65
Kullanım
6
Lemma
23
Türev
38
Anlam
6 lemma, 23 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
עָצוּר Lemma | atsur | alıkonmuş, alıkonmuş, kapatılmış, engellenmiş | Fiil | 8 | ||
וַתֵּעָצַר | va-tte'atsar | ve alıkondu, alıkoymak, durdurmak, kapatmak | Fiil | 6 | ||
Örnek Ayetler (5 / 6) 2. Samuel 24:21 · Tevrat וַיֹּ֣אמֶר אֲרַ֔וְנָה מַדּ֛וּעַ בָּ֥א אֲדֹנִֽי־הַמֶּ֖לֶךְ אֶל־עַבְדּ֑וֹ וַיֹּ֨אמֶר דָּוִ֜ד לִקְנ֧וֹת מֵעִמְּךָ֣ אֶת־הַגֹּ֗רֶן לִבְנ֤וֹת מִזְבֵּ֨חַ֙ לַֽיהוָ֔ה וְתֵעָצַ֥ר הַמַּגֵּפָ֖ה מֵעַ֥ל הָעָֽם Ve Aravna dedi: 'Efendim kral neden kuluna geldi?' Ve Davut dedi: 'Yahve'ye bir sunak inşa etmek için harman yerini senden satın almak için, ve salgın halkın üzerinden dursun diye.' 2. Samuel 24:25 · Tevrat וַיִּבֶן֩ שָׁ֨ם דָּוִ֤ד מִזְבֵּ֨חַ֙ לַֽיהוָ֔ה וַיַּ֥עַל עֹל֖וֹת וּשְׁלָמִ֑ים וַיֵּעָתֵ֤ר יְהוָה֙ לָאָ֔רֶץ וַתֵּעָצַ֥ר הַמַּגֵּפָ֖ה מֵעַ֥ל יִשְׂרָאֵֽל Ve Davut orada Yahve'ye bir sunak inşa etti ve yakmalık sunular ve esenlik sunuları sundu; ve Yahve diyar için yakarışı kabul etti ve salgın İsrail'in üzerinden durdu. 1. Tarihler 21:22 · Tevrat וַיֹּ֨אמֶר דָּוִ֜יד אֶל־אָרְנָ֗ן תְּנָה־לִּי֙ מְק֣וֹם הַגֹּ֔רֶן וְאֶבְנֶה־בּ֥וֹ מִזְבֵּ֖חַ לַיהוָ֑ה בְּכֶ֤סֶף מָלֵא֙ תְּנֵ֣הוּ לִ֔י וְתֵעָצַ֥ר הַמַּגֵּפָ֖ה מֵעַ֥ל הָעָֽם Davut Ornan'a dedi: 'Harman yerinin yerini bana ver, orada Yahve'ye bir sunak yapayım; onu bana tam gümüşle ver, salgın hastalık halkın üzerinden dursun.' Mezmurlar 106:30 · Tevrat וַיַּעֲמֹ֣ד פִּֽ֭ינְחָס וַיְפַלֵּ֑ל וַ֝תֵּעָצַ֗ר הַמַּגֵּפָֽה Ve Pinehas kalktı ve aracılık etti; ve salgın durduruldu. Çölde Sayım 17:13 · Tevrat וַיַּעֲמֹ֥ד בֵּֽין־הַמֵּתִ֖ים וּבֵ֣ין הַֽחַיִּ֑ים וַתֵּעָצַ֖ר הַמַּגֵּפָֽה Ölüler ile diriler arasında durdu ve salgın durduruldu. | ||||||
עָצֹר | atsor | alıkoymak, alıkoymak, durdurmak, kapatmak | Fiil | 5 | ||
יַעְצֹר | ya'tsor | alıkoyacak, alıkoymak, durdurmak, kapatmak | Fiil | 4 | ||
וְעָצַר | ve-atsar | ve alıkoydu, alıkoymak, durdurmak, kapatmak | Fiil | 3 | ||
נֶעֱצָֽרָה | ne'etsara | alıkonuldu, alıkoymak, durdurmak, kapatmak | Fiil | 2 | ||
תַּעֲצָר | ta'atsar | alıkoyacaksın, alıkoymak, durdurmak, kapatmak | Fiil | 2 | ||
בְּהֵעָצֵר | be-he'atser | alıkonduğunda, alıkonmak, kapatılmak, durdurulmak | Fiil | 2 | ||
נֶעְצָר | ne'etsar | alıkonuldu, alıkoymak, durdurmak, kapatmak | Fiil | 2 | ||
וְעָצוּר | ve-atsur | ve alıkonmuş, alıkoymak, durdurmak, kapatmak | Fiil | 2 | ||
