298
Kullanım
17
Lemma
57
Türev
74
Anlam
17 lemma, 57 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
קֶֽדֶם Lemma | qedem | doğu, ön, doğu, eski zaman | İsim | 53 | ||
מִקֶּדֶם | miqqedem | doğudan, ön, doğu, eski zaman | İsim | 22 | ||
כְּקֶדֶם | kekedem | ön gibi, ön, doğu, eski zaman | İsim | 2 | ||
וּמִקֶּדֶם | u-mi-kkedem | ve önünden, ön, doğu, eski zaman | İsim | 1 | ||
הַקֶּֽדֶם | ha-kkedem | ön, ön, doğu, eski zaman | İsim | 1 | ||
וָקֶדֶם | va-kedem | ve ön, ön, doğu, eski zaman | İsim | 1 | ||
מִקַּדְמֵי | mi-kkadmey | öncelerinden, ön, doğu, eski zaman | İsim | 1 | ||
קֵדְמָה Lemma | kedma | öne, ön, doğu, eski zaman | Zamir | 30 | ||
וָקֵדְמָה | va-kedma | ve doğuya, ön, doğu, eski zaman | Zamir | 2 | ||
קָדִים Lemma | qadim | ön, ön, doğu, doğu rüzgarı, eski zaman | İsim | 28 | ||
הַקָּדִים | ha-kkadim | ön, ön, doğu, eski zaman | İsim | 17 | ||
Örnek Ayetler (5 / 17) Hezekiel 17:10 · Tevrat וְהִנֵּ֥ה שְׁתוּלָ֖ה הֲתִצְלָ֑ח הֲלוֹא֩ כְגַ֨עַת בָּ֜הּ ר֤וּחַ הַקָּדִים֙ תִּיבַ֣שׁ יָבֹ֔שׁ עַל־עֲרֻגֹ֥ת צִמְחָ֖הּ תִּיבָֽשׁ Ve işte dikilmiş, başarılı olacak mı? Doğu rüzgarı ona dokunduğunda kesinlikle kurumayacak mı? Filizinin tarhları üzerinde kuruyacak. Hezekiel 19:12 · Tevrat וַתֻּתַּ֤שׁ בְּחֵמָה֙ לָאָ֣רֶץ הֻשְׁלָ֔כָה וְר֥וּחַ הַקָּדִ֖ים הוֹבִ֣ישׁ פִּרְיָ֑הּ הִתְפָּרְק֧וּ וְיָבֵ֛שׁוּ מַטֵּ֥ה עֻזָּ֖הּ אֵ֥שׁ אֲכָלָֽתְהוּ Ve öfkeyle söküldü, yere atıldı ve doğu rüzgarı onun meyvesini kuruttu; onun gücünün değneği kırıldı ve kurudu, ateş onu yedi. Hezekiel 27:26 · Tevrat בְּמַ֤יִם רַבִּים֙ הֱבִיא֔וּךְ הַשָּׁטִ֖ים אֹתָ֑ךְ ר֚וּחַ הַקָּדִ֔ים שְׁבָרֵ֖ךְ בְּלֵ֥ב יַמִּֽים Kürekçilerin seni çok sulara getirdiler; doğu rüzgarı denizlerin kalbinde seni kırdı. Hezekiel 40:10 · Tevrat וְתָאֵ֨י הַשַּׁ֜עַר דֶּ֣רֶךְ הַקָּדִ֗ים שְׁלֹשָׁ֤ה מִפֹּה֙ וּשְׁלֹשָׁ֣ה מִפֹּ֔ה מִדָּ֥ה אַחַ֖ת לִשְׁלָשְׁתָּ֑ם וּמִדָּ֥ה אַחַ֛ת לָאֵילִ֖ם מִפֹּ֥ה וּמִפּֽוֹ Ve doğu yoluna bakan kapının odaları buradan üç ve buradan üçtü; üçü için bir ölçü vardı ve buradan ve buradan söveler için bir ölçü vardı. Hezekiel 40:19 · Tevrat וַיָּ֣מָד רֹ֡חַב מִלִּפְנֵי֩ הַשַּׁ֨עַר הַתַּחְתּ֜וֹנָה לִפְנֵ֨י הֶחָצֵ֧ר הַפְּנִימִ֛י מִח֖וּץ מֵאָ֣ה אַמָּ֑ה הַקָּדִ֖ים וְהַצָּפֽוֹן Ve alt kapının önünden iç avlunun önüne dışarıdan genişliği yüz kubit (~4500 cm) ölçtü; doğu ve kuzey. | ||||||
קָדִימָה | qadima | öne, ön, doğu, eski zaman | Zamir | 15 | ||
קָדִמָה | kadima | öne, ön, doğu, geçmiş | Zamir | 3 | ||
וְקָדִימָה | ve-qadimah | ve doğuya, doğu, ön taraf, eski zaman | Zamir | 2 | ||
וְלַקָּדִים | ve-la-kkadim | ve öne, ön, doğu, eski zaman | İsim | 1 | ||
מֵֽהַקָּדִים | me-ha-qqadim | doğudan, ön, doğu, eski zaman | İsim | 1 | ||
הַקָּדִימָה | ha-kkadima | o doğuya, ön taraf, ön, doğu, eski zaman | Zamir | 1 | ||
לַקָּדִים | lakkadim | öne, ön, doğu, doğu rüzgarı | İsim | 1 | ||
קֳדָם Lemma | kodam | önünde, ön, doğu, geçmiş | Edat | 20 | ||
קָדָמָֽי | qadamay | önümde, ön, doğu, eski zaman | Zamir | 8 | ||
Örnek Ayetler (5 / 53)
Hakimler 6:3
·
Tevrat
וְהָיָ֖ה אִם־זָרַ֣ע יִשְׂרָאֵ֑ל וְעָלָ֨ה מִדְיָ֧ן וַֽעֲמָלֵ֛ק וּבְנֵי־קֶ֖דֶם וְעָל֥וּ עָלָֽיו
İsrail ektiği zaman; Midyan, Amalek ve doğu oğulları çıkar ve onun üzerine gelirlerdi.
