3073
Kullanım
6
Lemma
107
Türev
85
Anlam
6 lemma, 107 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
וּבְעַם | uve'am | ve halkta, halk, ulus, topluluk, akraba | İsim | 1 | ||
וּמֵעַמֶּךָ | ume'ammekha | ve halkından, halk, topluluk, akraba | Zamir | 1 | ||
עַֽמְמֵי | ammemey | halklarının, halk, topluluk, ulus | İsim | 1 | ||
וְעַמָּהּ | ve-ammah | ve onun halkı, halk, topluluk, ulus | Zamir | 1 | ||
עִם Lemma | im | ile, ile, birlikte, yanında | Edat | 432 | ||
עִמְּךָ | immekha | seninle, ile, yanında, beraberinde | Zamir | 205 | ||
עִמּוֹ | immo | onunla, ile, yanında, beraberinde | Zamir | 121 | ||
עִמָּכֶם | immahem | sizinle, ile, yanında, birlikte | Zamir | 45 | ||
עִמִּי | immi | ile, ile, yanında, birlikte | Zamir | 39 | ||
עִמָּנוּ | immanu | bizimle, ile, yanında, birlikte | Zamir | 36 | ||
עִמָּהּ | immah | onunla, ile, yanında, beraberinde | Zamir | 34 | ||
עִמּֽוֹ | immo | onunla, ile, yanında, beraber | Zamir | 33 | ||
עִמָּם | immam | onlarla, ile, yanında, beraber | Zamir | 33 | ||
וְעִם | veim | ve ile, ile, yanında, beraber | Edat | 30 | ||
וְעִמּוֹ | ve-immo | ve onunla, ile, yanında, birlikte | Zamir | 29 | ||
וְעִמָּהֶם | ve-immahem | ve onlarla, ile, birlikte, yanında | Zamir | 14 | ||
עִֽם | im | ile, ile, birlikte, yanında | Edat | 11 | ||
Örnek Ayetler (5 / 11) Hakimler 16:3 · Tevrat וַיִּשְׁכַּ֣ב שִׁמְשׁוֹן֮ עַד־חֲצִ֣י הַלַּיְלָה֒ וַיָּ֣קָם בַּחֲצִ֣י הַלַּ֗יְלָה וַיֶּאֱחֹ֞ז בְּדַלְת֤וֹת שַֽׁעַר־הָעִיר֙ וּבִשְׁתֵּ֣י הַמְּזוּז֔וֹת וַיִּסָּעֵם֙ עִֽם־הַבְּרִ֔יחַ וַיָּ֖שֶׂם עַל־כְּתֵפָ֑יו וַֽיַּעֲלֵם֙ אֶל־רֹ֣אשׁ הָהָ֔ר אֲשֶׁ֖ר עַל־פְּנֵ֥י חֶבְרֽוֹן Şimşon gece yarısına kadar yattı. Gece yarısında kalktı, şehir kapısının kapılarını ve iki söveyi tuttu, onları sürgüyle birlikte söktü. Omuzlarına koydu ve onları Hevron'un yüzündeki dağın tepesine çıkardı. Yeşu 19:46 · Tevrat וּמֵ֥י הַיַּרְק֖וֹן וְהָֽרַקּ֑וֹן עִֽם־הַגְּב֖וּל מ֥וּל יָפֽוֹ Mey-Hayyarkon ve Harakkon; Yafo karşısındaki sınırla birlikte. Mezmurlar 119:65 · Tevrat ט֭וֹב עָשִׂ֣יתָ עִֽם־עַבְדְּךָ֑ יְ֝הוָ֗ה כִּדְבָרֶֽךָ Sözüne göre kulunla iyilik yaptın Yahve. Mezmurlar 120:5 · Tevrat אֽוֹיָה־לִ֭י כִּי־גַ֣רְתִּי מֶ֑שֶׁךְ שָׁ֝כַ֗נְתִּי עִֽם־אָהֳלֵ֥י קֵדָֽר Vay bana ki Meşek'te gurbette kaldım; Kedar'ın çadırlarıyla oturdum. Rut 2:6 · Tevrat וַיַּ֗עַן הַנַּ֛עַר הַנִּצָּ֥ב עַל־הַקּוֹצְרִ֖ים וַיֹּאמַ֑ר נַעֲרָ֤ה מֽוֹאֲבִיָּה֙ הִ֔יא הַשָּׁ֥בָה עִֽם־נָעֳמִ֖י מִשְּׂדֵ֥ה מוֹאָֽב Bunun üzerine orakçıların üzerinde duran hizmetçi yanıtladı ve dedi: 'O, Naomi ile Moav kırından dönen Moavlı genç kadındır.' | ||||||
עִמָּהֶם | immahem | onlarla, ile, yanında, birlikte | Zamir | 7 | ||
עִמִּֽי | immi | benimle, ile, yanında, beraberinde | Zamir | 6 | ||
וְעַמֶּךָ | ve-ammekha | ve senin halkın, halk, kavim, topluluk | Zamir | 5 | ||
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 17:9
·
Tevrat
אֱמֹ֗ר כֹּ֥ה אָמַ֛ר אֲדֹנָ֥י יְהֹוִ֖ה תִּצְלָ֑ח הֲלוֹא֩ אֶת־שָׁרָשֶׁ֨יהָ יְנַתֵּ֜ק וְאֶת־פִּרְיָ֣הּ יְקוֹסֵ֣ס וְיָבֵ֗שׁ כָּל־טַרְפֵּ֤י צִמְחָהּ֙ תִּיבָ֔שׁ וְלֹֽא־בִזְרֹ֤עַ גְּדוֹלָה֙ וּבְעַם־רָ֔ב לְמַשְׂא֥וֹת אוֹתָ֖הּ מִשָּׁרָשֶֽׁיהָ
Söyle: Efendi Yahve şöyle dedi: Başarılı olacak mı? Onu köklerinden kaldırmak için büyük bir kolla ve çok halkla olmadan, onun köklerini koparmayacak mı ve onun meyvesini kesmeyecek mi, ve filizinin bütün yaprakları kuruyup kurumayacak mı?
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 8:7
·
Tevrat
וְסָר֣וּ הַֽצְפַרְדְּעִ֗ים מִמְּךָ֙ וּמִבָּ֣תֶּ֔יךָ וּמֵעֲבָדֶ֖יךָ וּמֵעַמֶּ֑ךָ רַ֥ק בַּיְאֹ֖ר תִּשָּׁאַֽרְנָה
Kurbağalar senden, evlerinden, kullarından ve halkından uzaklaşacak; sadece ırmakta kalacaklar.
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 9:24
·
Tevrat
וַיָּבֹ֤אוּ הַבָּנִים֙ וַיִּֽירְשׁ֣וּ אֶת־הָאָ֔רֶץ וַתַּכְנַ֨ע לִפְנֵיהֶ֜ם אֶת־יֹשְׁבֵ֤י הָאָ֨רֶץ֙ הַכְּנַ֣עֲנִ֔ים וַֽתִּתְּנֵ֖ם בְּיָדָ֑ם וְאֶת־מַלְכֵיהֶם֙ וְאֶת־עַֽמְמֵ֣י הָאָ֔רֶץ לַעֲשׂ֥וֹת בָּהֶ֖ם כִּרְצוֹנָֽם
Ve oğullar girdiler ve diyarı mülk edindiler ve diyarın oturanları Kenanlıları yüzlerinin önünde boyun eğdirdin; ve onlara isteklerine göre yapmak için onları, krallarını ve diyarın halklarını ellerine verdin.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 65:18
·
Tevrat
כִּֽי־אִם־שִׂ֤ישׂוּ וְגִ֨ילוּ֙ עֲדֵי־עַ֔ד אֲשֶׁ֖ר אֲנִ֣י בוֹרֵ֑א כִּי֩ הִנְנִ֨י בוֹרֵ֧א אֶת־יְרוּשָׁלִַ֛ם גִּילָ֖ה וְעַמָּ֥הּ מָשֽׂוֹשׂ
Ancak yarattığım şeyle sonsuza dek sevinin ve coşun; çünkü işte ben Yeruşalim'i coşku ve halkını sevinç yaratıyorum.
