5982
Kullanım
5
Lemma
62
Türev
59
Anlam
5 lemma, 62 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
הַעַל | ha-al | üzerinde mi, üzerinde, hakkında, karşı | Edat | 7 | ||
מֵעֲלֵיכֶם | me-aleykhem | üzerinizden, üzerinde, yukarısında, hakkında | Zamir | 7 | ||
מֵעָלֵינוּ | me'aleynu | üzerinde, üzerinde, yukarısında, hakkında | Zamir | 7 | ||
וּמֵעַל | u-me'al | ve üzerinden, üzerinde, yukarısında, üstünde | Edat | 6 | ||
Örnek Ayetler (4 / 6) Hezekiel 14:6 · Tevrat לָכֵ֞ן אֱמֹ֣ר אֶל־בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֗ל כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה שׁ֣וּבוּ וְהָשִׁ֔יבוּ מֵעַ֖ל גִּלּֽוּלֵיכֶ֑ם וּמֵעַ֥ל כָּל־תּוֹעֲבֹתֵיכֶ֖ם הָשִׁ֥יבוּ פְנֵיכֶֽם Bu nedenle İsrail evine söyle: Efendi Yahve şöyle dedi: Dönün ve putlarınızın üzerinden döndürün ve bütün iğrençliklerinizin üzerinden yüzlerinizi döndürün. Yeremya 16:16 · Tevrat הִנְנִ֨י שֹׁלֵ֜חַ לְדַיָּגִ֥ים רַבִּ֛ים נְאֻם־יְהוָ֖ה וְדִיג֑וּם וְאַֽחֲרֵי־כֵ֗ן אֶשְׁלַח֙ לְרַבִּ֣ים צַיָּדִ֔ים וְצָד֞וּם מֵעַ֤ל כָּל־הַר֙ וּמֵעַ֣ל כָּל־גִּבְעָ֔ה וּמִנְּקִיקֵ֖י הַסְּלָעִֽים İşte, ben birçok balıkçıya gönderiyorum, Yahve'nin bildirisidir, ve onları avlayacaklar; ve ondan sonra birçok avcıya göndereceğim ve onları her dağın üzerinden ve her tepenin üzerinden ve kayaların yarıklarından avlayacaklar. 1. Samuel 6:5 · Tevrat וַעֲשִׂיתֶם֩ צַלְמֵ֨י טְחֹרֵיכֶ֜ם וְצַלְמֵ֣י עַכְבְּרֵיכֶ֗ם הַמַּשְׁחִיתִם֙ אֶת־הָאָ֔רֶץ וּנְתַתֶּ֛ם לֵאלֹהֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל כָּב֑וֹד אוּלַ֗י יָקֵ֤ל אֶת־יָדוֹ֙ מֵֽעֲלֵיכֶ֔ם וּמֵעַ֥ל אֱלֹהֵיכֶ֖ם וּמֵעַ֥ל אַרְצְכֶֽם 'Urlarınızın suretlerini ve yeri harap eden farelerinizin suretlerini yapacaksınız ve İsrail'in Tanrısı'na yücelik vereceksiniz. Belki elini sizin üzerinizden, ilahlarınızın üzerinden ve yerinizin üzerinden hafifletir.' 1. Krallar 2:31 · Tevrat וַיֹּ֧אמֶר ל֣וֹ הַמֶּ֗לֶךְ עֲשֵׂה֙ כַּאֲשֶׁ֣ר דִּבֶּ֔ר וּפְגַע־בּ֖וֹ וּקְבַרְתּ֑וֹ וַהֲסִירֹ֣תָ דְּמֵ֣י חִנָּ֗ם אֲשֶׁר֙ שָׁפַ֣ךְ יוֹאָ֔ב מֵעָלַ֕י וּמֵעַ֖ל בֵּ֥ית אָבִֽי Kral ona dedi: 'Söylediği gibi yap; ona vur ve onu göm. Yoav'ın döktüğü nedensiz kanı benim üzerimden ve babamın evinin üzerinden kaldıracaksın.' | ||||||
כְּעַל | ke'al | üzerinde gibi, üzerinde, hakkında, karşı | Edat | 5 | ||
וְעָלַי | ve-alay | ve üzerime, üzerinde, yukarısında, hakkında | Zamir | 5 | ||
עֲלֵהֶן | alehen | üzerlerinde, üzerinde, yukarısında, hakkında | Zamir | 4 | ||
וְעָלֶיהָ | ve-aleyha | ve onun üzerinde, üzerinde, hakkında, karşı | Zamir | 3 | ||
