70
Kullanım
2
Lemma
33
Türev
41
Anlam
2 lemma, 33 türev form
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hezekiel 2:10
·
Tevrat
וַיִּפְרֹ֤שׂ אוֹתָהּ֙ לְפָנַ֔י וְהִ֥יא כְתוּבָ֖ה פָּנִ֣ים וְאָח֑וֹר וְכָת֣וּב אֵלֶ֔יהָ קִנִ֥ים וָהֶ֖גֶה וָהִֽי
Ve onu önüme serdi ve o önden ve arkadan yazılıydı; ve ona ağıtlar ve inilti ve feryat yazılıydı.
Yeremya 49:22
·
Tevrat
הִנֵּ֤ה כַנֶּ֨שֶׁר֙ יַעֲלֶ֣ה וְיִדְאֶ֔ה וְיִפְרֹ֥שׂ כְּנָפָ֖יו עַל־בָּצְרָ֑ה וְֽ֠הָיָה לֵ֞ב גִּבּוֹרֵ֤י אֱדוֹם֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא כְּלֵ֖ב אִשָּׁ֥ה מְצֵרָֽה
İşte kartal gibi çıkacak, uçacak ve kanatlarını Botsra üzerine yayacak; o günde Edom'un yiğitlerinin kalbi doğum sancısı çeken bir kadının kalbi gibi olacak.
2. Krallar 8:15
·
Tevrat
וַיְהִ֣י מִֽמָּחֳרָ֗ת וַיִּקַּ֤ח הַמַּכְבֵּר֙ וַיִּטְבֹּ֣ל בַּמַּ֔יִם וַיִּפְרֹ֥שׂ עַל־פָּנָ֖יו וַיָּמֹ֑ת וַיִּמְלֹ֥ךְ חֲזָהאֵ֖ל תַּחְתָּֽיו
Ertesi gün örtüyü aldı, suya batırdı ve onun yüzü üzerine serdi; böylece öldü. Ve onun yerine Hazael kral oldu.
1. Krallar 8:22
·
Tevrat
וַיַּעֲמֹ֣ד שְׁלֹמֹ֗ה לִפְנֵי֙ מִזְבַּ֣ח יְהוָ֔ה נֶ֖גֶד כָּל־קְהַ֣ל יִשְׂרָאֵ֑ל וַיִּפְרֹ֥שׂ כַּפָּ֖יו הַשָּׁמָֽיִם
Sonra Süleyman, bütün İsrail topluluğunun karşısında Yahve'nin sunağının önünde durdu ve avuçlarını göklere açtı.
2. Tarihler 6:12
·
Tevrat
וַֽיַּעֲמֹ֗ד לִפְנֵי֙ מִזְבַּ֣ח יְהוָ֔ה נֶ֖גֶד כָּל־קְהַ֣ל יִשְׂרָאֵ֑ל וַיִּפְרֹ֖שׂ כַּפָּֽיו
Sonra bütün İsrail topluluğunun karşısında Yahve'nin sunağının önünde durdu ve avuçlarını açtı.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Mika 3:3
·
Tevrat
וַאֲשֶׁ֣ר אָכְלוּ֮ שְׁאֵ֣ר עַמִּי֒ וְעוֹרָם֙ מֵעֲלֵיהֶ֣ם הִפְשִׁ֔יטוּ וְאֶת־עַצְמֹֽתֵיהֶ֖ם פִּצֵּ֑חוּ וּפָרְשׂוּ֙ כַּאֲשֶׁ֣ר בַּסִּ֔יר וּכְבָשָׂ֖ר בְּת֥וֹךְ קַלָּֽחַת
Ve ki halkımın etini yediler ve onların üzerinden onların derisini soydular ve onların kemiklerini kırdılar ve tencerede gibi ve kazanın içinde et gibi yaydılar.