Örnek Ayetler (5 / 432)
Hakimler 2:18
·
Tevrat
וְכִֽי־הֵקִ֨ים יְהוָ֥ה לָהֶם֮ שֹֽׁפְטִים֒ וְהָיָ֤ה יְהוָה֙ עִם־הַשֹּׁפֵ֔ט וְהֽוֹשִׁיעָם֙ מִיַּ֣ד אֹֽיְבֵיהֶ֔ם כֹּ֖ל יְמֵ֣י הַשּׁוֹפֵ֑ט כִּֽי־יִנָּחֵ֤ם יְהוָה֙ מִנַּֽאֲקָתָ֔ם מִפְּנֵ֥י לֹחֲצֵיהֶ֖ם וְדֹחֲקֵיהֶֽם
Yahve onlara hakimler kaldırdığında, Yahve hakimle olurdu ve hakimin bütün günleri boyunca onları düşmanlarının elinden kurtarırdı; çünkü Yahve onları sıkıştıranların ve onlara baskı yapanların yüzünden inlemelerine acırdı.
Hakimler 4:9
·
Tevrat
וַתֹּ֜אמֶר הָלֹ֧ךְ אֵלֵ֣ךְ עִמָּ֗ךְ אֶ֚פֶס כִּי֩ לֹ֨א תִֽהְיֶ֜ה תִּֽפְאַרְתְּךָ֗ עַל־הַדֶּ֨רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר אַתָּ֣ה הוֹלֵ֔ךְ כִּ֣י בְֽיַד־אִשָּׁ֔ה יִמְכֹּ֥ר יְהוָ֖ה אֶת־סִֽיסְרָ֑א וַתָּ֧קָם דְּבוֹרָ֛ה וַתֵּ֥לֶך עִם־בָּרָ֖ק קֶֽדְשָׁה
Ve o dedi: 'Seninle kesinlikle gideceğim; ancak gittiğin yolda senin yüceliğin olmayacak, çünkü Yahve Sisera'yı bir kadının eline satacak.' Ve Debora kalktı ve Barak ile Kedeş'e gitti.
Hakimler 5:15
·
Tevrat
וְשָׂרַ֤י בְּיִשָּׂשכָר֙ עִם־דְּבֹרָ֔ה וְיִשָּׂשכָר֙ כֵּ֣ן בָּרָ֔ק בָּעֵ֖מֶק שֻׁלַּ֣ח בְּרַגְלָ֑יו בִּפְלַגּ֣וֹת רְאוּבֵ֔ן גְּדֹלִ֖ים חִקְקֵי־לֵֽב
İssakar'ın yöneticileri Debora ileydi; ve İssakar böylece Barak, vadide ayaklarıyla gönderildi. Ruben'in bölüklerinde kalp kararları büyüktü.
Hakimler 5:20
·
Tevrat
מִן־שָׁמַ֖יִם נִלְחָ֑מוּ הַכּֽוֹכָבִים֙ מִמְּסִלּוֹתָ֔ם נִלְחֲמ֖וּ עִם־סִיסְרָֽא
Göklerden savaştılar; yıldızlar yörüngelerinden Sisera ile savaştılar.
Hakimler 8:35
·
Tevrat
וְלֹֽא־עָשׂ֣וּ חֶ֔סֶד עִם־בֵּ֥ית יְרֻבַּ֖עַל גִּדְע֑וֹן כְּכָל־הַטּוֹבָ֔ה אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה עִם־יִשְׂרָאֵֽל
Ve İsrail'e yaptığı bütün iyiliğe karşılık Yerubbaal Gideon'un evine sadakat göstermediler.
Örnek Ayetler (5 / 205)
Hakimler 1:24
·
Tevrat
וַיִּרְאוּ֙ הַשֹּׁ֣מְרִ֔ים אִ֖ישׁ יוֹצֵ֣א מִן־הָעִ֑יר וַיֹּ֣אמְרוּ ל֗וֹ הַרְאֵ֤נוּ נָא֙ אֶת־מְב֣וֹא הָעִ֔יר וְעָשִׂ֥ינוּ עִמְּךָ֖ חָֽסֶד
Nöbetçiler şehirden çıkan bir adam gördüler ve ona dediler: 'Lütfen şehrin girişini bize göster, biz de sana sadakat gösterelim.'
Hakimler 4:6
·
Tevrat
וַתִּשְׁלַ֗ח וַתִּקְרָא֙ לְבָרָ֣ק בֶּן־אֲבִינֹ֔עַם מִקֶּ֖דֶשׁ נַפְתָּלִ֑י וַתֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו הֲלֹ֥א צִוָּ֣ה יְהוָ֣ה אֱלֹהֵֽי־יִשְׂרָאֵ֗ל לֵ֤ךְ וּמָֽשַׁכְתָּ֙ בְּהַ֣ר תָּב֔וֹר וְלָקַחְתָּ֣ עִמְּךָ֗ עֲשֶׂ֤רֶת אֲלָפִים֙ אִ֔ישׁ מִבְּנֵ֥י נַפְתָּלִ֖י וּמִבְּנֵ֥י זְבֻלֽוּן
Ve o haber gönderip Naftali Kedeşi'nden Avinoam oğlu Barak'ı çağırdı; ve ona dedi: 'İsrail'in Tanrısı Yahve buyurmadı mı? Git ve Tavor dağına çekil; ve yanına Naftali oğullarından ve Zevulun oğullarından on bin adam al.
Hakimler 4:9
·
Tevrat
וַתֹּ֜אמֶר הָלֹ֧ךְ אֵלֵ֣ךְ עִמָּ֗ךְ אֶ֚פֶס כִּי֩ לֹ֨א תִֽהְיֶ֜ה תִּֽפְאַרְתְּךָ֗ עַל־הַדֶּ֨רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר אַתָּ֣ה הוֹלֵ֔ךְ כִּ֣י בְֽיַד־אִשָּׁ֔ה יִמְכֹּ֥ר יְהוָ֖ה אֶת־סִֽיסְרָ֑א וַתָּ֧קָם דְּבוֹרָ֛ה וַתֵּ֥לֶך עִם־בָּרָ֖ק קֶֽדְשָׁה
Ve o dedi: 'Seninle kesinlikle gideceğim; ancak gittiğin yolda senin yüceliğin olmayacak, çünkü Yahve Sisera'yı bir kadının eline satacak.' Ve Debora kalktı ve Barak ile Kedeş'e gitti.
Hakimler 6:12
·
Tevrat
וַיֵּרָ֥א אֵלָ֖יו מַלְּאַ֣ךְ יְהוָ֑ה וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֔יו יְהוָ֥ה עִמְּךָ֖ גִּבּ֥וֹר הֶחָֽיִל
Yahve'nin elçisi ona göründü ve ona dedi ki: 'Yahve seninledir, ey güçlü yiğit.'
Hakimler 6:16
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ יְהוָ֔ה כִּ֥י אֶהְיֶ֖ה עִמָּ֑ךְ וְהִכִּיתָ֥ אֶת־מִדְיָ֖ן כְּאִ֥ישׁ אֶחָֽד
Yahve ona dedi ki: 'Çünkü seninle olacağım ve Midyan'ı tek bir adam gibi vuracaksın.'
Örnek Ayetler (5 / 121)
Hakimler 3:27
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בְּבוֹא֔וֹ וַיִּתְקַ֥ע בַּשּׁוֹפָ֖ר בְּהַ֣ר אֶפְרָ֑יִם וַיֵּרְד֨וּ עִמּ֧וֹ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל מִן־הָהָ֖ר וְה֥וּא לִפְנֵיהֶֽם
Ve geldiğinde, Efrayim dağında şofar çaldı; ve İsrail oğulları dağdan onunla indiler ve o onların önündeydi.
