411
Kullanım
15
Lemma
89
Türev
95
Anlam
15 lemma, 89 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
בִּפְתָחֶיהָ | bi-ftaheyha | açıklıklarında, açıklık, kapı, giriş | Zamir | 1 | ||
וְהַפֶּתַח | ve-ha-ppetah | ve açıklık, açıklık, giriş, kapı | İsim | 1 | ||
יִפְתָּח Lemma | yiftah | açacak, açmak, serbest bırakmak, çözmek | İsim | 25 | ||
וְיִפְתָּח | ve-yiftah | ve açacak, açmak, çözmek, serbest bırakmak | İsim | 2 | ||
לְיִפְתָּח | le-yiftah | Yiftah'a, Yiftah, açacak olan, açan | İsim | 2 | ||
יִפְתָּֽח | yiftah | açacak, açmak, çözmek, serbest bırakmak | İsim | 1 | ||
וַיִּפְתַּח Lemma | va-yyiftah | ve açtı, açmak, çözmek, serbest bırakmak | Fiil | 18 | ||
יִפְתַּח | yiftah | açacak, açmak, Yiftah | Fiil | 13 | ||
תְּפַתַּח | tefattah | açacaksın, açmak, çözmek, oymak | Fiil | 9 | ||
אֶפְתָּֽח | eftah | açacağım, açmak, çözmek, başlatmak | Fiil | 8 | ||
פִּתְחוּ | pithu | açın, açmak, çözmek | Fiil | 7 | ||
פָתוּחַ | patuah | açılmış, açmak, çözmek, serbest bırakmak | Fiil | 6 | ||
פְתֻחוֹת | petuhot | açık, açık, açılmış | Fiil | 6 | ||
Örnek Ayetler (5 / 6) 1. Krallar 8:29 · Tevrat לִהְיוֹת֩ עֵינֶ֨ךָ פְתֻח֜וֹת אֶל־הַבַּ֤יִת הַזֶּה֙ לַ֣יְלָה וָי֔וֹם אֶל־הַ֨מָּק֔וֹם אֲשֶׁ֣ר אָמַ֔רְתָּ יִהְיֶ֥ה שְׁמִ֖י שָׁ֑ם לִשְׁמֹ֨עַ֙ אֶל־הַתְּפִלָּ֔ה אֲשֶׁ֣ר יִתְפַּלֵּ֣ל עַבְדְּךָ֔ אֶל־הַמָּק֖וֹם הַזֶּֽה Gözlerinin gece ve gündüz bu eve, 'Adım orada olacak' dediğin yere açık olması için; kulunun bu yere edeceği duayı işitmek için. 1. Krallar 8:52 · Tevrat לִהְי֨וֹת עֵינֶ֤יךָ פְתֻחוֹת֙ אֶל־תְּחִנַּ֣ת עַבְדְּךָ֔ וְאֶל־תְּחִנַּ֖ת עַמְּךָ֣ יִשְׂרָאֵ֑ל לִשְׁמֹ֣עַ אֲלֵיהֶ֔ם בְּכֹ֖ל קָרְאָ֥ם אֵלֶֽיךָ Gözlerinin kulunun yakarışına ve halkın İsrail'in yakarışına açık olması için; sana her çağırdıklarında onları işitmek için. 2. Tarihler 6:20 · Tevrat לִהְיוֹת֩ עֵינֶ֨יךָ פְתֻח֜וֹת אֶל־הַבַּ֤יִת הַזֶּה֙ יוֹמָ֣ם וָלַ֔יְלָה אֶל־הַ֨מָּק֔וֹם אֲשֶׁ֣ר אָמַ֔רְתָּ לָשׂ֥וּם שִׁמְךָ֖ שָׁ֑ם לִשְׁמ֨וֹעַ֙ אֶל־הַתְּפִלָּ֔ה אֲשֶׁ֣ר יִתְפַּלֵּ֣ל עַבְדְּךָ֔ אֶל־הַמָּק֖וֹם הַזֶּֽה Gözlerinin gündüz ve gece bu eve, adını oraya koyacağını söylediğin yere açık olması için; kulunun bu yere edeceği duayı işitmek için. 2. Tarihler 6:40 · Tevrat עַתָּ֣ה אֱלֹהַ֗י יִֽהְיוּ־נָ֤א עֵינֶ֨יךָ֙ פְּתֻח֔וֹת וְאָזְנֶ֖יךָ קַשֻּׁב֑וֹת לִתְפִלַּ֖ת הַמָּק֥וֹם הַזֶּֽה Şimdi, ey Tanrım, lütfen gözlerin açık ve kulakların bu yerin duasına dikkatli olsun. 2. Tarihler 7:15 · Tevrat עַתָּ֗ה עֵינַי֙ יִהְי֣וּ פְתֻח֔וֹת וְאָזְנַ֖י קַשֻּׁב֑וֹת לִתְפִלַּ֖ת הַמָּק֥וֹם הַזֶּֽה Şimdi gözlerim açık ve kulaklarım bu yerin duasına dikkatli olacak. | ||||||
נִפְתָּֽחוּ | niftahu | açıldılar, açmak, çözmek, serbest bırakmak | Fiil | 5 | ||
פָּתַח | patah | açtı, açmak, çözmek, oymak | Fiil | 4 | ||
פְּתַח | petah | aç, açmak, çözmek, serbest bırakmak | Fiil | 4 | ||
וַתִּפְתַּח | va-ttiftah | ve açtı, açmak, çözmek, başlamak | Fiil | 4 | ||
לִפְתֹּחַ | liftoah | açmak, açmak, çözmek, serbest bırakmak | Fiil | 3 | ||
וּפֶתַח | u-fetah | ve açıklık, açıklık, kapı, giriş | Fiil | 3 | ||
פְּתוּחָה | petuha | açılmış, açmak, çözmek, serbest bırakmak | Fiil | 3 | ||
Örnek Ayetler (1)
Mika 5:5
·
Tevrat
וְרָע֞וּ אֶת־אֶ֤רֶץ אַשּׁוּר֙ בַּחֶ֔רֶב וְאֶת־אֶ֥רֶץ נִמְרֹ֖ד בִּפְתָחֶ֑יהָ וְהִצִּיל֙ מֵֽאַשּׁ֔וּר כִּֽי־יָב֣וֹא בְאַרְצֵ֔נוּ וְכִ֥י יִדְרֹ֖ךְ בִּגְבוּלֵֽנוּ
Ve Asur diyarını kılıçla ve Nimrod diyarını kapılarında güdecekler; ve Asur diyarımıza geldiğinde ve sınırımıza bastığında ondan kurtaracak.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 41:3
·
Tevrat
וּבָ֣א לִפְנִ֔ימָה וַיָּ֥מָד אֵֽיל־הַפֶּ֖תַח שְׁתַּ֣יִם אַמּ֑וֹת וְהַפֶּ֨תַח֙ שֵׁ֣שׁ אַמּ֔וֹת וְרֹ֥חַב הַפֶּ֖תַח שֶׁ֥בַע אַמּֽוֹת
Ardından içeriye girdi ve girişin yan direğini iki kubit (~90 cm), ve girişi altı kubit (~270 cm), ve girişin genişliğini yedi kubit (~315 cm) ölçtü.
