54
Kullanım
5
Lemma
22
Türev
37
Anlam
5 lemma, 22 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
קִוִּיתִי Lemma | kivviti | bağladım, bağlamak, beklemek, umut etmek | Fiil | 7 | ||
קַוֵּה | qavveh | bağla, bağlamak, beklemek, umut etmek | Fiil | 6 | ||
Örnek Ayetler (5 / 6) Yeremya 8:15 · Tevrat קַוֵּ֥ה לְשָׁל֖וֹם וְאֵ֣ין ט֑וֹב לְעֵ֥ת מַרְפֵּ֖ה וְהִנֵּ֥ה בְעָתָֽה Barış umduk ama iyilik yok; şifa zamanı umduk ve işte dehşet. Yeremya 14:19 · Tevrat הֲמָאֹ֨ס מָאַ֜סְתָּ אֶת־יְהוּדָ֗ה אִם־בְּצִיּוֹן֙ גָּעֲלָ֣ה נַפְשֶׁ֔ךָ מַדּ֨וּעַ֙ הִכִּיתָ֔נוּ וְאֵ֥ין לָ֖נוּ מַרְפֵּ֑א קַוֵּ֤ה לְשָׁלוֹם֙ וְאֵ֣ין ט֔וֹב וּלְעֵ֥ת מַרְפֵּ֖א וְהִנֵּ֥ה בְעָתָֽה Yahuda'yı kesinlikle reddettin mi? Canın Siyon'dan mı iğrendi? Neden bizi vurdun ve bize şifa yok? Barış bekledik ve iyi yok, ve şifa zamanı bekledik ve işte dehşet. Mezmurlar 27:14 · Tevrat קַוֵּ֗ה אֶל־יְה֫וָ֥ה חֲ֭זַק וְיַאֲמֵ֣ץ לִבֶּ֑ךָ וְ֝קַוֵּ֗ה אֶל־יְהוָֽה Yahve'yi bekle, güçlü ol ve kalbin cesur olsun; ve Yahve'yi bekle. Mezmurlar 37:34 · Tevrat קַוֵּ֤ה אֶל־יְהוָ֨ה וּשְׁמֹ֬ר דַּרְכּ֗וֹ וִֽ֭ירוֹמִמְךָ לָרֶ֣שֶׁת אָ֑רֶץ בְּהִכָּרֵ֖ת רְשָׁעִ֣ים תִּרְאֶֽה Yahve'yi bekle ve O'nun yolunu tut; yeri miras alman için seni yükseltecektir; kötüler kesilip atıldığında göreceksin. Mezmurlar 40:2 · Tevrat קַוֺּ֣ה קִוִּ֣יתִי יְהוָ֑ה וַיֵּ֥ט אֵ֝לַ֗י וַיִּשְׁמַ֥ע שַׁוְעָתִֽי Bekleyerek Yahve'yi bekledim ve bana eğildi ve yakarışımı işitti. | ||||||
נְקַוֶּה | nekavve | bekleyeceğiz, bağlamak, umut etmek, beklemek | Fiil | 3 | ||
קִוּוּ | kivvu | bağladılar, bağlamak, beklemek, umut etmek | Fiil | 3 | ||
קִוִּינוּ | kivvinu | bekledik, beklemek, umut etmek, bağlamak | Fiil | 3 | ||
קֹוֶיךָ | kovekha | bekleyenlerin, beklemek, umut etmek, toplanmak | Zamir | 2 | ||
יְקַוֶּה | yekavve | bekleyecek, bağlamak, umut etmek, beklemek | Fiil | 2 | ||
וַיְקַו | vaykav | ve bekledi, beklemek, umut etmek, toplanmak | Fiil | 2 | ||
וְקֹוֵי | ve-kovey | ve bağlayanları, bağlamak, beklemek, umut etmek | Fiil | 2 | ||
וְקַוֵּה | ve-kavve | ve bağla, bağlamak, beklemek, umut etmek | Fiil | 2 | ||
וַאֲקַוֶּה | va'akavve | ve ip büktüm, ip bükmek, toplamak, umutla beklemek | Fiil | 2 | ||
וְקִוִּיתֶם | ve-kivvitem | ve beklediniz, beklemek, umut etmek, toplanmak | Fiil | 1 | ||
