164
Kullanım
7
Lemma
33
Türev
45
Anlam
7 lemma, 33 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
עָפָר Lemma | afar | toprak, toprak, toz, kül | İsim | 48 | ||
כַּעֲפַר | ka-afar | toprak gibi, toprak, toz, kül | İsim | 12 | ||
לְעָפָר | le-afar | toprağa, toprak, toz, kül | İsim | 10 | ||
וְעָפָר | ve-afar | ve toprak, toprak, toz, kül | İsim | 9 | ||
הֶֽעָפָר | heafar | toprak, toz, toprak, kül | İsim | 8 | ||
Örnek Ayetler (4 / 8) 1. Krallar 16:2 · Tevrat יַ֗עַן אֲשֶׁ֤ר הֲרִימֹתִ֨יךָ֙ מִן־הֶ֣עָפָ֔ר וָאֶתֶּנְךָ֣ נָגִ֔יד עַ֖ל עַמִּ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וַתֵּ֣לֶךְ בְּדֶ֣רֶךְ יָרָבְעָ֗ם וַֽתַּחֲטִא֙ אֶת־עַמִּ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לְהַכְעִיסֵ֖נִי בְּחַטֹּאתָֽם Seni topraktan kaldırdığım ve halkım İsrail üzerine önder yaptığım halde, Yarovam'ın yolunda yürüdün ve günahlarıyla beni öfkelendirmek için halkım İsrail'e günah işlettin. 1. Krallar 18:38 · Tevrat וַתִּפֹּ֣ל אֵשׁ־יְהוָ֗ה וַתֹּ֤אכַל אֶת־הָֽעֹלָה֙ וְאֶת־הָ֣עֵצִ֔ים וְאֶת־הָאֲבָנִ֖ים וְאֶת־הֶעָפָ֑ר וְאֶת־הַמַּ֥יִם אֲשֶׁר־בַּתְּעָלָ֖ה לִחֵֽכָה Bunun üzerine Yahve'nin ateşi düştü; ve yakmalık sunuyu, ve odunları, ve taşları, ve toprağı yedi; ve hendekteki suyu yaladı. Nehemya 3:34 · Tevrat וַיֹּ֣אמֶר לִפְנֵ֣י אֶחָ֗יו וְחֵיל֙ שֹֽׁמְר֔וֹן וַיֹּ֕אמֶר מָ֛ה הַיְּהוּדִ֥ים הָאֲמֵלָלִ֖ים עֹשִׂ֑ים הֲיַעַזְב֨וּ לָהֶ֤ם הֲיִזְבָּ֨חוּ֙ הַיְכַלּ֣וּ בַיּ֔וֹם הַיְחַיּ֧וּ אֶת־הָאֲבָנִ֛ים מֵעֲרֵמ֥וֹת הֶעָפָ֖ר וְהֵ֥מָּה שְׂרוּפֽוֹת Kardeşlerinin ve Samiriye ordusunun önünde dedi ve şöyle dedi: 'Zavallı Yahudiler ne yapıyorlar? Onlara bırakacaklar mı? Kurban mı kesecekler? Bir günde mi bitirecekler? Ve onlar yanmışken, taşları toz yığınlarından diriltecekler mi?' Vaiz 3:20 · Tevrat הַכֹּ֥ל הוֹלֵ֖ךְ אֶל־מָק֣וֹם אֶחָ֑ד הַכֹּל֙ הָיָ֣ה מִן־הֶֽעָפָ֔ר וְהַכֹּ֖ל שָׁ֥ב אֶל־הֶעָפָֽר Hepsi tek bir yere gidiyor; hepsi topraktan oldu ve hepsi toprağa dönüyor. | ||||||
בֶּעָפָֽר | be-afar | toprakta, toprak, toz, kül | İsim | 7 | ||
מֵעֲפַר | me-afar | tozdan, toz, toprak, kül | İsim | 6 | ||
וּמֵעָפָר | ume'afar | ve topraktan, toprak, toz, kül | İsim | 3 | ||
עֲפָרָם | afaram | onların toprağı, toprak, toz, kül | Zamir | 3 | ||
עֲפָרָהּ | afarah | onun toprağı, toz, toprak, kül | Zamir | 3 | ||
וְהֶעָפָר | ve-he-afar | ve toprağın, toprak, toz, kül | İsim | 1 | ||
עָפְרוֹת | ofarot | toprakları, toprak, toz, kül | İsim | 1 | ||
וּבֶעָפָר | u-ve-afar | ve toprakta, toprak, toz, kül | İsim | 1 | ||
וַעֲפָרָהּ | va-afarah | ve onun toprağı, toprak, toz, kül | Zamir | 1 | ||
וְעַפְרֹת | ve-afrot | ve toprakları, toprak, toz, kül | İsim | 1 | ||
וַעֲפָרָם | va-afaram | ve onların toprağı, toprak, toz | Zamir | 1 | ||
עֲפָרוֹ | afaro | onun toprağı, toprak, toz, kül | Zamir | 1 | ||
וְֽלַעֲפַר | ve-la'afar | ve toprağa, toprak, toz, kül | İsim | 1 | ||
וַֽעֲפָרֵךְ | va-'afarekh | ve toprağın, toprak, toz, kül | Zamir | 1 | ||
עֶפְרוֹן Lemma | efron | Efron, Efron, toprak rengi, yavru geyik | İsim | 7 | ||
Örnek Ayetler (5 / 48)
Amos 2:7
·
Tevrat
הַשֹּׁאֲפִ֤ים עַל־עֲפַר־אֶ֨רֶץ֙ בְּרֹ֣אשׁ דַּלִּ֔ים וְדֶ֥רֶךְ עֲנָוִ֖ים יַטּ֑וּ וְאִ֣ישׁ וְאָבִ֗יו יֵֽלְכוּ֙ אֶל־הַֽנַּעֲרָ֔ה לְמַ֥עַן חַלֵּ֖ל אֶת־שֵׁ֥ם קָדְשִֽׁי
Zayıfların başındaki yerin tozuna solurlar ve alçakgönüllülerin yolunu saptırırlar; ve kutsal adımı kirletmek için bir adam ve babası genç kıza giderler.