Hakimler 6:33
·
Tevrat
וְכָל־מִדְיָ֧ן וַעֲמָלֵ֛ק וּבְנֵי־קֶ֖דֶם נֶאֶסְפ֣וּ יַחְדָּ֑ו וַיַּעַבְר֥וּ וַֽיַּחֲנ֖וּ בְּעֵ֥מֶק יִזְרְעֶֽאל
Bütün Midyan, Amalek ve doğu oğulları birlikte toplandılar; geçtiler ve Yizreel vadisinde ordu kurdular.
Hakimler 7:12
·
Tevrat
וּמִדְיָ֨ן וַעֲמָלֵ֤ק וְכָל־בְּנֵי־קֶ֨דֶם֙ נֹפְלִ֣ים בָּעֵ֔מֶק כָּאַרְבֶּ֖ה לָרֹ֑ב וְלִגְמַלֵּיהֶם֙ אֵ֣ין מִסְפָּ֔ר כַּח֛וֹל שֶׁעַל־שְׂפַ֥ת הַיָּ֖ם לָרֹֽב
Midyan, Amalek ve bütün doğu oğulları çoklukta çekirge gibi vadide yayılmışlardı; develerinin sayısı yoktu, çoklukta denizin kıyısında olan kum gibiydi.
Hakimler 8:10
·
Tevrat
וְזֶ֨בַח וְצַלְמֻנָּ֜ע בַּקַּרְקֹ֗ר וּמַחֲנֵיהֶ֤ם עִמָּם֙ כַּחֲמֵ֤שֶׁת עָשָׂר֙ אֶ֔לֶף כֹּ֚ל הַנּ֣וֹתָרִ֔ים מִכֹּ֖ל מַחֲנֵ֣ה בְנֵי־קֶ֑דֶם וְהַנֹּ֣פְלִ֔ים מֵאָ֨ה וְעֶשְׂרִ֥ים אֶ֛לֶף אִ֖ישׁ שֹׁ֥לֵֽף חָֽרֶב
Zevah ve Tsalmunna Karkor'daydı ve ordugahları onlarla birlikteydi, doğu oğullarının bütün ordugahından bütün kalanlar on beş bin kadardı; ve düşenler kılıç çeken yüz yirmi bin adamdı.
Hezekiel 25:4
·
Tevrat
לָכֵ֡ן הִנְנִי֩ נֹתְנָ֨ךְ לִבְנֵי־קֶ֜דֶם לְמֽוֹרָשָׁ֗ה וְיִשְּׁב֤וּ טִירֽוֹתֵיהֶם֙ בָּ֔ךְ וְנָ֥תְנוּ בָ֖ךְ מִשְׁכְּנֵיהֶ֑ם הֵ֚מָּה יֹאכְל֣וּ פִרְיֵ֔ךְ וְהֵ֖מָּה יִשְׁתּ֥וּ חֲלָבֵֽךְ
Bu yüzden işte seni doğu oğullarına mülk olarak veriyorum; obalarını sende kuracaklar ve meskenlerini sende yapacaklar; onlar meyveni yiyecekler ve onlar sütünü içecekler.
Örnek Ayetler (5 / 22)
Hakimler 8:11
·
Tevrat
וַיַּ֣עַל גִּדְע֗וֹן דֶּ֚רֶךְ הַשְּׁכוּנֵ֣י בָֽאֳהָלִ֔ים מִקֶּ֥דֶם לְנֹ֖בַח וְיָגְבֳּהָ֑ה וַיַּךְ֙ אֶת־הַֽמַּחֲנֶ֔ה וְהַֽמַּחֲנֶ֖ה הָ֥יָה בֶֽטַח
Gideon Novah'ın ve Yogbeha'nın doğusundan çadırlarda oturanların yolundan çıktı ve ordugahı vurdu; ve ordugah güvendeydi.
Hezekiel 11:23
·
Tevrat
וַיַּ֨עַל֙ כְּב֣וֹד יְהוָ֔ה מֵעַ֖ל תּ֣וֹךְ הָעִ֑יר וַֽיַּעֲמֹד֙ עַל־הָהָ֔ר אֲשֶׁ֖ר מִקֶּ֥דֶם לָעִֽיר
Yahve'nin yüceliği şehrin ortasının üzerinden yükseldi ve şehrin doğusundaki dağın üzerinde durdu.
Yeşaya 2:6
·
Tevrat
כִּ֣י נָטַ֗שְׁתָּה עַמְּךָ֙ בֵּ֣ית יַעֲקֹ֔ב כִּ֤י מָלְאוּ֙ מִקֶּ֔דֶם וְעֹֽנְנִ֖ים כַּפְּלִשְׁתִּ֑ים וּבְיַלְדֵ֥י נָכְרִ֖ים יַשְׂפִּֽיקוּ
Çünkü halkını, Yakup evini terk ettin; çünkü doğudan ve Filistliler gibi falcılarla doldular ve yabancıların çocuklarıyla el sıkışıyorlar.