קִוִּינוּךָ | kivvinukha | sana bağlandık, bağlamak, beklemek, umut etmek | Zamir | 1 | ||
קִוְּתָה | kivveta | bekledi, toplanmak, umut bağlamak, beklemek | Fiil | 1 | ||
שֶׁקִּוִּינֻהוּ | şekkivvinuhu | ki onu bağladık, bağlamak, beklemek, umut etmek | Zamir | 1 | ||
קוָֹֽי | kovay | beni bekleyenler, beklemek, umut etmek, bağlamak | Zamir | 1 | ||
וְקִוֵּיתִֽי | ve-kivveti | ve umut ettim, bağlamak, beklemek, umut etmek | Fiil | 1 | ||
אֲקַוֶּה | akavve | bekleyeceğim, beklemek, umut etmek, toplanmak | Fiil | 1 | ||
לְקוָֹו | le-kavav | onun ipine, ip, ölçü ipi, kural | Zamir | 1 | ||
קִוִּיתִֽיךָ | kivvitikha | seni bekledim, beklemek, umut etmek, bağlamak | Zamir | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 7)
Yeşaya 5:4
·
Tevrat
מַה־לַּעֲשׂ֥וֹת עוֹד֙ לְכַרְמִ֔י וְלֹ֥א עָשִׂ֖יתִי בּ֑וֹ מַדּ֧וּעַ קִוֵּ֛יתִי לַעֲשׂ֥וֹת עֲנָבִ֖ים וַיַּ֥עַשׂ בְּאֻשִֽׁים
Bağıma daha ne yapılabilirdi ki ben onda yapmadım? Neden üzümler vermesini bekledim de o yaban üzümleri verdi?
Mezmurlar 25:5
·
Tevrat
הַדְרִ֘יכֵ֤נִי בַאֲמִתֶּ֨ךָ וְֽלַמְּדֵ֗נִי כִּֽי־אַ֭תָּה אֱלֹהֵ֣י יִשְׁעִ֑י אוֹתְךָ֥ קִ֝וִּ֗יתִי כָּל־הַיּֽוֹם
Beni gerçeğinde yönlendir ve bana öğret; çünkü sen kurtuluşumun Tanrısısın; bütün gün seni bekledim.
Mezmurlar 39:8
·
Tevrat
וְעַתָּ֣ה מַה־קִּוִּ֣יתִי אֲדֹנָ֑י תּ֝וֹחַלְתִּ֗י לְךָ֣ הִֽיא
Ve şimdi ne bekledim Efendim? Umudum sanadır.
Mezmurlar 40:2
·
Tevrat
קַוֺּ֣ה קִוִּ֣יתִי יְהוָ֑ה וַיֵּ֥ט אֵ֝לַ֗י וַיִּשְׁמַ֥ע שַׁוְעָתִֽי
Bekleyerek Yahve'yi bekledim ve bana eğildi ve yakarışımı işitti.
Mezmurlar 130:5
·
Tevrat
קִוִּ֣יתִי יְ֭הוָה קִוְּתָ֣ה נַפְשִׁ֑י וְֽלִדְבָר֥וֹ הוֹחָֽלְתִּי
Yahve'yi bekledim, canım bekledi; ve O'nun sözüne umut bağladım.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeremya 8:15
·
Tevrat
קַוֵּ֥ה לְשָׁל֖וֹם וְאֵ֣ין ט֑וֹב לְעֵ֥ת מַרְפֵּ֖ה וְהִנֵּ֥ה בְעָתָֽה
Barış umduk ama iyilik yok; şifa zamanı umduk ve işte dehşet.
Yeremya 14:19
·
Tevrat
הֲמָאֹ֨ס מָאַ֜סְתָּ אֶת־יְהוּדָ֗ה אִם־בְּצִיּוֹן֙ גָּעֲלָ֣ה נַפְשֶׁ֔ךָ מַדּ֨וּעַ֙ הִכִּיתָ֔נוּ וְאֵ֥ין לָ֖נוּ מַרְפֵּ֑א קַוֵּ֤ה לְשָׁלוֹם֙ וְאֵ֣ין ט֔וֹב וּלְעֵ֥ת מַרְפֵּ֖א וְהִנֵּ֥ה בְעָתָֽה
Yahuda'yı kesinlikle reddettin mi? Canın Siyon'dan mı iğrendi? Neden bizi vurdun ve bize şifa yok? Barış bekledik ve iyi yok, ve şifa zamanı bekledik ve işte dehşet.
