243
Kullanım
5
Lemma
81
Türev
73
Anlam
5 lemma, 81 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
קָבַרְתִּי | kavarti | gömdüm, gömmek, defnetmek | Fiil | 1 | ||
קוֹבֵֽר | kover | gömen, gömen, defneden, mezara koyan | Fiil | 1 | ||
הַֽמְקַבְּרִים | ha-mkabberim | gömenler, gömmek, defnetmek | Fiil | 1 | ||
קֶבֶר Lemma | kever | mezar, mezar, kabir, gömüt | İsim | 22 | ||
קִבְרוֹ | kivro | onun mezarı, mezar, kabir | Zamir | 12 | ||
Örnek Ayetler (3 / 12) Yeşaya 22:16 · Tevrat מַה־לְּךָ֥ פֹה֙ וּמִ֣י לְךָ֣ פֹ֔ה כִּֽי־חָצַ֧בְתָּ לְּךָ֛ פֹּ֖ה קָ֑בֶר חֹצְבִ֤י מָרוֹם֙ קִבְר֔וֹ חֹקְקִ֥י בַסֶּ֖לַע מִשְׁכָּ֥ן לֽוֹ Senin burada neyin var ve burada kimin var ki, kendine burada bir mezar yonttun? Yüksekte mezarını yontan, kayada kendine bir mesken kazan! Yeşaya 53:9 · Tevrat וַיִּתֵּ֤ן אֶת־רְשָׁעִים֙ קִבְר֔וֹ וְאֶת־עָשִׁ֖יר בְּמֹתָ֑יו עַ֚ל לֹא־חָמָ֣ס עָשָׂ֔ה וְלֹ֥א מִרְמָ֖ה בְּפִֽיו Ve mezarını kötülerle ve ölümlerinde zenginle verdi; gerçi şiddet yapmamıştı ve ağzında hile yoktu. Yaratılış 23:6 · Tevrat שְׁמָעֵ֣נוּ אֲדֹנִ֗י נְשִׂ֨יא אֱלֹהִ֤ים אַתָּה֙ בְּתוֹכֵ֔נוּ בְּמִבְחַ֣ר קְבָרֵ֔ינוּ קְבֹ֖ר אֶת־מֵתֶ֑ךָ אִ֣ישׁ מִמֶּ֔נּוּ אֶת־קִבְר֛וֹ לֹֽא־יִכְלֶ֥ה מִמְּךָ֖ מִקְּבֹ֥ר מֵתֶֽךָ 'Bizi dinle efendim, sen aramızda Tanrı'nın beyisin; ölünü mezarlarımızın en seçkininde göm; bizden hiç kimse ölünü gömmekten mezarını senden esirgemez.' | ||||||
בְקָבֶר | ve-kaver | mezarda, mezar, kabir, gömüt | İsim | 11 | ||
קִבְרֵי | qivrey | mezarları, mezar, kabir | İsim | 4 | ||
קְבָרִים | kevarim | mezarlar, mezar, kabir, gömüt | İsim | 4 | ||
הַקְּבָרִים | ha-kkavarim | mezarlar, mezar, kabir | İsim | 3 | ||
בְּקִבְרוֹת | be-kivrot | mezarlarda, mezar, kabir, gömüt | İsim | 3 | ||
מִקִּבְרוֹתֵיכֶם | mi-kkivroteykhem | mezarlarınızdan, mezar, kabir | Zamir | 2 | ||
קִבְרוֹת | kivrot | mezarları, mezar, kabir, gömüt | İsim | 2 | ||
קִבְרֹתֶיךָ | kivroteykha | mezarların, mezar, kabir | Zamir | 2 | ||
קִבְרֽוֹתֵיכֶם | kivroteyhem | mezarlarınız, mezar, kabir | Zamir | 2 | ||
קִבְרוֹתֶיהָ | kivroteyha | onun mezarları, mezar, kabir | Zamir | 1 | ||
כְּקֶבֶר | ke-kever | mezar gibi, mezar, kabir, gömüt | İsim | 1 | ||
בְקִבְרֹתָיו | be-kivrotav | mezarlarında, mezar, kabir | Zamir | 1 | ||
