186
Kullanım
12
Lemma
52
Türev
83
Anlam
12 lemma, 52 türev form
Örnek Ayetler (5 / 23)
2. Samuel 22:32
·
Tevrat
כִּ֥י מִי־אֵ֖ל מִבַּלְעֲדֵ֣י יְהוָ֑ה וּמִ֥י צ֖וּר מִֽבַּלְעֲדֵ֥י אֱלֹהֵֽינוּ
Çünkü Yahve'den başka Tanrı kimdir? Ve Tanrı'mızdan başka kaya kimdir?
2. Samuel 22:47
·
Tevrat
חַי־יְהוָ֖ה וּבָר֣וּךְ צוּרִ֑י וְיָרֻ֕ם אֱלֹהֵ֖י צ֥וּר יִשְׁעִֽי
Yahve yaşıyor ve kayam bereketlidir; ve kurtuluşumun kayası Tanrı yücelsin.
2. Samuel 23:3
·
Tevrat
אָמַר֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לִ֥י דִבֶּ֖ר צ֣וּר יִשְׂרָאֵ֑ל מוֹשֵׁל֙ בָּאָדָ֔ם צַדִּ֕יק מוֹשֵׁ֖ל יִרְאַ֥ת אֱלֹהִֽים
İsrail'in Tanrısı dedi, İsrail'in kayası bana konuştu: İnsanı yöneten doğru kişidir, Tanrı korkusuyla yönetendir.
Yeremya 21:13
·
Tevrat
הִנְנִ֨י אֵלַ֜יִךְ יֹשֶׁ֧בֶת הָעֵ֛מֶק צ֥וּר הַמִּישֹׁ֖ר נְאֻם־יְהוָ֑ה הָאֹֽמְרִים֙ מִֽי־יֵחַ֣ת עָלֵ֔ינוּ וּמִ֥י יָב֖וֹא בִּמְעוֹנוֹתֵֽינוּ
İşte ben sana karşıyım, vadinin oturanı, ovanın kayası, Yahve'nin bildirisidir; 'Üzerimize kim inecek? Ve meskenlerimize kim girecek?' diyenler.
1. Samuel 2:2
·
Tevrat
אֵין־קָד֥וֹשׁ כַּיהוָ֖ה כִּ֣י אֵ֣ין בִּלְתֶּ֑ךָ וְאֵ֥ין צ֖וּר כֵּאלֹהֵֽינוּ
Yahve gibi kutsal yoktur, çünkü senden başkası yoktur; ve Tanrımız gibi kaya yoktur.
Örnek Ayetler (5 / 11)
2. Samuel 22:3
·
Tevrat
אֱלֹהֵ֥י צוּרִ֖י אֶחֱסֶה־בּ֑וֹ מָגִנִּ֞י וְקֶ֣רֶן יִשְׁעִ֗י מִשְׂגַּבִּי֙ וּמְנוּסִ֔י מֹשִׁעִ֕י מֵחָמָ֖ס תֹּשִׁעֵֽנִי
Kayamın Tanrısı, O'na sığınacağım; kalkanım ve kurtuluşumun boynuzu, yüksek kulem ve sığınağım, kurtarıcım; beni şiddetten kurtarırsın.'
2. Samuel 22:47
·
Tevrat
חַי־יְהוָ֖ה וּבָר֣וּךְ צוּרִ֑י וְיָרֻ֕ם אֱלֹהֵ֖י צ֥וּר יִשְׁעִֽי
Yahve yaşıyor ve kayam bereketlidir; ve kurtuluşumun kayası Tanrı yücelsin.
1. Samuel 24:3
·
Tevrat
וַיִּקַּ֣ח שָׁא֗וּל שְׁלֹ֧שֶׁת אֲלָפִ֛ים אִ֥ישׁ בָּח֖וּר מִכָּל־יִשְׂרָאֵ֑ל וַיֵּ֗לֶךְ לְבַקֵּ֤שׁ אֶת־דָּוִד֙ וַֽאֲנָשָׁ֔יו עַל־פְּנֵ֖י צוּרֵ֥י הַיְּעֵלִֽים
Saul bütün İsrail'den seçilmiş üç bin adam aldı ve Davut'u ve adamlarını Yaban Keçileri Kayalıklarının yüzünde aramaya gitti.
