81
Kullanım
2
Lemma
26
Türev
30
Anlam
2 lemma, 26 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
וַיִּצְעַק Lemma | va-yyits'aq | ve feryat etti, feryat etmek, bağırmak, yardım çağırmak | Fiil | 12 | ||
Örnek Ayetler (5 / 12) Hakimler 7:23 · Tevrat וַיִּצָּעֵ֧ק אִֽישׁ־יִשְׂרָאֵ֛ל מִנַּפְתָּלִ֥י וּמִן־אָשֵׁ֖ר וּמִן־כָּל־מְנַשֶּׁ֑ה וַֽיִּרְדְּפ֖וּ אַחֲרֵ֥י מִדְיָֽן İsrail adamı Naftali'den, Aşer'den ve bütün Manaşe'den toplandı ve Midyan'ın ardından kovaladılar. Hakimler 7:24 · Tevrat וּמַלְאָכִ֡ים שָׁלַ֣ח גִּדְעוֹן֩ בְּכָל־הַ֨ר אֶפְרַ֜יִם לֵאמֹ֗ר רְד֞וּ לִקְרַ֤את מִדְיָן֙ וְלִכְד֤וּ לָהֶם֙ אֶת־הַמַּ֔יִם עַ֛ד בֵּ֥ית בָּרָ֖ה וְאֶת־הַיַּרְדֵּ֑ן וַיִּצָּעֵ֞ק כָּל־אִ֤ישׁ אֶפְרַ֨יִם֙ וַיִּלְכְּד֣וּ אֶת־הַמַּ֔יִם עַ֛ד בֵּ֥ית בָּרָ֖ה וְאֶת־הַיַּרְדֵּֽן Gideon bütün Efrayim dağlığına haberciler gönderdi ve dedi: "Midyan'ı karşılamaya inin ve Bet-Bara'ya kadar suları ve Yarden'i onlardan önce ele geçirin." Bütün Efrayim adamları toplandı ve Bet-Bara'ya kadar suları ve Yarden'i ele geçirdiler. Hakimler 12:1 · Tevrat וַיִּצָּעֵק֙ אִ֣ישׁ אֶפְרַ֔יִם וַֽיַּעֲבֹ֖ר צָפ֑וֹנָה וַיֹּאמְר֨וּ לְיִפְתָּ֜ח מַדּ֣וּעַ עָבַ֣רְתָּ לְהִלָּחֵ֣ם בִּבְנֵי־עַמּ֗וֹן וְלָ֨נוּ֙ לֹ֤א קָרָ֨אתָ֙ לָלֶ֣כֶת עִמָּ֔ךְ בֵּיתְךָ֕ נִשְׂרֹ֥ף עָלֶ֖יךָ בָּאֵֽשׁ Ve Efrayim adamları toplandı ve kuzeye geçti ve Yiftah'a dediler: 'Ammon oğullarıyla savaşmak için neden geçtin ve seninle gitmek için bizi çağırmadın? Evini senin üzerine ateşle yakacağız.' 1. Samuel 10:17 · Tevrat וַיַּצְעֵ֤ק שְׁמוּאֵל֙ אֶת־הָעָ֔ם אֶל־יְהוָ֖ה הַמִּצְפָּֽה Samuel halkı Mitspa'ya, Yahve'ye çağırdı. 2. Krallar 6:5 · Tevrat וַיְהִ֤י הָֽאֶחָד֙ מַפִּ֣יל הַקּוֹרָ֔ה וְאֶת־הַבַּרְזֶ֖ל נָפַ֣ל אֶל־הַמָּ֑יִם וַיִּצְעַ֥ק וַיֹּ֛אמֶר אֲהָ֥הּ אֲדֹנִ֖י וְה֥וּא שָׁאֽוּל Biri kirişi keserken demir suya düştü; bağırdı ve dedi ki: 'Ah efendim! Ve o ödünçtü.' | ||||||
וַיִּצְעֲקוּ | vayyits'aku | ve feryat ettiler, feryat etmek, haykırmak, yardım çağırmak | Fiil | 10 | ||
צָעֲקָה | tsa'aka | feryat etti, feryat etmek, bağırmak, yardım çağırmak | Fiil | 4 | ||
יִצְעַק | yits'ak | feryat edecek, feryat etmek, bağırmak, yardım çağırmak | Fiil | 4 | ||
יִצְעֲקוּ | yits'aku | feryat edecekler, feryat etmek, bağırmak, yardım çağırmak | Fiil | 3 | ||