הַֽעַל | haal | üzerinde mi, üzerinde, hakkında, karşı, yanında | Edat | 2 | ||
שֶׁעַל | şe-al | üzerinde olan, üzerinde, hakkında, karşı | Edat | 2 | ||
עֲלֵיכֶן | aleykhen | üzerinize, üzerinde, hakkında, karşı, yanında | Zamir | 1 | ||
וְעָלַיִךְ | ve-alayikh | ve senin üzerinde, üzerinde, yukarısında, hakkında | Zamir | 1 | ||
וְהֶעָלֶיהָ | ve-he-aleha | ve onun üzerindeki, üzerinde, hakkında, karşı | Zamir | 1 | ||
עֲלֵכֶם | alekhem | üzerinize, üzerinde, hakkında, karşı | Zamir | 1 | ||
עֻלֵּךְ | ullekh | senin boyunduruğun, boyunduruk, yük | Zamir | 1 | ||
וּמֵעָלָיו | u-me'alav | ve üzerinden, üzerinde, yukarıda, hakkında | Zamir | 1 | ||
עָלָֽיְכִי | alaykhi | üzerine, üzerinde, hakkında, karşı, yanında | Zamir | 1 | ||
וַעֲלֵי | va-aley | ve üzerinde, üzerinde, hakkında, karşı | Edat | 1 | ||
וְעָלֵימוֹ | ve-aleymo | ve onların üzerinde, üzerinde, hakkında, karşı | Zamir | 1 | ||
עַל Lemma | al | üzerinde, üzerinde, hakkında, karşı | Edat | 54 | ||
Örnek Ayetler (5 / 7)
Amos 8:8
·
Tevrat
הַ֤עַל זֹאת֙ לֹֽא־תִרְגַּ֣ז הָאָ֔רֶץ וְאָבַ֖ל כָּל־יוֹשֵׁ֣ב בָּ֑הּ וְעָלְתָ֤ה כָאֹר֙ כֻּלָּ֔הּ וְנִגְרְשָׁ֥ה וְנִשְׁקְעָ֖ה כִּיא֥וֹר מִצְרָֽיִם
Bunun üzerine yer titremeyecek mi ve onda oturan herkes yas tutmayacak mı? Ve tamamı Nil gibi yükselecek, çalkalanacak ve Mısır'ın Nil'i gibi çökecek.
Yeremya 9:8
·
Tevrat
הַעַל־אֵ֥לֶּה לֹֽא־אֶפְקָד־בָּ֖ם נְאֻם־יְהוָ֑ה אִ֚ם בְּג֣וֹי אֲשֶׁר־כָּזֶ֔ה לֹ֥א תִתְנַקֵּ֖ם נַפְשִֽׁי
Bunlar için onları yoklamayacak mıyım, Yahve'nin bildirisidir; bunun gibi bir ulustan canım öç almayacak mı?
2. Krallar 18:27
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֲלֵיהֶ֜ם רַב־שָׁקֵ֗ה הַעַ֨ל אֲדֹנֶ֤יךָ וְאֵלֶ֨יךָ֙ שְׁלָחַ֣נִי אֲדֹנִ֔י לְדַבֵּ֖ר אֶת־הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֑לֶּה הֲלֹ֣א עַל־הָאֲנָשִׁ֗ים הַיֹּֽשְׁבִים֙ עַל־הַ֣חֹמָ֔ה לֶאֱכֹ֣ל אֶת צוֹאָתָ֗ם וְלִשְׁתּ֛וֹת אֶת־מימֵ֥י רַגְלֵיהֶ֖ם עִמָּכֶֽם
Ravşake onlara dedi: 'Efendim beni bu sözleri konuşmak için senin efendine ve sana mı gönderdi? Sizinle birlikte kendi dışkılarını yemek ve kendi ayaklarının sularını içmek için duvarın üzerinde oturan adamlara değil mi?'
Yeşaya 57:6
·
Tevrat
בְּחַלְּקֵי־נַ֣חַל חֶלְקֵ֔ךְ הֵ֥ם הֵ֖ם גּוֹרָלֵ֑ךְ גַּם־לָהֶ֞ם שָׁפַ֥כְתְּ נֶ֨סֶךְ֙ הֶעֱלִ֣ית מִנְחָ֔ה הַ֥עַל אֵ֖לֶּה אֶנָּחֵֽם
Vadinin pürüzsüz taşlarındadır senin payın; onlar, onlardır senin kuran; onlara da dökmelik sunu döktün, sunu çıkardın. Bunlar üzerine teselli mi bulayım?