Yasa'nın Tekrarı 22:17
·
Tevrat
וְהִנֵּה־ה֡וּא שָׂם֩ עֲלִילֹ֨ת דְּבָרִ֜ים לֵאמֹ֗ר לֹֽא־מָצָ֤אתִי לְבִתְּךָ֙ בְּתוּלִ֔ים וְאֵ֖לֶּה בְּתוּלֵ֣י בִתִּ֑י וּפָֽרְשׂוּ֙ הַשִּׂמְלָ֔ה לִפְנֵ֖י זִקְנֵ֥י הָעִֽיר
Ve işte o, 'Kızında bekâret bulmadım' diyerek söz suçlamaları koydu; ve bunlar kızımın bekâretidir.' Ve giysiyi şehrin ihtiyarlarının önüne serecekler.
Çölde Sayım 4:6
·
Tevrat
וְנָתְנ֣וּ עָלָ֗יו כְּסוּי֙ ע֣וֹר תַּ֔חַשׁ וּפָרְשׂ֧וּ בֶֽגֶד־כְּלִ֛יל תְּכֵ֖לֶת מִלְמָ֑עְלָה וְשָׂמ֖וּ בַּדָּֽיו
Onun üzerine tahaş derisi örtü koyacaklar, üstüne tamamen lacivert bir giysi serecekler ve sırıklarını yerleştirecekler.
Çölde Sayım 4:8
·
Tevrat
וּפָרְשׂ֣וּ עֲלֵיהֶ֗ם בֶּ֚גֶד תּוֹלַ֣עַת שָׁנִ֔י וְכִסּ֣וּ אֹת֔וֹ בְּמִכְסֵ֖ה ע֣וֹר תָּ֑חַשׁ וְשָׂמ֖וּ אֶת־בַּדָּֽיו
Onların üzerine kırmızı iplikten bir giysi serecekler, onu tahaş derisi örtüyle örtecekler ve sırıklarını yerleştirecekler.
Çölde Sayım 4:13
·
Tevrat
וְדִשְּׁנ֖וּ אֶת־הַמִּזְבֵּ֑חַ וּפָרְשׂ֣וּ עָלָ֔יו בֶּ֖גֶד אַרְגָּמָֽן
Sunağın küllerini temizleyecekler ve üzerine erguvan bir giysi serecekler.
Örnek Ayetler (4)
Yeşaya 25:11
·
Tevrat
וּפֵרַ֤שׂ יָדָיו֙ בְּקִרְבּ֔וֹ כַּאֲשֶׁ֛ר יְפָרֵ֥שׂ הַשֹּׂחֶ֖ה לִשְׂח֑וֹת וְהִשְׁפִּיל֙ גַּֽאֲוָת֔וֹ עִ֖ם אָרְבּ֥וֹת יָדָֽיו
Ve yüzen kişinin yüzmek için ellerini açtığı gibi, o da onun ortasında ellerini açacak; ve ellerinin hüneriyle birlikte onun gururunu alçaltacak.
Süleyman'ın Özdeyişleri 13:16
·
Tevrat
כָּל־עָ֭רוּם יַעֲשֶׂ֣ה בְדָ֑עַת וּ֝כְסִ֗יל יִפְרֹ֥שׂ אִוֶּֽלֶת
Her ihtiyatlı kişi bilgiyle davranır, ve akılsız ahmaklık sergiler.
Eyüp 39:26
·
Tevrat
הֲֽ֭מִבִּינָ֣תְךָ יַֽאֲבֶר־נֵ֑ץ יִפְרֹ֖שׂ כְּנָפָ֣יו לְתֵימָֽן
Şahin senin anlayışından mı kanatlanır, onun kanatlarını güneye açar?
