49
Kullanım
5
Lemma
24
Türev
44
Anlam
5 lemma, 24 türev form
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 13:9
·
Tevrat
הֲלֹ֤א כָל־הָאָ֨רֶץ֙ לְפָנֶ֔יךָ הִפָּ֥רֶד נָ֖א מֵעָלָ֑י אִם־הַשְּׂמֹ֣אל וְאֵימִ֔נָה וְאִם־הַיָּמִ֖ין וְאַשְׂמְאִֽילָה
Bütün yer senin önünde değil mi? Lütfen benden ayrıl; eğer sola, ben sağa gideceğim ve eğer sağa, ben sola gideceğim.
Yaratılış 13:14
·
Tevrat
וַֽיהוָ֞ה אָמַ֣ר אֶל־אַבְרָ֗ם אַחֲרֵי֙ הִפָּֽרֶד־ל֣וֹט מֵֽעִמּ֔וֹ שָׂ֣א נָ֤א עֵינֶ֨יךָ֙ וּרְאֵ֔ה מִן־הַמָּק֖וֹם אֲשֶׁר־אַתָּ֣ה שָׁ֑ם צָפֹ֥נָה וָנֶ֖גְבָּה וָקֵ֥דְמָה וָיָֽמָּה
Lut ondan ayrıldıktan sonra Yahve İbrahim'e dedi: 'Lütfen gözlerini kaldır ve bulunduğun yerden kuzeye, güneye, doğuya ve batıya bak.'
Örnek Ayetler (3)
2. Samuel 1:23
·
Tevrat
שָׁא֣וּל וִיהוֹנָתָ֗ן הַנֶּאֱהָבִ֤ים וְהַנְּעִימִם֙ בְּחַיֵּיהֶ֔ם וּבְמוֹתָ֖ם לֹ֣א נִפְרָ֑דוּ מִנְּשָׁרִ֣ים קַ֔לּוּ מֵאֲרָי֖וֹת גָּבֵֽרוּ
Şaul ve Yonatan, yaşamlarında sevilen ve hoş olanlar, ölümlerinde de ayrılmadılar; kartallardan daha hızlıydılar, aslanlardan daha güçlüydüler.
Yaratılış 10:5
·
Tevrat
מֵ֠אֵלֶּה נִפְרְד֞וּ אִיֵּ֤י הַגּוֹיִם֙ בְּאַרְצֹתָ֔ם אִ֖ישׁ לִלְשֹׁנ֑וֹ לְמִשְׁפְּחֹתָ֖ם בְּגוֹיֵהֶֽם
Ulusların adaları topraklarında bunlardan ayrıldı; her adam diline göre, uluslarında ailelerine göre.
Yaratılış 10:32
·
Tevrat
אֵ֣לֶּה מִשְׁפְּחֹ֧ת בְּנֵי־נֹ֛חַ לְתוֹלְדֹתָ֖ם בְּגוֹיֵהֶ֑ם וּמֵאֵ֜לֶּה נִפְרְד֧וּ הַגּוֹיִ֛ם בָּאָ֖רֶץ אַחַ֥ר הַמַּבּֽוּל
Bunlar soylarına göre, uluslarında Nuh'un oğullarının aileleridir; ve tufandan sonra uluslar yerde bunlardan ayrıldılar.
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 92:10
·
Tevrat
כִּ֤י הִנֵּ֪ה אֹיְבֶ֡יךָ יְֽהוָ֗ה כִּֽי־הִנֵּ֣ה אֹיְבֶ֣יךָ יֹאבֵ֑דוּ יִ֝תְפָּרְד֗וּ כָּל־פֹּ֥עֲלֵי אָֽוֶן
Çünkü işte düşmanların Yahve, çünkü işte düşmanların yok olacaklar; bütün kötülük yapanlar dağılacaklar.
Eyüp 4:11
·
Tevrat
לַ֭יִשׁ אֹבֵ֣ד מִבְּלִי־טָ֑רֶף וּבְנֵ֥י לָ֝בִ֗יא יִתְפָּרָֽדוּ
Güçlü aslan avsızlıktan yok olur ve dişi aslanın yavruları dağılırlar.
Eyüp 41:9
·
Tevrat
אִישׁ־בְּאָחִ֥יהוּ יְדֻבָּ֑קוּ יִ֝תְלַכְּד֗וּ וְלֹ֣א יִתְפָּרָֽדוּ
Biri kardeşine yapışır; kenetlenirler ve ayrılmazlar.