Örnek Ayetler (4 / 25)
Hakimler 11:2
·
Tevrat
וַתֵּ֧לֶד אֵֽשֶׁת־גִּלְעָ֛ד ל֖וֹ בָּנִ֑ים וַיִּגְדְּל֨וּ בְֽנֵי־הָאִשָּׁ֜ה וַיְגָרְשׁ֣וּ אֶת־יִפְתָּ֗ח וַיֹּ֤אמְרוּ לוֹ֙ לֹֽא־תִנְחַ֣ל בְּבֵית־אָבִ֔ינוּ כִּ֛י בֶּן־אִשָּׁ֥ה אַחֶ֖רֶת אָֽתָּה
Gileat'ın karısı ona oğullar doğurdu; kadının oğulları büyüdüler ve Yiftah'ı kovdular ve ona dediler: 'Babamızın evinde miras almayacaksın, çünkü sen başka bir kadının oğlusun.'
Hakimler 11:3
·
Tevrat
וַיִּבְרַ֤ח יִפְתָּח֙ מִפְּנֵ֣י אֶחָ֔יו וַיֵּ֖שֶׁב בְּאֶ֣רֶץ ט֑וֹב וַיִּֽתְלַקְּט֤וּ אֶל־יִפְתָּח֙ אֲנָשִׁ֣ים רֵיקִ֔ים וַיֵּצְא֖וּ עִמּֽוֹ
Yiftah kardeşlerinin önünden kaçtı ve Tov diyarında oturdu; boş adamlar Yiftah'a toplandılar ve onunla çıktılar.
Hakimler 11:5
·
Tevrat
וַיְהִ֕י כַּאֲשֶׁר־נִלְחֲמ֥וּ בְנֵֽי־עַמּ֖וֹן עִם־יִשְׂרָאֵ֑ל וַיֵּֽלְכוּ֙ זִקְנֵ֣י גִלְעָ֔ד לָקַ֥חַת אֶת־יִפְתָּ֖ח מֵאֶ֥רֶץ טֽוֹב
Ammon oğulları İsrail ile savaştıklarında, Gileat'ın ihtiyarları Yiftah'ı Tov diyarından almak için gittiler.
Hakimler 11:7
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יִפְתָּח֙ לְזִקְנֵ֣י גִלְעָ֔ד הֲלֹ֤א אַתֶּם֙ שְׂנֵאתֶ֣ם אוֹתִ֔י וַתְּגָרְשׁ֖וּנִי מִבֵּ֣ית אָבִ֑י וּמַדּ֜וּעַ בָּאתֶ֤ם אֵלַי֙ עַ֔תָּה כַּאֲשֶׁ֖ר צַ֥ר לָכֶֽם
Yiftah Gilad ihtiyarlarına dedi: 'Siz benden nefret etmediniz mi ve beni babamın evinden kovmadınız mı? Ve şimdi sıkıntıda olduğunuzda neden bana geldiniz?'
Örnek Ayetler (2)
Hakimler 11:1
·
Tevrat
וְיִפְתָּ֣ח הַגִּלְעָדִ֗י הָיָה֙ גִּבּ֣וֹר חַ֔יִל וְה֖וּא בֶּן־אִשָּׁ֣ה זוֹנָ֑ה וַיּ֥וֹלֶד גִּלְעָ֖ד אֶת־יִפְתָּֽח
Gileatlı Yiftah güçlü bir yiğitti ve o fahişe bir kadının oğluydu; Gileat Yiftah'ın babasıydı.
Yeşu 15:43
·
Tevrat
וְיִפְתָּ֥ח וְאַשְׁנָ֖ה וּנְצִֽיב
Ve Yiftah ve Aşna ve Nesiv.
Örnek Ayetler (2)
Hakimler 11:6
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֣וּ לְיִפְתָּ֔ח לְכָ֕ה וְהָיִ֥יתָה לָּ֖נוּ לְקָצִ֑ין וְנִֽלָּחֲמָ֖ה בִּבְנֵ֥י עַמּֽוֹן
Yiftah'a dediler: 'Gel ve bize komutan ol ve Ammon oğullarıyla savaşalım.'
Hakimler 12:1
·
Tevrat
וַיִּצָּעֵק֙ אִ֣ישׁ אֶפְרַ֔יִם וַֽיַּעֲבֹ֖ר צָפ֑וֹנָה וַיֹּאמְר֨וּ לְיִפְתָּ֜ח מַדּ֣וּעַ עָבַ֣רְתָּ לְהִלָּחֵ֣ם בִּבְנֵי־עַמּ֗וֹן וְלָ֨נוּ֙ לֹ֤א קָרָ֨אתָ֙ לָלֶ֣כֶת עִמָּ֔ךְ בֵּיתְךָ֕ נִשְׂרֹ֥ף עָלֶ֖יךָ בָּאֵֽשׁ
Ve Efrayim adamları toplandı ve kuzeye geçti ve Yiftah'a dediler: 'Ammon oğullarıyla savaşmak için neden geçtin ve seninle gitmek için bizi çağırmadın? Evini senin üzerine ateşle yakacağız.'
