583
Kullanım
2
Lemma
54
Türev
55
Anlam
2 lemma, 54 türev form
Örnek Ayetler (4 / 136)
Hakimler 11:35
·
Tevrat
וַיְהִי֩ כִרְאוֹת֨וֹ אוֹתָ֜הּ וַיִּקְרַ֣ע אֶת־בְּגָדָ֗יו וַיֹּ֨אמֶר֙ אֲהָ֤הּ בִּתִּי֙ הַכְרֵ֣עַ הִכְרַעְתִּ֔נִי וְאַ֖תְּ הָיִ֣יתְ בְּעֹֽכְרָ֑י וְאָנֹכִ֗י פָּצִ֤יתִי־פִי֙ אֶל־יְהוָ֔ה וְלֹ֥א אוּכַ֖ל לָשֽׁוּב
Onu gördüğünde giysilerini yırttı ve dedi: 'Eyvah kızım, beni gerçekten çökerttin ve sen bana sıkıntı verenlerden oldun. Ve ben Yahve'ye ağzımı açtım ve dönemem.'
Amos 6:5
·
Tevrat
הַפֹּרְטִ֖ים עַל־פִּ֣י הַנָּ֑בֶל כְּדָוִ֕יד חָשְׁב֥וּ לָהֶ֖ם כְּלֵי־שִֽׁיר
Çalgının ağzına göre doğaçlama yapanlar, Davut gibi kendileri için şarkı aletleri icat edenler!
Hezekiel 3:2
·
Tevrat
וָאֶפְתַּ֖ח אֶת־פִּ֑י וַיַּ֣אֲכִלֵ֔נִי אֵ֖ת הַמְּגִלָּ֥ה הַזֹּֽאת
Ve ağzımı açtım ve bana bu tomarı yedirdi.
Hezekiel 33:22
·
Tevrat
וְיַד־יְהוָה֩ הָיְתָ֨ה אֵלַ֜י בָּעֶ֗רֶב לִפְנֵי֙ בּ֣וֹא הַפָּלִ֔יט וַיִּפְתַּ֣ח אֶת־פִּ֔י עַד־בּ֥וֹא אֵלַ֖י בַּבֹּ֑קֶר וַיִּפָּ֣תַח פִּ֔י וְלֹ֥א נֶאֱלַ֖מְתִּי עֽוֹד
Kaçan kişinin gelmesinden önce, akşam Yahve'nin eli benim üzerimdeydi; ve sabah o bana gelene kadar ağzımı açtı, böylece ağzım açıldı ve artık dilsiz kalmadım.
Örnek Ayetler (5 / 55)
Hakimler 1:8
·
Tevrat
וַיִּלָּחֲמ֤וּ בְנֵֽי־יְהוּדָה֙ בִּיר֣וּשָׁלִַ֔ם וַיִּלְכְּד֣וּ אוֹתָ֔הּ וַיַּכּ֖וּהָ לְפִי־חָ֑רֶב וְאֶת־הָעִ֖יר שִׁלְּח֥וּ בָאֵֽשׁ
Yahuda oğulları Yeruşalim'de savaştılar ve onu ele geçirdiler; onu kılıç ağzıyla vurdular ve şehri ateşe gönderdiler.
Hakimler 1:25
·
Tevrat
וַיַּרְאֵם֙ אֶת־מְב֣וֹא הָעִ֔יר וַיַּכּ֥וּ אֶת־הָעִ֖יר לְפִי־חָ֑רֶב וְאֶת־הָאִ֥ישׁ וְאֶת־כָּל־מִשְׁפַּחְתּ֖וֹ שִׁלֵּֽחוּ
O da onlara şehrin girişini gösterdi; şehri kılıcın ağzıyla vurdular, ama adamı ve bütün ailesini salıverdiler.
Hakimler 4:15
·
Tevrat
וַיָּ֣הָם יְ֠הוָה אֶת־סִֽיסְרָ֨א וְאֶת־כָּל־הָרֶ֧כֶב וְאֶת־כָּל־הַֽמַּחֲנֶ֛ה לְפִי־חֶ֖רֶב לִפְנֵ֣י בָרָ֑ק וַיֵּ֧רֶד סִֽיסְרָ֛א מֵעַ֥ל הַמֶּרְכָּבָ֖ה וַיָּ֥נָס בְּרַגְלָֽיו
Ve Yahve Sisera'yı, bütün arabaları ve bütün ordugahı Barak'ın önünde kılıcın ağzıyla şaşkına çevirdi; ve Sisera arabanın üzerinden indi ve ayaklarıyla kaçtı.
Hakimler 4:16
·
Tevrat
וּבָרָ֗ק רָדַ֞ף אַחֲרֵ֤י הָרֶ֨כֶב֙ וְאַחֲרֵ֣י הַֽמַּחֲנֶ֔ה עַ֖ד חֲרֹ֣שֶׁת הַגּוֹיִ֑ם וַיִּפֹּ֞ל כָּל־מַחֲנֵ֤ה סִֽיסְרָא֙ לְפִי־חֶ֔רֶב לֹ֥א נִשְׁאַ֖ר עַד־אֶחָֽד
Barak savaş arabalarının ve ordugahın peşinden Haroşet-Hagoyim'e kadar kovaladı; Sisera'nın bütün ordugahı kılıcın ağzıyla düştü, bir kişi bile kalmadı.
Hakimler 18:27
·
Tevrat
וְהֵ֨מָּה לָקְח֜וּ אֵ֧ת אֲשֶׁר־עָשָׂ֣ה מִיכָ֗ה וְֽאֶת־הַכֹּהֵן֮ אֲשֶׁ֣ר הָיָה־לוֹ֒ וַיָּבֹ֣אוּ עַל־לַ֗יִשׁ עַל־עַם֙ שֹׁקֵ֣ט וּבֹטֵ֔חַ וַיַּכּ֥וּ אוֹתָ֖ם לְפִי־חָ֑רֶב וְאֶת־הָעִ֖יר שָׂרְפ֥וּ בָאֵֽשׁ
Ve onlar Mika'nın yaptığını ve onun olan kâhini aldılar, ve Layiş'in üzerine, sakin ve güvenli bir halkın üzerine geldiler, ve onları kılıcın ağzıyla vurdular; ve şehri ateşte yaktılar.
Örnek Ayetler (5 / 34)
Hakimler 9:38
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו זְבֻ֗ל אַיֵּ֨ה אֵפ֥וֹא פִ֨יךָ֙ אֲשֶׁ֣ר תֹּאמַ֔ר מִ֥י אֲבִימֶ֖לֶךְ כִּ֣י נַעַבְדֶ֑נּוּ הֲלֹ֨א זֶ֤ה הָעָם֙ אֲשֶׁ֣ר מָאַ֣סְתָּה בּ֔וֹ צֵא־נָ֥א עַתָּ֖ה וְהִלָּ֥חֶם בּֽוֹ
Zevul ona dedi: 'Şimdi ağzın nerede? Hani diyordun: 'Abimelek kimdir ki ona kulluk edelim?' Senin reddettiğin halk bu değil mi? Lütfen şimdi çık ve onunla savaş.'
Hakimler 11:36
·
Tevrat
וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֗יו אָבִי֙ פָּצִ֤יתָה אֶת־פִּ֨יךָ֙ אֶל־יְהוָ֔ה עֲשֵׂ֣ה לִ֔י כַּאֲשֶׁ֖ר יָצָ֣א מִפִּ֑יךָ אַחֲרֵ֡י אֲשֶׁ֣ר עָשָׂה֩ לְךָ֙ יְהוָ֧ה נְקָמ֛וֹת מֵאֹיְבֶ֖יךָ מִבְּנֵ֥י עַמּֽוֹן
Ve ona dedi: 'Babam, Yahve'ye ağzını açtın; Yahve düşmanlarından, Ammon oğullarından senin için öç aldıktan sonra, ağzından çıkan gibi bana yap.'
