116
Kullanım
4
Lemma
28
Türev
43
Anlam
4 lemma, 28 türev form
Örnek Ayetler (5 / 38)
Hezekiel 16:49
·
Tevrat
הִנֵּה־זֶ֣ה הָיָ֔ה עֲוֺ֖ן סְדֹ֣ם אֲחוֹתֵ֑ךְ גָּא֨וֹן שִׂבְעַת־לֶ֜חֶם וְשַׁלְוַ֣ת הַשְׁקֵ֗ט הָ֤יָה לָהּ֙ וְלִבְנוֹתֶ֔יהָ וְיַד־עָנִ֥י וְאֶבְי֖וֹן לֹ֥א הֶחֱזִֽיקָה
İşte kız kardeşin Sodom'un suçu buydu: Onda ve kızlarında gurur, ekmek tokluğu ve rahatlık huzuru vardı; ve düşkünün ve yoksulun elini güçlendirmedi.
Hezekiel 18:12
·
Tevrat
עָנִ֤י וְאֶבְיוֹן֙ הוֹנָ֔ה גְּזֵל֣וֹת גָּזָ֔ל חֲבֹ֖ל לֹ֣א יָשִׁ֑יב וְאֶל־הַגִּלּוּלִים֙ נָשָׂ֣א עֵינָ֔יו תּוֹעֵבָ֖ה עָשָֽׂה
Düşküne ve yoksula baskı yaptı, soygunlarla soydu, rehini geri vermedi ve gözlerini putlara kaldırdı, iğrençlik yaptı;
2. Samuel 22:28
·
Tevrat
וְאֶת־עַ֥ם עָנִ֖י תּוֹשִׁ֑יעַ וְעֵינֶ֖יךָ עַל־רָמִ֥ים תַּשְׁפִּֽיל
Düşkün halkı kurtarırsın ve gözlerin kibirlilerin üzerindedir, onları alçaltırsın.
Yeremya 22:16
·
Tevrat
דָּ֛ן דִּין־עָנִ֥י וְאֶבְי֖וֹן אָ֣ז ט֑וֹב הֲלוֹא־הִ֛יא הַדַּ֥עַת אֹתִ֖י נְאֻם־יְהוָֽה
Düşkünün ve yoksulun davasını yargıladı, o zaman iyiydi; beni bilmek bu değil mi? Yahve'nin bildirisidir.
Yeşaya 26:6
·
Tevrat
תִּרְמְסֶ֖נָּה רָ֑גֶל רַגְלֵ֥י עָנִ֖י פַּעֲמֵ֥י דַלִּֽים
Ayak onu çiğneyecek, düşkünün ayakları, yoksulların adımları.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Yeşaya 3:15
·
Tevrat
מַה־לָּכֶם֙ תְּדַכְּא֣וּ עַמִּ֔י וּפְנֵ֥י עֲנִיִּ֖ים תִּטְחָ֑נוּ נְאֻם־אֲדֹנָ֥י יְהוִ֖ה צְבָאֽוֹת
Size ne oluyor ki halkımı eziyorsunuz ve düşkünlerin yüzlerini öğütüyorsunuz? Ordular Yahvesi Efendi'nin bildirisidir.
Yeşaya 32:7
·
Tevrat
וְכֵלַ֖י כֵּלָ֣יו רָעִ֑ים ה֚וּא זִמּ֣וֹת יָעָ֔ץ לְחַבֵּ֤ל עֲנִיִּים֙ בְּאִמְרֵי־שֶׁ֔קֶר וּבְדַבֵּ֥ר אֶבְי֖וֹן מִשְׁפָּֽט
Ve alçağın araçları kötüdür; o, yalan sözleriyle mazlumları yok etmek için ve yoksul adalet konuştuğunda entrikalar tasarlar.
Mezmurlar 9:19
·
Tevrat
כִּ֤י לֹ֣א לָ֭נֶצַח יִשָּׁכַ֣ח אֶבְי֑וֹן תִּקְוַ֥ת עֲ֝נִיִּ֗ים תֹּאבַ֥ד לָעַֽד
Çünkü yoksul sonsuza dek unutulmayacak, düşkünlerin umudu sonsuza dek yok olmayacak.