Mezmurlar 18:3
·
Tevrat
יְהוָ֤ה סַֽלְעִ֥י וּמְצוּדָתִ֗י וּמְפַ֫לְטִ֥י אֵלִ֣י צ֭וּרִי אֶֽחֱסֶה־בּ֑וֹ מָֽגִנִּ֥י וְקֶֽרֶן־יִ֝שְׁעִ֗י מִשְׂגַּבִּֽי
Yahve kayam, hisarım ve kurtarıcımdır; Tanrım, ona sığındığım kayamdır; kalkanım ve kurtuluşumun boynuzu, yüksek kulemdir.
Mezmurlar 18:47
·
Tevrat
חַי־יְ֭הוָה וּבָר֣וּךְ צוּרִ֑י וְ֝יָר֗וּם אֱלוֹהֵ֥י יִשְׁעִֽי
Yahve yaşıyor ve kayam bereketlidir; ve kurtuluşumun Tanrısı yücelsin.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hakimler 6:21
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֞ח מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֗ה אֶת־קְצֵ֤ה הַמִּשְׁעֶ֨נֶת֙ אֲשֶׁ֣ר בְּיָד֔וֹ וַיִּגַּ֥ע בַּבָּשָׂ֖ר וּבַמַּצּ֑וֹת וַתַּ֨עַל הָאֵ֜שׁ מִן־הַצּ֗וּר וַתֹּ֤אכַל אֶת־הַבָּשָׂר֙ וְאֶת־הַמַּצּ֔וֹת וּמַלְאַ֣ךְ יְהוָ֔ה הָלַ֖ךְ מֵעֵינָֽיו
Sonra Yahve'nin elçisi elindeki değneğin ucunu uzattı, ete ve mayasız ekmeklere dokundu; kayadan ateş çıktı, eti ve mayasız ekmekleri yedi. Yahve'nin elçisi onun gözlerinden gitti.
Hakimler 13:19
·
Tevrat
וַיִּקַּ֨ח מָנ֜וֹחַ אֶת־גְּדִ֤י הָעִזִּים֙ וְאֶת־הַמִּנְחָ֔ה וַיַּ֥עַל עַל־הַצּ֖וּר לַֽיהוָ֑ה וּמַפְלִ֣א לַעֲשׂ֔וֹת וּמָנ֥וֹחַ וְאִשְׁתּ֖וֹ רֹאִֽים
Böylece Manoah keçi oğlağını ve sunuyu aldı ve kaya üzerinde Yahve'ye sundu; ve o harika yapıyordu ve Manoah ve karısı görüyorlardı.
2. Samuel 21:10
·
Tevrat
וַתִּקַּ֣ח רִצְפָּה֩ בַת־אַיָּ֨ה אֶת־הַשַּׂ֜ק וַתַּטֵּ֨הוּ לָ֤הּ אֶל־הַצּוּר֙ מִתְּחִלַּ֣ת קָצִ֔יר עַ֛ד נִתַּךְ־מַ֥יִם עֲלֵיהֶ֖ם מִן־הַשָּׁמָ֑יִם וְלֹֽא־נָתְנָה֩ ע֨וֹף הַשָּׁמַ֜יִם לָנ֤וּחַ עֲלֵיהֶם֙ יוֹמָ֔ם וְאֶת־חַיַּ֥ת הַשָּׂדֶ֖ה לָֽיְלָה
Aya kızı Ritspa çulu aldı ve hasadın başlangıcından göklerden onların üzerine su dökülene kadar onu kayanın üzerinde kendine serdi; gündüz göklerin kuşlarının, gece de tarlanın hayvanlarının onların üzerinde dinlenmesine izin vermedi.
Mezmurlar 114:8
·
Tevrat
הַהֹפְכִ֣י הַצּ֣וּר אֲגַם־מָ֑יִם חַ֝לָּמִ֗ישׁ לְמַעְיְנוֹ־מָֽיִם
Kayayı su gölüne, çakmaktaşını su pınarına çevirendir.