מִֽקִּבְרְךָ | mi-qqivreha | mezarından, mezar, kabir, gömü yeri | Zamir | 1 | ||
לִקְבָרוֹת | li-kvarot | mezarlara, mezar, kabir, gömüt | İsim | 1 | ||
לַקֶּבֶר | la-kkever | mezara, mezar, kabir, gömüt | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 49:31
·
Tevrat
שָׁ֣מָּה קָֽבְר֞וּ אֶת־אַבְרָהָ֗ם וְאֵת֙ שָׂרָ֣ה אִשְׁתּ֔וֹ שָׁ֚מָּה קָבְר֣וּ אֶת־יִצְחָ֔ק וְאֵ֖ת רִבְקָ֣ה אִשְׁתּ֑וֹ וְשָׁ֥מָּה קָבַ֖רְתִּי אֶת־לֵאָֽה
İbrahim'i ve onun karısı Sara'yı oraya gömdüler; İshak'ı ve onun karısı Rebeka'yı oraya gömdüler; ve Lea'yı oraya gömdüm.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 79:3
·
Tevrat
שָׁפְכ֬וּ דָמָ֨ם כַּמַּ֗יִם סְֽבִ֘יב֤וֹת יְֽרוּשָׁלִָ֗ם וְאֵ֣ין קוֹבֵֽר
Kanlarını Yeruşalim'in etrafında su gibi döktüler ve gömen yoktu.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 39:15
·
Tevrat
וְעָבְר֤וּ הָעֹֽבְרִים֙ בָּאָ֔רֶץ וְרָאָה֙ עֶ֣צֶם אָדָ֔ם וּבָנָ֥ה אֶצְל֖וֹ צִיּ֑וּן עַ֣ד קָבְר֤וּ אֹתוֹ֙ הַֽמְקַבְּרִ֔ים אֶל־גֵּ֖יא הֲמ֥וֹן גּֽוֹג
Ve geçenler yerde geçecekler ve insanın kemiğini görecek ve gömenler onu Gog Kalabalığı Vadisi'ne gömene kadar yanına işaret yapacak.
Örnek Ayetler (5 / 22)
Hezekiel 39:11
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה בַיּ֣וֹם הַה֡וּא אֶתֵּ֣ן לְגוֹג֩ מְקֽוֹם־שָׁ֨ם קֶ֜בֶר בְּיִשְׂרָאֵ֗ל גֵּ֤י הָעֹֽבְרִים֙ קִדְמַ֣ת הַיָּ֔ם וְחֹסֶ֥מֶת הִ֖יא אֶת־הָעֹֽבְרִ֑ים וְקָ֣בְרוּ שָׁ֗ם אֶת־גּוֹג֙ וְאֶת־כָּל־הֲמוֹנֹ֔ה וְקָ֣רְא֔וּ גֵּ֖יא הֲמ֥וֹן גּֽוֹג
Ve o günde olacak, İsrail'de Gog'a orada mezar yeri vereceğim; denizin doğusunda geçenlerin vadisini. Ve o, geçenleri engelleyicidir; ve Gog'u ve bütün kalabalığını oraya gömecekler ve Gog Kalabalığı Vadisi diye çağıracaklar.
2. Samuel 3:32
·
Tevrat
וַיִּקְבְּר֥וּ אֶת־אַבְנֵ֖ר בְּחֶבְר֑וֹן וַיִשָּׂ֧א הַמֶּ֣לֶךְ אֶת־קוֹל֗וֹ וַיֵּבְךְּ֙ אֶל־קֶ֣בֶר אַבְנֵ֔ר וַיִּבְכּ֖וּ כָּל־הָעָֽם
Avner'i Hevron'da gömdüler; kral Avner'in mezarında sesini kaldırdı ve ağladı, bütün halk da ağladı.
2. Samuel 19:38
·
Tevrat
יָֽשָׁב־נָ֤א עַבְדְּךָ֙ וְאָמֻ֣ת בְּעִירִ֔י עִ֛ם קֶ֥בֶר אָבִ֖י וְאִמִּ֑י וְהִנֵּ֣ה עַבְדְּךָ֣ כִמְהָ֗ם יַֽעֲבֹר֙ עִם־אֲדֹנִ֣י הַמֶּ֔לֶךְ וַעֲשֵׂה־ל֕וֹ אֵ֥ת אֲשֶׁר־ט֖וֹב בְּעֵינֶֽיךָ
Lütfen kulun dönsün ve kendi şehrimde, babamın ve annemin mezarının yanında öleyim; ve işte kulun Kimham, efendim kralla birlikte geçsin ve gözlerinde iyi olanı ona yap.