Yeşaya 64:11
·
Tevrat
הַעַל־אֵ֥לֶּה תִתְאַפַּ֖ק יְהוָ֑ה תֶּחֱשֶׁ֥ה וּתְעַנֵּ֖נוּ עַד־מְאֹֽד
Bunlar üzerine mi kendini tutacaksın Yahve, susacaksın ve bizi çok ezeceksin?
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hezekiel 18:31
·
Tevrat
הַשְׁלִ֣יכוּ מֵעֲלֵיכֶ֗ם אֶת־כָּל־פִּשְׁעֵיכֶם֙ אֲשֶׁ֣ר פְּשַׁעְתֶּ֣ם בָּ֔ם וַעֲשׂ֥וּ לָכֶ֛ם לֵ֥ב חָדָ֖שׁ וְר֣וּחַ חֲדָשָׁ֑ה וְלָ֥מָּה תָמֻ֖תוּ בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Onlarla isyan ettiğiniz bütün isyanlarınızı üzerinizden atın ve kendinize yeni bir kalp ve yeni bir ruh yapın; ve neden ölesiniz, ey İsrail evi?
Yeremya 34:21
·
Tevrat
וְאֶת־צִדְקִיָּ֨הוּ מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֜ה וְאֶת־שָׂרָ֗יו אֶתֵּן֙ בְּיַ֣ד אֹֽיְבֵיהֶ֔ם וּבְיַ֖ד מְבַקְשֵׁ֣י נַפְשָׁ֑ם וּבְיַד חֵ֚יל מֶ֣לֶךְ בָּבֶ֔ל הָעֹלִ֖ים מֵעֲלֵיכֶֽם
Yahuda Kralı Tsedekiya'yı ve önderlerini düşmanlarının eline, canlarını arayanların eline ve üzerinizden çekilen Babil kralının ordusunun eline vereceğim.
1. Samuel 6:5
·
Tevrat
וַעֲשִׂיתֶם֩ צַלְמֵ֨י טְחֹרֵיכֶ֜ם וְצַלְמֵ֣י עַכְבְּרֵיכֶ֗ם הַמַּשְׁחִיתִם֙ אֶת־הָאָ֔רֶץ וּנְתַתֶּ֛ם לֵאלֹהֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל כָּב֑וֹד אוּלַ֗י יָקֵ֤ל אֶת־יָדוֹ֙ מֵֽעֲלֵיכֶ֔ם וּמֵעַ֥ל אֱלֹהֵיכֶ֖ם וּמֵעַ֥ל אַרְצְכֶֽם
'Urlarınızın suretlerini ve yeri harap eden farelerinizin suretlerini yapacaksınız ve İsrail'in Tanrısı'na yücelik vereceksiniz. Belki elini sizin üzerinizden, ilahlarınızın üzerinden ve yerinizin üzerinden hafifletir.'
Yunus 1:12
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵיהֶ֗ם שָׂא֨וּנִי֙ וַהֲטִילֻ֣נִי אֶל־הַיָּ֔ם וְיִשְׁתֹּ֥ק הַיָּ֖ם מֵֽעֲלֵיכֶ֑ם כִּ֚י יוֹדֵ֣עַ אָ֔נִי כִּ֣י בְשֶׁלִּ֔י הַסַּ֧עַר הַגָּד֛וֹל הַזֶּ֖ה עֲלֵיכֶֽם
Onlara dedi: 'Beni kaldırın ve denize atın, deniz üzerinizden sakinleşecektir; çünkü biliyorum ki bu büyük fırtına benim yüzümden üzerinizdedir.'
Yeşu 5:9
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־יְהוֹשֻׁ֔עַ הַיּ֗וֹם גַּלּ֛וֹתִי אֶת־חֶרְפַּ֥ת מִצְרַ֖יִם מֵעֲלֵיכֶ֑ם וַיִּקְרָ֞א שֵׁ֣ם הַמָּק֤וֹם הַהוּא֙ גִּלְגָּ֔ל עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Ve Yahve Yeşu'ya dedi: 'Bugün Mısır'ın utancını üzerinizden yuvarladım.' Ve o yerin adı bu güne kadar Gilgal diye çağrıldı.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Yeremya 21:2
·
Tevrat
דְּרָשׁ־נָ֤א בַעֲדֵ֨נוּ֙ אֶת־יְהוָ֔ה כִּ֛י נְבוּכַדְרֶאצַּ֥ר מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֖ל נִלְחָ֣ם עָלֵ֑ינוּ אוּלַי֩ יַעֲשֶׂ֨ה יְהוָ֤ה אוֹתָ֨נוּ֙ כְּכָל־נִפְלְאֹתָ֔יו וְיַעֲלֶ֖ה מֵעָלֵֽינוּ
Lütfen bizim için Yahve'ye danış, çünkü Babil kralı Nebukadnessar bize karşı savaşıyor; belki Yahve bize tüm harikaları gibi yapar ve o üzerimizden çekilir.