צָעֹק | tsa'oq | feryat etmek, feryat etmek, haykırmak, yardım çağırmak | Fiil | 3 | ||
צָעָקוּ | tsa'aku | feryat ettiler, feryat etmek, bağırmak, yardım çağırmak | Fiil | 3 | ||
וַנִּצְעַק | va-nnits'aq | ve feryat ettik, feryat etmek, bağırmak, yardım çağırmak | Fiil | 2 | ||
צֹעֲקִים | tso'akim | feryat edenler, feryat etmek, haykırmak, yardım çağırmak | Fiil | 2 | ||
וּֽצְעָקִי | u-tse'aqi | ve feryat et, feryat etmek, haykırmak, yardım çağırmak | Fiil | 2 | ||
תִּצְעַק | tits'aq | feryat edecek, feryat etmek, bağırmak, yardım çağırmak | Fiil | 1 | ||
צְעַקְנָה | tse'akna | feryat edin, feryat etmek, haykırmak, yardım çağırmak | Fiil | 1 | ||
וְאֶצְעָקָה | ve-ets'aka | ve feryat edeceğim, feryat etmek, bağırmak, yardım çağırmak | Fiil | 1 | ||
לִצְעֹק | lits'ok | feryat etmek için, feryat etmek, bağırmak, yardım çağırmak | Fiil | 1 | ||
צָעַקְתִּי | tsa'aqti | feryat ettim, feryat etmek, bağırmak, yardım çağırmak | Fiil | 1 | ||
צֹעֶקֶת | tso'eket | feryat eden, feryat etmek, bağırmak, yardım çağırmak | Fiil | 1 | ||
תִּצְעֲקוּ | tits'aku | feryat edeceksiniz, bağırmak, feryat etmek, yardım çağırmak | Fiil | 1 | ||
מְצַעֵק | metsa'ek | feryat eden, feryat etmek, bağırmak, yardım çağırmak | Fiil | 1 | ||
וַתִּצְעֲקוּ | va-ttits'aku | ve feryat ettiniz, feryat etmek, haykırmak, yardım çağırmak | Fiil | 1 | ||
אֶצְעַק | ets'ak | feryat edeceğim, bağırmak, feryat etmek, yardım çağırmak | Fiil | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 12)
Hakimler 7:23
·
Tevrat
וַיִּצָּעֵ֧ק אִֽישׁ־יִשְׂרָאֵ֛ל מִנַּפְתָּלִ֥י וּמִן־אָשֵׁ֖ר וּמִן־כָּל־מְנַשֶּׁ֑ה וַֽיִּרְדְּפ֖וּ אַחֲרֵ֥י מִדְיָֽן
İsrail adamı Naftali'den, Aşer'den ve bütün Manaşe'den toplandı ve Midyan'ın ardından kovaladılar.
Hakimler 7:24
·
Tevrat
וּמַלְאָכִ֡ים שָׁלַ֣ח גִּדְעוֹן֩ בְּכָל־הַ֨ר אֶפְרַ֜יִם לֵאמֹ֗ר רְד֞וּ לִקְרַ֤את מִדְיָן֙ וְלִכְד֤וּ לָהֶם֙ אֶת־הַמַּ֔יִם עַ֛ד בֵּ֥ית בָּרָ֖ה וְאֶת־הַיַּרְדֵּ֑ן וַיִּצָּעֵ֞ק כָּל־אִ֤ישׁ אֶפְרַ֨יִם֙ וַיִּלְכְּד֣וּ אֶת־הַמַּ֔יִם עַ֛ד בֵּ֥ית בָּרָ֖ה וְאֶת־הַיַּרְדֵּֽן
Gideon bütün Efrayim dağlığına haberciler gönderdi ve dedi: "Midyan'ı karşılamaya inin ve Bet-Bara'ya kadar suları ve Yarden'i onlardan önce ele geçirin." Bütün Efrayim adamları toplandı ve Bet-Bara'ya kadar suları ve Yarden'i ele geçirdiler.