Hezekiel 24:7
·
Tevrat
כִּ֤י דָמָהּ֙ בְּתוֹכָ֣הּ הָיָ֔ה עַל־צְחִ֥יחַ סֶ֖לַע שָׂמָ֑תְהוּ לֹ֤א שְׁפָכַ֨תְהוּ֙ עַל־הָאָ֔רֶץ לְכַסּ֥וֹת עָלָ֖יו עָפָֽר
Çünkü onun kanı onun içindeydi; onu çıplak kayanın üzerine koydu, onun üzerini toprakla örtmek için onu yere dökmedi.
Hezekiel 27:30
·
Tevrat
וְהִשְׁמִ֤יעוּ עָלַ֨יִךְ֙ בְּקוֹלָ֔ם וְיִזְעֲק֖וּ מָרָ֑ה וְיַעֲל֤וּ עָֽפָר֙ עַל־רָ֣אשֵׁיהֶ֔ם בָּאֵ֖פֶר יִתְפַּלָּֽשׁוּ
Sonra senin üzerine seslerini duyuracaklar ve acı acı feryat edecekler; ve başlarının üzerine toprak atacaklar, külde yuvarlanacaklar.
Yeşaya 2:19
·
Tevrat
וּבָ֨אוּ֙ בִּמְעָר֣וֹת צֻרִ֔ים וּבִמְחִלּ֖וֹת עָפָ֑ר מִפְּנֵ֞י פַּ֤חַד יְהוָה֙ וּמֵהֲדַ֣ר גְּאוֹנ֔וֹ בְּקוּמ֖וֹ לַעֲרֹ֥ץ הָאָֽרֶץ
Ve yeri sarsmak için kalktığında, Yahve'nin dehşeti yüzünden ve yüceliğinin görkeminden kayaların mağaralarına ve toprağın deliklerine girecekler.
Yeşaya 25:12
·
Tevrat
וּמִבְצַ֞ר מִשְׂגַּ֣ב חוֹמֹתֶ֗יךָ הֵשַׁ֥ח הִשְׁפִּ֛יל הִגִּ֥יעַ לָאָ֖רֶץ עַד־עָפָֽר
Ve surlarının yüksek kalesini indirecek, alçaltacak, yere, toza kadar ulaştıracak.
Örnek Ayetler (5 / 12)
2. Samuel 22:43
·
Tevrat
וְאֶשְׁחָקֵ֖ם כַּעֲפַר־אָ֑רֶץ כְּטִיט־חוּצ֥וֹת אֲדִקֵּ֖ם אֶרְקָעֵֽם
Onları yerin tozu gibi ufaladım, sokakların çamuru gibi onları ezdim, onları çiğnedim.
2. Krallar 13:7
·
Tevrat
כִּ֣י לֹא֩ הִשְׁאִ֨יר לִיהוֹאָחָ֜ז עָ֗ם כִּ֣י אִם־חֲמִשִּׁ֤ים פָּֽרָשִׁים֙ וַעֲשָׂ֣רָה רֶ֔כֶב וַעֲשֶׂ֥רֶת אֲלָפִ֖ים רַגְלִ֑י כִּ֤י אִבְּדָם֙ מֶ֣לֶךְ אֲרָ֔ם וַיְשִׂמֵ֥ם כֶּֽעָפָ֖ר לָדֻֽשׁ
Çünkü Yehoahaz'a elli atlı, on araba ve on bin yaya dışında halk bırakmadı; çünkü Aram kralı onları yok etmiş ve onları harman tozu gibi yapmıştı.