Mezmurlar 12:6
·
Tevrat
מִשֹּׁ֥ד עֲנִיִּים֮ מֵאַנְקַ֪ת אֶבְי֫וֹנִ֥ים עַתָּ֣ה אָ֭קוּם יֹאמַ֣ר יְהוָ֑ה אָשִׁ֥ית בְּ֝יֵ֗שַׁע יָפִ֥יחַֽ לֽוֹ
Düşkünlerin yıkımından, yoksulların iniltisinden dolayı şimdi kalkacağım, der Yahve; onu soluduğu kurtuluşa koyacağım.
Süleyman'ın Özdeyişleri 30:14
·
Tevrat
דּ֤וֹר חֲרָב֣וֹת שִׁנָּיו֮ וּֽמַאֲכָל֪וֹת מְֽתַלְּעֹ֫תָ֥יו לֶאֱכֹ֣ל עֲנִיִּ֣ים מֵאֶ֑רֶץ וְ֝אֶבְיוֹנִ֗ים מֵאָדָֽם
Bir kuşak, dişleri kılıçlardır ve çeneleri bıçaklardır; düşkünleri yerden ve yoksulları insanlar arasından yemek için.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Mezmurlar 68:11
·
Tevrat
חַיָּתְךָ֥ יָֽשְׁבוּ־בָ֑הּ תָּ֤כִ֥ין בְּטוֹבָתְךָ֖ לֶעָנִ֣י אֱלֹהִֽים
Topluluğun orada oturdu; ey Tanrı, iyiliğinle yoksul için hazırladın.
Mezmurlar 102:1
·
Tevrat
תְּ֭פִלָּה לְעָנִ֣י כִֽי־יַעֲטֹ֑ף וְלִפְנֵ֥י יְ֝הוָ֗ה יִשְׁפֹּ֥ךְ שִׂיחֽוֹ
Düşkünün duası; zayıf düştüğü ve Yahve'nin önünde derdini döktüğü zaman.
Süleyman'ın Özdeyişleri 31:20
·
Tevrat
כַּ֭פָּהּ פָּרְשָׂ֣ה לֶעָנִ֑י וְ֝יָדֶ֗יהָ שִׁלְּחָ֥ה לָֽאֶבְיֽוֹן
Avucunu düşküne açar; ve ellerini yoksula uzatır.
Vaiz 6:8
·
Tevrat
כִּ֛י מַה־יּוֹתֵ֥ר לֶחָכָ֖ם מִֽן־הַכְּסִ֑יל מַה־לֶּעָנִ֣י יוֹדֵ֔עַ לַהֲלֹ֖ךְ נֶ֥גֶד הַחַיִּֽים
Çünkü bilgenin akılsızdan ne fazlalığı vardır? Yaşayanların önünde yürümeyi bilen yoksulun neyi vardır?
Levililer 19:10
·
Tevrat
וְכַרְמְךָ֙ לֹ֣א תְעוֹלֵ֔ל וּפֶ֥רֶט כַּרְמְךָ֖ לֹ֣א תְלַקֵּ֑ט לֶֽעָנִ֤י וְלַגֵּר֙ תַּעֲזֹ֣ב אֹתָ֔ם אֲנִ֖י יְהוָ֥ה אֱלֹהֵיכֶֽם
Ve bağını sıyırmayacaksın, ve bağının döküntüsünü toplamayacaksın; onları düşküne ve garibe bırakacaksın, ben Tanrınız Yahve'yim.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Amos 8:4
·
Tevrat
שִׁמְעוּ־זֹ֕את הַשֹּׁאֲפִ֖ים אֶבְי֑וֹן וְלַשְׁבִּ֖ית עֲנִיֵּי־אָֽרֶץ
Bunu dinleyin, yoksulu ezenler ve yerin fakirlerini yok edenler.