Yeşaya 9:11
·
Tevrat
אֲרָ֣ם מִקֶּ֗דֶם וּפְלִשְׁתִּים֙ מֵֽאָח֔וֹר וַיֹּאכְל֥וּ אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל בְּכָל־פֶּ֑ה בְּכָל־זֹאת֙ לֹא־שָׁ֣ב אַפּ֔וֹ וְע֖וֹד יָד֥וֹ נְטוּיָֽה
Doğudan Aram ve arkadan Filistliler, ve bütün ağızla İsrail'i yediler; bütün bunlarla onun öfkesi dönmedi ve onun eli hala uzatılmıştır.
Yeşaya 45:21
·
Tevrat
הַגִּ֣ידוּ וְהַגִּ֔ישׁוּ אַ֥ף יִֽוָּעֲצ֖וּ יַחְדָּ֑ו מִ֣י הִשְׁמִיעַ֩ זֹ֨את מִקֶּ֜דֶם מֵאָ֣ז הִגִּידָ֗הּ הֲל֨וֹא אֲנִ֤י יְהוָה֙ וְאֵֽין־ע֤וֹד אֱלֹהִים֙ מִבַּלְעָדַ֔י אֵֽל־צַדִּ֣יק וּמוֹשִׁ֔יעַ אַ֖יִן זוּלָתִֽי
Bildirin ve yaklaştırın, hatta birlikte öğütleşsinler; bunu eskiden kim işittirdi? O zamandan beri onu kim bildirdi? Ben Yahve değil miyim? Ve benden başka Tanrı yoktur; doğru bir Tanrı ve Kurtarıcı, benden başkası yoktur.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 30:20
·
Tevrat
וְהָי֤וּ בָנָיו֙ כְּקֶ֔דֶם וַעֲדָת֖וֹ לְפָנַ֣י תִּכּ֑וֹן וּפָ֣קַדְתִּ֔י עַ֖ל כָּל־לֹחֲצָֽיו
Onun oğulları eskisi gibi olacak ve onun topluluğu yüzümün önünde kurulacak; bütün onu ezenleri cezalandıracağım.
Ağıtlar 5:21
·
Tevrat
הֲשִׁיבֵ֨נוּ יְהוָ֤ה אֵלֶ֨יךָ֙ וְֽנָשׁ֔וּבָה חַדֵּ֥שׁ יָמֵ֖ינוּ כְּקֶֽדֶם
Bizi sana döndür, Yahve, ve dönelim; günlerimizi eskisi gibi yenile.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 46:10
·
Tevrat
מַגִּ֤יד מֵֽרֵאשִׁית֙ אַחֲרִ֔ית וּמִקֶּ֖דֶם אֲשֶׁ֣ר לֹא־נַעֲשׂ֑וּ אֹמֵר֙ עֲצָתִ֣י תָק֔וּם וְכָל־חֶפְצִ֖י אֶעֱשֶֽׂה
Başlangıçtan sonu ve eskiden yapılmayanları bildiren, 'Tasarım duracak ve bütün arzumu yapacağım' diyen;
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 10:30
·
Tevrat
וַֽיְהִ֥י מוֹשָׁבָ֖ם מִמֵּשָׁ֑א בֹּאֲכָ֥ה סְפָ֖רָה הַ֥ר הַקֶּֽדֶם
Onların yerleşimi Meşa'dan doğu dağı Sefar'a doğruydu.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 139:5
·
Tevrat
אָח֣וֹר וָקֶ֣דֶם צַרְתָּ֑נִי וַתָּ֖שֶׁת עָלַ֣י כַּפֶּֽכָה
Beni arkadan ve önden kuşattın; ve avucunu üzerime koydun.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 8:23
·
Tevrat
מֵ֭עוֹלָם נִסַּ֥כְתִּי מֵרֹ֗אשׁ מִקַּדְמֵי־אָֽרֶץ
Sonsuzluktan beri, baştan, yerin öncesinden atandım.
Örnek Ayetler (4 / 30)
Hezekiel 8:16
·
Tevrat
וַיָּבֵ֣א אֹתִ֗י אֶל־חֲצַ֣ר בֵּית־יְהוָה֮ הַפְּנִימִית֒ וְהִנֵּה־פֶ֜תַח הֵיכַ֣ל יְהוָ֗ה בֵּ֤ין הָֽאוּלָם֙ וּבֵ֣ין הַמִּזְבֵּ֔חַ כְּעֶשְׂרִ֥ים וַחֲמִשָּׁ֖ה אִ֑ישׁ אֲחֹ֨רֵיהֶ֜ם אֶל־הֵיכַ֤ל יְהוָה֙ וּפְנֵיהֶ֣ם קֵ֔דְמָה וְהֵ֛מָּה מִשְׁתַּחֲוִיתֶ֥ם קֵ֖דְמָה לַשָּֽׁמֶשׁ
Ve beni Yahve'nin evinin iç avlusuna getirdi; ve işte Yahve'nin tapınağının girişinde, eyvan ile sunak arasında yirmi beş kadar adam, arkaları Yahve'nin tapınağına ve yüzleri doğuya doğruydu ve onlar doğuya, güneşe eğiliyorlardı.
Hezekiel 45:7
·
Tevrat
וְלַנָּשִׂ֡יא מִזֶּ֣ה וּמִזֶּה֩ לִתְרוּמַ֨ת הַקֹּ֜דֶשׁ וְלַאֲחֻזַּ֣ת הָעִ֗יר אֶל־פְּנֵ֤י תְרֽוּמַת־הַקֹּ֨דֶשׁ֙ וְאֶל־פְּנֵי֙ אֲחֻזַּ֣ת הָעִ֔יר מִפְּאַת־יָ֣ם יָ֔מָּה וּמִפְּאַת־קֵ֖דְמָה קָדִ֑ימָה וְאֹ֗רֶךְ לְעֻמּוֹת֙ אַחַ֣ד הַחֲלָקִ֔ים מִגְּב֥וּל יָ֖ם אֶל־גְּב֥וּל קָדִֽימָה
Ve öndere, kutsal sununun ve şehrin mülkünün bu yanından ve bu yanından, kutsal sununun önüne ve şehrin mülkünün önüne, batı tarafından batıya ve doğu tarafından doğuya; ve uzunluk payların birinin karşısında, batı sınırından doğu sınırına olacak.