Yeşaya 41:2
·
Tevrat
מִ֤י הֵעִיר֙ מִמִּזְרָ֔ח צֶ֖דֶק יִקְרָאֵ֣הוּ לְרַגְל֑וֹ יִתֵּ֨ן לְפָנָ֤יו גּוֹיִם֙ וּמְלָכִ֣ים יַ֔רְדְּ יִתֵּ֤ן כֶּֽעָפָר֙ חַרְבּ֔וֹ כְּקַ֥שׁ נִדָּ֖ף קַשְׁתּֽוֹ
Doğudan kim uyandırdı, doğruluğu onun ayağına kim çağırır? Ulusları onun yüzünün önüne verir ve krallara boyun eğdirir; onun kılıcını toz gibi, onun yayını savrulan saman gibi yapar.
Zekeriya 9:3
·
Tevrat
וַתִּ֥בֶן צֹ֛ר מָצ֖וֹר לָ֑הּ וַתִּצְבָּר־כֶּ֨סֶף֙ כֶּֽעָפָ֔ר וְחָר֖וּץ כְּטִ֥יט חוּצֽוֹת
Ve Sur kendine hisar inşa etti; toprak gibi gümüş ve sokakların çamuru gibi altın yığdı.
Sefanya 1:17
·
Tevrat
וַהֲצֵרֹ֣תִי לָאָדָ֗ם וְהָֽלְכוּ֙ כַּֽעִוְרִ֔ים כִּ֥י לַֽיהוָ֖ה חָטָ֑אוּ וְשֻׁפַּ֤ךְ דָּמָם֙ כֶּֽעָפָ֔ר וּלְחֻמָ֖ם כַּגְּלָלִֽים
İnsana sıkıntı vereceğim ve körler gibi yürüyecekler; çünkü Yahve'ye günah işlediler. Kanları toz gibi ve etleri dışkı gibi dökülecek.
Örnek Ayetler (5 / 10)
2. Krallar 23:6
·
Tevrat
וַיֹּצֵ֣א אֶת־הָאֲשֵׁרָה֩ מִבֵּ֨ית יְהוָ֜ה מִח֤וּץ לִירוּשָׁלִַ֨ם֙ אֶל־נַ֣חַל קִדְר֔וֹן וַיִּשְׂרֹ֥ף אֹתָ֛הּ בְּנַ֥חַל קִדְר֖וֹן וַיָּ֣דֶק לְעָפָ֑ר וַיַּשְׁלֵךְ֙ אֶת־עֲפָרָ֔הּ עַל־קֶ֖בֶר בְּנֵ֥י הָעָֽם
Aşera'yı Yahve'nin evinden Yeruşalim'in dışına, Kidron vadisine çıkardı; onu Kidron vadisinde yaktı, toza ezdi ve onun tozunu halkın oğullarının mezarı üzerine attı.
2. Krallar 23:15
·
Tevrat
וְגַ֨ם אֶת־הַמִּזְבֵּ֜חַ אֲשֶׁ֣ר בְּבֵֽית־אֵ֗ל הַבָּמָה֙ אֲשֶׁ֨ר עָשָׂ֜ה יָרָבְעָ֤ם בֶּן־נְבָט֙ אֲשֶׁ֣ר הֶחֱטִ֣יא אֶת־יִשְׂרָאֵ֔ל גַּ֣ם אֶת־הַמִּזְבֵּ֧חַ הַה֛וּא וְאֶת־הַבָּמָ֖ה נָתָ֑ץ וַיִּשְׂרֹ֧ף אֶת־הַבָּמָ֛ה הֵדַ֥ק לְעָפָ֖ר וְשָׂרַ֥ף אֲשֵׁרָֽה
Ayrıca Beytel'de olan sunağı, İsrail'e günah işleten Nevat oğlu Yarovam'ın yaptığı yüksek yeri, o sunağı ve yüksek yeri de yıktı; yüksek yeri yaktı, toza ezdi ve Aşera'yı yaktı.
Mezmurlar 7:6
·
Tevrat
יִֽרַדֹּ֥ף אוֹיֵ֨ב נַפְשִׁ֡י וְיַשֵּׂ֗ג וְיִרְמֹ֣ס לָאָ֣רֶץ חַיָּ֑י וּכְבוֹדִ֓י לֶעָפָ֖ר יַשְׁכֵּ֣ן סֶֽלָה
Düşman canımı kovalasın ve yetişsin, hayatımı yere çiğnesin ve yüceliğimi toza yerleştirsin. Sela.
Mezmurlar 44:26
·
Tevrat
כִּ֤י שָׁ֣חָה לֶעָפָ֣ר נַפְשֵׁ֑נוּ דָּבְקָ֖ה לָאָ֣רֶץ בִּטְנֵֽנוּ
Çünkü canımız toza çöktü; karnımız yere yapıştı.
Mezmurlar 119:25
·
Tevrat
דָּֽבְקָ֣ה לֶעָפָ֣ר נַפְשִׁ֑י חַ֝יֵּ֗נִי כִּדְבָרֶֽךָ
Canım toza yapıştı; senin sözüne göre beni yaşat.
