַשְׁמִ֣יעוּ אֶת־קוֹלְכֶ֔ם וְלֹא־יֵצֵ֥א מִפִּיכֶ֖ם דָּבָ֑ר עַ֠ד י֣וֹם אָמְרִ֧י אֲלֵיכֶ֛ם הָרִ֖יעוּ וַהֲרִיעֹתֶֽם
Yeşu halka buyurdu ve dedi: 'Bağırmayacaksınız ve sesinizi duyurmayacaksınız ve ağzınızdan bir söz çıkmayacak; size "Bağırın!" diyeceğim güne kadar; ve o zaman bağıracaksınız.'
Örnek Ayetler (2)
Hakimler 2:20
·
Tevrat
וַיִּֽחַר־אַ֥ף יְהוָ֖ה בְּיִשְׂרָאֵ֑ל וַיֹּ֗אמֶר יַעַן֩ אֲשֶׁ֨ר עָבְר֜וּ הַגּ֣וֹי הַזֶּ֗ה אֶת־בְּרִיתִי֙ אֲשֶׁ֣ר צִוִּ֣יתִי אֶת־אֲבוֹתָ֔ם וְלֹ֥א שָׁמְע֖וּ לְקוֹלִֽי
Yahve'nin öfkesi İsrail'e alevlendi ve dedi: 'Mademki bu ulus babalarına buyurduğum antlaşmamı bozdu ve sesimi dinlemedi;'
Mezmurlar 81:12
·
Tevrat
וְלֹא־שָׁמַ֣ע עַמִּ֣י לְקוֹלִ֑י וְ֝יִשְׂרָאֵ֗ל לֹא־אָ֥בָה לִֽי
Fakat halkım sesimi işitmedi ve İsrail bana razı olmadı.
Örnek Ayetler (2)
Eyüp 28:26
·
Tevrat
בַּעֲשֹׂת֣וֹ לַמָּטָ֣ר חֹ֑ק וְ֝דֶ֗רֶךְ לַחֲזִ֥יז קֹלֽוֹת
Yağmura kural ve gök gürültülerinin şimşeğine yol yaptığında,
Eyüp 38:25
·
Tevrat
מִֽי־פִלַּ֣ג לַשֶּׁ֣טֶף תְּעָלָ֑ה וְ֝דֶ֗רֶךְ לַחֲזִ֥יז קֹלֽוֹת
Taşkın için kanalı ve gök gürültülerinin şimşeği için yolu kim açtı?
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 21:12
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֱלֹהִ֜ים אֶל־אַבְרָהָ֗ם אַל־יֵרַ֤ע בְּעֵינֶ֨יךָ֙ עַל־הַנַּ֣עַר וְעַל־אֲמָתֶ֔ךָ כֹּל֩ אֲשֶׁ֨ר תֹּאמַ֥ר אֵלֶ֛יךָ שָׂרָ֖ה שְׁמַ֣ע בְּקֹלָ֑הּ כִּ֣י בְיִצְחָ֔ק יִקָּרֵ֥א לְךָ֖ זָֽרַע
Tanrı İbrahim'e dedi ki: 'Çocuk ve cariyen yüzünden gözünde kötü olmasın; Sara'nın sana söylediği her şeyde onun sesini dinle; çünkü soy senin için İshak'ta çağrılacaktır.'
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 93:4
·
Tevrat
מִקֹּל֨וֹת מַ֤יִם רַבִּ֗ים אַדִּירִ֣ים מִשְׁבְּרֵי־יָ֑ם אַדִּ֖יר בַּמָּר֣וֹם יְהוָֽה
Çok suların seslerinden, denizin güçlü dalgalarından, yükseklerde Yahve güçlüdür.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 3:10
·
Tevrat
וַיֹּ֕אמֶר אֶת־קֹלְךָ֥ שָׁמַ֖עְתִּי בַּגָּ֑ן וָאִירָ֛א כִּֽי־עֵירֹ֥ם אָנֹ֖כִי וָאֵחָבֵֽא
Dedi ki: 'Bahçede sesini işittim ve korktum, çünkü ben çıplağım ve saklandım.'
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 24:17
·
Tevrat
וַיְהִ֣י כְּכַלּ֣וֹת דָּוִ֗ד לְדַבֵּ֞ר אֶת־הַדְּבָרִ֤ים הָאֵ֨לֶּה֙ אֶל־שָׁא֔וּל וַיֹּ֣אמֶר שָׁא֔וּל הֲקֹלְךָ֥ זֶ֖ה בְּנִ֣י דָוִ֑ד וַיִּשָּׂ֥א שָׁא֛וּל קֹל֖וֹ וַיֵּֽבְךְּ
Davut bu sözleri Saul'a söylemeyi bitirdiğinde, Saul dedi: 'Bu senin sesin mi, oğlum Davut?' Ve Saul sesini yükseltti ve ağladı.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 13:5
·
Tevrat
אַחֲרֵ֨י יְהוָ֧ה אֱלֹהֵיכֶ֛ם תֵּלֵ֖כוּ וְאֹת֣וֹ תִירָ֑אוּ וְאֶת־מִצְוֺתָ֤יו תִּשְׁמֹ֨רוּ֙ וּבְקֹל֣וֹ תִשְׁמָ֔עוּ וְאֹת֥וֹ תַעֲבֹ֖דוּ וּב֥וֹ תִדְבָּקֽוּן
Tanrınız Yahve'nin ardınca gideceksiniz ve ondan korkacaksınız ve buyruklarını tutacaksınız ve sesini dinleyeceksiniz ve ona kulluk edeceksiniz ve ona yapışacaksınız.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 9:34
·
Tevrat
וַיַּ֣רְא פַּרְעֹ֗ה כִּֽי־חָדַ֨ל הַמָּטָ֧ר וְהַבָּרָ֛ד וְהַקֹּלֹ֖ת וַיֹּ֣סֶף לַחֲטֹ֑א וַיַּכְבֵּ֥ד לִבּ֖וֹ ה֥וּא וַעֲבָדָֽיו
Firavun yağmurun, dolunun ve seslerin kesildiğini gördü ve tekrar günah işledi; o ve kulları kalbini ağırlaştırdı.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 27:22
·
Tevrat
וַיִּגַּ֧שׁ יַעֲקֹ֛ב אֶל־יִצְחָ֥ק אָבִ֖יו וַיְמֻשֵּׁ֑הוּ וַיֹּ֗אמֶר הַקֹּל֙ ק֣וֹל יַעֲקֹ֔ב וְהַיָּדַ֖יִם יְדֵ֥י עֵשָֽׂו
Yakup babası İshak'a yaklaştı, o da ona dokundu ve dedi: 'Ses Yakup'un sesi, ama eller Esav'ın elleri.'
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 21:16
·
Tevrat
וַתֵּלֶךְ֩ וַתֵּ֨שֶׁב לָ֜הּ מִנֶּ֗גֶד הַרְחֵק֙ כִּמְטַחֲוֵ֣י קֶ֔שֶׁת כִּ֣י אָֽמְרָ֔ה אַל־אֶרְאֶ֖ה בְּמ֣וֹת הַיָּ֑לֶד וַתֵּ֣שֶׁב מִנֶּ֔גֶד וַתִּשָּׂ֥א אֶת־קֹלָ֖הּ וַתֵּֽבְךְּ
Ve gitti, bir yay atımı kadar uzaklaşarak karşıya oturdu; çünkü dedi: 'Çocuğun ölümünü görmeyeyim.' Ve karşıya oturdu, sesini kaldırdı ve ağladı.