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 2:11
·
Tevrat
וַיְהִ֗י הֵ֣מָּה הֹלְכִ֤ים הָלוֹךְ֙ וְדַבֵּ֔ר וְהִנֵּ֤ה רֶֽכֶב־אֵשׁ֙ וְס֣וּסֵי אֵ֔שׁ וַיַּפְרִ֖דוּ בֵּ֣ין שְׁנֵיהֶ֑ם וַיַּ֨עַל֙ אֵ֣לִיָּ֔הוּ בַּֽסְעָרָ֖ה הַשָּׁמָֽיִם
Onlar giderek ve konuşarak giderlerken, işte ateş arabası ve ateş atları ikisinin arasını ayırdılar; ve İlyas kasırgayla göklere çıktı.
Yaratılış 13:11
·
Tevrat
וַיִּבְחַר־ל֣וֹ ל֗וֹט אֵ֚ת כָּל־כִּכַּ֣ר הַיַּרְדֵּ֔ן וַיִּסַּ֥ע ל֖וֹט מִקֶּ֑דֶם וַיִּפָּ֣רְד֔וּ אִ֖ישׁ מֵעַ֥ל אָחִֽיו
Böylece Lut kendine bütün Şeria ovasını seçti ve Lut doğuya göç etti; ve her adam kardeşinden ayrıldı.
Örnek Ayetler (2)
Hakimler 4:11
·
Tevrat
וְחֶ֤בֶר הַקֵּינִי֙ נִפְרָ֣ד מִקַּ֔יִן מִבְּנֵ֥י חֹבָ֖ב חֹתֵ֣ן מֹשֶׁ֑ה וַיֵּ֣ט אָהֳל֔וֹ עַד־אֵל֥וֹן בְּצַעֲנַנִּ֖ים אֲשֶׁ֥ר אֶת־קֶֽדֶשׁ
Ve Kenli Hever, Musa'nın kayınbabası Hovav'ın oğullarından, Kayin'den ayrılmıştı; ve çadırını Kedeş'teki Tsaanannim meşesine kadar kurmuştu.
Süleyman'ın Özdeyişleri 18:1
·
Tevrat
לְֽ֭תַאֲוָה יְבַקֵּ֣שׁ נִפְרָ֑ד בְּכָל־תּ֝וּשִׁיָּ֗ה יִתְגַּלָּֽע
Ayrılan arzusu için arar, her sağlam bilgeliğe karşı patlak verir.
Örnek Ayetler (2)
Süleyman'ın Özdeyişleri 19:4
·
Tevrat
ה֗וֹן יֹ֭סִיף רֵעִ֣ים רַבִּ֑ים וְ֝דָ֗ל מֵרֵ֥עהוּ יִפָּרֵֽד
Servet birçok dost ekler, ve yoksul dostundan ayrılır.
Yaratılış 2:10
·
Tevrat
וְנָהָרּ֙ יֹצֵ֣א מֵעֵ֔דֶן לְהַשְׁק֖וֹת אֶת־הַגָּ֑ן וּמִשָּׁם֙ יִפָּרֵ֔ד וְהָיָ֖ה לְאַרְבָּעָ֥ה רָאשִֽׁים
Bahçeyi sulamak için Aden'den bir ırmak çıkıyordu; oradan ayrılıyor ve dört baş oluyordu.
Örnek Ayetler (2)
Hoşea 4:14
·
Tevrat
לֹֽא־אֶפְק֨וֹד עַל־בְּנוֹתֵיכֶ֜ם כִּ֣י תִזְנֶ֗ינָה וְעַל־כַּלּֽוֹתֵיכֶם֙ כִּ֣י תְנָאַ֔פְנָה כִּי־הֵם֙ עִם־הַזֹּנ֣וֹת יְפָרֵ֔דוּ וְעִם־הַקְּדֵשׁ֖וֹת יְזַבֵּ֑חוּ וְעָ֥ם לֹֽא־יָבִ֖ין יִלָּבֵֽט
Kızlarınızı fahişelik ettikleri için ve gelinlerinizi zina ettikleri için cezalandırmayacağım; çünkü onlar fahişelerle ayrılırlar ve kutsallarla kurban keserler ve anlamayan halk yıkılacak.
Yaratılış 25:23
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה לָ֗הּ שְׁנֵ֤י גוֹיִם֙ בְּבִטְנֵ֔ךְ וּשְׁנֵ֣י לְאֻמִּ֔ים מִמֵּעַ֖יִךְ יִפָּרֵ֑דוּ וּלְאֹם֙ מִלְאֹ֣ם יֶֽאֱמָ֔ץ וְרַ֖ב יַעֲבֹ֥ד צָעִֽיר
Yahve ona dedi: 'Karnında iki ulus var ve rahminden iki halk ayrılacak; halk halktan güçlü olacak ve büyük küçüğe kulluk edecek.'