Örnek Ayetler (4 / 9)
Yeşaya 49:23
·
Tevrat
וְהָי֨וּ מְלָכִ֜ים אֹֽמְנַ֗יִךְ וְשָׂרֽוֹתֵיהֶם֙ מֵינִ֣יקֹתַ֔יִךְ אַפַּ֗יִם אֶ֚רֶץ יִשְׁתַּ֣חֲווּ לָ֔ךְ וַעֲפַ֥ר רַגְלַ֖יִךְ יְלַחֵ֑כוּ וְיָדַ֨עַתְּ֙ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֔ה אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יֵבֹ֖שׁוּ קוָֹֽי
Ve krallar senin bakıcıların ve onların prensesleri senin sütannelerin olacaklar; yüzüstü yere sana eğilecekler ve ayaklarının tozunu yalayacaklar; ve bileceksin ki ben Yahve'yim, ki beni bekleyenler utanmayacaklar.
Yaratılış 3:14
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ יְהֹוָ֨ה אֱלֹהִ֥ים אֶֽל־הַנָּחָשׁ֮ כִּ֣י עָשִׂ֣יתָ זֹּאת֒ אָר֤וּר אַתָּה֙ מִכָּל־הַבְּהֵמָ֔ה וּמִכֹּ֖ל חַיַּ֣ת הַשָּׂדֶ֑ה עַל־גְּחֹנְךָ֣ תֵלֵ֔ךְ וְעָפָ֥ר תֹּאכַ֖ל כָּל־יְמֵ֥י חַיֶּֽיךָ
Yahve Tanrı yılana dedi: 'Bunu yaptığın için, her evcil hayvandan ve kırın her hayvanından lanetlisin; karnının üzerinde yürüyeceksin ve yaşamının bütün günleri toprak yiyeceksin.'
Yasa'nın Tekrarı 28:24
·
Tevrat
יִתֵּ֧ן יְהוָ֛ה אֶת־מְטַ֥ר אַרְצְךָ֖ אָבָ֣ק וְעָפָ֑ר מִן־הַשָּׁמַ֨יִם֙ יֵרֵ֣ד עָלֶ֔יךָ עַ֖ד הִשָּׁמְדָֽךְ
Yahve yerinin yağmurunu toz ve toprak yapacaktır; sen yok olana kadar göklerden üzerine inecektir.
Levililer 14:42
·
Tevrat
וְלָקְחוּ֙ אֲבָנִ֣ים אֲחֵר֔וֹת וְהֵבִ֖יאוּ אֶל־תַּ֣חַת הָאֲבָנִ֑ים וְעָפָ֥ר אַחֵ֛ר יִקַּ֖ח וְטָ֥ח אֶת־הַבָּֽיִת
Sonra başka taşlar alacaklar ve taşların yerine getirecekler; ve başka toprak alacak ve evi sıvayacak.
Örnek Ayetler (4 / 8)
1. Krallar 16:2
·
Tevrat
יַ֗עַן אֲשֶׁ֤ר הֲרִימֹתִ֨יךָ֙ מִן־הֶ֣עָפָ֔ר וָאֶתֶּנְךָ֣ נָגִ֔יד עַ֖ל עַמִּ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וַתֵּ֣לֶךְ בְּדֶ֣רֶךְ יָרָבְעָ֗ם וַֽתַּחֲטִא֙ אֶת־עַמִּ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לְהַכְעִיסֵ֖נִי בְּחַטֹּאתָֽם
Seni topraktan kaldırdığım ve halkım İsrail üzerine önder yaptığım halde, Yarovam'ın yolunda yürüdün ve günahlarıyla beni öfkelendirmek için halkım İsrail'e günah işlettin.
1. Krallar 18:38
·
Tevrat
וַתִּפֹּ֣ל אֵשׁ־יְהוָ֗ה וַתֹּ֤אכַל אֶת־הָֽעֹלָה֙ וְאֶת־הָ֣עֵצִ֔ים וְאֶת־הָאֲבָנִ֖ים וְאֶת־הֶעָפָ֑ר וְאֶת־הַמַּ֥יִם אֲשֶׁר־בַּתְּעָלָ֖ה לִחֵֽכָה
Bunun üzerine Yahve'nin ateşi düştü; ve yakmalık sunuyu, ve odunları, ve taşları, ve toprağı yedi; ve hendekteki suyu yaladı.
Nehemya 3:34
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר לִפְנֵ֣י אֶחָ֗יו וְחֵיל֙ שֹֽׁמְר֔וֹן וַיֹּ֕אמֶר מָ֛ה הַיְּהוּדִ֥ים הָאֲמֵלָלִ֖ים עֹשִׂ֑ים הֲיַעַזְב֨וּ לָהֶ֤ם הֲיִזְבָּ֨חוּ֙ הַיְכַלּ֣וּ בַיּ֔וֹם הַיְחַיּ֧וּ אֶת־הָאֲבָנִ֛ים מֵעֲרֵמ֥וֹת הֶעָפָ֖ר וְהֵ֥מָּה שְׂרוּפֽוֹת
Kardeşlerinin ve Samiriye ordusunun önünde dedi ve şöyle dedi: 'Zavallı Yahudiler ne yapıyorlar? Onlara bırakacaklar mı? Kurban mı kesecekler? Bir günde mi bitirecekler? Ve onlar yanmışken, taşları toz yığınlarından diriltecekler mi?'