עָצַרְתִּי | atsarti | alıkoydum, alıkoymak, durdurmak, kapatmak | Fiil | 2 | ||
עָצְרוּ | atsru | alıkoydular, alıkoymak, durdurmak, kapatmak | Fiil | 2 | ||
אֶֽעֱצֹר | e'etsor | alıkoyacağım, alıkoymak, durdurmak, kapatmak | Fiil | 1 | ||
וַֽיַּעַצְרֵהוּ | va-yya'atsrehu | ve onu alıkoydu, alıkoymak, durdurmak, engellemek | Zamir | 1 | ||
וְעָצַרְתִּי | ve-atsarti | ve alıkoyacağım, alıkoymak, durdurmak, kapatmak | Fiil | 1 | ||
עֲצָרַנִי | atsarani | beni alıkoydu, alıkoymak, durdurmak, engellemek | Zamir | 1 | ||
תַּעְצְרֵנִי | ta'atsereni | beni alıkoyacaksın, alıkoymak, durdurmak, engellemek | Zamir | 1 | ||
יַעַצָרְכָה | ya'atsarekha | seni alıkoyacak, alıkoymak, durdurmak, engellemek | Zamir | 1 | ||
לַעְצֹר | la'tsor | alıkoymak, alıkoymak, durdurmak, kapatmak | Fiil | 1 | ||
עֲצֻֽרָה | atsura | alıkonmuş, alıkoymak, durdurmak, kapatmak | Fiil | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 8)
Yeremya 33:1
·
Tevrat
וַיְהִ֧י דְבַר־יְהוָ֛ה אֶֽל־יִרְמְיָ֖הוּ שֵׁנִ֑ית וְהוּא֙ עוֹדֶ֣נּוּ עָצ֔וּר בַּחֲצַ֥ר הַמַּטָּרָ֖ה לֵאמֹֽר
Ve o henüz muhafız avlusunda tutukluyken, Yahve'nin sözü ikinci kez Yeremya'ya geldi ve dedi:
Yeremya 36:5
·
Tevrat
וַיְצַוֶּ֣ה יִרְמְיָ֔הוּ אֶת־בָּר֖וּךְ לֵאמֹ֑ר אֲנִ֣י עָצ֔וּר לֹ֣א אוּכַ֔ל לָב֖וֹא בֵּ֥ית יְהוָֽה
Ve Yeremya Baruk'a buyurup dedi: Ben engellendim, Yahve'nin evine gidemem.
Yeremya 39:15
·
Tevrat
וְאֶֽל־יִרְמְיָ֖הוּ הָיָ֣ה דְבַר־יְהוָ֑ה בִּֽהְיֹת֣וֹ עָצ֔וּר בַּחֲצַ֥ר הַמַּטָּרָ֖ה לֵאמֹֽר
O, muhafız avlusunda kapalıyken Yahve'nin sözü Yeremya'ya oldu ve dedi:
2. Krallar 14:26
·
Tevrat
כִּי־רָאָ֧ה יְהוָ֛ה אֶת־עֳנִ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל מֹרֶ֣ה מְאֹ֑ד וְאֶ֤פֶס עָצוּר֙ וְאֶ֣פֶס עָז֔וּב וְאֵ֥ין עֹזֵ֖ר לְיִשְׂרָאֵֽל
Çünkü Yahve İsrail'in sıkıntısının çok acı olduğunu gördü; kapatılmış yoktu ve bırakılmış yoktu ve İsrail'e yardım eden yoktu.
1. Krallar 14:10
·
Tevrat
לָכֵ֗ן הִנְנִ֨י מֵבִ֤יא רָעָה֙ אֶל־בֵּ֣ית יָרָבְעָ֔ם וְהִכְרַתִּ֤י לְיָֽרָבְעָם֙ מַשְׁתִּ֣ין בְּקִ֔יר עָצ֥וּר וְעָז֖וּב בְּיִשְׂרָאֵ֑ל וּבִֽעַרְתִּי֙ אַחֲרֵ֣י בֵית־יָרָבְעָ֔ם כַּאֲשֶׁ֛ר יְבַעֵ֥ר הַגָּלָ֖ל עַד־תֻּמּֽוֹ
Bu yüzden, işte Yarovam evinin üzerine kötülük getiriyorum; Yarovam'dan duvara işeyeni, İsrail'de tutsak olanı ve serbest olanı kesip atacağım; ve gübrenin tamamen yanıp tükenmesi gibi Yarovam evinin ardını yakıp yok edeceğim.