Hakimler 18:19
·
Tevrat
וַיֹּאמְרוּ֩ ל֨וֹ הַחֲרֵ֜שׁ שִֽׂים־יָדְךָ֤ עַל־פִּ֨יךָ֙ וְלֵ֣ךְ עִמָּ֔נוּ וֶֽהְיֵה־לָ֖נוּ לְאָ֣ב וּלְכֹהֵ֑ן הֲט֣וֹב הֱיוֹתְךָ֣ כֹהֵ֗ן לְבֵית֙ אִ֣ישׁ אֶחָ֔ד א֚וֹ הֱיוֹתְךָ֣ כֹהֵ֔ן לְשֵׁ֥בֶט וּלְמִשְׁפָּחָ֖ה בְּיִשְׂרָאֵֽל
Ve ona dediler ki: 'Sus, elini ağzının üzerine koy ve bizimle gel, ve bize baba ve kâhin ol; senin bir adamın evine kâhin olman mı iyidir, yoksa İsrail'de bir oymak ve bir aile için kâhin olman mı?'
Hezekiel 2:8
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֗ם שְׁמַע֙ אֵ֤ת אֲשֶׁר־אֲנִי֙ מְדַבֵּ֣ר אֵלֶ֔יךָ אַל־תְּהִי־מֶ֖רִי כְּבֵ֣ית הַמֶּ֑רִי פְּצֵ֣ה פִ֔יךָ וֶאֱכֹ֕ל אֵ֥ת אֲשֶׁר־אֲנִ֖י נֹתֵ֥ן אֵלֶֽיךָ
Ve sen insanoğlu, sana söylediğimi dinle, isyancı ev gibi isyancı olma; ağzını aç ve sana verdiğimi ye.'
Hezekiel 3:27
·
Tevrat
וּֽבְדַבְּרִ֤י אֽוֹתְךָ֙ אֶפְתַּ֣ח אֶת־פִּ֔יךָ וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֔ם כֹּ֥ה אָמַ֖ר אֲדֹנָ֣י יְהֹוִ֑ה הַשֹּׁמֵ֤עַ יִשְׁמָע֙ וְהֶחָדֵ֣ל יֶחְדָּ֔ל כִּ֛י בֵּ֥ית מְרִ֖י הֵֽמָּה
Ve seninle konuştuğumda ağzını açacağım ve onlara diyeceksin: 'Efendi Yahve şöyle dedi: İşiten işitsin ve vazgeçen vazgeçsin; çünkü onlar isyan evidir.'
Örnek Ayetler (5 / 27)
Hezekiel 3:3
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֗י בֶּן־אָדָם֙ בִּטְנְךָ֤ תַֽאֲכֵל֙ וּמֵעֶ֣יךָ תְמַלֵּ֔א אֵ֚ת הַמְּגִלָּ֣ה הַזֹּ֔את אֲשֶׁ֥ר אֲנִ֖י נֹתֵ֣ן אֵלֶ֑יךָ וָאֹ֣כְלָ֔ה וַתְּהִ֥י בְּפִ֖י כִּדְבַ֥שׁ לְמָתֽוֹק
Ve bana dedi: 'İnsanoğlu, sana verdiğim bu tomarla karnını doyur ve bağırsaklarını doldur.' Ve onu yedim ve ağzımda tatlılık bakımından bal gibiydi.
Hezekiel 4:14
·
Tevrat
וָאֹמַ֗ר אֲהָהּ֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה הִנֵּ֥ה נַפְשִׁ֖י לֹ֣א מְטֻמָּאָ֑ה וּנְבֵלָ֨ה וּטְרֵפָ֤ה לֹֽא־אָכַ֨לְתִּי֙ מִנְּעוּרַ֣י וְעַד־עַ֔תָּה וְלֹא־בָ֥א בְּפִ֖י בְּשַׂ֥ר פִּגּֽוּל
Ve dedim: 'Ah Efendi Yahve! İşte canım kirlenmedi; ve gençliğimden şimdiye kadar leş ve parçalanmış yemedim ve ağzıma iğrenç et girmedi.'
2. Samuel 14:19
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר הַמֶּ֔לֶךְ הֲיַ֥ד יוֹאָ֛ב אִתָּ֖ךְ בְּכָל־זֹ֑את וַתַּ֣עַן הָאִשָּׁ֣ה וַתֹּ֡אמֶר חֵֽי־נַפְשְׁךָ֩ אֲדֹנִ֨י הַמֶּ֜לֶךְ אִם־אִ֣שׁ לְהֵמִ֣ין וּלְהַשְׂמִ֗יל מִכֹּ֤ל אֲשֶׁר־דִּבֶּר֙ אֲדֹנִ֣י הַמֶּ֔לֶךְ כִּֽי־עַבְדְּךָ֤ יוֹאָב֙ ה֣וּא צִוָּ֔נִי וְה֗וּא שָׂ֚ם בְּפִ֣י שִׁפְחָֽתְךָ֔ אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵֽלֶּה
Kral dedi: 'Bütün bunlarda Yoav'ın eli seninle mi?' Kadın yanıtladı ve dedi: 'Canın yaşıyor ki efendim kral, efendim kralın konuştuğu her şeyden sağa ve sola dönmek yoktur; çünkü kulun Yoav bana buyurdu ve hizmetçinin ağzına bütün bu sözleri o koydu.'
Yeremya 44:26
·
Tevrat
לָכֵן֙ שִׁמְע֣וּ דְבַר־יְהוָ֔ה כָּל־יְהוּדָ֕ה הַיֹּשְׁבִ֖ים בְּאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם הִנְנִ֨י נִשְׁבַּ֜עְתִּי בִּשְׁמִ֤י הַגָּדוֹל֙ אָמַ֣ר יְהוָ֔ה אִם־יִהְיֶה֩ ע֨וֹד שְׁמִ֜י נִקְרָ֣א בְּפִ֣י כָּל־אִ֣ישׁ יְהוּדָ֗ה אֹמֵ֛ר חַי־אֲדֹנָ֥י יְהוִ֖ה בְּכָל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם
Bu nedenle Mısır diyarında oturan bütün Yahuda, Yahve'nin sözünü işitin; işte ben büyük adımla ant içtim, dedi Yahve, adım bütün Mısır diyarında 'Efendi Yahve yaşıyor' diyen her Yahuda adamının ağzında bir daha çağrılmayacak.
1. Krallar 22:22
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר אֵצֵא֙ וְהָיִ֨יתִי֙ ר֣וּחַ שֶׁ֔קֶר בְּפִ֖י כָּל־נְבִיאָ֑יו וַיֹּ֗אמֶר תְּפַתֶּה֙ וְגַם־תּוּכָ֔ל צֵ֖א וַעֲשֵׂה־כֵֽן
Dedi ki: 'Çıkacağım ve onun bütün peygamberlerinin ağzında yalan ruhu olacağım.' Dedi ki: 'Kandıracaksın ve üstelik başaracaksın; çık ve böyle yap.'
Örnek Ayetler (4 / 25)
Yeremya 9:19
·
Tevrat
כִּֽי־שְׁמַ֤עְנָה נָשִׁים֙ דְּבַר־יְהוָ֔ה וְתִקַּ֥ח אָזְנְכֶ֖ם דְּבַר־פִּ֑יו וְלַמֵּ֤דְנָה בְנֽוֹתֵיכֶם֙ נֶ֔הִי וְאִשָּׁ֥ה רְעוּתָ֖הּ קִינָֽה
Çünkü ey kadınlar, Yahve'nin sözünü işitin ve kulağınız O'nun ağzının sözünü alsın; kızlarınıza ağıt ve her kadın komşusuna yas şarkısı öğretin.