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 11:1
·
Tevrat
וְיִפְתָּ֣ח הַגִּלְעָדִ֗י הָיָה֙ גִּבּ֣וֹר חַ֔יִל וְה֖וּא בֶּן־אִשָּׁ֣ה זוֹנָ֑ה וַיּ֥וֹלֶד גִּלְעָ֖ד אֶת־יִפְתָּֽח
Gileatlı Yiftah güçlü bir yiğitti ve o fahişe bir kadının oğluydu; Gileat Yiftah'ın babasıydı.
Örnek Ayetler (4 / 18)
Hakimler 19:27
·
Tevrat
וַיָּ֨קָם אֲדֹנֶ֜יהָ בַּבֹּ֗קֶר וַיִּפְתַּח֙ דַּלְת֣וֹת הַבַּ֔יִת וַיֵּצֵ֖א לָלֶ֣כֶת לְדַרְכּ֑וֹ וְהִנֵּ֧ה הָאִשָּׁ֣ה פִֽילַגְשׁ֗וֹ נֹפֶ֨לֶת֙ פֶּ֣תַח הַבַּ֔יִת וְיָדֶ֖יהָ עַל־הַסַּֽף
Efendisi sabah kalktı, evin kapılarını açtı ve yoluna gitmek için çıktı; ve işte, cariyesi olan kadın evin kapısına düşmüştü ve elleri eşiğin üzerindeydi.
Hezekiel 33:22
·
Tevrat
וְיַד־יְהוָה֩ הָיְתָ֨ה אֵלַ֜י בָּעֶ֗רֶב לִפְנֵי֙ בּ֣וֹא הַפָּלִ֔יט וַיִּפְתַּ֣ח אֶת־פִּ֔י עַד־בּ֥וֹא אֵלַ֖י בַּבֹּ֑קֶר וַיִּפָּ֣תַח פִּ֔י וְלֹ֥א נֶאֱלַ֖מְתִּי עֽוֹד
Kaçan kişinin gelmesinden önce, akşam Yahve'nin eli benim üzerimdeydi; ve sabah o bana gelene kadar ağzımı açtı, böylece ağzım açıldı ve artık dilsiz kalmadım.
1. Samuel 3:15
·
Tevrat
וַיִּשְׁכַּ֤ב שְׁמוּאֵל֙ עַד־הַבֹּ֔קֶר וַיִּפְתַּ֖ח אֶת־דַּלְת֣וֹת בֵּית־יְהוָ֑ה וּשְׁמוּאֵ֣ל יָרֵ֔א מֵהַגִּ֥יד אֶת־הַמַּרְאָ֖ה אֶל־עֵלִֽי
Samuel sabaha kadar yattı ve Yahve'nin evinin kapılarını açtı. Samuel görüyü Eli'ye bildirmekten korktu.
2. Krallar 9:10
·
Tevrat
וְאֶת־אִיזֶ֜בֶל יֹאכְל֧וּ הַכְּלָבִ֛ים בְּחֵ֥לֶק יִזְרְעֶ֖אל וְאֵ֣ין קֹבֵ֑ר וַיִּפְתַּ֥ח הַדֶּ֖לֶת וַיָּנֹֽס
İzebel'i Yizreel tarlasında köpekler yiyecek ve gömen olmayacak.' Sonra kapıyı açtı ve kaçtı.
Örnek Ayetler (4 / 13)
Hezekiel 24:27
·
Tevrat
בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא יִפָּ֤תַח פִּ֨יךָ֙ אֶת־הַפָּלִ֔יט וּתְדַבֵּ֕ר וְלֹ֥א תֵֽאָלֵ֖ם ע֑וֹד וְהָיִ֤יתָ לָהֶם֙ לְמוֹפֵ֔ת וְיָדְע֖וּ כִּֽי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
O gün kaçan kişiyle ağzın açılacak ve konuşacaksın ve bir daha dilsiz olmayacaksın; böylece onlara bir belirti olacaksın ve benim Yahve olduğumu bilecekler.
Hezekiel 44:2
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלַ֜י יְהוָ֗ה הַשַּׁ֣עַר הַזֶּה֩ סָג֨וּר יִהְיֶ֜ה לֹ֣א יִפָּתֵ֗חַ וְאִישׁ֙ לֹא־יָ֣בֹא ב֔וֹ כִּ֛י יְהוָ֥ה אֱלֹהֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל בָּ֣א ב֑וֹ וְהָיָ֖ה סָגֽוּר
Yahve bana dedi ki: 'Bu kapı kapalı olacak, açılmayacak ve oradan kimse girmeyecek; çünkü İsrail'in Tanrısı Yahve oradan girdi; ve kapalı olacak.'
Hezekiel 46:1
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַר֮ אֲדֹנָ֣י יְהוִה֒ שַׁ֜עַר הֶחָצֵ֤ר הַפְּנִימִית֙ הַפֹּנֶ֣ה קָדִ֔ים יִהְיֶ֣ה סָג֔וּר שֵׁ֖שֶׁת יְמֵ֣י הַֽמַּעֲשֶׂ֑ה וּבְי֤וֹם הַשַּׁבָּת֙ יִפָּתֵ֔חַ וּבְי֥וֹם הַחֹ֖דֶשׁ יִפָּתֵֽחַ
Efendi Yahve şöyle dedi: İç avlunun doğuya bakan kapısı altı iş günü kapalı olacak; ve Şabat gününde açılacak, ve yeni ayın gününde açılacak.
Yeşaya 28:24
·
Tevrat
הֲכֹ֣ל הַיּ֔וֹם יַחֲרֹ֥שׁ הַחֹרֵ֖שׁ לִזְרֹ֑עַ יְפַתַּ֥ח וִֽישַׂדֵּ֖ד אַדְמָתֽוֹ
Süren ekmek için bütün gün mü sürer; toprağını açar mı ve tırmıklar mı?
