106
Kullanım
6
Lemma
27
Türev
50
Anlam
6 lemma, 27 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
בְּעֶצְיוֹן Lemma | be-etsyon | Etsyon'da, Etsyon, ağaçlık, omurga | İsim | 4 | ||
וּמֵעֶצְיֹן | u-me'etsyon | ve Etsyon'dan, Etsyon, ağaçlık yer | İsim | 1 | ||
לְעֶצְיֽוֹן | le-etsyon | Etsyon'a, Etsyon, omurga, ağaçlık | İsim | 1 | ||
מֵעֶצְיוֹן | me-etsyon | Etsyon'dan, Etsyon, omurga, ağaçlık | İsim | 1 | ||
גָּֽבֶר Lemma | gaver | güçlü adam, güçlü adam, yiğit, erkek | İsim | 3 | ||
גָּבֶר | gaver | güçlü adam, güçlü adam, yiğit, erkek | İsim | 2 | ||
גֶּבֶר | gever | adam, fiziksel olarak güçlü adam, adam, güçlü adam, erkek | İsim | 2 | ||
הֶעָצֶה Lemma | he-ase | kapatan, kapatmak, yummak, örtmek | İsim | 1 | ||
עֵצָה Lemma | etsa | öğüt, öğüt, tavsiye, plan | İsim | 1 | ||
יֹעֲצֵי Lemma | yo'atsey | öğüt verenleri, öğüt vermek, danışmak, planlamak | Fiil | 1 | ||
עֵצָהּ | etsah | onun öğüdü, öğüt, tavsiye, plan | İsim | 20 | ||
עֲצַת | atsat | öğüdü, öğüt, tavsiye, plan | İsim | 20 | ||
Örnek Ayetler (5 / 20) Hezekiel 11:2 · Tevrat וַיֹּ֖אמֶר אֵלָ֑י בֶּן־אָדָ֕ם אֵ֣לֶּה הָאֲנָשִׁ֞ים הַחֹשְׁבִ֥ים אָ֛וֶן וְהַיֹּעֲצִ֥ים עֲצַת־רָ֖ע בָּעִ֥יר הַזֹּֽאת Bana dedi ki: 'İnsan oğlu, bunlar kötülük düşünen ve bu şehirde kötü öğüt veren adamlardır.' 2. Samuel 15:31 · Tevrat וְדָוִד֙ הִגִּ֣יד לֵאמֹ֔ר אֲחִיתֹ֥פֶל בַּקֹּשְׁרִ֖ים עִם־אַבְשָׁל֑וֹם וַיֹּ֣אמֶר דָּוִ֔ד סַכֶּל־נָ֛א אֶת־עֲצַ֥ת אֲחִיתֹ֖פֶל יְהוָֽה Davut bildirdi, diyerek: 'Ahitofel Avşalom'la birlikte komplo kuranların içindedir.' Davut dedi: 'Ey Yahve, lütfen Ahitofel'in öğüdünü akılsızlaştır.' 2. Samuel 15:34 · Tevrat וְאִם־הָעִ֣יר תָּשׁ֗וּב וְאָמַרְתָּ֤ לְאַבְשָׁלוֹם֙ עַבְדְּךָ֨ אֲנִ֤י הַמֶּ֨לֶךְ֙ אֶֽהְיֶ֔ה עֶ֣בֶד אָבִ֤יךָ וַֽאֲנִי֙ מֵאָ֔ז וְעַתָּ֖ה וַאֲנִ֣י עַבְדֶּ֑ךָ וְהֵפַרְתָּ֣ה לִ֔י אֵ֖ת עֲצַ֥ת אֲחִיתֹֽפֶל Fakat şehre dönersen ve Avşalom'a dersen: 'Ben senin kulunum, ey kral, olacağım; o zamandan beri babanın kuluydum ve şimdi ben senin kulunum'; böylece Ahitofel'in öğüdünü benim için bozacaksın. 2. Samuel 16:23 · Tevrat וַעֲצַ֣ת אֲחִיתֹ֗פֶל אֲשֶׁ֤ר יָעַץ֙ בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֔ם כַּאֲשֶׁ֥ר יִשְׁאַל־אִ֖ישׁ בִּדְבַ֣ר הָאֱלֹהִ֑ים כֵּ֚ן כָּל־עֲצַ֣ת אֲחִיתֹ֔פֶל גַּם־לְדָוִ֖ד גַּ֥ם לְאַבְשָׁלֹֽם O günlerde Ahitofel'in verdiği öğüt, bir adamın Tanrı'nın sözünü sorması gibiydi; Ahitofel'in bütün öğüdü hem Davut için hem de Avşalom için böyleydi. 2. Samuel 17:14 · Tevrat וַיֹּ֤אמֶר אַבְשָׁלוֹם֙ וְכָל־אִ֣ישׁ יִשְׂרָאֵ֔ל טוֹבָ֗ה עֲצַת֙ חוּשַׁ֣י הָאַרְכִּ֔י מֵעֲצַ֖ת אֲחִיתֹ֑פֶל וַיהוָ֣ה צִוָּ֗ה לְהָפֵ֞ר אֶת־עֲצַ֤ת אֲחִיתֹ֨פֶל֙ הַטּוֹבָ֔ה לְבַעֲב֗וּר הָבִ֧יא יְהוָ֛ה אֶל־אַבְשָׁל֖וֹם אֶת־הָרָעָֽה Avşalom ve bütün İsrail adamları dedi: 'Arklı Huşay'ın öğüdü Ahitofel'in öğüdünden iyidir.' Ve Yahve, Yahve'nin Avşalom'un üzerine kötülük getirmesi için Ahitofel'in iyi öğüdünü bozmayı buyurmuştu. | ||||||
