704
Kullanım
8
Lemma
118
Türev
117
Anlam
8 lemma, 118 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
עֹמֵד Lemma | omed | duran, durmak, dikilmek, kalıcı olmak | Fiil | 77 | ||
וַיַּֽעֲמֹד | vayya'amod | ve durdu, durmak, dikilmek, kalmak | Fiil | 73 | ||
יַעֲמֹד | yaamod | duracak, dikilmek, durmak, yerini almak | Fiil | 30 | ||
וַיַּֽעַמְדוּ | vayyaamdu | ve durdular, dikilmek, durmak, yerini almak | Fiil | 30 | ||
עֹמְדִֽים | omedim | duranlar, ayakta durmak, durmak, yerini korumak, hizmet etmek | Fiil | 28 | ||
עִמְדוּ | imdu | durun, durmak, dikilmek, beklemek | Fiil | 25 | ||
יַֽעַמְדוּ | ya'amdu | duracaklar, durmak, dikilmek, kalmak | Fiil | 23 | ||
Örnek Ayetler (5 / 23) Hezekiel 1:21 · Tevrat בְּלֶכְתָּ֣ם יֵלֵ֔כוּ וּבְעָמְדָ֖ם יַֽעֲמֹ֑דוּ וּֽבְהִנָּשְׂאָ֞ם מֵעַ֣ל הָאָ֗רֶץ יִנָּשְׂא֤וּ הָאֽוֹפַנִּים֙ לְעֻמָּתָ֔ם כִּ֛י ר֥וּחַ הַחַיָּ֖ה בָּאוֹפַנִּֽים Onlar gittiğinde giderlerdi ve onlar durduğunda dururlardı; ve onlar yerin üzerinden yükseldiğinde tekerlekler onlarla birlikte yükselirdi, çünkü canlının ruhu tekerleklerdeydi. Hezekiel 10:17 · Tevrat בְּעָמְדָ֣ם יַעֲמֹ֔דוּ וּבְרוֹמָ֖ם יֵר֣וֹמּוּ אוֹתָ֑ם כִּ֛י ר֥וּחַ הַחַיָּ֖ה בָּהֶֽם Durduklarında dururlardı ve yükseldiklerinde onlarla yükselirlerdi; çünkü canlı varlığın ruhu onlardaydı. Hezekiel 27:29 · Tevrat וְֽיָרְד֞וּ מֵאָנִיּֽוֹתֵיהֶ֗ם כֹּ֚ל תֹּפְשֵׂ֣י מָשׁ֔וֹט מַלָּחִ֕ים כֹּ֖ל חֹבְלֵ֣י הַיָּ֑ם אֶל־הָאָ֖רֶץ יַעֲמֹֽדוּ Bunun üzerine kürek tutanların hepsi, gemiciler, denizin bütün kaptanları gemilerinden inecekler; yerde duracaklar. Hezekiel 31:14 · Tevrat לְמַ֡עַן אֲשֶׁר֩ לֹא־יִגְבְּה֨וּ בְקוֹמָתָ֜ם כָּל־עֲצֵי־מַ֗יִם וְלֹֽא־יִתְּנ֤וּ אֶת־צַמַּרְתָּם֙ אֶל־בֵּ֣ין עֲבֹתִ֔ים וְלֹֽא־יַעַמְד֧וּ אֵלֵיהֶ֛ם בְּגָבְהָ֖ם כָּל־שֹׁ֣תֵי מָ֑יִם כִּֽי־כֻלָּם֩ נִתְּנ֨וּ לַמָּ֜וֶת אֶל־אֶ֣רֶץ תַּחְתִּ֗ית בְּת֛וֹךְ בְּנֵ֥י אָדָ֖ם אֶל־י֥וֹרְדֵי בֽוֹר Öyle ki bütün su ağaçları boylarında yükselmesinler ve tepe kısımlarını sık dalların arasına vermesinler; bütün su içenler yüksekliklerinde durmasınlar; çünkü hepsi ölüme, aşağı yere, insan oğullarının ortasında çukura inenlerin yanına verildiler. Hezekiel 44:11 · Tevrat וְהָי֤וּ בְמִקְדָּשִׁי֙ מְשָׁ֣רְתִ֔ים פְּקֻדּוֹת֙ אֶל־שַׁעֲרֵ֣י הַבַּ֔יִת וּֽמְשָׁרְתִ֖ים אֶת־הַבָּ֑יִת הֵ֠מָּה יִשְׁחֲט֨וּ אֶת־הָעֹלָ֤ה וְאֶת־הַזֶּ֨בַח֙ לָעָ֔ם וְהֵ֛מָּה יַעַמְד֥וּ לִפְנֵיהֶ֖ם לְשָֽׁרְתָֽם Ve kutsal yerimde hizmet edenler, evin kapılarında gözetmenler ve eve hizmet edenler olacaklar; onlar halk için yakmalık sunuyu ve kurbanı kesecekler ve onlara hizmet etmek için onların önünde duracaklar. | ||||||
תַּעֲמֹד | ta'amod | duracaksın, durmak, dikilmek, kalmak | Fiil | 18 | ||
וְעָמַד | ve-amad | ve durdu, durmak, dikilmek, kalmak | Fiil | 17 | ||
הָעַמֻּדִים | ha-ammudim | sütunlar, sütun, direk, destek | Fiil | 16 | ||
לַעֲמֹד | la'amod | durmak, durmak, dikilmek, kalmak | Fiil | 14 | ||
וַֽתַּעֲמֹד | va-tta'amod | ve durdu, durmak, dikilmek, kalmak, direnmek | Fiil | 11 | ||
וַיַּעֲמִידוּ | vayya'amidu | ve durdurdular, durmak, dikilmek, yerinde kalmak | Fiil | 10 | ||
הָעֹמֵד | ha-omed | duran, fiziksel olarak durmak, durmak, dikilmek, kalmak | Fiil | 10 | ||
וְהֶעֱמִיד | ve-he'emid | ve durdurdu, durmak, dikilmek, yerleşmek | Fiil | 10 | ||
עָמַדְתָּ | amadta | durdun, durmak, dikilmek, kalmak | Fiil | 8 | ||
עָמַדְתִּי | amadti | durdum, durmak, dikilmek, yerini almak | Fiil | 7 | ||
עוֹמֵד | omed | duran, durmak, dikilmek, kalmak | Fiil | 6 | ||
וְעָמְדוּ | ve-amedu | ve durdular, ayakta durmak, durmak, dikilmek, kalmak | Fiil | 6 | ||
לַעֲמוֹד | la-amod | durmak için, durmak, dikilmek, kalmak | Fiil | 5 | ||
Örnek Ayetler (5 / 77)
Hakimler 4:20
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלֶ֔יהָ עֲמֹ֖ד פֶּ֣תַח הָאֹ֑הֶל וְהָיָה֩ אִם־אִ֨ישׁ יָב֜וֹא וּשְׁאֵלֵ֗ךְ וְאָמַ֛ר הֲיֵֽשׁ־פֹּ֥ה אִ֖ישׁ וְאָמַ֥רְתְּ אָֽיִן
Ona dedi: 'Çadırın girişinde dur; ve olacak ki, eğer bir adam gelirse ve sana sorarsa ve derse: Burada bir adam var mı? diyeceksin: Yok.'
Hakimler 20:28
·
Tevrat
וּ֠פִינְחָס בֶּן־אֶלְעָזָ֨ר בֶּֽן־אַהֲרֹ֜ן עֹמֵ֣ד לְפָנָ֗יו בַּיָּמִ֣ים הָהֵם֮ לֵאמֹר֒ הַאוֹסִ֨ף ע֜וֹד לָצֵ֧את לַמִּלְחָמָ֛ה עִם־בְּנֵֽי־בִנְיָמִ֥ן אָחִ֖י אִם־אֶחְדָּ֑ל וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ עֲל֔וּ כִּ֥י מָחָ֖ר אֶתְּנֶ֥נּוּ בְיָדֶֽךָ
O günlerde Harun oğlu Elazar oğlu Finehas onun önünde duruyordu ve dedi: 'Kardeşim Bünyaminoğulları ile savaşa çıkmaya daha devam edeyim mi, yoksa vazgeçeyim mi?' Yahve dedi: 'Çıkın, çünkü yarın onu senin eline vereceğim.'
Hezekiel 2:1
·
Tevrat
וַיֹּ֖אמֶר אֵלָ֑י בֶּן־אָדָם֙ עֲמֹ֣ד עַל־רַגְלֶ֔יךָ וַאֲדַבֵּ֖ר אֹתָֽךְ
Ve bana dedi: 'İnsanoğlu, ayaklarının üzerinde dur ve seninle konuşacağım.'
Hezekiel 3:23
·
Tevrat
וָאָקוּם֮ וָאֵצֵ֣א אֶל־הַבִּקְעָה֒ וְהִנֵּה־שָׁ֤ם כְּבוֹד־יְהוָה֙ עֹמֵ֔ד כַּכָּב֕וֹד אֲשֶׁ֥ר רָאִ֖יתִי עַל־נְהַר־כְּבָ֑ר וָאֶפֹּ֖ל עַל־פָּנָֽי
Ve kalktım ve vadiye çıktım; ve işte orada Yahve'nin yüceliği, Kevar ırmağında gördüğüm yücelik gibi duruyordu; ve yüzümün üzerine düştüm.
Hezekiel 8:11
·
Tevrat
וְשִׁבְעִ֣ים אִ֣ישׁ מִזִּקְנֵ֣י בֵֽית־יִ֠שְׂרָאֵל וְיַאֲזַנְיָ֨הוּ בֶן־שָׁפָ֜ן עֹמֵ֤ד בְּתוֹכָם֙ עֹמְדִ֣ים לִפְנֵיהֶ֔ם וְאִ֥ישׁ מִקְטַרְתּ֖וֹ בְּיָד֑וֹ וַעֲתַ֥ר עֲנַֽן־הַקְּטֹ֖רֶת עֹלֶֽה
Ve İsrail evinin yaşlılarından yetmiş adam önlerinde duruyorlardı ve Şafan oğlu Yaazanyahu aralarında duruyordu; ve her adamın buhurdanı elindeydi ve buhur bulutunun bolluğu yükseliyordu.
