297
Kullanım
1
Lemma
28
Türev
28
Anlam
1 lemma, 28 türev form
Örnek Ayetler (5 / 90)
Hakimler 3:29
·
Tevrat
וַיַּכּ֨וּ אֶת־מוֹאָ֜ב בָּעֵ֣ת הַהִ֗יא כַּעֲשֶׂ֤רֶת אֲלָפִים֙ אִ֔ישׁ כָּל־שָׁמֵ֖ן וְכָל־אִ֣ישׁ חָ֑יִל וְלֹ֥א נִמְלַ֖ט אִֽישׁ
Ve o vakit Moab'dan on bin kadar adam vurdular; hepsi iri yarı ve hepsi yiğit adamdı; ve kimse kaçamadı.
Hakimler 4:4
·
Tevrat
וּדְבוֹרָה֙ אִשָּׁ֣ה נְבִיאָ֔ה אֵ֖שֶׁת לַפִּיד֑וֹת הִ֛יא שֹׁפְטָ֥ה אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל בָּעֵ֥ת הַהִֽיא
Ve peygamber kadın, Lappidot'un karısı Debora, o vakit İsrail'i yargılıyordu.
Hakimler 10:14
·
Tevrat
לְכ֗וּ וְזַֽעֲקוּ֙ אֶל־הָ֣אֱלֹהִ֔ים אֲשֶׁ֥ר בְּחַרְתֶּ֖ם בָּ֑ם הֵ֛מָּה יוֹשִׁ֥יעוּ לָכֶ֖ם בְּעֵ֥ת צָרַתְכֶֽם
Gidin ve seçtiğiniz ilahlara feryat edin; sıkıntınızın zamanında sizi onlar kurtarsınlar.
Hakimler 11:26
·
Tevrat
בְּשֶׁ֣בֶת יִ֠שְׂרָאֵל בְּחֶשְׁבּ֨וֹן וּבִבְנוֹתֶ֜יהָ וּבְעַרְע֣וֹר וּבִבְנוֹתֶ֗יהָ וּבְכָל־הֶֽעָרִים֙ אֲשֶׁר֙ עַל־יְדֵ֣י אַרְנ֔וֹן שְׁלֹ֥שׁ מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וּמַדּ֥וּעַ לֹֽא־הִצַּלְתֶּ֖ם בָּעֵ֥ת הַהִֽיא
İsrail üç yüz yıl Heşbon'da ve köylerinde, Aroer'de ve köylerinde ve Arnon kıyısındaki bütün şehirlerde otururken, o zamanda neden kurtarmadınız?
Hakimler 12:6
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמְרוּ לוֹ֩ אֱמָר־נָ֨א שִׁבֹּ֜לֶת וַיֹּ֣אמֶר סִבֹּ֗לֶת וְלֹ֤א יָכִין֙ לְדַבֵּ֣ר כֵּ֔ן וַיֹּאחֲז֣וּ אוֹת֔וֹ וַיִּשְׁחָט֖וּהוּ אֶל־מַעְבְּר֣וֹת הַיַּרְדֵּ֑ן וַיִּפֹּ֞ל בָּעֵ֤ת הַהִיא֙ מֵֽאֶפְרַ֔יִם אַרְבָּעִ֥ים וּשְׁנַ֖יִם אָֽלֶף
Ve ona dediler: 'Lütfen Şibbolet söyle.' Ve o 'Sibbolet' dedi ve böyle konuşmayı doğru yapamadı. Ve onu tuttular ve Yarden'in geçitlerinde onu boğazladılar. Ve o zamanda Efrayim'den kırk iki bin düştü.
Örnek Ayetler (4 / 72)
Amos 5:13
·
Tevrat
לָכֵ֗ן הַמַּשְׂכִּ֛יל בָּעֵ֥ת הַהִ֖יא יִדֹּ֑ם כִּ֛י עֵ֥ת רָעָ֖ה הִֽיא
Bu yüzden akıllı kişi o zamanda susar; çünkü o kötü bir zamandır.
Hagay 1:2
·
Tevrat
כֹּ֥ה אָמַ֛ר יְהוָ֥ה צְבָא֖וֹת לֵאמֹ֑ר הָעָ֤ם הַזֶּה֙ אָֽמְר֔וּ לֹ֥א עֶת־בֹּ֛א עֶת־בֵּ֥ית יְהוָ֖ה לְהִבָּנֽוֹת
Ordular Yahvesi şöyle dedi, diyerek: 'Bu halk, gelme vakti, Yahve'nin evinin inşa edilme vakti değildir, dediler.'
Hezekiel 4:10
·
Tevrat
וּמַאֲכָֽלְךָ֙ אֲשֶׁ֣ר תֹּאכֲלֶ֔נּוּ בְּמִשְׁק֕וֹל עֶשְׂרִ֥ים שֶׁ֖קֶל לַיּ֑וֹם מֵעֵ֥ת עַד־עֵ֖ת תֹּאכֲלֶֽנּוּ
Ve yiyeceğin yiyecek günde yirmi şekel (~220 gram) ağırlıkla olacak; vakitten vakte kadar onu yiyeceksin.
Hezekiel 4:11
·
Tevrat
וּמַ֛יִם בִּמְשׂוּרָ֥ה תִשְׁתֶּ֖ה שִׁשִּׁ֣ית הַהִ֑ין מֵעֵ֥ת עַד־עֵ֖ת תִּשְׁתֶּֽה
Ve suyu ölçüyle, hinin altıda biri (~1 litre) kadar içeceksin; vakitten vakte kadar içeceksin.