וַעֲצַת | va-atsat | ve öğüdü, öğüt, plan, tavsiye | İsim | 7 | ||
עֲצָתִֽי | atsati | öğüdüm, öğüt, tavsiye, plan | Zamir | 5 | ||
עֲצָתוֹ | atsato | onun öğüdü, öğüt, tavsiye, plan | Zamir | 4 | ||
עֲצָתָם | atsatam | öğütleri, öğüt, tavsiye, plan | Zamir | 3 | ||
הֶעָצֶה | he'atse | omurgayı, omurga, kuyruk sokumu, sırt kemiği | İsim | 3 | ||
וְעֵצָה | ve-etsa | ve öğüt, öğüt, tavsiye, plan | İsim | 3 | ||
עֵצוֹת | etsot | öğütler, öğüt, tavsiye, plan | İsim | 3 | ||
כַּעֲצַת | ka-atsat | öğüdü gibi, öğüt, tavsiye, plan | İsim | 3 | ||
Örnek Ayetler (4)
1. Krallar 9:26
·
Tevrat
וָאֳנִ֡י עָשָׂה֩ הַמֶּ֨לֶךְ שְׁלֹמֹ֜ה בְּעֶצְיֽוֹן־גֶּ֨בֶר אֲשֶׁ֧ר אֶת־אֵל֛וֹת עַל־שְׂפַ֥ת יַם־ס֖וּף בְּאֶ֥רֶץ אֱדֽוֹם
Ve kral Süleyman Edom diyarında, Kamış Denizi'nin kıyısında, Elot'un yanında olan Etsyon-Gever'de gemi yaptı.
1. Krallar 22:49
·
Tevrat
יְהוֹשָׁפָ֡ט עָשָׂה֩ אֳנִיּ֨וֹת תַּרְשִׁ֜ישׁ לָלֶ֧כֶת אוֹפִ֛ירָה לַזָּהָ֖ב וְלֹ֣א הָלָ֑ךְ כִּֽי־נִשְׁבְּר֥וּ אֳנִיּ֖וֹת בְּעֶצְי֥וֹן גָּֽבֶר
Yehoşafat altın için Ofir'e gitmek üzere Tarşiş gemileri yaptı; ama gitmedi, çünkü gemiler Etsyon-Gever'de kırıldı.
2. Tarihler 20:36
·
Tevrat
וַיְחַבְּרֵ֣הוּ עִמּ֔וֹ לַעֲשׂ֥וֹת אֳנִיּ֖וֹת לָלֶ֣כֶת תַּרְשִׁ֑ישׁ וַיַּעֲשׂ֥וּ אֳנִיּ֖וֹת בְּעֶצְי֥וֹן גָּֽבֶר
Ve Tarşiş'e gitmek için gemiler yapmak üzere onu kendisiyle birleştirdi; ve Etsyon-Gever'de gemiler yaptılar.
Çölde Sayım 33:35
·
Tevrat
וַיִּסְע֖וּ מֵֽעַבְרֹנָ֑ה וַֽיַּחֲנ֖וּ בְּעֶצְי֥וֹן גָּֽבֶר
Avrona'dan da yola çıktılar ve Etsyon-Gaver'de konakladılar.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 2:8
·
Tevrat
וַֽנַּעֲבֹ֞ר מֵאֵ֧ת אַחֵ֣ינוּ בְנֵי־עֵשָׂ֗ו הַיֹּֽשְׁבִים֙ בְּשֵׂעִ֔יר מִדֶּ֨רֶךְ֙ הָֽעֲרָבָ֔ה מֵאֵילַ֖ת וּמֵעֶצְיֹ֣ן גָּ֑בֶר וַנֵּ֨פֶן֙ וַֽנַּעֲבֹ֔ר דֶּ֖רֶךְ מִדְבַּ֥ר מוֹאָֽב
Seir'de oturan kardeşlerimiz Esav oğullarının yanından, Arava yolundan, Eylat'tan ve Etsyon-Gever'den geçtik; döndük ve Moav çölü yoluyla geçtik.
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 8:17
·
Tevrat
אָז֩ הָלַ֨ךְ שְׁלֹמֹ֜ה לְעֶצְיֽוֹן־גֶּ֧בֶר וְאֶל־אֵיל֛וֹת עַל־שְׂפַ֥ת הַיָּ֖ם בְּאֶ֥רֶץ אֱדֽוֹם
O zaman Süleyman, Edom diyarında denizin kıyısındaki Etsyon-Gever'e ve Eylot'a gitti.