Örnek Ayetler (5 / 73)
Hakimler 9:7
·
Tevrat
וַיַּגִּ֣דוּ לְיוֹתָ֗ם וַיֵּ֨לֶךְ֙ וַֽיַּעֲמֹד֙ בְּרֹ֣אשׁ הַר־גְּרִזִ֔ים וַיִּשָּׂ֥א קוֹל֖וֹ וַיִּקְרָ֑א וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֗ם שִׁמְע֤וּ אֵלַי֙ בַּעֲלֵ֣י שְׁכֶ֔ם וְיִשְׁמַ֥ע אֲלֵיכֶ֖ם אֱלֹהִֽים
Yotam'a bildirdiler; ve o gidip Gerizim Dağı'nın tepesinde durdu, ve sesini yükseltip bağırdı; ve onlara dedi: 'Beni dinleyin, ey Şekem'in sahipleri, Tanrı da sizi dinlesin.'
Hakimler 9:35
·
Tevrat
וַיֵּצֵא֙ גַּ֣עַל בֶּן־עֶ֔בֶד וַיַּעֲמֹ֕ד פֶּ֖תַח שַׁ֣עַר הָעִ֑יר וַיָּ֧קָם אֲבִימֶ֛לֶךְ וְהָעָ֥ם אֲשֶׁר־אִתּ֖וֹ מִן־הַמַּאְרָֽב
Eved oğlu Gaal çıktı, ve şehrin kapısının girişinde durdu; ve Abimelek ile onunla olan halk pusudan kalktılar.
Hezekiel 10:6
·
Tevrat
וַיְהִ֗י בְּצַוֺּתוֹ֙ אֶת־הָאִ֤ישׁ לְבֻֽשׁ־הַבַּדִּים֙ לֵאמֹ֔ר קַ֥ח אֵשׁ֙ מִבֵּינ֣וֹת לַגַּלְגַּ֔ל מִבֵּינ֖וֹת לַכְּרוּבִ֑ים וַיָּבֹא֙ וַֽיַּעֲמֹ֔ד אֵ֖צֶל הָאוֹפָֽן
O, keten giyinmiş adama: 'Tekerleğin arasından, keruvların arasından ateş al' diyerek buyurduğunda, girdi ve tekerleğin yanında durdu.
Hezekiel 10:18
·
Tevrat
וַיֵּצֵא֙ כְּב֣וֹד יְהוָ֔ה מֵעַ֖ל מִפְתַּ֣ן הַבָּ֑יִת וַֽיַּעֲמֹ֖ד עַל־הַכְּרוּבִֽים
Yahve'nin yüceliği evin eşiğinin üzerinden çıktı ve keruvların üzerinde durdu.
Hezekiel 10:19
·
Tevrat
וַיִּשְׂא֣וּ הַכְּרוּבִ֣ים אֶת־כַּ֠נְפֵיהֶם וַיֵּר֨וֹמּוּ מִן־הָאָ֤רֶץ לְעֵינַי֙ בְּצֵאתָ֔ם וְהָאֽוֹפַנִּ֖ים לְעֻמָּתָ֑ם וַֽיַּעֲמֹ֗ד פֶּ֣תַח שַׁ֤עַר בֵּית־יְהוָה֙ הַקַּדְמוֹנִ֔י וּכְב֧וֹד אֱלֹהֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל עֲלֵיהֶ֖ם מִלְמָֽעְלָה
Keruvlar kanatlarını kaldırdılar ve çıktıklarında gözlerimin önünde yerden yükseldiler, tekerlekler de yanlarındaydı; Yahve'nin evinin doğu kapısının girişinde durdu ve İsrail'in Tanrısı'nın yüceliği yukarıdan onların üzerindeydi.
Örnek Ayetler (5 / 30)
Amos 2:15
·
Tevrat
וְתֹפֵ֤שׂ הַקֶּ֨שֶׁת֙ לֹ֣א יַעֲמֹ֔ד וְקַ֥ל בְּרַגְלָ֖יו לֹ֣א יְמַלֵּ֑ט וְרֹכֵ֣ב הַסּ֔וּס לֹ֥א יְמַלֵּ֖ט נַפְשֽׁוֹ
Ve yayı tutan durmayacak ve ayaklarında hızlı olan kurtulmayacak ve ata binen canını kurtarmayacak.
Yeremya 15:1
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֵלַ֔י אִם־יַעֲמֹ֨ד מֹשֶׁ֤ה וּשְׁמוּאֵל֙ לְפָנַ֔י אֵ֥ין נַפְשִׁ֖י אֶל־הָעָ֣ם הַזֶּ֑ה שַׁלַּ֥ח מֵֽעַל־פָּנַ֖י וְיֵצֵֽאוּ
Ve Yahve bana dedi: 'Musa ve Samuel yüzümün önünde dursaydı, canım bu halka yönelmezdi. Onları yüzümün üzerinden gönder ve çıksınlar.'
Yeremya 49:19
·
Tevrat
הִ֠נֵּה כְּאַרְיֵ֞ה יַעֲלֶ֨ה מִגְּא֣וֹן הַיַּרְדֵּן֮ אֶל־נְוֵ֣ה אֵיתָן֒ כִּֽי־אַרְגִּ֤יעָה אֲרִיצֶ֨נּוּ מֵֽעָלֶ֔יהָ וּמִ֥י בָח֖וּר אֵלֶ֣יהָ אֶפְקֹ֑ד כִּ֣י מִ֤י כָמ֨וֹנִי֙ וּמִ֣י יֹעִידֶ֔נִּי וּמִי־זֶ֣ה רֹעֶ֔ה אֲשֶׁ֥ר יַעֲמֹ֖ד לְפָנָֽי
İşte Şeria'nın gururundan kalıcı otlağa aslan gibi çıkacak; çünkü aniden onu onun üzerinden koşturacağım ve kim seçilmişse onun üzerine atayacağım. Çünkü kim benim gibidir ve kim beni çağırabilir? Peki benim önümde duracak bu çoban kimdir?
Yeremya 50:44
·
Tevrat
הִ֠נֵּה כְּאַרְיֵ֞ה יַעֲלֶ֨ה מִגְּא֣וֹן הַיַּרְדֵּן֮ אֶל־נְוֵ֣ה אֵיתָן֒ כִּֽי־אַרְגִּ֤עָה אֲרִיצֵם֙ מֵֽעָלֶ֔יהָ וּמִ֥י בָח֖וּר אֵלֶ֣יהָ אֶפְקֹ֑ד כִּ֣י מִ֤י כָמ֨וֹנִי֙ וּמִ֣י יוֹעִדֶ֔נִּי וּמִֽי־זֶ֣ה רֹעֶ֔ה אֲשֶׁ֥ר יַעֲמֹ֖ד לְפָנָֽי
İşte Şeria'nın çalılığından sürekli otlağa bir aslan gibi çıkacak; çünkü aniden onları oradan koşturacağım ve seçilmiş olan kimi onun üzerine atayacağım? Çünkü kim benim gibidir ve kim beni çağıracak ve benim yüzümün önünde duracak o çoban kimdir?
Hoşea 13:13
·
Tevrat
חֶבְלֵ֥י יֽוֹלֵדָ֖ה יָבֹ֣אוּ ל֑וֹ הוּא־בֵן֙ לֹ֣א חָכָ֔ם כִּֽי־עֵ֥ת לֹֽא־יַעֲמֹ֖ד בְּמִשְׁבַּ֥ר בָּנִֽים
Doğuran kadının ağrıları ona gelecek; o bilge olmayan oğuldur, çünkü zamanda oğulların kırılma yerinde durmayacak.
Örnek Ayetler (5 / 30)
Hakimler 7:21
·
Tevrat
וַיַּֽעַמְדוּ֙ אִ֣ישׁ תַּחְתָּ֔יו סָבִ֖יב לַֽמַּחֲנֶ֑ה וַיָּ֧רָץ כָּל־הַֽמַּחֲנֶ֛ה וַיָּרִ֖יעוּ וַיָּנֽוּסוּ
Her adam ordugahın etrafında kendi yerinde durdu; bütün ordugah koştu, bağırdılar ve kaçtılar.
Hakimler 9:44
·
Tevrat
וַאֲבִימֶ֗לֶךְ וְהָרָאשִׁים֙ אֲשֶׁ֣ר עִמּ֔וֹ פָּשְׁט֕וּ וַיַּ֣עַמְד֔וּ פֶּ֖תַח שַׁ֣עַר הָעִ֑יר וּשְׁנֵ֣י הָֽרָאשִׁ֗ים פָּֽשְׁט֛וּ עַֽל־כָּל־אֲשֶׁ֥ר בַּשָּׂדֶ֖ה וַיַּכּֽוּם
Abimelek ve onunla olan bölükler yayıldılar ve şehrin kapısının girişinde durdular; ve iki bölük kırda olan herkesin üzerine yayıldılar ve onları vurdular.