Örnek Ayetler (5 / 24)
2. Samuel 11:1
·
Tevrat
וַיְהִי֩ לִתְשׁוּבַ֨ת הַשָּׁנָ֜ה לְעֵ֣ת צֵ֣את הַמַּלְאֿכִ֗ים וַיִּשְׁלַ֣ח דָּוִ֡ד אֶת־יוֹאָב֩ וְאֶת־עֲבָדָ֨יו עִמּ֜וֹ וְאֶת־כָּל־יִשְׂרָאֵ֗ל וַיַּשְׁחִ֨תוּ֙ אֶת־בְּנֵ֣י עַמּ֔וֹן וַיָּצֻ֖רוּ עַל־רַבָּ֑ה וְדָוִ֖ד יוֹשֵׁ֥ב בִּירוּשָׁלִָֽם
Yılın dönüşünde, elçilerin çıkış zamanında, Davut Yoav'ı, onunla birlikte kullarını ve bütün İsrail'i gönderdi; Ammon oğullarını yok ettiler ve Rabba'yı kuşattılar. Davut ise Yeruşalim'de oturuyordu.
2. Samuel 11:2
·
Tevrat
וַיְהִ֣י לְעֵ֣ת הָעֶ֗רֶב וַיָּ֨קָם דָּוִ֜ד מֵעַ֤ל מִשְׁכָּבוֹ֙ וַיִּתְהַלֵּךְ֙ עַל־גַּ֣ג בֵּית־הַמֶּ֔לֶךְ וַיַּ֥רְא אִשָּׁ֛ה רֹחֶ֖צֶת מֵעַ֣ל הַגָּ֑ג וְהָ֣אִשָּׁ֔ה טוֹבַ֥ת מַרְאֶ֖ה מְאֹֽד
Akşam zamanı Davut yatağından kalktı ve kral evinin damı üzerinde gezindi; damın üzerinden yıkanan bir kadın gördü. Kadın görünüşte çok iyiydi.
Yeremya 8:15
·
Tevrat
קַוֵּ֥ה לְשָׁל֖וֹם וְאֵ֣ין ט֑וֹב לְעֵ֥ת מַרְפֵּ֖ה וְהִנֵּ֥ה בְעָתָֽה
Barış umduk ama iyilik yok; şifa zamanı umduk ve işte dehşet.
Yeşaya 17:14
·
Tevrat
לְעֵ֥ת עֶ֨רֶב֙ וְהִנֵּ֣ה בַלָּהָ֔ה בְּטֶ֥רֶם בֹּ֖קֶר אֵינֶ֑נּוּ זֶ֚ה חֵ֣לֶק שׁוֹסֵ֔ינוּ וְגוֹרָ֖ל לְבֹזְזֵֽינוּ
Akşam vaktinde, ve işte dehşet; sabahtan önce o yoktur. Bizi yağmalayanların payı ve bizi talan edenlerin nasibi budur.
1. Krallar 11:4
·
Tevrat
וַיְהִ֗י לְעֵת֙ זִקְנַ֣ת שְׁלֹמֹ֔ה נָשָׁיו֙ הִטּ֣וּ אֶת־לְבָב֔וֹ אַחֲרֵ֖י אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֑ים וְלֹא־הָיָ֨ה לְבָב֤וֹ שָׁלֵם֙ עִם־יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֔יו כִּלְבַ֖ב דָּוִ֥יד אָבִֽיו
Süleyman'ın yaşlılık zamanında karıları onun kalbini başka ilahların ardına saptırdı; ve onun kalbi, babası Davut'un kalbi gibi Tanrısı Yahve ile tam değildi.
Örnek Ayetler (5 / 18)
Hakimler 21:22
·
Tevrat
וְהָיָ֡ה כִּֽי־יָבֹ֣אוּ אֲבוֹתָם֩ א֨וֹ אֲחֵיהֶ֜ם לָרִ֣יב אֵלֵ֗ינוּ וְאָמַ֤רְנוּ אֲלֵיהֶם֙ חָנּ֣וּנוּ אוֹתָ֔ם כִּ֣י לֹ֥א לָקַ֛חְנוּ אִ֥ישׁ אִשְׁתּ֖וֹ בַּמִּלְחָמָ֑ה כִּ֣י לֹ֥א אַתֶּ֛ם נְתַתֶּ֥ם לָהֶ֖ם כָּעֵ֥ת תֶּאְשָֽׁמוּ
Ve olacak ki babaları veya kardeşleri bize çekişmeye gelecekler, onlara diyeceğiz: 'Onlara lütfedin, çünkü savaşta her adamın karısını almadık; çünkü onlara siz vermediniz, şimdi suçlu olurdunuz.'
1. Samuel 9:16
·
Tevrat
כָּעֵ֣ת מָחָ֡ר אֶשְׁלַח֩ אֵלֶ֨יךָ אִ֜ישׁ מֵאֶ֣רֶץ בִּנְיָמִ֗ן וּמְשַׁחְתּ֤וֹ לְנָגִיד֙ עַל־עַמִּ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וְהוֹשִׁ֥יעַ אֶת־עַמִּ֖י מִיַּ֣ד פְּלִשְׁתִּ֑ים כִּ֤י רָאִ֨יתִי֙ אֶת־עַמִּ֔י כִּ֛י בָּ֥אָה צַעֲקָת֖וֹ אֵלָֽי
'Yarın bu vakit sana Bünyamin diyarından bir adam göndereceğim ve onu halkım İsrail üzerine önder olarak meshedeceksin; ve halkımı Filistlilerin elinden kurtaracak. Çünkü halkımı gördüm, çünkü onun feryadı bana geldi.'