Yeremya 32:4
·
Tevrat
וְצִדְקִיָּ֨הוּ֙ מֶ֣לֶךְ יְהוּדָ֔ה לֹ֥א יִמָּלֵ֖ט מִיַּ֣ד הַכַּשְׂדִּ֑ים כִּ֣י הִנָּתֹ֤ן יִנָּתֵן֙ בְּיַ֣ד מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֔ל וְדִבֶּר־פִּ֣יו עִם־פִּ֔יו וְעֵינָ֖יו אֶת־עֵינָ֥יו תִּרְאֶֽינָה
'Ve Yahuda Kralı Tsedekiya Kildanilerin elinden kaçıp kurtulamayacak; çünkü kesinlikle Babil kralının eline verilecek, ağzı onun ağzıyla konuşacak ve gözleri onun gözlerini görecek;'
1. Samuel 14:26
·
Tevrat
וַיָּבֹ֤א הָעָם֙ אֶל־הַיַּ֔עַר וְהִנֵּ֖ה הֵ֣לֶךְ דְּבָ֑שׁ וְאֵין־מַשִּׂ֤יג יָדוֹ֙ אֶל־פִּ֔יו כִּֽי־יָרֵ֥א הָעָ֖ם אֶת־הַשְּׁבֻעָֽה
Halk ormana geldi, ve işte bal akıyordu; ve elini ağzına götüren yoktu, çünkü halk yeminden korktu.
1. Samuel 14:27
·
Tevrat
וְיוֹנָתָ֣ן לֹֽא־שָׁמַ֗ע בְּהַשְׁבִּ֣יעַ אָבִיו֮ אֶת־הָעָם֒ וַיִּשְׁלַ֗ח אֶת־קְצֵ֤ה הַמַּטֶּה֙ אֲשֶׁ֣ר בְּיָד֔וֹ וַיִּטְבֹּ֥ל אוֹתָ֖הּ בְּיַעְרַ֣ת הַדְּבָ֑שׁ וַיָּ֤שֶׁב יָדוֹ֙ אֶל־פִּ֔יו וַתָּאֹ֖רְנָה עֵינָֽיו
Yonatan babasının halka yemin ettirdiğini duymamıştı; elindeki değneğin ucunu uzattı ve onu petek balına batırdı, elini ağzına döndürdü ve gözleri aydınlandı.
Örnek Ayetler (5 / 24)
Amos 3:12
·
Tevrat
כֹּה֮ אָמַ֣ר יְהוָה֒ כַּאֲשֶׁר֩ יַצִּ֨יל הָרֹעֶ֜ה מִפִּ֧י הָאֲרִ֛י שְׁתֵּ֥י כְרָעַ֖יִם א֣וֹ בְדַל־אֹ֑זֶן כֵּ֣ן יִנָּצְל֞וּ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל הַיֹּֽשְׁבִים֙ בְּשֹׁ֣מְר֔וֹן בִּפְאַ֥ת מִטָּ֖ה וּבִדְמֶ֥שֶׁק עָֽרֶשׂ
Yahve şöyle dedi: 'Çoban aslanın ağzından iki bacak veya bir kulak parçası nasıl kurtarırsa, Samiriye'de yatağın köşesinde ve Şam'da divanda oturan İsrail oğulları da öyle kurtulacak.'
Hezekiel 3:17
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֕ם צֹפֶ֥ה נְתַתִּ֖יךָ לְבֵ֣ית יִשְׂרָאֵ֑ל וְשָׁמַעְתָּ֤ מִפִּי֙ דָּבָ֔ר וְהִזְהַרְתָּ֥ אוֹתָ֖ם מִמֶּֽנִּי
'İnsanoğlu, seni İsrail evine bekçi yaptım; ve ağzımdan söz işiteceksin ve onları benim tarafımdan uyaracaksın.
Hezekiel 33:7
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֔ם צֹפֶ֥ה נְתַתִּ֖יךָ לְבֵ֣ית יִשְׂרָאֵ֑ל וְשָׁמַעְתָּ֤ מִפִּי֙ דָּבָ֔ר וְהִזְהַרְתָּ֥ אֹתָ֖ם מִמֶּֽנִּי
Ve sen İnsanoğlu, seni İsrail evine gözcü verdim; ağzımdan bir söz işiteceksin ve onları benim tarafımdan uyaracaksın.
Yeremya 23:16
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֞ר יְהוָ֣ה צְבָא֗וֹת אַֽל־תִּשְׁמְע֞וּ עַל־דִּבְרֵ֤י הַנְּבִאִים֙ הַנִּבְּאִ֣ים לָכֶ֔ם מַהְבִּלִ֥ים הֵ֖מָּה אֶתְכֶ֑ם חֲז֤וֹן לִבָּם֙ יְדַבֵּ֔רוּ לֹ֖א מִפִּ֥י יְהוָֽה
Ordular Yahvesi şöyle dedi: Size peygamberlik eden peygamberlerin sözlerini dinlemeyin; onlar size boş umut veriyorlar, Yahve'nin ağzından değil, kalplerinin görümünü konuşuyorlar.
Yeremya 36:4
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֣א יִרְמְיָ֔הוּ אֶת־בָּר֖וּךְ בֶּן־נֵֽרִיָּ֑ה וַיִּכְתֹּ֨ב בָּר֜וּךְ מִפִּ֣י יִרְמְיָ֗הוּ אֵ֣ת כָּל־דִּבְרֵ֧י יְהוָ֛ה אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר אֵלָ֖יו עַל־מְגִלַּת־סֵֽפֶר
Bunun üzerine Yeremya Neriya oğlu Baruk'u çağırdı; ve Baruk, Yahve'nin ona söylediği bütün sözleri Yeremya'nın ağzından bir kitap tomarına yazdı.
Örnek Ayetler (5 / 23)
Hezekiel 16:63
·
Tevrat
לְמַ֤עַן תִּזְכְּרִי֙ וָבֹ֔שְׁתְּ וְלֹ֨א יִֽהְיֶה־לָּ֥ךְ עוֹד֙ פִּתְח֣וֹן פֶּ֔ה מִפְּנֵ֖י כְּלִמָּתֵ֑ךְ בְּכַפְּרִי־לָךְ֙ לְכָל־אֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֔ית נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Yaptığın her şey için sana kefaret ettiğimde hatırlayasın ve utanasın, utancının yüzünden senin için bir daha ağız açılışı olmasın diye, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Hezekiel 21:27
·
Tevrat
בִּֽימִינ֞וֹ הָיָ֣ה הַקֶּ֣סֶם יְרוּשָׁלִַ֗ם לָשׂ֤וּם כָּרִים֙ לִפְתֹּ֤חַ פֶּה֙ בְּרֶ֔צַח לְהָרִ֥ים ק֖וֹל בִּתְרוּעָ֑ה לָשׂ֤וּם כָּרִים֙ עַל־שְׁעָרִ֔ים לִשְׁפֹּ֥ךְ סֹלְלָ֖ה לִבְנ֥וֹת דָּיֵֽק
Sağ elinde Yeruşalim falı vardı; koçbaşları koymak, katliamla ağız açmak, savaş narasıyla ses yükseltmek, kapılara koçbaşları koymak, rampa dökmek, kuşatma duvarı inşa etmek için.
Hezekiel 29:21
·
Tevrat
בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא אַצְמִ֤יחַ קֶ֨רֶן֙ לְבֵ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל וּלְךָ֛ אֶתֵּ֥ן פִּתְחֽוֹן־פֶּ֖ה בְּתוֹכָ֑ם וְיָדְע֖וּ כִּי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
O gün İsrail evi için bir boynuz bitireceğim ve onların arasında sana ağız açıklığı vereceğim; ve bilecekler ki ben Yahve'yim.
2. Krallar 10:21
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֤ח יֵהוּא֙ בְּכָל־יִשְׂרָאֵ֔ל וַיָּבֹ֨אוּ֙ כָּל־עֹבְדֵ֣י הַבַּ֔עַל וְלֹֽא־נִשְׁאַ֥ר אִ֖ישׁ אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־בָ֑א וַיָּבֹ֨אוּ֙ בֵּ֣ית הַבַּ֔עַל וַיִּמָּלֵ֥א בֵית־הַבַּ֖עַל פֶּ֥ה לָפֶֽה
Yehu bütün İsrail'e gönderdi; Baal'ın bütün kulları geldiler ve gelmeyen bir adam kalmadı. Baal'ın evine geldiler ve Baal'ın evi uçtan uca doldu.