Hezekiel 9:2
·
Tevrat
וְהִנֵּ֣ה שִׁשָּׁ֣ה אֲנָשִׁ֡ים בָּאִ֣ים מִדֶּרֶךְ־שַׁ֨עַר הָעֶלְי֜וֹן אֲשֶׁ֣ר מָפְנֶ֣ה צָפ֗וֹנָה וְאִ֨ישׁ כְּלִ֤י מַפָּצוֹ֙ בְּיָד֔וֹ וְאִישׁ־אֶחָ֤ד בְּתוֹכָם֙ לָבֻ֣שׁ בַּדִּ֔ים וְקֶ֥סֶת הַסֹּפֵ֖ר בְּמָתְנָ֑יו וַיָּבֹ֨אוּ֙ וַיַּ֣עַמְד֔וּ אֵ֖צֶל מִזְבַּ֥ח הַנְּחֹֽשֶׁת
Ve işte kuzeye bakan üst kapının yolundan altı adam geliyordu ve her adamın parçalama aleti elindeydi; ve aralarında keten giyinmiş bir adam vardı ve yazıcının hokkası belindeydi; ve geldiler ve tunç sunağının yanında durdular.
Hezekiel 37:10
·
Tevrat
וְהִנַּבֵּ֖אתִי כַּאֲשֶׁ֣ר צִוָּ֑נִי וַתָּבוֹא֩ בָהֶ֨ם הָר֜וּחַ וַיִּֽחְי֗וּ וַיַּֽעַמְדוּ֙ עַל־רַגְלֵיהֶ֔ם חַ֖יִל גָּד֥וֹל מְאֹד־מְאֹֽד
Bana buyurduğu gibi peygamberlik ettim; ve ruh onlara girdi, ve yaşadılar, ve ayakları üzerinde durdular, çok çok büyük bir ordu.
2. Samuel 2:23
·
Tevrat
וַיְמָאֵ֣ן לָס֗וּר וַיַּכֵּ֣הוּ אַבְנֵר֩ בְּאַחֲרֵ֨י הַחֲנִ֜ית אֶל־הַחֹ֗מֶשׁ וַתֵּצֵ֤א הַֽחֲנִית֙ מֵאַחֲרָ֔יו וַיִּפָּל־שָׁ֖ם וַיָּ֣מָת תַּחְתָּ֑יו וַיְהִ֡י כָּל־הַבָּ֣א אֶֽל־הַמָּקוֹם֩ אֲשֶׁר־נָ֨פַל שָׁ֧ם עֲשָׂהאֵ֛ל וַיָּמֹ֖ת וַֽיַּעֲמֹֽדוּ
Fakat ayrılmayı reddetti; bunun üzerine Avner mızrağın arkasıyla onu karnına vurdu ve mızrak arkasından çıktı. Orada düştü ve olduğu yerde öldü; ve Asahel'in orada düşüp öldüğü yere her gelen durdu.
Örnek Ayetler (4 / 28)
Hezekiel 8:11
·
Tevrat
וְשִׁבְעִ֣ים אִ֣ישׁ מִזִּקְנֵ֣י בֵֽית־יִ֠שְׂרָאֵל וְיַאֲזַנְיָ֨הוּ בֶן־שָׁפָ֜ן עֹמֵ֤ד בְּתוֹכָם֙ עֹמְדִ֣ים לִפְנֵיהֶ֔ם וְאִ֥ישׁ מִקְטַרְתּ֖וֹ בְּיָד֑וֹ וַעֲתַ֥ר עֲנַֽן־הַקְּטֹ֖רֶת עֹלֶֽה
Ve İsrail evinin yaşlılarından yetmiş adam önlerinde duruyorlardı ve Şafan oğlu Yaazanyahu aralarında duruyordu; ve her adamın buhurdanı elindeydi ve buhur bulutunun bolluğu yükseliyordu.
Hezekiel 10:3
·
Tevrat
וְהַכְּרֻבִ֗ים עֹֽמְדִ֛ים מִימִ֥ין לַבַּ֖יִת בְּבֹא֣וֹ הָאִ֑ישׁ וְהֶעָנָ֣ן מָלֵ֔א אֶת־הֶחָצֵ֖ר הַפְּנִימִֽית
Ve adam girdiğinde keruvlar evin sağında duruyorlardı; ve bulut iç avluyu doldurdu.
2. Samuel 17:17
·
Tevrat
וִיהוֹנָתָ֨ן וַאֲחִימַ֜עַץ עֹמְדִ֣ים בְּעֵין־רֹגֵ֗ל וְהָלְכָ֤ה הַשִּׁפְחָה֙ וְהִגִּ֣ידָה לָהֶ֔ם וְהֵם֙ יֵֽלְכ֔וּ וְהִגִּ֖ידוּ לַמֶּ֣לֶךְ דָּוִ֑ד כִּ֣י לֹ֥א יוּכְל֛וּ לְהֵרָא֖וֹת לָב֥וֹא הָעִֽירָה
Yehonatan ve Ahimaats Eyn-Rogel'de duruyorlardı; hizmetçi kadın gidip onlara bildiriyordu, onlar da gidip Kral Davut'a bildiriyorlardı; çünkü şehre girerken görünemezlerdi.
1. Samuel 17:3
·
Tevrat
וּפְלִשְׁתִּ֞ים עֹמְדִ֤ים אֶל־הָהָר֙ מִזֶּ֔ה וְיִשְׂרָאֵ֛ל עֹמְדִ֥ים אֶל־הָהָ֖ר מִזֶּ֑ה וְהַגַּ֖יְא בֵּינֵיהֶֽם
Filistliler bu taraftan dağda duruyorlardı, İsrail de şu taraftan dağda duruyordu ve aralarında vadi vardı.
Örnek Ayetler (5 / 25)
Hakimler 6:31
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יוֹאָ֡שׁ לְכֹל֩ אֲשֶׁר־עָמְד֨וּ עָלָ֜יו הַאַתֶּ֣ם תְּרִיב֣וּן לַבַּ֗עַל אִם־אַתֶּם֙ תּוֹשִׁיע֣וּן אוֹת֔וֹ אֲשֶׁ֨ר יָרִ֥יב ל֛וֹ יוּמַ֖ת עַד־הַבֹּ֑קֶר אִם־אֱלֹהִ֥ים הוּא֙ יָ֣רֶב ל֔וֹ כִּ֥י נָתַ֖ץ אֶֽת־מִזְבְּחֽוֹ
Yoaş ona karşı duran herkese dedi ki: 'Baal'i siz mi savunacaksınız? Yoksa onu siz mi kurtaracaksınız? Onu savunan sabaha kadar öldürülecek. Eğer o ilahsa, sunağı yıkıldığı için kendini savunsun.'
Hezekiel 47:10
·
Tevrat
וְהָיָה֩ עָמְד֨וּ עָלָ֜יו דַּוָּגִ֗ים מֵעֵ֥ין גֶּ֨דִי֙ וְעַד־עֵ֣ין עֶגְלַ֔יִם מִשְׁט֥וֹחַ לַֽחֲרָמִ֖ים יִהְי֑וּ לְמִינָה֙ תִּהְיֶ֣ה דְגָתָ֔ם כִּדְגַ֛ת הַיָּ֥ם הַגָּד֖וֹל רַבָּ֥ה מְאֹֽד
Ve balıkçılar onun üzerinde duracaklar; Eyn-Gedi'den Eyn-Eglayim'e kadar ağları sermek için bir yer olacak; balıkları kendi türlerine göre Büyük Deniz'in balıkları gibi çok fazla olacak.
Yeremya 6:16
·
Tevrat
כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֡ה עִמְדוּ֩ עַל־דְּרָכִ֨ים וּרְא֜וּ וְשַׁאֲל֣וּ לִנְתִב֣וֹת עוֹלָ֗ם אֵי־זֶ֨ה דֶ֤רֶךְ הַטּוֹב֙ וּלְכוּ־בָ֔הּ וּמִצְא֥וּ מַרְגּ֖וֹעַ לְנַפְשְׁכֶ֑ם וַיֹּאמְר֖וּ לֹ֥א נֵלֵֽךְ
Yahve böyle dedi: Yolların üzerinde durun ve görün ve eski patikaları sorun, iyiliğin yolu hangisidir, ve onda yürüyün ve canınız için dinlenme bulun. Ve dediler: 'Yürümeyeceğiz.'
Yeremya 14:6
·
Tevrat
וּפְרָאִים֙ עָמְד֣וּ עַל־שְׁפָיִ֔ם שָׁאֲפ֥וּ ר֖וּחַ כַּתַּנִּ֑ים כָּל֥וּ עֵינֵיהֶ֖ם כִּי־אֵ֥ין עֵֽשֶׂב
Ve yaban eşekleri çıplak tepeler üzerinde durdu, çakallar gibi rüzgarı soludular; ot olmadığı için gözleri tükendi.
Yeremya 23:22
·
Tevrat
וְאִֽם־עָמְד֖וּ בְּסוֹדִ֑י וְיַשְׁמִ֤עוּ דְבָרַי֙ אֶת־עַמִּ֔י וִֽישִׁבוּם֙ מִדַּרְכָּ֣ם הָרָ֔ע וּמֵרֹ֖עַ מַֽעַלְלֵיהֶֽם
Ve eğer kurulumda dursaydılar ve sözlerimi halkıma işittirselerdi, onları kötü yollarından ve işlerinin kötülüğünden döndürürlerdi.
Örnek Ayetler (5 / 23)
Hezekiel 1:21
·
Tevrat
בְּלֶכְתָּ֣ם יֵלֵ֔כוּ וּבְעָמְדָ֖ם יַֽעֲמֹ֑דוּ וּֽבְהִנָּשְׂאָ֞ם מֵעַ֣ל הָאָ֗רֶץ יִנָּשְׂא֤וּ הָאֽוֹפַנִּים֙ לְעֻמָּתָ֔ם כִּ֛י ר֥וּחַ הַחַיָּ֖ה בָּאוֹפַנִּֽים
Onlar gittiğinde giderlerdi ve onlar durduğunda dururlardı; ve onlar yerin üzerinden yükseldiğinde tekerlekler onlarla birlikte yükselirdi, çünkü canlının ruhu tekerleklerdeydi.