Yeremya 37:9
·
Tevrat
כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה אַל־תַּשִּׁ֤אוּ נַפְשֹֽׁתֵיכֶם֙ לֵאמֹ֔ר הָלֹ֛ךְ יֵלְכ֥וּ מֵעָלֵ֖ינוּ הַכַּשְׂדִּ֑ים כִּי־לֹ֖א יֵלֵֽכוּ
Yahve şöyle diyor: Kildaniler kesinlikle üzerimizden gidecekler diyerek canlarınızı aldatmayın; çünkü gitmeyecekler.
1. Samuel 6:20
·
Tevrat
וַיֹּֽאמְרוּ֙ אַנְשֵׁ֣י בֵֽית־שֶׁ֔מֶשׁ מִ֚י יוּכַ֣ל לַעֲמֹ֔ד לִפְנֵ֨י יְהוָ֧ה הָאֱלֹהִ֛ים הַקָּד֖וֹשׁ הַזֶּ֑ה וְאֶל־מִ֖י יַעֲלֶ֥ה מֵעָלֵֽינוּ
Beyt-Şemeş adamları dediler: 'Bu kutsal Tanrı Yahve'nin önünde kim durabilir? Ve o bizden kime çıkacak?'
1. Krallar 12:10
·
Tevrat
וַיְדַבְּר֣וּ אֵלָ֗יו הַיְלָדִים֙ אֲשֶׁ֨ר גָּדְל֣וּ אִתּוֹ֮ לֵאמֹר֒ כֹּֽה־תֹאמַ֣ר לָעָ֣ם הַזֶּ֡ה אֲשֶׁר֩ דִּבְּר֨וּ אֵלֶ֜יךָ לֵאמֹ֗ר אָבִ֨יךָ֙ הִכְבִּ֣יד אֶת־עֻלֵּ֔נוּ וְאַתָּ֖ה הָקֵ֣ל מֵעָלֵ֑ינוּ כֹּ֚ה תְּדַבֵּ֣ר אֲלֵיהֶ֔ם קָֽטָנִּ֥י עָבָ֖ה מִמָּתְנֵ֥י אָבִֽי
Onunla büyüyen gençler ona diyerek konuştular: 'Sana diyerek konuşan bu halka şöyle diyeceksin: Baban boyunduruğumuzu ağırlaştırdı ve sen üzerimizden hafiflet; onlara şöyle konuşacaksın: Küçük parmağım babamın bellerinden kalındır.'
Yunus 1:11
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֤וּ אֵלָיו֙ מַה־נַּ֣עֲשֶׂה לָּ֔ךְ וְיִשְׁתֹּ֥ק הַיָּ֖ם מֵֽעָלֵ֑ינוּ כִּ֥י הַיָּ֖ם הוֹלֵ֥ךְ וְסֹעֵֽר
Ona dediler: 'Sana ne yapalım ki deniz üzerimizden sakinleşsin?' Çünkü deniz giderek fırtınalanıyordu.
Örnek Ayetler (4 / 6)
Hezekiel 14:6
·
Tevrat
לָכֵ֞ן אֱמֹ֣ר אֶל־בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֗ל כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה שׁ֣וּבוּ וְהָשִׁ֔יבוּ מֵעַ֖ל גִּלּֽוּלֵיכֶ֑ם וּמֵעַ֥ל כָּל־תּוֹעֲבֹתֵיכֶ֖ם הָשִׁ֥יבוּ פְנֵיכֶֽם
Bu nedenle İsrail evine söyle: Efendi Yahve şöyle dedi: Dönün ve putlarınızın üzerinden döndürün ve bütün iğrençliklerinizin üzerinden yüzlerinizi döndürün.