Yasa'nın Tekrarı 32:4
·
Tevrat
הַצּוּר֙ תָּמִ֣ים פָּעֳל֔וֹ כִּ֥י כָל־דְּרָכָ֖יו מִשְׁפָּ֑ט אֵ֤ל אֱמוּנָה֙ וְאֵ֣ין עָ֔וֶל צַדִּ֥יק וְיָשָׁ֖ר הֽוּא
Kaya, onun işi kusursuzdur; çünkü bütün yolları adalettir. Sadakat Tanrısıdır ve haksızlık yoktur; o doğru ve dürüsttür.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hakimler 7:25
·
Tevrat
וַֽיִּלְכְּד֡וּ שְׁנֵֽי־שָׂרֵ֨י מִדְיָ֜ן אֶת־עֹרֵ֣ב וְאֶת־זְאֵ֗ב וַיַּהַרְג֨וּ אֶת־עוֹרֵ֤ב בְּצוּר־עוֹרֵב֙ וְאֶת־זְאֵב֙ הָרְג֣וּ בְיֶֽקֶב־זְאֵ֔ב וַֽיִּרְדְּפ֖וּ אֶל־מִדְיָ֑ן וְרֹאשׁ־עֹרֵ֣ב וּזְאֵ֔ב הֵבִ֨יאוּ֙ אֶל־גִּדְע֔וֹן מֵעֵ֖בֶר לַיַּרְדֵּֽן
Midyan'ın iki komutanını, Orev'i ve Zeev'i ele geçirdiler; Orev'i Orev kayasında öldürdüler ve Zeev'i Zeev şarap cenderesinde öldürdüler, Midyan'ı kovaladılar; Orev'in ve Zeev'in başını Yarden'in ötesinden Gideon'a getirdiler.
Yeşaya 2:10
·
Tevrat
בּ֣וֹא בַצּ֔וּר וְהִטָּמֵ֖ן בֶּֽעָפָ֑ר מִפְּנֵי֙ פַּ֣חַד יְהוָ֔ה וּמֵהֲדַ֖ר גְּאֹנֽוֹ
Yahve'nin dehşeti yüzünden ve yüceliğinin görkeminden kayaya gir ve toprağa saklan.
Yeşaya 10:26
·
Tevrat
וְעוֹרֵ֨ר עָלָ֜יו יְהוָ֤ה צְבָאוֹת֙ שׁ֔וֹט כְּמַכַּ֥ת מִדְיָ֖ן בְּצ֣וּר עוֹרֵ֑ב וּמַטֵּ֨הוּ֙ עַל־הַיָּ֔ם וּנְשָׂא֖וֹ בְּדֶ֥רֶךְ מִצְרָֽיִם
Orduların Yahve'si, Orev kayasında Midyan'ı vurduğu gibi onun üzerine bir kırbaç kaldıracak; asası denizin üzerinde olacak ve onu Mısır yolunda olduğu gibi kaldıracak.
Mezmurlar 27:5
·
Tevrat
כִּ֤י יִצְפְּנֵ֨נִי בְּסֻכֹּה֮ בְּי֪וֹם רָ֫עָ֥ה יַ֭סְתִּרֵנִי בְּסֵ֣תֶר אָהֳל֑וֹ בְּ֝צ֗וּר יְרוֹמְמֵֽנִי
Çünkü kötülük gününde beni çardağında gizleyecek, çadırının gizliliğinde beni saklayacak; kayada beni yükseltecek.
Mezmurlar 61:3
·
Tevrat
מִקְצֵ֤ה הָאָ֨רֶץ אֵלֶ֣יךָ אֶ֭קְרָא בַּעֲטֹ֣ף לִבִּ֑י בְּצוּר־יָר֖וּם מִמֶּ֣נִּי תַנְחֵֽנִי
Kalbim bayıldığında yerin ucundan sana sesleneceğim; benden yüksek olan kayaya beni yönlendir.
Örnek Ayetler (5)
Yeşaya 17:10
·
Tevrat
כִּ֤י שָׁכַ֨חַתְּ֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׁעֵ֔ךְ וְצ֥וּר מָעֻזֵּ֖ךְ לֹ֣א זָכָ֑רְתְּ עַל־כֵּ֗ן תִּטְּעִי֙ נִטְעֵ֣י נַעֲמָנִ֔ים וּזְמֹ֥רַת זָ֖ר תִּזְרָעֶֽנּוּ
Çünkü kurtuluşunun Tanrısı'nı unuttun ve sığınağının kayasını hatırlamadın; bu yüzden güzel fidanlar dikeceksin ve ona yabancı dal ekeceksin.