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 33:36
·
Tevrat
וַיִּסְע֖וּ מֵעֶצְי֣וֹן גָּ֑בֶר וַיַּחֲנ֥וּ בְמִדְבַּר־צִ֖ן הִ֥וא קָדֵֽשׁ
Sonra Etsyon-Gaver'den yola çıktılar ve Kadeş olan Tsin Çölü'nde konakladılar.
Örnek Ayetler (3)
1. Krallar 22:49
·
Tevrat
יְהוֹשָׁפָ֡ט עָשָׂה֩ אֳנִיּ֨וֹת תַּרְשִׁ֜ישׁ לָלֶ֧כֶת אוֹפִ֛ירָה לַזָּהָ֖ב וְלֹ֣א הָלָ֑ךְ כִּֽי־נִשְׁבְּר֥וּ אֳנִיּ֖וֹת בְּעֶצְי֥וֹן גָּֽבֶר
Yehoşafat altın için Ofir'e gitmek üzere Tarşiş gemileri yaptı; ama gitmedi, çünkü gemiler Etsyon-Gever'de kırıldı.
2. Tarihler 20:36
·
Tevrat
וַיְחַבְּרֵ֣הוּ עִמּ֔וֹ לַעֲשׂ֥וֹת אֳנִיּ֖וֹת לָלֶ֣כֶת תַּרְשִׁ֑ישׁ וַיַּעֲשׂ֥וּ אֳנִיּ֖וֹת בְּעֶצְי֥וֹן גָּֽבֶר
Ve Tarşiş'e gitmek için gemiler yapmak üzere onu kendisiyle birleştirdi; ve Etsyon-Gever'de gemiler yaptılar.
Çölde Sayım 33:35
·
Tevrat
וַיִּסְע֖וּ מֵֽעַבְרֹנָ֑ה וַֽיַּחֲנ֖וּ בְּעֶצְי֥וֹן גָּֽבֶר
Avrona'dan da yola çıktılar ve Etsyon-Gaver'de konakladılar.
Örnek Ayetler (2)
Yasa'nın Tekrarı 2:8
·
Tevrat
וַֽנַּעֲבֹ֞ר מֵאֵ֧ת אַחֵ֣ינוּ בְנֵי־עֵשָׂ֗ו הַיֹּֽשְׁבִים֙ בְּשֵׂעִ֔יר מִדֶּ֨רֶךְ֙ הָֽעֲרָבָ֔ה מֵאֵילַ֖ת וּמֵעֶצְיֹ֣ן גָּ֑בֶר וַנֵּ֨פֶן֙ וַֽנַּעֲבֹ֔ר דֶּ֖רֶךְ מִדְבַּ֥ר מוֹאָֽב
Seir'de oturan kardeşlerimiz Esav oğullarının yanından, Arava yolundan, Eylat'tan ve Etsyon-Gever'den geçtik; döndük ve Moav çölü yoluyla geçtik.
Çölde Sayım 33:36
·
Tevrat
וַיִּסְע֖וּ מֵעֶצְי֣וֹן גָּ֑בֶר וַיַּחֲנ֥וּ בְמִדְבַּר־צִ֖ן הִ֥וא קָדֵֽשׁ
Sonra Etsyon-Gaver'den yola çıktılar ve Kadeş olan Tsin Çölü'nde konakladılar.
Örnek Ayetler (2)
1. Krallar 9:26
·
Tevrat
וָאֳנִ֡י עָשָׂה֩ הַמֶּ֨לֶךְ שְׁלֹמֹ֜ה בְּעֶצְיֽוֹן־גֶּ֨בֶר אֲשֶׁ֧ר אֶת־אֵל֛וֹת עַל־שְׂפַ֥ת יַם־ס֖וּף בְּאֶ֥רֶץ אֱדֽוֹם
Ve kral Süleyman Edom diyarında, Kamış Denizi'nin kıyısında, Elot'un yanında olan Etsyon-Gever'de gemi yaptı.
2. Tarihler 8:17
·
Tevrat
אָז֩ הָלַ֨ךְ שְׁלֹמֹ֜ה לְעֶצְיֽוֹן־גֶּ֧בֶר וְאֶל־אֵיל֛וֹת עַל־שְׂפַ֥ת הַיָּ֖ם בְּאֶ֥רֶץ אֱדֽוֹם
O zaman Süleyman, Edom diyarında denizin kıyısındaki Etsyon-Gever'e ve Eylot'a gitti.