Hakimler 4:10
·
Tevrat
וַיַּזְעֵ֨ק בָּרָ֜ק אֶת־זְבוּלֻ֤ן וְאֶת־נַפְתָּלִי֙ קֶ֔דְשָׁה וַיַּ֣עַל בְּרַגְלָ֔יו עֲשֶׂ֥רֶת אַלְפֵ֖י אִ֑ישׁ וַתַּ֥עַל עִמּ֖וֹ דְּבוֹרָֽה
Ve Barak Zevulun'u ve Naftali'yi Kedeş'e çağırdı; ve onun adımlarında on bin adam çıktı; ve Debora onunla çıktı.
Hakimler 9:34
·
Tevrat
וַיָּ֧קָם אֲבִימֶ֛לֶךְ וְכָל־הָעָ֥ם אֲשֶׁר־עִמּ֖וֹ לָ֑יְלָה וַיֶּאֶרְב֣וּ עַל־שְׁכֶ֔ם אַרְבָּעָ֖ה רָאשִֽׁים
Abimelek ve onunla olan tüm halk geceleyin kalktılar; ve Şekem'e karşı dört bölük halinde pusu kurdular.
Hakimler 9:44
·
Tevrat
וַאֲבִימֶ֗לֶךְ וְהָרָאשִׁים֙ אֲשֶׁ֣ר עִמּ֔וֹ פָּשְׁט֕וּ וַיַּ֣עַמְד֔וּ פֶּ֖תַח שַׁ֣עַר הָעִ֑יר וּשְׁנֵ֣י הָֽרָאשִׁ֗ים פָּֽשְׁט֛וּ עַֽל־כָּל־אֲשֶׁ֥ר בַּשָּׂדֶ֖ה וַיַּכּֽוּם
Abimelek ve onunla olan bölükler yayıldılar ve şehrin kapısının girişinde durdular; ve iki bölük kırda olan herkesin üzerine yayıldılar ve onları vurdular.
Hakimler 9:48
·
Tevrat
וַיַּ֨עַל אֲבִימֶ֜לֶךְ הַר־צַלְמ֗וֹן הוּא֮ וְכָל־הָעָ֣ם אֲשֶׁר־אִתּוֹ֒ וַיִּקַּח֩ אֲבִימֶ֨לֶךְ אֶת־הַקַּרְדֻּמּ֜וֹת בְּיָד֗וֹ וַיִּכְרֹת֙ שׂוֹכַ֣ת עֵצִ֔ים וַיִּ֨שָּׂאֶ֔הָ וַיָּ֖שֶׂם עַל־שִׁכְמ֑וֹ וַיֹּ֜אמֶר אֶל־הָעָ֣ם אֲשֶׁר־עִמּ֗וֹ מָ֤ה רְאִיתֶם֙ עָשִׂ֔יתִי מַהֲר֖וּ עֲשׂ֥וּ כָמֽוֹנִי
Abimelek, o ve onunla olan bütün halk Tsalmon Dağı'na çıktı; Abimelek eline baltaları aldı ve ağaçların bir dalını kesti, onu taşıdı ve omzuna koydu; ve onunla olan halka dedi: 'Ne yaptığımı gördünüz, acele edin, benim gibi yapın.'
Örnek Ayetler (5 / 45)
2. Samuel 2:6
·
Tevrat
וְעַתָּ֕ה יַֽעַשׂ־יְהוָ֥ה עִמָּכֶ֖ם חֶ֣סֶד וֶאֱמֶ֑ת וְגַ֣ם אָנֹכִ֗י אֶעֱשֶׂ֤ה אִתְּכֶם֙ הַטּוֹבָ֣ה הַזֹּ֔את אֲשֶׁ֥ר עֲשִׂיתֶ֖ם הַדָּבָ֥ר הַזֶּֽה
Ve şimdi Yahve sizinle sadakat ve hakikat yapsın; ve ayrıca ben sizinle bu iyiliği yapacağım, çünkü bu şeyi yaptınız.
2. Samuel 18:2
·
Tevrat
וַיְשַׁלַּ֨ח דָּוִ֜ד אֶת־הָעָ֗ם הַשְּׁלִשִׁ֤ית בְּיַד־יוֹאָב֙ וְ֠הַשְּׁלִשִׁית בְּיַ֨ד אֲבִישַׁ֤י בֶּן־צְרוּיָה֙ אֲחִ֣י יוֹאָ֔ב וְהַ֨שְּׁלִשִׁ֔ת בְּיַ֖ד אִתַּ֣י הַגִּתִּ֑י וַיֹּ֤אמֶר הַמֶּ֨לֶךְ֙ אֶל־הָעָ֔ם יָצֹ֥א אֵצֵ֛א גַּם־אֲנִ֖י עִמָּכֶֽם
Davut halkı gönderdi; üçte birini Yoav'ın elinde, üçte birini Yoav'ın kardeşi Tseruya oğlu Avişay'ın elinde ve üçte birini Gatlı İttay'ın elinde. Kral halka dedi: 'Ben de sizinle kesinlikle çıkacağım.'
Hoşea 14:3
·
Tevrat
קְח֤וּ עִמָּכֶם֙ דְּבָרִ֔ים וְשׁ֖וּבוּ אֶל־יְהוָ֑ה אִמְר֣וּ אֵלָ֗יו כָּל־תִּשָּׂ֤א עָוֺן֙ וְקַח־ט֔וֹב וּֽנְשַׁלְּמָ֥ה פָרִ֖ים שְׂפָתֵֽינוּ
Sizinle sözler alın ve Yahve'ye dönün; ona deyin: 'Bütün suçu kaldır ve iyiyi al ve dudaklarımızın boğalarını ödeyelim.'
1. Samuel 12:24
·
Tevrat
אַ֣ךְ יְר֣אוּ אֶת־יְהוָ֗ה וַעֲבַדְתֶּ֥ם אֹת֛וֹ בֶּאֱמֶ֖ת בְּכָל־לְבַבְכֶ֑ם כִּ֣י רְא֔וּ אֵ֥ת אֲשֶׁר־הִגְדִּ֖ל עִמָּכֶֽם
Ancak Yahve'den korkun ve bütün kalbinizle O'na sadakatle kulluk edin; çünkü sizinle yaptığı büyük işleri görün.
2. Krallar 10:23
·
Tevrat
וַיָּבֹ֥א יֵה֛וּא וִיהוֹנָדָ֥ב בֶּן־רֵכָ֖ב בֵּ֣ית הַבָּ֑עַל וַיֹּ֜אמֶר לְעֹבְדֵ֣י הַבַּ֗עַל חַפְּשׂ֤וּ וּרְאוּ֙ פֶּן־יֶשׁ־פֹּ֤ה עִמָּכֶם֙ מֵעַבְדֵ֣י יְהוָ֔ה כִּ֛י אִם־עֹבְדֵ֥י הַבַּ֖עַל לְבַדָּֽם
Yehu ve Rekav oğlu Yehonadav Baal'ın evine geldiler. Baal'ın kullarına dedi: 'Araştırın ve görün, burada sizinle birlikte Yahve'nin kullarından kimse olmasın, ancak yalnız Baal'ın kulları olsun.'
Örnek Ayetler (4 / 39)
Hakimler 4:8
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֵלֶ֨יהָ֙ בָּרָ֔ק אִם־תֵּלְכִ֥י עִמִּ֖י וְהָלָ֑כְתִּי וְאִם־לֹ֥א תֵלְכִ֛י עִמִּ֖י לֹ֥א אֵלֵֽךְ
Barak ona dedi: 'Eğer benimle gidersen giderim; ama benimle gitmezsen gitmem.'
2. Samuel 13:11
·
Tevrat
וַתַּגֵּ֥שׁ אֵלָ֖יו לֶֽאֱכֹ֑ל וַיַּֽחֲזֶק־בָּהּ֙ וַיֹּ֣אמֶר לָ֔הּ בּ֛וֹאִי שִׁכְבִ֥י עִמִּ֖י אֲחוֹתִֽי
Yemesi için ona yaklaştırdı; ve onu tuttu ve ona dedi: 'Gel, benimle yat, kız kardeşim.'