Yasa'nın Tekrarı 32:11
·
Tevrat
כְּנֶ֨שֶׁר֙ יָעִ֣יר קִנּ֔וֹ עַל־גּוֹזָלָ֖יו יְרַחֵ֑ף יִפְרֹ֤שׂ כְּנָפָיו֙ יִקָּחֵ֔הוּ יִשָּׂאֵ֖הוּ עַל־אֶבְרָתֽוֹ
Kartal gibi yuvasını uyandırır, yavruları üzerinde uçuşur; kanatlarını açar, onu alır, kanatları üzerinde onu taşır.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 48:40
·
Tevrat
כִּי־כֹה֙ אָמַ֣ר יְהוָ֔ה הִנֵּ֥ה כַנֶּ֖שֶׁר יִדְאֶ֑ה וּפָרַ֥שׂ כְּנָפָ֖יו אֶל־מוֹאָֽב
Çünkü Yahve şöyle dedi: İşte kartal gibi uçacak ve kanatlarını Moab'a yayacak.
Yeşaya 25:11
·
Tevrat
וּפֵרַ֤שׂ יָדָיו֙ בְּקִרְבּ֔וֹ כַּאֲשֶׁ֛ר יְפָרֵ֥שׂ הַשֹּׂחֶ֖ה לִשְׂח֑וֹת וְהִשְׁפִּיל֙ גַּֽאֲוָת֔וֹ עִ֖ם אָרְבּ֥וֹת יָדָֽיו
Ve yüzen kişinin yüzmek için ellerini açtığı gibi, o da onun ortasında ellerini açacak; ve ellerinin hüneriyle birlikte onun gururunu alçaltacak.
1. Krallar 8:38
·
Tevrat
כָּל־תְּפִלָּ֣ה כָל־תְּחִנָּ֗ה אֲשֶׁ֤ר תִֽהְיֶה֙ לְכָל־הָ֣אָדָ֔ם לְכֹ֖ל עַמְּךָ֣ יִשְׂרָאֵ֑ל אֲשֶׁ֣ר יֵדְע֗וּן אִ֚ישׁ נֶ֣גַע לְבָב֔וֹ וּפָרַ֥שׂ כַּפָּ֖יו אֶל־הַבַּ֥יִת הַזֶּֽה
Bütün insanlardan, bütün halkın İsrail'den olacak her dua, her yakarış; ki her adam kalbinin yarasını bilecek ve avuçlarını bu eve açacak;
2. Tarihler 6:29
·
Tevrat
כָּל־תְּפִלָּ֣ה כָל־תְּחִנָּ֗ה אֲשֶׁ֤ר יִהְיֶה֙ לְכָל־הָ֣אָדָ֔ם וּלְכֹ֖ל עַמְּךָ֣ יִשְׂרָאֵ֑ל אֲשֶׁ֣ר יֵדְע֗וּ אִ֤ישׁ נִגְעוֹ֙ וּמַכְאֹב֔וֹ וּפָרַ֥שׂ כַּפָּ֖יו אֶל־הַבַּ֥יִת הַזֶּֽה
Bütün insanlar için ve bütün halkın İsrail için olacak herhangi bir dua, herhangi bir yakarış olursa; ki her adam kendi belasını ve kendi acısını bilecek ve avuçlarını bu eve açacak;
Örnek Ayetler (4)
Mezmurlar 105:39
·
Tevrat
פָּרַ֣שׂ עָנָ֣ן לְמָסָ֑ךְ וְ֝אֵ֗שׁ לְהָאִ֥יר לָֽיְלָה
Örtü olarak bulutu ve geceyi aydınlatmak için ateşi serdi.
Eyüp 36:30
·
Tevrat
הֵן־פָּרַ֣שׂ עָלָ֣יו אוֹר֑וֹ וְשָׁרְשֵׁ֖י הַיָּ֣ם כִּסָּֽה
İşte ışığını onun üzerine yayar ve denizin köklerini örter.