Örnek Ayetler (1)
Levililer 3:9
·
Tevrat
וְהִקְרִ֨יב מִזֶּ֣בַח הַשְּׁלָמִים֮ אִשֶּׁ֣ה לַיהוָה֒ חֶלְבּוֹ֙ הָאַלְיָ֣ה תְמִימָ֔ה לְעֻמַּ֥ת הֶעָצֶ֖ה יְסִירֶ֑נָּה וְאֶת־הַחֵ֨לֶב֙ הַֽמְכַסֶּ֣ה אֶת־הַקֶּ֔רֶב וְאֵת֙ כָּל־הַחֵ֔לֶב אֲשֶׁ֖ר עַל־הַקֶּֽרֶב
Ve esenlik kurbanından Yahve'ye ateş sunusu olarak sunacak: onun yağını, kuyruk sokumu kemiğinin yanından ayıracağı kusursuz bütün kuyruğu, iç organları örten yağı ve iç organların üzerindeki bütün yağı,
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 6:6
·
Tevrat
כִּ֣י כֹ֤ה אָמַר֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת כִּרְת֣וּ עֵצָ֔ה וְשִׁפְכ֥וּ עַל־יְרוּשָׁלִַ֖ם סֹלְלָ֑ה הִ֚יא הָעִ֣יר הָפְקַ֔ד כֻּלָּ֖הּ עֹ֥שֶׁק בְּקִרְבָּֽהּ
Çünkü Ordular Yahvesi böyle dedi: Ağaç kesin ve Yeruşalim'e karşı kuşatma rampası yığın; o yoklanacak şehirdir, onun içinde tamamı baskıdır.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 19:11
·
Tevrat
אַךְ־אֱוִלִים֙ שָׂ֣רֵי צֹ֔עַן חַכְמֵי֙ יֹעֲצֵ֣י פַרְעֹ֔ה עֵצָ֖ה נִבְעָרָ֑ה אֵ֚יךְ תֹּאמְר֣וּ אֶל־פַּרְעֹ֔ה בֶּן־חֲכָמִ֥ים אֲנִ֖י בֶּן־מַלְכֵי־קֶֽדֶם
Soan'ın önderleri ancak akılsızdır, Firavun'un bilge danışmanlarının öğüdü aptalcadır; Firavun'a nasıl 'Ben bilgelerin oğluyum, eski kralların oğluyum' dersiniz?
Örnek Ayetler (5 / 20)
2. Samuel 16:20
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר אַבְשָׁל֖וֹם אֶל־אֲחִיתֹ֑פֶל הָב֥וּ לָכֶ֛ם עֵצָ֖ה מַֽה־נַּעֲשֶֽׂה
Avşalom Ahitofel'e dedi: 'Ne yapacağımız hakkında kendinize öğüt verin.'
Yeremya 49:7
·
Tevrat
לֶאֱד֗וֹם כֹּ֤ה אָמַר֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת הַאֵ֥ין ע֛וֹד חָכְמָ֖ה בְּתֵימָ֑ן אָבְדָ֤ה עֵצָה֙ מִבָּנִ֔ים נִסְרְחָ֖ה חָכְמָתָֽם
Edom'a Ordular Yahve şöyle dedi: Teman'da artık bilgelik yok mu? Anlayışlılardan öğüt yok mu oldu? Onların bilgeliği çürüdü mü?
Yeremya 49:30
·
Tevrat
נֻסוּ֩ נֻּ֨דוּ מְאֹ֜ד הֶעְמִ֧יקוּ לָשֶׁ֛בֶת יֹשְׁבֵ֥י חָצ֖וֹר נְאֻם־יְהוָ֑ה כִּֽי־יָעַ֨ץ עֲלֵיכֶ֜ם נְבוּכַדְרֶאצַּ֤ר מֶֽלֶךְ־בָּבֶל֙ עֵצָ֔ה וְחָשַׁ֥ב עֲלֵיכֶ֖ם מַחֲשָׁבָֽה
Kaçın, çok uzaklara gidin, oturmak için derinlere inin, ey Hatzor'da oturanlar, Yahve'nin bildirisidir; çünkü Babil kralı Nebukadnessar size karşı bir tasarı tasarladı ve size karşı bir düşünce düşündü.
2. Krallar 18:20
·
Tevrat
אָמַ֨רְתָּ֙ אַךְ־דְּבַר־שְׂפָתַ֔יִם עֵצָ֥ה וּגְבוּרָ֖ה לַמִּלְחָמָ֑ה עַתָּה֙ עַל־מִ֣י בָטַ֔חְתָּ כִּ֥י מָרַ֖דְתָּ בִּֽי
Dedin: Savaş için öğüt ve güç sadece dudakların sözüdür; şimdi kime güvendin ki bana isyan ettin?
Yeşaya 8:10
·
Tevrat
עֻ֥צוּ עֵצָ֖ה וְתֻפָ֑ר דַּבְּר֤וּ דָבָר֙ וְלֹ֣א יָק֔וּם כִּ֥י עִמָּ֖נוּ אֵֽל
Bir öğüt öğütleşin ve bozulacaktır; bir söz konuşun ve durmayacaktır, çünkü Tanrı bizimledir.
Örnek Ayetler (5 / 20)
Hezekiel 11:2
·
Tevrat
וַיֹּ֖אמֶר אֵלָ֑י בֶּן־אָדָ֕ם אֵ֣לֶּה הָאֲנָשִׁ֞ים הַחֹשְׁבִ֥ים אָ֛וֶן וְהַיֹּעֲצִ֥ים עֲצַת־רָ֖ע בָּעִ֥יר הַזֹּֽאת
Bana dedi ki: 'İnsan oğlu, bunlar kötülük düşünen ve bu şehirde kötü öğüt veren adamlardır.'