Yeşaya 10:2
·
Tevrat
לְהַטּ֤וֹת מִדִּין֙ דַּלִּ֔ים וְלִגְזֹ֕ל מִשְׁפַּ֖ט עֲנִיֵּ֣י עַמִּ֑י לִהְי֤וֹת אַלְמָנוֹת֙ שְׁלָלָ֔ם וְאֶת־יְתוֹמִ֖ים יָבֹֽזּוּ
Zayıfları yargıdan saptırmak ve halkımın düşkünlerinin hakkını soymak için, dulların onların ganimeti olması için ve yetimleri yağmalayacaklar.
Yeşaya 14:32
·
Tevrat
וּמַֽה־יַּעֲנֶ֖ה מַלְאֲכֵי־ג֑וֹי כִּ֤י יְהוָה֙ יִסַּ֣ד צִיּ֔וֹן וּבָ֥הּ יֶחֱס֖וּ עֲנִיֵּ֥י עַמּֽוֹ
Ve ulusun elçilerine ne cevap verecek? Çünkü Yahve Siyon'u kurdu, ve onun halkının düşkünleri onda sığınacaklar.
Zekeriya 11:7
·
Tevrat
וָֽאֶרְעֶה֙ אֶת־צֹ֣אן הַֽהֲרֵגָ֔ה לָכֵ֖ן עֲנִיֵּ֣י הַצֹּ֑אן וָאֶקַּֽח־לִ֞י שְׁנֵ֣י מַקְל֗וֹת לְאַחַ֞ד קָרָ֤אתִי נֹ֨עַם֙ וּלְאַחַד֙ קָרָ֣אתִי חֹֽבְלִ֔ים וָאֶרְעֶ֖ה אֶת־הַצֹּֽאן
Ve kesimlik sürüyü, böylece sürünün düşkünlerini güttüm; ve kendime iki değnek aldım, birine Lütuf adını koydum ve birine Bağlar adını koydum ve sürüyü güttüm.
Zekeriya 11:11
·
Tevrat
וַתֻּפַ֖ר בַּיּ֣וֹם הַה֑וּא וַיֵּדְע֨וּ כֵ֜ן עֲנִיֵּ֤י הַצֹּאן֙ הַשֹּׁמְרִ֣ים אֹתִ֔י כִּ֥י דְבַר־יְהוָ֖ה הֽוּא
Ve o gün bozuldu; ve beni gözeten sürünün düşkünleri böylece onun Yahve'nin sözü olduğunu bildiler.
Örnek Ayetler (5)
Hezekiel 22:29
·
Tevrat
עַ֤ם הָאָ֨רֶץ֙ עָ֣שְׁקוּ עֹ֔שֶׁק וְגָזְל֖וּ גָּזֵ֑ל וְעָנִ֤י וְאֶבְיוֹן֙ הוֹנ֔וּ וְאֶת־הַגֵּ֥ר עָשְׁק֖וּ בְּלֹ֥א מִשְׁפָּֽט
Yerin halkı baskı yaptı ve gasp etti; düşkünü ve yoksulu ezdiler ve yabancıya adalet olmadan baskı yaptılar.
Zekeriya 7:10
·
Tevrat
וְאַלְמָנָ֧ה וְיָת֛וֹם גֵּ֥ר וְעָנִ֖י אַֽל־תַּעֲשֹׁ֑קוּ וְרָעַת֙ אִ֣ישׁ אָחִ֔יו אַֽל־תַּחְשְׁב֖וּ בִּלְבַבְכֶֽם
Ve dula ve yetime, yabancıya ve fakire baskı yapmayın; ve kalbinizde adam kardeşinin kötülüğünü düşünmeyin.
Mezmurlar 25:16
·
Tevrat
פְּנֵה־אֵלַ֥י וְחָנֵּ֑נִי כִּֽי־יָחִ֖יד וְעָנִ֣י אָֽנִי
Bana dön ve bana lütfet; çünkü ben yalnız ve düşkünüm.
