Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

עמד

c-m-d — Kök Analizi

עמד

704

Kullanım

8

Lemma

118

Türev

117

Anlam

8 lemma, 118 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

עֹמֵד

Lemma

omed

duran, durmak, dikilmek, kalıcı olmak

Fiil
77

Örnek Ayetler (5 / 77)

Hakimler 4:20

·

Tevrat

וַיֹּ֣אמֶר אֵלֶ֔יהָ עֲמֹ֖ד פֶּ֣תַח הָאֹ֑הֶל וְהָיָה֩ אִם־אִ֨ישׁ יָב֜וֹא וּשְׁאֵלֵ֗ךְ וְאָמַ֛ר הֲיֵֽשׁ־פֹּ֥ה אִ֖ישׁ וְאָמַ֥רְתְּ אָֽיִן

Ona dedi: 'Çadırın girişinde dur; ve olacak ki, eğer bir adam gelirse ve sana sorarsa ve derse: Burada bir adam var mı? diyeceksin: Yok.'

Hakimler 20:28

·

Tevrat

וּ֠פִינְחָס בֶּן־אֶלְעָזָ֨ר בֶּֽן־אַהֲרֹ֜ן עֹמֵ֣ד לְפָנָ֗יו בַּיָּמִ֣ים הָהֵם֮ לֵאמֹר֒ הַאוֹסִ֨ף ע֜וֹד לָצֵ֧את לַמִּלְחָמָ֛ה עִם־בְּנֵֽי־בִנְיָמִ֥ן אָחִ֖י אִם־אֶחְדָּ֑ל וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ עֲל֔וּ כִּ֥י מָחָ֖ר אֶתְּנֶ֥נּוּ בְיָדֶֽךָ

O günlerde Harun oğlu Elazar oğlu Finehas onun önünde duruyordu ve dedi: 'Kardeşim Bünyaminoğulları ile savaşa çıkmaya daha devam edeyim mi, yoksa vazgeçeyim mi?' Yahve dedi: 'Çıkın, çünkü yarın onu senin eline vereceğim.'

Hezekiel 2:1

·

Tevrat

וַיֹּ֖אמֶר אֵלָ֑י בֶּן־אָדָם֙ עֲמֹ֣ד עַל־רַגְלֶ֔יךָ וַאֲדַבֵּ֖ר אֹתָֽךְ

Ve bana dedi: 'İnsanoğlu, ayaklarının üzerinde dur ve seninle konuşacağım.'

Hezekiel 3:23

·

Tevrat

וָאָקוּם֮ וָאֵצֵ֣א אֶל־הַבִּקְעָה֒ וְהִנֵּה־שָׁ֤ם כְּבוֹד־יְהוָה֙ עֹמֵ֔ד כַּכָּב֕וֹד אֲשֶׁ֥ר רָאִ֖יתִי עַל־נְהַר־כְּבָ֑ר וָאֶפֹּ֖ל עַל־פָּנָֽי

Ve kalktım ve vadiye çıktım; ve işte orada Yahve'nin yüceliği, Kevar ırmağında gördüğüm yücelik gibi duruyordu; ve yüzümün üzerine düştüm.

Hezekiel 8:11

·

Tevrat

וְשִׁבְעִ֣ים אִ֣ישׁ מִזִּקְנֵ֣י בֵֽית־יִ֠שְׂרָאֵל וְיַאֲזַנְיָ֨הוּ בֶן־שָׁפָ֜ן עֹמֵ֤ד בְּתוֹכָם֙ עֹמְדִ֣ים לִפְנֵיהֶ֔ם וְאִ֥ישׁ מִקְטַרְתּ֖וֹ בְּיָד֑וֹ וַעֲתַ֥ר עֲנַֽן־הַקְּטֹ֖רֶת עֹלֶֽה

Ve İsrail evinin yaşlılarından yetmiş adam önlerinde duruyorlardı ve Şafan oğlu Yaazanyahu aralarında duruyordu; ve her adamın buhurdanı elindeydi ve buhur bulutunun bolluğu yükseliyordu.

Tüm 77 kullanımı gör

וַיַּֽעֲמֹד

vayya'amod

ve durdu, durmak, dikilmek, kalmak

Fiil
73

יַעֲמֹד

yaamod

duracak, dikilmek, durmak, yerini almak

Fiil
30

וַיַּֽעַמְדוּ

vayyaamdu

ve durdular, dikilmek, durmak, yerini almak

Fiil
30

עֹמְדִֽים

omedim

duranlar, ayakta durmak, durmak, yerini korumak, hizmet etmek

Fiil
28

עִמְדוּ

imdu

durun, durmak, dikilmek, beklemek

Fiil
25

יַֽעַמְדוּ

ya'amdu

duracaklar, durmak, dikilmek, kalmak

Fiil
23

תַּעֲמֹד

ta'amod

duracaksın, durmak, dikilmek, kalmak

Fiil
18

וְעָמַד

ve-amad

ve durdu, durmak, dikilmek, kalmak

Fiil
17

הָעַמֻּדִים

ha-ammudim

sütunlar, sütun, direk, destek

Fiil
16

לַעֲמֹד

la'amod

durmak, durmak, dikilmek, kalmak

Fiil
14

וַֽתַּעֲמֹד

va-tta'amod

ve durdu, durmak, dikilmek, kalmak, direnmek

Fiil
11

וַיַּעֲמִידוּ

vayya'amidu

ve durdurdular, durmak, dikilmek, yerinde kalmak

Fiil
10

הָעֹמֵד

ha-omed

duran, fiziksel olarak durmak, durmak, dikilmek, kalmak

Fiil
10

וְהֶעֱמִיד

ve-he'emid

ve durdurdu, durmak, dikilmek, yerleşmek

Fiil
10

עָמַדְתָּ

amadta

durdun, durmak, dikilmek, kalmak

Fiil
8

עָמַדְתִּי

amadti

durdum, durmak, dikilmek, yerini almak

Fiil
7

עוֹמֵד

omed

duran, durmak, dikilmek, kalmak

Fiil
6

וְעָמְדוּ

ve-amedu

ve durdular, ayakta durmak, durmak, dikilmek, kalmak

Fiil
6

לַעֲמוֹד

la-amod

durmak için, durmak, dikilmek, kalmak

Fiil
5

עֹמֵד

Lemma

omedduran

77

Örnek Ayetler (5 / 77)