Örnek Ayetler (5 / 6)
2. Samuel 24:21
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֲרַ֔וְנָה מַדּ֛וּעַ בָּ֥א אֲדֹנִֽי־הַמֶּ֖לֶךְ אֶל־עַבְדּ֑וֹ וַיֹּ֨אמֶר דָּוִ֜ד לִקְנ֧וֹת מֵעִמְּךָ֣ אֶת־הַגֹּ֗רֶן לִבְנ֤וֹת מִזְבֵּ֨חַ֙ לַֽיהוָ֔ה וְתֵעָצַ֥ר הַמַּגֵּפָ֖ה מֵעַ֥ל הָעָֽם
Ve Aravna dedi: 'Efendim kral neden kuluna geldi?' Ve Davut dedi: 'Yahve'ye bir sunak inşa etmek için harman yerini senden satın almak için, ve salgın halkın üzerinden dursun diye.'
2. Samuel 24:25
·
Tevrat
וַיִּבֶן֩ שָׁ֨ם דָּוִ֤ד מִזְבֵּ֨חַ֙ לַֽיהוָ֔ה וַיַּ֥עַל עֹל֖וֹת וּשְׁלָמִ֑ים וַיֵּעָתֵ֤ר יְהוָה֙ לָאָ֔רֶץ וַתֵּעָצַ֥ר הַמַּגֵּפָ֖ה מֵעַ֥ל יִשְׂרָאֵֽל
Ve Davut orada Yahve'ye bir sunak inşa etti ve yakmalık sunular ve esenlik sunuları sundu; ve Yahve diyar için yakarışı kabul etti ve salgın İsrail'in üzerinden durdu.
1. Tarihler 21:22
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר דָּוִ֜יד אֶל־אָרְנָ֗ן תְּנָה־לִּי֙ מְק֣וֹם הַגֹּ֔רֶן וְאֶבְנֶה־בּ֥וֹ מִזְבֵּ֖חַ לַיהוָ֑ה בְּכֶ֤סֶף מָלֵא֙ תְּנֵ֣הוּ לִ֔י וְתֵעָצַ֥ר הַמַּגֵּפָ֖ה מֵעַ֥ל הָעָֽם
Davut Ornan'a dedi: 'Harman yerinin yerini bana ver, orada Yahve'ye bir sunak yapayım; onu bana tam gümüşle ver, salgın hastalık halkın üzerinden dursun.'
Mezmurlar 106:30
·
Tevrat
וַיַּעֲמֹ֣ד פִּֽ֭ינְחָס וַיְפַלֵּ֑ל וַ֝תֵּעָצַ֗ר הַמַּגֵּפָֽה
Ve Pinehas kalktı ve aracılık etti; ve salgın durduruldu.
Çölde Sayım 17:13
·
Tevrat
וַיַּעֲמֹ֥ד בֵּֽין־הַמֵּתִ֖ים וּבֵ֣ין הַֽחַיִּ֑ים וַתֵּעָצַ֖ר הַמַּגֵּפָֽה
Ölüler ile diriler arasında durdu ve salgın durduruldu.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 20:9
·
Tevrat
וְאָמַרְתִּ֣י לֹֽא־אֶזְכְּרֶ֗נּוּ וְלֹֽא־אֲדַבֵּ֥ר עוֹד֙ בִּשְׁמ֔וֹ וְהָיָ֤ה בְלִבִּי֙ כְּאֵ֣שׁ בֹּעֶ֔רֶת עָצֻ֖ר בְּעַצְמֹתָ֑י וְנִלְאֵ֥יתִי כַּֽלְכֵ֖ל וְלֹ֥א אוּכָֽל
Ve dedim: 'Onu anmayacağım ve artık onun adıyla konuşmayacağım'; ve kalbimde kemiklerimde kapatılmış yanan bir ateş gibi oldu, ve onu tutmaktan yoruldum ve yapamadım.