Mezmurlar 27:14
·
Tevrat
קַוֵּ֗ה אֶל־יְה֫וָ֥ה חֲ֭זַק וְיַאֲמֵ֣ץ לִבֶּ֑ךָ וְ֝קַוֵּ֗ה אֶל־יְהוָֽה
Yahve'yi bekle, güçlü ol ve kalbin cesur olsun; ve Yahve'yi bekle.
Mezmurlar 37:34
·
Tevrat
קַוֵּ֤ה אֶל־יְהוָ֨ה וּשְׁמֹ֬ר דַּרְכּ֗וֹ וִֽ֭ירוֹמִמְךָ לָרֶ֣שֶׁת אָ֑רֶץ בְּהִכָּרֵ֖ת רְשָׁעִ֣ים תִּרְאֶֽה
Yahve'yi bekle ve O'nun yolunu tut; yeri miras alman için seni yükseltecektir; kötüler kesilip atıldığında göreceksin.
Mezmurlar 40:2
·
Tevrat
קַוֺּ֣ה קִוִּ֣יתִי יְהוָ֑ה וַיֵּ֥ט אֵ֝לַ֗י וַיִּשְׁמַ֥ע שַׁוְעָתִֽי
Bekleyerek Yahve'yi bekledim ve bana eğildi ve yakarışımı işitti.
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 59:9
·
Tevrat
עַל־כֵּ֗ן רָחַ֤ק מִשְׁפָּט֙ מִמֶּ֔נּוּ וְלֹ֥א תַשִּׂיגֵ֖נוּ צְדָקָ֑ה נְקַוֶּ֤ה לָאוֹר֙ וְהִנֵּה־חֹ֔שֶׁךְ לִנְגֹה֖וֹת בָּאֲפֵל֥וֹת נְהַלֵּֽךְ
Bu yüzden hüküm bizden uzaklaştı ve doğruluk bize yetişmiyor; ışık bekliyoruz ve işte karanlık, parlaklıklar için koyu karanlıklarda yürüyoruz.
Yeşaya 59:11
·
Tevrat
נֶהֱמֶ֤ה כַדֻּבִּים֙ כֻּלָּ֔נוּ וְכַיּוֹנִ֖ים הָגֹ֣ה נֶהְגֶּ֑ה נְקַוֶּ֤ה לַמִּשְׁפָּט֙ וָאַ֔יִן לִֽישׁוּעָ֖ה רָחֲקָ֥ה מִמֶּֽנּוּ
Hepimiz ayılar gibi inliyoruz ve güvercinler gibi mırıldanarak mırıldanıyoruz; hüküm bekliyoruz ve yok, kurtuluş bizden uzaklaştı.
Yeşaya 64:2
·
Tevrat
בַּעֲשׂוֹתְךָ֥ נוֹרָא֖וֹת לֹ֣א נְקַוֶּ֑ה יָרַ֕דְתָּ מִפָּנֶ֖יךָ הָרִ֥ים נָזֹֽלּוּ
Beklemediğimiz korkunç şeyler yaptığında indin, yüzünden dağlar sarsıldı.
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 56:7
·
Tevrat
יָג֤וּרוּ יִצְפּ֗וֹנוּ הֵ֭מָּה עֲקֵבַ֣י יִשְׁמֹ֑רוּ כַּ֝אֲשֶׁ֗ר קִוּ֥וּ נַפְשִֽׁי
Toplanıyorlar, pusu kuruyorlar; canımı bekledikleri gibi onlar adımlarımı gözlüyorlar.
Mezmurlar 119:95
·
Tevrat
לִ֤י קִוּ֣וּ רְשָׁעִ֣ים לְאַבְּדֵ֑נִי עֵ֝דֹתֶ֗יךָ אֶתְבּוֹנָֽן
Kötüler beni yok etmek için beni beklediler; tanıklıklarını düşüneceğim.