2. Krallar 23:6
·
Tevrat
וַיֹּצֵ֣א אֶת־הָאֲשֵׁרָה֩ מִבֵּ֨ית יְהוָ֜ה מִח֤וּץ לִירוּשָׁלִַ֨ם֙ אֶל־נַ֣חַל קִדְר֔וֹן וַיִּשְׂרֹ֥ף אֹתָ֛הּ בְּנַ֥חַל קִדְר֖וֹן וַיָּ֣דֶק לְעָפָ֑ר וַיַּשְׁלֵךְ֙ אֶת־עֲפָרָ֔הּ עַל־קֶ֖בֶר בְּנֵ֥י הָעָֽם
Aşera'yı Yahve'nin evinden Yeruşalim'in dışına, Kidron vadisine çıkardı; onu Kidron vadisinde yaktı, toza ezdi ve onun tozunu halkın oğullarının mezarı üzerine attı.
Yeşaya 22:16
·
Tevrat
מַה־לְּךָ֥ פֹה֙ וּמִ֣י לְךָ֣ פֹ֔ה כִּֽי־חָצַ֧בְתָּ לְּךָ֛ פֹּ֖ה קָ֑בֶר חֹצְבִ֤י מָרוֹם֙ קִבְר֔וֹ חֹקְקִ֥י בַסֶּ֖לַע מִשְׁכָּ֥ן לֽוֹ
Senin burada neyin var ve burada kimin var ki, kendine burada bir mezar yonttun? Yüksekte mezarını yontan, kayada kendine bir mesken kazan!
Örnek Ayetler (3 / 12)
Yeşaya 22:16
·
Tevrat
מַה־לְּךָ֥ פֹה֙ וּמִ֣י לְךָ֣ פֹ֔ה כִּֽי־חָצַ֧בְתָּ לְּךָ֛ פֹּ֖ה קָ֑בֶר חֹצְבִ֤י מָרוֹם֙ קִבְר֔וֹ חֹקְקִ֥י בַסֶּ֖לַע מִשְׁכָּ֥ן לֽוֹ
Senin burada neyin var ve burada kimin var ki, kendine burada bir mezar yonttun? Yüksekte mezarını yontan, kayada kendine bir mesken kazan!
Yeşaya 53:9
·
Tevrat
וַיִּתֵּ֤ן אֶת־רְשָׁעִים֙ קִבְר֔וֹ וְאֶת־עָשִׁ֖יר בְּמֹתָ֑יו עַ֚ל לֹא־חָמָ֣ס עָשָׂ֔ה וְלֹ֥א מִרְמָ֖ה בְּפִֽיו
Ve mezarını kötülerle ve ölümlerinde zenginle verdi; gerçi şiddet yapmamıştı ve ağzında hile yoktu.
Yaratılış 23:6
·
Tevrat
שְׁמָעֵ֣נוּ אֲדֹנִ֗י נְשִׂ֨יא אֱלֹהִ֤ים אַתָּה֙ בְּתוֹכֵ֔נוּ בְּמִבְחַ֣ר קְבָרֵ֔ינוּ קְבֹ֖ר אֶת־מֵתֶ֑ךָ אִ֣ישׁ מִמֶּ֔נּוּ אֶת־קִבְר֛וֹ לֹֽא־יִכְלֶ֥ה מִמְּךָ֖ מִקְּבֹ֥ר מֵתֶֽךָ
'Bizi dinle efendim, sen aramızda Tanrı'nın beyisin; ölünü mezarlarımızın en seçkininde göm; bizden hiç kimse ölünü gömmekten mezarını senden esirgemez.'
Örnek Ayetler (5 / 11)
Hakimler 8:32
·
Tevrat
וַיָּ֛מָת גִּדְע֥וֹן בֶּן־יוֹאָ֖שׁ בְּשֵׂיבָ֣ה טוֹבָ֑ה וַיִּקָּבֵ֗ר בְּקֶ֨בֶר֙ יוֹאָ֣שׁ אָבִ֔יו בְּעָפְרָ֖ה אֲבִ֥י הָֽעֶזְרִֽי
Yoaş oğlu Gideon iyi bir yaşlılıkta öldü; ve babası Yoaş'ın mezarına, Aviezrilerin Ofra'sına gömüldü.