Hakimler 4:20

·

Tevrat

וַיֹּ֣אמֶר אֵלֶ֔יהָ עֲמֹ֖ד פֶּ֣תַח הָאֹ֑הֶל וְהָיָה֩ אִם־אִ֨ישׁ יָב֜וֹא וּשְׁאֵלֵ֗ךְ וְאָמַ֛ר הֲיֵֽשׁ־פֹּ֥ה אִ֖ישׁ וְאָמַ֥רְתְּ אָֽיִן

Ona dedi: 'Çadırın girişinde dur; ve olacak ki, eğer bir adam gelirse ve sana sorarsa ve derse: Burada bir adam var mı? diyeceksin: Yok.'

Hakimler 20:28

·

Tevrat

וּ֠פִינְחָס בֶּן־אֶלְעָזָ֨ר בֶּֽן־אַהֲרֹ֜ן עֹמֵ֣ד לְפָנָ֗יו בַּיָּמִ֣ים הָהֵם֮ לֵאמֹר֒ הַאוֹסִ֨ף ע֜וֹד לָצֵ֧את לַמִּלְחָמָ֛ה עִם־בְּנֵֽי־בִנְיָמִ֥ן אָחִ֖י אִם־אֶחְדָּ֑ל וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ עֲל֔וּ כִּ֥י מָחָ֖ר אֶתְּנֶ֥נּוּ בְיָדֶֽךָ

O günlerde Harun oğlu Elazar oğlu Finehas onun önünde duruyordu ve dedi: 'Kardeşim Bünyaminoğulları ile savaşa çıkmaya daha devam edeyim mi, yoksa vazgeçeyim mi?' Yahve dedi: 'Çıkın, çünkü yarın onu senin eline vereceğim.'

Hezekiel 2:1

·

Tevrat

וַיֹּ֖אמֶר אֵלָ֑י בֶּן־אָדָם֙ עֲמֹ֣ד עַל־רַגְלֶ֔יךָ וַאֲדַבֵּ֖ר אֹתָֽךְ

Ve bana dedi: 'İnsanoğlu, ayaklarının üzerinde dur ve seninle konuşacağım.'

Hezekiel 3:23

·

Tevrat

וָאָקוּם֮ וָאֵצֵ֣א אֶל־הַבִּקְעָה֒ וְהִנֵּה־שָׁ֤ם כְּבוֹד־יְהוָה֙ עֹמֵ֔ד כַּכָּב֕וֹד אֲשֶׁ֥ר רָאִ֖יתִי עַל־נְהַר־כְּבָ֑ר וָאֶפֹּ֖ל עַל־פָּנָֽי

Ve kalktım ve vadiye çıktım; ve işte orada Yahve'nin yüceliği, Kevar ırmağında gördüğüm yücelik gibi duruyordu; ve yüzümün üzerine düştüm.

Hezekiel 8:11

·

Tevrat

וְשִׁבְעִ֣ים אִ֣ישׁ מִזִּקְנֵ֣י בֵֽית־יִ֠שְׂרָאֵל וְיַאֲזַנְיָ֨הוּ בֶן־שָׁפָ֜ן עֹמֵ֤ד בְּתוֹכָם֙ עֹמְדִ֣ים לִפְנֵיהֶ֔ם וְאִ֥ישׁ מִקְטַרְתּ֖וֹ בְּיָד֑וֹ וַעֲתַ֥ר עֲנַֽן־הַקְּטֹ֖רֶת עֹלֶֽה

Ve İsrail evinin yaşlılarından yetmiş adam önlerinde duruyorlardı ve Şafan oğlu Yaazanyahu aralarında duruyordu; ve her adamın buhurdanı elindeydi ve buhur bulutunun bolluğu yükseliyordu.

Tüm 77 kullanımı gör

וַיַּֽעֲמֹד

vayya'amodve durdu

73

יַעֲמֹד

yaamodduracak

30

וַיַּֽעַמְדוּ

vayyaamduve durdular

30

עֹמְדִֽים

omedimduranlar

28

עִמְדוּ

imdudurun

25

יַֽעַמְדוּ

ya'amduduracaklar

23

תַּעֲמֹד

ta'amodduracaksın

18

וְעָמַד

ve-amadve durdu

17

הָעַמֻּדִים

ha-ammudimsütunlar

16

לַעֲמֹד

la'amoddurmak

14

וַֽתַּעֲמֹד

va-tta'amodve durdu

11

וַיַּעֲמִידוּ

vayya'amiduve durdurdular

10

הָעֹמֵד

ha-omedduran

10

וְהֶעֱמִיד

ve-he'emidve durdurdu

10

עָמַדְתָּ

amadtadurdun

8

עָמַדְתִּי

amadtidurdum

7

עוֹמֵד

omedduran

6

וְעָמְדוּ

ve-ameduve durdular

6

לַעֲמוֹד

la-amoddurmak için

5