Hezekiel 10:17
·
Tevrat
בְּעָמְדָ֣ם יַעֲמֹ֔דוּ וּבְרוֹמָ֖ם יֵר֣וֹמּוּ אוֹתָ֑ם כִּ֛י ר֥וּחַ הַחַיָּ֖ה בָּהֶֽם
Durduklarında dururlardı ve yükseldiklerinde onlarla yükselirlerdi; çünkü canlı varlığın ruhu onlardaydı.
Hezekiel 27:29
·
Tevrat
וְֽיָרְד֞וּ מֵאָנִיּֽוֹתֵיהֶ֗ם כֹּ֚ל תֹּפְשֵׂ֣י מָשׁ֔וֹט מַלָּחִ֕ים כֹּ֖ל חֹבְלֵ֣י הַיָּ֑ם אֶל־הָאָ֖רֶץ יַעֲמֹֽדוּ
Bunun üzerine kürek tutanların hepsi, gemiciler, denizin bütün kaptanları gemilerinden inecekler; yerde duracaklar.
Hezekiel 31:14
·
Tevrat
לְמַ֡עַן אֲשֶׁר֩ לֹא־יִגְבְּה֨וּ בְקוֹמָתָ֜ם כָּל־עֲצֵי־מַ֗יִם וְלֹֽא־יִתְּנ֤וּ אֶת־צַמַּרְתָּם֙ אֶל־בֵּ֣ין עֲבֹתִ֔ים וְלֹֽא־יַעַמְד֧וּ אֵלֵיהֶ֛ם בְּגָבְהָ֖ם כָּל־שֹׁ֣תֵי מָ֑יִם כִּֽי־כֻלָּם֩ נִתְּנ֨וּ לַמָּ֜וֶת אֶל־אֶ֣רֶץ תַּחְתִּ֗ית בְּת֛וֹךְ בְּנֵ֥י אָדָ֖ם אֶל־י֥וֹרְדֵי בֽוֹר
Öyle ki bütün su ağaçları boylarında yükselmesinler ve tepe kısımlarını sık dalların arasına vermesinler; bütün su içenler yüksekliklerinde durmasınlar; çünkü hepsi ölüme, aşağı yere, insan oğullarının ortasında çukura inenlerin yanına verildiler.
Hezekiel 44:11
·
Tevrat
וְהָי֤וּ בְמִקְדָּשִׁי֙ מְשָׁ֣רְתִ֔ים פְּקֻדּוֹת֙ אֶל־שַׁעֲרֵ֣י הַבַּ֔יִת וּֽמְשָׁרְתִ֖ים אֶת־הַבָּ֑יִת הֵ֠מָּה יִשְׁחֲט֨וּ אֶת־הָעֹלָ֤ה וְאֶת־הַזֶּ֨בַח֙ לָעָ֔ם וְהֵ֛מָּה יַעַמְד֥וּ לִפְנֵיהֶ֖ם לְשָֽׁרְתָֽם
Ve kutsal yerimde hizmet edenler, evin kapılarında gözetmenler ve eve hizmet edenler olacaklar; onlar halk için yakmalık sunuyu ve kurbanı kesecekler ve onlara hizmet etmek için onların önünde duracaklar.
Örnek Ayetler (5 / 18)
Yeremya 15:19
·
Tevrat
לָכֵ֞ן כֹּֽה־אָמַ֣ר יְהוָ֗ה אִם־תָּשׁ֤וּב וַאֲשִֽׁיבְךָ֙ לְפָנַ֣י תַּֽעֲמֹ֔ד וְאִם־תּוֹצִ֥יא יָקָ֛ר מִזּוֹלֵ֖ל כְּפִ֣י תִֽהְיֶ֑ה יָשֻׁ֤בוּ הֵ֨מָּה֙ אֵלֶ֔יךָ וְאַתָּ֖ה לֹֽא־תָשׁ֥וּב אֲלֵיהֶֽם
Bu nedenle Yahve şöyle dedi: 'Eğer dönersen, seni geri döndüreceğim, yüzümün önünde duracaksın. Ve eğer değerliyi değersizden çıkarırsan, ağzım gibi olacaksın. Onlar sana dönecekler, ama sen onlara dönmeyeceksin.'
1. Samuel 20:38
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֤א יְהֽוֹנָתָן֙ אַחֲרֵ֣י הַנַּ֔עַר מְהֵרָ֥ה ח֖וּשָׁה אַֽל־תַּעֲמֹ֑ד וַיְלַקֵּ֞ט נַ֤עַר יְהֽוֹנָתָן֙ אֶת־הַ֣חִצִּ֔ים וַיָּבֹ֖א אֶל־אֲדֹנָֽיו
Yonatan gencin arkasından seslendi: 'Çabuk ol, acele et, durma!' Yonatan'ın genci okları topladı ve efendisine geldi.
Yeşaya 59:14
·
Tevrat
וְהֻסַּ֤ג אָחוֹר֙ מִשְׁפָּ֔ט וּצְדָקָ֖ה מֵרָח֣וֹק תַּעֲמֹ֑ד כִּֽי־כָשְׁלָ֤ה בָֽרְחוֹב֙ אֱמֶ֔ת וּנְכֹחָ֖ה לֹא־תוּכַ֥ל לָבֽוֹא
Ve hüküm geriye döndürüldü ve doğruluk uzakta duruyor; çünkü gerçek meydanda tökezledi ve dürüstlük girmeyi yapamıyor.
Ovadya 1:14
·
Tevrat
וְאַֽל־תַּעֲמֹד֙ עַל־הַפֶּ֔רֶק לְהַכְרִ֖ית אֶת־פְּלִיטָ֑יו וְאַל־תַּסְגֵּ֥ר שְׂרִידָ֖יו בְּי֥וֹם צָרָֽה
Ve onun kaçanlarını kesmek için kavşakta durmamalıydın; ve sıkıntı gününde onun sağ kalanlarını teslim etmemeliydin.
Mezmurlar 10:1
·
Tevrat
לָמָ֣ה יְ֭הוָה תַּעֲמֹ֣ד בְּרָח֑וֹק תַּ֝עְלִ֗ים לְעִתּ֥וֹת בַּצָּרָֽה
Neden uzakta duruyorsun Yahve, sıkıntı zamanlarında gizliyorsun?
Örnek Ayetler (5 / 17)
Hezekiel 22:30
·
Tevrat
וָאֲבַקֵּ֣שׁ מֵהֶ֡ם אִ֣ישׁ גֹּֽדֵר־גָּדֵר֩ וְעֹמֵ֨ד בַּפֶּ֧רֶץ לְפָנַ֛י בְּעַ֥ד הָאָ֖רֶץ לְבִלְתִּ֣י שַׁחֲתָ֑הּ וְלֹ֖א מָצָֽאתִי
Ve onlardan duvar ören ve onu yok etmemem için yer uğruna önümde gedikte duran bir adam aradım, ama bulmadım.
Hezekiel 46:2
·
Tevrat
וּבָ֣א הַנָּשִׂ֡יא דֶּרֶךְ֩ אוּלָ֨ם הַשַּׁ֜עַר מִח֗וּץ וְעָמַד֙ עַל־מְזוּזַ֣ת הַשַּׁ֔עַר וְעָשׂ֣וּ הַכֹּהֲנִ֗ים אֶת־עֽוֹלָתוֹ֙ וְאֶת־שְׁלָמָ֔יו וְהִֽשְׁתַּחֲוָ֛ה עַל־מִפְתַּ֥ן הַשַּׁ֖עַר וְיָצָ֑א וְהַשַּׁ֥עַר לֹֽא־יִסָּגֵ֖ר עַד־הָעָֽרֶב
Ve önder dışarıdan kapının eyvanı yoluyla gelecek ve kapının sövesi üzerinde duracak; ve kâhinler onun yakmalık sunusunu ve onun esenlik sunularını yapacaklar, ve o kapının eşiği üzerinde tapınacak ve çıkacak; ve kapı akşama kadar kapanmayacak.
2. Samuel 15:2
·
Tevrat
וְהִשְׁכִּים֙ אַבְשָׁל֔וֹם וְעָמַ֕ד עַל־יַ֖ד דֶּ֣רֶךְ הַשָּׁ֑עַר וַיְהִ֡י כָּל־הָאִ֣ישׁ אֲשֶֽׁר־יִהְיֶה־לּוֹ־רִיב֩ לָב֨וֹא אֶל־הַמֶּ֜לֶךְ לַמִּשְׁפָּ֗ט וַיִּקְרָ֨א אַבְשָׁל֤וֹם אֵלָיו֙ וַיֹּ֗אמֶר אֵֽי־מִזֶּ֥ה עִיר֙ אַ֔תָּה וַיֹּ֕אמֶר מֵאַחַ֥ד שִׁבְטֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל עַבְדֶּֽךָ
Avşalom erken kalkardı ve kapı yolunun yanında dururdu; yargı için krala gelmek üzere davası olan her adamı Avşalom çağırırdı ve derdi: 'Sen hangi şehirdensin?' O da derdi: 'Kulun İsrail oymaklarının birindendir.'
2. Samuel 20:12
·
Tevrat
וַעֲמָשָׂ֛א מִתְגֹּלֵ֥ל בַּדָּ֖ם בְּת֣וֹךְ הַֽמְסִּלָּ֑ה וַיַּ֨רְא הָאִ֜ישׁ כִּֽי־עָמַ֣ד כָּל־הָעָ֗ם וַיַּסֵּב֩ אֶת־עֲמָשָׂ֨א מִן־הַֽמְסִלָּ֤ה הַשָּׂדֶה֙ וַיַּשְׁלֵ֤ךְ עָלָיו֙ בֶּ֔גֶד כַּאֲשֶׁ֣ר רָאָ֔ה כָּל־הַבָּ֥א עָלָ֖יו וְעָמָֽד
Amasa anayolun ortasında kanda yuvarlanıyordu. Adam bütün halkın durduğunu gördü; Amasa'yı anayoldan tarlaya çevirdi ve onun yanına gelen herkesin durduğunu görünce üzerine bir giysi attı.