Eyüp 6:19
·
Tevrat
הִ֭בִּיטוּ אָרְח֣וֹת תֵּמָ֑א הֲלִיכֹ֥ת שְׁ֝בָ֗א קִוּוּ־לָֽמוֹ
Tema'nın kervanları baktı; Şeba'nın yolcuları onlara umut bağladı.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 25:9
·
Tevrat
וְאָמַר֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא הִנֵּ֨ה אֱלֹהֵ֥ינוּ זֶ֛ה קִוִּ֥ינוּ ל֖וֹ וְיֽוֹשִׁיעֵ֑נוּ זֶ֤ה יְהוָה֙ קִוִּ֣ינוּ ל֔וֹ נָגִ֥ילָה וְנִשְׂמְחָ֖ה בִּישׁוּעָתֽוֹ
Ve o gün denilecek: 'İşte Tanrımız budur; O'nu bekledik ve O bizi kurtaracak; Yahve budur, O'nu bekledik, O'nun kurtarışında coşalım ve sevinelim.'
Yeşaya 33:2
·
Tevrat
יְהוָ֥ה חָנֵּ֖נוּ לְךָ֣ קִוִּ֑ינוּ הֱיֵ֤ה זְרֹעָם֙ לַבְּקָרִ֔ים אַף־יְשׁוּעָתֵ֖נוּ בְּעֵ֥ת צָרָֽה
Yahve, bize lütfet, seni bekledik; sabahlarda onların kolu ol, sıkıntı vaktinde de kurtuluşumuz ol.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 25:3
·
Tevrat
גַּ֣ם כָּל־קֹ֭וֶיךָ לֹ֣א יֵבֹ֑שׁוּ יֵ֝בֹ֗שׁוּ הַבּוֹגְדִ֥ים רֵיקָֽם
Ayrıca seni bekleyenlerin hiçbiri utanmayacak; boş yere hainlik edenler utanacak.
Mezmurlar 69:7
·
Tevrat
אַל־יֵ֘בֹ֤שׁוּ בִ֨י קֹוֶיךָ֮ אֲדֹנָ֥י יְהוִ֗ה צְבָ֫א֥וֹת אַל־יִכָּ֣לְמוּ בִ֣י מְבַקְשֶׁ֑יךָ אֱ֝לֹהֵ֗י יִשְׂרָאֵֽל
Sana umut bağlayanlar benim yüzümden utanmasın, ey Orduların Efendisi Yahve; seni arayanlar benim yüzümden rezil olmasın, ey İsrail'in Tanrısı.
Örnek Ayetler (2)
Mika 5:6
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה שְׁאֵרִ֣ית יַעֲקֹ֗ב בְּקֶ֨רֶב֙ עַמִּ֣ים רַבִּ֔ים כְּטַל֙ מֵאֵ֣ת יְהוָ֔ה כִּרְבִיבִ֖ים עֲלֵי־עֵ֑שֶׂב אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־יְקַוֶּה֙ לְאִ֔ישׁ וְלֹ֥א יְיַחֵ֖ל לִבְנֵ֥י אָדָֽם
Ve Yakup'un kalıntısı birçok halkın ortasında Yahve'den çiy gibi, ot üzerindeki sağanaklar gibi olacak; ki adamı beklemez ve insanın oğullarına umut bağlamaz.
Eyüp 7:2
·
Tevrat
כְּעֶ֥בֶד יִשְׁאַף־צֵ֑ל וּ֝כְשָׂכִ֗יר יְקַוֶּ֥ה פָעֳלֽוֹ
Bir kul gibi gölgeyi özler ve bir ücretli gibi ücretini bekler.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 5:2
·
Tevrat
וַֽיְעַזְּקֵ֣הוּ וַֽיְסַקְּלֵ֗הוּ וַיִּטָּעֵ֨הוּ֙ שֹׂרֵ֔ק וַיִּ֤בֶן מִגְדָּל֙ בְּתוֹכ֔וֹ וְגַם־יֶ֖קֶב חָצֵ֣ב בּ֑וֹ וַיְקַ֛ו לַעֲשׂ֥וֹת עֲנָבִ֖ים וַיַּ֥עַשׂ בְּאֻשִֽׁים
Ve onu belledi, taşlarını ayıkladı ve ona seçkin asma dikti; onun ortasına bir kule inşa etti ve ayrıca onda bir şarap sıkma çukuru oydu. Üzümler vermesini bekledi, ama o yaban üzümleri verdi.