Mezmurlar 35:10
·
Tevrat
כָּ֥ל עַצְמוֹתַ֨י תֹּאמַרְנָה֮ יְהוָ֗ה מִ֥י כָ֫מ֥וֹךָ מַצִּ֣יל עָ֭נִי מֵחָזָ֣ק מִמֶּ֑נּוּ וְעָנִ֥י וְ֝אֶבְי֗וֹן מִגֹּזְלֽוֹ
Bütün kemiklerim diyecek: 'Yahve, kim senin gibidir, düşkünü ondan güçlüden ve düşkünü ve yoksulu onu soyandan kurtaran?'
Mezmurlar 72:12
·
Tevrat
כִּֽי־יַ֭צִּיל אֶבְי֣וֹן מְשַׁוֵּ֑עַ וְ֝עָנִ֗י וְֽאֵין־עֹזֵ֥ר לֽוֹ
Çünkü feryat eden yoksulu ve yardımcısı olmayan düşkünü kurtaracak.
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 10:30
·
Tevrat
צַהֲלִ֥י קוֹלֵ֖ךְ בַּת־גַּלִּ֑ים הַקְשִׁ֥יבִי לַ֖יְשָׁה עֲנִיָּ֥ה עֲנָתֽוֹת
Sesini yükselt, ey Gallim kızı! Dinle, ey Layişa! Zavallı Anatot!
Yeşaya 51:21
·
Tevrat
לָכֵ֛ן שִׁמְעִי־נָ֥א זֹ֖את עֲנִיָּ֑ה וּשְׁכֻרַ֖ת וְלֹ֥א מִיָּֽיִן
Bu yüzden lütfen bunu işit, ey düşkün ve şaraptan değil ama sarhoş olan.
Yeşaya 54:11
·
Tevrat
עֲנִיָּ֥ה סֹעֲרָ֖ה לֹ֣א נֻחָ֑מָה הִנֵּ֨ה אָנֹכִ֜י מַרְבִּ֤יץ בַּפּוּךְ֙ אֲבָנַ֔יִךְ וִיסַדְתִּ֖יךְ בַּסַּפִּירִֽים
Ey ezilmiş, fırtınaya tutulmuş, teselli bulmamış kadın; işte ben senin taşlarını sürmeyle döşeyeceğim ve temellerini safirlerle atacağım.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 3:14
·
Tevrat
יְהוָה֙ בְּמִשְׁפָּ֣ט יָב֔וֹא עִם־זִקְנֵ֥י עַמּ֖וֹ וְשָׂרָ֑יו וְאַתֶּם֙ בִּֽעַרְתֶּ֣ם הַכֶּ֔רֶם גְּזֵלַ֥ת הֶֽעָנִ֖י בְּבָתֵּיכֶֽם
Yahve, halkının ihtiyarlarıyla ve önderleriyle yargıya girecek: Ve siz bağı yiyip bitirdiniz, düşkünün gasp edilen malı evlerinizdedir.
Mısır'dan Çıkış 22:24
·
Tevrat
אִם־כֶּ֣סֶף תַּלְוֶ֣ה אֶת־עַמִּ֗י אֶת־הֶֽעָנִי֙ עִמָּ֔ךְ לֹא־תִהְיֶ֥ה ל֖וֹ כְּנֹשֶׁ֑ה לֹֽא־תְשִׂימ֥וּן עָלָ֖יו נֶֽשֶׁךְ
Eğer halkıma, seninle olan fakire gümüş ödünç verirsen, ona alacaklı gibi olmayacaksın; üzerine faiz koymayacaksınız.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 74:19
·
Tevrat
אַל־תִּתֵּ֣ן לְ֭חַיַּת נֶ֣פֶשׁ תּוֹרֶ֑ךָ חַיַּ֥ת עֲ֝נִיֶּ֗יךָ אַל־תִּשְׁכַּ֥ח לָנֶֽצַח
Kumrunun canını canavara verme; düşkünlerinin yaşamını sonsuza dek unutma.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 15:11
·
Tevrat
כִּ֛י לֹא־יֶחְדַּ֥ל אֶבְי֖וֹן מִקֶּ֣רֶב הָאָ֑רֶץ עַל־כֵּ֞ן אָנֹכִ֤י מְצַוְּךָ֙ לֵאמֹ֔ר פָּ֠תֹחַ תִּפְתַּ֨ח אֶת־יָדְךָ֜ לְאָחִ֧יךָ לַעֲנִיֶּ֛ךָ וּלְאֶבְיֹנְךָ֖ בְּאַרְצֶֽךָ
Çünkü yerin ortasından yoksul eksik olmayacaktır; bu yüzden ben sana buyurarak diyorum: 'Diyarında kardeşine, düşkününe ve yoksuluna elini kesinlikle açacaksın.'