Örnek Ayetler (2)
Süleyman'ın Özdeyişleri 18:18
·
Tevrat
מִ֭דְיָנִים יַשְׁבִּ֣ית הַגּוֹרָ֑ל וּבֵ֖ין עֲצוּמִ֣ים יַפְרִֽיד
Kura çekişmeleri durdurur ve güçlüler arasını ayırır.
Rut 1:17
·
Tevrat
בַּאֲשֶׁ֤ר תָּמ֨וּתִי֙ אָמ֔וּת וְשָׁ֖ם אֶקָּבֵ֑ר כֹּה֩ יַעֲשֶׂ֨ה יְהוָ֥ה לִי֙ וְכֹ֣ה יֹסִ֔יף כִּ֣י הַמָּ֔וֶת יַפְרִ֖יד בֵּינִ֥י וּבֵינֵֽךְ
Öleceğin yerde öleceğim ve oraya gömüleceğim. Yahve bana böyle yapsın ve böyle eklesin; çünkü ölüm benimle senin aranı ayıracaktır.
Örnek Ayetler (2)
Süleyman'ın Özdeyişleri 16:28
·
Tevrat
אִ֣ישׁ תַּ֭הְפֻּכוֹת יְשַׁלַּ֣ח מָד֑וֹן מַפְרִ֥יד אַלּֽוּף
Çarpıklıklar adamı çekişme salar, yakın dostu ayırır.
Süleyman'ın Özdeyişleri 17:9
·
Tevrat
מְֽכַסֶּה־פֶּ֭שַׁע מְבַקֵּ֣שׁ אַהֲבָ֑ה וְשֹׁנֶ֥ה בְ֝דָבָ֗ר מַפְרִ֥יד אַלּֽוּף
Suçu örten sevgiyi arar ve bir meseleyi tekrarlayan yakın dostu ayırır.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 1:11
·
Tevrat
וּפְנֵיהֶ֕ם וְכַנְפֵיהֶ֥ם פְּרֻד֖וֹת מִלְמָ֑עְלָה לְאִ֗ישׁ שְׁ֚תַּיִם חֹבְר֣וֹת אִ֔ישׁ וּשְׁתַּ֣יִם מְכַסּ֔וֹת אֵ֖ת גְּוִיֹתֵיהֶֽנָה
Ve yüzleri ve kanatları yukarıdan ayrılmıştı; her birine iki birine birleşikti ve iki bedenlerini örtüyordu.
Örnek Ayetler (1)
Ester 3:8
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר הָמָן֙ לַמֶּ֣לֶךְ אֲחַשְׁוֵר֔וֹשׁ יֶשְׁנ֣וֹ עַם־אֶחָ֗ד מְפֻזָּ֤ר וּמְפֹרָד֙ בֵּ֣ין הָֽעַמִּ֔ים בְּכֹ֖ל מְדִינ֣וֹת מַלְכוּתֶ֑ךָ וְדָתֵיהֶ֞ם שֹׁנ֣וֹת מִכָּל־עָ֗ם וְאֶת־דָּתֵ֤י הַמֶּ֨לֶךְ֙ אֵינָ֣ם עֹשִׂ֔ים וְלַמֶּ֥לֶךְ אֵין־שֹׁוֶ֖ה לְהַנִּיחָֽם
Ve Haman Kral Ahaşveroş'a dedi: 'Krallığının bütün eyaletlerinde halklar arasında dağılmış ve ayrılmış bir halk vardır; ve onların yasaları bütün halklardan farklıdır ve kralın yasalarını yapmıyorlar; ve onları bırakmak kral için uygun değildir.'
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 4:13
·
Tevrat
וָאֹמַ֞ר אֶל־הַחֹרִ֤ים וְאֶל־הַסְּגָנִים֙ וְאֶל־יֶ֣תֶר הָעָ֔ם הַמְּלָאכָ֥ה הַרְבֵּ֖ה וּרְחָבָ֑ה וַאֲנַ֗חְנוּ נִפְרָדִים֙ עַל־הַ֣חוֹמָ֔ה רְחוֹקִ֖ים אִ֥ישׁ מֵאָחִֽיו
Ve soylulara, görevlilere ve halkın geri kalanına dedim: 'İş çok ve geniştir; ve biz duvarda ayrılmışız, her bir adam kardeşinden uzaktır.'