2. Tarihler 13:20
·
Tevrat
וְלֹֽא־עָצַ֧ר כֹּֽחַ־יָרָבְעָ֛ם ע֖וֹד בִּימֵ֣י אֲבִיָּ֑הוּ וַיִּגְּפֵ֥הוּ יְהוָ֖ה וַיָּמֹֽת
Yarovam Aviyahu'nun günlerinde bir daha güç toplayamadı; Yahve onu vurdu ve o öldü.
Yaratılış 20:18
·
Tevrat
כִּֽי־עָצֹ֤ר עָצַר֙ יְהוָ֔ה בְּעַ֥ד כָּל־רֶ֖חֶם לְבֵ֣ית אֲבִימֶ֑לֶךְ עַל־דְּבַ֥ר שָׂרָ֖ה אֵ֥שֶׁת אַבְרָהָֽם
Çünkü Yahve, İbrahim'in karısı Sara yüzünden Abimelek'in evindeki her rahmi tamamen kapatmıştı.
Örnek Ayetler (4)
1. Samuel 9:17
·
Tevrat
וּשְׁמוּאֵ֖ל רָאָ֣ה אֶת־שָׁא֑וּל וַיהוָ֣ה עָנָ֔הוּ הִנֵּ֤ה הָאִישׁ֙ אֲשֶׁ֣ר אָמַ֣רְתִּי אֵלֶ֔יךָ זֶ֖ה יַעְצֹ֥ר בְּעַמִּֽי
Ve Samuel Şaul'u gördü ve Yahve ona cevap verdi: 'İşte sana söylediğim adam; halkımı bu yönetecek.'
2. Tarihler 2:5
·
Tevrat
וּמִ֤י יַעֲצָר־כֹּ֨חַ֙ לִבְנֽוֹת־ל֣וֹ בַ֔יִת כִּ֧י הַשָּׁמַ֛יִם וּשְׁמֵ֥י הַשָּׁמַ֖יִם לֹ֣א יְכַלְכְּלֻ֑הוּ וּמִ֤י אֲנִי֙ אֲשֶׁ֣ר אֶבְנֶה־לּ֣וֹ בַ֔יִת כִּ֖י אִם־לְהַקְטִ֥יר לְפָנָֽיו
Ona bir ev inşa etmeye kim güç yetirebilir? Çünkü gökler ve göklerin gökleri onu alamaz. Onun önünde yakmak hariç, ona bir ev inşa edecek ben kimim?
2. Tarihler 14:10
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֨א אָסָ֜א אֶל־יְהוָ֣ה אֱלֹהָיו֮ וַיֹּאמַר֒ יְהוָ֗ה אֵֽין־עִמְּךָ֤ לַעְזוֹר֙ בֵּ֥ין רַב֙ לְאֵ֣ין כֹּ֔חַ עָזְרֵ֜נוּ יְהוָ֤ה אֱלֹהֵ֨ינוּ֙ כִּֽי־עָלֶ֣יךָ נִשְׁעַ֔נּוּ וּבְשִׁמְךָ֣ בָ֔אנוּ עַל־הֶהָמ֖וֹן הַזֶּ֑ה יְהוָ֤ה אֱלֹהֵ֨ינוּ֙ אַ֔תָּה אַל־יַעְצֹ֥ר עִמְּךָ֖ אֱנֽוֹשׁ
Asa Tanrısı Yahve'ye seslendi ve dedi ki: 'Yahve, çok olanla gücü olmayan arasında yardım edecek senden başkası yoktur. Bize yardım et, Tanrımız Yahve; çünkü sana dayandık ve bu kalabalığa karşı senin adınla geldik. Yahve, sen bizim Tanrımızsın; insan sana karşı üstün gelmesin.'
Eyüp 12:15
·
Tevrat
הֵ֤ן יַעְצֹ֣ר בַּמַּ֣יִם וְיִבָ֑שׁוּ וִֽ֝ישַׁלְּחֵ֗ם וְיַ֖הַפְכוּ אָֽרֶץ
İşte suları tutar ve kururlar ve onları gönderir ve yeri altüst ederler.
Örnek Ayetler (2)
Eyüp 4:2
·
Tevrat
הֲנִסָּ֬ה דָבָ֣ר אֵלֶ֣יךָ תִּלְאֶ֑ה וַעְצֹ֥ר בְּ֝מִלִּ֗ין מִ֣י יוּכָֽל
Sana bir söz denenirse yorulur musun? Ve sözleri tutmaya kim güç yetirebilir?