2. Samuel 15:31
·
Tevrat
וְדָוִד֙ הִגִּ֣יד לֵאמֹ֔ר אֲחִיתֹ֥פֶל בַּקֹּשְׁרִ֖ים עִם־אַבְשָׁל֑וֹם וַיֹּ֣אמֶר דָּוִ֔ד סַכֶּל־נָ֛א אֶת־עֲצַ֥ת אֲחִיתֹ֖פֶל יְהוָֽה
Davut bildirdi, diyerek: 'Ahitofel Avşalom'la birlikte komplo kuranların içindedir.' Davut dedi: 'Ey Yahve, lütfen Ahitofel'in öğüdünü akılsızlaştır.'
2. Samuel 15:34
·
Tevrat
וְאִם־הָעִ֣יר תָּשׁ֗וּב וְאָמַרְתָּ֤ לְאַבְשָׁלוֹם֙ עַבְדְּךָ֨ אֲנִ֤י הַמֶּ֨לֶךְ֙ אֶֽהְיֶ֔ה עֶ֣בֶד אָבִ֤יךָ וַֽאֲנִי֙ מֵאָ֔ז וְעַתָּ֖ה וַאֲנִ֣י עַבְדֶּ֑ךָ וְהֵפַרְתָּ֣ה לִ֔י אֵ֖ת עֲצַ֥ת אֲחִיתֹֽפֶל
Fakat şehre dönersen ve Avşalom'a dersen: 'Ben senin kulunum, ey kral, olacağım; o zamandan beri babanın kuluydum ve şimdi ben senin kulunum'; böylece Ahitofel'in öğüdünü benim için bozacaksın.
2. Samuel 16:23
·
Tevrat
וַעֲצַ֣ת אֲחִיתֹ֗פֶל אֲשֶׁ֤ר יָעַץ֙ בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֔ם כַּאֲשֶׁ֥ר יִשְׁאַל־אִ֖ישׁ בִּדְבַ֣ר הָאֱלֹהִ֑ים כֵּ֚ן כָּל־עֲצַ֣ת אֲחִיתֹ֔פֶל גַּם־לְדָוִ֖ד גַּ֥ם לְאַבְשָׁלֹֽם
O günlerde Ahitofel'in verdiği öğüt, bir adamın Tanrı'nın sözünü sorması gibiydi; Ahitofel'in bütün öğüdü hem Davut için hem de Avşalom için böyleydi.
2. Samuel 17:14
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אַבְשָׁלוֹם֙ וְכָל־אִ֣ישׁ יִשְׂרָאֵ֔ל טוֹבָ֗ה עֲצַת֙ חוּשַׁ֣י הָאַרְכִּ֔י מֵעֲצַ֖ת אֲחִיתֹ֑פֶל וַיהוָ֣ה צִוָּ֗ה לְהָפֵ֞ר אֶת־עֲצַ֤ת אֲחִיתֹ֨פֶל֙ הַטּוֹבָ֔ה לְבַעֲב֗וּר הָבִ֧יא יְהוָ֛ה אֶל־אַבְשָׁל֖וֹם אֶת־הָרָעָֽה
Avşalom ve bütün İsrail adamları dedi: 'Arklı Huşay'ın öğüdü Ahitofel'in öğüdünden iyidir.' Ve Yahve, Yahve'nin Avşalom'un üzerine kötülük getirmesi için Ahitofel'in iyi öğüdünü bozmayı buyurmuştu.
Örnek Ayetler (5 / 7)
2. Samuel 16:23
·
Tevrat
וַעֲצַ֣ת אֲחִיתֹ֗פֶל אֲשֶׁ֤ר יָעַץ֙ בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֔ם כַּאֲשֶׁ֥ר יִשְׁאַל־אִ֖ישׁ בִּדְבַ֣ר הָאֱלֹהִ֑ים כֵּ֚ן כָּל־עֲצַ֣ת אֲחִיתֹ֔פֶל גַּם־לְדָוִ֖ד גַּ֥ם לְאַבְשָׁלֹֽם
O günlerde Ahitofel'in verdiği öğüt, bir adamın Tanrı'nın sözünü sorması gibiydi; Ahitofel'in bütün öğüdü hem Davut için hem de Avşalom için böyleydi.
Yeşaya 44:26
·
Tevrat
מֵקִים֙ דְּבַ֣ר עַבְדּ֔וֹ וַעֲצַ֥ת מַלְאָכָ֖יו יַשְׁלִ֑ים הָאֹמֵ֨ר לִירוּשָׁלִַ֜ם תּוּשָׁ֗ב וּלְעָרֵ֤י יְהוּדָה֙ תִּבָּנֶ֔ינָה וְחָרְבוֹתֶ֖יהָ אֲקוֹמֵֽם
Kulunun sözünü ayağa kaldıran ve elçilerinin öğüdünü tamamlayan; Yeruşalim için, 'Oturulacak' ve Yahuda şehirleri için, 'İnşa edilecekler ve onun yıkıntılarını ayağa kaldıracağım' diyen;
Zekeriya 6:13
·
Tevrat
וְ֠הוּא יִבְנֶ֞ה אֶת־הֵיכַ֤ל יְהוָה֙ וְהֽוּא־יִשָּׂ֣א ה֔וֹד וְיָשַׁ֥ב וּמָשַׁ֖ל עַל־כִּסְא֑וֹ וְהָיָ֤ה כֹהֵן֙ עַל־כִּסְא֔וֹ וַעֲצַ֣ת שָׁל֔וֹם תִּהְיֶ֖ה בֵּ֥ין שְׁנֵיהֶֽם
Yahve'nin tapınağını o inşa edecek ve o görkem taşıyacak, ve onun tahtı üzerinde oturacak ve yönetecek; ve onun tahtı üzerinde kâhin olacak ve ikisinin arasında barış öğüdü olacak.