2. Samuel 13:16
·
Tevrat
וַתֹּ֣אמֶר ל֗וֹ אַל־אוֹדֹ֞ת הָרָעָ֤ה הַגְּדוֹלָה֙ הַזֹּ֔את מֵאַחֶ֛רֶת אֲשֶׁר־עָשִׂ֥יתָ עִמִּ֖י לְשַׁלְּחֵ֑נִי וְלֹ֥א אָבָ֖ה לִשְׁמֹ֥עַֽ לָֽהּ
Ona dedi: 'Hayır, beni göndermen bana yaptığın diğerinden daha büyük bir kötülüktür.' Ama onu dinlemek istemedi.
2. Samuel 19:26
·
Tevrat
וַיְהִ֛י כִּי־בָ֥א יְרוּשָׁלִַ֖ם לִקְרַ֣את הַמֶּ֑לֶךְ וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ הַמֶּ֔לֶךְ לָ֛מָּה לֹא־הָלַ֥כְתָּ עִמִּ֖י מְפִיבֹֽשֶׁת
Kralı karşılamak için Yeruşalim'e geldiğinde, kral ona dedi: 'Neden benimle gitmedin, Mefiboşet?'
Örnek Ayetler (5 / 36)
Hakimler 6:13
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֤יו גִּדְעוֹן֙ בִּ֣י אֲדֹנִ֔י וְיֵ֤שׁ יְהוָה֙ עִמָּ֔נוּ וְלָ֥מָּה מְצָאַ֖תְנוּ כָּל־זֹ֑את וְאַיֵּ֣ה כָֽל־נִפְלְאֹתָ֡יו אֲשֶׁר֩ סִפְּרוּ־לָ֨נוּ אֲבוֹתֵ֜ינוּ לֵאמֹ֗ר הֲלֹ֤א מִמִּצְרַ֨יִם֙ הֶעֱלָ֣נוּ יְהוָ֔ה וְעַתָּה֙ נְטָשָׁ֣נוּ יְהוָ֔ה וַֽיִּתְּנֵ֖נוּ בְּכַף־מִדְיָֽן
Gideon ona dedi ki: 'Lütfen efendim, eğer Yahve bizimleyse, bütün bunlar neden bizi buldu? Babalarımızın, 'Yahve bizi Mısır'dan çıkarmadı mı?' diyerek bize anlattıkları bütün harikaları nerede? Fakat şimdi Yahve bizi terk etti ve bizi Midyan'ın avucuna verdi.'
Hakimler 11:8
·
Tevrat
וַיֹּאמְרוּ֩ זִקְנֵ֨י גִלְעָ֜ד אֶל־יִפְתָּ֗ח לָכֵן֙ עַתָּה֙ שַׁ֣בְנוּ אֵלֶ֔יךָ וְהָלַכְתָּ֣ עִמָּ֔נוּ וְנִלְחַמְתָּ֖ בִּבְנֵ֣י עַמּ֑וֹן וְהָיִ֤יתָ לָּ֨נוּ֙ לְרֹ֔אשׁ לְכֹ֖ל יֹשְׁבֵ֥י גִלְעָֽד
Gilad ihtiyarları Yiftah'a dediler: 'Bu yüzden şimdi sana döndük; bizimle gideceksin ve Ammon oğullarıyla savaşacaksın ve bize, Gilad'da oturanların hepsine baş olacaksın.'
Hakimler 18:19
·
Tevrat
וַיֹּאמְרוּ֩ ל֨וֹ הַחֲרֵ֜שׁ שִֽׂים־יָדְךָ֤ עַל־פִּ֨יךָ֙ וְלֵ֣ךְ עִמָּ֔נוּ וֶֽהְיֵה־לָ֖נוּ לְאָ֣ב וּלְכֹהֵ֑ן הֲט֣וֹב הֱיוֹתְךָ֣ כֹהֵ֗ן לְבֵית֙ אִ֣ישׁ אֶחָ֔ד א֚וֹ הֱיוֹתְךָ֣ כֹהֵ֔ן לְשֵׁ֥בֶט וּלְמִשְׁפָּחָ֖ה בְּיִשְׂרָאֵֽל
Ve ona dediler ki: 'Sus, elini ağzının üzerine koy ve bizimle gel, ve bize baba ve kâhin ol; senin bir adamın evine kâhin olman mı iyidir, yoksa İsrail'de bir oymak ve bir aile için kâhin olman mı?'
Hakimler 18:25
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֤וּ אֵלָיו֙ בְּנֵי־דָ֔ן אַל־תַּשְׁמַ֥ע קוֹלְךָ֖ עִמָּ֑נוּ פֶּֽן־יִפְגְּע֣וּ בָכֶ֗ם אֲנָשִׁים֙ מָ֣רֵי נֶ֔פֶשׁ וְאָסַפְתָּ֥ה נַפְשְׁךָ֖ וְנֶ֥פֶשׁ בֵּיתֶֽךָ
Dan oğulları ona dediler ki: 'Sesini bizimle işittirme; yoksa acı ruhlu adamlar size saldırır, ve kendi canını ve evinin canını toplarsın.'
2. Samuel 15:20
·
Tevrat
תְּמ֣וֹל בּוֹאֶ֗ךָ וְהַיּ֞וֹם אֲנִֽיעֲךָ֤ עִמָּ֨נוּ֙ לָלֶ֔כֶת וַאֲנִ֣י הוֹלֵ֔ךְ עַ֥ל אֲשֶׁר־אֲנִ֖י הוֹלֵ֑ךְ שׁ֣וּב וְהָשֵׁ֧ב אֶת־אַחֶ֛יךָ עִמָּ֖ךְ חֶ֥סֶד וֶאֱמֶֽת
Gelişin dündü ve bugün gitmek için seni bizimle dolaştırayım mı? Ve ben gittiğim yere gidiyorum; dön ve kardeşlerini seninle döndür, sadakat ve hakikat.
Örnek Ayetler (5 / 34)
Hakimler 13:9
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֥ע הָאֱלֹהִ֖ים בְּק֣וֹל מָנ֑וֹחַ וַיָּבֹ֣א מַלְאַךְ֩ הָאֱלֹהִ֨ים ע֜וֹד אֶל־הָאִשָּׁ֗ה וְהִיא֙ יוֹשֶׁ֣בֶת בַּשָּׂדֶ֔ה וּמָנ֥וֹחַ אִישָׁ֖הּ אֵ֥ין עִמָּֽהּ
Böylece Tanrı Manoah'ın sesini işitti ve Tanrı'nın elçisi kadına tekrar geldi; ve o kırda oturuyordu ve kocası Manoah onunla yoktu.
2. Samuel 11:4
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַח֩ דָּוִ֨ד מַלְאָכִ֜ים וַיִּקָּחֶ֗הָ וַתָּב֤וֹא אֵלָיו֙ וַיִּשְׁכַּ֣ב עִמָּ֔הּ וְהִ֥יא מִתְקַדֶּ֖שֶׁת מִטֻּמְאָתָ֑הּ וַתָּ֖שָׁב אֶל־בֵּיתָֽהּ
Davut elçiler gönderdi ve onu aldı. O ona geldi ve onunla yattı. Ve o, kirliliğinden kendini kutsal kılıyordu; sonra evine döndü.
2. Samuel 12:24
·
Tevrat
וַיְנַחֵ֣ם דָּוִ֗ד אֵ֚ת בַּת־שֶׁ֣בַע אִשְׁתּ֔וֹ וַיָּבֹ֥א אֵלֶ֖יהָ וַיִּשְׁכַּ֣ב עִמָּ֑הּ וַתֵּ֣לֶד בֵּ֗ן וַתִּקְרָ֤א אֶת־שְׁמוֹ֙ שְׁלֹמֹ֔ה וַיהוָ֖ה אֲהֵבֽוֹ
Davut karısı Bat-Şeva'yı teselli etti; ona gelip onunla yattı. O da bir oğul doğurdu ve adını Süleyman diye çağırdı. Yahve onu sevdi.