1. Samuel 20:12
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוֹנָתָ֜ן אֶל־דָּוִ֗ד יְהוָ֞ה אֱלֹהֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ כִּֽי־אֶחְקֹ֣ר אֶת־אָבִ֗י כָּעֵ֤ת מָחָר֙ הַשְּׁלִשִׁ֔ית וְהִנֵּה־ט֖וֹב אֶל־דָּוִ֑ד וְלֹֽא־אָז֙ אֶשְׁלַ֣ח אֵלֶ֔יךָ וְגָלִ֖יתִי אֶת־אָזְנֶֽךָ
Yonatan Davut'a dedi: 'İsrail'in Tanrısı Yahve! Yarın veya üçüncü gün bu vakit babamı araştıracağım; ve işte Davut'a karşı iyiyse, o zaman sana gönderip kulağını açmaz mıyım?'
2. Krallar 4:16
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר לַמּוֹעֵ֤ד הַזֶּה֙ כָּעֵ֣ת חַיָּ֔ה אַ֖תְּ חֹבֶ֣קֶת בֵּ֑ן וַתֹּ֗אמֶר אַל־אֲדֹנִי֙ אִ֣ישׁ הָאֱלֹהִ֔ים אַל־תְּכַזֵּ֖ב בְּשִׁפְחָתֶֽךָ
Dedi: 'Bu belirlenen zamanda, canlılık zamanı gibi, bir oğul kucaklayacaksın.' Kadın dedi: 'Hayır efendim, ey Tanrı adamı, hizmetçine yalan söyleme.'
2. Krallar 4:17
·
Tevrat
וַתַּ֥הַר הָאִשָּׁ֖ה וַתֵּ֣לֶד בֵּ֑ן לַמּוֹעֵ֤ד הַזֶּה֙ כָּעֵ֣ת חַיָּ֔ה אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר אֵלֶ֖יהָ אֱלִישָֽׁע
Kadın gebe kaldı ve Elişa'nın ona söylediği gibi, bu belirlenen zamanda, canlılık zamanı gibi, bir oğul doğurdu.
Örnek Ayetler (4 / 18)
Yeremya 30:7
·
Tevrat
ה֗וֹי כִּ֥י גָד֛וֹל הַיּ֥וֹם הַה֖וּא מֵאַ֣יִן כָּמֹ֑הוּ וְעֵֽת־צָרָ֥ה הִיא֙ לְיַֽעֲקֹ֔ב וּמִמֶּ֖נָּה יִוָּשֵֽׁעַ
Vay! Çünkü o gün büyüktür, onun gibi yok; ve o Yakup için sıkıntı zamanıdır ve ondan kurtulacak.
Hoşea 10:12
·
Tevrat
זִרְע֨וּ לָכֶ֤ם לִצְדָקָה֙ קִצְר֣וּ לְפִי־חֶ֔סֶד נִ֥ירוּ לָכֶ֖ם נִ֑יר וְעֵת֙ לִדְר֣וֹשׁ אֶת־יְהוָ֔ה עַד־יָב֕וֹא וְיֹרֶ֥ה צֶ֖דֶק לָכֶֽם
Kendinize doğruluk için ekin, sadakate göre biçin; kendinize nadas sürün; ve Yahve'yi aramak için zamandır, gelip size doğruluk yağdırana dek.
Vaiz 3:1
·
Tevrat
לַכֹּ֖ל זְמָ֑ן וְעֵ֥ת לְכָל־חֵ֖פֶץ תַּ֥חַת הַשָּׁמָֽיִם
Her şeyin zamanı ve göklerin altında her isteğin vakti vardır.
Vaiz 3:2
·
Tevrat
עֵ֥ת לָלֶ֖דֶת וְעֵ֣ת לָמ֑וּת עֵ֣ת לָטַ֔עַת וְעֵ֖ת לַעֲק֥וֹר נָטֽוּעַ
Doğurmanın vakti ve ölmenin vakti, dikmenin vakti ve dikilmiş olanı sökmenin vakti.
Örnek Ayetler (5 / 16)
Hakimler 14:4
·
Tevrat
וְאָבִ֨יו וְאִמּ֜וֹ לֹ֣א יָדְע֗וּ כִּ֤י מֵיְהוָה֙ הִ֔יא כִּי־תֹאֲנָ֥ה הֽוּא־מְבַקֵּ֖שׁ מִפְּלִשְׁתִּ֑ים וּבָעֵ֣ת הַהִ֔יא פְּלִשְׁתִּ֖ים מֹשְׁלִ֥ים בְּיִשְׂרָאֵֽל
Ve babası ve annesi onun Yahve'den olduğunu bilmediler; çünkü o Filistlilere karşı bir fırsat arıyordu ve o zamanda Filistliler İsrail'de yönetiyorlardı.
Yeremya 2:27
·
Tevrat
אֹמְרִ֨ים לָעֵ֜ץ אָ֣בִי אַ֗תָּה וְלָאֶ֨בֶן֙ אַ֣תְּ יְלִדְתָּ֔נוּ כִּֽי־פָנ֥וּ אֵלַ֛י עֹ֖רֶף וְלֹ֣א פָנִ֑ים וּבְעֵ֤ת רָֽעָתָם֙ יֹֽאמְר֔וּ ק֖וּמָה וְהוֹשִׁיעֵֽנוּ
Ağaca 'Babam sensin' ve taşa 'Bizi sen doğurdun' derler; çünkü bana yüz değil ense döndüler; ve kötülüklerinin zamanında 'Kalk ve bizi kurtar' derler.