Hakimler 12:1
·
Tevrat
וַיִּצָּעֵק֙ אִ֣ישׁ אֶפְרַ֔יִם וַֽיַּעֲבֹ֖ר צָפ֑וֹנָה וַיֹּאמְר֨וּ לְיִפְתָּ֜ח מַדּ֣וּעַ עָבַ֣רְתָּ לְהִלָּחֵ֣ם בִּבְנֵי־עַמּ֗וֹן וְלָ֨נוּ֙ לֹ֤א קָרָ֨אתָ֙ לָלֶ֣כֶת עִמָּ֔ךְ בֵּיתְךָ֕ נִשְׂרֹ֥ף עָלֶ֖יךָ בָּאֵֽשׁ
Ve Efrayim adamları toplandı ve kuzeye geçti ve Yiftah'a dediler: 'Ammon oğullarıyla savaşmak için neden geçtin ve seninle gitmek için bizi çağırmadın? Evini senin üzerine ateşle yakacağız.'
1. Samuel 10:17
·
Tevrat
וַיַּצְעֵ֤ק שְׁמוּאֵל֙ אֶת־הָעָ֔ם אֶל־יְהוָ֖ה הַמִּצְפָּֽה
Samuel halkı Mitspa'ya, Yahve'ye çağırdı.
2. Krallar 6:5
·
Tevrat
וַיְהִ֤י הָֽאֶחָד֙ מַפִּ֣יל הַקּוֹרָ֔ה וְאֶת־הַבַּרְזֶ֖ל נָפַ֣ל אֶל־הַמָּ֑יִם וַיִּצְעַ֥ק וַיֹּ֛אמֶר אֲהָ֥הּ אֲדֹנִ֖י וְה֥וּא שָׁאֽוּל
Biri kirişi keserken demir suya düştü; bağırdı ve dedi ki: 'Ah efendim! Ve o ödünçtü.'
Örnek Ayetler (5 / 10)
Hakimler 4:3
·
Tevrat
וַיִּצְעֲק֥וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל אֶל־יְהוָ֑ה כִּ֠י תְּשַׁ֨ע מֵא֤וֹת רֶֽכֶב־בַּרְזֶל֙ ל֔וֹ וְ֠הוּא לָחַ֞ץ אֶת־בְּנֵ֧י יִשְׂרָאֵ֛ל בְּחָזְקָ֖ה עֶשְׂרִ֥ים שָׁנָֽה
Sonra İsrail oğulları Yahve'ye feryat ettiler; çünkü onun dokuz yüz demir arabası vardı ve o yirmi yıl İsrail oğullarını şiddetle ezdi.
Hakimler 10:17
·
Tevrat
וַיִּצָּֽעֲקוּ֙ בְּנֵ֣י עַמּ֔וֹן וַֽיַּחֲנ֖וּ בַּגִּלְעָ֑ד וַיֵּאָֽסְפוּ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וַֽיַּחֲנ֖וּ בַּמִּצְפָּֽה
Ammon oğulları çağrıldılar ve Gileat'ta kamp kurdular; İsrail oğulları da toplandılar ve Mitspa'da kamp kurdular.
1. Samuel 13:4
·
Tevrat
וְכָל־יִשְׂרָאֵ֞ל שָׁמְע֣וּ לֵאמֹ֗ר הִכָּ֤ה שָׁאוּל֙ אֶת־נְצִ֣יב פְּלִשְׁתִּ֔ים וְגַם־נִבְאַשׁ יִשְׂרָאֵ֖ל בַּפְּלִשְׁתִּ֑ים וַיִּצָּעֲק֥וּ הָעָ֛ם אַחֲרֵ֥י שָׁא֖וּל הַגִּלְגָּֽל
Bütün İsrail, 'Şaul Filistli garnizonunu vurdu ve İsrail Filistliler arasında iğrenç oldu' dendiğini işitti. Halk Gilgal'da Şaul'un ardınca toplandı.
2. Krallar 3:21
·
Tevrat
וְכָל־מוֹאָב֙ שָֽׁמְע֔וּ כִּֽי־עָל֥וּ הַמְּלָכִ֖ים לְהִלָּ֣חֶם בָּ֑ם וַיִּצָּעֲק֗וּ מִכֹּ֨ל חֹגֵ֤ר חֲגֹרָה֙ וָמַ֔עְלָה וַיַּעַמְד֖וּ עַֽל־הַגְּבֽוּל
Bütün Moav kralların onlarla savaşmak için çıktığını duydu; kuşak kuşanan ve daha yukarı yaştaki herkes çağrıldı ve sınırda durdular.