Ağıtlar 1:10
·
Tevrat
יָדוֹ֙ פָּ֣רַשׂ צָ֔ר עַ֖ל כָּל־מַחֲמַדֶּ֑יהָ כִּֽי־רָאֲתָ֤ה גוֹיִם֙ בָּ֣אוּ מִקְדָּשָׁ֔הּ אֲשֶׁ֣ר צִוִּ֔יתָה לֹא־יָבֹ֥אוּ בַקָּהָ֖ל לָֽךְ
Sıkıştıran elini tüm arzulanan şeylerinin üzerine yaydı; çünkü ulusların kutsal yerine girdiğini gördü, ki senin topluluğuna girmeyeceklerini buyurmuştun.
Ağıtlar 1:13
·
Tevrat
מִמָּר֛וֹם שָֽׁלַח־אֵ֥שׁ בְּעַצְמֹתַ֖י וַיִּרְדֶּ֑נָּה פָּרַ֨שׂ רֶ֤שֶׁת לְרַגְלַי֙ הֱשִׁיבַ֣נִי אָח֔וֹר נְתָנַ֨נִי֙ שֹֽׁמֵמָ֔ה כָּל־הַיּ֖וֹם דָּוָֽה
Yüksekten kemiklerime ateş gönderdi ve onlara egemen oldu; ayaklarıma ağ yaydı, beni geriye döndürdü; beni ıssız yaptı, bütün gün hasta yaptı.
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 65:2
·
Tevrat
פֵּרַ֧שְׂתִּי יָדַ֛י כָּל־הַיּ֖וֹם אֶל־עַ֣ם סוֹרֵ֑ר הַהֹלְכִים֙ הַדֶּ֣רֶךְ לֹא־ט֔וֹב אַחַ֖ר מַחְשְׁבֹתֵיהֶֽם
Bütün gün ellerimi isyankar halka açtım; iyi olmayan yolda, düşüncelerinin ardınca yürüyenlere.
Zekeriya 2:10
·
Tevrat
ה֣וֹי ה֗וֹי וְנֻ֛סוּ מֵאֶ֥רֶץ צָפ֖וֹן נְאֻם־יְהוָ֑ה כִּ֠י כְּאַרְבַּ֞ע רוּח֧וֹת הַשָּׁמַ֛יִם פֵּרַ֥שְׂתִּי אֶתְכֶ֖ם נְאֻם־יְהוָֽה
Vay! Vay! Kuzey diyarından kaçın, Yahve'nin bildirisidir; çünkü sizi göklerin dört rüzgarı gibi dağıttım, Yahve'nin bildirisidir.
Mezmurlar 143:6
·
Tevrat
פֵּרַ֣שְׂתִּי יָדַ֣י אֵלֶ֑יךָ נַפְשִׁ֓י כְּאֶֽרֶץ־עֲיֵפָ֖ה לְךָ֣ סֶֽלָה
Ellerimi sana açtım; canım yorgun bir yer gibi sanadır. Sela.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 17:21
·
Tevrat
וְאֵ֨ת כָּל־מִבְרָחָ֤יו בְּכָל־אֲגַפָּיו֙ בַּחֶ֣רֶב יִפֹּ֔לוּ וְהַנִּשְׁאָרִ֖ים לְכָל־ר֣וּחַ יִפָּרֵ֑שׂוּ וִידַעְתֶּ֕ם כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה דִּבַּֽרְתִּי
Ve bütün birliklerindeki kaçanların hepsi kılıçla düşecekler ve kalanlar her rüzgara dağılacaklar; ve benim, Yahve'nin konuştuğunu bileceksiniz.
Çölde Sayım 4:7
·
Tevrat
וְעַ֣ל שֻׁלְחַ֣ן הַפָּנִ֗ים יִפְרְשׂוּ֮ בֶּ֣גֶד תְּכֵלֶת֒ וְנָתְנ֣וּ עָ֠לָיו אֶת־הַקְּעָרֹ֤ת וְאֶת־הַכַּפֹּת֙ וְאֶת־הַמְּנַקִּיֹּ֔ת וְאֵ֖ת קְשׂ֣וֹת הַנָּ֑סֶךְ וְלֶ֥חֶם הַתָּמִ֖יד עָלָ֥יו יִהְיֶֽה
Yüz masasının üzerine lacivert bir giysi serecekler; onun üzerine tabakları, kapları, testileri ve dökme sunu taslarını koyacaklar; sürekli ekmek de onun üzerinde olacak.