2. Krallar 21:16
·
Tevrat
וְגַם֩ דָּ֨ם נָקִ֜י שָׁפַ֤ךְ מְנַשֶּׁה֙ הַרְבֵּ֣ה מְאֹ֔ד עַ֛ד אֲשֶׁר־מִלֵּ֥א אֶת־יְרוּשָׁלִַ֖ם פֶּ֣ה לָפֶ֑ה לְבַ֤ד מֵֽחַטָּאתוֹ֙ אֲשֶׁ֣ר הֶחֱטִ֣יא אֶת־יְהוּדָ֔ה לַעֲשׂ֥וֹת הָרַ֖ע בְּעֵינֵ֥י יְהוָֽה
Ayrıca Manaşe, Yahve'nin gözünde kötü olanı yapmak için Yahuda'yı günaha sürüklediği günahından başka, Yeruşalim'i uçtan uca doldurana dek çok fazla masum kanı döktü.
Örnek Ayetler (5 / 16)
1. Tarihler 16:12
·
Tevrat
זִכְר֗וּ נִפְלְאֹתָיו֙ אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֔ה מֹפְתָ֖יו וּמִשְׁפְּטֵי־פִֽיהוּ
Onun yaptığı harikalarını, onun belirtilerini ve ağzının yargılarını hatırlayın.
Mezmurlar 10:7
·
Tevrat
אָלָ֤ה פִּ֣יהוּ מָ֭לֵא וּמִרְמ֣וֹת וָתֹ֑ךְ תַּ֥חַת לְ֝שׁוֹנ֗וֹ עָמָ֥ל וָאָֽוֶן
Ağzı lanet, hileler ve baskı doludur; dilinin altında zahmet ve fesat vardır.
Ezgiler Ezgisi 1:2
·
Tevrat
יִשָּׁקֵ֨נִי֙ מִנְּשִׁיק֣וֹת פִּ֔יהוּ כִּֽי־טוֹבִ֥ים דֹּדֶ֖יךָ מִיָּֽיִן
Beni ağzının öpücükleriyle öpsün; çünkü senin sevgilerin şaraptan iyidir.
Süleyman'ın Özdeyişleri 16:23
·
Tevrat
לֵ֣ב חָ֭כָם יַשְׂכִּ֣יל פִּ֑יהוּ וְעַל־שְׂ֝פָתָ֗יו יֹסִ֥יף לֶֽקַח
Bilgenin kalbi ağzını bilgece kılar, ve dudaklarında öğrenmeyi artırır.
Süleyman'ın Özdeyişleri 16:26
·
Tevrat
נֶ֣פֶשׁ עָ֭מֵל עָ֣מְלָה לּ֑וֹ כִּֽי־אָכַ֖ף עָלָ֣יו פִּֽיהוּ
Emekçinin canı onun için emek verir; çünkü ağzı onu zorlar.
Örnek Ayetler (5 / 16)
1. Samuel 1:12
·
Tevrat
וְהָיָה֙ כִּ֣י הִרְבְּתָ֔ה לְהִתְפַּלֵּ֖ל לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה וְעֵלִ֖י שֹׁמֵ֥ר אֶת־פִּֽיהָ
Yahve'nin önünde dua etmeyi uzattığında, Eli onun ağzını gözetliyordu.
Yeşaya 5:14
·
Tevrat
לָכֵ֗ן הִרְחִ֤יבָה שְּׁאוֹל֙ נַפְשָׁ֔הּ וּפָעֲרָ֥ה פִ֖יהָ לִבְלִי־חֹ֑ק וְיָרַ֨ד הֲדָרָ֧הּ וַהֲמוֹנָ֛הּ וּשְׁאוֹנָ֖הּ וְעָלֵ֥ז בָּֽהּ
Bu yüzden Ölüler Diyarı iştahını genişletti ve ağzını sınırsızca açtı; ve onun görkemi, onun kalabalığı, onun gürültüsü ve coşanlar ona iner.
1. Krallar 7:31
·
Tevrat
וּ֠פִיהוּ מִבֵּ֨ית לַכֹּתֶ֤רֶת וָמַ֨עְלָה֙ בָּֽאַמָּ֔ה וּפִ֨יהָ֙ עָגֹ֣ל מַעֲשֵׂה־כֵ֔ן אַמָּ֖ה וַחֲצִ֣י הָֽאַמָּ֑ה וְגַם־עַל־פִּ֨יהָ֙ מִקְלָע֔וֹת וּמִסְגְּרֹתֵיהֶ֥ם מְרֻבָּע֖וֹת לֹ֥א עֲגֻלּֽוֹת
Ve onun ağzı başlığın içinden ve yukarıya doğru bir kubit (~45 cm) idi; ve onun ağzı kaide işçiliği gibi yuvarlaktı, bir buçuk kubit (~68 cm) idi; ve ayrıca onun ağzının üzerinde oymalar vardı ve onların çerçeveleri kareydi, yuvarlak değildi.
Zekeriya 5:8
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ זֹ֣את הָרִשְׁעָ֔ה וַיַּשְׁלֵ֥ךְ אֹתָ֖הּ אֶל־תּ֣וֹךְ הָֽאֵיפָ֑ה וַיַּשְׁלֵ֛ךְ אֶת־אֶ֥בֶן הָעֹפֶ֖רֶת אֶל־פִּֽיהָ
Ve dedi: 'Bu kötülüktür.' Onu efanın (~22 litre) içine attı ve kurşun taşını onun ağzına attı.
Mezmurlar 69:16
·
Tevrat
אַל־תִּשְׁטְפֵ֤נִי שִׁבֹּ֣לֶת מַ֭יִם וְאַל־תִּבְלָעֵ֣נִי מְצוּלָ֑ה וְאַל־תֶּאְטַר־עָלַ֖י בְּאֵ֣ר פִּֽיהָ
Suların akıntısı beni sürüklemesin ve derinlik beni yutmasın ve kuyu ağzını üzerime kapatmasın.
Örnek Ayetler (5 / 16)
Yeşaya 30:2
·
Tevrat
הַהֹלְכִים֙ לָרֶ֣דֶת מִצְרַ֔יִם וּפִ֖י לֹ֣א שָׁאָ֑לוּ לָעוֹז֙ בְּמָע֣וֹז פַּרְעֹ֔ה וְלַחְס֖וֹת בְּצֵ֥ל מִצְרָֽיִם
Mısır'a inmek için gidenler, ve ağzıma sormadılar; Firavun'un sığınağına sığınmak için ve Mısır'ın gölgesine sığınmak için.
Mezmurlar 51:17
·
Tevrat
אֲ֭דֹנָי שְׂפָתַ֣י תִּפְתָּ֑ח וּ֝פִ֗י יַגִּ֥יד תְּהִלָּתֶֽךָ
Efendi, dudaklarımı aç ve ağzım övgünü bildirsin.
Mezmurlar 109:2
·
Tevrat
כִּ֤י פִ֪י רָשָׁ֡ע וּֽפִי־מִ֭רְמָה עָלַ֣י פָּתָ֑חוּ דִּבְּר֥וּ אִ֝תִּ֗י לְשׁ֣וֹן שָֽׁקֶר
Çünkü kötünün ağzını ve hilenin ağzını bana karşı açtılar; benimle yalan diliyle konuştular.
Süleyman'ın Özdeyişleri 8:13
·
Tevrat
יִֽרְאַ֣ת יְהוָה֮ שְֽׂנֹ֫את רָ֥ע גֵּ֘אָ֤ה וְגָא֨וֹן וְדֶ֣רֶךְ רָ֭ע וּפִ֨י תַהְפֻּכ֬וֹת שָׂנֵֽאתִי
Yahve korkusu kötülükten nefret etmektir; kibirden, gururdan, kötü yoldan ve sapkınlık ağzından nefret ettim.