2. Krallar 13:17
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר פְּתַ֧ח הַחַלּ֛וֹן קֵ֖דְמָה וַיִּפְתָּ֑ח וַיֹּ֤אמֶר אֱלִישָׁ֤ע יְרֵה֙ וַיּ֔וֹר וַיֹּ֗אמֶר חֵץ־תְּשׁוּעָ֤ה לַֽיהוָה֙ וְחֵ֣ץ תְּשׁוּעָ֣ה בַֽאֲרָ֔ם וְהִכִּיתָ֧ אֶת־אֲרָ֛ם בַּאֲפֵ֖ק עַד־כַּלֵּֽה
Ve dedi: 'Doğuya doğru pencereyi aç.' Ve o açtı; ve Elişa dedi: 'At.' Ve o attı; ve dedi: 'Yahve için kurtuluş oku ve Aram'a karşı kurtuluş oku; ve Aram'ı bitirene kadar Afek'te vuracaksın.'
1. Krallar 7:39
·
Tevrat
וַיִּתֵּן֙ אֶת־הַמְּכֹנ֔וֹת חָמֵ֞שׁ עַל־כֶּ֤תֶף הַבַּ֨יִת֙ מִיָּמִ֔ין וְחָמֵ֛שׁ עַל־כֶּ֥תֶף הַבַּ֖יִת מִשְּׂמֹאל֑וֹ וְאֶת־הַיָּ֗ם נָתַ֞ן מִכֶּ֨תֶף הַבַּ֧יִת הַיְמָנִ֛ית קֵ֖דְמָה מִמּ֥וּל נֶֽגֶב
Ve ayaklıkları koydu, beşini evin sağ omzuna, ve beşini evin sol omzuna; ve denizi evin sağ omzundan doğuya, güneyin karşısına koydu.
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 13:14
·
Tevrat
וַֽיהוָ֞ה אָמַ֣ר אֶל־אַבְרָ֗ם אַחֲרֵי֙ הִפָּֽרֶד־ל֣וֹט מֵֽעִמּ֔וֹ שָׂ֣א נָ֤א עֵינֶ֨יךָ֙ וּרְאֵ֔ה מִן־הַמָּק֖וֹם אֲשֶׁר־אַתָּ֣ה שָׁ֑ם צָפֹ֥נָה וָנֶ֖גְבָּה וָקֵ֥דְמָה וָיָֽמָּה
Lut ondan ayrıldıktan sonra Yahve İbrahim'e dedi: 'Lütfen gözlerini kaldır ve bulunduğun yerden kuzeye, güneye, doğuya ve batıya bak.'
Yaratılış 28:14
·
Tevrat
וְהָיָ֤ה זַרְעֲךָ֙ כַּעֲפַ֣ר הָאָ֔רֶץ וּפָרַצְתָּ֛ יָ֥מָּה וָקֵ֖דְמָה וְצָפֹ֣נָה וָנֶ֑גְבָּה וְנִבְרֲכ֥וּ בְךָ֛ כָּל־מִשְׁפְּחֹ֥ת הָאֲדָמָ֖ה וּבְזַרְעֶֽךָ
Ve soyun yerin tozu gibi olacak; ve batıya, doğuya, kuzeye ve güneye yayılacaksın; ve toprağın bütün aileleri seninle ve soyunla bereketlenecek.
Örnek Ayetler (5 / 28)
Hezekiel 43:17
·
Tevrat
וְהָעֲזָרָ֞ה אַרְבַּ֧ע עֶשְׂרֵ֣ה אֹ֗רֶךְ בְּאַרְבַּ֤ע עֶשְׂרֵה֙ רֹ֔חַב אֶ֖ל אַרְבַּ֣עַת רְבָעֶ֑יהָ וְהַגְּבוּל סָבִ֨יב אוֹתָ֜הּ חֲצִ֣י הָאַמָּ֗ה וְהַֽחֵיק־לָ֤הּ אַמָּה֙ סָבִ֔יב וּמַעֲלֹתֵ֖הוּ פְּנ֥וֹת קָדִֽים
Ve pervazın uzunluğu on dört, eni on dörttü, dört kenarına doğru; ve onun etrafındaki sınır yarım kubit (~45 cm), ve tabanı çepeçevre bir kubit (~45 cm); ve basamakları doğuya dönüktü.
Hezekiel 44:1
·
Tevrat
וַיָּ֣שֶׁב אֹתִ֗י דֶּ֣רֶךְ שַׁ֤עַר הַמִּקְדָּשׁ֙ הַֽחִיצ֔וֹן הַפֹּנֶ֖ה קָדִ֑ים וְה֖וּא סָגֽוּר
Ve beni doğuya dönük olan dış tapınak kapısının yoluyla geri getirdi; ve o kapalıydı.