Hakimler 16:31
·
Tevrat
וַיֵּרְד֨וּ אֶחָ֜יו וְכָל־בֵּ֣ית אָבִיהוּ֮ וַיִּשְׂא֣וּ אֹתוֹ֒ וַֽיַּעֲל֣וּ וַיִּקְבְּר֣וּ אוֹת֗וֹ בֵּ֤ין צָרְעָה֙ וּבֵ֣ין אֶשְׁתָּאֹ֔ל בְּקֶ֖בֶר מָנ֣וֹחַ אָבִ֑יו וְה֛וּא שָׁפַ֥ט אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל עֶשְׂרִ֥ים שָׁנָֽה
Kardeşleri ve babasının bütün evi indiler, onu taşıdılar ve çıktılar; onu Tsor'a ile Eştaol arasında babası Manoah'ın mezarına gömdüler. Ve o İsrail'i yirmi yıl yargıladı.
2. Samuel 2:32
·
Tevrat
וַיִּשְׂאוּ֙ אֶת־עֲשָׂהאֵ֔ל וַֽיִּקְבְּרֻ֨הוּ֙ בְּקֶ֣בֶר אָבִ֔יו אֲשֶׁ֖ר בֵּ֣ית לָ֑חֶם וַיֵּלְכ֣וּ כָל־הַלַּ֗יְלָה יוֹאָב֙ וַֽאֲנָשָׁ֔יו וַיֵּאֹ֥ר לָהֶ֖ם בְּחֶבְרֽוֹן
Asahel'i taşıdılar ve onu Beytlehem'de olan babasının mezarına gömdüler. Yoav ve adamları bütün gece yürüdüler ve Hevron'da onlara ışık doğdu.
2. Samuel 4:12
·
Tevrat
וַיְצַו֩ דָּוִ֨ד אֶת־הַנְּעָרִ֜ים וַיַּהַרְג֗וּם וַֽיְקַצְּצ֤וּ אֶת־יְדֵיהֶם֙ וְאֶת־רַגְלֵיהֶ֔ם וַיִּתְל֥וּ עַל־הַבְּרֵכָ֖ה בְּחֶבְר֑וֹן וְאֵ֨ת רֹ֤אשׁ אִֽישׁ־בֹּ֨שֶׁת֙ לָקָ֔חוּ וַיִּקְבְּר֥וּ בְקֶֽבֶר־אַבְנֵ֖ר בְּחֶבְרֽוֹן
Davut gençlere buyurdu ve onları öldürdüler; ellerini ve ayaklarını kestiler ve Hevron'da havuzun yanına astılar. İşboşet'in başını aldılar ve Hevron'da Avner'in mezarına gömdüler.
2. Samuel 17:23
·
Tevrat
וַאֲחִיתֹ֣פֶל רָאָ֗ה כִּ֣י לֹ֣א נֶעֶשְׂתָה֮ עֲצָתוֹ֒ וַיַּחֲבֹ֣שׁ אֶֽת־הַחֲמ֗וֹר וַיָּ֜קָם וַיֵּ֤לֶךְ אֶל־בֵּיתוֹ֙ אֶל־עִיר֔וֹ וַיְצַ֥ו אֶל־בֵּית֖וֹ וַיֵּחָנַ֑ק וַיָּ֕מָת וַיִּקָּבֵ֖ר בְּקֶ֥בֶר אָבִֽיו
Ahitofel öğüdünün yapılmadığını gördü, eşeği semerledi, kalkıp şehrine, evine gitti; evine buyruk verdi, kendini boğdu, öldü ve babasının mezarına gömüldü.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 20:17
·
Tevrat
אֲשֶׁ֥ר לֹא־מוֹתְתַ֖נִי מֵרָ֑חֶם וַתְּהִי־לִ֤י אִמִּי֙ קִבְרִ֔י וְרַחְמָ֖הֿ הֲרַ֥ת עוֹלָֽם
Çünkü beni rahimden öldürmedi; annem bana mezarım olurdu ve onun rahmi sonsuza dek gebe kalırdı.
Yeremya 26:23
·
Tevrat
וַיּוֹצִ֨יאוּ אֶת־אוּרִיָּ֜הוּ מִמִּצְרַ֗יִם וַיְבִאֻ֨הוּ֙ אֶל־הַמֶּ֣לֶךְ יְהוֹיָקִ֔ים וַיַּכֵּ֖הוּ בֶּחָ֑רֶב וַיַּשְׁלֵךְ֙ אֶת־נִבְלָת֔וֹ אֶל־קִבְרֵ֖י בְּנֵ֥י הָעָֽם
Uriya'yı Mısır'dan çıkardılar ve onu Kral Yehoyakim'e getirdiler; o da onu kılıçla vurdu ve cesedini halkın oğullarının mezarlarına attı.