Yasa'nın Tekrarı 11:17
·
Tevrat
וְחָרָ֨ה אַף־יְהוָ֜ה בָּכֶ֗ם וְעָצַ֤ר אֶת־הַשָּׁמַ֨יִם֙ וְלֹֽא־יִהְיֶ֣ה מָטָ֔ר וְהָ֣אֲדָמָ֔ה לֹ֥א תִתֵּ֖ן אֶת־יְבוּלָ֑הּ וַאֲבַדְתֶּ֣ם מְהֵרָ֗ה מֵעַל֙ הָאָ֣רֶץ הַטֹּבָ֔ה אֲשֶׁ֥ר יְהוָ֖ה נֹתֵ֥ן לָכֶֽם
Ve Yahve'nin öfkesi size karşı alevlenir ve gökleri kapatır ve yağmur olmaz ve toprak ürününü vermez; ve Yahve'nin size verdiği iyi yerin üzerinden hızla yok olursunuz.
Örnek Ayetler (2)
Hakimler 13:15
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר מָנ֖וֹחַ אֶל־מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֑ה נַעְצְרָה־נָּ֣א אוֹתָ֔ךְ וְנַעֲשֶׂ֥ה לְפָנֶ֖יךָ גְּדִ֥י עִזִּֽים
Sonra Manoah Yahve'nin elçisine dedi: 'Lütfen seni alıkoyalım ve senin önünde bir keçi oğlağı yapalım.'
Çölde Sayım 17:15
·
Tevrat
וַיָּ֤שָׁב אַהֲרֹן֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה אֶל־פֶּ֖תַח אֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וְהַמַּגֵּפָ֖ה נֶעֱצָֽרָה
Harun Buluşma Çadırı'nın girişinde Musa'ya döndü ve salgın durdurulmuştu.
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 4:24
·
Tevrat
וַֽתַּחֲבֹשׁ֙ הָֽאָת֔וֹן וַתֹּ֥אמֶר אֶֽל־נַעֲרָ֖הּ נְהַ֣ג וָלֵ֑ךְ אַל־תַּעֲצָר־לִ֣י לִרְכֹּ֔ב כִּ֖י אִם־אָמַ֥רְתִּי לָֽךְ
Eşeğe semer vurdu ve hizmetçisine dedi: 'Sür ve git; ben sana söylemedikçe binmem için beni durdurma.'
Daniel 11:6
·
Tevrat
וּלְקֵ֤ץ שָׁנִים֙ יִתְחַבָּ֔רוּ וּבַ֣ת מֶֽלֶךְ־הַנֶּ֗גֶב תָּבוֹא֙ אֶל־מֶ֣לֶךְ הַצָּפ֔וֹן לַעֲשׂ֖וֹת מֵישָׁרִ֑ים וְלֹֽא־תַעְצֹ֞ר כּ֣וֹחַ הַזְּר֗וֹעַ וְלֹ֤א יַעֲמֹד֙ וּזְרֹע֔וֹ וְתִנָּתֵ֨ן הִ֤יא וּמְבִיאֶ֨יהָ֙ וְהַיֹּ֣לְדָ֔הּ וּמַחֲזִקָ֖הּ בָּעִתִּֽים
Yılların sonunda da birleşecekler; ve Güney kralının kızı anlaşma yapmak için Kuzey kralına gelecek, ama kolun gücünü tutamayacak ve o durmayacak, onun kolu da durmayacak; ve o, onu getirenler, onu doğuran ve o zamanlarda onu güçlendiren verilecek.