Çölde Sayım 4:11
·
Tevrat
וְעַ֣ל מִזְבַּ֣ח הַזָּהָ֗ב יִפְרְשׂוּ֙ בֶּ֣גֶד תְּכֵ֔לֶת וְכִסּ֣וּ אֹת֔וֹ בְּמִכְסֵ֖ה ע֣וֹר תָּ֑חַשׁ וְשָׂמ֖וּ אֶת־בַּדָּֽיו
Altın sunağın üzerine lacivert bir giysi serecekler, onu tahaş derisi örtüyle örtecekler ve sırıklarını yerleştirecekler.
Örnek Ayetler (3)
Hakimler 8:25
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֖וּ נָת֣וֹן נִתֵּ֑ן וַֽיִּפְרְשׂוּ֙ אֶת־הַשִּׂמְלָ֔ה וַיַּשְׁלִ֣יכוּ שָׁ֔מָּה אִ֖ישׁ נֶ֥זֶם שְׁלָלֽוֹ
Dediler ki: "Kesinlikle vereceğiz." Giysiyi serdiler ve her adam ganimetinin küpesini oraya attı.
Hezekiel 19:8
·
Tevrat
וַיִּתְּנ֨וּ עָלָ֥יו גּוֹיִ֛ם סָבִ֖יב מִמְּדִינ֑וֹת וַֽיִּפְרְשׂ֥וּ עָלָ֛יו רִשְׁתָּ֖ם בְּשַׁחְתָּ֥ם נִתְפָּֽשׂ
Ve eyaletlerden çevredeki uluslar ona karşı koydular; ve onun üzerine ağlarını yaydılar, onların çukurunda yakalandı.
1. Krallar 6:27
·
Tevrat
וַיִּתֵּ֨ן אֶת־הַכְּרוּבִ֜ים בְּת֣וֹךְ הַבַּ֣יִת הַפְּנִימִ֗י וַֽיִּפְרְשׂוּ֮ אֶת־כַּנְפֵ֣י הַכְּרֻבִים֒ וַתִּגַּ֤ע כְּנַף־הָֽאֶחָד֙ בַּקִּ֔יר וּכְנַף֙ הַכְּר֣וּב הַשֵּׁנִ֔י נֹגַ֖עַת בַּקִּ֣יר הַשֵּׁנִ֑י וְכַנְפֵיהֶם֙ אֶל־תּ֣וֹךְ הַבַּ֔יִת נֹגְעֹ֖ת כָּנָ֥ף אֶל־כָּנָֽף
Keruvları iç evin ortasına koydu; keruvlar kanatlarını gerdiler, birinin kanadı duvara dokunuyordu ve ikinci keruvun kanadı ikinci duvara dokunuyordu; ve evin ortasında kanatları kanat kanada dokunuyordu.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 12:13
·
Tevrat
וּפָרַשְׂתִּ֤י אֶת־רִשְׁתִּי֙ עָלָ֔יו וְנִתְפַּ֖שׂ בִּמְצֽוּדָתִ֑י וְהֵבֵאתִ֨י אֹת֤וֹ בָבֶ֨לָה֙ אֶ֣רֶץ כַּשְׂדִּ֔ים וְאוֹתָ֥הּ לֹֽא־יִרְאֶ֖ה וְשָׁ֥ם יָמֽוּת
Ve ağımı onun üzerine sereceğim ve tuzağımda yakalanacak; ve onu Kildaniler diyarı Babil'e getireceğim, ve orayı görmeyecek ve orada ölecek.