2. Krallar 5:11
·
Tevrat
וַיִּקְצֹ֥ף נַעֲמָ֖ן וַיֵּלַ֑ךְ וַיֹּאמֶר֩ הִנֵּ֨ה אָמַ֜רְתִּי אֵלַ֣י יֵצֵ֣א יָצ֗וֹא וְעָמַד֙ וְקָרָא֙ בְּשֵׁם־יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֔יו וְהֵנִ֥יף יָד֛וֹ אֶל־הַמָּק֖וֹם וְאָסַ֥ף הַמְּצֹרָֽע
Ama Naaman öfkelendi ve gidip dedi ki: 'İşte dedim ki: Kesinlikle bana çıkar, durur ve Tanrısı Yahve'nin adıyla çağırır, elini yere doğru sallar ve cüzamlıyı kurtarır.'
Örnek Ayetler (5 / 16)
Hakimler 3:19
·
Tevrat
וְה֣וּא שָׁ֗ב מִן־הַפְּסִילִים֙ אֲשֶׁ֣ר אֶת־הַגִּלְגָּ֔ל וַיֹּ֕אמֶר דְּבַר־סֵ֥תֶר לִ֛י אֵלֶ֖יךָ הַמֶּ֑לֶךְ וַיֹּ֣אמֶר הָ֔ס וַיֵּֽצְאוּ֙ מֵֽעָלָ֔יו כָּל־הָעֹמְדִ֖ים עָלָֽיו
Fakat kendisi Gilgal'daki putlardan geri döndü ve dedi: 'Ey kral, sana gizli sözüm var.' Ve o dedi: 'Sessiz ol.' Ve onun üzerinde duranların hepsi onun yanından çıktılar.
Yeremya 28:5
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ יִרְמְיָ֣ה הַנָּבִ֔יא אֶל־חֲנַנְיָ֖ה הַנָּבִ֑יא לְעֵינֵ֤י הַכֹּֽהֲנִים֙ וּלְעֵינֵ֣י כָל־הָעָ֔ם הָעֹמְדִ֖ים בְּבֵ֥ית יְהוָֽה
Ve peygamber Yeremya, Yahve'nin evinde duran kâhinlerin gözleri önünde ve bütün halkın gözleri önünde peygamber Hananya'ya dedi:
Yeremya 36:21
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֨ח הַמֶּ֜לֶךְ אֶת־יְהוּדִ֗י לָקַ֨חַת֙ אֶת־הַמְּגִלָּ֔ה וַיִּ֨קָּחֶ֔הָ מִלִּשְׁכַּ֖ת אֱלִישָׁמָ֣ע הַסֹּפֵ֑ר וַיִּקְרָאֶ֤הָ יְהוּדִי֙ בְּאָזְנֵ֣י הַמֶּ֔לֶךְ וּבְאָזְנֵי֙ כָּל־הַשָּׂרִ֔ים הָעֹמְדִ֖ים מֵעַ֥ל הַמֶּֽלֶךְ
Bunun üzerine kral tomarı alması için Yehudi'yi gönderdi ve onu yazman Elişama'nın odasından aldı; ve Yehudi onu kralın kulaklarına ve kralın yanında duran bütün önderlerin kulaklarına okudu.
1. Samuel 17:26
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר דָּוִ֗ד אֶֽל־הָאֲנָשִׁ֞ים הָעֹמְדִ֣ים עִמּוֹ֮ לֵאמֹר֒ מַה־יֵּעָשֶׂ֗ה לָאִישׁ֙ אֲשֶׁ֤ר יַכֶּה֙ אֶת־הַפְּלִשְׁתִּ֣י הַלָּ֔ז וְהֵסִ֥יר חֶרְפָּ֖ה מֵעַ֣ל יִשְׂרָאֵ֑ל כִּ֣י מִ֗י הַפְּלִשְׁתִּ֤י הֶֽעָרֵל֙ הַזֶּ֔ה כִּ֣י חֵרֵ֔ף מַעַרְכ֖וֹת אֱלֹהִ֥ים חַיִּֽים
Davut kendisiyle duran adamlara diyerek dedi: 'Şu Filistliyi vuran ve İsrail'in üzerinden aşağılanmayı kaldıran adama ne yapılacak? Çünkü bu sünnetsiz Filistli kimdir ki yaşayan Tanrı'nın dizilişlerini aşağılıyor?'
1. Krallar 10:8
·
Tevrat
אַשְׁרֵ֣י אֲנָשֶׁ֔יךָ אַשְׁרֵ֖י עֲבָדֶ֣יךָ אֵ֑לֶּה הָֽעֹמְדִ֤ים לְפָנֶ֨יךָ֙ תָּמִ֔יד הַשֹּׁמְעִ֖ים אֶת־חָכְמָתֶֽךָ
Ne mutlu adamlarına, ne mutlu daima önünde duran, bilgeliğini duyan bu kullarına.
Örnek Ayetler (5 / 14)
Hakimler 2:14
·
Tevrat
וַיִּֽחַר־אַ֤ף יְהוָה֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל וַֽיִּתְּנֵם֙ בְּיַד־שֹׁסִ֔ים וַיָּשֹׁ֖סּוּ אוֹתָ֑ם וַֽיִּמְכְּרֵ֞ם בְּיַ֤ד אֽוֹיְבֵיהֶם֙ מִסָּבִ֔יב וְלֹֽא־יָכְל֣וּ ע֔וֹד לַעֲמֹ֖ד לִפְנֵ֥י אוֹיְבֵיהֶֽם
Yahve'nin öfkesi İsrail'e alevlendi ve onları yağmacıların eline verdi, onlar da onları yağmaladılar; onları çevredeki düşmanlarının eline sattı ve artık düşmanlarının önünde duramadılar.
Hezekiel 13:5
·
Tevrat
לֹ֤א עֲלִיתֶם֙ בַּפְּרָצ֔וֹת וַתִּגְדְּר֥וּ גָדֵ֖ר עַל־בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֑ל לַעֲמֹ֥ד בַּמִּלְחָמָ֖ה בְּי֥וֹם יְהוָֽה
Yahve'nin gününde savaşta durmak için gediklere çıkmadınız ve İsrail evi için duvar örmediniz.
Yeremya 40:10
·
Tevrat
וַאֲנִ֗י הִנְנִ֤י יֹשֵׁב֙ בַּמִּצְפָּ֔ה לַֽעֲמֹד֙ לִפְנֵ֣י הַכַּשְׂדִּ֔ים אֲשֶׁ֥ר יָבֹ֖אוּ אֵלֵ֑ינוּ וְאַתֶּ֡ם אִסְפוּ֩ יַ֨יִן וְקַ֜יִץ וְשֶׁ֗מֶן וְשִׂ֨מוּ֙ בִּכְלֵיכֶ֔ם וּשְׁב֖וּ בְּעָרֵיכֶ֥ם אֲשֶׁר־תְּפַשְׂתֶּֽם
Ve ben, işte, bize gelecek olan Kildanilerin önünde durmak için Mispa'da oturuyorum; ama siz şarap, yaz meyvesi ve yağ toplayın ve kaplarınıza koyun, ve ele geçirdiğiniz şehirlerinizde oturun.'
1. Samuel 6:20
·
Tevrat
וַיֹּֽאמְרוּ֙ אַנְשֵׁ֣י בֵֽית־שֶׁ֔מֶשׁ מִ֚י יוּכַ֣ל לַעֲמֹ֔ד לִפְנֵ֨י יְהוָ֧ה הָאֱלֹהִ֛ים הַקָּד֖וֹשׁ הַזֶּ֑ה וְאֶל־מִ֖י יַעֲלֶ֥ה מֵעָלֵֽינוּ
Beyt-Şemeş adamları dediler: 'Bu kutsal Tanrı Yahve'nin önünde kim durabilir? Ve o bizden kime çıkacak?'
Yeşaya 10:32
·
Tevrat
ע֥וֹד הַיּ֖וֹם בְּנֹ֣ב לַֽעֲמֹ֑ד יְנֹפֵ֤ף יָדוֹ֙ הַ֣ר בַּת־צִיּ֔וֹן גִּבְעַ֖ת יְרוּשָׁלִָֽם
Bugün Nov'da duracak; elini Siyon kızının dağına, Yeruşalim tepesine sallayacak.
Örnek Ayetler (5 / 11)
2. Samuel 20:15
·
Tevrat
וַיָּבֹ֜אוּ וַיָּצֻ֣רוּ עָלָ֗יו בְּאָבֵ֨לָה֙ בֵּ֣ית הַֽמַּעֲכָ֔ה וַיִּשְׁפְּכ֤וּ סֹֽלְלָה֙ אֶל־הָעִ֔יר וַֽתַּעֲמֹ֖ד בַּחֵ֑ל וְכָל־הָעָם֙ אֲשֶׁ֣ר אֶת־יוֹאָ֔ב מַשְׁחִיתִ֖ם לְהַפִּ֥יל הַחוֹמָֽה
Geldiler ve Beyt-Maaka'daki Avel'de onu kuşattılar, şehre karşı bir kuşatma rampası döktüler ve o dış surda durdu; Yoav ile birlikte olan bütün halk duvarı düşürmek için yıkıyordu.
1. Samuel 6:14
·
Tevrat
וְהָעֲגָלָ֡ה בָּ֠אָה אֶל־שְׂדֵ֨ה יְהוֹשֻׁ֤עַ בֵּֽית־הַשִּׁמְשִׁי֙ וַתַּעֲמֹ֣ד שָׁ֔ם וְשָׁ֖ם אֶ֣בֶן גְּדוֹלָ֑ה וַֽיְבַקְּעוּ֙ אֶת־עֲצֵ֣י הָעֲגָלָ֔ה וְאֶת־הַ֨פָּר֔וֹת הֶעֱל֥וּ עֹלָ֖ה לַיהוָֽה
Araba Beyt-Şemeşli Yeşu'nun tarlasına geldi ve orada durdu; orada büyük bir taş vardı. Arabanın odunlarını yardılar ve inekleri Yahve'ye yakmalık sunu olarak sundular.