Örnek Ayetler (2)
1. Krallar 8:35
·
Tevrat
בְּהֵעָצֵ֥ר שָׁמַ֛יִם וְלֹא־יִהְיֶ֥ה מָטָ֖ר כִּ֣י יֶחֶטְאוּ־לָ֑ךְ וְהִֽתְפַּֽלְל֞וּ אֶל־הַמָּק֤וֹם הַזֶּה֙ וְהוֹד֣וּ אֶת־שְׁמֶ֔ךָ וּמֵחַטָּאתָ֥ם יְשׁוּב֖וּן כִּ֥י תַעֲנֵֽם
Sana günah işledikleri için gökler kapandığında ve yağmur olmadığında, ve bu yere dua ederlerse ve adını ikrar ederlerse ve onları alçalttığın için günahlarından dönerlerse;
2. Tarihler 6:26
·
Tevrat
בְּהֵעָצֵ֧ר הַשָּׁמַ֛יִם וְלֹֽא־יִהְיֶ֥ה מָטָ֖ר כִּ֣י יֶֽחֶטְאוּ־לָ֑ךְ וְהִֽתְפַּלְל֞וּ אֶל־הַמָּק֤וֹם הַזֶּה֙ וְהוֹד֣וּ אֶת־שְׁמֶ֔ךָ מֵחַטָּאתָ֥ם יְשׁוּב֖וּן כִּ֥י תַעֲנֵֽם
Sana karşı günah işledikleri için gökler kapatıldığında ve yağmur olmadığında ve bu yere dua ederlerse ve adını ikrar ederlerse, onları sıkıntıya soktuğun için günahlarından dönerlerse;
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 21:8
·
Tevrat
וְשָׁ֡ם אִישׁ֩ מֵעַבְדֵ֨י שָׁא֜וּל בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא נֶעְצָר֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה וּשְׁמ֖וֹ דֹּאֵ֣ג הָאֲדֹמִ֑י אַבִּ֥יר הָרֹעִ֖ים אֲשֶׁ֥ר לְשָׁאֽוּל
O gün orada Saul'un kullarından bir adam Yahve'nin önünde alıkonulmuştu; onun adı Edomlu Doeg'di, Saul'un çobanlarının başıydı.
1. Tarihler 29:14
·
Tevrat
וְכִ֨י מִ֤י אֲנִי֙ וּמִ֣י עַמִּ֔י כִּֽי־נַעְצֹ֣ר כֹּ֔חַ לְהִתְנַדֵּ֖ב כָּזֹ֑את כִּֽי־מִמְּךָ֣ הַכֹּ֔ל וּמִיָּדְךָ֖ נָתַ֥נּוּ לָֽךְ
Ama ben kimim ve halkım kimdir ki böyle gönülden vermek için güce sahip olalım? Çünkü her şey sendendir ve senin elinden sana verdik.
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 9:8
·
Tevrat
וְאָבַ֖ד כָּל־בֵּ֣ית אַחְאָ֑ב וְהִכְרַתִּ֤י לְאַחְאָב֙ מַשְׁתִּ֣ין בְּקִ֔יר וְעָצ֥וּר וְעָז֖וּב בְּיִשְׂרָאֵֽל
Bütün Ahav evi yok olacak; Ahav'ın duvara işeyenini, İsrail'de tutsak olanı ve serbest olanı kesip atacağım.
1. Krallar 21:21
·
Tevrat
הִנְנִ֨י מֵבִ֤יא אֵלֶ֨יךָ֙ רָעָ֔ה וּבִעַרְתִּ֖י אַחֲרֶ֑יךָ וְהִכְרַתִּ֤י לְאַחְאָב֙ מַשְׁתִּ֣ין בְּקִ֔יר וְעָצ֥וּר וְעָז֖וּב בְּיִשְׂרָאֵֽל
'İşte ben sana kötülük getiriyorum ve arkandan süpüreceğim ve İsrail'de Ahav'dan duvara işeyeni ve tutulanı ve bırakılanı keseceğim.'
Örnek Ayetler (2)
Daniel 10:8
·
Tevrat
וַאֲנִי֙ נִשְׁאַ֣רְתִּי לְבַדִּ֔י וָֽאֶרְאֶ֗ה אֶת־הַמַּרְאָ֤ה הַגְּדֹלָה֙ הַזֹּ֔את וְלֹ֥א נִשְׁאַר־בִּ֖י כֹּ֑ח וְהוֹדִ֗י נֶהְפַּ֤ךְ עָלַי֙ לְמַשְׁחִ֔ית וְלֹ֥א עָצַ֖רְתִּי כֹּֽחַ
Ve ben yalnız kaldım ve bu büyük görümü gördüm ve bende güç kalmadı ve görkemim üzerimde yıkıma döndü ve güç tutmadım.
Daniel 10:16
·
Tevrat
וְהִנֵּ֗ה כִּדְמוּת֙ בְּנֵ֣י אָדָ֔ם נֹגֵ֖עַ עַל־שְׂפָתָ֑י וָאֶפְתַּח־פִּ֗י וָאֲדַבְּרָה֙ וָאֹֽמְרָה֙ אֶל־הָעֹמֵ֣ד לְנֶגְדִּ֔י אֲדֹנִ֗י בַּמַּרְאָה֙ נֶהֶפְכ֤וּ צִירַי֙ עָלַ֔י וְלֹ֥א עָצַ֖רְתִּי כֹּֽחַ
Ve işte insan oğullarına benzeyen biri dudaklarıma dokundu; ve ağzımı açtım ve konuştum ve karşımda durana dedim: 'Efendim, görümde ağrılarım üzerime döndü ve güç tutmadım.