Örnek Ayetler (5 / 9)
Yeremya 1:14
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר יְהוָ֖ה אֵלָ֑י מִצָּפוֹן֙ תִּפָּתַ֣ח הָרָעָ֔ה עַ֥ל כָּל־יֹשְׁבֵ֖י הָאָֽרֶץ
Yahve bana dedi: 'Kötülük yerin tüm oturanları üzerine kuzeyden açılacak.'
Yeşaya 45:8
·
Tevrat
הַרְעִ֤יפוּ שָׁמַ֨יִם֙ מִמַּ֔עַל וּשְׁחָקִ֖ים יִזְּלוּ־צֶ֑דֶק תִּפְתַּח־אֶ֣רֶץ וְיִפְרוּ־יֶ֗שַׁע וּצְדָקָ֤ה תַצְמִ֨יחַ֙ יַ֔חַד אֲנִ֥י יְהוָ֖ה בְּרָאתִֽיו
Yukarıdan damlatın, ey gökler, ve bulutlar doğruluk akıtsın; yer açılsın ve kurtuluş meyvesi versinler ve doğruluğu birlikte filizlendirsin; onu yaratan Yahve benim.
Mezmurlar 51:17
·
Tevrat
אֲ֭דֹנָי שְׂפָתַ֣י תִּפְתָּ֑ח וּ֝פִ֗י יַגִּ֥יד תְּהִלָּתֶֽךָ
Efendi, dudaklarımı aç ve ağzım övgünü bildirsin.
Mezmurlar 104:28
·
Tevrat
תִּתֵּ֣ן לָ֭הֶם יִלְקֹט֑וּן תִּפְתַּ֥ח יָֽ֝דְךָ֗ יִשְׂבְּע֥וּן טֽוֹב
Onlara verirsin, toplarlar; elini açarsın, iyiliğe doyarlar.
Mezmurlar 106:17
·
Tevrat
תִּפְתַּח־אֶ֭רֶץ וַתִּבְלַ֣ע דָּתָ֑ן וַ֝תְּכַ֗ס עַל־עֲדַ֥ת אֲבִירָֽם
Yer açıldı ve Datan'ı yuttu; ve Aviram'ın topluluğunun üzerini örttü.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hezekiel 3:27
·
Tevrat
וּֽבְדַבְּרִ֤י אֽוֹתְךָ֙ אֶפְתַּ֣ח אֶת־פִּ֔יךָ וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֔ם כֹּ֥ה אָמַ֖ר אֲדֹנָ֣י יְהֹוִ֑ה הַשֹּׁמֵ֤עַ יִשְׁמָע֙ וְהֶחָדֵ֣ל יֶחְדָּ֔ל כִּ֛י בֵּ֥ית מְרִ֖י הֵֽמָּה
Ve seninle konuştuğumda ağzını açacağım ve onlara diyeceksin: 'Efendi Yahve şöyle dedi: İşiten işitsin ve vazgeçen vazgeçsin; çünkü onlar isyan evidir.'
Malaki 3:10
·
Tevrat
הָבִ֨יאוּ אֶת־כָּל־הַֽמַּעֲשֵׂ֜ר אֶל־בֵּ֣ית הָאוֹצָ֗ר וִיהִ֥י טֶ֨רֶף֙ בְּבֵיתִ֔י וּבְחָנ֤וּנִי נָא֙ בָּזֹ֔את אָמַ֖ר יְהוָ֣ה צְבָא֑וֹת אִם־לֹ֧א אֶפְתַּ֣ח לָכֶ֗ם אֵ֚ת אֲרֻבּ֣וֹת הַשָּׁמַ֔יִם וַהֲרִיקֹתִ֥י לָכֶ֛ם בְּרָכָ֖ה עַד־בְּלִי־דָֽי
Bütün ondalığı hazine evine getirin, evimde yiyecek olsun; ve lütfen beni bununla sınayın, dedi Ordular Yahvesi, göklerin pencerelerini size açmazsam ve size yeterli yer kalmayana kadar bereket dökmezsem.
Yeşaya 41:18
·
Tevrat
אֶפְתַּ֤ח עַל־שְׁפָיִים֙ נְהָר֔וֹת וּבְת֥וֹךְ בְּקָע֖וֹת מַעְיָנ֑וֹת אָשִׂ֤ים מִדְבָּר֙ לַאֲגַם־מַ֔יִם וְאֶ֥רֶץ צִיָּ֖ה לְמוֹצָ֥אֵי מָֽיִם
Çıplak tepeler üzerinde ırmaklar ve vadilerin ortasında pınarlar açacağım; çölü su gölüne ve kurak yeri suların çıkışlarına yapacağım.
Yeşaya 45:1
·
Tevrat
כֹּה־אָמַ֣ר יְהוָה֮ לִמְשִׁיחוֹ֮ לְכ֣וֹרֶשׁ אֲשֶׁר־הֶחֱזַ֣קְתִּי בִֽימִינ֗וֹ לְרַד־לְפָנָיו֙ גּוֹיִ֔ם וּמָתְנֵ֥י מְלָכִ֖ים אֲפַתֵּ֑חַ לִפְתֹּ֤חַ לְפָנָיו֙ דְּלָתַ֔יִם וּשְׁעָרִ֖ים לֹ֥א יִסָּגֵֽרוּ
Yahve, meshedilmişine, sağ elinden tuttuğum Koreş'e şöyle diyor: Onun önünde ulusları boyun eğdirmek ve kralların bellerini çözmek için, onun önünde kapıları açmak için ve şehir kapıları kapanmayacak:
Mezmurlar 39:10
·
Tevrat
נֶ֭אֱלַמְתִּי לֹ֣א אֶפְתַּח־פִּ֑י כִּ֖י אַתָּ֣ה עָשִֽׂיתָ
Dilsiz oldum, ağzımı açmam; çünkü sen yaptın.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Yeremya 50:26
·
Tevrat
בֹּֽאוּ־לָ֤הּ מִקֵּץ֙ פִּתְח֣וּ מַאֲבֻסֶ֔יהָ סָלּ֥וּהָ כְמוֹ־עֲרֵמִ֖ים וְהַחֲרִימ֑וּהָ אַל־תְּהִי־לָ֖הּ שְׁאֵרִֽית
Uçtan ona gelin, onun ambarlarını açın; onu yığınlar gibi yığın ve onu yok edin; onun artakalanı olmasın.