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 72:2
·
Tevrat
יָדִ֣ין עַמְּךָ֣ בְצֶ֑דֶק וַעֲנִיֶּ֥יךָ בְמִשְׁפָּֽט
Halkını doğrulukla ve düşkünlerini adaletle yargılayacak.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 18:17
·
Tevrat
מֵעָנִ֞י הֵשִׁ֣יב יָד֗וֹ נֶ֤שֶׁךְ וְתַרְבִּית֙ לֹ֣א לָקָ֔ח מִשְׁפָּטַ֣י עָשָׂ֔ה בְּחֻקּוֹתַ֖י הָלָ֑ךְ ה֗וּא לֹ֥א יָמ֛וּת בַּעֲוֺ֥ן אָבִ֖יו חָיֹ֥ה יִחְיֶֽה
Elini düşkünden geri çekti, faiz ve artış almadı, hükümlerimi yaptı, kurallarımda yürüdü; o babasının suçuyla ölmeyecek, kesinlikle yaşayacaktır.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 58:7
·
Tevrat
הֲל֨וֹא פָרֹ֤ס לָֽרָעֵב֙ לַחְמֶ֔ךָ וַעֲנִיִּ֥ים מְרוּדִ֖ים תָּ֣בִיא בָ֑יִת כִּֽי־תִרְאֶ֤ה עָרֹם֙ וְכִסִּית֔וֹ וּמִבְּשָׂרְךָ֖ לֹ֥א תִתְעַלָּֽם
Ekmeğini aca bölmen ve sürgün düşkünleri eve getirmen değil mi? Çıplak gördüğünde onu örtmen ve kendi etinden gizlenmemen?
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 49:13
·
Tevrat
רָנּ֤וּ שָׁמַ֨יִם֙ וְגִ֣ילִי אָ֔רֶץ וּפִצְח֥וּ הָרִ֖ים רִנָּ֑ה כִּֽי־נִחַ֤ם יְהוָה֙ עַמּ֔וֹ וַעֲנִיָּ֖ו יְרַחֵֽם
Sevinçle bağırın gökler ve coş yer ve sevinçle patlayın dağlar; çünkü Yahve halkını teselli etti ve düşkünlerine merhamet edecek.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 41:17
·
Tevrat
הָעֲנִיִּ֨ים וְהָאֶבְיוֹנִ֜ים מְבַקְשִׁ֥ים מַ֨יִם֙ וָאַ֔יִן לְשׁוֹנָ֖ם בַּצָּמָ֣א נָשָׁ֑תָּה אֲנִ֤י יְהוָה֙ אֶעֱנֵ֔ם אֱלֹהֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לֹ֥א אֶעֶזְבֵֽם
Düşkünler ve yoksullar su arıyorlar ve yoktur, onların dili susuzluktan kurudu; ben Yahve onlara cevap vereceğim, İsrail'in Tanrısı onları terk etmeyeceğim.
Örnek Ayetler (5)
2. Krallar 14:26
·
Tevrat
כִּי־רָאָ֧ה יְהוָ֛ה אֶת־עֳנִ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל מֹרֶ֣ה מְאֹ֑ד וְאֶ֤פֶס עָצוּר֙ וְאֶ֣פֶס עָז֔וּב וְאֵ֥ין עֹזֵ֖ר לְיִשְׂרָאֵֽל
Çünkü Yahve İsrail'in sıkıntısının çok acı olduğunu gördü; kapatılmış yoktu ve bırakılmış yoktu ve İsrail'e yardım eden yoktu.