1. Samuel 1:24
·
Tevrat
וַתַּעֲלֵ֨הוּ עִמָּ֜הּ כַּאֲשֶׁ֣ר גְּמָלַ֗תּוּ בְּפָרִ֤ים שְׁלֹשָׁה֙ וְאֵיפָ֨ה אַחַ֥ת קֶ֨מַח֙ וְנֵ֣בֶל יַ֔יִן וַתְּבִאֵ֥הוּ בֵית־יְהוָ֖ה שִׁל֑וֹ וְהַנַּ֖עַר נָֽעַר
Onu sütten kestiğinde, üç boğa, bir efa (~22 litre) un ve bir tulum şarapla birlikte onu kendisiyle çıkardı ve onu Şilo'daki Yahve'nin evine getirdi; ve çocuk henüz küçüktü.
1. Krallar 3:17
·
Tevrat
וַתֹּ֜אמֶר הָאִשָּׁ֤ה הָֽאַחַת֙ בִּ֣י אֲדֹנִ֔י אֲנִי֙ וְהָאִשָּׁ֣ה הַזֹּ֔את יֹשְׁבֹ֖ת בְּבַ֣יִת אֶחָ֑ד וָאֵלֵ֥ד עִמָּ֖הּ בַּבָּֽיִת
Ve birinci kadın dedi: 'Lütfen efendim, ben ve bu kadın bir evde oturuyoruz; ve ben evde onunla birlikteyken doğurdum.
Örnek Ayetler (5 / 33)
Hakimler 11:3
·
Tevrat
וַיִּבְרַ֤ח יִפְתָּח֙ מִפְּנֵ֣י אֶחָ֔יו וַיֵּ֖שֶׁב בְּאֶ֣רֶץ ט֑וֹב וַיִּֽתְלַקְּט֤וּ אֶל־יִפְתָּח֙ אֲנָשִׁ֣ים רֵיקִ֔ים וַיֵּצְא֖וּ עִמּֽוֹ
Yiftah kardeşlerinin önünden kaçtı ve Tov diyarında oturdu; boş adamlar Yiftah'a toplandılar ve onunla çıktılar.
Hakimler 19:10
·
Tevrat
וְלֹֽא־אָבָ֤ה הָאִישׁ֙ לָל֔וּן וַיָּ֣קָם וַיֵּ֗לֶךְ וַיָּבֹא֙ עַד־נֹ֣כַח יְב֔וּס הִ֖יא יְרוּשָׁלִָ֑ם וְעִמּ֗וֹ צֶ֤מֶד חֲמוֹרִים֙ חֲבוּשִׁ֔ים וּפִילַגְשׁ֖וֹ עִמּֽוֹ
Adam gecelemeyi istemedi, ve kalktı ve gitti, ve Yebus'un karşısına kadar geldi, o Yeruşalim'dir; ve onunla birlikte eyerlenmiş bir çift eşek vardı, ve cariyesi onunla birlikteydi.
2. Samuel 5:10
·
Tevrat
וַיֵּ֥לֶךְ דָּוִ֖ד הָל֣וֹךְ וְגָד֑וֹל וַיהוָ֛ה אֱלֹהֵ֥י צְבָא֖וֹת עִמּֽוֹ
Davut giderek büyüdü ve Ordular Tanrısı Yahve onunla idi.
2. Samuel 10:17
·
Tevrat
וַיֻּגַּ֣ד לְדָוִ֗ד וַיֶּאֱסֹ֤ף אֶת־כָּל־יִשְׂרָאֵל֙ וַיַּעֲבֹ֣ר אֶת־הַיַּרְדֵּ֔ן וַיָּבֹ֖א חֵלָ֑אמָה וַיַּעַרְכ֤וּ אֲרָם֙ לִקְרַ֣את דָּוִ֔ד וַיִּלָּחֲמ֖וּ עִמּֽוֹ
Davut'a bildirildi; bütün İsrail'i topladı, Yarden'i geçti ve Helam'a geldi. Aram Davut'u karşılamak için düzen aldı ve onunla savaştılar.
2. Samuel 17:24
·
Tevrat
וְדָוִ֖ד בָּ֣א מַחֲנָ֑יְמָה וְאַבְשָׁלֹ֗ם עָבַר֙ אֶת־הַיַּרְדֵּ֔ן ה֕וּא וְכָל־אִ֥ישׁ יִשְׂרָאֵ֖ל עִמּֽוֹ
Davut Mahanaim'e geldi. Avşalom ise Şeria'yı geçti, o ve onunla birlikte bütün İsrail adamları.
Örnek Ayetler (5 / 33)
Hakimler 1:22
·
Tevrat
וַיַּעֲל֧וּ בֵית־יוֹסֵ֛ף גַּם־הֵ֖ם בֵּֽית־אֵ֑ל וַֽיהוָ֖ה עִמָּֽם
Yusuf evi de Beytel'e çıktı ve Yahve onlarlaydı.
Hakimler 8:10
·
Tevrat
וְזֶ֨בַח וְצַלְמֻנָּ֜ע בַּקַּרְקֹ֗ר וּמַחֲנֵיהֶ֤ם עִמָּם֙ כַּחֲמֵ֤שֶׁת עָשָׂר֙ אֶ֔לֶף כֹּ֚ל הַנּ֣וֹתָרִ֔ים מִכֹּ֖ל מַחֲנֵ֣ה בְנֵי־קֶ֑דֶם וְהַנֹּ֣פְלִ֔ים מֵאָ֨ה וְעֶשְׂרִ֥ים אֶ֛לֶף אִ֖ישׁ שֹׁ֥לֵֽף חָֽרֶב
Zevah ve Tsalmunna Karkor'daydı ve ordugahları onlarla birlikteydi, doğu oğullarının bütün ordugahından bütün kalanlar on beş bin kadardı; ve düşenler kılıç çeken yüz yirmi bin adamdı.
Hakimler 15:3
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר לָהֶם֙ שִׁמְשׁ֔וֹן נִקֵּ֥יתִי הַפַּ֖עַם מִפְּלִשְׁתִּ֑ים כִּֽי־עֹשֶׂ֥ה אֲנִ֛י עִמָּ֖ם רָעָֽה
Şimşon onlara dedi: 'Bu kez Filistlilerden suçsuz olacağım; çünkü ben onlara kötülük yapıyorum.'
2. Samuel 3:22
·
Tevrat
וְהִנֵּה֩ עַבְדֵ֨י דָוִ֤ד וְיוֹאָב֙ בָּ֣א מֵֽהַגְּד֔וּד וְשָׁלָ֥ל רָ֖ב עִמָּ֣ם הֵבִ֑יאוּ וְאַבְנֵ֗ר אֵינֶ֤נּוּ עִם־דָּוִד֙ בְּחֶבְר֔וֹן כִּ֥י שִׁלְּח֖וֹ וַיֵּ֥לֶךְ בְּשָׁלֽוֹם
Ve işte, Davut'un kulları ve Yoav akından geldiler ve yanlarında çok ganimet getirdiler. Avner ise Hevron'da Davut'la değildi, çünkü onu göndermişti ve o esenlikle gitmişti.
2. Samuel 6:22
·
Tevrat
וּנְקַלֹּ֤תִי עוֹד֙ מִזֹּ֔את וְהָיִ֥יתִי שָׁפָ֖ל בְּעֵינָ֑י וְעִם־הָֽאֲמָהוֹת֙ אֲשֶׁ֣ר אָמַ֔רְתְּ עִמָּ֖ם אִכָּבֵֽדָה
'Bundan daha da küçüleceğim ve kendi gözlerimde alçalacağım; ama söylediğin o cariyelerle, onlarla yüceleceğim.'