Yeşaya 26:2
·
Tevrat
פִּתְח֖וּ שְׁעָרִ֑ים וְיָבֹ֥א גוֹי־צַדִּ֖יק שֹׁמֵ֥ר אֱמֻנִֽים
Kapıları açın ve sadakati koruyan doğru ulus girsin.
Yeşu 10:22
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוֹשֻׁ֔עַ פִּתְח֖וּ אֶת־פִּ֣י הַמְּעָרָ֑ה וְהוֹצִ֣יאוּ אֵלַ֗י אֶת־חֲמֵ֛שֶׁת הַמְּלָכִ֥ים הָאֵ֖לֶּה מִן־הַמְּעָרָֽה
Sonra Yeşu dedi: 'Mağaranın ağzını açın ve bu beş kralı mağaradan bana çıkarın.'
Mezmurlar 37:14
·
Tevrat
חֶ֤רֶב פָּֽתְח֣וּ רְשָׁעִים֮ וְדָרְכ֪וּ קַ֫שְׁתָּ֥ם לְ֭הַפִּיל עָנִ֣י וְאֶבְי֑וֹן לִ֝טְב֗וֹחַ יִשְׁרֵי־דָֽרֶךְ
Kötüler kılıç çektiler ve yaylarını gerdiler; düşkünü ve yoksulu düşürmek, yolu doğru olanları boğazlamak için.
Mezmurlar 109:2
·
Tevrat
כִּ֤י פִ֪י רָשָׁ֡ע וּֽפִי־מִ֭רְמָה עָלַ֣י פָּתָ֑חוּ דִּבְּר֥וּ אִ֝תִּ֗י לְשׁ֣וֹן שָֽׁקֶר
Çünkü kötünün ağzını ve hilenin ağzını bana karşı açtılar; benimle yalan diliyle konuştular.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeremya 5:16
·
Tevrat
אַשְׁפָּת֖וֹ כְּקֶ֣בֶר פָּת֑וּחַ כֻּלָּ֖ם גִּבּוֹרִֽים
Onun ok kılıfı açık mezar gibidir, onların hepsi yiğitlerdir.
Nahum 3:13
·
Tevrat
הִנֵּ֨ה עַמֵּ֤ךְ נָשִׁים֙ בְּקִרְבֵּ֔ךְ לְאֹ֣יְבַ֔יִךְ פָּת֥וֹחַ נִפְתְּח֖וּ שַׁעֲרֵ֣י אַרְצֵ֑ךְ אָכְלָ֥ה אֵ֖שׁ בְּרִיחָֽיִך
İşte senin içinde senin halkın kadınlardır; senin yerinin kapıları senin düşmanlarına açılarak açıldı, ateş senin sürgülerini yedi.
Mezmurlar 5:10
·
Tevrat
כִּ֤י אֵ֪ין בְּפִ֡יהוּ נְכוֹנָה֮ קִרְבָּ֪ם הַ֫וּ֥וֹת קֶֽבֶר־פָּת֥וּחַ גְּרוֹנָ֑ם לְ֝שׁוֹנָ֗ם יַחֲלִֽיקוּן
Çünkü onun ağzında doğruluk yoktur; onların içi yıkımdır, onların boğazı açık mezardır, dilleriyle yaltaklanırlar.
Eyüp 29:19
·
Tevrat
שָׁרְשִׁ֣י פָת֣וּחַ אֱלֵי־מָ֑יִם וְ֝טַ֗ל יָלִ֥ין בִּקְצִירִֽי
Köküm sulara açıktır ve çiy dalımda geceler.
Çölde Sayım 19:15
·
Tevrat
וְכֹל֙ כְּלִ֣י פָת֔וּחַ אֲשֶׁ֛ר אֵין־צָמִ֥יד פָּתִ֖יל עָלָ֑יו טָמֵ֖א הֽוּא
Ve üzerinde bağlı bir kordon olmayan her açık kap kirlidir.
Örnek Ayetler (5 / 6)
1. Krallar 8:29
·
Tevrat
לִהְיוֹת֩ עֵינֶ֨ךָ פְתֻח֜וֹת אֶל־הַבַּ֤יִת הַזֶּה֙ לַ֣יְלָה וָי֔וֹם אֶל־הַ֨מָּק֔וֹם אֲשֶׁ֣ר אָמַ֔רְתָּ יִהְיֶ֥ה שְׁמִ֖י שָׁ֑ם לִשְׁמֹ֨עַ֙ אֶל־הַתְּפִלָּ֔ה אֲשֶׁ֣ר יִתְפַּלֵּ֣ל עַבְדְּךָ֔ אֶל־הַמָּק֖וֹם הַזֶּֽה
Gözlerinin gece ve gündüz bu eve, 'Adım orada olacak' dediğin yere açık olması için; kulunun bu yere edeceği duayı işitmek için.
1. Krallar 8:52
·
Tevrat
לִהְי֨וֹת עֵינֶ֤יךָ פְתֻחוֹת֙ אֶל־תְּחִנַּ֣ת עַבְדְּךָ֔ וְאֶל־תְּחִנַּ֖ת עַמְּךָ֣ יִשְׂרָאֵ֑ל לִשְׁמֹ֣עַ אֲלֵיהֶ֔ם בְּכֹ֖ל קָרְאָ֥ם אֵלֶֽיךָ
Gözlerinin kulunun yakarışına ve halkın İsrail'in yakarışına açık olması için; sana her çağırdıklarında onları işitmek için.