Mezmurlar 107:11
·
Tevrat
כִּֽי־הִמְר֥וּ אִמְרֵי־אֵ֑ל וַעֲצַ֖ת עֶלְי֣וֹן נָאָֽצוּ
Çünkü Tanrı'nın sözlerine isyan ettiler ve Yüce Olan'ın öğüdünü hor gördüler.
Süleyman'ın Özdeyişleri 19:21
·
Tevrat
רַבּ֣וֹת מַחֲשָׁב֣וֹת בְּלֶב־אִ֑ישׁ וַעֲצַ֥ת יְ֝הוָ֗ה הִ֣יא תָקֽוּם
Adamın kalbinde birçok tasarı vardır, ve Yahve'nin öğüdü duracaktır.
Örnek Ayetler (5)
Yeşaya 46:10
·
Tevrat
מַגִּ֤יד מֵֽרֵאשִׁית֙ אַחֲרִ֔ית וּמִקֶּ֖דֶם אֲשֶׁ֣ר לֹא־נַעֲשׂ֑וּ אֹמֵר֙ עֲצָתִ֣י תָק֔וּם וְכָל־חֶפְצִ֖י אֶעֱשֶֽׂה
Başlangıçtan sonu ve eskiden yapılmayanları bildiren, 'Tasarım duracak ve bütün arzumu yapacağım' diyen;
Yeşaya 46:11
·
Tevrat
קֹרֵ֤א מִמִּזְרָח֙ עַ֔יִט מֵאֶ֥רֶץ מֶרְחָ֖ק אִ֣ישׁ עֲצָתִ֑י אַף־דִּבַּ֨רְתִּי֙ אַף־אֲבִיאֶ֔נָּה יָצַ֖רְתִּי אַף־אֶעֱשֶֽׂנָּה
Doğudan yırtıcı kuşu, uzak diyardan tasarımımdaki adamı çağıran; hatta konuştum, hatta onu getireceğim; biçimlendirdim, hatta onu yapacağım.
Mezmurlar 119:24
·
Tevrat
גַּֽם־עֵ֭דֹתֶיךָ שַׁעֲשֻׁעָ֗י אַנְשֵׁ֥י עֲצָתִֽי
Ayrıca senin tanıklıkların benim zevkimdir, benim öğüdümün adamlarıdır.
Süleyman'ın Özdeyişleri 1:25
·
Tevrat
וַתִּפְרְע֥וּ כָל־עֲצָתִ֑י וְ֝תוֹכַחְתִּ֗י לֹ֣א אֲבִיתֶֽם
Ve bütün öğüdümü hiçe saydınız ve azarlamamı istemediniz;
Eyüp 29:21
·
Tevrat
לִֽי־שָׁמְע֥וּ וְיִחֵ֑לּוּ וְ֝יִדְּמ֗וּ לְמ֣וֹ עֲצָתִֽי
Beni dinlediler ve beklediler ve öğüdüm için sustular.
Örnek Ayetler (4)
2. Samuel 17:23
·
Tevrat
וַאֲחִיתֹ֣פֶל רָאָ֗ה כִּ֣י לֹ֣א נֶעֶשְׂתָה֮ עֲצָתוֹ֒ וַיַּחֲבֹ֣שׁ אֶֽת־הַחֲמ֗וֹר וַיָּ֜קָם וַיֵּ֤לֶךְ אֶל־בֵּיתוֹ֙ אֶל־עִיר֔וֹ וַיְצַ֥ו אֶל־בֵּית֖וֹ וַיֵּחָנַ֑ק וַיָּ֕מָת וַיִּקָּבֵ֖ר בְּקֶ֥בֶר אָבִֽיו
Ahitofel öğüdünün yapılmadığını gördü, eşeği semerledi, kalkıp şehrine, evine gitti; evine buyruk verdi, kendini boğdu, öldü ve babasının mezarına gömüldü.
Yeşaya 40:13
·
Tevrat
מִֽי־תִכֵּ֥ן אֶת־ר֖וּחַ יְהוָ֑ה וְאִ֥ישׁ עֲצָת֖וֹ יוֹדִיעֶֽנּוּ
Yahve'nin ruhunu kim ayarladı ve onun öğüdünün adamı ona bildirdi?
Mika 4:12
·
Tevrat
וְהֵ֗מָּה לֹ֤א יָֽדְעוּ֙ מַחְשְׁב֣וֹת יְהוָ֔ה וְלֹ֥א הֵבִ֖ינוּ עֲצָת֑וֹ כִּ֥י קִבְּצָ֖ם כֶּעָמִ֥יר גֹּֽרְנָה
Ama onlar Yahve'nin düşüncelerini bilmediler ve onun öğüdünü anlamadılar; çünkü onları harman yerine demet gibi topladı.