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 30:40
·
Tevrat
וְהַכְּשָׂבִים֮ הִפְרִ֣יד יַעֲקֹב֒ וַ֠יִּתֵּן פְּנֵ֨י הַצֹּ֧אן אֶל־עָקֹ֛ד וְכָל־ח֖וּם בְּצֹ֣אן לָבָ֑ן וַיָּֽשֶׁת־ל֤וֹ עֲדָרִים֙ לְבַדּ֔וֹ וְלֹ֥א שָׁתָ֖ם עַל־צֹ֥אן לָבָֽן
Yakup kuzuları ayırdı; sürünün yüzünü Lavan'ın sürüsündeki çizgiliye ve her esmere çevirdi. Kendine ayrı sürüler koydu ve onları Lavan'ın sürüsüne katmadı.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 32:8
·
Tevrat
בְּהַנְחֵ֤ל עֶלְיוֹן֙ גּוֹיִ֔ם בְּהַפְרִיד֖וֹ בְּנֵ֣י אָדָ֑ם יַצֵּב֙ גְּבֻלֹ֣ת עַמִּ֔ים לְמִסְפַּ֖ר בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Yüce Olan uluslara miras verdiğinde, insan oğullarını ayırdığında, İsrail oğullarının sayısına göre halkların sınırlarını belirledi.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 22:15
·
Tevrat
כַּמַּ֥יִם נִשְׁפַּכְתִּי֮ וְהִתְפָּֽרְד֗וּ כָּֽל־עַצְמ֫וֹתָ֥י הָיָ֣ה לִ֭בִּי כַּדּוֹנָ֑ג נָ֝מֵ֗ס בְּת֣וֹךְ מֵעָֽי
Su gibi döküldüm ve bütün kemiklerim ayrıldı; kalbim balmumu gibi oldu, bağırsaklarımın içinde eridi.
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 18:9
·
Tevrat
וַיִּקָּרֵא֙ אַבְשָׁל֔וֹם לִפְנֵ֖י עַבְדֵ֣י דָוִ֑ד וְאַבְשָׁל֞וֹם רֹכֵ֣ב עַל־הַפֶּ֗רֶד וַיָּבֹ֣א הַפֶּ֡רֶד תַּ֣חַת שׂוֹבֶךְ֩ הָאֵלָ֨ה הַגְּדוֹלָ֜ה וַיֶּחֱזַ֧ק רֹאשׁ֣וֹ בָאֵלָ֗ה וַיֻּתַּן֙ בֵּ֤ין הַשָּׁמַ֨יִם֙ וּבֵ֣ין הָאָ֔רֶץ וְהַפֶּ֥רֶד אֲשֶׁר־תַּחְתָּ֖יו עָבָֽר
Avşalom Davut'un kullarının önüne rastladı. Avşalom katırın üzerinde biniyordu; katır büyük meşenin sık dalları altına geldi, onun başı meşeye sıkıca tutundu ve göklerle yer arasına konuldu; altındaki katır ise geçti.
Zekeriya 14:15
·
Tevrat
וְכֵ֨ן תִּֽהְיֶ֜ה מַגֵּפַ֣ת הַסּ֗וּס הַפֶּ֨רֶד֙ הַגָּמָ֣ל וְהַחֲמ֔וֹר וְכָ֨ל־הַבְּהֵמָ֔ה אֲשֶׁ֥ר יִהְיֶ֖ה בַּמַּחֲנ֣וֹת הָהֵ֑מָּה כַּמַּגֵּפָ֖ה הַזֹּֽאת
Atın, katırın, devenin, eşeğin ve o ordugahlarda olacak bütün hayvanların salgını da bu salgın gibi olacak.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 27:14
·
Tevrat
מִבֵּ֖ית תּוֹגַרְמָ֑ה סוּסִ֤ים וּפָֽרָשִׁים֙ וּפְרָדִ֔ים נָתְנ֖וּ עִזְבוֹנָֽיִךְ
Togarma evinden atlar, atlılar ve katırlarla senin mallarını verdiler.
1. Krallar 10:25
·
Tevrat
וְהֵ֣מָּה מְבִאִ֣ים אִ֣ישׁ מִנְחָת֡וֹ כְּלֵ֣י כֶסֶף֩ וּכְלֵ֨י זָהָ֤ב וּשְׂלָמוֹת֙ וְנֵ֣שֶׁק וּבְשָׂמִ֔ים סוּסִ֖ים וּפְרָדִ֑ים דְּבַר־שָׁנָ֖ה בְּשָׁנָֽה
Onlar her yıl, her adam kendi sunusunu, gümüş kaplar, altın kaplar, giysiler, silahlar, baharatlar, atlar ve katırlar getiriyordu.