2. Krallar 4:12
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ אֶל־גֵּחֲזִ֣י נַעֲר֔וֹ קְרָ֖א לַשּׁוּנַמִּ֣ית הַזֹּ֑את וַיִּקְרָא־לָ֔הּ וַֽתַּעֲמֹ֖ד לְפָנָֽיו
Hizmetçisi Gehazi'ye dedi: 'Bu Şunemli kadını çağır.' Onu çağırdı ve kadın onun önünde durdu.
2. Krallar 4:15
·
Tevrat
וַיֹּ֖אמֶר קְרָא־לָ֑הּ וַיִּקְרָא־לָ֔הּ וַֽתַּעֲמֹ֖ד בַּפָּֽתַח
Dedi: 'Onu çağır.' Onu çağırdı ve kadın kapıda durdu.
1. Krallar 1:28
·
Tevrat
וַיַּ֨עַן הַמֶּ֤לֶךְ דָּוִד֙ וַיֹּ֔אמֶר קִרְאוּ־לִ֖י לְבַת־שָׁ֑בַע וַתָּבֹא֙ לִפְנֵ֣י הַמֶּ֔לֶךְ וַֽתַּעֲמֹ֖ד לִפְנֵ֥י הַמֶּֽלֶךְ
Kral Davut yanıtladı ve dedi: 'Bana Bat-Şeva'yı çağırın.' Kralın önüne geldi ve kralın önünde durdu.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Hakimler 16:25
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ כְּט֣וֹב לִבָּ֔ם וַיֹּ֣אמְר֔וּ קִרְא֥וּ לְשִׁמְשׁ֖וֹן וִישַֽׂחֶק־לָ֑נוּ וַיִּקְרְא֨וּ לְשִׁמְשׁ֜וֹן מִבֵּ֣ית הָאֲסוּרִ֗ים וַיְצַחֵק֙ לִפְנֵיהֶ֔ם וַיַּעֲמִ֥ידוּ אוֹת֖וֹ בֵּ֥ין הָעַמּוּדִֽים
Kalpleri neşeliyken dediler: 'Şimşon'u çağırın ve bize oyun oynasın.' Şimşon'u tutsaklar evinden çağırdılar ve önlerinde oyun oynadı; ve onu sütunların arasında durdurdular.
1. Tarihler 15:17
·
Tevrat
וַיַּעֲמִ֣ידוּ הַלְוִיִּ֗ם אֵ֚ת הֵימָ֣ן בֶּן־יוֹאֵ֔ל וּמִ֨ן־אֶחָ֔יו אָסָ֖ף בֶּן־בֶּֽרֶכְיָ֑הוּ וּמִן־בְּנֵ֤י מְרָרִי֙ אֲחֵיהֶ֔ם אֵיתָ֖ן בֶּן־קֽוּשָׁיָֽהוּ
Levililer Yoel oğlu Heman'ı, kardeşlerinden Berekyahu oğlu Asaf'ı ve kardeşleri Merari oğullarından Kuşayahu oğlu Eytan'ı atadılar.
Ezra 3:8
·
Tevrat
וּבַשָּׁנָ֣ה הַשֵּׁנִ֗ית לְבוֹאָ֞ם אֶל־בֵּ֤ית הָֽאֱלֹהִים֙ לִיר֣וּשָׁלִַ֔ם בַּחֹ֖דֶשׁ הַשֵּׁנִ֑י הֵחֵ֡לּוּ זְרֻבָּבֶ֣ל בֶּן־שְׁ֠אַלְתִּיאֵל וְיֵשׁ֨וּעַ בֶּן־יֽוֹצָדָ֜ק וּשְׁאָ֥ר אֲחֵיהֶ֣ם הַכֹּהֲנִ֣ים וְהַלְוִיִּ֗ם וְכָל־הַבָּאִים֙ מֵהַשְּׁבִ֣י יְרֽוּשָׁלִַ֔ם וַיַּעֲמִ֣ידוּ אֶת־הַלְוִיִּ֗ם מִבֶּ֨ן עֶשְׂרִ֤ים שָׁנָה֙ וָמַ֔עְלָה לְנַצֵּ֖חַ עַל־מְלֶ֥אכֶת בֵּית־יְהוָֽה
Ve Yeruşalim'e, Tanrı'nın evine gelişlerinin ikinci yılında, ikinci ayda, Şealtiel oğlu Zerubbabel, Yotsadak oğlu Yeşu, kâhin ve Levili kardeşlerinin geri kalanı ve sürgünden Yeruşalim'e gelenlerin hepsi başladılar; ve Yahve'nin evinin işini yönetmek için yirmi yaş ve üzeri Levilileri atadılar.
Ezra 3:10
·
Tevrat
וְיִסְּד֥וּ הַבֹּנִ֖ים אֶת־הֵיכַ֣ל יְהוָ֑ה וַיַּעֲמִידוּ֩ הַכֹּהֲנִ֨ים מְלֻבָּשִׁ֜ים בַּחֲצֹֽצְר֗וֹת וְהַלְוִיִּ֤ם בְּנֵֽי־אָסָף֙ בַּֽמְצִלְתַּ֔יִם לְהַלֵּל֙ אֶת־יְהוָ֔ה עַל־יְדֵ֖י דָּוִ֥יד מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵֽל
Ve yapıcılar Yahve'nin tapınağının temelini attıklarında, İsrail kralı Davut'un yönetimine göre Yahve'ye övgü sunmak için giyinmiş kâhinleri borazanlarla ve Asaf oğulları Levilileri zillerle diktiler.
Nehemya 3:1
·
Tevrat
וַיָּ֡קָם אֶלְיָשִׁיב֩ הַכֹּהֵ֨ן הַגָּד֜וֹל וְאֶחָ֣יו הַכֹּהֲנִ֗ים וַיִּבְנוּ֙ אֶת־שַׁ֣עַר הַצֹּ֔אן הֵ֣מָּה קִדְּשׁ֔וּהוּ וַֽיַּעֲמִ֖ידוּ דַּלְתֹתָ֑יו וְעַד־מִגְדַּ֤ל הַמֵּאָה֙ קִדְּשׁ֔וּהוּ עַ֖ד מִגְדַּ֥ל חֲנַנְאֵֽל
Büyük kâhin Elyaşiv ve kâhin kardeşleri kalktı ve Koyun Kapısı'nı inşa ettiler; onlar onu kutsal kıldılar ve kapılarını diktiler; Yüz Kulesi'ne kadar onu kutsal kıldılar, Hananel Kulesi'ne kadar.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Malaki 3:2
·
Tevrat
וּמִ֤י מְכַלְכֵּל֙ אֶת־י֣וֹם בּוֹא֔וֹ וּמִ֥י הָעֹמֵ֖ד בְּהֵרָֽאוֹת֑וֹ כִּֽי־הוּא֙ כְּאֵ֣שׁ מְצָרֵ֔ף וּכְבֹרִ֖ית מְכַבְּסִֽים
Ve onun gelişinin gününe kim dayanabilir ve o göründüğünde duran kimdir? Çünkü o arıtan ateş gibidir ve yıkayanların sabunu gibidir.
Yeşaya 21:6
·
Tevrat
כִּ֣י כֹ֥ה אָמַ֛ר אֵלַ֖י אֲדֹנָ֑י לֵ֚ךְ הַעֲמֵ֣ד הַֽמְצַפֶּ֔ה אֲשֶׁ֥ר יִרְאֶ֖ה יַגִּֽיד
Çünkü Efendi bana şöyle dedi: 'Git, gözcüyü dik; ne görürse bildirsin.'
Zekeriya 1:10
·
Tevrat
וַיַּ֗עַן הָאִ֛ישׁ הָעֹמֵ֥ד בֵּין־הַהַדַסִּ֖ים וַיֹּאמַ֑ר אֵ֚לֶּה אֲשֶׁ֣ר שָׁלַ֣ח יְהוָ֔ה לְהִתְהַלֵּ֖ךְ בָּאָֽרֶץ
Mersin ağaçlarının arasında duran adam yanıtladı ve dedi: 'Bunlar, Yahve'nin yerde dolaşmak için gönderdikleridir.'
Zekeriya 1:11
·
Tevrat
וַֽיַּעֲנ֞וּ אֶת־מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֗ה הָֽעֹמֵד֙ בֵּ֣ין הַהֲדַסִּ֔ים וַיֹּאמְר֖וּ הִתְהַלַּ֣כְנוּ בָאָ֑רֶץ וְהִנֵּ֥ה כָל־הָאָ֖רֶץ יֹשֶׁ֥בֶת וְשֹׁקָֽטֶת
Mersin ağaçlarının arasında duran Yahve'nin habercisini yanıtladılar ve dediler: 'Yerde dolaştık ve işte bütün yer oturuyor ve sakindir.'