Mezmurlar 107:10
·
Tevrat
יֹ֭שְׁבֵי חֹ֣שֶׁךְ וְצַלְמָ֑וֶת אֲסִירֵ֖י עֳנִ֣י וּבַרְזֶֽל
Karanlıkta ve ölüm gölgesinde oturanlar, sefalet ve demir esirleri;
Nehemya 9:9
·
Tevrat
וַתֵּ֛רֶא אֶת־עֳנִ֥י אֲבֹתֵ֖ינוּ בְּמִצְרָ֑יִם וְאֶת־זַעֲקָתָ֥ם שָׁמַ֖עְתָּ עַל־יַם־סֽוּף
Ve Mısır'da babalarımızın sıkıntısını gördün ve Saz Denizi'nde feryatlarını işittin.
Ağıtlar 3:1
·
Tevrat
אֲנִ֤י הַגֶּ֨בֶר֙ רָאָ֣ה עֳנִ֔י בְּשֵׁ֖בֶט עֶבְרָתֽוֹ
Ben O'nun gazabının değneğiyle sıkıntıyı gören adamım.
Mısır'dan Çıkış 3:7
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוָ֔ה רָאֹ֥ה רָאִ֛יתִי אֶת־עֳנִ֥י עַמִּ֖י אֲשֶׁ֣ר בְּמִצְרָ֑יִם וְאֶת־צַעֲקָתָ֤ם שָׁמַ֨עְתִּי֙ מִפְּנֵ֣י נֹֽגְשָׂ֔יו כִּ֥י יָדַ֖עְתִּי אֶת־מַכְאֹבָֽיו
Yahve dedi: 'Mısır'da olan halkımın sıkıntısını kesinlikle gördüm ve angaryacılarının yüzünden feryatlarını işittim; çünkü onun acılarını bildim.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Mezmurlar 9:14
·
Tevrat
חָֽנְנֵ֬נִי יְהוָ֗ה רְאֵ֣ה עָ֭נְיִי מִשֹּׂנְאָ֑י מְ֝רוֹמְמִ֗י מִשַּׁ֥עֲרֵי מָֽוֶת
Bana lütfet Yahve, benden nefret edenlerden sıkıntımı gör; beni ölüm kapılarından yükselten.
Mezmurlar 25:18
·
Tevrat
רְאֵ֣ה עָ֭נְיִי וַעֲמָלִ֑י וְ֝שָׂ֗א לְכָל־חַטֹּאותָֽי
Düşkünlüğümü ve zahmetimi gör ve tüm günahlarımı kaldır.
Mezmurlar 31:8
·
Tevrat
אָגִ֥ילָה וְאֶשְׂמְחָ֗ה בְּחַ֫סְדֶּ֥ךָ אֲשֶׁ֣ר רָ֭אִיתָ אֶת־עָנְיִ֑י יָ֝דַ֗עְתָּ בְּצָר֥וֹת נַפְשִֽׁי
Sadakatinle coşacağım ve sevineceğim; ki sıkıntımı gördün, canımın darlıklarında bildin.
Mezmurlar 119:153
·
Tevrat
רְאֵֽה־עָנְיִ֥י וְחַלְּצֵ֑נִי כִּי־תֽ֝וֹרָתְךָ֗ לֹ֣א שָׁכָֽחְתִּי
Sıkıntımı gör ve beni kurtar; çünkü yasanı unutmadım.