Yeremya 15:11
·
Tevrat
אָמַ֣ר יְהוָ֔ה אִם־לֹ֥א שֵֽׁרִיתִ֖יךָ לְט֑וֹב אִם־ל֣וֹא הִפְגַּ֣עְתִּֽי בְךָ֗ בְּעֵ֥ת־רָעָ֛ה וּבְעֵ֥ת צָרָ֖ה אֶת־הָאֹיֵֽב
Yahve dedi: 'Seni iyilik için serbest bırakmadım mı? Kötülük zamanında ve sıkıntı zamanında düşmanı sana yalvartmadım mı?'
Yeremya 33:15
·
Tevrat
בַּיָּמִ֤ים הָהֵם֙ וּבָעֵ֣ת הַהִ֔יא אַצְמִ֥יחַ לְדָוִ֖ד צֶ֣מַח צְדָקָ֑ה וְעָשָׂ֛ה מִשְׁפָּ֥ט וּצְדָקָ֖ה בָּאָֽרֶץ
O günlerde ve o zamanda, Davut için bir doğruluk filizi yetiştireceğim; ve o, yerde adalet ve doğruluk yapacak.
Yeremya 50:4
·
Tevrat
בַּיָּמִ֨ים הָהֵ֜מָּה וּבָעֵ֤ת הַהִיא֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה יָבֹ֧אוּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל הֵ֥מָּה וּבְנֵֽי־יְהוּדָ֖ה יַחְדָּ֑ו הָל֤וֹךְ וּבָכוֹ֙ יֵלֵ֔כוּ וְאֶת־יְהוָ֥ה אֱלֹהֵיהֶ֖ם יְבַקֵּֽשׁוּ
O günlerde ve o zamanda, Yahve'nin bildirisidir, İsrail oğulları, onlar ve Yahuda oğulları birlikte gelecekler; giderek ve ağlayarak gidecekler ve Tanrıları Yahve'yi arayacaklar.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Hezekiel 34:26
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֥י אוֹתָ֛ם וּסְבִיב֥וֹת גִּבְעָתִ֖י בְּרָכָ֑ה וְהוֹרַדְתִּ֤י הַגֶּ֨שֶׁם֙ בְּעִתּ֔וֹ גִּשְׁמֵ֥י בְרָכָ֖ה יִֽהְיֽוּ
Onları ve tepemin çevresini bereket kılacağım; yağmuru vaktinde indireceğim, bereket yağmurları olacak.
Yeremya 5:24
·
Tevrat
וְלֹֽא־אָמְר֣וּ בִלְבָבָ֗ם נִ֤ירָא נָא֙ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֔ינוּ הַנֹּתֵ֗ן גֶּ֛שֶׁם יוֹרֶ֥ה וּמַלְק֖וֹשׁ בְּעִתּ֑וֹ שְׁבֻע֛וֹת חֻקּ֥וֹת קָצִ֖יר יִשְׁמָר־לָֽנוּ
Ve kalplerinde demediler: 'Lütfen vaktinde yağmur, ilk yağmuru ve son yağmuru veren, bizim için hasadın belirlenmiş haftalarını koruyan Tanrımız Yahve'den korkalım.'
Hoşea 2:11
·
Tevrat
לָכֵ֣ן אָשׁ֔וּב וְלָקַחְתִּ֤י דְגָנִי֙ בְּעִתּ֔וֹ וְתִירוֹשִׁ֖י בְּמֽוֹעֲד֑וֹ וְהִצַּלְתִּי֙ צַמְרִ֣י וּפִשְׁתִּ֔י לְכַסּ֖וֹת אֶת־עֶרְוָתָֽהּ
Bu yüzden döneceğim ve zamanında tahılımı, mevsiminde yeni şarabımı alacağım; onun çıplaklığını örtmek için olan yünümü ve ketenimi geri alacağım.
Mezmurlar 1:3
·
Tevrat
וְֽהָיָ֗ה כְּעֵץ֮ שָׁת֪וּל עַֽל־פַּלְגֵ֫י מָ֥יִם אֲשֶׁ֤ר פִּרְי֨וֹ יִתֵּ֬ן בְּעִתּ֗וֹ וְעָלֵ֥הוּ לֹֽא־יִבּ֑וֹל וְכֹ֖ל אֲשֶׁר־יַעֲשֶׂ֣ה יַצְלִֽיחַ
Ve o, su akarsularının yanına dikilmiş, vaktinde meyvesini veren ve yaprağı solmayan bir ağaç gibi olacaktır; yaptığı her şeyde başarılı olur.
Mezmurlar 104:27
·
Tevrat
כֻּ֭לָּם אֵלֶ֣יךָ יְשַׂבֵּר֑וּן לָתֵ֖ת אָכְלָ֣ם בְּעִתּֽוֹ
Hepsi sana umut bağlarlar; yiyeceklerini vaktinde vermen için.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hagay 1:4
·
Tevrat
הַעֵ֤ת לָכֶם֙ אַתֶּ֔ם לָשֶׁ֖בֶת בְּבָתֵּיכֶ֣ם סְפוּנִ֑ים וְהַבַּ֥יִת הַזֶּ֖ה חָרֵֽב
Bu ev yıkıkken, sizin için kaplamalı evlerinizde oturma vakti midir?
Hezekiel 7:7
·
Tevrat
בָּ֧אָה הַצְּפִירָ֛ה אֵלֶ֖יךָ יוֹשֵׁ֣ב הָאָ֑רֶץ בָּ֣א הָעֵ֗ת קָר֛וֹב הַיּ֥וֹם מְהוּמָ֖ה וְלֹא־הֵ֥ד הָרִֽים
Sana felaket geldi, ey yerde oturan; zaman geldi, gün yakındır; kargaşa günüdür, dağların yankısı değil.