Hezekiel 46:1
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַר֮ אֲדֹנָ֣י יְהוִה֒ שַׁ֜עַר הֶחָצֵ֤ר הַפְּנִימִית֙ הַפֹּנֶ֣ה קָדִ֔ים יִהְיֶ֣ה סָג֔וּר שֵׁ֖שֶׁת יְמֵ֣י הַֽמַּעֲשֶׂ֑ה וּבְי֤וֹם הַשַּׁבָּת֙ יִפָּתֵ֔חַ וּבְי֥וֹם הַחֹ֖דֶשׁ יִפָּתֵֽחַ
Efendi Yahve şöyle dedi: İç avlunun doğuya bakan kapısı altı iş günü kapalı olacak; ve Şabat gününde açılacak, ve yeni ayın gününde açılacak.
Hezekiel 46:12
·
Tevrat
וְכִֽי־יַעֲשֶׂה֩ הַנָּשִׂ֨יא נְדָבָ֜ה עוֹלָ֣ה אֽוֹ־שְׁלָמִים֮ נְדָבָ֣ה לַֽיהוָה֒ וּפָ֣תַֽח ל֗וֹ אֶת הַשַּׁ֨עַר֙ הַפֹּנֶ֣ה קָדִ֔ים וְעָשָׂ֤ה אֶת־עֹֽלָתוֹ֙ וְאֶת־שְׁלָמָ֔יו כַּאֲשֶׁ֥ר יַעֲשֶׂ֖ה בְּי֣וֹם הַשַּׁבָּ֑ת וְיָצָ֛א וְסָגַ֥ר אֶת־הַשַּׁ֖עַר אַחֲרֵ֥י צֵאתֽוֹ
Ve önder Yahve'ye gönüllü sunu, yakmalık sunu veya gönüllü sunu olarak esenlik sunuları yaptığı zaman, doğuya bakan kapıyı onun için açacak; ve Şabat gününde yaptığı gibi onun yakmalık sunusunu ve onun esenlik sunularını yapacak; ve çıkacak, ve çıkışından sonra kapıyı kapatacak.
Hezekiel 47:1
·
Tevrat
וַיְשִׁבֵנִי֮ אֶל־פֶּ֣תַח הַבַּיִת֒ וְהִנֵּה־מַ֣יִם יֹצְאִ֗ים מִתַּ֨חַת מִפְתַּ֤ן הַבַּ֨יִת֙ קָדִ֔ימָה כִּֽי־פְנֵ֥י הַבַּ֖יִת קָדִ֑ים וְהַמַּ֣יִם יֹרְדִ֗ים מִתַּ֜חַת מִכֶּ֤תֶף הַבַּ֨יִת֙ הַיְמָנִ֔ית מִנֶּ֖גֶב לַמִּזְבֵּֽחַ
Ve beni evin girişine döndürdü, ve işte evin eşiğinin altından doğuya doğru sular çıkıyordu, çünkü evin yüzü doğuydu; ve sular evin sağ omzunun altından, sunağın güneyinden iniyordu.
Örnek Ayetler (5 / 17)
Hezekiel 17:10
·
Tevrat
וְהִנֵּ֥ה שְׁתוּלָ֖ה הֲתִצְלָ֑ח הֲלוֹא֩ כְגַ֨עַת בָּ֜הּ ר֤וּחַ הַקָּדִים֙ תִּיבַ֣שׁ יָבֹ֔שׁ עַל־עֲרֻגֹ֥ת צִמְחָ֖הּ תִּיבָֽשׁ
Ve işte dikilmiş, başarılı olacak mı? Doğu rüzgarı ona dokunduğunda kesinlikle kurumayacak mı? Filizinin tarhları üzerinde kuruyacak.
Hezekiel 19:12
·
Tevrat
וַתֻּתַּ֤שׁ בְּחֵמָה֙ לָאָ֣רֶץ הֻשְׁלָ֔כָה וְר֥וּחַ הַקָּדִ֖ים הוֹבִ֣ישׁ פִּרְיָ֑הּ הִתְפָּרְק֧וּ וְיָבֵ֛שׁוּ מַטֵּ֥ה עֻזָּ֖הּ אֵ֥שׁ אֲכָלָֽתְהוּ
Ve öfkeyle söküldü, yere atıldı ve doğu rüzgarı onun meyvesini kuruttu; onun gücünün değneği kırıldı ve kurudu, ateş onu yedi.
Hezekiel 27:26
·
Tevrat
בְּמַ֤יִם רַבִּים֙ הֱבִיא֔וּךְ הַשָּׁטִ֖ים אֹתָ֑ךְ ר֚וּחַ הַקָּדִ֔ים שְׁבָרֵ֖ךְ בְּלֵ֥ב יַמִּֽים
Kürekçilerin seni çok sulara getirdiler; doğu rüzgarı denizlerin kalbinde seni kırdı.
Hezekiel 40:10
·
Tevrat
וְתָאֵ֨י הַשַּׁ֜עַר דֶּ֣רֶךְ הַקָּדִ֗ים שְׁלֹשָׁ֤ה מִפֹּה֙ וּשְׁלֹשָׁ֣ה מִפֹּ֔ה מִדָּ֥ה אַחַ֖ת לִשְׁלָשְׁתָּ֑ם וּמִדָּ֥ה אַחַ֛ת לָאֵילִ֖ם מִפֹּ֥ה וּמִפּֽוֹ
Ve doğu yoluna bakan kapının odaları buradan üç ve buradan üçtü; üçü için bir ölçü vardı ve buradan ve buradan söveler için bir ölçü vardı.
Hezekiel 40:19
·
Tevrat
וַיָּ֣מָד רֹ֡חַב מִלִּפְנֵי֩ הַשַּׁ֨עַר הַתַּחְתּ֜וֹנָה לִפְנֵ֨י הֶחָצֵ֧ר הַפְּנִימִ֛י מִח֖וּץ מֵאָ֣ה אַמָּ֑ה הַקָּדִ֖ים וְהַצָּפֽוֹן
Ve alt kapının önünden iç avlunun önüne dışarıdan genişliği yüz kubit (~4500 cm) ölçtü; doğu ve kuzey.