2. Tarihler 6:20
·
Tevrat
לִהְיוֹת֩ עֵינֶ֨יךָ פְתֻח֜וֹת אֶל־הַבַּ֤יִת הַזֶּה֙ יוֹמָ֣ם וָלַ֔יְלָה אֶל־הַ֨מָּק֔וֹם אֲשֶׁ֣ר אָמַ֔רְתָּ לָשׂ֥וּם שִׁמְךָ֖ שָׁ֑ם לִשְׁמ֨וֹעַ֙ אֶל־הַתְּפִלָּ֔ה אֲשֶׁ֣ר יִתְפַּלֵּ֣ל עַבְדְּךָ֔ אֶל־הַמָּק֖וֹם הַזֶּֽה
Gözlerinin gündüz ve gece bu eve, adını oraya koyacağını söylediğin yere açık olması için; kulunun bu yere edeceği duayı işitmek için.
2. Tarihler 6:40
·
Tevrat
עַתָּ֣ה אֱלֹהַ֗י יִֽהְיוּ־נָ֤א עֵינֶ֨יךָ֙ פְּתֻח֔וֹת וְאָזְנֶ֖יךָ קַשֻּׁב֑וֹת לִתְפִלַּ֖ת הַמָּק֥וֹם הַזֶּֽה
Şimdi, ey Tanrım, lütfen gözlerin açık ve kulakların bu yerin duasına dikkatli olsun.
2. Tarihler 7:15
·
Tevrat
עַתָּ֗ה עֵינַי֙ יִהְי֣וּ פְתֻח֔וֹת וְאָזְנַ֖י קַשֻּׁב֑וֹת לִתְפִלַּ֖ת הַמָּק֥וֹם הַזֶּֽה
Şimdi gözlerim açık ve kulaklarım bu yerin duasına dikkatli olacak.
Örnek Ayetler (5)
Hezekiel 1:1
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בִּשְׁלֹשִׁ֣ים שָׁנָ֗ה בָּֽרְבִיעִי֙ בַּחֲמִשָּׁ֣ה לַחֹ֔דֶשׁ וַאֲנִ֥י בְתֽוֹךְ־הַגּוֹלָ֖ה עַל־נְהַר־כְּבָ֑ר נִפְתְּחוּ֙ הַשָּׁמַ֔יִם וָאֶרְאֶ֖ה מַרְא֥וֹת אֱלֹהִֽים
Otuzuncu yılda, dördüncü ayda, ayın beşinde, ben Kevar ırmağı kıyısında sürgünün içindeyken, gökler açıldı ve Tanrı'nın görümlerini gördüm.
Nahum 2:7
·
Tevrat
שַׁעֲרֵ֥י הַנְּהָר֖וֹת נִפְתָּ֑חוּ וְהַֽהֵיכָ֖ל נָמֽוֹג
Irmakların kapıları açılır ve saray eriyip gider.
Nahum 3:13
·
Tevrat
הִנֵּ֨ה עַמֵּ֤ךְ נָשִׁים֙ בְּקִרְבֵּ֔ךְ לְאֹ֣יְבַ֔יִךְ פָּת֥וֹחַ נִפְתְּח֖וּ שַׁעֲרֵ֣י אַרְצֵ֑ךְ אָכְלָ֥ה אֵ֖שׁ בְּרִיחָֽיִך
İşte senin içinde senin halkın kadınlardır; senin yerinin kapıları senin düşmanlarına açılarak açıldı, ateş senin sürgülerini yedi.
Yeşaya 24:18
·
Tevrat
וְֽ֠הָיָה הַנָּ֞ס מִקּ֤וֹל הַפַּ֨חַד֙ יִפֹּ֣ל אֶל־הַפַּ֔חַת וְהָֽעוֹלֶה֙ מִתּ֣וֹךְ הַפַּ֔חַת יִלָּכֵ֖ד בַּפָּ֑ח כִּֽי־אֲרֻבּ֤וֹת מִמָּרוֹם֙ נִפְתָּ֔חוּ וַֽיִּרְעֲשׁ֖וּ מ֥וֹסְדֵי אָֽרֶץ
Ve dehşetin sesinden kaçan çukura düşecek ve çukurun içinden çıkan tuzakta yakalanacak; çünkü yüksekten pencereler açıldı ve yerin temelleri sarsıldı.
Yaratılış 7:11
·
Tevrat
בִּשְׁנַ֨ת שֵׁשׁ־מֵא֤וֹת שָׁנָה֙ לְחַיֵּי־נֹ֔חַ בַּחֹ֨דֶשׁ֙ הַשֵּׁנִ֔י בְּשִׁבְעָֽה־עָשָׂ֥ר י֖וֹם לַחֹ֑דֶשׁ בַּיּ֣וֹם הַזֶּ֗ה נִבְקְעוּ֙ כָּֽל־מַעְיְנֹת֙ תְּה֣וֹם רַבָּ֔ה וַאֲרֻבֹּ֥ת הַשָּׁמַ֖יִם נִפְתָּֽחוּ
Nuh'un yaşamının altı yüzüncü yılında, ikinci ayda, ayın on yedinci gününde; bu günde büyük enginin bütün pınarları yarıldı ve göklerin kapakları açıldı.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 50:25
·
Tevrat
פָּתַ֤ח יְהוָה֙ אֶת־א֣וֹצָר֔וֹ וַיּוֹצֵ֖א אֶת־כְּלֵ֣י זַעְמ֑וֹ כִּי־מְלָאכָ֣ה הִ֗יא לַֽאדֹנָ֧י יְהוִ֛ה צְבָא֖וֹת בְּאֶ֥רֶץ כַּשְׂדִּֽים
Yahve hazinesini açtı ve öfkesinin silahlarını çıkardı; çünkü Kildaniler diyarında Ordular Efendisi Yahve için bu bir iştir.