Hezekiel 17:20
·
Tevrat
וּפָרַשְׂתִּ֤י עָלָיו֙ רִשְׁתִּ֔י וְנִתְפַּ֖שׂ בִּמְצֽוּדָתִ֑י וַהֲבִיאוֹתִ֣יהוּ בָבֶ֗לָה וְנִשְׁפַּטְתִּ֤י אִתּוֹ֙ שָׁ֔ם מַעֲל֖וֹ אֲשֶׁ֥ר מָֽעַל־בִּֽי
Ve onun üzerine ağımı sereceğim ve tuzağımda yakalanacak; ve onu Babil'e getireceğim ve bana ettiği ihanet için orada onunla yargılaşacağım.
Hezekiel 32:3
·
Tevrat
כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה וּפָרַשְׂתִּ֤י עָלֶ֨יךָ֙ אֶת־רִשְׁתִּ֔י בִּקְהַ֖ל עַמִּ֣ים רַבִּ֑ים וְהֶעֱל֖וּךָ בְּחֶרְמִֽי
Efendi Yahve şöyle dedi: Çok halkların topluluğunda senin üzerine ağımı sereceğim ve seni ağımda çıkaracaklar.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 33:23
·
Tevrat
נִטְּשׁ֖וּ חֲבָלָ֑יִךְ בַּל־יְחַזְּק֤וּ כֵן־תָּרְנָם֙ בַּל־פָּ֣רְשׂוּ נֵ֔ס אָ֣ז חֻלַּ֤ק עַֽד־שָׁלָל֙ מַרְבֶּ֔ה פִּסְחִ֖ים בָּ֥זְזוּ בַֽז
İplerin gevşedi; direklerinin tabanını sağlamlaştıramadılar, yelken açamadılar; o zaman bol ganimet payı bölüşüldü, topallar bile yağma yağmaladı.
Mezmurlar 140:6
·
Tevrat
טָֽמְנֽוּ־גֵאִ֨ים פַּ֡ח לִ֗י וַחֲבָלִ֗ים פָּ֣רְשׂוּ רֶ֭שֶׁת לְיַד־מַעְגָּ֑ל מֹקְשִׁ֖ים שָֽׁתוּ־לִ֣י סֶֽלָה
Kibirli kişiler benim için tuzak ve ipler gizlediler; yolun kenarına ağ gerdiler; benim için kapanlar kurdular. Selah.
Örnek Ayetler (2)
Rut 3:9
·
Tevrat
וַיֹּ֖אמֶר מִי־אָ֑תּ וַתֹּ֗אמֶר אָנֹכִי֙ ר֣וּת אֲמָתֶ֔ךָ וּפָרַשְׂתָּ֤ כְנָפֶ֨ךָ֙ עַל־אֲמָ֣תְךָ֔ כִּ֥י גֹאֵ֖ל אָֽתָּה
Ve dedi: 'Sen kimsin?' Ve dedi: 'Ben hizmetçin Rut'um; ve kanadını hizmetçinin üzerine yay, çünkü sen fidyecisin.'
Eyüp 11:13
·
Tevrat
אִם־אַ֭תָּ֗ה הֲכִינ֣וֹתָ לִבֶּ֑ךָ וּפָרַשְׂתָּ֖ אֵלָ֣יו כַּפֶּֽךָ
Eğer sen kalbini hazırlarsan ve avuçlarını ona açarsan,
Örnek Ayetler (2)
Mısır'dan Çıkış 25:20
·
Tevrat
וְהָי֣וּ הַכְּרֻבִים֩ פֹּרְשֵׂ֨י כְנָפַ֜יִם לְמַ֗עְלָה סֹכְכִ֤ים בְּכַנְפֵיהֶם֙ עַל־הַכַּפֹּ֔רֶת וּפְנֵיהֶ֖ם אִ֣ישׁ אֶל־אָחִ֑יו אֶל־הַכַּפֹּ֔רֶת יִהְי֖וּ פְּנֵ֥י הַכְּרֻבִֽים
Ve keruvlar kanatlarını yukarıya doğru açacak, kanatlarıyla kapağın üzerini örtecekler ve yüzleri adam kardeşine doğru olacak; keruvların yüzleri kapağa doğru olacak.