Nehemya 3:16
·
Tevrat
אַחֲרָ֤יו הֶחֱזִיק֙ נְחֶמְיָ֣ה בֶן־עַזְבּ֔וּק שַׂ֕ר חֲצִ֖י פֶּ֣לֶךְ בֵּֽית־צ֑וּר עַד־נֶ֨גֶד֙ קִבְרֵ֣י דָוִ֔יד וְעַד־הַבְּרֵכָה֙ הָעֲשׂוּיָ֔ה וְעַ֖ד בֵּ֥ית הַגִּבֹּרִֽים
Onun ardından Beyt-Tsur bölgesinin yarısının önderi Azbuk oğlu Nehemya, Davut mezarlarının karşısına kadar, yapılmış havuza kadar ve yiğitler evine kadar onardı.
2. Tarihler 32:33
·
Tevrat
וַיִּשְׁכַּ֨ב יְחִזְקִיָּ֜הוּ עִם־אֲבֹתָ֗יו וַֽיִּקְבְּרֻהוּ֮ בְּֽמַעֲלֵה֮ קִבְרֵ֣י בְנֵי־דָוִיד֒ וְכָבוֹד֙ עָֽשׂוּ־ל֣וֹ בְמוֹת֔וֹ כָּל־יְהוּדָ֖ה וְיֹשְׁבֵ֣י יְרוּשָׁלִָ֑ם וַיִּמְלֹ֛ךְ מְנַשֶּׁ֥ה בְנ֖וֹ תַּחְתָּֽיו
Ve Hizkiya babalarıyla yattı ve onu Davut oğullarının mezarlarının yokuşunda gömdüler; ve bütün Yahuda ve Yeruşalim'in oturanları ölümünde ona yücelik yaptılar. Ve onun yerine oğlu Manaşe kral oldu.
Örnek Ayetler (2)
Eyüp 17:1
·
Tevrat
רוּחִ֣י חֻ֭בָּלָה יָמַ֥י נִזְעָ֗כוּ קְבָרִ֥ים לִֽי
Ruhum kırıldı, günlerim söndü, mezarlar benim içindir.
Mısır'dan Çıkış 14:11
·
Tevrat
וַיֹּאמְרוּ֮ אֶל־מֹשֶׁה֒ הַֽמִבְּלִ֤י אֵין־קְבָרִים֙ בְּמִצְרַ֔יִם לְקַחְתָּ֖נוּ לָמ֣וּת בַּמִּדְבָּ֑ר מַה־זֹּאת֙ עָשִׂ֣יתָ לָּ֔נוּ לְהוֹצִיאָ֖נוּ מִמִּצְרָֽיִם
Ve Musa'ya dediler: 'Mısır'da mezarlar yok muydu da bizi çölde ölmek için aldın? Bizi Mısır'dan çıkararak bize yaptığın bu nedir?'
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 23:16
·
Tevrat
וַיִּ֣פֶן יֹאשִׁיָּ֗הוּ וַיַּ֨רְא אֶת־הַקְּבָרִ֤ים אֲשֶׁר־שָׁם֙ בָּהָ֔ר וַיִּשְׁלַ֗ח וַיִּקַּ֤ח אֶת־הָֽעֲצָמוֹת֙ מִן־הַקְּבָרִ֔ים וַיִּשְׂרֹ֥ף עַל־הַמִּזְבֵּ֖חַ וַֽיְטַמְּאֵ֑הוּ כִּדְבַ֣ר יְהוָ֗ה אֲשֶׁ֤ר קָרָא֙ אִ֣ישׁ הָאֱלֹהִ֔ים אֲשֶׁ֣ר קָרָ֔א אֶת־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵֽלֶּה
Yoşiya döndü ve orada dağda olan mezarları gördü; gönderdi ve mezarlardan kemikleri aldı, sunak üzerinde yaktı ve onu kirletti; bu sözleri seslenen Tanrı adamının seslendiği Yahve'nin sözüne göre.