Mezmurlar 105:41
·
Tevrat
פָּ֣תַח צ֭וּר וַיָּז֣וּבוּ מָ֑יִם הָ֝לְכ֗וּ בַּצִּיּ֥וֹת נָהָֽר
Kayayı açtı ve sular aktı; kurak yerlerde ırmak yürüdüler.
2. Tarihler 29:3
·
Tevrat
ה֣וּא בַשָּׁנָה֩ הָרִאשׁוֹנָ֨ה לְמָלְכ֜וֹ בַּחֹ֣דֶשׁ הָרִאשׁ֗וֹן פָּתַ֛ח אֶת־דַּלְת֥וֹת בֵּית־יְהוָ֖ה וַֽיְחַזְּקֵֽם
O, krallığının ilk yılında, ilk ayda Yahve'nin evinin kapılarını açtı ve onları onardı.
Eyüp 3:1
·
Tevrat
אַחֲרֵי־כֵ֗ן פָּתַ֤ח אִיּוֹב֙ אֶת־פִּ֔יהוּ וַיְקַלֵּ֖ל אֶת־יוֹמֽוֹ
Bundan sonra Eyyup ağzını açtı ve gününe lanetledi.
Örnek Ayetler (4)
2. Krallar 13:17
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר פְּתַ֧ח הַחַלּ֛וֹן קֵ֖דְמָה וַיִּפְתָּ֑ח וַיֹּ֤אמֶר אֱלִישָׁ֤ע יְרֵה֙ וַיּ֔וֹר וַיֹּ֗אמֶר חֵץ־תְּשׁוּעָ֤ה לַֽיהוָה֙ וְחֵ֣ץ תְּשׁוּעָ֣ה בַֽאֲרָ֔ם וְהִכִּיתָ֧ אֶת־אֲרָ֛ם בַּאֲפֵ֖ק עַד־כַּלֵּֽה
Ve dedi: 'Doğuya doğru pencereyi aç.' Ve o açtı; ve Elişa dedi: 'At.' Ve o attı; ve dedi: 'Yahve için kurtuluş oku ve Aram'a karşı kurtuluş oku; ve Aram'ı bitirene kadar Afek'te vuracaksın.'
Zekeriya 11:1
·
Tevrat
פְּתַ֥ח לְבָנ֖וֹן דְּלָתֶ֑יךָ וְתֹאכַ֥ל אֵ֖שׁ בַּאֲרָזֶֽיךָ
Kapılarını aç, Lübnan, ve ateş senin sedirlerini yesin.
Süleyman'ın Özdeyişleri 31:8
·
Tevrat
פְּתַח־פִּ֥יךָ לְאִלֵּ֑ם אֶל־דִּ֝֗ין כָּל־בְּנֵ֥י חֲלֽוֹף
Dilsiz için ağzını aç; bütün geçip gidenlerin oğullarının hakkı için.
Süleyman'ın Özdeyişleri 31:9
·
Tevrat
פְּתַח־פִּ֥יךָ שְׁפָט־צֶ֑דֶק וְ֝דִ֗ין עָנִ֥י וְאֶבְיֽוֹן
Ağzını aç, doğrulukla yargıla; ve düşkünün ve yoksulun hakkını.
Örnek Ayetler (4)
Hakimler 4:19
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמֶר אֵלֶ֛יהָ הַשְׁקִינִי־נָ֥א מְעַט־מַ֖יִם כִּ֣י צָמֵ֑אתִי וַתִּפְתַּ֞ח אֶת־נֹ֧אוד הֶחָלָ֛ב וַתַּשְׁקֵ֖הוּ וַתְּכַסֵּֽהוּ
Ona dedi: 'Lütfen bana biraz su içir, çünkü susadım.' O da süt tulumunu açtı, ona içirdi ve onu örttü.
Çölde Sayım 16:32
·
Tevrat
וַתִּפְתַּ֤ח הָאָ֨רֶץ֙ אֶת־פִּ֔יהָ וַתִּבְלַ֥ע אֹתָ֖ם וְאֶת־בָּתֵּיהֶ֑ם וְאֵ֤ת כָּל־הָאָדָם֙ אֲשֶׁ֣ר לְקֹ֔רַח וְאֵ֖ת כָּל־הָרֲכֽוּשׁ
Ve yer ağzını açtı; onları, evlerini, Korah'a ait olan bütün adamları ve bütün malları yuttu.
Çölde Sayım 26:10
·
Tevrat
וַתִּפְתַּ֨ח הָאָ֜רֶץ אֶת־פִּ֗יהָ וַתִּבְלַ֥ע אֹתָ֛ם וְאֶת־קֹ֖רַח בְּמ֣וֹת הָעֵדָ֑ה בַּאֲכֹ֣ל הָאֵ֗שׁ אֵ֣ת חֲמִשִּׁ֤ים וּמָאתַ֨יִם֙ אִ֔ישׁ וַיִּהְי֖וּ לְנֵֽס
Ve yer ağzını açtı ve onları ve Korah'ı yuttu, topluluk öldüğünde, ateş iki yüz elli adamı yediğinde; ve onlar bir ibret oldular.
Mısır'dan Çıkış 2:6
·
Tevrat
וַתִּפְתַּח֙ וַתִּרְאֵ֣הוּ אֶת־הַיֶּ֔לֶד וְהִנֵּה־נַ֖עַר בֹּכֶ֑ה וַתַּחְמֹ֣ל עָלָ֔יו וַתֹּ֕אמֶר מִיַּלְדֵ֥י הָֽעִבְרִ֖ים זֶֽה
Açtı ve onu, çocuğu gördü, ve işte bir çocuk ağlıyor; ona acıdı ve dedi: 'Bu İbranilerin çocuklarından.'