Yeşu 24:7
·
Tevrat
וַיִּצְעֲק֣וּ אֶל־יְהוָ֗ה וַיָּ֨שֶׂם מַֽאֲפֵ֜ל בֵּינֵיכֶ֣ם וּבֵ֣ין הַמִּצְרִ֗ים וַיָּבֵ֨א עָלָ֤יו אֶת־הַיָּם֙ וַיְכַסֵּ֔הוּ וַתִּרְאֶ֨ינָה֙ עֵינֵיכֶ֔ם אֵ֥ת אֲשֶׁר־עָשִׂ֖יתִי בְּמִצְרָ֑יִם וַתֵּשְׁב֥וּ בַמִּדְבָּ֖ר יָמִ֥ים רַבִּֽים
Ve Yahve'ye feryat ettiler ve O sizinle Mısırlılar arasına karanlık koydu; ve denizi onun üzerine getirdi ve onu örttü; ve Mısır'da ne yaptığımı gözleriniz gördü; ve çölde çok günler oturdunuz.
Örnek Ayetler (4)
2. Krallar 4:1
·
Tevrat
וְאִשָּׁ֣ה אַחַ֣ת מִנְּשֵׁ֣י בְנֵֽי־הַ֠נְּבִיאִים צָעֲקָ֨ה אֶל־אֱלִישָׁ֜ע לֵאמֹ֗ר עַבְדְּךָ֤ אִישִׁי֙ מֵ֔ת וְאַתָּ֣ה יָדַ֔עְתָּ כִּ֣י עַבְדְּךָ֔ הָיָ֥ה יָרֵ֖א אֶת־יְהוָ֑ה וְהַ֨נֹּשֶׁ֔ה בָּ֗א לָקַ֜חַת אֶת־שְׁנֵ֧י יְלָדַ֛י ל֖וֹ לַעֲבָדִֽים
Peygamber oğullarının karılarından bir kadın Elişa'ya feryat edip dedi: 'Kulun kocam öldü ve sen biliyorsun ki kulun Yahve'den korkardı; ve alacaklı iki çocuğumu kendisine kul olarak almak için geldi.'
2. Krallar 6:26
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ מֶ֣לֶךְ יִשְׂרָאֵ֔ל עֹבֵ֖ר עַל־הַחֹמָ֑ה וְאִשָּׁ֗ה צָעֲקָ֤ה אֵלָיו֙ לֵאמֹ֔ר הוֹשִׁ֖יעָה אֲדֹנִ֥י הַמֶּֽלֶךְ
İsrail kralı surun üzerinden geçerken, bir kadın ona feryat etti ve dedi: 'Kurtar, efendim kral!'
Yasa'nın Tekrarı 22:24
·
Tevrat
וְהוֹצֵאתֶ֨ם אֶת־שְׁנֵיהֶ֜ם אֶל־שַׁ֣עַר הָעִ֣יר הַהִ֗וא וּסְקַלְתֶּ֨ם אֹתָ֥ם בָּאֲבָנִים֮ וָמֵתוּ֒ אֶת־הַֽנַּעֲרָ֗ה עַל־דְּבַר֙ אֲשֶׁ֣ר לֹא־צָעֲקָ֣ה בָעִ֔יר וְאֶ֨ת־הָאִ֔ישׁ עַל־דְּבַ֥ר אֲשֶׁר־עִנָּ֖ה אֶת־אֵ֣שֶׁת רֵעֵ֑הוּ וּבִֽעַרְתָּ֥ הָרָ֖ע מִקִּרְבֶּֽךָ
İkisini o şehrin kapısına çıkaracaksınız ve onları taşlarla taşlayacaksınız ve ölecekler; genç kızı şehirde bağırmadığı için, ve adamı komşusunun eşini alçalttığı için. Böylece kötüyü içinden yok edeceksin.
Yasa'nın Tekrarı 22:27
·
Tevrat
כִּ֥י בַשָּׂדֶ֖ה מְצָאָ֑הּ צָעֲקָ֗ה הַֽנַּעֲרָה֙ הַמְאֹ֣רָשָׂ֔ה וְאֵ֥ין מוֹשִׁ֖יעַ לָֽהּ
Çünkü onu kırda buldu; nişanlı genç kız bağırdı ve onu kurtaran yoktu.