Örnek Ayetler (5 / 30)
Hakimler 9:16
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה אִם־בֶּאֱמֶ֤ת וּבְתָמִים֙ עֲשִׂיתֶ֔ם וַתַּמְלִ֖יכוּ אֶת־אֲבִימֶ֑לֶךְ וְאִם־טוֹבָ֤ה עֲשִׂיתֶם֙ עִם־יְרֻבַּ֣עַל וְעִם־בֵּית֔וֹ וְאִם־כִּגְמ֥וּל יָדָ֖יו עֲשִׂ֥יתֶם לֽוֹ
Ve şimdi, eğer Abimelek'i kral yapmakla gerçekten ve kusursuzca davrandıysanız; ve eğer Yerubbaal'a ve evine iyilik yaptıysanız, ve eğer ona ellerinin karşılığına göre davrandıysanız;
Hakimler 9:19
·
Tevrat
וְאִם־בֶּאֱמֶ֨ת וּבְתָמִ֧ים עֲשִׂיתֶ֛ם עִם־יְרֻבַּ֥עַל וְעִם־בֵּית֖וֹ הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה שִׂמְחוּ֙ בַּאֲבִימֶ֔לֶךְ וְיִשְׂמַ֥ח גַּם־ה֖וּא בָּכֶֽם
Ve eğer bugün Yerubbaal'a ve evine gerçekten ve kusursuzca davrandıysanız, Abimelek ile sevinin, ve o da sizinle sevinsin.
2. Samuel 6:22
·
Tevrat
וּנְקַלֹּ֤תִי עוֹד֙ מִזֹּ֔את וְהָיִ֥יתִי שָׁפָ֖ל בְּעֵינָ֑י וְעִם־הָֽאֲמָהוֹת֙ אֲשֶׁ֣ר אָמַ֔רְתְּ עִמָּ֖ם אִכָּבֵֽדָה
'Bundan daha da küçüleceğim ve kendi gözlerimde alçalacağım; ama söylediğin o cariyelerle, onlarla yüceleceğim.'
2. Samuel 12:3
·
Tevrat
וְלָרָ֣שׁ אֵֽין־כֹּ֗ל כִּי֩ אִם־כִּבְשָׂ֨ה אַחַ֤ת קְטַנָּה֙ אֲשֶׁ֣ר קָנָ֔ה וַיְחַיֶּ֕הָ וַתִּגְדַּ֥ל עִמּ֛וֹ וְעִם־בָּנָ֖יו יַחְדָּ֑ו מִפִּתּ֨וֹ תֹאכַ֜ל וּמִכֹּס֤וֹ תִשְׁתֶּה֙ וּבְחֵיק֣וֹ תִשְׁכָּ֔ב וַתְּהִי־ל֖וֹ כְּבַֽת
Yoksulun ise satın aldığı küçük bir dişi kuzudan başka hiçbir şeyi yoktu. Onu yaşattı; kuzu onunla ve oğullarıyla birlikte büyüdü. Onun lokmasından yerdi, onun kasesinden içerdi ve onun koynunda yatardı; ona bir kız gibiydi.
2. Samuel 21:4
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמְרוּ ל֣וֹ הַגִּבְעֹנִ֗ים אֵֽין־לָ֜נוּ כֶּ֤סֶף וְזָהָב֙ עִם־שָׁא֣וּל וְעִם־בֵּית֔וֹ וְאֵֽין־לָ֥נוּ אִ֖ישׁ לְהָמִ֣ית בְּיִשְׂרָאֵ֑ל וַיֹּ֛אמֶר מָֽה־אַתֶּ֥ם אֹמְרִ֖ים אֶעֱשֶׂ֥ה לָכֶֽם
Givonlular ona dediler: 'Şaul'la ve eviyle gümüş ve altın işimiz yoktur ve İsrail'de öldürecek adamımız yoktur.' O dedi: 'Ne derseniz sizin için yapacağım.'
Örnek Ayetler (5 / 29)
Hakimler 19:10
·
Tevrat
וְלֹֽא־אָבָ֤ה הָאִישׁ֙ לָל֔וּן וַיָּ֣קָם וַיֵּ֗לֶךְ וַיָּבֹא֙ עַד־נֹ֣כַח יְב֔וּס הִ֖יא יְרוּשָׁלִָ֑ם וְעִמּ֗וֹ צֶ֤מֶד חֲמוֹרִים֙ חֲבוּשִׁ֔ים וּפִילַגְשׁ֖וֹ עִמּֽוֹ
Adam gecelemeyi istemedi, ve kalktı ve gitti, ve Yebus'un karşısına kadar geldi, o Yeruşalim'dir; ve onunla birlikte eyerlenmiş bir çift eşek vardı, ve cariyesi onunla birlikteydi.
2. Krallar 15:25
·
Tevrat
וַיִּקְשֹׁ֣ר עָלָיו֩ פֶּ֨קַח בֶּן־רְמַלְיָ֜הוּ שָׁלִישׁ֗וֹ וַיַּכֵּ֨הוּ בְשֹׁמְר֜וֹן בְּאַרְמ֤וֹן בֵּית־הַמֶּ֨לֶךְ֙ אֶת־אַרְגֹּ֣ב וְאֶת־הָאַרְיֵ֔ה וְעִמּ֛וֹ חֲמִשִּׁ֥ים אִ֖ישׁ מִבְּנֵ֣י גִלְעָדִ֑ים וַיְמִיתֵ֖הוּ וַיִּמְלֹ֥ךְ תַּחְתָּֽיו
Komutanı Remalya'nın oğlu Pekah ona karşı komplo kurdu ve onu Samiriye'de kralın evinin kalesinde vurdu, Argov'u ve Arye'yi de; ve onunla Gilatlıların oğullarından elli adam vardı; onu öldürdü ve onun yerine kral oldu.
1. Tarihler 12:28
·
Tevrat
וִיהוֹיָדָ֖ע הַנָּגִ֣יד לְאַהֲרֹ֑ן וְעִמּ֕וֹ שְׁלֹ֥שֶׁת אֲלָפִ֖ים וּשְׁבַ֥ע מֵאֽוֹת
Ve Harun'un önderi Yehoyada, ve onunla üç bin yedi yüz.
Ezra 8:3
·
Tevrat
מִבְּנֵ֣י שְׁכַנְיָ֔ה מִבְּנֵ֥י פַרְעֹ֖שׁ זְכַרְיָ֑ה וְעִמּ֛וֹ הִתְיַחֵ֥שׂ לִזְכָרִ֖ים מֵאָ֥ה וַחֲמִשִּֽׁים
Şekanya oğullarından, Paroş oğullarından Zekeriya ve onunla birlikte soy kaydına geçen yüz elli erkek;
Ezra 8:4
·
Tevrat
מִבְּנֵי֙ פַּחַ֣ת מוֹאָ֔ב אֶלְיְהֽוֹעֵינַ֖י בֶּן־זְרַֽחְיָ֑ה וְעִמּ֖וֹ מָאתַ֥יִם הַזְּכָרִֽים
Pahat-Moav oğullarından Zerahya oğlu Elyehoenay ve onunla birlikte iki yüz erkek;
Örnek Ayetler (5 / 14)
1. Tarihler 12:35
·
Tevrat
וּמִנַּפְתָּלִ֖י שָׂרִ֣ים אָ֑לֶף וְעִמָּהֶם֙ בְּצִנָּ֣ה וַחֲנִ֔ית שְׁלֹשִׁ֥ים וְשִׁבְעָ֖ה אָֽלֶף
Ve Naftali'den bin komutan, ve onlarla kalkanla ve mızrakla otuz yedi bin.
1. Tarihler 13:2
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר דָּוִ֜יד לְכֹ֣ל קְהַ֣ל יִשְׂרָאֵ֗ל אִם־עֲלֵיכֶ֨ם ט֜וֹב וּמִן־יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֗ינוּ נִפְרְצָה֙ נִשְׁלְחָ֞ה עַל־אַחֵ֣ינוּ הַנִּשְׁאָרִ֗ים בְּכֹל֙ אַרְצ֣וֹת יִשְׂרָאֵ֔ל וְעִמָּהֶ֛ם הַכֹּהֲנִ֥ים וְהַלְוִיִּ֖ם בְּעָרֵ֣י מִגְרְשֵׁיהֶ֑ם וְיִקָּבְצ֖וּ אֵלֵֽינוּ
Davut İsrail'in bütün topluluğuna dedi: 'Eğer size iyiyse ve Tanrımız Yahve'den yayılmışsa, İsrail'in bütün diyarlarında kalan kardeşlerimize, ve onlarla otlaklarının şehirlerindeki kâhinlere ve Levililere gönderelim, ve bize toplansınlar.