Vaiz 3:20
·
Tevrat
הַכֹּ֥ל הוֹלֵ֖ךְ אֶל־מָק֣וֹם אֶחָ֑ד הַכֹּל֙ הָיָ֣ה מִן־הֶֽעָפָ֔ר וְהַכֹּ֖ל שָׁ֥ב אֶל־הֶעָפָֽר
Hepsi tek bir yere gidiyor; hepsi topraktan oldu ve hepsi toprağa dönüyor.
Örnek Ayetler (5 / 7)
2. Samuel 16:13
·
Tevrat
וַיֵּ֧לֶךְ דָּוִ֛ד וַאֲנָשָׁ֖יו בַּדָּ֑רֶךְ וְשִׁמְעִ֡י הֹלֵךְ֩ בְּצֵ֨לַע הָהָ֜ר לְעֻמָּת֗וֹ הָלוֹךְ֙ וַיְקַלֵּ֔ל וַיְסַקֵּ֤ל בָּֽאֲבָנִים֙ לְעֻמָּת֔וֹ וְעִפַּ֖ר בֶּעָפָֽר
Davut ve adamları yolda gittiler; ve Şimi onun karşısında dağın kaburgasında gidiyordu, giderek lanetliyordu, onun karşısında taşlarla taşlıyordu ve tozla tozluyordu.
Yeşaya 2:10
·
Tevrat
בּ֣וֹא בַצּ֔וּר וְהִטָּמֵ֖ן בֶּֽעָפָ֑ר מִפְּנֵי֙ פַּ֣חַד יְהוָ֔ה וּמֵהֲדַ֖ר גְּאֹנֽוֹ
Yahve'nin dehşeti yüzünden ve yüceliğinin görkeminden kayaya gir ve toprağa saklan.
Eyüp 4:19
·
Tevrat
אַ֤ף שֹׁכְנֵ֬י בָֽתֵּי־חֹ֗מֶר אֲשֶׁר־בֶּעָפָ֥ר יְסוֹדָ֑ם יְ֝דַכְּא֗וּם לִפְנֵי־עָֽשׁ
Kaldı ki temelleri toprakta olan, çamur evlerde oturanları güveden önce ezerler.
Eyüp 16:15
·
Tevrat
שַׂ֣ק תָּ֭פַרְתִּי עֲלֵ֣י גִלְדִּ֑י וְעֹלַ֖לְתִּי בֶעָפָ֣ר קַרְנִֽי
Derimin üzerine çul diktim; ve boynuzumu toprağa soktum.
Eyüp 40:13
·
Tevrat
טָמְנֵ֣ם בֶּעָפָ֣ר יָ֑חַד פְּ֝נֵיהֶ֗ם חֲבֹ֣שׁ בַּטָּמֽוּן
Onları toprakta birlikte sakla; onların yüzlerini gizli yerde bağla.
Örnek Ayetler (5 / 6)
1. Samuel 2:8
·
Tevrat
מֵקִ֨ים מֵעָפָ֜ר דָּ֗ל מֵֽאַשְׁפֹּת֙ יָרִ֣ים אֶבְי֔וֹן לְהוֹשִׁיב֙ עִם־נְדִיבִ֔ים וְכִסֵּ֥א כָב֖וֹד יַנְחִלֵ֑ם כִּ֤י לַֽיהוָה֙ מְצֻ֣קֵי אֶ֔רֶץ וַיָּ֥שֶׁת עֲלֵיהֶ֖ם תֵּבֵֽל
Düşkünü topraktan kaldırır, yoksulu çöplükten yükseltir; soylularla oturtmak ve onlara yücelik tahtını miras bırakmak için. Çünkü yerin sütunları Yahve'nindir ve dünyayı onların üzerine koydu.
Yeşaya 52:2
·
Tevrat
הִתְנַעֲרִ֧י מֵעָפָ֛ר ק֥וּמִי שְּׁבִ֖י יְרֽוּשָׁלִָ֑ם הִֽתְפַּתְּחִי֙ מוֹסְרֵ֣י צַוָּארֵ֔ךְ שְׁבִיָּ֖ה בַּת־צִיּֽוֹן
Topraktan silkin, kalk, otur Yeruşalim; boynunun bağlarını çöz, tutsak Siyon kızı.
Mezmurlar 113:7
·
Tevrat
מְקִֽימִ֣י מֵעָפָ֣ר דָּ֑ל מֵֽ֝אַשְׁפֹּ֗ת יָרִ֥ים אֶבְיֽוֹן
Zayıfı topraktan kaldırır, yoksulu çöplükten yükseltir.