Ağıtlar 1:9
·
Tevrat
טֻמְאָתָ֣הּ בְּשׁוּלֶ֗יהָ לֹ֤א זָֽכְרָה֙ אַחֲרִיתָ֔הּ וַתֵּ֣רֶד פְּלָאִ֔ים אֵ֥ין מְנַחֵ֖ם לָ֑הּ רְאֵ֤ה יְהוָה֙ אֶת־עָנְיִ֔י כִּ֥י הִגְדִּ֖יל אוֹיֵֽב
Kirliliği eteklerindedir, sonunu hatırlamadı; ve şaşırtıcı şekilde indi, onu avutan yoktur. 'Gör Yahve acımı, çünkü düşman büyüttü.'
Örnek Ayetler (5)
Yeşaya 48:10
·
Tevrat
הִנֵּ֥ה צְרַפְתִּ֖יךָ וְלֹ֣א בְכָ֑סֶף בְּחַרְתִּ֖יךָ בְּכ֥וּר עֹֽנִי
İşte seni arıttım ve gümüşle değil; sıkıntı fırınında seni seçtim.
Süleyman'ın Özdeyişleri 31:5
·
Tevrat
פֶּן־יִ֭שְׁתֶּה וְיִשְׁכַּ֣ח מְחֻקָּ֑ק וִֽ֝ישַׁנֶּה דִּ֣ין כָּל־בְּנֵי־עֹֽנִי
İçip de kuralı unutmasın; ve bütün düşkün oğullarının hakkını değiştirmesin.
Eyüp 30:16
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה עָ֭לַי תִּשְׁתַּפֵּ֣ךְ נַפְשִׁ֑י יֹ֭אחֲז֣וּנִי יְמֵי־עֹֽנִי
Ve şimdi canım üzerime dökülür; sıkıntı günleri beni tutar.
Eyüp 30:27
·
Tevrat
מֵעַ֖י רֻתְּח֥וּ וְלֹא־דָ֗מּוּ קִדְּמֻ֥נִי יְמֵי־עֹֽנִי
Bağırsaklarım kaynadı ve durmadı; sıkıntı günleri beni karşıladı.
Eyüp 36:8
·
Tevrat
וְאִם־אֲסוּרִ֥ים בַּזִּקִּ֑ים יִ֝לָּכְד֗וּן בְּחַבְלֵי־עֹֽנִי
Ve eğer zincirlerle bağlıysalar, düşkünlük ipleriyle yakalanırlarsa;
Örnek Ayetler (4)
1. Tarihler 22:14
·
Tevrat
וְהִנֵּ֨ה בְעָנְיִ֜י הֲכִינ֣וֹתִי לְבֵית־יְהוָ֗ה זָהָ֞ב כִּכָּרִ֤ים מֵֽאָה־אֶ֨לֶף֙ וְכֶ֗סֶף אֶ֤לֶף אֲלָפִים֙ כִּכָּרִ֔ים וְלַנְּחֹ֤שֶׁת וְלַבַּרְזֶל֙ אֵ֣ין מִשְׁקָ֔ל כִּ֥י לָרֹ֖ב הָיָ֑ה וְעֵצִ֤ים וַאֲבָנִים֙ הֲכִינ֔וֹתִי וַעֲלֵיהֶ֖ם תּוֹסִֽיף
Ve işte, zahmetimle Yahve'nin evi için yüz bin talant (~34 kg) altın ve bir milyon talant (~34 kg) gümüş hazırladım; tunç ve demir için tartı yoktur, çünkü çoktu. Ağaçlar ve taşlar da hazırladım; sen de onların üzerine ekleyeceksin.
Mezmurlar 119:50
·
Tevrat
זֹ֣את נֶחָמָתִ֣י בְעָנְיִ֑י כִּ֖י אִמְרָתְךָ֣ חִיָּֽתְנִי
Sıkıntımda tesellim budur, çünkü sözün beni yaşattı.
Mezmurlar 119:92
·
Tevrat
לוּלֵ֣י ת֭וֹרָתְךָ שַׁעֲשֻׁעָ֑י אָ֝֗ז אָבַ֥דְתִּי בְעָנְיִֽי
Eğer yasan zevklerim olmasaydı, o zaman düşkünlüğümde yok olurdum.