Örnek Ayetler (4)
Yeşaya 42:2
·
Tevrat
לֹ֥א יִצְעַ֖ק וְלֹ֣א יִשָּׂ֑א וְלֹֽא־יַשְׁמִ֥יעַ בַּח֖וּץ קוֹלֽוֹ
Bağırmayacak ve kaldırmayacak ve dışarıda sesini işittirmeyecek.
Yeşaya 46:7
·
Tevrat
יִ֠שָּׂאֻהוּ עַל־כָּתֵ֨ף יִסְבְּלֻ֜הוּ וְיַנִּיחֻ֤הוּ תַחְתָּיו֙ וְיַֽעֲמֹ֔ד מִמְּקוֹמ֖וֹ לֹ֣א יָמִ֑ישׁ אַף־יִצְעַ֤ק אֵלָיו֙ וְלֹ֣א יַעֲנֶ֔ה מִצָּרָת֖וֹ לֹ֥א יוֹשִׁיעֶֽנּוּ
Onu omuz üzerinde taşırlar, onu yüklenirler ve onu yerine koyarlar ve durur; yerinden ayrılmaz; hatta ona feryat eder ve cevap vermez, sıkıntısından onu kurtarmaz.
Mısır'dan Çıkış 22:22
·
Tevrat
אִם־עַנֵּ֥ה תְעַנֶּ֖ה אֹת֑וֹ כִּ֣י אִם־צָעֹ֤ק יִצְעַק֙ אֵלַ֔י שָׁמֹ֥עַ אֶשְׁמַ֖ע צַעֲקָתֽוֹ
Eğer ona kesinlikle eziyet edersen, eğer bana kesinlikle feryat ederse, onun feryadını kesinlikle işiteceğim.
Mısır'dan Çıkış 22:26
·
Tevrat
כִּ֣י הִ֤וא כְסוּתוֹ֙ לְבַדָּ֔הּ הִ֥וא שִׂמְלָת֖וֹ לְעֹר֑וֹ בַּמֶּ֣ה יִשְׁכָּ֔ב וְהָיָה֙ כִּֽי־יִצְעַ֣ק אֵלַ֔י וְשָׁמַעְתִּ֖י כִּֽי־חַנּ֥וּן אָֽנִי
Çünkü yalnız o onun örtüsüdür, o derisi için onun giysisidir; neyle yatacak? Ve bana feryat ederse işiteceğim, çünkü ben lütufkârım.
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 19:20
·
Tevrat
וְהָיָ֨ה לְא֥וֹת וּלְעֵ֛ד לַֽיהוָ֥ה צְבָא֖וֹת בְּאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם כִּֽי־יִצְעֲק֤וּ אֶל־יְהוָה֙ מִפְּנֵ֣י לֹֽחֲצִ֔ים וְיִשְׁלַ֥ח לָהֶ֛ם מוֹשִׁ֥יעַ וָרָ֖ב וְהִצִּילָֽם
Ve Mısır diyarında Ordular Yahvesi'ne belirti ve tanık olacak; çünkü baskı yapanların önünden Yahve'ye feryat edecekler ve onlara kurtarıcı ve savunan gönderecek ve onları kurtaracak.
Nehemya 9:27
·
Tevrat
וַֽתִּתְּנֵם֙ בְּיַ֣ד צָֽרֵיהֶ֔ם וַיָּצֵ֖רוּ לָהֶ֑ם וּבְעֵ֤ת צָֽרָתָם֙ יִצְעֲק֣וּ אֵלֶ֔יךָ וְאַתָּה֙ מִשָּׁמַ֣יִם תִּשְׁמָ֔ע וּֽכְרַחֲמֶ֣יךָ הָֽרַבִּ֗ים תִּתֵּ֤ן לָהֶם֙ מֽוֹשִׁיעִ֔ים וְיוֹשִׁיע֖וּם מִיַּ֥ד צָרֵיהֶֽם
Ve onları düşmanlarının eline verdin ve onlara sıkıntı verdiler; ve sıkıntılarının vaktinde sana feryat ettiler ve sen göklerden işittin ve çok merhametinle onlara kurtarıcılar verdin ve onları düşmanlarının elinden kurtardılar.
Eyüp 35:12
·
Tevrat
שָׁ֣ם יִ֭צְעֲקוּ וְלֹ֣א יַעֲנֶ֑ה מִ֝פְּנֵ֗י גְּא֣וֹן רָעִֽים
Orada feryat ederler ve kötülerin gururu yüzünden cevap vermez.