Mısır'dan Çıkış 37:9
·
Tevrat
וַיִּהְי֣וּ הַכְּרֻבִים֩ פֹּרְשֵׂ֨י כְנָפַ֜יִם לְמַ֗עְלָה סֹֽכְכִ֤ים בְּכַנְפֵיהֶם֙ עַל־הַכַּפֹּ֔רֶת וּפְנֵיהֶ֖ם אִ֣ישׁ אֶל־אָחִ֑יו אֶל־הַכַּפֹּ֔רֶת הָי֖וּ פְּנֵ֥י הַכְּרֻבִֽים
Ve keruvlar kanatlarını yukarıya açanlar, kanatlarıyla kefaret örtüsünün üzerini örtenlerdi ve onların yüzleri biri diğerine doğruydu; keruvların yüzleri kefaret örtüsüne doğruydu.
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 19:14
·
Tevrat
וַיִּקַּ֨ח חִזְקִיָּ֧הוּ אֶת־הַסְּפָרִ֛ים מִיַּ֥ד הַמַּלְאָכִ֖ים וַיִּקְרָאֵ֑ם וַיַּ֨עַל֙ בֵּ֣ית יְהוָ֔ה וַיִּפְרְשֵׂ֥הוּ חִזְקִיָּ֖הוּ לִפְנֵ֥י יְהוָֽה
Hizkiya mektupları elçilerin elinden aldı ve onları okudu; sonra Yahve'nin evine çıktı ve Hizkiya onu Yahve'nin önüne yaydı.
Yeşaya 37:14
·
Tevrat
וַיִּקַּ֨ח חִזְקִיָּ֧הוּ אֶת־הַסְּפָרִ֛ים מִיַּ֥ד הַמַּלְאָכִ֖ים וַיִּקְרָאֵ֑הוּ וַיַּ֨עַל֙ בֵּ֣ית יְהוָ֔ה וַיִּפְרְשֵׂ֥הוּ חִזְקִיָּ֖הוּ לִפְנֵ֥י יְהוָֽה
Hizkiya mektupları elçilerin elinden aldı ve onu okudu; sonra Yahve'nin evine çıktı ve Hizkiya onu Yahve'nin önüne serdi.
Örnek Ayetler (2)
1. Krallar 8:7
·
Tevrat
כִּ֤י הַכְּרוּבִים֙ פֹּרְשִׂ֣ים כְּנָפַ֔יִם אֶל־מְק֖וֹם הָֽאָר֑וֹן וַיָּסֹ֧כּוּ הַכְּרֻבִ֛ים עַל־הָאָר֥וֹן וְעַל־בַּדָּ֖יו מִלְמָֽעְלָה
Çünkü keruvlar sandığın yerine kanatlarını geriyorlardı; ve keruvlar sandığın ve onun sırıklarının üzerini yukarıdan örtüyorlardı.
2. Tarihler 5:8
·
Tevrat
וַיִּהְי֤וּ הַכְּרוּבִים֙ פֹּרְשִׂ֣ים כְּנָפַ֔יִם עַל־מְק֖וֹם הָאָר֑וֹן וַיְכַסּ֧וּ הַכְּרוּבִ֛ים עַל־הָאָר֥וֹן וְעַל־בַּדָּ֖יו מִלְמָֽעְלָה
Keruvlar da sandığın yeri üzerine kanatları yayıyordu ve keruvlar yukarıdan sandığı ve onun sırıklarını örtüyordu.