Yeşaya 5:7
·
Tevrat
כִּ֣י כֶ֜רֶם יְהוָ֤ה צְבָאוֹת֙ בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל וְאִ֣ישׁ יְהוּדָ֔ה נְטַ֖ע שַׁעֲשׁוּעָ֑יו וַיְקַ֤ו לְמִשְׁפָּט֙ וְהִנֵּ֣ה מִשְׂפָּ֔ח לִצְדָקָ֖ה וְהִנֵּ֥ה צְעָקָֽה
Çünkü Ordular Yahvesi'nin bağı İsrail evidir ve Yahuda adamları O'nun zevk aldığı fidandır; ve yargı bekledi, ve işte kan dökme; doğruluk bekledi, ve işte feryat.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 40:31
·
Tevrat
וְקוֹיֵ֤ יְהוָה֙ יַחֲלִ֣יפוּ כֹ֔חַ יַעֲל֥וּ אֵ֖בֶר כַּנְּשָׁרִ֑ים יָר֨וּצוּ֙ וְלֹ֣א יִיגָ֔עוּ יֵלְכ֖וּ וְלֹ֥א יִיעָֽפוּ
Ve Yahve'yi bekleyenler güçlerini yenileyecekler, kartallar gibi kanatla yükselecekler; koşacaklar ve bitkin düşmeyecekler, yürüyecekler ve yorulmayacaklar.
Mezmurlar 37:9
·
Tevrat
כִּֽי־מְ֭רֵעִים יִכָּרֵת֑וּן וְקֹוֵ֥י יְ֝הוָ֗ה הֵ֣מָּה יִֽירְשׁוּ־אָֽרֶץ
Çünkü kötülük edenler kesilip atılacaklar ve Yahve'yi bekleyenler, onlar yeri miras alacaklar.
Örnek Ayetler (2)
Hoşea 12:7
·
Tevrat
וְאַתָּ֖ה בֵּאלֹהֶ֣יךָ תָשׁ֑וּב חֶ֤סֶד וּמִשְׁפָּט֙ שְׁמֹ֔ר וְקַוֵּ֥ה אֶל־אֱלֹהֶ֖יךָ תָּמִֽיד
Ve sen Tanrına dön; sadakati ve yargıyı koru ve daima Tanrına umut et.
Mezmurlar 27:14
·
Tevrat
קַוֵּ֗ה אֶל־יְה֫וָ֥ה חֲ֭זַק וְיַאֲמֵ֣ץ לִבֶּ֑ךָ וְ֝קַוֵּ֗ה אֶל־יְהוָֽה
Yahve'yi bekle, güçlü ol ve kalbin cesur olsun; ve Yahve'yi bekle.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 52:11
·
Tevrat
אוֹדְךָ֣ לְ֭עוֹלָם כִּ֣י עָשִׂ֑יתָ וַאֲקַוֶּ֖ה שִׁמְךָ֥ כִֽי־ט֝֗וֹב נֶ֣גֶד חֲסִידֶֽיךָ
Sonsuza dek sana şükredeceğim, çünkü yaptın; ve sadıklarının önünde adına umut bağlayacağım, çünkü iyidir.