1. Tarihler 6:24
·
Tevrat
וְאָחִ֣יו אָסָ֔ף הָעֹמֵ֖ד עַל־יְמִינ֑וֹ אָסָ֥ף בֶּן־בֶּרֶכְיָ֖הוּ בֶּן־שִׁמְעָֽא
Ve onun sağında duran kardeşi Asaf; Asaf, Berekyahu oğlu, Şima oğlu,
Örnek Ayetler (5 / 10)
1. Krallar 12:32
·
Tevrat
וַיַּ֣עַשׂ יָרָבְעָ֣ם חָ֡ג בַּחֹ֣דֶשׁ הַשְּׁמִינִ֣י בַּחֲמִשָּֽׁה־עָשָׂר֩ י֨וֹם לַחֹ֜דֶשׁ כֶּחָ֣ג אֲשֶׁ֣ר בִּיהוּדָ֗ה וַיַּ֨עַל֙ עַל־הַמִּזְבֵּ֔חַ כֵּ֤ן עָשָׂה֙ בְּבֵֽית־אֵ֔ל לְזַבֵּ֖חַ לָעֲגָלִ֣ים אֲשֶׁר־עָשָׂ֑ה וְהֶעֱמִיד֙ בְּבֵ֣ית אֵ֔ל אֶת־כֹּהֲנֵ֥י הַבָּמ֖וֹת אֲשֶׁ֥ר עָשָֽׂה
Yarovam sekizinci ayda, ayın on beşinci gününde Yahuda'daki bayram gibi bir bayram yaptı ve sunağın üzerine çıktı; yaptığı buzağılara kurban kesmek için Bet-El'de böyle yaptı ve yaptığı yüksek yerlerin kâhinlerini Bet-El'de durdurdu.
Nehemya 7:3
·
Tevrat
וָאֹמַ֣ר לָהֶ֗ם לֹ֣א יִפָּֽתְח֞וּ שַׁעֲרֵ֤י יְרוּשָׁלִַ֨ם֙ עַד־חֹ֣ם הַשֶּׁ֔מֶשׁ וְעַ֨ד הֵ֥ם עֹמְדִ֛ים יָגִ֥יפוּ הַדְּלָת֖וֹת וֶאֱחֹ֑זוּ וְהַעֲמֵ֗יד מִשְׁמְרוֹת֙ יֹשְׁבֵ֣י יְרוּשָׁלִַ֔ם אִ֚ישׁ בְּמִשְׁמָר֔וֹ וְאִ֖ישׁ נֶ֥גֶד בֵּיתֽוֹ
Onlara dedim ki: 'Güneş ısınana kadar Yeruşalim'in kapıları açılmasın; ve onlar beklerken kapıları kapatsınlar ve tutsunlar; ve Yeruşalim'de oturanlardan nöbetçiler dikin, her adam kendi nöbetinde ve her adam kendi evinin karşısında olsun.'
2. Tarihler 33:19
·
Tevrat
וּתְפִלָּת֣וֹ וְהֵֽעָתֶר־לוֹ֮ וְכָל־חַטָּאת֣וֹ וּמַעְלוֹ֒ וְהַמְּקֹמ֗וֹת אֲשֶׁר֩ בָּנָ֨ה בָהֶ֤ם בָּמוֹת֙ וְהֶעֱמִיד֙ הָאֲשֵׁרִ֣ים וְהַפְּסִלִ֔ים לִפְנֵ֖י הִכָּנְע֑וֹ הִנָּ֣ם כְּתוּבִ֔ים עַ֖ל דִּבְרֵ֥י חוֹזָֽי
Onun duası, ona yakarılması, bütün günahı, sadakatsizliği, alçalmasından önce onlarda yüksek yerler inşa ettiği, Aşerleri ve putları diktiği yerler, işte onlar Hozay'ın sözleri üzerine yazılıdır.
Daniel 11:11
·
Tevrat
וְיִתְמַרְמַר֙ מֶ֣לֶךְ הַנֶּ֔גֶב וְיָצָ֕א וְנִלְחַ֥ם עִמּ֖וֹ עִם־מֶ֣לֶךְ הַצָּפ֑וֹן וְהֶעֱמִיד֙ הָמ֣וֹן רָ֔ב וְנִתַּ֥ן הֶהָמ֖וֹן בְּיָדֽוֹ
Bunun üzerine Güney kralı öfkelenecek, çıkacak ve onunla, Kuzey kralıyla savaşacak; ve büyük bir kalabalık kaldıracak, ve kalabalık onun eline verilecek.
Daniel 11:13
·
Tevrat
וְשָׁב֙ מֶ֣לֶךְ הַצָּפ֔וֹן וְהֶעֱמִ֣יד הָמ֔וֹן רַ֖ב מִן־הָרִאשׁ֑וֹן וּלְקֵ֨ץ הָֽעִתִּ֤ים שָׁנִים֙ יָ֣בוֹא ב֔וֹא בְּחַ֥יִל גָּד֖וֹל וּבִרְכ֥וּשׁ רָֽב
Ardından Kuzey kralı dönecek ve birincisinden daha büyük bir kalabalık kaldıracak; ve zamanların, yılların sonunda büyük bir orduyla ve çok malla gelerek gelecek.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hagay 2:5
·
Tevrat
אֶֽת־הַדָּבָ֞ר אֲשֶׁר־כָּרַ֤תִּי אִתְּכֶם֙ בְּצֵאתְכֶ֣ם מִמִּצְרַ֔יִם וְרוּחִ֖י עֹמֶ֣דֶת בְּתוֹכְכֶ֑ם אַל־תִּירָֽאוּ
Mısır'dan çıkışınızda sizinle kestiğim sözü; ve ruhum içinizde duruyor, korkmayın.
Mezmurlar 111:3
·
Tevrat
הוֹד־וְהָדָ֥ר פָּֽעֳל֑וֹ וְ֝צִדְקָת֗וֹ עֹמֶ֥דֶת לָעַֽד
Onun işi görkem ve yüceliktir ve doğruluğu sonsuza kadar durur.
Mezmurlar 111:10
·
Tevrat
רֵ֘אשִׁ֤ית חָכְמָ֨ה יִרְאַ֬ת יְהוָ֗ה שֵׂ֣כֶל ט֭וֹב לְכָל־עֹשֵׂיהֶ֑ם תְּ֝הִלָּת֗וֹ עֹמֶ֥דֶת לָעַֽד
Bilgeliğin başlangıcı Yahve korkusudur; onları yapanlara iyi akıl vardır; onun övgüsü sonsuza kadar durur.
Mezmurlar 112:3
·
Tevrat
הוֹן־וָעֹ֥שֶׁר בְּבֵית֑וֹ וְ֝צִדְקָת֗וֹ עֹמֶ֥דֶת לָעַֽד
Servet ve zenginlik evindedir ve doğruluğu sonsuza kadar durur.
Mezmurlar 112:9
·
Tevrat
פִּזַּ֤ר נָ֘תַ֤ן לָאֶבְיוֹנִ֗ים צִ֭דְקָתוֹ עֹמֶ֣דֶת לָעַ֑ד קַ֝רְנ֗וֹ תָּר֥וּם בְּכָבֽוֹד
Dağıttı, yoksullara verdi; doğruluğu sonsuza kadar durur, boynuzu yücelikle yükselecektir.
Örnek Ayetler (5 / 7)
2. Krallar 3:14
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֱלִישָׁ֗ע חַי־יְהוָ֤ה צְבָאוֹת֙ אֲשֶׁ֣ר עָמַ֣דְתִּי לְפָנָ֔יו כִּ֗י לוּלֵ֛י פְּנֵ֛י יְהוֹשָׁפָ֥ט מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֖ה אֲנִ֣י נֹשֵׂ֑א אִם־אַבִּ֥יט אֵלֶ֖יךָ וְאִם־אֶרְאֶֽךָּ
Elişa dedi: 'Önünde durduğum Ordular Yahvesi yaşıyor ki, eğer Yahuda kralı Yehoşafat'ın yüzünü kaldırmasaydım, sana bakmazdım ve seni görmezdim.'
2. Krallar 5:16
·
Tevrat
וַיֹּ֕אמֶר חַי־יְהוָ֛ה אֲשֶׁר־עָמַ֥דְתִּי לְפָנָ֖יו אִם־אֶקָּ֑ח וַיִּפְצַר־בּ֥וֹ לָקַ֖חַת וַיְמָאֵֽן
O dedi ki: 'Önünde durduğum Yahve yaşıyor ki almayacağım.' Alması için ona diretti ama o reddetti.
1. Krallar 17:1
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ אֵלִיָּ֨הוּ הַתִּשְׁבִּ֜י מִתֹּשָׁבֵ֣י גִלְעָד֮ אֶל־אַחְאָב֒ חַי־יְהוָ֞ה אֱלֹהֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ אֲשֶׁ֣ר עָמַ֣דְתִּי לְפָנָ֔יו אִם־יִהְיֶ֛ה הַשָּׁנִ֥ים הָאֵ֖לֶּה טַ֣ל וּמָטָ֑ר כִּ֖י אִם־לְפִ֥י דְבָרִֽי
Ve Gilat'ta oturanlardan Tişbeli İlyas Ahav'a dedi: 'Önünde durduğum İsrail'in Tanrısı Yahve yaşıyor ki, benim sözüme göre olmadıkça bu yıllarda çiy ve yağmur olmayacak.'
1. Krallar 18:15
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ אֵֽלִיָּ֔הוּ חַ֚י יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת אֲשֶׁ֥ר עָמַ֖דְתִּי לְפָנָ֑יו כִּ֥י הַיּ֖וֹם אֵרָאֶ֥ה אֵלָֽיו
İlyas dedi: 'Yüzü önünde durduğum Ordular Yahve'nin yaşamı hakkı için, bugün ona görüneceğim.'
Eyüp 30:20
·
Tevrat
אֲשַׁוַּ֣ע אֵ֭לֶיךָ וְלֹ֣א תַעֲנֵ֑נִי עָ֝מַ֗דְתִּי וַתִּתְבֹּ֥נֶן בִּֽי
Sana feryat ederim ve bana cevap vermezsin; dururum ve bana bakarsın.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Ezgiler Ezgisi 2:9
·
Tevrat
דּוֹמֶ֤ה דוֹדִי֙ לִצְבִ֔י א֖וֹ לְעֹ֣פֶר הָֽאַיָּלִ֑ים הִנֵּה־זֶ֤ה עוֹמֵד֙ אַחַ֣ר כָּתְלֵ֔נוּ מַשְׁגִּ֨יחַ֙ מִן־הַֽחֲלֹּנ֔וֹת מֵצִ֖יץ מִן־הַֽחֲרַכִּֽים
Sevgilim bir ceylana veya geyik yavrusuna benzer; işte o duvarımızın arkasında duruyor, pencerelerden bakıyor, kafeslerden gözetliyor.