Süleyman'ın Özdeyişleri 10:6
·
Tevrat
בְּ֭רָכוֹת לְרֹ֣אשׁ צַדִּ֑יק וּפִ֥י רְ֝שָׁעִ֗ים יְכַסֶּ֥ה חָמָֽס
Bereketler doğru kişinin başınadır ve kötülerin ağzını şiddet örter.
Örnek Ayetler (5 / 15)
Yeremya 15:19
·
Tevrat
לָכֵ֞ן כֹּֽה־אָמַ֣ר יְהוָ֗ה אִם־תָּשׁ֤וּב וַאֲשִֽׁיבְךָ֙ לְפָנַ֣י תַּֽעֲמֹ֔ד וְאִם־תּוֹצִ֥יא יָקָ֛ר מִזּוֹלֵ֖ל כְּפִ֣י תִֽהְיֶ֑ה יָשֻׁ֤בוּ הֵ֨מָּה֙ אֵלֶ֔יךָ וְאַתָּ֖ה לֹֽא־תָשׁ֥וּב אֲלֵיהֶֽם
Bu nedenle Yahve şöyle dedi: 'Eğer dönersen, seni geri döndüreceğim, yüzümün önünde duracaksın. Ve eğer değerliyi değersizden çıkarırsan, ağzım gibi olacaksın. Onlar sana dönecekler, ama sen onlara dönmeyeceksin.'
Malaki 2:9
·
Tevrat
וְגַם־אֲנִ֞י נָתַ֧תִּי אֶתְכֶ֛ם נִבְזִ֥ים וּשְׁפָלִ֖ים לְכָל־הָעָ֑ם כְּפִ֗י אֲשֶׁ֤ר אֵֽינְכֶם֙ שֹׁמְרִ֣ים אֶת־דְּרָכַ֔י וְנֹשְׂאִ֥ים פָּנִ֖ים בַּתּוֹרָֽה
Ve ben de yollarımı koruyanlar olmadığınız ve yasada yüz kaldıranlar olduğunuz için sizi bütün halka hor görülmüş ve alçaltılmış verdim.
Zekeriya 2:4
·
Tevrat
וָאֹמַ֕ר מָ֛ה אֵ֥לֶּה בָאִ֖ים לַֽעֲשׂ֑וֹת וַיֹּ֣אמֶר לֵאמֹ֗ר אֵ֣לֶּה הַקְּרָנ֞וֹת אֲשֶׁר־זֵ֣רוּ אֶת־יְהוּדָ֗ה כְּפִי־אִישׁ֙ לֹא־נָשָׂ֣א רֹאשׁ֔וֹ וַיָּבֹ֤אוּ אֵ֨לֶּה֙ לְהַחֲרִ֣יד אֹתָ֔ם לְיַדּ֞וֹת אֶת־קַרְנ֣וֹת הַגּוֹיִ֗ם הַנֹּשְׂאִ֥ים קֶ֛רֶן אֶל־אֶ֥רֶץ יְהוּדָ֖ה לְזָרוֹתָֽהּ
Ve dedim: 'Bunlar ne yapmaya geliyorlar?' O da diyerek dedi: 'Bunlar, hiçbir adamın başını kaldıramayacağı kadar Yahuda'yı dağıtan boynuzlardır; ve bunlar, Yahuda diyarını dağıtmak için ona boynuz kaldıran ulusların boynuzlarını yere çalmak ve onları dehşete düşürmek için geldiler.'
1. Tarihler 12:24
·
Tevrat
וְ֠אֵלֶּה מִסְפְּרֵ֞י רָאשֵׁ֤י הֶֽחָלוּץ֙ לַצָּבָ֔א בָּ֥אוּ עַל־דָּוִ֖יד חֶבְר֑וֹנָה לְהָסֵ֞ב מַלְכ֥וּת שָׁא֛וּל אֵלָ֖יו כְּפִ֥י יְהוָֽה
Ve Yahve'nin sözüne göre Saul'un krallığını ona döndürmek için Hevron'a Davut'a gelen ordu için silahlanmışların başlarının sayıları bunlardır:
2. Tarihler 31:2
·
Tevrat
וַיַּעֲמֵ֣ד יְחִזְקִיָּ֡הוּ אֶת־מַחְלְק֣וֹת הַכֹּהֲנִ֣ים וְ֠הַלְוִיִּם עַֽל־מַחְלְקוֹתָ֞ם אִ֣ישׁ כְּפִ֣י עֲבֹדָת֗וֹ לַכֹּהֲנִים֙ וְלַלְוִיִּ֔ם לְעֹלָ֖ה וְלִשְׁלָמִ֑ים לְשָׁרֵת֙ וּלְהֹד֣וֹת וּלְהַלֵּ֔ל בְּשַׁעֲרֵ֖י מַחֲנ֥וֹת יְהוָֽה
Ve Hizkiya kâhinlerin ve Levililerin bölüklerini, her adamı hizmetine göre bölükleri üzerine kurdu; kâhinler ve Levililer için, yakmalık sunu ve esenlik sunuları için, Yahve'nin ordugâhlarının kapılarında hizmet etmek, şükretmek ve övmek için.
Örnek Ayetler (5 / 14)
2. Samuel 17:5
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ אַבְשָׁל֔וֹם קְרָ֣א נָ֔א גַּ֖ם לְחוּשַׁ֣י הָאַרְכִּ֑י וְנִשְׁמְעָ֥ה מַה־בְּפִ֖יו גַּם־הֽוּא
Avşalom dedi: 'Lütfen Arklı Huşay'ı da çağır; onun da ağzında ne olduğunu duyalım.'
2. Samuel 18:25
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֤א הַצֹּפֶה֙ וַיַּגֵּ֣ד לַמֶּ֔לֶךְ וַיֹּ֣אמֶר הַמֶּ֔לֶךְ אִם־לְבַדּ֖וֹ בְּשׂוֹרָ֣ה בְּפִ֑יו וַיֵּ֥לֶךְ הָל֖וֹךְ וְקָרֵֽב
Gözcü seslendi ve krala bildirdi. Kral dedi: 'Eğer tek başınaysa, ağzında iyi haber vardır.' O giderek yaklaştı.
Yeremya 9:7
·
Tevrat
חֵ֥ץ שָׁח֛וּט לְשׁוֹנָ֖ם מִרְמָ֣ה דִבֵּ֑ר בְּפִ֗יו שָׁל֤וֹם אֶת־רֵעֵ֨הוּ֙ יְדַבֵּ֔ר וּבְקִרְבּ֖וֹ יָשִׂ֥ים אָרְבּֽוֹ
Dilleri keskin bir oktur, aldatma konuşur; ağzıyla komşusuyla barış konuşur, ama içinde pususunu kurar.
Yeşaya 29:13
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֲדֹנָ֗י יַ֚עַן כִּ֤י נִגַּשׁ֙ הָעָ֣ם הַזֶּ֔ה בְּפִ֤יו וּבִשְׂפָתָיו֙ כִּבְּד֔וּנִי וְלִבּ֖וֹ רִחַ֣ק מִמֶּ֑נִּי וַתְּהִ֤י יִרְאָתָם֙ אֹתִ֔י מִצְוַ֥ת אֲנָשִׁ֖ים מְלֻמָּדָֽה
Ve Efendi dedi: 'Madem ki bu halk ağzıyla yaklaştı ve dudaklarıyla beni yücelttiler, ama kalbi benden uzaklaştı ve bana karşı korkuları öğretilmiş insanların buyruğu oldu;
Yeşaya 53:9
·
Tevrat
וַיִּתֵּ֤ן אֶת־רְשָׁעִים֙ קִבְר֔וֹ וְאֶת־עָשִׁ֖יר בְּמֹתָ֑יו עַ֚ל לֹא־חָמָ֣ס עָשָׂ֔ה וְלֹ֥א מִרְמָ֖ה בְּפִֽיו
Ve mezarını kötülerle ve ölümlerinde zenginle verdi; gerçi şiddet yapmamıştı ve ağzında hile yoktu.