2. Tarihler 9:24
·
Tevrat
וְהֵ֣ם מְבִיאִ֣ים אִ֣ישׁ מִנְחָת֡וֹ כְּלֵ֣י כֶסֶף֩ וּכְלֵ֨י זָהָ֤ב וּשְׂלָמוֹת֙ נֵ֣שֶׁק וּבְשָׂמִ֔ים סוּסִ֖ים וּפְרָדִ֑ים דְּבַר־שָׁנָ֖ה בְּשָׁנָֽה
Onlar, her adam sunusunu; gümüş kapları ve altın kapları ve giysiler, silah ve baharatlar, atlar ve katırlar getiriyorlardı, her yılın kuralına göre.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 66:20
·
Tevrat
וְהֵבִ֣יאוּ אֶת־כָּל־אֲחֵיכֶ֣ם מִכָּל־הַגּוֹיִ֣ם מִנְחָ֣ה לַֽיהוָ֡ה בַּסּוּסִ֡ים וּ֠בָרֶכֶב וּבַצַּבִּ֨ים וּבַפְּרָדִ֜ים וּבַכִּרְכָּר֗וֹת עַ֣ל הַ֥ר קָדְשִׁ֛י יְרוּשָׁלִַ֖ם אָמַ֣ר יְהוָ֑ה כַּאֲשֶׁ֣ר יָבִיאוּ֩ בְנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֧ל אֶת־הַמִּנְחָ֛ה בִּכְלִ֥י טָה֖וֹר בֵּ֥ית יְהוָֽה
Ve bütün kardeşlerinizi bütün uluslardan Yahve'ye sunu olarak atlarla ve arabalarla ve tahtırevanlarla ve katırlarla ve develerle kutsal dağım Yeruşalim'e getirecekler, dedi Yahve; İsrail oğullarının sunuyu temiz kapta Yahve'nin evine getirdikleri gibi.
1. Tarihler 12:41
·
Tevrat
וְגַ֣ם הַקְּרֽוֹבִים־אֲ֠לֵיהֶם עַד־יִשָׂשכָ֨ר וּזְבֻל֜וּן וְנַפְתָּלִ֗י מְבִיאִ֣ים לֶ֡חֶם בַּחֲמוֹרִ֣ים וּבַגְּמַלִּ֣ים וּבַפְּרָדִ֣ים וּֽבַבָּקָ֡ר מַאֲכָ֡ל קֶ֠מַח דְּבֵלִ֨ים וְצִמּוּקִ֧ים וְיַֽיִן־וְשֶׁ֛מֶן וּבָקָ֥ר וְצֹ֖אן לָרֹ֑ב כִּ֥י שִׂמְחָ֖ה בְּיִשְׂרָאֵֽל
Ve ayrıca İssakar, Zevulun ve Naftali'ye kadar onlara yakın olanlar eşeklerle, develerle, katırlarla ve sığırlarla ekmek, yiyecek un, incir pestilleri, kuru üzümler, şarap, yağ, ve çokça sığır ve sürü getiriyorlardı; çünkü İsrail'de sevinç vardı.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 32:9
·
Tevrat
אַל־תִּֽהְי֤וּ כְּס֥וּס כְּפֶרֶד֮ אֵ֤ין הָ֫בִ֥ין בְּמֶֽתֶג־וָרֶ֣סֶן עֶדְי֣וֹ לִבְל֑וֹם בַּ֝֗ל קְרֹ֣ב אֵלֶֽיךָ
Anlayışı olmayan at gibi, katır gibi olmayın; donanımı gem ve dizginle zapt edilmek içindir, yoksa sana yaklaşmaz.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 18:9
·
Tevrat
וַיִּקָּרֵא֙ אַבְשָׁל֔וֹם לִפְנֵ֖י עַבְדֵ֣י דָוִ֑ד וְאַבְשָׁל֞וֹם רֹכֵ֣ב עַל־הַפֶּ֗רֶד וַיָּבֹ֣א הַפֶּ֡רֶד תַּ֣חַת שׂוֹבֶךְ֩ הָאֵלָ֨ה הַגְּדוֹלָ֜ה וַיֶּחֱזַ֧ק רֹאשׁ֣וֹ בָאֵלָ֗ה וַיֻּתַּן֙ בֵּ֤ין הַשָּׁמַ֨יִם֙ וּבֵ֣ין הָאָ֔רֶץ וְהַפֶּ֥רֶד אֲשֶׁר־תַּחְתָּ֖יו עָבָֽר
Avşalom Davut'un kullarının önüne rastladı. Avşalom katırın üzerinde biniyordu; katır büyük meşenin sık dalları altına geldi, onun başı meşeye sıkıca tutundu ve göklerle yer arasına konuldu; altındaki katır ise geçti.