1. Tarihler 15:18
·
Tevrat
וְעִמָּהֶ֖ם אֲחֵיהֶ֣ם הַמִּשְׁנִ֑ים זְכַרְיָ֡הוּ בֵּ֡ן וְיַֽעֲזִיאֵ֡ל וּשְׁמִֽירָמ֡וֹת וִיחִיאֵ֣ל וְעֻנִּ֡י אֱלִיאָ֡ב וּבְנָיָ֡הוּ וּמַֽעֲשֵׂיָ֡הוּ וּמַתִּתְיָהוּ֩ וֶאֱלִ֨יפְלֵ֜הוּ וּמִקְנֵיָ֨הוּ וְעֹבֵ֥ד אֱדֹ֛ם וִֽיעִיאֵ֖ל הַשֹּׁעֲרִֽים
Ve onlarla birlikte ikinci sıradaki kardeşleri: Zekeriya, Ben ve Yaaziel ve Şemiramot ve Yehiel ve Unni, Eliyav ve Benayahu ve Maaseyahu ve Mattityahu ve Eliflehu ve Mikneyahu ve kapı nöbetçileri Oved-Edom ve Yeiel.
1. Tarihler 16:41
·
Tevrat
וְעִמָּהֶם֙ הֵימָ֣ן וִֽידוּת֔וּן וּשְׁאָר֙ הַבְּרוּרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר נִקְּב֖וּ בְּשֵׁמ֑וֹת לְהֹדוֹת֙ לַֽיהוָ֔ה כִּ֥י לְעוֹלָ֖ם חַסְדּֽוֹ
Ve onlarla birlikte Heyman, Yeditun ve isimlerle belirlenmiş seçilmişlerin geri kalanı vardı; Yahve'ye şükretmek için, çünkü O'nun merhameti sonsuzadır.
1. Tarihler 16:42
·
Tevrat
וְעִמָּהֶם֩ הֵימָ֨ן וִֽידוּת֜וּן חֲצֹצְר֤וֹת וּמְצִלְתַּ֨יִם֙ לְמַשְׁמִיעִ֔ים וּכְלֵ֖י שִׁ֣יר הָאֱלֹהִ֑ים וּבְנֵ֥י יְדוּת֖וּן לַשָּֽׁעַר
Ve onlarla birlikte Heyman ve Yeditun, ses çıkaranlar için borazanlar ve ziller ve Tanrı'nın şarkı aletleri vardı; ve Yeditun'un oğulları kapı içindi.
Örnek Ayetler (5 / 11)
Hakimler 16:3
·
Tevrat
וַיִּשְׁכַּ֣ב שִׁמְשׁוֹן֮ עַד־חֲצִ֣י הַלַּיְלָה֒ וַיָּ֣קָם בַּחֲצִ֣י הַלַּ֗יְלָה וַיֶּאֱחֹ֞ז בְּדַלְת֤וֹת שַֽׁעַר־הָעִיר֙ וּבִשְׁתֵּ֣י הַמְּזוּז֔וֹת וַיִּסָּעֵם֙ עִֽם־הַבְּרִ֔יחַ וַיָּ֖שֶׂם עַל־כְּתֵפָ֑יו וַֽיַּעֲלֵם֙ אֶל־רֹ֣אשׁ הָהָ֔ר אֲשֶׁ֖ר עַל־פְּנֵ֥י חֶבְרֽוֹן
Şimşon gece yarısına kadar yattı. Gece yarısında kalktı, şehir kapısının kapılarını ve iki söveyi tuttu, onları sürgüyle birlikte söktü. Omuzlarına koydu ve onları Hevron'un yüzündeki dağın tepesine çıkardı.
Yeşu 19:46
·
Tevrat
וּמֵ֥י הַיַּרְק֖וֹן וְהָֽרַקּ֑וֹן עִֽם־הַגְּב֖וּל מ֥וּל יָפֽוֹ
Mey-Hayyarkon ve Harakkon; Yafo karşısındaki sınırla birlikte.
Mezmurlar 119:65
·
Tevrat
ט֭וֹב עָשִׂ֣יתָ עִֽם־עַבְדְּךָ֑ יְ֝הוָ֗ה כִּדְבָרֶֽךָ
Sözüne göre kulunla iyilik yaptın Yahve.
Mezmurlar 120:5
·
Tevrat
אֽוֹיָה־לִ֭י כִּי־גַ֣רְתִּי מֶ֑שֶׁךְ שָׁ֝כַ֗נְתִּי עִֽם־אָהֳלֵ֥י קֵדָֽר
Vay bana ki Meşek'te gurbette kaldım; Kedar'ın çadırlarıyla oturdum.
Rut 2:6
·
Tevrat
וַיַּ֗עַן הַנַּ֛עַר הַנִּצָּ֥ב עַל־הַקּוֹצְרִ֖ים וַיֹּאמַ֑ר נַעֲרָ֤ה מֽוֹאֲבִיָּה֙ הִ֔יא הַשָּׁ֥בָה עִֽם־נָעֳמִ֖י מִשְּׂדֵ֥ה מוֹאָֽב
Bunun üzerine orakçıların üzerinde duran hizmetçi yanıtladı ve dedi: 'O, Naomi ile Moav kırından dönen Moavlı genç kadındır.'
Örnek Ayetler (5 / 7)
Yunus 1:3
·
Tevrat
וַיָּ֤קָם יוֹנָה֙ לִבְרֹ֣חַ תַּרְשִׁ֔ישָׁה מִלִּפְנֵ֖י יְהוָ֑ה וַיֵּ֨רֶד יָפ֜וֹ וַיִּמְצָ֥א אָנִיָּ֣ה בָּאָ֣ה תַרְשִׁ֗ישׁ וַיִּתֵּ֨ן שְׂכָרָ֜הּ וַיֵּ֤רֶד בָּהּ֙ לָב֤וֹא עִמָּהֶם֙ תַּרְשִׁ֔ישָׁה מִלִּפְנֵ֖י יְהוָֽה
Ve Yunus Yahve'nin önünden Tarşiş'e kaçmak için kalktı; ve Yafa'ya indi ve Tarşiş'e giden bir gemi buldu; ve onun ücretini verdi ve Yahve'nin önünden onlarla Tarşiş'e gitmek için ona indi.
Nehemya 9:13
·
Tevrat
וְעַ֤ל הַר־סִינַי֙ יָרַ֔דְתָּ וְדַבֵּ֥ר עִמָּהֶ֖ם מִשָּׁמָ֑יִם וַתִּתֵּ֨ן לָהֶ֜ם מִשְׁפָּטִ֤ים יְשָׁרִים֙ וְתוֹר֣וֹת אֱמֶ֔ת חֻקִּ֥ים וּמִצְוֺ֖ת טוֹבִֽים
Ve Sina Dağı'nın üzerine indin ve göklerden onlarla konuştun; ve onlara doğru kurallar ve gerçek yasalar, iyi kanunlar ve buyruklar verdin.
Nehemya 9:17
·
Tevrat
וַיְמָאֲנ֣וּ לִשְׁמֹ֗עַ וְלֹא־זָכְר֤וּ נִפְלְאֹתֶ֨יךָ֙ אֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֣יתָ עִמָּהֶ֔ם וַיַּקְשׁוּ֙ אֶת־עָרְפָּ֔ם וַיִּתְּנוּ־רֹ֛אשׁ לָשׁ֥וּב לְעַבְדֻתָ֖ם בְּמִרְיָ֑ם וְאַתָּה֩ אֱל֨וֹהַּ סְלִיח֜וֹת חַנּ֧וּן וְרַח֛וּם אֶֽרֶךְ־אַפַּ֥יִם וְרַב־חֶ֖סֶד וְלֹ֥א עֲזַבְתָּֽם
Ve işitmeyi reddettiler ve onlarla yaptığın harikalarını hatırlamadılar; ve enselerini sertleştirdiler ve isyanlarında kulluklarına dönmek için baş diktiler. Ve sen bağışlamaların Tanrısısın, lütufkâr ve merhametli, öfkesi yavaş ve sadakati çoksun ve onları terk etmedin.