Örnek Ayetler (3)
1. Krallar 20:39
·
Tevrat
וַיְהִ֤י הַמֶּ֨לֶךְ֙ עֹבֵ֔ר וְה֖וּא צָעַ֣ק אֶל־הַמֶּ֑לֶךְ וַיֹּ֜אמֶר עַבְדְּךָ֣ יָצָ֣א בְקֶֽרֶב־הַמִּלְחָמָ֗ה וְהִנֵּֽה־אִ֨ישׁ סָ֜ר וַיָּבֵ֧א אֵלַ֣י אִ֗ישׁ וַיֹּ֨אמֶר֙ שְׁמֹר֙ אֶת־הָאִ֣ישׁ הַזֶּ֔ה אִם־הִפָּקֵד֙ יִפָּקֵ֔ד וְהָיְתָ֤ה נַפְשְׁךָ֙ תַּ֣חַת נַפְשׁ֔וֹ א֥וֹ כִכַּר־כֶּ֖סֶף תִּשְׁקֽוֹל
Kral geçerken o krala bağırdı ve dedi: 'Kulun savaşın ortasına çıktı ve işte bir adam döndü ve bana bir adam getirdi ve dedi: Bu adamı koru, eğer kesinlikle yok olursa, onun canı yerine senin canın olacak veya bir talant gümüş tartacaksın.'
Ağıtlar 2:18
·
Tevrat
צָעַ֥ק לִבָּ֖ם אֶל־אֲדֹנָ֑י חוֹמַ֣ת בַּת־צִ֠יּוֹן הוֹרִ֨ידִי כַנַּ֤חַל דִּמְעָה֙ יוֹמָ֣ם וָלַ֔יְלָה אַֽל־תִּתְּנִ֤י פוּגַת֙ לָ֔ךְ אַל־תִּדֹּ֖ם בַּת־עֵינֵֽךְ
Kalpleri Efendi'ye feryat etti: 'Siyon kızının suru, gündüz ve gece ırmak gibi gözyaşı indir; kendine dinlenme verme, gözünün bebeği durmasın.'
Mısır'dan Çıkış 22:22
·
Tevrat
אִם־עַנֵּ֥ה תְעַנֶּ֖ה אֹת֑וֹ כִּ֣י אִם־צָעֹ֤ק יִצְעַק֙ אֵלַ֔י שָׁמֹ֥עַ אֶשְׁמַ֖ע צַעֲקָתֽוֹ
Eğer ona kesinlikle eziyet edersen, eğer bana kesinlikle feryat ederse, onun feryadını kesinlikle işiteceğim.
Örnek Ayetler (3)
2. Krallar 4:40
·
Tevrat
וַיִּֽצְק֥וּ לַאֲנָשִׁ֖ים לֶאֱכ֑וֹל וַ֠יְהִי כְּאָכְלָ֨ם מֵהַנָּזִ֜יד וְהֵ֣מָּה צָעָ֗קוּ וַיֹּֽאמְרוּ֙ מָ֤וֶת בַּסִּיר֙ אִ֣ישׁ הָאֱלֹהִ֔ים וְלֹ֥א יָכְל֖וּ לֶאֱכֹֽל
Yemeleri için adamlara döktüler; ve yahniden yediklerinde bağırdılar ve dediler: 'Ey Tanrı adamı, tencerede ölüm var!' Ve yiyemediler.
Yeşaya 33:7
·
Tevrat
הֵ֚ן אֶרְאֶלָּ֔ם צָעֲק֖וּ חֻ֑צָה מַלְאֲכֵ֣י שָׁל֔וֹם מַ֖ר יִבְכָּיֽוּן
İşte, onların yiğitleri dışarıda feryat ettiler; barış elçileri acı acı ağlayacaklar.
Mezmurlar 34:18
·
Tevrat
צָעֲק֣וּ וַיהוָ֣ה שָׁמֵ֑עַ וּמִכָּל־צָ֝רוֹתָ֗ם הִצִּילָֽם
Feryat ettiler ve Yahve işitti ve bütün sıkıntılarından onları kurtardı.
Örnek Ayetler (2)
Yasa'nın Tekrarı 26:7
·
Tevrat
וַנִּצְעַ֕ק אֶל־יְהוָ֖ה אֱלֹהֵ֣י אֲבֹתֵ֑ינוּ וַיִּשְׁמַ֤ע יְהוָה֙ אֶת־קֹלֵ֔נוּ וַיַּ֧רְא אֶת־עָנְיֵ֛נוּ וְאֶת־עֲמָלֵ֖נוּ וְאֶת־לַחֲצֵֽנוּ
Atalarımızın Tanrısı Yahve'ye feryat ettik; Yahve sesimizi işitti, eziyetimizi, zahmetimizi ve baskımızı gördü.