Hezekiel 7:12
·
Tevrat
בָּ֤א הָעֵת֙ הִגִּ֣יעַ הַיּ֔וֹם הַקּוֹנֶה֙ אַל־יִשְׂמָ֔ח וְהַמּוֹכֵ֖ר אַל־יִתְאַבָּ֑ל כִּ֥י חָר֖וֹן אֶל־כָּל־הֲמוֹנָֽהּ
Zaman geldi, gün ulaştı; alan sevinmesin ve satan yas tutmasın; çünkü öfke onun bütün kalabalığınadır.
2. Krallar 5:26
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ לֹא־לִבִּ֣י הָלַ֔ךְ כַּאֲשֶׁ֧ר הָֽפַךְ־אִ֛ישׁ מֵעַ֥ל מֶרְכַּבְתּ֖וֹ לִקְרָאתֶ֑ךָ הַעֵ֞ת לָקַ֤חַת אֶת־הַכֶּ֨סֶף֙ וְלָקַ֣חַת בְּגָדִ֔ים וְזֵיתִ֤ים וּכְרָמִים֙ וְצֹ֣אן וּבָקָ֔ר וַעֲבָדִ֖ים וּשְׁפָחֽוֹת
Ona dedi ki: 'Adam seni karşılamak için arabasının üzerinden döndüğü zaman kalbim gitmedi mi? Gümüşü almanın ve giysiler, zeytinlikler, bağlar, sürü, sığır, kullar ve cariyeler almanın zamanı mı?'
Nehemya 6:1
·
Tevrat
וַיְהִ֣י כַאֲשֶׁ֣ר נִשְׁמַ֣ע לְסַנְבַלַּ֣ט וְ֠טוֹבִיָּה וּלְגֶ֨שֶׁם הָֽעַרְבִ֜י וּלְיֶ֣תֶר אֹֽיְבֵ֗ינוּ כִּ֤י בָנִ֨יתִי֙ אֶת־הַ֣חוֹמָ֔ה וְלֹא־נ֥וֹתַר בָּ֖הּ פָּ֑רֶץ גַּ֚ם עַד־הָעֵ֣ת הַהִ֔יא דְּלָת֖וֹת לֹא־הֶעֱמַ֥דְתִּי בַשְּׁעָרִֽים
Sanballat'a, Toviya'ya, Arap Geşem'e ve düşmanlarımızın geri kalanına duvarı inşa ettiğim ve onda gedik kalmadığı işitildiği zaman, ayrıca o zamana kadar kapılarda kapıları dikmemiştim,
Örnek Ayetler (5)
Hezekiel 4:10
·
Tevrat
וּמַאֲכָֽלְךָ֙ אֲשֶׁ֣ר תֹּאכֲלֶ֔נּוּ בְּמִשְׁק֕וֹל עֶשְׂרִ֥ים שֶׁ֖קֶל לַיּ֑וֹם מֵעֵ֥ת עַד־עֵ֖ת תֹּאכֲלֶֽנּוּ
Ve yiyeceğin yiyecek günde yirmi şekel (~220 gram) ağırlıkla olacak; vakitten vakte kadar onu yiyeceksin.
Hezekiel 4:11
·
Tevrat
וּמַ֛יִם בִּמְשׂוּרָ֥ה תִשְׁתֶּ֖ה שִׁשִּׁ֣ית הַהִ֑ין מֵעֵ֥ת עַד־עֵ֖ת תִּשְׁתֶּֽה
Ve suyu ölçüyle, hinin altıda biri (~1 litre) kadar içeceksin; vakitten vakte kadar içeceksin.
Yeşaya 48:16
·
Tevrat
קִרְב֧וּ אֵלַ֣י שִׁמְעוּ־זֹ֗את לֹ֤א מֵרֹאשׁ֙ בַּסֵּ֣תֶר דִּבַּ֔רְתִּי מֵעֵ֥ת הֱיוֹתָ֖הּ שָׁ֣ם אָ֑נִי וְעַתָּ֗ה אֲדֹנָ֧י יְהוִ֛ה שְׁלָחַ֖נִי וְרוּחֽוֹ
Bana yaklaşın, bunu dinleyin; baştan beri gizlilikte konuşmadım, olduğu zamandan beri ben oradayım. Ve şimdi Efendi Yahve ve onun Ruhu beni gönderdi.
1. Tarihler 9:25
·
Tevrat
וַאֲחֵיהֶ֨ם בְּחַצְרֵיהֶ֜ם לָב֨וֹא לְשִׁבְעַ֧ת הַיָּמִ֛ים מֵעֵ֥ת אֶל־עֵ֖ת עִם־אֵֽלֶּה
Ve avlularındaki kardeşleri, zamandan zamana yedi gün bunlarla birlikte gelmek içindi.
Mezmurlar 4:8
·
Tevrat
נָתַ֣תָּה שִׂמְחָ֣ה בְלִבִּ֑י מֵעֵ֬ת דְּגָנָ֖ם וְתִֽירוֹשָׁ֣ם רָֽבּוּ
Onların tahılı ve yeni şarabı çoğaldığı zamandan daha çok kalbime sevinç verdin.
Örnek Ayetler (3)
Hakimler 13:23
·
Tevrat
וַתֹּ֧אמֶר ל֣וֹ אִשְׁתּ֗וֹ לוּ֩ חָפֵ֨ץ יְהוָ֤ה לַהֲמִיתֵ֨נוּ֙ לֹֽא־לָקַ֤ח מִיָּדֵ֨נוּ֙ עֹלָ֣ה וּמִנְחָ֔ה וְלֹ֥א הֶרְאָ֖נוּ אֶת־כָּל־אֵ֑לֶּה וְכָעֵ֕ת לֹ֥א הִשְׁמִיעָ֖נוּ כָּזֹֽאת
Bunun üzerine karısı ona dedi: 'Eğer Yahve bizi öldürmeyi isteseydi elimizden yakmalık sunu ve sunu almazdı ve bütün bunları bize göstermezdi ve bu zamanda bunun gibi bize işittirmezdi.'