2. Tarihler 34:4
·
Tevrat
וַיְנַתְּצ֣וּ לְפָנָ֗יו אֵ֚ת מִזְבְּח֣וֹת הַבְּעָלִ֔ים וְהַֽחַמָּנִ֛ים אֲשֶׁר־לְמַ֥עְלָה מֵעֲלֵיהֶ֖ם גִּדֵּ֑עַ וְ֠הָאֲשֵׁרִים וְהַפְּסִלִ֤ים וְהַמַּסֵּכוֹת֙ שִׁבַּ֣ר וְהֵדַ֔ק וַיִּזְרֹק֙ עַל־פְּנֵ֣י הַקְּבָרִ֔ים הַזֹּבְחִ֖ים לָהֶֽם
Onun önünde Baalların sunaklarını yıktılar, onların üzerindeki buhur sunaklarını kesti; Aşerleri, putları ve dökme putları kırdı, ezdi ve onlara kurban kesenlerin mezarlarının yüzüne serpti.
Örnek Ayetler (3)
2. Tarihler 21:20
·
Tevrat
בֶּן־שְׁלֹשִׁ֤ים וּשְׁתַּ֨יִם֙ הָיָ֣ה בְמָלְכ֔וֹ וּשְׁמוֹנֶ֣ה שָׁנִ֔ים מָלַ֖ךְ בִּירוּשָׁלִָ֑ם וַיֵּ֨לֶךְ֙ בְּלֹ֣א חֶמְדָּ֔ה וַֽיִּקְבְּרֻ֨הוּ֙ בְּעִ֣יר דָּוִ֔יד וְלֹ֖א בְּקִבְר֥וֹת הַמְּלָכִֽים
Kral olduğunda otuz iki yaşındaydı ve Yeruşalim'de sekiz yıl krallık yaptı; arzu olmadan gitti ve onu Davut şehrinde gömdüler, kralların mezarlarında değil.
2. Tarihler 24:25
·
Tevrat
וּבְלֶכְתָּ֣ם מִמֶּ֗נּוּ כִּֽי־עָזְב֣וּ אֹתוֹ֮ בְּמַחֲלוּיִ֣ם רַבִּים֒ הִתְקַשְּׁר֨וּ עָלָ֜יו עֲבָדָ֗יו בִּדְמֵי֙ בְּנֵי֙ יְהוֹיָדָ֣ע הַכֹּהֵ֔ן וַיַּֽהַרְגֻ֥הוּ עַל־מִטָּת֖וֹ וַיָּמֹ֑ת וַֽיִּקְבְּרֻ֨הוּ֙ בְּעִ֣יר דָּוִ֔יד וְלֹ֥א קְבָרֻ֖הוּ בְּקִבְר֥וֹת הַמְּלָכִֽים
Ondan gittiklerinde, çünkü onu birçok hastalıkla bırakmışlardı, Kâhin Yehoyada'nın oğullarının kanından dolayı kendi kulları ona karşı düzen kurdular; onu yatağında öldürdiler ve öldü. Onu Davut şehrinde gömdüler ama kralların mezarlarına gömmediler.
2. Tarihler 35:24
·
Tevrat
וַיַּֽעֲבִירֻ֨הוּ עֲבָדָ֜יו מִן־הַמֶּרְכָּבָ֗ה וַֽיַּרְכִּיבֻהוּ֮ עַ֣ל רֶ֣כֶב הַמִּשְׁנֶה֮ אֲשֶׁר־לוֹ֒ וַיּוֹלִיכֻ֨הוּ֙ יְר֣וּשָׁלִַ֔ם וַיָּ֕מָת וַיִּקָּבֵ֖ר בְּקִבְר֣וֹת אֲבֹתָ֑יו וְכָל־יְהוּדָה֙ וִיר֣וּשָׁלִַ֔ם מִֽתְאַבְּלִ֖ים עַל־יֹאשִׁיָּֽהוּ
Kulları onu arabadan aldılar, kendisine ait olan ikinci arabaya bindirdiler ve onu Yeruşalim'e götürdüler. O öldü ve atalarının mezarlarına gömüldü; bütün Yahuda ve Yeruşalim Yoşiya için yas tutuyordu.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 37:12
·
Tevrat
לָכֵן֩ הִנָּבֵ֨א וְאָמַרְתָּ֜ אֲלֵיהֶ֗ם כֹּֽה־אָמַר֮ אֲדֹנָ֣י יְהוִה֒ הִנֵּה֩ אֲנִ֨י פֹתֵ֜חַ אֶת־קִבְרֽוֹתֵיכֶ֗ם וְהַעֲלֵיתִ֥י אֶתְכֶ֛ם מִקִּבְרוֹתֵיכֶ֖ם עַמִּ֑י וְהֵבֵאתִ֥י אֶתְכֶ֖ם אֶל־אַדְמַ֥ת יִשְׂרָאֵֽל
Bu nedenle peygamberlik et ve onlara diyeceksin: Efendi Yahve şöyle dedi: İşte ben mezarlarınızı açıyorum ve sizi mezarlarınızdan çıkaracağım, halkım; ve sizi İsrail toprağına getireceğim.