Çölde Sayım 20:16
·
Tevrat
וַנִּצְעַ֤ק אֶל־יְהוָה֙ וַיִּשְׁמַ֣ע קֹלֵ֔נוּ וַיִּשְׁלַ֣ח מַלְאָ֔ךְ וַיֹּצִאֵ֖נוּ מִמִּצְרָ֑יִם וְהִנֵּה֙ אֲנַ֣חְנוּ בְקָדֵ֔שׁ עִ֖יר קְצֵ֥ה גְבוּלֶֽךָ
'Bunun üzerine Yahve'ye feryat ettik, O da sesimizi işitti ve bir elçi gönderdi ve bizi Mısır'dan çıkardı; ve işte biz sınırının ucunda bir şehir olan Kadeş'teyiz.'
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 4:10
·
Tevrat
וַיֹּ֖אמֶר מֶ֣ה עָשִׂ֑יתָ ק֚וֹל דְּמֵ֣י אָחִ֔יךָ צֹעֲקִ֥ים אֵלַ֖י מִן־הָֽאֲדָמָֽה
Ve dedi: 'Ne yaptın? Kardeşinin kanlarının sesi topraktan bana feryat ediyor.'
Mısır'dan Çıkış 5:8
·
Tevrat
וְאֶת־מַתְכֹּ֨נֶת הַלְּבֵנִ֜ים אֲשֶׁ֣ר הֵם֩ עֹשִׂ֨ים תְּמ֤וֹל שִׁלְשֹׁם֙ תָּשִׂ֣ימוּ עֲלֵיהֶ֔ם לֹ֥א תִגְרְע֖וּ מִמֶּ֑נּוּ כִּֽי־נִרְפִּ֣ים הֵ֔ם עַל־כֵּ֗ן הֵ֤ם צֹֽעֲקִים֙ לֵאמֹ֔ר נֵלְכָ֖ה נִזְבְּחָ֥ה לֵאלֹהֵֽינוּ
Ve dün ve önceki gün yaptıkları kerpiç miktarını onların üzerine koyacaksınız, ondan eksiltmeyeceksiniz; çünkü onlar gevşektirler, bu yüzden onlar bağırıyorlar ve diyorlar: Gidelim, Tanrımıza kurban keselim.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 22:20
·
Tevrat
עֲלִ֤י הַלְּבָנוֹן֙ וּֽצְעָ֔קִי וּבַבָּשָׁ֖ן תְּנִ֣י קוֹלֵ֑ךְ וְצַֽעֲקִי֙ מֵֽעֲבָרִ֔ים כִּ֥י נִשְׁבְּר֖וּ כָּל־מְאַהֲבָֽיִךְ
Lübnan'a çık ve feryat et, Başan'da sesini ver ve Avarim'den feryat et; çünkü tüm aşıkların kırıldı.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 14:15
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה מַה־תִּצְעַ֖ק אֵלָ֑י דַּבֵּ֥ר אֶל־בְּנֵי־יִשְׂרָאֵ֖ל וְיִסָּֽעוּ
Yahve Musa'ya dedi: 'Bana neden feryat ediyorsun? İsrail oğullarına konuş, yola çıksınlar.'
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 49:3
·
Tevrat
הֵילִ֨ילִי חֶשְׁבּ֜וֹן כִּ֣י שֻׁדְּדָה־עַ֗י צְעַקְנָה֮ בְּנ֣וֹת רַבָּה֒ חֲגֹ֣רְנָה שַׂקִּ֔ים סְפֹ֕דְנָה וְהִתְשׁוֹטַ֖טְנָה בַּגְּדֵר֑וֹת כִּ֤י מַלְכָּם֙ בַּגּוֹלָ֣ה יֵלֵ֔ךְ כֹּהֲנָ֥יו וְשָׂרָ֖יו יַחְדָּֽיו
Feryat et Heşbon, çünkü Ay yıkıldı! Bağırın Rabba'nın kızları, çullar kuşanın, yas tutun ve ağıllarda dolaşın! Çünkü kralları sürgüne gidecek, onun kâhinleri ve onun önderleri birlikte.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 77:2
·
Tevrat
קוֹלִ֣י אֶל־אֱלֹהִ֣ים וְאֶצְעָ֑קָה קוֹלִ֥י אֶל־אֱ֝לֹהִ֗ים וְהַאֲזִ֥ין אֵלָֽי
Sesim Tanrı'ya doğru ve feryat edeceğim; sesim Tanrı'ya doğru ve bana kulak verdi.