Örnek Ayetler (5 / 13)
Hezekiel 33:31
·
Tevrat
וְיָב֣וֹאוּ אֵ֠לֶיךָ כִּמְבוֹא־עָ֞ם וְיֵשְׁב֤וּ לְפָנֶ֨יךָ֙ עַמִּ֔י וְשָֽׁמְעוּ֙ אֶת־דְּבָרֶ֔יךָ וְאוֹתָ֖ם לֹ֣א יַֽעֲשׂ֑וּ כִּֽי־עֲגָבִ֤ים בְּפִיהֶם֙ הֵ֣מָּה עֹשִׂ֔ים אַחֲרֵ֥י בִצְעָ֖ם לִבָּ֥ם הֹלֵֽךְ
Ve halkın gelişi gibi sana gelecekler, benim halkım olarak senin önünde oturacaklar ve senin sözlerini işitecekler; ama onları yapmayacaklar. Çünkü ağızlarında aşk şarkıları yapıyorlar, onların kalbi kendi kazançlarının ardından gidiyor.
Yeremya 12:2
·
Tevrat
נְטַעְתָּם֙ גַּם־שֹׁרָ֔שׁוּ יֵלְכ֖וּ גַּם־עָ֣שׂוּ פֶ֑רִי קָר֤וֹב אַתָּה֙ בְּפִיהֶ֔ם וְרָח֖וֹק מִכִּלְיוֹתֵיהֶֽם
Onları diktin, hem de kök saldılar; büyüdüler, hem de meyve verdiler. Sen ağızlarında yakınsın ve böbreklerinden uzaksın.
Mika 6:12
·
Tevrat
אֲשֶׁ֤ר עֲשִׁירֶ֨יהָ֙ מָלְא֣וּ חָמָ֔ס וְיֹשְׁבֶ֖יהָ דִּבְּרוּ־שָׁ֑קֶר וּלְשׁוֹנָ֖ם רְמִיָּ֥ה בְּפִיהֶֽם
Onun zenginleri şiddetle doludur ve sakinleri yalan konuşurlar; ve ağızlarında dilleri hilelidir.
Zekeriya 14:12
·
Tevrat
וְזֹ֣את תִּֽהְיֶ֣ה הַמַּגֵּפָ֗ה אֲשֶׁ֨ר יִגֹּ֤ף יְהוָה֙ אֶת־כָּל־הָ֣עַמִּ֔ים אֲשֶׁ֥ר צָבְא֖וּ עַל־יְרוּשָׁלִָ֑ם הָמֵ֣ק בְּשָׂר֗וֹ וְהוּא֙ עֹמֵ֣ד עַל־רַגְלָ֔יו וְעֵינָיו֙ תִּמַּ֣קְנָה בְחֹֽרֵיהֶ֔ן וּלְשׁוֹנ֖וֹ תִּמַּ֥ק בְּפִיהֶֽם
Ve Yahve'nin Yeruşalim üzerine ordu kuran bütün halkları vuracağı salgın bu olacak: O ayakları üzerinde dururken onun etini çürütecek, gözleri onların çukurlarında çürüyecek ve dili onların ağzında çürüyecek.
Sefanya 3:13
·
Tevrat
שְׁאֵרִ֨ית יִשְׂרָאֵ֜ל לֹֽא־יַעֲשׂ֤וּ עַוְלָה֙ וְלֹא־יְדַבְּר֣וּ כָזָ֔ב וְלֹֽא־יִמָּצֵ֥א בְּפִיהֶ֖ם לְשׁ֣וֹן תַּרְמִ֑ית כִּֽי־הֵ֛מָּה יִרְע֥וּ וְרָבְצ֖וּ וְאֵ֥ין מַחֲרִֽיד
İsrail'in kalıntısı haksızlık yapmayacak ve yalan söylemeyecek; ağızlarında hileli bir dil bulunmayacak; çünkü onlar otlayacaklar ve yatacaklar, onları korkutan olmayacak.
Örnek Ayetler (5 / 13)
2. Samuel 22:9
·
Tevrat
עָלָ֤ה עָשָׁן֙ בְּאַפּ֔וֹ וְאֵ֥שׁ מִפִּ֖יו תֹּאכֵ֑ל גֶּחָלִ֖ים בָּעֲר֥וּ מִמֶּֽנּוּ
Burnundan duman yükseldi ve ağzından ateş yiyip bitirdi; ondan közler yandı.
Yeremya 36:17
·
Tevrat
וְאֶ֨ת־בָּר֔וּךְ שָׁאֲל֖וּ לֵאמֹ֑ר הַגֶּד־נָ֣א לָ֔נוּ אֵ֗יךְ כָּתַ֛בְתָּ אֶת־כָּל־הַדְּבָרִ֥ים הָאֵ֖לֶּה מִפִּֽיו
Ve Baruk'a sorup dediler: Lütfen bize bildir, bütün bu sözleri onun ağzından nasıl yazdın?
Yeremya 36:18
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר לָהֶם֙ בָּר֔וּךְ מִפִּיו֙ יִקְרָ֣א אֵלַ֔י אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵ֑לֶּה וַאֲנִ֛י כֹּתֵ֥ב עַל־הַסֵּ֖פֶר בַּדְּיֽוֹ
Ve Baruk onlara dedi: Bütün bu sözleri ağzından bana okudu ve ben de mürekkeple kitaba yazdım.
Yeremya 51:44
·
Tevrat
וּפָקַדְתִּ֨י עַל־בֵּ֜ל בְּבָבֶ֗ל וְהֹצֵאתִ֤י אֶת־בִּלְעוֹ֙ מִפִּ֔יו וְלֹֽא־יִנְהֲר֥וּ אֵלָ֛יו ע֖וֹד גּוֹיִ֑ם גַּם־חוֹמַ֥ת בָּבֶ֖ל נָפָֽלָה
Ve Babil'de Bel'i cezalandıracağım ve onun yuttuğunu onun ağzından çıkaracağım; ve uluslar artık ona akmayacaklar; ayrıca Babil'in duvarı düştü.
1. Samuel 17:35
·
Tevrat
וְיָצָ֧אתִי אַחֲרָ֛יו וְהִכִּתִ֖יו וְהִצַּ֣לְתִּי מִפִּ֑יו וַיָּ֣קָם עָלַ֔י וְהֶחֱזַ֨קְתִּי֙ בִּזְקָנ֔וֹ וְהִכִּתִ֖יו וַהֲמִיתִּֽיו
Onun ardınca çıkardım, onu vururdum ve ağzından kurtarırdım; üzerime kalktığında sakalından tutardım, onu vururdum ve onu öldürürdüm.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Hakimler 7:6
·
Tevrat
וַיְהִ֗י מִסְפַּ֞ר הַֽמֲלַקְקִ֤ים בְּיָדָם֙ אֶל־פִּיהֶ֔ם שְׁלֹ֥שׁ מֵא֖וֹת אִ֑ישׁ וְכֹל֙ יֶ֣תֶר הָעָ֔ם כָּרְע֥וּ עַל־בִּרְכֵיהֶ֖ם לִשְׁתּ֥וֹת מָֽיִם
Elleriyle ağızlarına götürüp yalayanların sayısı üç yüz adam oldu. Halkın bütün geri kalanı su içmek için dizleri üzerine çöktüler.
Yeşaya 52:15
·
Tevrat
כֵּ֤ן יַזֶּה֙ גּוֹיִ֣ם רַבִּ֔ים עָלָ֛יו יִקְפְּצ֥וּ מְלָכִ֖ים פִּיהֶ֑ם כִּ֠י אֲשֶׁ֨ר לֹֽא־סֻפַּ֤ר לָהֶם֙ רָא֔וּ וַאֲשֶׁ֥ר לֹֽא־שָׁמְע֖וּ הִתְבּוֹנָֽנוּ
Böylece birçok ulusu sıçratacak, krallar onun karşısında ağızlarını kapayacaklar; çünkü kendilerine anlatılmayanı gördüler ve duymadıklarını anladılar.