Örnek Ayetler (4 / 15)
Hezekiel 11:1
·
Tevrat
וַתִּשָּׂ֨א אֹתִ֜י ר֗וּחַ וַתָּבֵ֣א אֹ֠תִי אֶל־שַׁ֨עַר בֵּית־יְהוָ֤ה הַקַּדְמוֹנִי֙ הַפּוֹנֶ֣ה קָדִ֔ימָה וְהִנֵּה֙ בְּפֶ֣תַח הַשַּׁ֔עַר עֶשְׂרִ֥ים וַחֲמִשָּׁ֖ה אִ֑ישׁ וָאֶרְאֶ֨ה בְתוֹכָ֜ם אֶת־יַאֲזַנְיָ֧ה בֶן־עַזֻּ֛ר וְאֶת־פְּלַטְיָ֥הוּ בֶן־בְּנָיָ֖הוּ שָׂרֵ֖י הָעָֽם
Ruh beni kaldırdı ve beni Yahve'nin evinin doğuya bakan doğu kapısına getirdi; ve işte kapının girişinde yirmi beş adam vardı; ve aralarında halkın önderleri Azzur oğlu Yaazanya'yı ve Benayahu oğlu Pelatyahu'yu gördüm.
Hezekiel 45:7
·
Tevrat
וְלַנָּשִׂ֡יא מִזֶּ֣ה וּמִזֶּה֩ לִתְרוּמַ֨ת הַקֹּ֜דֶשׁ וְלַאֲחֻזַּ֣ת הָעִ֗יר אֶל־פְּנֵ֤י תְרֽוּמַת־הַקֹּ֨דֶשׁ֙ וְאֶל־פְּנֵי֙ אֲחֻזַּ֣ת הָעִ֔יר מִפְּאַת־יָ֣ם יָ֔מָּה וּמִפְּאַת־קֵ֖דְמָה קָדִ֑ימָה וְאֹ֗רֶךְ לְעֻמּוֹת֙ אַחַ֣ד הַחֲלָקִ֔ים מִגְּב֥וּל יָ֖ם אֶל־גְּב֥וּל קָדִֽימָה
Ve öndere, kutsal sununun ve şehrin mülkünün bu yanından ve bu yanından, kutsal sununun önüne ve şehrin mülkünün önüne, batı tarafından batıya ve doğu tarafından doğuya; ve uzunluk payların birinin karşısında, batı sınırından doğu sınırına olacak.
Hezekiel 47:1
·
Tevrat
וַיְשִׁבֵנִי֮ אֶל־פֶּ֣תַח הַבַּיִת֒ וְהִנֵּה־מַ֣יִם יֹצְאִ֗ים מִתַּ֨חַת מִפְתַּ֤ן הַבַּ֨יִת֙ קָדִ֔ימָה כִּֽי־פְנֵ֥י הַבַּ֖יִת קָדִ֑ים וְהַמַּ֣יִם יֹרְדִ֗ים מִתַּ֜חַת מִכֶּ֤תֶף הַבַּ֨יִת֙ הַיְמָנִ֔ית מִנֶּ֖גֶב לַמִּזְבֵּֽחַ
Ve beni evin girişine döndürdü, ve işte evin eşiğinin altından doğuya doğru sular çıkıyordu, çünkü evin yüzü doğuydu; ve sular evin sağ omzunun altından, sunağın güneyinden iniyordu.
Hezekiel 47:18
·
Tevrat
וּפְאַ֣ת קָדִ֡ים מִבֵּ֣ין חַוְרָ֣ן וּמִבֵּין־דַּמֶּשֶׂק֩ וּמִבֵּ֨ין הַגִּלְעָ֜ד וּמִבֵּ֨ין אֶ֤רֶץ יִשְׂרָאֵל֙ הַיַּרְדֵּ֔ן מִגְּב֛וּל עַל־הַיָּ֥ם הַקַּדְמוֹנִ֖י תָּמֹ֑דּוּ וְאֵ֖ת פְּאַ֥ת קָדִֽימָה
Ve doğu tarafı, Havran ile Şam arasından ve Gilat ile İsrail diyarı arasından Şeria olacak; sınırdan doğu denizine kadar ölçeceksiniz; ve doğu tarafı budur.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 48:4
·
Tevrat
וְעַ֣ל גְּב֣וּל נַפְתָּלִ֗י מִפְּאַ֥ת קָדִ֛מָה עַד־פְּאַת־יָ֖מָּה מְנַשֶּׁ֥ה אֶחָֽד
Ve Naftali sınırında, doğu tarafından batı tarafına kadar: Manaşe, bir pay.
Hezekiel 48:5
·
Tevrat
וְעַ֣ל גְּב֣וּל מְנַשֶּׁ֗ה מִפְּאַ֥ת קָדִ֛מָה עַד־פְּאַת־יָ֖מָּה אֶפְרַ֥יִם אֶחָֽד
Ve Manaşe sınırında, doğu tarafından batı tarafına kadar: Efrayim, bir pay.