2. Tarihler 15:9
·
Tevrat
וַיִּקְבֹּ֗ץ אֶת־כָּל־יְהוּדָה֙ וּבִנְיָמִ֔ן וְהַגָּרִים֙ עִמָּהֶ֔ם מֵאֶפְרַ֥יִם וּמְנַשֶּׁ֖ה וּמִשִּׁמְע֑וֹן כִּֽי־נָפְל֨וּ עָלָ֤יו מִיִּשְׂרָאֵל֙ לָרֹ֔ב בִּרְאֹתָ֕ם כִּֽי־יְהוָ֥ה אֱלֹהָ֖יו עִמּֽוֹ
Bütün Yahuda'yı, Bünyamin'i ve onlarla birlikte Efrayim'den, Manaşe'den ve Şimon'dan olan garipleri topladı; çünkü Tanrısı Yahve'nin onunla olduğunu gördüklerinde İsrail'den çok sayıda kişi ona geçmişti.
Eyüp 1:4
·
Tevrat
וְהָלְכ֤וּ בָנָיו֙ וְעָשׂ֣וּ מִשְׁתֶּ֔ה בֵּ֖ית אִ֣ישׁ יוֹמ֑וֹ וְשָׁלְח֗וּ וְקָרְאוּ֙ לִשְׁלֹ֣שֶׁת אַחְיֽוֹתֵיהֶ֔ם לֶאֱכֹ֥ל וְלִשְׁתּ֖וֹת עִמָּהֶֽם
Onun oğulları giderlerdi ve her adam kendi gününde evinde ziyafet yaparlardı; ve gönderirlerdi ve onlarla yemek ve içmek için üç kız kardeşlerini çağırırlardı.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hakimler 6:17
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֔יו אִם־נָ֛א מָצָ֥אתִי חֵ֖ן בְּעֵינֶ֑יךָ וְעָשִׂ֤יתָ לִּי֙ א֔וֹת שָׁאַתָּ֖ה מְדַבֵּ֥ר עִמִּֽי
O da ona dedi ki: 'Eğer gözlerinde lütuf bulduysam, benimle konuşanın sen olduğuna dair bana bir işaret yap.
Ezra 7:28
·
Tevrat
וְעָלַ֣י הִטָּה־חֶ֗סֶד לִפְנֵ֤י הַמֶּ֨לֶךְ֙ וְיֽוֹעֲצָ֔יו וּלְכָל־שָׂרֵ֥י הַמֶּ֖לֶךְ הַגִּבֹּרִ֑ים וַאֲנִ֣י הִתְחַזַּ֗קְתִּי כְּיַד־יְהוָ֤ה אֱלֹהַי֙ עָלַ֔י וָאֶקְבְּצָ֧ה מִיִּשְׂרָאֵ֛ל רָאשִׁ֖ים לַעֲל֥וֹת עִמִּֽי
Ve kralın, danışmanlarının ve kralın bütün güçlü komutanlarının önünde bana sadakat gösterdi. Ve Tanrım Yahve'nin eli üzerimde olduğundan güçlendim ve benimle birlikte çıkmaları için İsrail'den başlar topladım.
Nehemya 12:40
·
Tevrat
וַֽתַּעֲמֹ֛דְנָה שְׁתֵּ֥י הַתּוֹדֹ֖ת בְּבֵ֣ית הָאֱלֹהִ֑ים וַאֲנִ֕י וַחֲצִ֥י הַסְּגָנִ֖ים עִמִּֽי
Böylece iki şükür korosu Tanrı'nın evinde durdu; ve ben ve yöneticilerin yarısı benimle birlikte,
Eyüp 10:17
·
Tevrat
תְּחַדֵּ֬שׁ עֵדֶ֨יךָ נֶגְדִּ֗י וְתֶ֣רֶב כַּֽ֭עַשְׂךָ עִמָּדִ֑י חֲלִיפ֖וֹת וְצָבָ֣א עִמִּֽי
Bana karşı tanıklarını yenilersin ve benimle öfkeni çoğaltırsın; nöbetleşen ordular benimledir.
Yaratılış 39:7
·
Tevrat
וַיְהִ֗י אַחַר֙ הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה וַתִּשָּׂ֧א אֵֽשֶׁת־אֲדֹנָ֛יו אֶת־עֵינֶ֖יהָ אֶל־יוֹסֵ֑ף וַתֹּ֖אמֶר שִׁכְבָ֥ה עִמִּֽי
Ve bu sözlerden sonra efendisinin karısı gözlerini Yusuf'a kaldırdı; ve dedi: 'Benimle yat.'
Örnek Ayetler (5)
1. Tarihler 12:19
·
Tevrat
וְר֣וּחַ לָבְשָׁ֗ה אֶת־עֲמָשַׂי֮ רֹ֣אשׁ הַשָּׁלִישִׁים֒ לְךָ֤ דָוִיד֙ וְעִמְּךָ֣ בֶן־יִשַׁ֔י שָׁל֨וֹם שָׁל֜וֹם לְךָ֗ וְשָׁלוֹם֙ לְעֹ֣זְרֶ֔ךָ כִּ֥י עֲזָרְךָ֖ אֱלֹהֶ֑יךָ וַיְקַבְּלֵ֣ם דָּוִ֔יד וַֽיִּתְּנֵ֖ם בְּרָאשֵׁ֥י הַגְּדֽוּד
Ve ruh, otuzların başı Amasay'ı giydi: 'Seniniz Davut ve seninleyiz İşay oğlu; sana barış, barış, ve sana yardım edene barış, çünkü Tanrın sana yardım etti.' Davut da onları kabul etti ve onları bölüğün başlarına koydu.
1. Tarihler 22:15
·
Tevrat
וְעִמְּךָ֤ לָרֹב֙ עֹשֵׂ֣י מְלָאכָ֔ה חֹצְבִ֕ים וְחָרָשֵׁ֥י אֶ֖בֶן וָעֵ֑ץ וְכָל־חָכָ֖ם בְּכָל־מְלָאכָֽה
Ve seninle çok sayıda iş yapanlar, taş kesenler, taş ve ağaç ustaları ve her işte her bilge vardır.
1. Tarihler 28:21
·
Tevrat
וְהִנֵּ֗ה מַחְלְקוֹת֙ הַכֹּהֲנִ֣ים וְהַלְוִיִּ֔ם לְכָל־עֲבוֹדַ֖ת בֵּ֣ית הָאֱלֹהִ֑ים וְעִמְּךָ֙ בְכָל־מְלָאכָ֜ה לְכָל־נָדִ֤יב בַּֽחָכְמָה֙ לְכָל־עֲבוֹדָ֔ה וְהַשָּׂרִ֥ים וְכָל־הָעָ֖ם לְכָל־דְּבָרֶֽיךָ
Ve işte Tanrı'nın evinin bütün hizmeti için kâhinlerin ve Levililerin bölükleri; ve bütün hizmet için bilgelikle bütün gönüllüler bütün işte seninledir; ve yöneticiler ve bütün halk bütün sözlerin içindir.'
Mezmurlar 73:25
·
Tevrat
מִי־לִ֥י בַשָּׁמָ֑יִם וְ֝עִמְּךָ֗ לֹא־חָפַ֥צְתִּי בָאָֽרֶץ
Göklerde benim için kim var? Ve seninle yerde arzulamadım.
2. Tarihler 18:3
·
Tevrat
וַיֹּ֜אמֶר אַחְאָ֣ב מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵ֗ל אֶל־יְהֽוֹשָׁפָט֙ מֶ֣לֶךְ יְהוּדָ֔ה הֲתֵלֵ֥ךְ עִמִּ֖י רָמֹ֣ת גִּלְעָ֑ד וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ כָּמ֤וֹנִי כָמ֨וֹךָ֙ וּכְעַמְּךָ֣ עַמִּ֔י וְעִמְּךָ֖ בַּמִּלְחָמָֽה
İsrail kralı Ahav Yahuda kralı Yehoşafat'a dedi: 'Benimle Ramot-Gilead'a gidecek misin?' O da ona dedi: 'Ben senin gibiyim ve benim halkım senin halkın gibidir; savaşta seninleyiz.'