Mika 3:5
·
Tevrat
כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה עַל־הַנְּבִיאִ֖ים הַמַּתְעִ֣ים אֶת־עַמִּ֑י הַנֹּשְׁכִ֤ים בְּשִׁנֵּיהֶם֙ וְקָרְא֣וּ שָׁל֔וֹם וַאֲשֶׁר֙ לֹא־יִתֵּ֣ן עַל־פִּיהֶ֔ם וְקִדְּשׁ֥וּ עָלָ֖יו מִלְחָמָֽה
Halkımı saptıran, dişleriyle ısıran ve barış çağıran ve ağızlarına vermeyene karşı savaş kutsal kılan peygamberler hakkında Yahve şöyle dedi:
1. Tarihler 12:33
·
Tevrat
וּמִבְּנֵ֣י יִשָּׂשכָ֗ר יוֹדְעֵ֤י בִינָה֙ לַֽעִתִּ֔ים לָדַ֖עַת מַה־יַּעֲשֶׂ֣ה יִשְׂרָאֵ֑ל רָאשֵׁיהֶ֣ם מָאתַ֔יִם וְכָל־אֲחֵיהֶ֖ם עַל־פִּיהֶֽם
Ve İssakar oğullarından, İsrail'in ne yapacağını bilmek için zamanları anlayanlar; onların başları iki yüz, ve bütün kardeşleri onların sözü üzerineydi.
Mezmurlar 22:14
·
Tevrat
פָּצ֣וּ עָלַ֣י פִּיהֶ֑ם אַ֝רְיֵ֗ה טֹרֵ֥ף וְשֹׁאֵֽג
Bana karşı ağızlarını açtılar; parçalayan ve kükreyen aslan gibi.
Örnek Ayetler (5 / 11)
Hezekiel 16:56
·
Tevrat
וְל֤וֹא הָֽיְתָה֙ סְדֹ֣ם אֲחוֹתֵ֔ךְ לִשְׁמוּעָ֖ה בְּפִ֑יךְ בְּי֖וֹם גְּאוֹנָֽיִךְ
Gururunun gününde kız kardeşin Sodom ağzında bir söylenti olmadı.
Yeremya 1:9
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֤ח יְהוָה֙ אֶת־יָד֔וֹ וַיַּגַּ֖ע עַל־פִּ֑י וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֵלַ֔י הִנֵּ֛ה נָתַ֥תִּי דְבָרַ֖י בְּפִֽיךָ
Yahve elini uzattı ve ağzıma dokundu; Yahve bana dedi: 'İşte, sözlerimi ağzına koydum.'
Yeremya 5:14
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י צְבָא֔וֹת יַ֚עַן דַּבֶּרְכֶ֔ם אֶת־הַדָּבָ֖ר הַזֶּ֑ה הִנְנִ֣י נֹתֵן֩ דְּבָרַ֨י בְּפִ֜יךָ לְאֵ֗שׁ וְהָעָ֥ם הַזֶּ֛ה עֵצִ֖ים וַאֲכָלָֽתַם
Bu yüzden Ordular Tanrısı Yahve şöyle dedi: Mademki bu sözü konuştunuz, işte ben senin ağzında sözlerimi ateş olarak veriyorum ve bu halk odunlar olacak ve onları yiyecek.
Yeşaya 51:16
·
Tevrat
וָאָשִׂ֤ים דְּבָרַי֙ בְּפִ֔יךָ וּבְצֵ֥ל יָדִ֖י כִּסִּיתִ֑יךָ לִנְטֹ֤עַ שָׁמַ֨יִם֙ וְלִיסֹ֣ד אָ֔רֶץ וְלֵאמֹ֥ר לְצִיּ֖וֹן עַמִּי־אָֽתָּה
Ve sözlerimi senin ağzına koydum ve elimin gölgesinde seni örttüm; gökleri dikmek için ve yeri temellendirmek için ve Siyon'a 'Sen halkımsın' demek için.
Yeşaya 59:21
·
Tevrat
וַאֲנִ֗י זֹ֣את בְּרִיתִ֤י אוֹתָם֙ אָמַ֣ר יְהוָ֔ה רוּחִי֙ אֲשֶׁ֣ר עָלֶ֔יךָ וּדְבָרַ֖י אֲשֶׁר־שַׂ֣מְתִּי בְּפִ֑יךָ לֹֽא־יָמ֡וּשׁוּ מִפִּיךָ֩ וּמִפִּ֨י זַרְעֲךָ֜ וּמִפִּ֨י זֶ֤רַע זַרְעֲךָ֙ אָמַ֣ר יְהוָ֔ה מֵעַתָּ֖ה וְעַד־עוֹלָֽם
Ve ben, onlarla benim antlaşmam budur, dedi Yahve: Senin üzerinde olan ruhum ve senin ağzına koyduğum sözlerim senin ağzından ve senin soyunun ağzından ve soyunun soyunun ağzından ayrılmayacak, dedi Yahve, şimdiden ve sonsuza kadar.
Örnek Ayetler (4)
1. Samuel 2:3
·
Tevrat
אַל־תַּרְבּ֤וּ תְדַבְּרוּ֙ גְּבֹהָ֣ה גְבֹהָ֔ה יֵצֵ֥א עָתָ֖ק מִפִּיכֶ֑ם כִּ֣י אֵ֤ל דֵּעוֹת֙ יְהוָ֔ה וְל֥וֹ נִתְכְּנ֖וּ עֲלִלֽוֹת
Yüksek yüksek konuşmayı çoğaltmayın, ağzınızdan küstahlık çıkmasın; çünkü Yahve bilgilerin Tanrısı'dır ve eylemler O'nun tarafından tartılır.
Yeşu 6:10
·
Tevrat
וְאֶת־הָעָם֩ צִוָּ֨ה יְהוֹשֻׁ֜עַ לֵאמֹ֗ר לֹ֤א תָרִ֨יעוּ֙ וְלֹֽא־תַשְׁמִ֣יעוּ אֶת־קוֹלְכֶ֔ם וְלֹא־יֵצֵ֥א מִפִּיכֶ֖ם דָּבָ֑ר עַ֠ד י֣וֹם אָמְרִ֧י אֲלֵיכֶ֛ם הָרִ֖יעוּ וַהֲרִיעֹתֶֽם
Yeşu halka buyurdu ve dedi: 'Bağırmayacaksınız ve sesinizi duyurmayacaksınız ve ağzınızdan bir söz çıkmayacak; size "Bağırın!" diyeceğim güne kadar; ve o zaman bağıracaksınız.'
Yoel 1:5
·
Tevrat
הָקִ֤יצוּ שִׁכּוֹרִים֙ וּבְכ֔וּ וְהֵילִ֖לוּ כָּל־שֹׁ֣תֵי יָ֑יִן עַל־עָסִ֕יס כִּ֥י נִכְרַ֖ת מִפִּיכֶֽם
Uyanın, ey sarhoşlar, ve ağlayın; ve feryat edin, ey bütün şarap içenler, tatlı şarap için; çünkü ağzınızdan kesildi.
Çölde Sayım 32:24
·
Tevrat
בְּנֽוּ־לָכֶ֤ם עָרִים֙ לְטַפְּכֶ֔ם וּגְדֵרֹ֖ת לְצֹנַאֲכֶ֑ם וְהַיֹּצֵ֥א מִפִּיכֶ֖ם תַּעֲשֽׂוּ
Çocuklarınız için şehirler ve sürünüz için ağıllar inşa edin; ve ağzınızdan çıkanı yapın.'