Yeremya 16:16
·
Tevrat
הִנְנִ֨י שֹׁלֵ֜חַ לְדַיָּגִ֥ים רַבִּ֛ים נְאֻם־יְהוָ֖ה וְדִיג֑וּם וְאַֽחֲרֵי־כֵ֗ן אֶשְׁלַח֙ לְרַבִּ֣ים צַיָּדִ֔ים וְצָד֞וּם מֵעַ֤ל כָּל־הַר֙ וּמֵעַ֣ל כָּל־גִּבְעָ֔ה וּמִנְּקִיקֵ֖י הַסְּלָעִֽים
İşte, ben birçok balıkçıya gönderiyorum, Yahve'nin bildirisidir, ve onları avlayacaklar; ve ondan sonra birçok avcıya göndereceğim ve onları her dağın üzerinden ve her tepenin üzerinden ve kayaların yarıklarından avlayacaklar.
1. Samuel 6:5
·
Tevrat
וַעֲשִׂיתֶם֩ צַלְמֵ֨י טְחֹרֵיכֶ֜ם וְצַלְמֵ֣י עַכְבְּרֵיכֶ֗ם הַמַּשְׁחִיתִם֙ אֶת־הָאָ֔רֶץ וּנְתַתֶּ֛ם לֵאלֹהֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל כָּב֑וֹד אוּלַ֗י יָקֵ֤ל אֶת־יָדוֹ֙ מֵֽעֲלֵיכֶ֔ם וּמֵעַ֥ל אֱלֹהֵיכֶ֖ם וּמֵעַ֥ל אַרְצְכֶֽם
'Urlarınızın suretlerini ve yeri harap eden farelerinizin suretlerini yapacaksınız ve İsrail'in Tanrısı'na yücelik vereceksiniz. Belki elini sizin üzerinizden, ilahlarınızın üzerinden ve yerinizin üzerinden hafifletir.'
1. Krallar 2:31
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמֶר ל֣וֹ הַמֶּ֗לֶךְ עֲשֵׂה֙ כַּאֲשֶׁ֣ר דִּבֶּ֔ר וּפְגַע־בּ֖וֹ וּקְבַרְתּ֑וֹ וַהֲסִירֹ֣תָ דְּמֵ֣י חִנָּ֗ם אֲשֶׁר֙ שָׁפַ֣ךְ יוֹאָ֔ב מֵעָלַ֕י וּמֵעַ֖ל בֵּ֥ית אָבִֽי
Kral ona dedi: 'Söylediği gibi yap; ona vur ve onu göm. Yoav'ın döktüğü nedensiz kanı benim üzerimden ve babamın evinin üzerinden kaldıracaksın.'
Örnek Ayetler (4)
Yeşaya 59:18
·
Tevrat
כְּעַ֤ל גְּמֻלוֹת֙ כְּעַ֣ל יְשַׁלֵּ֔ם חֵמָ֣ה לְצָרָ֔יו גְּמ֖וּל לְאֹֽיְבָ֑יו לָאִיִּ֖ים גְּמ֥וּל יְשַׁלֵּֽם
Eylemlere göre, öyle ödeyecek: hasımlarına öfke, düşmanlarına karşılık; adalara karşılık ödeyecek.
Yeşaya 63:7
·
Tevrat
חַֽסְדֵ֨י יְהוָ֤ה אַזְכִּיר֙ תְּהִלֹּ֣ת יְהוָ֔ה כְּעַ֕ל כֹּ֥ל אֲשֶׁר־גְּמָלָ֖נוּ יְהוָ֑ה וְרַב־טוּב֙ לְבֵ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁר־גְּמָלָ֥ם כְּֽרַחֲמָ֖יו וּכְרֹ֥ב חֲסָדָֽיו
Yahve'nin sadakatlerini, Yahve'nin övgülerini anacağım; Yahve'nin bize yaptığı her şeye göre ve merhametlerine ve sadakatlerinin çokluğuna göre onlara yaptığı İsrail evine olan çok iyiliğini.
Mezmurlar 119:14
·
Tevrat
בְּדֶ֖רֶךְ עֵדְוֺתֶ֥יךָ שַׂ֗שְׂתִּי כְּעַ֣ל כָּל־הֽוֹן
Bütün servet üzerinde olduğu gibi, senin tanıklıklarının yolunda sevindim.
2. Tarihler 32:19
·
Tevrat
וַֽיְדַבְּר֔וּ אֶל־אֱלֹהֵ֖י יְרוּשָׁלִָ֑ם כְּעַ֗ל אֱלֹהֵי֙ עַמֵּ֣י הָאָ֔רֶץ מַעֲשֵׂ֖ה יְדֵ֥י הָאָדָֽם
Ve insanın ellerinin işi olan yerin halklarının ilahlarına karşı gibi Yeruşalim'in Tanrısı'na karşı konuştular.