Eyüp 18:7
·
Tevrat
יֵֽ֭צְרוּ צַעֲדֵ֣י אוֹנ֑וֹ וְֽתַשְׁלִיכֵ֥הוּ עֲצָתֽוֹ
Gücünün adımları daralacak ve tasarısı onu fırlatacak.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 18:23
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה יְ֠הוָה יָדַ֜עְתָּ אֶֽת־כָּל־עֲצָתָ֤ם עָלַי֙ לַמָּ֔וֶת אַל־תְּכַפֵּר֙ עַל־עֲוֺנָ֔ם וְחַטָּאתָ֖ם מִלְּפָנֶ֣יךָ אַל־תֶּ֑מְחִי וְיִהְי֤וּ מֻכְשָׁלִים֙ לְפָנֶ֔יךָ בְּעֵ֥ת אַפְּךָ֖ עֲשֵׂ֥ה בָהֶֽם
Ve sen, Yahve, onların bana karşı ölüm için olan bütün öğütlerini bildin; onların suçunu örtme ve onların günahını senin önünden silme; ve senin önünde tökezletilmiş olsunlar; öfkenin zamanında onlara yap.
Ezra 4:5
·
Tevrat
וְסֹכְרִ֧ים עֲלֵיהֶ֛ם יוֹעֲצִ֖ים לְהָפֵ֣ר עֲצָתָ֑ם כָּל־יְמֵ֗י כּ֚וֹרֶשׁ מֶ֣לֶךְ פָּרַ֔ס וְעַד־מַלְכ֖וּת דָּרְיָ֥וֶשׁ מֶֽלֶךְ־פָּרָֽס
Ve Pers kralı Koreş'in bütün günleri boyunca ve Pers kralı Darius'un krallığına kadar, onların tasarılarını boşa çıkarmak için onlara karşı danışmanlar kiralıyorlardı.
Nehemya 4:9
·
Tevrat
וַיְהִ֞י כַּֽאֲשֶׁר־שָׁמְע֤וּ אוֹיְבֵ֨ינוּ֙ כִּי־נ֣וֹדַֽע לָ֔נוּ וַיָּ֥פֶר הָאֱלֹהִ֖ים אֶת־עֲצָתָ֑ם וַנָּ֤שָׁב כֻּלָּ֨נוּ֙ אֶל־הַ֣חוֹמָ֔ה אִ֖ישׁ אֶל־מְלַאכְתּֽוֹ
Düşmanlarımız bize bilindiğini duyduklarında, Tanrı da onların öğüdünü bozdu; ve hepimiz duvara, her adam işine döndük.
Örnek Ayetler (3)
2. Samuel 17:7
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר חוּשַׁ֖י אֶל־אַבְשָׁל֑וֹם לֹֽא־טוֹבָ֧ה הָעֵצָ֛ה אֲשֶׁר־יָעַ֥ץ אֲחִיתֹ֖פֶל בַּפַּ֥עַם הַזֹּֽאת
Huşay Avşalom'a dedi: 'Ahitofel'in verdiği öğüt bu sefer iyi değildir.'
Yeremya 32:19
·
Tevrat
גְּדֹל֙ הָֽעֵצָ֔ה וְרַ֖ב הָעֲלִֽילִיָּ֑ה אֲשֶׁר־עֵינֶ֣יךָ פְקֻח֗וֹת עַל־כָּל־דַּרְכֵי֙ בְּנֵ֣י אָדָ֔ם לָתֵ֤ת לְאִישׁ֙ כִּדְרָכָ֔יו וְכִפְרִ֖י מַעֲלָלָֽיו
'Öğütte büyüktür ve eylemde çoktur; ki kişiye yollarına göre ve eylemlerinin meyvesine göre vermek için gözlerin insan oğullarının bütün yolları üzerinde açıktır.'
Yeşaya 14:26
·
Tevrat
זֹ֛את הָעֵצָ֥ה הַיְּעוּצָ֖ה עַל־כָּל־הָאָ֑רֶץ וְזֹ֛את הַיָּ֥ד הַנְּטוּיָ֖ה עַל־כָּל־הַגּוֹיִֽם
Bütün yerin üzerine öğütlenen öğüt budur; ve bütün ulusların üzerine uzatılan el budur.
Örnek Ayetler (3)
Hakimler 20:7
·
Tevrat
הִנֵּ֥ה כֻלְּכֶ֖ם בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל הָב֥וּ לָכֶ֛ם דָּבָ֥ר וְעֵצָ֖ה הֲלֹֽם
İşte hepiniz İsrailoğullarısınız; burada kendinize söz ve öğüt verin.
Hezekiel 7:26
·
Tevrat
הֹוָ֤ה עַל־הֹוָה֙ תָּב֔וֹא וּשְׁמֻעָ֥ה אֶל־שְׁמוּעָ֖ה תִּֽהְיֶ֑ה וּבִקְשׁ֤וּ חָזוֹן֙ מִנָּבִ֔יא וְתוֹרָה֙ תֹּאבַ֣ד מִכֹּהֵ֔ן וְעֵצָ֖ה מִזְּקֵנִֽים
Felaket üzerine felaket gelecek ve haber üzerine haber olacak; peygamberden görüm arayacaklar, kâhidden yasa ve yaşlılardan öğüt yok olacak.