Örnek Ayetler (2)
2. Tarihler 20:37
·
Tevrat
וַיִּתְנַבֵּ֞א אֱלִיעֶ֤זֶר בֶּן־דֹּדָוָ֨הוּ֙ מִמָּ֣רֵשָׁ֔ה עַל־יְהוֹשָׁפָ֖ט לֵאמֹ֑ר כְּהִֽתְחַבֶּרְךָ֣ עִם־אֲחַזְיָ֗הוּ פָּרַ֤ץ יְהוָה֙ אֶֽת־מַעֲשֶׂ֔יךָ וַיִּשָּׁבְר֣וּ אֳנִיּ֔וֹת וְלֹ֥א עָצְר֖וּ לָלֶ֥כֶת אֶל־תַּרְשִֽׁישׁ
Ve Mareşa'dan Dodavahu oğlu Eliezer Yehoşafat'a karşı peygamberlik etti ve dedi: 'Ahazya ile birleştiğin için Yahve senin işlerini yıktı.' Ve gemiler parçalandı ve Tarşiş'e gitmeye güçleri yetmedi.
Eyüp 29:9
·
Tevrat
שָׂ֭רִים עָצְר֣וּ בְמִלִּ֑ים וְ֝כַ֗ף יָשִׂ֥ימוּ לְפִיהֶֽם
Önderler sözleri durdurdular ve ağızlarına el koydular.
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 7:13
·
Tevrat
הֵ֣ן אֶֽעֱצֹ֤ר הַשָּׁמַ֨יִם֙ וְלֹֽא־יִהְיֶ֣ה מָטָ֔ר וְהֵן־אֲצַוֶּ֥ה עַל־חָגָ֖ב לֶאֱכ֣וֹל הָאָ֑רֶץ וְאִם־אֲשַׁלַּ֥ח דֶּ֖בֶר בְּעַמִּֽי
Eğer gökleri kapatırsam ve yağmur olmazsa, ve eğer çekirgeye yeri yemesi için buyurursam, ve eğer halkımın arasına salgın hastalık gönderirsem;
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 17:4
·
Tevrat
וַיִּמְצָא֩ מֶֽלֶךְ־אַשּׁ֨וּר בְּהוֹשֵׁ֜עַ קֶ֗שֶׁר אֲשֶׁ֨ר שָׁלַ֤ח מַלְאָכִים֙ אֶל־ס֣וֹא מֶֽלֶךְ־מִצְרַ֔יִם וְלֹא־הֶעֱלָ֥ה מִנְחָ֛ה לְמֶ֥לֶךְ אַשּׁ֖וּר כְּשָׁנָ֣ה בְשָׁנָ֑ה וַֽיַּעַצְרֵ֨הוּ֙ מֶ֣לֶךְ אַשּׁ֔וּר וַיַּאַסְרֵ֖הוּ בֵּ֥ית כֶּֽלֶא
Asur kralı Hoşea'da komplo buldu; çünkü Mısır kralı So'ya haberciler göndermişti ve Asur kralına yıldan yıla olduğu gibi sunu çıkarmamıştı; bunun üzerine Asur kralı onu alıkoydu ve onu hapishane evinde bağladı.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 66:9
·
Tevrat
הַאֲנִ֥י אַשְׁבִּ֛יר וְלֹ֥א אוֹלִ֖יד יֹאמַ֣ר יְהוָ֑ה אִם־אֲנִ֧י הַמּוֹלִ֛יד וְעָצַ֖רְתִּי אָמַ֥ר אֱלֹהָֽיִךְ
Ben mi rahmi açacağım ve doğurtmayacağım? diyor Yahve; yoksa doğurtan ben mi kapatacağım? dedi Tanrın.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 16:2
·
Tevrat
וַתֹּ֨אמֶר שָׂרַ֜י אֶל־אַבְרָ֗ם הִנֵּה־נָ֞א עֲצָרַ֤נִי יְהוָה֙ מִלֶּ֔דֶת בֹּא־נָא֙ אֶל־שִׁפְחָתִ֔י אוּלַ֥י אִבָּנֶ֖ה מִמֶּ֑נָּה וַיִּשְׁמַ֥ע אַבְרָ֖ם לְק֥וֹל שָׂרָֽי
Sara İbrahim'e dedi: 'İşte, Yahve beni doğurmaktan engelledi; lütfen hizmetçime gir, belki ondan evlat sahibi olurum.' İbrahim Sara'nın sesini dinledi.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 13:16
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ מַלְאַ֨ךְ יְהוָ֜ה אֶל־מָנ֗וֹחַ אִם־תַּעְצְרֵ֨נִי֙ לֹא־אֹכַ֣ל בְּלַחְמֶ֔ךָ וְאִם־תַּעֲשֶׂ֣ה עֹלָ֔ה לַיהוָ֖ה תַּעֲלֶ֑נָּה כִּ֚י לֹא־יָדַ֣ע מָנ֔וֹחַ כִּֽי־מַלְאַ֥ךְ יְהוָ֖ה הֽוּא
Bunun üzerine Yahve'nin elçisi Manoah'a dedi: 'Beni alıkoysan da senin ekmeğinden yemeyeceğim; ve eğer yakmalık sunu yaparsan onu Yahve'ye sunacaksın.' Çünkü Manoah onun Yahve'nin elçisi olduğunu bilmiyordu.