Mezmurlar 69:21
·
Tevrat
חֶרְפָּ֤ה שָֽׁבְרָ֥ה לִבִּ֗י וָֽאָ֫נ֥וּשָׁה וָאֲקַוֶּ֣ה לָנ֣וּד וָאַ֑יִן וְ֝לַמְנַחֲמִ֗ים וְלֹ֣א מָצָֽאתִי
Kınanma kalbimi kırdı ve hastalandım; ve acıyacak birini bekledim ve yoktu, ve teselli ediciler, ama bulmadım.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 13:16
·
Tevrat
תְּנוּ֩ לַיהוָ֨ה אֱלֹהֵיכֶ֤ם כָּבוֹד֙ בְּטֶ֣רֶם יַחְשִׁ֔ךְ וּבְטֶ֛רֶם יִֽתְנַגְּפ֥וּ רַגְלֵיכֶ֖ם עַל־הָ֣רֵי נָ֑שֶׁף וְקִוִּיתֶ֤ם לְאוֹר֙ וְשָׂמָ֣הּ לְצַלְמָ֔וֶת וְשִׁ֖ית לַעֲרָפֶֽל
O karanlık yapmadan ve ayaklarınız alacakaranlık dağlarında sendelemeden önce Tanrınız Yahve'ye yücelik verin; ve siz ışık beklersiniz ve O onu ölüm gölgesine çevirir ve koyu karanlık yapar.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 26:8
·
Tevrat
אַ֣ף אֹ֧רַח מִשְׁפָּטֶ֛יךָ יְהוָ֖ה קִוִּינ֑וּךָ לְשִׁמְךָ֥ וּֽלְזִכְרְךָ֖ תַּאֲוַת־נָֽפֶשׁ
Ayrıca hükümlerinin yolunda, Yahve, seni bekledik; canın arzusu senin adın ve senin anındır.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 130:5
·
Tevrat
קִוִּ֣יתִי יְ֭הוָה קִוְּתָ֣ה נַפְשִׁ֑י וְֽלִדְבָר֥וֹ הוֹחָֽלְתִּי
Yahve'yi bekledim, canım bekledi; ve O'nun sözüne umut bağladım.
Örnek Ayetler (1)
Ağıtlar 2:16
·
Tevrat
פָּצ֨וּ עָלַ֤יִךְ פִּיהֶם֙ כָּל־א֣וֹיְבַ֔יִךְ שָֽׁרְקוּ֙ וַיַּֽחַרְקוּ־שֵׁ֔ן אָמְר֖וּ בִּלָּ֑עְנוּ אַ֣ךְ זֶ֥ה הַיּ֛וֹם שֶׁקִּוִּינֻ֖הוּ מָצָ֥אנוּ רָאִֽינוּ
Tüm düşmanların sana ağızlarını açtılar; ıslık çaldılar ve diş gıcırdattılar, dediler: 'Yuttuk; kesinlikle beklediğimiz gün budur, bulduk, gördük.'
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 49:23
·
Tevrat
וְהָי֨וּ מְלָכִ֜ים אֹֽמְנַ֗יִךְ וְשָׂרֽוֹתֵיהֶם֙ מֵינִ֣יקֹתַ֔יִךְ אַפַּ֗יִם אֶ֚רֶץ יִשְׁתַּ֣חֲווּ לָ֔ךְ וַעֲפַ֥ר רַגְלַ֖יִךְ יְלַחֵ֑כוּ וְיָדַ֨עַתְּ֙ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֔ה אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יֵבֹ֖שׁוּ קוָֹֽי
Ve krallar senin bakıcıların ve onların prensesleri senin sütannelerin olacaklar; yüzüstü yere sana eğilecekler ve ayaklarının tozunu yalayacaklar; ve bileceksin ki ben Yahve'yim, ki beni bekleyenler utanmayacaklar.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 8:17
·
Tevrat
וְחִכִּ֨יתִי֙ לַיהוָ֔ה הַמַּסְתִּ֥יר פָּנָ֖יו מִבֵּ֣ית יַעֲקֹ֑ב וְקִוֵּ֖יתִֽי־לֽוֹ
Ve Yakup evinden yüzünü gizleyen Yahve'yi bekleyeceğim ve onu umut edeceğim.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 17:13
·
Tevrat
אִם־אֲ֭קַוֶּה שְׁא֣וֹל בֵּיתִ֑י בַּ֝חֹ֗שֶׁךְ רִפַּ֥דְתִּי יְצוּעָֽי
Eğer Ölüler Diyarı'nı evim olarak umarsam; yatağımı karanlıkta serdim.
Örnek Ayetler (1)
Ağıtlar 3:25
·
Tevrat
ט֤וֹב יְהוָה֙ לְקוָֹ֔ו לְנֶ֖פֶשׁ תִּדְרְשֶֽׁנּוּ
Yahve O'nu bekleyenlere, O'nu arayan cana iyidir.