Yeremya 18:18
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֗וּ לְכ֨וּ וְנַחְשְׁבָ֣ה עַֽל־יִרְמְיָהוּ֮ מַחֲשָׁבוֹת֒ כִּי֩ לֹא־תֹאבַ֨ד תּוֹרָ֜ה מִכֹּהֵ֗ן וְעֵצָה֙ מֵֽחָכָ֔ם וְדָבָ֖ר מִנָּבִ֑יא לְכוּ֙ וְנַכֵּ֣הוּ בַלָּשׁ֔וֹן וְאַל־נַקְשִׁ֖יבָה אֶל־כָּל־דְּבָרָֽיו
Ve dediler: 'Gelin ve Yeremya'ya karşı düşünceler düşünelim; çünkü kâhidden yasa, bilgeden öğüt ve peygamberden söz yok olmayacak. Gelin ve onu dille vuralım ve onun hiçbir sözüne kulak vermeyelim.'
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 25:1
·
Tevrat
יְהוָ֤ה אֱלֹהַי֙ אַתָּ֔ה אֲרֽוֹמִמְךָ֙ אוֹדֶ֣ה שִׁמְךָ֔ כִּ֥י עָשִׂ֖יתָ פֶּ֑לֶא עֵצ֥וֹת מֵֽרָח֖וֹק אֱמ֥וּנָה אֹֽמֶן
Yahve, sen benim Tanrımsın; seni yücelteceğim, adına şükredeceğim; çünkü harika yaptın, uzaktan gelen öğütler sadakat ve gerçektir.
Mezmurlar 13:3
·
Tevrat
עַד־אָ֨נָה אָשִׁ֪ית עֵצ֡וֹת בְּנַפְשִׁ֗י יָג֣וֹן בִּלְבָבִ֣י יוֹמָ֑ם עַד־אָ֓נָה יָר֖וּם אֹיְבִ֣י עָלָֽי
Ne zamana dek canıma öğütler koyacağım, gündüzleri kalbime keder? Ne zamana dek düşmanım üzerimde yücelecek?
Yasa'nın Tekrarı 32:28
·
Tevrat
כִּי־ג֛וֹי אֹבַ֥ד עֵצ֖וֹת הֵ֑מָּה וְאֵ֥ין בָּהֶ֖ם תְּבוּנָֽה
Çünkü onlar öğütleri yok olmuş bir ulustur ve onlarda anlayış yoktur.
Örnek Ayetler (3)
1. Krallar 12:14
·
Tevrat
וַיְדַבֵּ֣ר אֲלֵיהֶ֗ם כַּעֲצַ֤ת הַיְלָדִים֙ לֵאמֹ֔ר אָבִי֙ הִכְבִּ֣יד אֶֽת־עֻלְּכֶ֔ם וַאֲנִ֖י אֹסִ֣יף עַֽל־עֻלְּכֶ֑ם אָבִ֗י יִסַּ֤ר אֶתְכֶם֙ בַּשּׁוֹטִ֔ים וַאֲנִ֕י אֲיַסֵּ֥ר אֶתְכֶ֖ם בָּעַקְרַבִּֽים
Onlara gençlerin öğüdüne göre konuştu ve dedi: 'Babam boyunduruğunuzu ağırlaştırdı, ben ise boyunduruğunuza ekleyeceğim; babam sizi kırbaçlarla terbiye etti, ben ise sizi akreplerle terbiye edeceğim.'
Ezra 10:8
·
Tevrat
וְכֹל֩ אֲשֶׁ֨ר לֹֽא־יָב֜וֹא לִשְׁלֹ֣שֶׁת הַיָּמִ֗ים כַּעֲצַ֤ת הַשָּׂרִים֙ וְהַזְּקֵנִ֔ים יָחֳרַ֖ם כָּל־רְכוּשׁ֑וֹ וְה֥וּא יִבָּדֵ֖ל מִקְּהַ֥ל הַגּוֹלָֽה
Ve önderlerin ve yaşlıların öğüdüne göre üç gün içinde gelmeyen herkesin bütün malı adanacak ve kendisi sürgün topluluğundan ayrılacaktı.
2. Tarihler 10:14
·
Tevrat
וַיְדַבֵּ֣ר אֲלֵהֶ֗ם כַּעֲצַ֤ת הַיְלָדִים֙ לֵאמֹ֔ר אַכְבִּיד֙ אֶֽת־עֻלְּכֶ֔ם וַאֲנִ֖י אֹסִ֣יף עָלָ֑יו אָבִ֗י יִסַּ֤ר אֶתְכֶם֙ בַּשּׁוֹטִ֔ים וַאֲנִ֖י בָּעֲקְרַבִּֽים
Onlara gençlerin öğüdüne göre konuşarak dedi: 'Boyunduruğunuzu ağırlaştıracağım ve ben onun üzerine ekleyeceğim; babam sizi kırbaçlarla terbiye etti ve ben akreplerle.'