Örnek Ayetler (1)
1. Krallar 18:44
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ בַּשְּׁבִעִ֔ית וַיֹּ֗אמֶר הִנֵּה־עָ֛ב קְטַנָּ֥ה כְּכַף־אִ֖ישׁ עֹלָ֣ה מִיָּ֑ם וַיֹּ֗אמֶר עֲלֵ֨ה אֱמֹ֤ר אֶל־אַחְאָב֙ אֱסֹ֣ר וָרֵ֔ד וְלֹ֥א יַעַצָרְכָ֖ה הַגָּֽשֶׁם
Yedincisinde dedi: 'İşte, denizden bir adamın avucu gibi küçük bir bulut çıkıyor.' Ve dedi: 'Çık, Ahav'a de: Arabanı bağla ve in, ve yağmur seni engellemesin.'
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 22:9
·
Tevrat
וַיְבַקֵּשׁ֩ אֶת־אֲחַזְיָ֨הוּ וַֽיִּלְכְּדֻ֜הוּ וְה֧וּא מִתְחַבֵּ֣א בְשֹֽׁמְר֗וֹן וַיְבִאֻ֣הוּ אֶל־יֵהוּא֮ וַיְמִתֻהוּ֒ וַֽיִּקְבְּרֻ֔הוּ כִּ֤י אָֽמְרוּ֙ בֶּן־יְהוֹשָׁפָ֣ט ה֔וּא אֲשֶׁר־דָּרַ֥שׁ אֶת־יְהוָ֖ה בְּכָל־לְבָב֑וֹ וְאֵין֙ לְבֵ֣ית אֲחַזְיָ֔הוּ לַעְצֹ֥ר כֹּ֖חַ לְמַמְלָכָֽה
Sonra Ahazya'yı aradı ve o Samiriye'de saklanırken onu yakaladılar; onu Yehu'ya getirdiler ve onu öldürdüler ve onu gömdüler, çünkü dediler: 'O bütün kalbiyle Yahve'yi arayan Yehoşafat'ın oğludur.' Ve Ahazya'nın evinde krallık için güç tutacak kimse yoktu.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 21:6
·
Tevrat
וַיַּעַן֩ דָּוִ֨ד אֶת־הַכֹּהֵ֜ן וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ כִּ֣י אִם־אִשָּׁ֤ה עֲצֻֽרָה־לָ֨נוּ֙ כִּתְמ֣וֹל שִׁלְשֹׁ֔ם בְּצֵאתִ֕י וַיִּהְי֥וּ כְלֵֽי־הַנְּעָרִ֖ים קֹ֑דֶשׁ וְהוּא֙ דֶּ֣רֶךְ חֹ֔ל וְאַ֕ף כִּ֥י הַיּ֖וֹם יִקְדַּ֥שׁ בַּכֶּֽלִי
Davut kâhine cevap verdi ve ona dedi: 'Çünkü ben çıktığımda dün ve önceki gün olduğu gibi kadın bizden alıkonuldu ve gençlerin kapları kutsaldı; ve o sıradan bir yol olsa da, bugün kapta daha da kutsal olacaktır.'