Örnek Ayetler (1)
Ağıtlar 1:17
·
Tevrat
פֵּֽרְשָׂ֨ה צִיּ֜וֹן בְּיָדֶ֗יהָ אֵ֤ין מְנַחֵם֙ לָ֔הּ צִוָּ֧ה יְהוָ֛ה לְיַעֲקֹ֖ב סְבִיבָ֣יו צָרָ֑יו הָיְתָ֧ה יְרוּשָׁלִַ֛ם לְנִדָּ֖ה בֵּינֵיהֶֽם
Siyon ellerini yaydı, onu avutan yoktur; Yahve Yakup için etrafındakilerin onu sıkıştıranlar olmasını buyurdu; Yeruşalim onların arasında kirlilik oldu.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 17:19
·
Tevrat
וַתִּקַּ֣ח הָאִשָּׁ֗ה וַתִּפְרֹ֤שׂ אֶת־הַמָּסָךְ֙ עַל־פְּנֵ֣י הַבְּאֵ֔ר וַתִּשְׁטַ֥ח עָלָ֖יו הָֽרִפ֑וֹת וְלֹ֥א נוֹדַ֖ע דָּבָֽר
Kadın örtüyü alıp kuyunun yüzünün üzerine serdi ve üzerine tahıl yaydı; ve hiçbir şey bilinmedi.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 4:31
·
Tevrat
כִּי֩ ק֨וֹל כְּחוֹלָ֜ה שָׁמַ֗עְתִּי צָרָה֙ כְּמַבְכִּירָ֔ה ק֧וֹל בַּת־צִיּ֛וֹן תִּתְיַפֵּ֖חַ תְּפָרֵ֣שׂ כַּפֶּ֑יהָ אֽוֹי־נָ֣א לִ֔י כִּֽי־עָיְפָ֥ה נַפְשִׁ֖י לְהֹרְגִֽים
Çünkü kıvranan kadın gibi bir ses işittim, ilk çocuğunu doğuran kadın gibi sıkıntı; Siyon kızının sesini, soluk soluğa kalıyor, avuçlarını açıyor: 'Vay bana, çünkü canım öldürenler yüzünden yoruldu.'
Örnek Ayetler (1)
1. Krallar 8:54
·
Tevrat
וַיְהִ֣י כְּכַלּ֣וֹת שְׁלֹמֹ֗ה לְהִתְפַּלֵּל֙ אֶל־יְהוָ֔ה אֵ֛ת כָּל־הַתְּפִלָּ֥ה וְהַתְּחִנָּ֖ה הַזֹּ֑את קָ֞ם מִלִּפְנֵ֨י מִזְבַּ֤ח יְהוָה֙ מִכְּרֹ֣עַ עַל־בִּרְכָּ֔יו וְכַפָּ֖יו פְּרֻשׂ֥וֹת הַשָּׁמָֽיִם
Süleyman Yahve'ye bu bütün duayı ve yakarışı dua etmeyi bitirdiğinde, dizleri üzerine çökmüş ve avuçları göklere açılmış halden Yahve'nin sunağının önünden kalktı.
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 3:13
·
Tevrat
כַּנְפֵי֙ הַכְּרוּבִ֣ים הָאֵ֔לֶּה פֹּֽרְשִׂ֖ים אַמּ֣וֹת עֶשְׂרִ֑ים וְהֵ֛ם עֹמְדִ֥ים עַל־רַגְלֵיהֶ֖ם וּפְנֵיהֶ֥ם לַבָּֽיִת
Bu keruvların kanatları yirmi kubit (~9 metre) yayılmıştı; ve onlar ayakları üzerinde duruyorlardı ve yüzleri eve doğruydu.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 1:15
·
Tevrat
וּבְפָרִשְׂכֶ֣ם כַּפֵּיכֶ֗ם אַעְלִ֤ים עֵינַי֙ מִכֶּ֔ם גַּ֛ם כִּֽי־תַרְבּ֥וּ תְפִלָּ֖ה אֵינֶ֣נִּי שֹׁמֵ֑עַ יְדֵיכֶ֖ם דָּמִ֥ים מָלֵֽאוּ
Ve sizin avuçlarınızı açtığınızda sizden gözlerimi gizleyeceğim; ayrıca dua çoğaltsanız da işiten değilim, sizin elleriniz kanlarla doludur.