Habakkuk 1:12
·
Tevrat
הֲל֧וֹא אַתָּ֣ה מִקֶּ֗דֶם יְהוָ֧ה אֱלֹהַ֛י קְדֹשִׁ֖י לֹ֣א נָמ֑וּת יְהוָה֙ לְמִשְׁפָּ֣ט שַׂמְתּ֔וֹ וְצ֖וּר לְהוֹכִ֥יחַ יְסַדְתּֽוֹ
Sen başlangıçtan beri değil misin, ey Yahve, Tanrım, Kutsalım? Biz ölmeyeceğiz. Ey Yahve, onu hüküm için atadın; ey Kaya, onu terbiye etmek için kurdun.
Mezmurlar 89:27
·
Tevrat
ה֣וּא יִ֭קְרָאֵנִי אָ֣בִי אָ֑תָּה אֵ֝לִ֗י וְצ֣וּר יְשׁוּעָתִֽי
O beni çağıracak: 'Babam sensin, Tanrım ve kurtuluşumun kayası.'
Eyüp 14:18
·
Tevrat
וְ֭אוּלָם הַר־נוֹפֵ֣ל יִבּ֑וֹל וְ֝צ֗וּר יֶעְתַּ֥ק מִמְּקֹמֽוֹ
Ancak düşen dağ ufalanır ve kaya yerinden taşınır.
Eyüp 29:6
·
Tevrat
בִּרְחֹ֣ץ הֲלִיכַ֣י בְּחֵמָ֑ה וְצ֥וּר יָצ֥וּק עִ֝מָּדִ֗י פַּלְגֵי־שָֽׁמֶן
Adımlarım tereyağıyla yıkandığında ve kaya yanımda yağ dereleri döktüğünde,
Örnek Ayetler (5)
Yeşaya 2:19
·
Tevrat
וּבָ֨אוּ֙ בִּמְעָר֣וֹת צֻרִ֔ים וּבִמְחִלּ֖וֹת עָפָ֑ר מִפְּנֵ֞י פַּ֤חַד יְהוָה֙ וּמֵהֲדַ֣ר גְּאוֹנ֔וֹ בְּקוּמ֖וֹ לַעֲרֹ֥ץ הָאָֽרֶץ
Ve yeri sarsmak için kalktığında, Yahve'nin dehşeti yüzünden ve yüceliğinin görkeminden kayaların mağaralarına ve toprağın deliklerine girecekler.
Yeşu 5:2
·
Tevrat
בָּעֵ֣ת הַהִ֗יא אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֶל־יְהוֹשֻׁ֔עַ עֲשֵׂ֥ה לְךָ֖ חַֽרְב֣וֹת צֻרִ֑ים וְשׁ֛וּב מֹ֥ל אֶת־בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל שֵׁנִֽית
O zamanda Yahve Yeşu'ya dedi: 'Kendine çakmaktaşından kılıçlar yap ve İsrail oğullarını ikinci kez tekrar sünnet et.'
Yeşu 5:3
·
Tevrat
וַיַּעַשׂ־ל֥וֹ יְהוֹשֻׁ֖עַ חַֽרְב֣וֹת צֻרִ֑ים וַיָּ֨מָל֙ אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֶל־גִּבְעַ֖ת הָעֲרָלֽוֹת
Bunun üzerine Yeşu kendine çakmaktaşından kılıçlar yaptı ve İsrail oğullarını Sünnetsizlikler Tepesi'nde sünnet etti.
Mezmurlar 78:15
·
Tevrat
יְבַקַּ֣ע צֻ֭רִים בַּמִּדְבָּ֑ר וַ֝יַּ֗שְׁקְ כִּתְהֹמ֥וֹת רַבָּֽה
Çölde kayaları yardı; ve büyük enginler gibi içirdi.
Çölde Sayım 23:9
·
Tevrat
כִּֽי־מֵרֹ֤אשׁ צֻרִים֙ אֶרְאֶ֔נּוּ וּמִגְּבָע֖וֹת אֲשׁוּרֶ֑נּוּ הֶן־עָם֙ לְבָדָ֣ד יִשְׁכֹּ֔ן וּבַגּוֹיִ֖ם לֹ֥א יִתְחַשָּֽׁב
Çünkü onu kayaların tepesinden görüyorum ve tepelerden ona bakıyorum; işte yalnız yaşayan bir halk, ve uluslar arasında sayılmaz.