Eyüp 5:6
·
Tevrat
כִּ֤י לֹא־יֵצֵ֣א מֵעָפָ֣ר אָ֑וֶן וּ֝מֵאֲדָמָ֗ה לֹא־יִצְמַ֥ח עָמָֽל
Çünkü kötülük topraktan çıkmaz ve sıkıntı topraktan bitmez.
Eyüp 28:2
·
Tevrat
בַּ֭רְזֶל מֵעָפָ֣ר יֻקָּ֑ח וְ֝אֶ֗בֶן יָצ֥וּק נְחוּשָֽׁה
Demir tozdan alınır ve taş bakır olarak dökülür.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 29:4
·
Tevrat
וְשָׁפַלְתְּ֙ מֵאֶ֣רֶץ תְּדַבֵּ֔רִי וּמֵֽעָפָ֖ר תִּשַּׁ֣ח אִמְרָתֵ֑ךְ וְֽ֠הָיָה כְּא֤וֹב מֵאֶ֨רֶץ֙ קוֹלֵ֔ךְ וּמֵעָפָ֖ר אִמְרָתֵ֥ךְ תְּצַפְצֵֽף
Ve alçalacaksın, yerden konuşacaksın ve sözün topraktan alçalacak; sesin yerden ruh çağıran gibi olacak ve sözün topraktan fısıldayacak.
Eyüp 8:19
·
Tevrat
הֶן־ה֭וּא מְשׂ֣וֹשׂ דַּרְכּ֑וֹ וּ֝מֵעָפָ֗ר אַחֵ֥ר יִצְמָֽחוּ
İşte onun yolunun sevinci budur ve topraktan başkaları filizlenir.
Örnek Ayetler (3)
2. Krallar 23:4
·
Tevrat
וַיְצַ֣ו הַמֶּ֡לֶךְ אֶת־חִלְקִיָּהוּ֩ הַכֹּהֵ֨ן הַגָּד֜וֹל וְאֶת־כֹּהֲנֵ֣י הַמִּשְׁנֶה֮ וְאֶת־שֹׁמְרֵ֣י הַסַּף֒ לְהוֹצִיא֙ מֵהֵיכַ֣ל יְהוָ֔ה אֵ֣ת כָּל־הַכֵּלִ֗ים הָֽעֲשׂוּיִם֙ לַבַּ֣עַל וְלָֽאֲשֵׁרָ֔ה וּלְכֹ֖ל צְבָ֣א הַשָּׁמָ֑יִם וַֽיִּשְׂרְפֵ֞ם מִח֤וּץ לִירוּשָׁלִַ֨ם֙ בְּשַׁדְמ֣וֹת קִדְר֔וֹן וְנָשָׂ֥א אֶת־עֲפָרָ֖ם בֵּֽית־אֵֽל
Kral, büyük kâhin Hilkiya'ya, ikinci sıradaki kâhinlere ve eşik bekçilerine, Baal için, Aşera için ve göklerin bütün ordusu için yapılmış olan bütün eşyaları Yahve'nin tapınağından çıkarmalarını buyurdu; ve onları Yeruşalim'in dışında, Kidron tarlalarında yaktı ve küllerini Beytel'e taşıdı.
2. Krallar 23:12
·
Tevrat
וְאֶֽת־הַֽמִּזְבְּח֡וֹת אֲשֶׁ֣ר עַל־הַגָּג֩ עֲלִיַּ֨ת אָחָ֜ז אֲשֶׁר־עָשׂ֣וּ מַלְכֵ֣י יְהוּדָ֗ה וְאֶת־הַֽמִּזְבְּחוֹת֙ אֲשֶׁר־עָשָׂ֣ה מְנַשֶּׁ֔ה בִּשְׁתֵּ֛י חַצְר֥וֹת בֵּית־יְהוָ֖ה נָתַ֣ץ הַמֶּ֑לֶךְ וַיָּ֣רָץ מִשָּׁ֔ם וְהִשְׁלִ֥יךְ אֶת־עֲפָרָ֖ם אֶל־נַ֥חַל קִדְרֽוֹן
Kral, Yahuda krallarının yaptığı Ahaz'ın üst odasının damında olan sunakları ve Manaşe'nin Yahve'nin evinin iki avlusunda yaptığı sunakları yıktı; oradan ezdi ve onların tozunu Kidron vadisine attı.