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 21:27
·
Tevrat
בִּֽימִינ֞וֹ הָיָ֣ה הַקֶּ֣סֶם יְרוּשָׁלִַ֗ם לָשׂ֤וּם כָּרִים֙ לִפְתֹּ֤חַ פֶּה֙ בְּרֶ֔צַח לְהָרִ֥ים ק֖וֹל בִּתְרוּעָ֑ה לָשׂ֤וּם כָּרִים֙ עַל־שְׁעָרִ֔ים לִשְׁפֹּ֥ךְ סֹלְלָ֖ה לִבְנ֥וֹת דָּיֵֽק
Sağ elinde Yeruşalim falı vardı; koçbaşları koymak, katliamla ağız açmak, savaş narasıyla ses yükseltmek, kapılara koçbaşları koymak, rampa dökmek, kuşatma duvarı inşa etmek için.
Yeşaya 45:1
·
Tevrat
כֹּה־אָמַ֣ר יְהוָה֮ לִמְשִׁיחוֹ֮ לְכ֣וֹרֶשׁ אֲשֶׁר־הֶחֱזַ֣קְתִּי בִֽימִינ֗וֹ לְרַד־לְפָנָיו֙ גּוֹיִ֔ם וּמָתְנֵ֥י מְלָכִ֖ים אֲפַתֵּ֑חַ לִפְתֹּ֤חַ לְפָנָיו֙ דְּלָתַ֔יִם וּשְׁעָרִ֖ים לֹ֥א יִסָּגֵֽרוּ
Yahve, meshedilmişine, sağ elinden tuttuğum Koreş'e şöyle diyor: Onun önünde ulusları boyun eğdirmek ve kralların bellerini çözmek için, onun önünde kapıları açmak için ve şehir kapıları kapanmayacak:
Ezgiler Ezgisi 5:5
·
Tevrat
קַ֥מְתִּֽי אֲנִ֖י לִפְתֹּ֣חַ לְדוֹדִ֑י וְיָדַ֣י נָֽטְפוּ־מ֗וֹר וְאֶצְבְּעֹתַי֙ מ֣וֹר עֹבֵ֔ר עַ֖ל כַּפּ֥וֹת הַמַּנְעֽוּל
Sevgilime açmak için ben kalktım; ve ellerim mür, parmaklarım kilidin kolları üzerine akan mür damlattı.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 46:12
·
Tevrat
וְכִֽי־יַעֲשֶׂה֩ הַנָּשִׂ֨יא נְדָבָ֜ה עוֹלָ֣ה אֽוֹ־שְׁלָמִים֮ נְדָבָ֣ה לַֽיהוָה֒ וּפָ֣תַֽח ל֗וֹ אֶת הַשַּׁ֨עַר֙ הַפֹּנֶ֣ה קָדִ֔ים וְעָשָׂ֤ה אֶת־עֹֽלָתוֹ֙ וְאֶת־שְׁלָמָ֔יו כַּאֲשֶׁ֥ר יַעֲשֶׂ֖ה בְּי֣וֹם הַשַּׁבָּ֑ת וְיָצָ֛א וְסָגַ֥ר אֶת־הַשַּׁ֖עַר אַחֲרֵ֥י צֵאתֽוֹ
Ve önder Yahve'ye gönüllü sunu, yakmalık sunu veya gönüllü sunu olarak esenlik sunuları yaptığı zaman, doğuya bakan kapıyı onun için açacak; ve Şabat gününde yaptığı gibi onun yakmalık sunusunu ve onun esenlik sunularını yapacak; ve çıkacak, ve çıkışından sonra kapıyı kapatacak.
Yeşaya 22:22
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֛י מַפְתֵּ֥חַ בֵּית־דָּוִ֖ד עַל־שִׁכְמ֑וֹ וּפָתַח֙ וְאֵ֣ין סֹגֵ֔ר וְסָגַ֖ר וְאֵ֥ין פֹּתֵֽחַ
Ve Davut evinin anahtarını onun omzuna koyacağım; o açacak ve kapatan olmayacak, o kapatacak ve açan olmayacak.
2. Tarihler 3:7
·
Tevrat
וַיְחַ֨ף אֶת־הַבַּ֜יִת הַקֹּר֧וֹת הַסִּפִּ֛ים וְקִֽירוֹתָ֥יו וְדַלְתוֹתָ֖יו זָהָ֑ב וּפִתַּ֥ח כְּרוּבִ֖ים עַל־הַקִּירֽוֹת
Evi, kirişleri, eşikleri, duvarlarını ve kapılarını altınla kapladı; ve duvarlar üzerine keruvlar oydu.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 21:33
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֗ם הִנָּבֵ֤א וְאָֽמַרְתָּ֙ כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהֹוִ֔ה אֶל־בְּנֵ֥י עַמּ֖וֹן וְאֶל־חֶרְפָּתָ֑ם וְאָמַרְתָּ֗ חֶ֣רֶב חֶ֤רֶב פְּתוּחָה֙ לְטֶ֣בַח מְרוּטָ֔ה לְהָכִ֖יל לְמַ֥עַן בָּרָֽק
Ve sen insanoğlu, peygamberlik et ve de ki: Efendi Yahve Ammon oğullarına ve onların utancına dair şöyle dedi, ve de ki: Kılıç, kılıç kesim için çekilmiş, şimşek uğruna yutmak için parlatılmış;
Yeşu 8:17
·
Tevrat
וְלֹֽא־נִשְׁאַ֣ר אִ֗ישׁ בָּעַי֙ וּבֵ֣ית אֵ֔ל אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יָצְא֖וּ אַחֲרֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וַיַּעַזְב֤וּ אֶת־הָעִיר֙ פְּתוּחָ֔ה וַֽיִּרְדְּפ֖וּ אַחֲרֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Ay'da ve Beytel'de İsrail'in arkasından çıkmayan adam kalmadı; şehri açık bıraktılar ve İsrail'in arkasından kovaladılar.
Nehemya 6:5
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַח֩ אֵלַ֨י סַנְבַלַּ֜ט כַּדָּבָ֥ר הַזֶּ֛ה פַּ֥עַם חֲמִישִׁ֖ית אֶֽת־נַעֲר֑וֹ וְאִגֶּ֥רֶת פְּתוּחָ֖ה בְּיָדֽוֹ
Sonra Sanballat beşinci kez hizmetkarını elinde açık bir mektupla bana bu söze göre gönderdi.