Hezekiel 48:27
·
Tevrat
וְעַ֣ל גְּב֣וּל זְבוּלֻ֗ן מִפְּאַ֥ת קָדִ֛מָה עַד־פְּאַת־יָ֖מָּה גָּ֥ד אֶחָֽד
Zevulun sınırında, doğu tarafından batı tarafına kadar Gad bir.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 48:10
·
Tevrat
וּ֠לְאֵ֜לֶּה תִּהְיֶ֣ה תְרֽוּמַת־הַקֹּדֶשׁ֮ לַכֹּֽהֲנִים֒ צָפ֜וֹנָה חֲמִשָּׁ֧ה וְעֶשְׂרִ֣ים אֶ֗לֶף וְיָ֨מָּה֙ רֹ֚חַב עֲשֶׂ֣רֶת אֲלָפִ֔ים וְקָדִ֗ימָה רֹ֚חַב עֲשֶׂ֣רֶת אֲלָפִ֔ים וְנֶ֕גְבָּה אֹ֕רֶךְ חֲמִשָּׁ֥ה וְעֶשְׂרִ֖ים אָ֑לֶף וְהָיָ֥ה מִקְדַּשׁ־יְהוָ֖ה בְּתוֹכֽוֹ
Ve bunlar için, kâhinler için kutsal sunu olacak: kuzeye doğru yirmi beş bin ve batıya doğru genişliği on bin ve doğuya doğru genişliği on bin ve güneye doğru uzunluğu yirmi beş bin; ve Yahve'nin tapınağı onun içinde olacak.
Hezekiel 48:17
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה מִגְרָשׁ֮ לָעִיר֒ צָפ֨וֹנָה֙ חֲמִשִּׁ֣ים וּמָאתַ֔יִם וְנֶ֖גְבָּה חֲמִשִּׁ֣ים וּמָאתָ֑יִם וְקָדִ֨ימָה֙ חֲמִשִּׁ֣ים וּמָאתַ֔יִם וְיָ֖מָּה חֲמִשִּׁ֥ים וּמָאתָֽיִם
Ve şehir için otlak olacak: kuzeye doğru iki yüz elli ve güneye doğru iki yüz elli ve doğuya doğru iki yüz elli ve batıya doğru iki yüz elli.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 40:23
·
Tevrat
וְשַׁ֨עַר֙ לֶחָצֵ֣ר הַפְּנִימִ֔י נֶ֣גֶד הַשַּׁ֔עַר לַצָּפ֖וֹן וְלַקָּדִ֑ים וַיָּ֧מָד מִשַּׁ֛עַר אֶל־שַׁ֖עַר מֵאָ֥ה אַמָּֽה
Ve iç avluya ait kapı kuzeye ve doğuya bakan kapının karşısındaydı; ve kapıdan kapıya yüz kubit (~4500 cm) ölçtü.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 42:9
·
Tevrat
וּמִתַּ֖חַת הַלְּשָׁכ֣וֹת הָאֵ֑לֶּה הַמֵּבִיא֙ מֵֽהַקָּדִ֔ים בְּבֹא֣וֹ לָהֵ֔נָּה מֵֽהֶחָצֵ֖ר הַחִצֹנָֽה
Ve bu odaların altından, dış avludan onlara gelirken doğudan giriş vardı.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 40:6
·
Tevrat
וַיָּב֗וֹא אֶל־שַׁ֨עַר֙ אֲשֶׁ֤ר פָּנָיו֙ דֶּ֣רֶךְ הַקָּדִ֔ימָה וַיַּ֖עַל בְּמַֽעֲלוֹתָ֑יו וַיָּ֣מָד אֶת־סַ֣ף הַשַּׁ֗עַר קָנֶ֤ה אֶחָד֙ רֹ֔חַב וְאֵת֙ סַ֣ף אֶחָ֔ד קָנֶ֥ה אֶחָ֖ד רֹֽחַב
Sonra yüzü doğu yoluna bakan kapıya geldi ve basamaklarından çıktı; ve kapının eşiğini bir kamış genişlik ve diğer eşiği bir kamış genişlik ölçtü.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 41:14
·
Tevrat
וְרֹחַב֩ פְּנֵ֨י הַבַּ֧יִת וְהַגִּזְרָ֛ה לַקָּדִ֖ים מֵאָ֥ה אַמָּֽה
Evin önünün ve doğuya ayrılmış yerin genişliği de yüz kubitti (~45 m).
Örnek Ayetler (5 / 20)
Ezra 4:23
·
Tevrat
אֱדַ֗יִן מִן־דִּ֞י פַּרְשֶׁ֤גֶן נִשְׁתְּוָנָא֙ דִּ֚י אַרְתַּחְשַׁ֣שְׂתְּ מַלְכָּ֔א קֱרִ֧י קֳדָם־רְח֛וּם וְשִׁמְשַׁ֥י סָפְרָ֖א וּכְנָוָתְה֑וֹן אֲזַ֨לוּ בִבְהִיל֤וּ לִירֽוּשְׁלֶם֙ עַל־יְה֣וּדָיֵ֔א וּבַטִּ֥לוּ הִמּ֖וֹ בְּאֶדְרָ֥ע וְחָֽיִל
O zaman, Kral Artahşasta'nın mektubunun kopyası Rehum'un, yazman Şimşay'ın ve arkadaşlarının önünde okununca, aceleyle Yeruşalim'e Yahudilerin yanına gittiler ve onları zorla ve güçle durdurdular.
Ezra 7:14
·
Tevrat
כָּל־קֳבֵ֗ל דִּי֩ מִן־קֳדָ֨ם מַלְכָּ֜א וְשִׁבְעַ֤ת יָעֲטֹ֨הִי֙ שְׁלִ֔יחַ לְבַקָּרָ֥א עַל־יְה֖וּד וְלִֽירוּשְׁלֶ֑ם בְּדָ֥ת אֱלָהָ֖ךְ דִּ֥י בִידָֽךְ
Çünkü kralın ve yedi danışmanının önünden, elindeki Tanrın'ın yasasıyla Yahuda ve Yeruşalim hakkında araştırmak için gönderildin.