Mezmurlar 104:29
·
Tevrat
תַּסְתִּ֥יר פָּנֶיךָ֮ יִֽבָּהֵ֫ל֥וּן תֹּסֵ֣ף ר֭וּחָם יִגְוָע֑וּן וְֽאֶל־עֲפָרָ֥ם יְשׁוּבֽוּן
Yüzünü gizlersin, dehşete düşerler; ruhlarını alırsın, son nefeslerini verirler ve topraklarına dönerler.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 26:4
·
Tevrat
וְשִׁחֲת֞וּ חֹמ֣וֹת צֹ֗ר וְהָֽרְסוּ֙ מִגְדָּלֶ֔יהָ וְסִֽחֵיתִ֥י עֲפָרָ֖הּ מִמֶּ֑נָּה וְנָתַתִּ֥י אוֹתָ֖הּ לִצְחִ֥יחַ סָֽלַע
Ve Sur'un surlarını harap edecekler ve kulelerini yıkacaklar; ondan toprağını kazıyacağım ve onu çıplak bir kaya yapacağım.
2. Krallar 23:6
·
Tevrat
וַיֹּצֵ֣א אֶת־הָאֲשֵׁרָה֩ מִבֵּ֨ית יְהוָ֜ה מִח֤וּץ לִירוּשָׁלִַ֨ם֙ אֶל־נַ֣חַל קִדְר֔וֹן וַיִּשְׂרֹ֥ף אֹתָ֛הּ בְּנַ֥חַל קִדְר֖וֹן וַיָּ֣דֶק לְעָפָ֑ר וַיַּשְׁלֵךְ֙ אֶת־עֲפָרָ֔הּ עַל־קֶ֖בֶר בְּנֵ֥י הָעָֽם
Aşera'yı Yahve'nin evinden Yeruşalim'in dışına, Kidron vadisine çıkardı; onu Kidron vadisinde yaktı, toza ezdi ve onun tozunu halkın oğullarının mezarı üzerine attı.
Mezmurlar 102:15
·
Tevrat
כִּֽי־רָצ֣וּ עֲ֭בָדֶיךָ אֶת־אֲבָנֶ֑יהָ וְֽאֶת־עֲפָרָ֥הּ יְחֹנֵֽנוּ
Çünkü kulların onun taşlarından hoşnut oldular ve onun tozuna merhamet ederler.
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 4:4
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוּדָ֗ה כָּשַׁל֙ כֹּ֣חַ הַסַּבָּ֔ל וְהֶעָפָ֖ר הַרְבֵּ֑ה וַאֲנַ֨חְנוּ֙ לֹ֣א נוּכַ֔ל לִבְנ֖וֹת בַּחוֹמָֽה
Yahuda dedi: 'Taşıyıcının gücü tükendi ve toprak çoktur; ve biz duvarı inşa edemeyiz.'
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 8:26
·
Tevrat
עַד־לֹ֣א עָ֭שָׂה אֶ֣רֶץ וְחוּצ֑וֹת וְ֝רֹ֗אשׁ עָפְר֥וֹת תֵּבֵֽל
Henüz yeri ve kırları ve dünyanın tozlarının ilkini yapmamıştı.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 14:8
·
Tevrat
אִם־יַזְקִ֣ין בָּאָ֣רֶץ שָׁרְשׁ֑וֹ וּ֝בֶעָפָ֗ר יָמ֥וּת גִּזְעֽוֹ
Eğer onun kökü yerde yaşlanırsa ve onun kütüğü toprakta ölürse,
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 34:9
·
Tevrat
וְנֶהֶפְכ֤וּ נְחָלֶ֨יהָ֙ לְזֶ֔פֶת וַעֲפָרָ֖הּ לְגָפְרִ֑ית וְהָיְתָ֣ה אַרְצָ֔הּ לְזֶ֖פֶת בֹּעֵרָֽה
Onun vadileri zifte dönecek ve onun toprağı kükürde; onun yeri yanan zifte dönecek.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 28:6
·
Tevrat
מְקוֹם־סַפִּ֥יר אֲבָנֶ֑יהָ וְעַפְרֹ֖ת זָהָ֣ב לֽוֹ
Onun taşları safirin yeridir ve altın tozları onundur.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 34:7
·
Tevrat
וְיָרְד֤וּ רְאֵמִים֙ עִמָּ֔ם וּפָרִ֖ים עִם־אַבִּירִ֑ים וְרִוְּתָ֤ה אַרְצָם֙ מִדָּ֔ם וַעֲפָרָ֖ם מֵחֵ֥לֶב יְדֻשָּֽׁן
Yaban öküzleri onlarla birlikte inecek, boğalar da güçlülerle birlikte; onların yeri kandan doyacak ve onların toprağı yağdan semirecek.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 9:21
·
Tevrat