Hezekiel 37:13
·
Tevrat
וִֽידַעְתֶּ֖ם כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֑ה בְּפִתְחִ֣י אֶת־קִבְרֽוֹתֵיכֶ֗ם וּבְהַעֲלוֹתִ֥י אֶתְכֶ֛ם מִקִּבְרוֹתֵיכֶ֖ם עַמִּֽי
Ve bileceksiniz ki ben Yahve'yim, mezarlarınızı açtığımda ve sizi mezarlarınızdan çıkardığımda, halkım.
Örnek Ayetler (2)
Nehemya 2:3
·
Tevrat
וָאֹמַ֣ר לַמֶּ֔לֶךְ הַמֶּ֖לֶךְ לְעוֹלָ֣ם יִחְיֶ֑ה מַדּ֜וּעַ לֹא־יֵרְע֣וּ פָנַ֗י אֲשֶׁ֨ר הָעִ֜יר בֵּית־קִבְר֤וֹת אֲבֹתַי֙ חֲרֵבָ֔ה וּשְׁעָרֶ֖יהָ אֻכְּל֥וּ בָאֵֽשׁ
Krala dedim: 'Kral sonsuza dek yaşasın! Babalarımın mezarlar evi olan şehir viraneyken ve kapıları ateşle tüketilmişken yüzüm neden kötü olmasın?'
Nehemya 2:5
·
Tevrat
וָאֹמַ֣ר לַמֶּ֔לֶךְ אִם־עַל־הַמֶּ֣לֶךְ ט֔וֹב וְאִם־יִיטַ֥ב עַבְדְּךָ֖ לְפָנֶ֑יךָ אֲשֶׁ֧ר תִּשְׁלָחֵ֣נִי אֶל־יְהוּדָ֗ה אֶל־עִ֛יר קִבְר֥וֹת אֲבֹתַ֖י וְאֶבְנֶֽנָּה
Krala dedim: 'Eğer krala iyi gelirse ve kulun senin önünde iyi olursa, beni Yahuda'ya, babalarımın mezarlarının şehrine gönder ki onu inşa edeyim.'
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 22:20
·
Tevrat
לָכֵן֩ הִנְנִ֨י אֹֽסִפְךָ֜ עַל־אֲבֹתֶ֗יךָ וְנֶאֱסַפְתָּ֣ אֶל־קִבְרֹתֶיךָ֮ בְּשָׁלוֹם֒ וְלֹא־תִרְאֶ֣ינָה עֵינֶ֔יךָ בְּכֹל֙ הָֽרָעָ֔ה אֲשֶׁר־אֲנִ֥י מֵבִ֖יא עַל־הַמָּק֣וֹם הַזֶּ֑ה וַיָּשִׁ֥יבוּ אֶת־הַמֶּ֖לֶךְ דָּבָֽר
Bu yüzden, işte seni atalarının yanına toplayacağım ve mezarına esenlikle toplanacaksın, gözlerin bu yere getireceğim bütün kötülüğü görmeyecek.' Ve krala sözü geri getirdiler.
2. Tarihler 34:28
·
Tevrat
הִנְנִ֨י אֹֽסִפְךָ֜ אֶל־אֲבֹתֶ֗יךָ וְנֶאֱסַפְתָּ֣ אֶל־קִבְרֹתֶיךָ֮ בְּשָׁלוֹם֒ וְלֹא־תִרְאֶ֣ינָה עֵינֶ֔יךָ בְּכֹל֙ הָֽרָעָ֔ה אֲשֶׁ֨ר אֲנִ֥י מֵבִ֛יא עַל־הַמָּק֥וֹם הַזֶּ֖ה וְעַל־יֹשְׁבָ֑יו וַיָּשִׁ֥יבוּ אֶת־הַמֶּ֖לֶךְ דָּבָֽר
İşte seni atalarına katacağım ve mezarlarına esenlikle katılacaksın; bu yere ve sakinlerine getireceğim bütün kötülüğü gözlerin görmeyecek.' Böylece krala sözü geri götürdüler.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 37:12
·
Tevrat
לָכֵן֩ הִנָּבֵ֨א וְאָמַרְתָּ֜ אֲלֵיהֶ֗ם כֹּֽה־אָמַר֮ אֲדֹנָ֣י יְהוִה֒ הִנֵּה֩ אֲנִ֨י פֹתֵ֜חַ אֶת־קִבְרֽוֹתֵיכֶ֗ם וְהַעֲלֵיתִ֥י אֶתְכֶ֛ם מִקִּבְרוֹתֵיכֶ֖ם עַמִּ֑י וְהֵבֵאתִ֥י אֶתְכֶ֖ם אֶל־אַדְמַ֥ת יִשְׂרָאֵֽל
Bu nedenle peygamberlik et ve onlara diyeceksin: Efendi Yahve şöyle dedi: İşte ben mezarlarınızı açıyorum ve sizi mezarlarınızdan çıkaracağım, halkım; ve sizi İsrail toprağına getireceğim.