1. Samuel 4:20
·
Tevrat
וּכְעֵ֣ת מוּתָ֗הּ וַתְּדַבֵּ֨רְנָה֙ הַנִּצָּב֣וֹת עָלֶ֔יהָ אַל־תִּֽירְאִ֖י כִּ֣י בֵ֣ן יָלָ֑דְתְּ וְלֹ֥א עָנְתָ֖ה וְלֹא־שָׁ֥תָה לִבָּֽהּ
Ölüm anında, başında duran kadınlar ona dediler: 'Korkma, çünkü bir oğul doğurdun.' Ama o cevap vermedi ve kalbini vermedi.
2. Tarihler 21:19
·
Tevrat
וַיְהִ֣י לְיָמִ֣ים מִיָּמִ֡ים וּכְעֵת֩ צֵ֨את הַקֵּ֜ץ לְיָמִ֣ים שְׁנַ֗יִם יָצְא֤וּ מֵעָיו֙ עִם־חָלְי֔וֹ וַיָּ֖מָת בְּתַחֲלֻאִ֣ים רָעִ֑ים וְלֹא־עָ֨שׂוּ ל֥וֹ עַמּ֛וֹ שְׂרֵפָ֖ה כִּשְׂרֵפַ֥ת אֲבֹתָֽיו
Günler geçtikçe, iki günün sonunun çıkışı vaktinde bağırsakları hastalığıyla çıktı ve kötü hastalıklar içinde öldü; halkı babalarının yakması gibi ona yakma yapmadı.
Örnek Ayetler (3)
1. Tarihler 12:33
·
Tevrat
וּמִבְּנֵ֣י יִשָּׂשכָ֗ר יוֹדְעֵ֤י בִינָה֙ לַֽעִתִּ֔ים לָדַ֖עַת מַה־יַּעֲשֶׂ֣ה יִשְׂרָאֵ֑ל רָאשֵׁיהֶ֣ם מָאתַ֔יִם וְכָל־אֲחֵיהֶ֖ם עַל־פִּיהֶֽם
Ve İssakar oğullarından, İsrail'in ne yapacağını bilmek için zamanları anlayanlar; onların başları iki yüz, ve bütün kardeşleri onların sözü üzerineydi.
Ezra 10:14
·
Tevrat
יַֽעֲמְדוּ־נָ֣א שָׂ֠רֵינוּ לְֽכָל־הַקָּהָ֞ל וְכֹ֣ל אֲשֶׁ֣ר בֶּעָרֵ֗ינוּ הַהֹשִׁ֞יב נָשִׁ֤ים נָכְרִיּוֹת֙ יָבֹא֙ לְעִתִּ֣ים מְזֻמָּנִ֔ים וְעִמָּהֶ֛ם זִקְנֵי־עִ֥יר וָעִ֖יר וְשֹׁפְטֶ֑יהָ עַ֠ד לְהָשִׁ֞יב חֲר֤וֹן אַף־אֱלֹהֵ֨ינוּ֙ מִמֶּ֔נּוּ עַ֖ד לַדָּבָ֥ר הַזֶּֽה
Lütfen önderlerimiz bütün topluluk için dursunlar; ve şehirlerimizde yabancı kadınlar oturtan herkes belirlenmiş zamanlarda gelsin ve onlarla her şehrin yaşlıları ve onun hakimleri gelsin; ta ki bu iş yüzünden Tanrımızın öfkesinin alevi bizden dönene kadar.'
Nehemya 10:35
·
Tevrat
וְהַגּוֹרָל֨וֹת הִפַּ֜לְנוּ עַל־קֻרְבַּ֣ן הָעֵצִ֗ים הַכֹּהֲנִ֣ים הַלְוִיִּם֮ וְהָעָם֒ לְ֠הָבִיא לְבֵ֨ית אֱלֹהֵ֧ינוּ לְבֵית־אֲבֹתֵ֛ינוּ לְעִתִּ֥ים מְזֻמָּנִ֖ים שָׁנָ֣ה בְשָׁנָ֑ה לְבַעֵ֗ר עַל־מִזְבַּח֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֔ינוּ כַּכָּת֖וּב בַּתּוֹרָֽה
Ve kâhinler, Levililer ve halk, odun sunusu üzerine kuralar çektik; Tevrat'ta yazıldığı gibi Tanrımız Yahve'nin sunağı üzerinde yakmak için, yıldan yıla belirlenmiş zamanlarda babalarımızın evine göre Tanrımızın evine getirmek için.
Örnek Ayetler (3)
Ester 1:13
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר הַמֶּ֔לֶךְ לַחֲכָמִ֖ים יֹדְעֵ֣י הָֽעִתִּ֑ים כִּי־כֵן֙ דְּבַ֣ר הַמֶּ֔לֶךְ לִפְנֵ֕י כָּל־יֹדְעֵ֖י דָּ֥ת וָדִֽין
Ve kral zamanları bilen bilgelere dedi; çünkü kralın sözü kural ve yasa bilen herkesin önünde böyleydi.