וְֽאֶת־חַטַּאתְכֶ֞ם אֲשֶׁר־עֲשִׂיתֶ֣ם אֶת־הָעֵ֗גֶל לָקַחְתִּי֮ וָאֶשְׂרֹ֣ף אֹת֣וֹ בָּאֵשׁ֒ וָאֶכֹּ֨ת אֹת֤וֹ טָחוֹן֙ הֵיטֵ֔ב עַ֥ד אֲשֶׁר־דַּ֖ק לְעָפָ֑ר וָֽאַשְׁלִךְ֙ אֶת־עֲפָר֔וֹ אֶל־הַנַּ֖חַל הַיֹּרֵ֥ד מִן־הָהָֽר
Ve yaptığınız günahınızı, buzağıyı aldım ve onu ateşte yaktım; ve onu toza incelene kadar iyice öğüterek dövdüm; ve onun tozunu dağdan inen dereye fırlattım.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 22:16
·
Tevrat
יָ֘בֵ֤שׁ כַּחֶ֨רֶשׂ כֹּחִ֗י וּ֭לְשׁוֹנִי מֻדְבָּ֣ק מַלְקוֹחָ֑י וְֽלַעֲפַר־מָ֥וֶת תִּשְׁפְּתֵֽנִי
Gücüm çömlek gibi kurudu ve dilim damaklarıma yapıştı; ve beni ölüm toprağına koyarsın.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 26:12
·
Tevrat
וְשָׁלְל֣וּ חֵילֵ֗ךְ וּבָֽזְזוּ֙ רְכֻלָּתֵ֔ךְ וְהָֽרְסוּ֙ חוֹמוֹתַ֔יִךְ וּבָתֵּ֥י חֶמְדָּתֵ֖ךְ יִתֹּ֑צוּ וַאֲבָנַ֤יִךְ וְעֵצַ֨יִךְ֙ וַֽעֲפָרֵ֔ךְ בְּת֥וֹךְ מַ֖יִם יָשִֽׂימוּ
Ve servetini yağmalayacaklar ve ticaret mallarını talan edecekler; ve surlarını yıkacaklar ve arzu edilen evlerini yıkacaklar; ve taşlarını, ağaçlarını ve toprağını suların içine koyacaklar.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Yeşu 15:9
·
Tevrat
וְתָאַ֨ר הַגְּב֜וּל מֵרֹ֣אשׁ הָהָ֗ר אֶל־מַעְיַן֙ מֵ֣י נֶפְתּ֔וֹחַ וְיָצָ֖א אֶל־עָרֵ֣י הַר־עֶפְר֑וֹן וְתָאַ֤ר הַגְּבוּל֙ בַּעֲלָ֔ה הִ֖יא קִרְיַ֥ת יְעָרִֽים
Sınır dağın başından Neftoah suları pınarına yöneldi ve Efron dağının şehirlerine çıktı; sınır Baala'ya yöneldi, o Kiryat-Yearim'dir.
Yaratılış 23:10
·
Tevrat
וְעֶפְר֥וֹן יֹשֵׁ֖ב בְּת֣וֹךְ בְּנֵי־חֵ֑ת וַיַּעַן֩ עֶפְר֨וֹן הַחִתִּ֤י אֶת־אַבְרָהָם֙ בְּאָזְנֵ֣י בְנֵי־חֵ֔ת לְכֹ֛ל בָּאֵ֥י שַֽׁעַר־עִיר֖וֹ לֵאמֹֽר
Efron Het oğullarının arasında oturuyordu; Hititli Efron Het oğullarının kulaklarında, şehrinin kapısına gelenlerin hepsine İbrahim'e yanıt vererek dedi:
Yaratılış 23:13
·
Tevrat
וַיְדַבֵּ֨ר אֶל־עֶפְר֜וֹן בְּאָזְנֵ֤י עַם־הָאָ֨רֶץ֙ לֵאמֹ֔ר אַ֛ךְ אִם־אַתָּ֥ה ל֖וּ שְׁמָעֵ֑נִי נָתַ֜תִּי כֶּ֤סֶף הַשָּׂדֶה֙ קַ֣ח מִמֶּ֔נִּי וְאֶקְבְּרָ֥ה אֶת־מֵתִ֖י שָֽׁמָּה
Yerin halkının kulaklarında Efron'a konuşarak dedi: 'Ancak keşke sen beni dinlesen; tarlanın gümüşünü verdim, onu benden al ve ölümü oraya gömeyim.'
Yaratılış 23:14
·
Tevrat
וַיַּ֧עַן עֶפְר֛וֹן אֶת־אַבְרָהָ֖ם לֵאמֹ֥ר לֽוֹ
Efron İbrahim'e yanıt vererek ona dedi:
Yaratılış 23:16
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֣ע אַבְרָהָם֮ אֶל־עֶפְרוֹן֒ וַיִּשְׁקֹ֤ל אַבְרָהָם֙ לְעֶפְרֹ֔ן אֶת־הַכֶּ֕סֶף אֲשֶׁ֥ר דִּבֶּ֖ר בְּאָזְנֵ֣י בְנֵי־חֵ֑ת אַרְבַּ֤ע מֵאוֹת֙ שֶׁ֣קֶל כֶּ֔סֶף עֹבֵ֖ר לַסֹּחֵֽר
İbrahim Efron'u dinledi; ve İbrahim Het oğullarının kulaklarında söylediği gümüşü, tüccarlar arasında geçen dört yüz gümüş şekeli (~4400 gram) Efron'a tarttı.