2. Tarihler 4:4
·
Tevrat
עוֹמֵ֞ד עַל־שְׁנֵ֧ים עָשָׂ֣ר בָּקָ֗ר שְׁלֹשָׁ֣ה פֹנִ֣ים צָפ֡וֹנָה וּשְׁלוֹשָׁה֩ פֹנִ֨ים יָ֜מָּה וּשְׁלֹשָׁ֣ה פֹּנִ֣ים נֶ֗גְבָּה וּשְׁלֹשָׁה֙ פֹּנִ֣ים מִזְרָ֔חָה וְהַיָּ֥ם עֲלֵיהֶ֖ם מִלְמָ֑עְלָה וְכָל־אֲחֹרֵיהֶ֖ם בָּֽיְתָה
On iki sığır üzerinde duruyordu; üçü kuzeye dönük ve üçü batıya dönük ve üçü güneye dönük ve üçü doğuya dönüktü; ve deniz yukarıdan onların üzerindeydi ve hepsinin arkaları içe doğruydu.
2. Tarihler 6:3
·
Tevrat
וַיַּסֵּ֤ב הַמֶּ֨לֶךְ֙ אֶת־פָּנָ֔יו וַיְבָ֕רֶךְ אֵ֖ת כָּל־קְהַ֣ל יִשְׂרָאֵ֑ל וְכָל־קְהַ֥ל יִשְׂרָאֵ֖ל עוֹמֵֽד
Sonra kral yüzünü çevirdi ve bütün İsrail topluluğunu bereketledi; ve bütün İsrail topluluğu duruyordu.
2. Tarihler 23:13
·
Tevrat
וַתֵּ֡רֶא וְהִנֵּ֣ה הַמֶּלֶךְ֩ עוֹמֵ֨ד עַֽל־עַמּוּד֜וֹ בַּמָּב֗וֹא וְהַשָּׂרִ֣ים וְהַחֲצֹצְרוֹת֮ עַל־הַמֶּלֶךְ֒ וְכָל־עַ֨ם הָאָ֜רֶץ שָׂמֵ֗חַ וְתוֹקֵ֨עַ֙ בַּחֲצֹ֣צְר֔וֹת וְהַמְשֽׁוֹרֲרִים֙ בִּכְלֵ֣י הַשִּׁ֔יר וּמוֹדִיעִ֖ים לְהַלֵּ֑ל וַתִּקְרַ֤ע עֲתַלְיָ֨הוּ֙ אֶת־בְּגָדֶ֔יהָ וַתֹּ֖אמֶר קֶ֥שֶׁר קָֽשֶׁר
Ve gördü, ve işte kral girişte sütununun yanında duruyor, önderler ve borazanlar kralın yanında, yerin bütün halkı seviniyor ve borazanları çalıyor, şarkıcılar şarkı aletleriyle övmeyi bildiriyorlar; Atalya giysilerini yırttı ve dedi: 'İhanet, ihanet!'
Daniel 11:16
·
Tevrat
וְיַ֨עַשׂ הַבָּ֤א אֵלָיו֙ כִּרְצוֹנ֔וֹ וְאֵ֥ין עוֹמֵ֖ד לְפָנָ֑יו וְיַעֲמֹ֥ד בְּאֶֽרֶץ־הַצְּבִ֖י וְכָלָ֥ה בְיָדֽוֹ
Ona karşı gelen de isteğine göre yapacak ve onun önünde duran olmayacak; ve Güzellik diyarında duracak ve yıkım onun elinde olacak.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hezekiel 44:15
·
Tevrat
וְהַכֹּהֲנִ֨ים הַלְוִיִּ֜ם בְּנֵ֣י צָד֗וֹק אֲשֶׁ֨ר שָׁמְר֜וּ אֶת־מִשְׁמֶ֤רֶת מִקְדָּשִׁי֙ בִּתְע֤וֹת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ מֵֽעָלַ֔י הֵ֛מָּה יִקְרְב֥וּ אֵלַ֖י לְשָֽׁרְתֵ֑נִי וְעָמְד֣וּ לְפָנַ֗י לְהַקְרִ֥יב לִי֙ חֵ֣לֶב וָדָ֔ם נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Ve İsrail oğulları benden saptığında kutsal yerimin nöbetini tutan Sadok oğulları Levili kâhinler, bana hizmet etmek için bana yaklaşacaklar ve bana yağ ve kan sunmak için önümde duracaklar, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Yeşaya 61:5
·
Tevrat
וְעָמְד֣וּ זָרִ֔ים וְרָע֖וּ צֹאנְכֶ֑ם וּבְנֵ֣י נֵכָ֔ר אִכָּרֵיכֶ֖ם וְכֹרְמֵיכֶֽם
Ve yabancılar duracaklar ve sürünüzü güdecekler; ve yabancı oğulları çiftçileriniz ve bağcılarınızdır.
Zekeriya 14:4
·
Tevrat
וְעָמְד֣וּ רַגְלָ֣יו בַּיּוֹם־הַ֠הוּא עַל־הַ֨ר הַזֵּתִ֜ים אֲשֶׁ֨ר עַל־פְּנֵ֥י יְרוּשָׁלִַם֮ מִקֶּדֶם֒ וְנִבְקַע֩ הַ֨ר הַזֵּיתִ֤ים מֵֽחֶצְיוֹ֙ מִזְרָ֣חָה וָיָ֔מָּה גֵּ֖יא גְּדוֹלָ֣ה מְאֹ֑ד וּמָ֨שׁ חֲצִ֥י הָהָ֛ר צָפ֖וֹנָה וְחֶצְיוֹ־נֶֽגְבָּה
Ve o günde onun ayakları doğudan Yeruşalim'in önündeki Zeytin dağında duracak; ve Zeytin dağı ortasından doğuya ve batıya çok büyük bir vadi olarak yarılacak; ve dağın yarısı kuzeye ve yarısı güneye çekilecek.
Nehemya 12:39
·
Tevrat
וּמֵעַ֣ל לְשַֽׁעַר־אֶ֠פְרַיִם וְעַל־שַׁ֨עַר הַיְשָׁנָ֜ה וְעַל־שַׁ֣עַר הַדָּגִ֗ים וּמִגְדַּ֤ל חֲנַנְאֵל֙ וּמִגְדַּ֣ל הַמֵּאָ֔ה וְעַ֖ד שַׁ֣עַר הַצֹּ֑אן וְעָ֣מְד֔וּ בְּשַׁ֖עַר הַמַּטָּרָֽה
ve Efrayim Kapısı'nın üzerinden ve Eski Kapı'nın üzerinden ve Balık Kapısı'nın üzerinden ve Hananel Kulesi ve Yüz Kulesi üzerinden Koyun Kapısı'na kadar; ve Muhafız Kapısı'nda durdular.
2. Tarihler 35:5
·
Tevrat
וְעִמְד֣וּ בַקֹּ֗דֶשׁ לִפְלֻגּוֹת֙ בֵּ֣ית הָֽאָב֔וֹת לַאֲחֵיכֶ֖ם בְּנֵ֣י הָעָ֑ם וַחֲלֻקַּ֥ת בֵּֽית־אָ֖ב לַלְוִיִּֽם
Kardeşleriniz olan halkın oğulları için ataların evinin bölüklerine göre ve Levililer için ata evinin bölüğüne göre kutsal yerde durun.
Örnek Ayetler (3)
Ezra 9:15
·
Tevrat
יְהוָ֞ה אֱלֹהֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ צַדִּ֣יק אַ֔תָּה כִּֽי־נִשְׁאַ֥רְנוּ פְלֵיטָ֖ה כְּהַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה הִנְנ֤וּ לְפָנֶ֨יךָ֙ בְּאַשְׁמָתֵ֔ינוּ כִּ֣י אֵ֥ין לַעֲמ֛וֹד לְפָנֶ֖יךָ עַל־זֹֽאת
İsrail'in Tanrısı Yahve, sen doğrusun; çünkü bu günkü gibi bir kalıntı olarak bırakıldık. İşte suçluluğumuz içinde senin önündeyiz; çünkü bu yüzden senin önünde durulmaz.
Ezra 10:13
·
Tevrat
אֲבָ֞ל הָעָ֥ם רָב֙ וְהָעֵ֣ת גְּשָׁמִ֔ים וְאֵ֥ין כֹּ֖חַ לַעֲמ֣וֹד בַּח֑וּץ וְהַמְּלָאכָ֗ה לֹֽא־לְי֤וֹם אֶחָד֙ וְלֹ֣א לִשְׁנַ֔יִם כִּֽי־הִרְבִּ֥ינוּ לִפְשֹׁ֖עַ בַּדָּבָ֥ר הַזֶּֽה
Ama halk çoktur ve zaman yağmurlar zamanıdır ve dışarıda durmaya güç yoktur; ve iş bir günlük ve iki günlük değildir, çünkü bu işte isyan etmeyi çoğalttık.
2. Tarihler 5:14
·
Tevrat
וְלֹא־יָֽכְל֧וּ הַכֹּהֲנִ֛ים לַעֲמ֥וֹד לְשָׁרֵ֖ת מִפְּנֵ֣י הֶעָנָ֑ן כִּֽי־מָלֵ֥א כְבוֹד־יְהוָ֖ה אֶת־בֵּ֥ית הָאֱלֹהִֽים
Ve kâhinler bulutun yüzünden hizmet etmek için duramadılar; çünkü Yahve'nin yüceliği Tanrı'nın evini doldurmuştu.