Yaratılış 29:32
·
Tevrat
וַתַּ֤הַר לֵאָה֙ וַתֵּ֣לֶד בֵּ֔ן וַתִּקְרָ֥א שְׁמ֖וֹ רְאוּבֵ֑ן כִּ֣י אָֽמְרָ֗ה כִּֽי־רָאָ֤ה יְהוָה֙ בְּעָנְיִ֔י כִּ֥י עַתָּ֖ה יֶאֱהָבַ֥נִי אִישִֽׁי
Lea hamile kaldı ve bir oğul doğurdu ve onun adını Ruben koydu; çünkü dedi: 'Çünkü Yahve düşkünlüğümü gördü, çünkü şimdi kocam beni sevecek.'
Örnek Ayetler (3)
Eyüp 36:21
·
Tevrat
הִ֭שָּׁמֶר אַל־תֵּ֣פֶן אֶל־אָ֑וֶן כִּֽי־עַל־זֶ֝֗ה בָּחַ֥רְתָּ מֵעֹֽנִי
Sakın kötülüğe dönme; çünkü bunu düşkünlükten seçtin.
Ağıtlar 1:3
·
Tevrat
גָּֽלְתָ֨ה יְהוּדָ֤ה מֵעֹ֨נִי֙ וּמֵרֹ֣ב עֲבֹדָ֔ה הִ֚יא יָשְׁבָ֣ה בַגּוֹיִ֔ם לֹ֥א מָצְאָ֖ה מָנ֑וֹחַ כָּל־רֹדְפֶ֥יהָ הִשִּׂיג֖וּהָ בֵּ֥ין הַמְּצָרִֽים
Yahuda acıdan ve hizmetin çokluğundan sürgüne gitti; o uluslar arasında oturdu, dinlenme yeri bulmadı; tüm onu kovalayanlar darlıkların arasında ona yetiştiler.
Mısır'dan Çıkış 3:17
·
Tevrat
וָאֹמַ֗ר אַעֲלֶ֣ה אֶתְכֶם֮ מֵעֳנִ֣י מִצְרַיִם֒ אֶל־אֶ֤רֶץ הַֽכְּנַעֲנִי֙ וְהַ֣חִתִּ֔י וְהָֽאֱמֹרִי֙ וְהַפְּרִזִּ֔י וְהַחִוִּ֖י וְהַיְבוּסִ֑י אֶל־אֶ֛רֶץ זָבַ֥ת חָלָ֖ב וּדְבָֽשׁ
Ve dedim: Sizi Mısır'ın sıkıntısından Kenanlının, Hititlinin, Amorlunun, Perizlinin, Hivlinin ve Yevuslunun diyarına, süt ve bal akan diyara çıkaracağım.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 88:10
·
Tevrat
עֵינִ֥י דָאֲבָ֗ה מִנִּ֫י עֹ֥נִי קְרָאתִ֣יךָ יְהוָ֣ה בְּכָל־י֑וֹם שִׁטַּ֖חְתִּי אֵלֶ֣יךָ כַפָּֽי
Gözüm düşkünlükten eridi; bütün gün seni çağırdım, Yahve, avuçlarımı sana yaydım.
Yasa'nın Tekrarı 16:3
·
Tevrat
לֹא־תֹאכַ֤ל עָלָיו֙ חָמֵ֔ץ שִׁבְעַ֥ת יָמִ֛ים תֹּֽאכַל־עָלָ֥יו מַצּ֖וֹת לֶ֣חֶם עֹ֑נִי כִּ֣י בְחִפָּז֗וֹן יָצָ֨אתָ֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם לְמַ֣עַן תִּזְכֹּר֔ אֶת־י֤וֹם צֵֽאתְךָ֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם כֹּ֖ל יְמֵ֥י חַיֶּֽיךָ
Onunla mayalı yemeyeceksin; yedi gün onunla mayasızlar, düşkünlük ekmeği yiyeceksin; çünkü Mısır diyarından aceleyle çıktın; Mısır diyarından çıktığın günü yaşamının bütün günleri hatırlaman için.