Örnek Ayetler (4)
Mezmurlar 31:3
·
Tevrat
הַטֵּ֤ה אֵלַ֨י אָזְנְךָ֮ מְהֵרָ֪ה הַצִּ֫ילֵ֥נִי הֱיֵ֤ה לִ֨י לְֽצוּר־מָ֭עוֹז לְבֵ֥ית מְצוּד֗וֹת לְהוֹשִׁיעֵֽנִי
Kulağını bana eğ, hızla beni kurtar; beni kurtarmak için bana sığınak kayası, kaleler evi ol.
Mezmurlar 71:3
·
Tevrat
הֱיֵ֤ה לִ֨י לְצ֥וּר מָע֡וֹן לָב֗וֹא תָּמִ֗יד צִוִּ֥יתָ לְהוֹשִׁיעֵ֑נִי כִּֽי־סַלְעִ֖י וּמְצוּדָתִ֣י אָֽתָּה
Bana sürekli girmek için barınak kaya ol; beni kurtarmayı buyurdun, çünkü kayam ve hisarım sensin.
Mezmurlar 94:22
·
Tevrat
וַיְהִ֬י יְהוָ֣ה לִ֣י לְמִשְׂגָּ֑ב וֵ֝אלֹהַ֗י לְצ֣וּר מַחְסִֽי
Ve Yahve bana sığınak oldu; ve Tanrım sığınağımın kayası.
Mezmurlar 95:1
·
Tevrat
לְ֭כוּ נְרַנְּנָ֣ה לַיהוָ֑ה נָ֝רִ֗יעָה לְצ֣וּר יִשְׁעֵֽנוּ
Gelin Yahve'ye sevinçle söyleyelim; kurtuluşumuzun kayasına haykıralım.
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 78:35
·
Tevrat
וַֽ֭יִּזְכְּרוּ כִּֽי־אֱלֹהִ֣ים צוּרָ֑ם וְאֵ֥ל עֶ֝לְיוֹן גֹּאֲלָֽם
Ve Tanrı'nın onların kayası, Yüce Tanrı'nın onların kurtaranı olduğunu hatırladılar.
Yasa'nın Tekrarı 32:30
·
Tevrat
אֵיכָ֞ה יִרְדֹּ֤ף אֶחָד֙ אֶ֔לֶף וּשְׁנַ֖יִם יָנִ֣יסוּ רְבָבָ֑ה אִם־לֹא֙ כִּי־צוּרָ֣ם מְכָרָ֔ם וַֽיהוָ֖ה הִסְגִּירָֽם
Nasıl biri bini kovalar ve ikisi on bini kaçırtır, eğer kayaları onları satmadıysa ve Yahve onları teslim etmediyse?
Yasa'nın Tekrarı 32:31
·
Tevrat
כִּ֛י לֹ֥א כְצוּרֵ֖נוּ צוּרָ֑ם וְאֹיְבֵ֖ינוּ פְּלִילִֽים
Çünkü onların kayası kayamız gibi değildir ve düşmanlarımız yargıçlardır.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 18:14
·
Tevrat
הֲיַעֲזֹ֥ב מִצּ֛וּר שָׂדַ֖י שֶׁ֣לֶג לְבָנ֑וֹן אִם־יִנָּתְשׁ֗וּ מַ֛יִם זָרִ֥ים קָרִ֖ים נוֹזְלִֽים
Lübnan karı kırın kayasından ayrılır mı? Veya akan soğuk yabancı sular sökülür mü?
Yeşaya 48:21
·
Tevrat
וְלֹ֣א צָמְא֗וּ בָּחֳרָבוֹת֙ הֽוֹלִיכָ֔ם מַ֥יִם מִצּ֖וּר הִזִּ֣יל לָ֑מוֹ וַיִּ֨בְקַע־צ֔וּר וַיָּזֻ֖בוּ מָֽיִם
Ve onları kurak yerlerde yürüttüğünde susamadılar; onlar için kayadan suları akıttı, ve kayayı yardı ve sular aktı.