Örnek Ayetler (4)
2. Krallar 10:21
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֤ח יֵהוּא֙ בְּכָל־יִשְׂרָאֵ֔ל וַיָּבֹ֨אוּ֙ כָּל־עֹבְדֵ֣י הַבַּ֔עַל וְלֹֽא־נִשְׁאַ֥ר אִ֖ישׁ אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־בָ֑א וַיָּבֹ֨אוּ֙ בֵּ֣ית הַבַּ֔עַל וַיִּמָּלֵ֥א בֵית־הַבַּ֖עַל פֶּ֥ה לָפֶֽה
Yehu bütün İsrail'e gönderdi; Baal'ın bütün kulları geldiler ve gelmeyen bir adam kalmadı. Baal'ın evine geldiler ve Baal'ın evi uçtan uca doldu.
2. Krallar 21:16
·
Tevrat
וְגַם֩ דָּ֨ם נָקִ֜י שָׁפַ֤ךְ מְנַשֶּׁה֙ הַרְבֵּ֣ה מְאֹ֔ד עַ֛ד אֲשֶׁר־מִלֵּ֥א אֶת־יְרוּשָׁלִַ֖ם פֶּ֣ה לָפֶ֑ה לְבַ֤ד מֵֽחַטָּאתוֹ֙ אֲשֶׁ֣ר הֶחֱטִ֣יא אֶת־יְהוּדָ֔ה לַעֲשׂ֥וֹת הָרַ֖ע בְּעֵינֵ֥י יְהוָֽה
Ayrıca Manaşe, Yahve'nin gözünde kötü olanı yapmak için Yahuda'yı günaha sürüklediği günahından başka, Yeruşalim'i uçtan uca doldurana dek çok fazla masum kanı döktü.
Süleyman'ın Özdeyişleri 30:32
·
Tevrat
אִם־נָבַ֥לְתָּ בְהִתְנַשֵּׂ֑א וְאִם־זַ֝מּ֗וֹתָ יָ֣ד לְפֶֽה
Eğer kendini yükselterek akılsızlık ettinse ve eğer kötü düşündünse, el ağza.
Mısır'dan Çıkış 4:16
·
Tevrat
וְדִבֶּר־ה֥וּא לְךָ֖ אֶל־הָעָ֑ם וְהָ֤יָה הוּא֙ יִֽהְיֶה־לְּךָ֣ לְפֶ֔ה וְאַתָּ֖ה תִּֽהְיֶה־לּ֥וֹ לֵֽאלֹהִֽים
O senin için halka konuşacak; ve olacak ki, o sana ağız olacak ve sen ona Tanrı gibi olacaksın.
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 34:10
·
Tevrat
כֹּה־אָמַ֞ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה הִנְנִ֨י אֶֽל־הָרֹעִ֜ים וְֽדָרַשְׁתִּ֧י אֶת־צֹאנִ֣י מִיָּדָ֗ם וְהִשְׁבַּתִּים֙ מֵרְע֣וֹת צֹ֔אן וְלֹא־יִרְע֥וּ ע֛וֹד הָרֹעִ֖ים אוֹתָ֑ם וְהִצַּלְתִּ֤י צֹאנִי֙ מִפִּיהֶ֔ם וְלֹֽא־תִהְיֶ֥יןָ לָהֶ֖ם לְאָכְלָֽה
Efendi Yahve şöyle dedi: İşte ben çobanlara karşıyım; sürümü onların elinden arayacağım, onları sürüyü gütmekten durduracağım ve çobanlar artık kendilerini gütmeyecekler; sürümü onların ağzından kurtaracağım ve onlara yiyecek olmayacaklar.
Yeremya 7:28
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֗ם זֶ֤ה הַגּוֹי֙ אֲשֶׁ֣ר לֽוֹא־שָׁמְע֗וּ בְּקוֹל֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֔יו וְלֹ֥א לָקְח֖וּ מוּסָ֑ר אָֽבְדָה֙ הָֽאֱמוּנָ֔ה וְנִכְרְתָ֖ה מִפִּיהֶֽם
Ve onlara diyeceksin: 'Tanrısı Yahve'nin sesini dinlemeyen ve terbiye almayan ulus budur; sadakat yok oldu ve ağızlarından kesilip atıldı.'
Nehemya 9:20
·
Tevrat
וְרוּחֲךָ֨ הַטּוֹבָ֔ה נָתַ֖תָּ לְהַשְׂכִּילָ֑ם וּמַנְךָ֙ לֹא־מָנַ֣עְתָּ מִפִּיהֶ֔ם וּמַ֛יִם נָתַ֥תָּה לָהֶ֖ם לִצְמָאָֽם
Ve onlara öğretmek için iyi ruhunu verdin ve ağızlarından mannanı esirgemedin ve susuzlukları için onlara su verdin.
Eyüp 5:15
·
Tevrat
וַיֹּ֣שַׁע מֵ֭חֶרֶב מִפִּיהֶ֑ם וּמִיַּ֖ד חָזָ֣ק אֶבְיֽוֹן
Ve yoksulu kılıçtan, onların ağzından ve güçlünün elinden kurtarır.
Örnek Ayetler (4)
Hakimler 11:36
·
Tevrat
וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֗יו אָבִי֙ פָּצִ֤יתָה אֶת־פִּ֨יךָ֙ אֶל־יְהוָ֔ה עֲשֵׂ֣ה לִ֔י כַּאֲשֶׁ֖ר יָצָ֣א מִפִּ֑יךָ אַחֲרֵ֡י אֲשֶׁ֣ר עָשָׂה֩ לְךָ֙ יְהוָ֧ה נְקָמ֛וֹת מֵאֹיְבֶ֖יךָ מִבְּנֵ֥י עַמּֽוֹן
Ve ona dedi: 'Babam, Yahve'ye ağzını açtın; Yahve düşmanlarından, Ammon oğullarından senin için öç aldıktan sonra, ağzından çıkan gibi bana yap.'
Yeşaya 59:21
·
Tevrat
וַאֲנִ֗י זֹ֣את בְּרִיתִ֤י אוֹתָם֙ אָמַ֣ר יְהוָ֔ה רוּחִי֙ אֲשֶׁ֣ר עָלֶ֔יךָ וּדְבָרַ֖י אֲשֶׁר־שַׂ֣מְתִּי בְּפִ֑יךָ לֹֽא־יָמ֡וּשׁוּ מִפִּיךָ֩ וּמִפִּ֨י זַרְעֲךָ֜ וּמִפִּ֨י זֶ֤רַע זַרְעֲךָ֙ אָמַ֣ר יְהוָ֔ה מֵעַתָּ֖ה וְעַד־עוֹלָֽם
Ve ben, onlarla benim antlaşmam budur, dedi Yahve: Senin üzerinde olan ruhum ve senin ağzına koyduğum sözlerim senin ağzından ve senin soyunun ağzından ve soyunun soyunun ağzından ayrılmayacak, dedi Yahve, şimdiden ve sonsuza kadar.
Yeşu 1:8
·
Tevrat
לֹֽא־יָמ֡וּשׁ סֵפֶר֩ הַתּוֹרָ֨ה הַזֶּ֜ה מִפִּ֗יךָ וְהָגִ֤יתָ בּוֹ֙ יוֹמָ֣ם וָלַ֔יְלָה לְמַ֨עַן֙ תִּשְׁמֹ֣ר לַעֲשׂ֔וֹת כְּכָל־הַכָּת֖וּב בּ֑וֹ כִּי־אָ֛ז תַּצְלִ֥יחַ אֶת־דְּרָכֶ֖ךָ וְאָ֥ז תַּשְׂכִּֽיל
Bu yasa kitabı ağzından ayrılmayacak ve onda yazılı olan her şeye göre yapmaya dikkat etmen için gece ve gündüz onu düşüneceksin; çünkü o zaman yolunu başarılı kılacaksın ve o zaman başarılı olacaksın.
Eyüp 15:13
·
Tevrat
כִּֽי־תָשִׁ֣יב אֶל־אֵ֣ל רוּחֶ֑ךָ וְהֹצֵ֖אתָ מִפִּ֣יךָ מִלִּֽין
Ki ruhunu Tanrı'ya karşı döndürüyorsun ve ağzından kelimeler çıkarıyorsun.