Ezra 7:19
·
Tevrat
וּמָֽאנַיָּא֙ דִּֽי־מִתְיַהֲבִ֣ין לָ֔ךְ לְפָלְחָ֖ן בֵּ֣ית אֱלָהָ֑ךְ הַשְׁלֵ֕ם קֳדָ֖ם אֱלָ֥הּ יְרוּשְׁלֶֽם
Ve Tanrın'ın evinin hizmeti için sana verilen kapları, Yeruşalim'in Tanrısı'nın önünde teslim et.
Daniel 2:10
·
Tevrat
עֲנ֨וֹ כַשְׂדָּאֵ֤י קֳדָם־מַלְכָּא֙ וְאָ֣מְרִ֔ין לָֽא־אִיתַ֤י אֲנָשׁ֙ עַל־יַבֶּשְׁתָּ֔א דִּ֚י מִלַּ֣ת מַלְכָּ֔א יוּכַ֖ל לְהַחֲוָיָ֑ה כָּל־קֳבֵ֗ל דִּ֚י כָּל־מֶ֨לֶךְ֙ רַ֣ב וְשַׁלִּ֔יט מִלָּ֤ה כִדְנָה֙ לָ֣א שְׁאֵ֔ל לְכָל־חַרְטֹּ֖ם וְאָשַׁ֥ף וְכַשְׂדָּֽי
Kildaniler kralın önünde cevap verip dediler: 'Kuru toprak üzerinde kralın sözünü bildirebilecek bir insan yoktur; çünkü hiçbir büyük ve güçlü kral, herhangi bir sihirbaza, falcıya ve Kildaniye böyle bir söz sormamıştır.'
Daniel 2:11
·
Tevrat
וּמִלְּתָ֨א דִֽי־מַלְכָּ֤ה שָׁאֵל֙ יַקִּירָ֔ה וְאָחֳרָן֙ לָ֣א אִיתַ֔י דִּ֥י יְחַוִּנַּ֖הּ קֳדָ֣ם מַלְכָּ֑א לָהֵ֣ן אֱלָהִ֔ין דִּ֚י מְדָ֣רְה֔וֹן עִם־בִּשְׂרָ֖א לָ֥א אִיתֽוֹהִי
Ve kralın sorduğu söz ağırdır ve onu kralın önünde bildirecek başka kimse yoktur; meskenleri beşerle olmayan ilahlar hariç.'
Örnek Ayetler (5 / 8)
Ezra 4:18
·
Tevrat
נִשְׁתְּוָנָ֕א דִּ֥י שְׁלַחְתּ֖וּן עֲלֶ֑ינָא מְפָרַ֥שׁ קֱרִ֖י קָדָמָֽי
Bize gönderdiğiniz mektup önümde açıkça okundu.
Daniel 2:6
·
Tevrat
וְהֵ֨ן חֶלְמָ֤א וּפִשְׁרֵהּ֙ תְּֽהַחֲוֺ֔ן מַתְּנָ֤ן וּנְבִזְבָּה֙ וִיקָ֣ר שַׂגִּ֔יא תְּקַבְּל֖וּן מִן־קֳדָמָ֑י לָהֵ֕ן חֶלְמָ֥א וּפִשְׁרֵ֖הּ הַחֲוֺֽנִי
Ama eğer rüyayı ve yorumunu bildirirseniz, benim önümden armağanlar, ödül ve büyük yücelik alacaksınız; bu nedenle rüyayı ve yorumunu bana bildirin.
Daniel 2:9
·
Tevrat
דִּ֣י הֵן־חֶלְמָא֩ לָ֨א תְהֽוֹדְעֻנַּ֜נִי חֲדָה־הִ֣יא דָֽתְכ֗וֹן וּמִלָּ֨ה כִדְבָ֤ה וּשְׁחִיתָה֙ הִזְדְּמִנְתּוּן֙ לְמֵאמַ֣ר קָֽדָמַ֔י עַ֛ד דִּ֥י עִדָּנָ֖א יִשְׁתַּנֵּ֑א לָהֵ֗ן חֶלְמָא֙ אֱמַ֣רוּ לִ֔י וְֽאִנְדַּ֕ע דִּ֥י פִשְׁרֵ֖הּ תְּהַחֲוֻנַּֽנִי
Çünkü eğer rüyayı bana bildirmezseniz, sizin için tek bir hüküm vardır; ve zaman değişene kadar benim önümde söylemek için yalan ve bozuk bir söz hazırladınız; bu nedenle rüyayı bana söyleyin, ben de yorumunu bana bildirebileceğinizi bileyim.'
Daniel 3:32
·
Tevrat
אָֽתַיָּא֙ וְתִמְהַיָּ֔א דִּ֚י עֲבַ֣ד עִמִּ֔י אֱלָהָ֖א עִלָּאָ֑ה שְׁפַ֥ר קָֽדָמַ֖י לְהַחֲוָיָֽה
Yüce Tanrı'nın benimle yaptığı belirtileri ve harikaları bildirmek bana iyi göründü.
Daniel 4:3
·
Tevrat
וּמִנִּי֙ שִׂ֣ים טְעֵ֔ם לְהַנְעָלָ֣ה קָֽדָמַ֔י לְכֹ֖ל חַכִּימֵ֣י בָבֶ֑ל דִּֽי־פְשַׁ֥ר חֶלְמָ֖א יְהֽוֹדְעֻנַּֽנִי
Rüyanın yorumunu bana bildirsinler diye Babil'in bütün bilgelerini önüme getirmek için benden bir buyruk konuldu.