Yasa'nın Tekrarı 8:15
·
Tevrat
הַמּוֹלִ֨יכֲךָ֜ בַּמִּדְבָּ֣ר הַגָּדֹ֣ל וְהַנּוֹרָ֗א נָחָ֤שׁ שָׂרָף֙ וְעַקְרָ֔ב וְצִמָּא֖וֹן אֲשֶׁ֣ר אֵֽין־מָ֑יִם הַמּוֹצִ֤יא לְךָ֙ מַ֔יִם מִצּ֖וּר הַֽחַלָּמִֽישׁ
O ki seni o büyük ve korkunç çölde, yakıcı yılanın ve akrebin ve suyun olmadığı susuz yerin olduğu yerde yürüttü; O ki sana çakmaktaşı kayadan su çıkardı;
Örnek Ayetler (1)
1. Tarihler 11:15
·
Tevrat
וַיֵּרְד֡וּ שְֽׁלוֹשָׁה֩ מִן־הַשְּׁלוֹשִׁ֨ים רֹ֤אשׁ עַל־הַצֻּר֙ אֶל־דָּוִ֔יד אֶל־מְעָרַ֖ת עֲדֻלָּ֑ם וּמַחֲנֵ֣ה פְלִשְׁתִּ֔ים חֹנָ֖ה בְּעֵ֥מֶק רְפָאִֽים
Ve otuz baştan üçü kayaya, Adullam mağarasına, Davut'a indiler; ve Filistlilerin ordugahı Refaim vadisinde konaklamıştı.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 28:10
·
Tevrat
בַּ֭צּוּרוֹת יְאֹרִ֣ים בִּקֵּ֑עַ וְכָל־יְ֝קָ֗ר רָאֲתָ֥ה עֵינֽוֹ
Kayalarda kanallar yardı ve onun gözü her değerli şeyi gördü.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 32:31
·
Tevrat
כִּ֛י לֹ֥א כְצוּרֵ֖נוּ צוּרָ֑ם וְאֹיְבֵ֖ינוּ פְּלִילִֽים
Çünkü onların kayası kayamız gibi değildir ve düşmanlarımız yargıçlardır.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 22:24
·
Tevrat
וְשִׁית־עַל־עָפָ֥ר בָּ֑צֶר וּבְצ֖וּר נְחָלִ֣ים אוֹפִֽיר
Ve altın cevherini toprağın üzerine, Ofir altınını vadilerin kayasına koy.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 81:17
·
Tevrat
וַֽ֭יַּאֲכִילֵהוּ מֵחֵ֣לֶב חִטָּ֑ה וּ֝מִצּ֗וּר דְּבַ֣שׁ אַשְׂבִּיעֶֽךָ
Ve onu buğdayın yağından yedirirdi ve kayadan balla seni doyururdum.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 49:15
·
Tevrat
כַּצֹּ֤אן לִֽשְׁא֣וֹל שַׁתּוּ֮ מָ֤וֶת יִ֫רְעֵ֥ם וַיִּרְדּ֘וּ בָ֤ם יְשָׁרִ֨ים לַבֹּ֗קֶר וְ֭צוּרָם לְבַלּ֥וֹת שְׁא֗וֹל מִזְּבֻ֥ל לֽוֹ
Koyunlar gibi Şeol'e atandılar; ölüm onları güdecek ve sabahleyin doğrular onlara egemen olacak; ve onların biçimini Şeol tüketecek, onun için konut kalmayacak.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 2:21
·
Tevrat
לָבוֹא֙ בְּנִקְר֣וֹת הַצֻּרִ֔ים וּבִסְעִפֵ֖י הַסְּלָעִ֑ים מִפְּנֵ֞י פַּ֤חַד יְהוָה֙ וּמֵהֲדַ֣ר גְּאוֹנ֔וֹ בְּקוּמ֖וֹ לַעֲרֹ֥ץ הָאָֽרֶץ
Yeri sarsmak için kalktığında, Yahve'nin dehşeti yüzünden ve yüceliğinin görkeminden kayaların yarıklarına ve kayalıkların kovuklarına girmek için.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 8:14
·
Tevrat
וְהָיָ֖ה לְמִקְדָּ֑שׁ וּלְאֶ֣בֶן נֶ֠גֶף וּלְצ֨וּר מִכְשׁ֜וֹל לִשְׁנֵ֨י בָתֵּ֤י יִשְׂרָאֵל֙ לְפַ֣ח וּלְמוֹקֵ֔שׁ לְיוֹשֵׁ֖ב יְרוּשָׁלִָֽם
Ve İsrail'in iki evine bir tapınak, bir çarpma taşı ve bir tökezleme kayası olacak; Yeruşalim'de oturanına bir tuzak ve bir kapan olacak.