Daniel 9:25
·
Tevrat
וְתֵדַ֨ע וְתַשְׂכֵּ֜ל מִן־מֹצָ֣א דָבָ֗ר לְהָשִׁיב֙ וְלִבְנ֤וֹת יְרֽוּשָׁלִַ֨ם֙ עַד־מָשִׁ֣יחַ נָגִ֔יד שָׁבֻעִ֖ים שִׁבְעָ֑ה וְשָׁבֻעִ֞ים שִׁשִּׁ֣ים וּשְׁנַ֗יִם תָּשׁוּב֙ וְנִבְנְתָה֙ רְח֣וֹב וְחָר֔וּץ וּבְצ֖וֹק הָעִתִּֽים
Ve bil ve anla: Yeruşalim'i geri getirmek ve inşa etmek için sözün çıkışından önder meshedilmişe kadar yedi hafta ve altmış iki hafta; sıkıntılı zamanlarda meydan ve hendek dönecek ve inşa edilecek.
Daniel 11:13
·
Tevrat
וְשָׁב֙ מֶ֣לֶךְ הַצָּפ֔וֹן וְהֶעֱמִ֣יד הָמ֔וֹן רַ֖ב מִן־הָרִאשׁ֑וֹן וּלְקֵ֨ץ הָֽעִתִּ֤ים שָׁנִים֙ יָ֣בוֹא ב֔וֹא בְּחַ֥יִל גָּד֖וֹל וּבִרְכ֥וּשׁ רָֽב
Ardından Kuzey kralı dönecek ve birincisinden daha büyük bir kalabalık kaldıracak; ve zamanların, yılların sonunda büyük bir orduyla ve çok malla gelerek gelecek.
Örnek Ayetler (2)
Nehemya 9:28
·
Tevrat
וּכְנ֣וֹחַ לָהֶ֔ם יָשׁ֕וּבוּ לַעֲשׂ֥וֹת רַ֖ע לְפָנֶ֑יךָ וַתַּֽעַזְבֵ֞ם בְּיַ֤ד אֹֽיְבֵיהֶם֙ וַיִּרְדּ֣וּ בָהֶ֔ם וַיָּשׁ֨וּבוּ֙ וַיִּזְעָק֔וּךָ וְאַתָּ֞ה מִשָּׁמַ֧יִם תִּשְׁמַ֛ע וְתַצִּילֵ֥ם כְּֽרַחֲמֶ֖יךָ רַבּ֥וֹת עִתִּֽים
Ve rahatladıklarında yüzünün önünde kötülük yapmaya döndüler ve onları düşmanlarının eline terk ettin ve onlara egemen oldular; ve döndüler ve sana feryat ettiler ve sen göklerden işittin ve merhametinle çok zamanlar onları kurtardın.
Eyüp 24:1
·
Tevrat
מַדּ֗וּעַ מִ֭שַּׁדַּי לֹא־נִצְפְּנ֣וּ עִתִּ֑ים וְ֝יֹדְעָ֗יו לֹא־חָ֥זוּ יָמָֽיו
Neden Şaddai'den vakitler saklanmadı? Ve O'nu bilenler O'nun günlerini görmediler.
Örnek Ayetler (2)
Nehemya 13:31
·
Tevrat
וּלְקֻרְבַּ֧ן הָעֵצִ֛ים בְּעִתִּ֥ים מְזֻמָּנ֖וֹת וְלַבִּכּוּרִ֑ים זָכְרָה־לִּ֥י אֱלֹהַ֖י לְטוֹבָֽה
Ve belirlenmiş zamanlarda odun sunusu ve ilk ürünler için. Beni iyilik için hatırla, ey Tanrım.
Daniel 11:6
·
Tevrat
וּלְקֵ֤ץ שָׁנִים֙ יִתְחַבָּ֔רוּ וּבַ֣ת מֶֽלֶךְ־הַנֶּ֗גֶב תָּבוֹא֙ אֶל־מֶ֣לֶךְ הַצָּפ֔וֹן לַעֲשׂ֖וֹת מֵישָׁרִ֑ים וְלֹֽא־תַעְצֹ֞ר כּ֣וֹחַ הַזְּר֗וֹעַ וְלֹ֤א יַעֲמֹד֙ וּזְרֹע֔וֹ וְתִנָּתֵ֨ן הִ֤יא וּמְבִיאֶ֨יהָ֙ וְהַיֹּ֣לְדָ֔הּ וּמַחֲזִקָ֖הּ בָּעִתִּֽים
Yılların sonunda da birleşecekler; ve Güney kralının kızı anlaşma yapmak için Kuzey kralına gelecek, ama kolun gücünü tutamayacak ve o durmayacak, onun kolu da durmayacak; ve o, onu getirenler, onu doğuran ve o zamanlarda onu güçlendiren verilecek.
Örnek Ayetler (2)
2. Tarihler 25:27
·
Tevrat
וּמֵעֵ֗ת אֲשֶׁר־סָ֤ר אֲמַצְיָ֨הוּ֙ מֵאַחֲרֵ֣י יְהוָ֔ה וַיִּקְשְׁר֨וּ עָלָ֥יו קֶ֛שֶׁר בִּירוּשָׁלִַ֖ם וַיָּ֣נָס לָכִ֑ישָׁה וַיִּשְׁלְח֤וּ אַחֲרָיו֙ לָכִ֔ישָׁה וַיְמִיתֻ֖הוּ שָֽׁם
Ve Amatsya'nın Yahve'nin arkasından saptığı zamandan itibaren, Yeruşalim'de ona karşı düzen kurdular; o Lakiş'e kaçtı, arkasından Lakiş'e gönderdiler ve onu orada öldürdiler.