Hezekiel 37:13
·
Tevrat
וִֽידַעְתֶּ֖ם כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֑ה בְּפִתְחִ֣י אֶת־קִבְרֽוֹתֵיכֶ֗ם וּבְהַעֲלוֹתִ֥י אֶתְכֶ֛ם מִקִּבְרוֹתֵיכֶ֖ם עַמִּֽי
Ve bileceksiniz ki ben Yahve'yim, mezarlarınızı açtığımda ve sizi mezarlarınızdan çıkardığımda, halkım.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 32:26
·
Tevrat
שָׁ֣ם מֶ֤שֶׁךְ תֻּבַל֙ וְכָל־הֲמוֹנָ֔הּ סְבִֽיבוֹתָ֖יו קִבְרוֹתֶ֑יהָ כֻּלָּ֤ם עֲרֵלִים֙ מְחֻ֣לְלֵי חֶ֔רֶב כִּֽי־נָתְנ֥וּ חִתִּיתָ֖ם בְּאֶ֥רֶץ חַיִּֽים
Orada Meşek, Tuval ve onun bütün kalabalığı var; onun çevresinde onun mezarları var; hepsi sünnetsizlerdir, kılıçla öldürülmüş olanlardır; çünkü yaşam diyarında onların dehşetini verdiler.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 5:16
·
Tevrat
אַשְׁפָּת֖וֹ כְּקֶ֣בֶר פָּת֑וּחַ כֻּלָּ֖ם גִּבּוֹרִֽים
Onun ok kılıfı açık mezar gibidir, onların hepsi yiğitlerdir.
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 16:14
·
Tevrat
וַיִּקְבְּרֻ֣הוּ בְקִבְרֹתָ֗יו אֲשֶׁ֣ר כָּֽרָה־לוֹ֮ בְּעִ֣יר דָּוִיד֒ וַיַּשְׁכִּיבֻ֗הוּ בַּמִּשְׁכָּב֙ אֲשֶׁ֤ר מִלֵּא֙ בְּשָׂמִ֣ים וּזְנִ֔ים מְרֻקָּחִ֖ים בְּמִרְקַ֣חַת מַעֲשֶׂ֑ה וַיִּשְׂרְפוּ־ל֥וֹ שְׂרֵפָ֖ה גְּדוֹלָ֥ה עַד־לִמְאֹֽד
Onu Davut şehrinde kendisi için kazdığı mezarlarına gömdüler; ve onu baharatlarla ve karışım işiyle karıştırılmış çeşitlerle doldurulmuş yatağa yatırdılar; ve onun için çok büyük bir yakmalık yaktılar.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 14:19
·
Tevrat
וְאַתָּ֞ה הָשְׁלַ֤כְתָּ מִֽקִּבְרְךָ֙ כְּנֵ֣צֶר נִתְעָ֔ב לְב֥וּשׁ הֲרֻגִ֖ים מְטֹ֣עֲנֵי חָ֑רֶב יוֹרְדֵ֥י אֶל־אַבְנֵי־ב֖וֹר כְּפֶ֥גֶר מוּבָֽס
Ama sen iğrenç bir dal gibi, kılıçla delinmiş öldürülenlerin giysisi gibi, çukurun taşlarına inenler gibi, çiğnenmiş bir ceset gibi mezarından atıldın.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 21:32
·
Tevrat
וְ֭הוּא לִקְבָר֣וֹת יוּבָ֑ל וְֽעַל־גָּדִ֥ישׁ יִשְׁקֽוֹד
Ve o mezarlara götürülür; ve mezarın üzerinde nöbet tutulur.