Örnek Ayetler (1)
Nahum 1:6
·
Tevrat
לִפְנֵ֤י זַעְמוֹ֙ מִ֣י יַֽעֲמ֔וֹד וּמִ֥י יָק֖וּם בַּחֲר֣וֹן אַפּ֑וֹ חֲמָתוֹ֙ נִתְּכָ֣ה כָאֵ֔שׁ וְהַצֻּרִ֖ים נִתְּצ֥וּ מִמֶּֽנּוּ
O'nun gazabı önünde kim durabilir ve O'nun öfkesinin alevinde kim kalkabilir? O'nun kızgınlığı ateş gibi dökülür ve kayalar O'nun tarafından parçalanır.
Örnek Ayetler (5 / 8)
2. Krallar 6:24
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ אַחֲרֵי־כֵ֔ן וַיִּקְבֹּ֛ץ בֶּן־הֲדַ֥ד מֶֽלֶךְ־אֲרָ֖ם אֶת־כָּל־מַחֲנֵ֑הוּ וַיַּ֕עַל וַיָּ֖צַר עַל־שֹׁמְרֽוֹן
Bundan sonra Aram kralı Ben-Hadad bütün ordugahını topladı; çıktı ve Samiriye'yi kuşattı.
2. Krallar 17:5
·
Tevrat
וַיַּ֥עַל מֶֽלֶךְ־אַשּׁ֖וּר בְּכָל־הָאָ֑רֶץ וַיַּ֨עַל֙ שֹׁמְר֔וֹן וַיָּ֥צַר עָלֶ֖יהָ שָׁלֹ֥שׁ שָׁנִֽים
Asur kralı bütün yere çıktı; Samiriye'ye çıktı ve onun üzerinde üç yıl kuşatma kurdu.
2. Krallar 18:9
·
Tevrat
וַֽיְהִ֞י בַּשָּׁנָ֤ה הָֽרְבִיעִית֙ לַמֶּ֣לֶךְ חִזְקִיָּ֔הוּ הִ֚יא הַשָּׁנָ֣ה הַשְּׁבִיעִ֔ית לְהוֹשֵׁ֥עַ בֶּן־אֵלָ֖ה מֶ֣לֶךְ יִשְׂרָאֵ֑ל עָלָ֞ה שַׁלְמַנְאֶ֧סֶר מֶֽלֶךְ־אַשּׁ֛וּר עַל־שֹׁמְר֖וֹן וַיָּ֥צַר עָלֶֽיהָ
Kral Hizkiya'nın dördüncü yılında, o İsrail kralı Ela oğlu Hoşea'nın yedinci yılıdır, Asur kralı Şalmaneser Samiriye'nin üzerine çıktı ve onu kuşattı.
1. Krallar 7:15
·
Tevrat
וַיָּ֛צַר אֶת־שְׁנֵ֥י הָעַמּוּדִ֖ים נְחֹ֑שֶׁת שְׁמֹנֶ֨ה עֶשְׂרֵ֜ה אַמָּ֗ה קוֹמַת֙ הָעַמּ֣וּד הָאֶחָ֔ד וְחוּט֙ שְׁתֵּים־עֶשְׂרֵ֣ה אַמָּ֔ה יָסֹ֖ב אֶת־הָעַמּ֥וּד הַשֵּׁנִֽי
Ve tunçtan iki sütun döktü; birinci sütunun boyu on sekiz kubit (~8.1 m) idi ve on iki kubitlik (~5.4 m) bir ip ikinci sütunu çevreliyordu.
1. Krallar 20:1
·
Tevrat
וּבֶן־הֲדַ֣ד מֶֽלֶךְ־אֲרָ֗ם קָבַץ֙ אֶת־כָּל־חֵיל֔וֹ וּשְׁלֹשִׁ֨ים וּשְׁנַ֥יִם מֶ֛לֶךְ אִתּ֖וֹ וְס֣וּס וָרָ֑כֶב וַיַּ֗עַל וַיָּ֨צַר֙ עַל־שֹׁ֣מְר֔וֹן וַיִּלָּ֖חֶם בָּֽהּ
Ve Aram kralı Ben-Hadad bütün ordusunu topladı; onunla otuz iki kral, at ve araba vardı. Çıktı, Samiriye'yi kuşattı ve ona karşı savaştı.