Daniel 12:11
·
Tevrat
וּמֵעֵת֙ הוּסַ֣ר הַתָּמִ֔יד וְלָתֵ֖ת שִׁקּ֣וּץ שֹׁמֵ֑ם יָמִ֕ים אֶ֖לֶף מָאתַ֥יִם וְתִשְׁעִֽים
Sürekli sununun kaldırıldığı ve viran eden iğrençliğin konduğu vakitten itibaren bin iki yüz doksan gün olacak.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 22:3
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֗ כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה עִ֣יר שֹׁפֶ֥כֶת דָּ֛ם בְּתוֹכָ֖הּ לָב֣וֹא עִתָּ֑הּ וְעָשְׂתָ֧ה גִלּוּלִ֛ים עָלֶ֖יהָ לְטָמְאָֽה
Ve de ki: Efendi Yahve şöyle dedi: Vaktinin gelmesi için ortasında kan döken ve kirlenmek için üzerinde putlar yapan şehir!
Yeşaya 13:22
·
Tevrat
וְעָנָ֤ה אִיִּים֙ בְּאַלְמנוֹתָ֔יו וְתַנִּ֖ים בְּהֵ֣יכְלֵי עֹ֑נֶג וְקָר֤וֹב לָבוֹא֙ עִתָּ֔הּ וְיָמֶ֖יהָ לֹ֥א יִמָּשֵֽׁכוּ
Ve onun köşklerinde sırtlanlar, ve zevk saraylarında çakallar uluyacak; ve onun zamanının gelmesi yakındır, ve onun günleri uzatılmayacak.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 9:10
·
Tevrat
וִ֘יהִ֤י יְהוָ֣ה מִשְׂגָּ֣ב לַדָּ֑ךְ מִ֝שְׂגָּ֗ב לְעִתּ֥וֹת בַּצָּרָֽה
Ve Yahve ezilenler için bir sığınak olacak, sıkıntı zamanları için bir sığınak.
Mezmurlar 10:1
·
Tevrat
לָמָ֣ה יְ֭הוָה תַּעֲמֹ֣ד בְּרָח֑וֹק תַּ֝עְלִ֗ים לְעִתּ֥וֹת בַּצָּרָֽה
Neden uzakta duruyorsun Yahve, sıkıntı zamanlarında gizliyorsun?
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 33:20
·
Tevrat
כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה אִם־תָּפֵ֨רוּ֙ אֶת־בְּרִיתִ֣י הַיּ֔וֹם וְאֶת־בְּרִיתִ֖י הַלָּ֑יְלָה וּלְבִלְתִּ֛י הֱי֥וֹת יֽוֹמָם־וָלַ֖יְלָה בְּעִתָּֽם
Yahve şöyle dedi: "Eğer gündüzle olan antlaşmamı ve geceyle olan antlaşmamı bozarsanız, öyle ki gündüz ve gece zamanında olmazsa,
Levililer 26:4
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֥י גִשְׁמֵיכֶ֖ם בְּעִתָּ֑ם וְנָתְנָ֤ה הָאָ֨רֶץ֙ יְבוּלָ֔הּ וְעֵ֥ץ הַשָּׂדֶ֖ה יִתֵּ֥ן פִּרְיֽוֹ
Ve yağmurlarınızı zamanında vereceğim ve yer ürününü verecek ve kırın ağacı meyvesini verecek.
Örnek Ayetler (2)
2. Tarihler 15:5
·
Tevrat
וּבָעִתִּ֣ים הָהֵ֔ם אֵ֥ין שָׁל֖וֹם לַיּוֹצֵ֣א וְלַבָּ֑א כִּ֚י מְהוּמֹ֣ת רַבּ֔וֹת עַ֥ל כָּל־יוֹשְׁבֵ֖י הָאֲרָצֽוֹת
O zamanlarda çıkana ve girene esenlik yoktu; çünkü diyarların bütün oturanları üzerinde çok kargaşalar vardı.
Daniel 11:14
·
Tevrat
וּבָעִתִּ֣ים הָהֵ֔ם רַבִּ֥ים יַֽעַמְד֖וּ עַל־מֶ֣לֶךְ הַנֶּ֑גֶב וּבְנֵ֣י פָּרִיצֵ֣י עַמְּךָ֗ יִֽנַּשְּׂא֛וּ לְהַעֲמִ֥יד חָז֖וֹן וְנִכְשָֽׁלוּ
O zamanlarda da birçokları Güney kralına karşı duracak; ve görümü gerçekleştirmek için senin halkının zorbalarının oğulları kaldırılacak, ama tökezleyecekler.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 16:8
·
Tevrat
וָאֶעֱבֹ֨ר עָלַ֜יִךְ וָאֶרְאֵ֗ךְ וְהִנֵּ֤ה עִתֵּךְ֙ עֵ֣ת דֹּדִ֔ים וָאֶפְרֹ֤שׂ כְּנָפִי֙ עָלַ֔יִךְ וָאֲכַסֶּ֖ה עֶרְוָתֵ֑ךְ וָאֶשָּׁ֣בַֽע לָ֠ךְ וָאָב֨וֹא בִבְרִ֜ית אֹתָ֗ךְ נְאֻ֛ם אֲדֹנָ֥י יְהוִ֖ה וַתִּ֥הְיִי לִֽי
Ve yanından geçtim ve seni gördüm, ve işte zamanın aşk zamanıydı; ve kanadımı üzerine serdim ve çıplaklığını örttüm; ve sana yemin ettim ve seninle antlaşmaya girdim, Efendi Yahve'nin bildirisidir, ve benim oldun.
Vaiz 7:17
·
Tevrat
אַל־תִּרְשַׁ֥ע הַרְבֵּ֖ה וְאַל־תְּהִ֣י סָכָ֑ל לָ֥מָּה תָמ֖וּת בְּלֹ֥א עִתֶּֽךָ
Çok kötü olma ve akılsız olma; neden vaktin olmadan ölesin?