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 8:3
·
Tevrat
וַיְהִ֗י מִקְצֵה֙ שֶׁ֣בַע שָׁנִ֔ים וַתָּ֥שָׁב הָאִשָּׁ֖ה מֵאֶ֣רֶץ פְּלִשְׁתִּ֑ים וַתֵּצֵא֙ לִצְעֹ֣ק אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ אֶל־בֵּיתָ֖הּ וְאֶל־שָׂדָֽהּ
Yedi yılın sonunda kadın Filistliler diyarından döndü ve eviyle tarlası için krala feryat etmeye çıktı.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 88:2
·
Tevrat
יְ֭הוָה אֱלֹהֵ֣י יְשׁוּעָתִ֑י יוֹם־צָעַ֖קְתִּי בַלַּ֣יְלָה נֶגְדֶּֽךָ
Yahve, kurtuluşumun Tanrısı, gündüz feryat ettim, gece senin önünde.
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 8:5
·
Tevrat
וַ֠יְהִי ה֥וּא מְסַפֵּ֣ר לַמֶּלֶךְ֮ אֵ֣ת אֲשֶׁר־הֶחֱיָ֣ה אֶת־הַמֵּת֒ וְהִנֵּ֨ה הָאִשָּׁ֜ה אֲשֶׁר־הֶחֱיָ֤ה אֶת־בְּנָהּ֙ צֹעֶ֣קֶת אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ עַל־בֵּיתָ֖הּ וְעַל־שָׂדָ֑הּ וַיֹּ֤אמֶר גֵּֽחֲזִי֙ אֲדֹנִ֣י הַמֶּ֔לֶךְ זֹ֚את הָֽאִשָּׁ֔ה וְזֶה־בְּנָ֖הּ אֲשֶׁר־הֶחֱיָ֥ה אֱלִישָֽׁע
O, ölüyü dirilttiğini krala anlatırken, ve işte oğlunu dirilttiği kadın evi ve tarlası için krala feryat ediyordu. Gehazi dedi: 'Efendim kral, bu o kadındır ve bu da Elişa'nın dirilttiği oğludur.'
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 65:14
·
Tevrat
הִנֵּ֧ה עֲבָדַ֛י יָרֹ֖נּוּ מִטּ֣וּב לֵ֑ב וְאַתֶּ֤ם תִּצְעֲקוּ֙ מִכְּאֵ֣ב לֵ֔ב וּמִשֵּׁ֥בֶר ר֖וּחַ תְּיֵלִֽילוּ
İşte kullarım kalp iyiliğinden sevinçle haykıracaklar, ama siz kalp acısından feryat edeceksiniz ve ruh kırıklığından inleyeceksiniz.
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 2:12
·
Tevrat
וֶאֱלִישָׁ֣ע רֹאֶ֗ה וְה֤וּא מְצַעֵק֙ אָבִ֣י אָבִ֗י רֶ֤כֶב יִשְׂרָאֵל֙ וּפָ֣רָשָׁ֔יו וְלֹ֥א רָאָ֖הוּ ע֑וֹד וַֽיַּחֲזֵק֙ בִּבְגָדָ֔יו וַיִּקְרָעֵ֖ם לִשְׁנַ֥יִם קְרָעִֽים
Elişa görüyordu ve bağırıyordu: 'Babam, babam! İsrail'in arabası ve atlıları!' Ve onu artık görmedi. Giysilerini tuttu ve onları iki parçaya yırttı.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 10:12
·
Tevrat
וְצִידוֹנִ֤ים וַֽעֲמָלֵק֙ וּמָע֔וֹן לָחֲצ֖וּ אֶתְכֶ֑ם וַתִּצְעֲק֣וּ אֵלַ֔י וָאוֹשִׁ֥יעָה אֶתְכֶ֖ם מִיָּדָֽם
Saydalılar, Amalek ve Maon sizi sıkıştırdılar; bana feryat ettiniz ve sizi onların elinden kurtardım.