Örnek Ayetler (5 / 6)
2. Samuel 11:1
·
Tevrat
וַיְהִי֩ לִתְשׁוּבַ֨ת הַשָּׁנָ֜ה לְעֵ֣ת צֵ֣את הַמַּלְאֿכִ֗ים וַיִּשְׁלַ֣ח דָּוִ֡ד אֶת־יוֹאָב֩ וְאֶת־עֲבָדָ֨יו עִמּ֜וֹ וְאֶת־כָּל־יִשְׂרָאֵ֗ל וַיַּשְׁחִ֨תוּ֙ אֶת־בְּנֵ֣י עַמּ֔וֹן וַיָּצֻ֖רוּ עַל־רַבָּ֑ה וְדָוִ֖ד יוֹשֵׁ֥ב בִּירוּשָׁלִָֽם
Yılın dönüşünde, elçilerin çıkış zamanında, Davut Yoav'ı, onunla birlikte kullarını ve bütün İsrail'i gönderdi; Ammon oğullarını yok ettiler ve Rabba'yı kuşattılar. Davut ise Yeruşalim'de oturuyordu.
2. Samuel 20:15
·
Tevrat
וַיָּבֹ֜אוּ וַיָּצֻ֣רוּ עָלָ֗יו בְּאָבֵ֨לָה֙ בֵּ֣ית הַֽמַּעֲכָ֔ה וַיִּשְׁפְּכ֤וּ סֹֽלְלָה֙ אֶל־הָעִ֔יר וַֽתַּעֲמֹ֖ד בַּחֵ֑ל וְכָל־הָעָם֙ אֲשֶׁ֣ר אֶת־יוֹאָ֔ב מַשְׁחִיתִ֖ם לְהַפִּ֥יל הַחוֹמָֽה
Geldiler ve Beyt-Maaka'daki Avel'de onu kuşattılar, şehre karşı bir kuşatma rampası döktüler ve o dış surda durdu; Yoav ile birlikte olan bütün halk duvarı düşürmek için yıkıyordu.
Yeremya 39:1
·
Tevrat
בַּשָּׁנָ֣ה הַ֠תְּשִׁעִית לְצִדְקִיָּ֨הוּ מֶלֶךְ־יְהוּדָ֜ה בַּחֹ֣דֶשׁ הָעֲשִׂרִ֗י בָּ֠א נְבוּכַדְרֶאצַּ֨ר מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֤ל וְכָל־חֵילוֹ֙ אֶל־יְר֣וּשָׁלִַ֔ם וַיָּצֻ֖רוּ עָלֶֽיהָ
Yahuda kralı Tsedekiya'nın dokuzuncu yılında, onuncu ayda, Babil kralı Nebukadnessar ve bütün ordusu Yeruşalim'e geldi ve onu kuşattılar.
2. Krallar 12:11
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ כִּרְאוֹתָ֔ם כִּֽי־רַ֥ב הַכֶּ֖סֶף בָּֽאָר֑וֹן וַיַּ֨עַל סֹפֵ֤ר הַמֶּ֨לֶךְ֙ וְהַכֹּהֵ֣ן הַגָּד֔וֹל וַיָּצֻ֨רוּ֙ וַיִּמְנ֔וּ אֶת־הַכֶּ֖סֶף הַנִּמְצָ֥א בֵית־יְהוָֽה
Sandıkta gümüşün çok olduğunu gördüklerinde, kralın yazmanı ve başkâhin çıktı; ve Yahve'nin evinde bulunan gümüşü bağlayıp saydılar.
2. Krallar 16:5
·
Tevrat
אָ֣ז יַעֲלֶ֣ה רְצִ֣ין מֶֽלֶךְ־אֲ֠רָם וּפֶ֨קַח בֶּן־רְמַלְיָ֧הוּ מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵ֛ל יְרוּשָׁלִַ֖ם לַמִּלְחָמָ֑ה וַיָּצֻ֨רוּ֙ עַל־אָחָ֔ז וְלֹ֥א יָכְל֖וּ לְהִלָּחֵֽם
O zaman Aram kralı Retsin ve İsrail kralı Remalya'nın oğlu Pekah savaşa Yeruşalim'e çıktı; Ahaz'ı kuşattılar ve savaşmaya güç yetiremediler.