Örnek Ayetler (5)
2. Samuel 15:4
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ אַבְשָׁל֔וֹם מִי־יְשִׂמֵ֥נִי שֹׁפֵ֖ט בָּאָ֑רֶץ וְעָלַ֗י יָב֥וֹא כָּל־אִ֛ישׁ אֲשֶֽׁר־יִהְיֶה־לּוֹ־רִ֥יב וּמִשְׁפָּ֖ט וְהִצְדַּקְתִּֽיו
Avşalom dedi: 'Kim beni yerde yargıç koyacak? Davası ve yargısı olan her adam bana gelirdi ve onu haklı çıkarırdım.'
2. Samuel 18:11
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יוֹאָ֗ב לָאִישׁ֙ הַמַּגִּ֣יד ל֔וֹ וְהִנֵּ֣ה רָאִ֔יתָ וּמַדּ֛וּעַ לֹֽא־הִכִּית֥וֹ שָׁ֖ם אָ֑רְצָה וְעָלַ֗י לָ֤תֶת לְךָ֙ עֲשָׂ֣רָה כֶ֔סֶף וַחֲגֹרָ֖ה אֶחָֽת
Yoav kendisine bildiren adama dedi: 'Ve işte, gördün, neden onu orada yere vurmadın? Sana on gümüş ve bir kuşak vermek benim üzerime olurdu.'
1. Krallar 2:15
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר אַ֤תְּ יָדַ֨עַתְּ֙ כִּי־לִי֙ הָיְתָ֣ה הַמְּלוּכָ֔ה וְעָלַ֞י שָׂ֧מוּ כָֽל־יִשְׂרָאֵ֛ל פְּנֵיהֶ֖ם לִמְלֹ֑ךְ וַתִּסֹּ֤ב הַמְּלוּכָה֙ וַתְּהִ֣י לְאָחִ֔י כִּ֥י מֵיְהוָ֖ה הָ֥יְתָה לּֽוֹ
Dedi: 'Krallığın benim olduğunu ve bütün İsrail'in krallık yapmam için yüzlerini benim üzerime koyduğunu sen biliyorsun; ama krallık döndü ve kardeşimin oldu, çünkü Yahve'den ona oldu.'
Ezgiler Ezgisi 7:11
·
Tevrat
אֲנִ֣י לְדוֹדִ֔י וְעָלַ֖י תְּשׁוּקָתֽוֹ
Ben sevgiliminim ve onun arzusu banadır.
Ezra 7:28
·
Tevrat
וְעָלַ֣י הִטָּה־חֶ֗סֶד לִפְנֵ֤י הַמֶּ֨לֶךְ֙ וְיֽוֹעֲצָ֔יו וּלְכָל־שָׂרֵ֥י הַמֶּ֖לֶךְ הַגִּבֹּרִ֑ים וַאֲנִ֣י הִתְחַזַּ֗קְתִּי כְּיַד־יְהוָ֤ה אֱלֹהַי֙ עָלַ֔י וָאֶקְבְּצָ֧ה מִיִּשְׂרָאֵ֛ל רָאשִׁ֖ים לַעֲל֥וֹת עִמִּֽי
Ve kralın, danışmanlarının ve kralın bütün güçlü komutanlarının önünde bana sadakat gösterdi. Ve Tanrım Yahve'nin eli üzerimde olduğundan güçlendim ve benimle birlikte çıkmaları için İsrail'den başlar topladım.
Örnek Ayetler (4)
Levililer 3:4
·
Tevrat
וְאֵת֙ שְׁתֵּ֣י הַכְּלָיֹ֔ת וְאֶת־הַחֵ֨לֶב֙ אֲשֶׁ֣ר עֲלֵהֶ֔ן אֲשֶׁ֖ר עַל־הַכְּסָלִ֑ים וְאֶת־הַיֹּתֶ֨רֶת֙ עַל־הַכָּבֵ֔ד עַל־הַכְּלָי֖וֹת יְסִירֶֽנָּה
ve iki böbreği, onların üzerindeki, kasıkların üzerindeki yağı ve karaciğerin üzerindeki uzantıyı böbreklerle birlikte çıkaracak.
Levililer 3:10
·
Tevrat
וְאֵת֙ שְׁתֵּ֣י הַכְּלָיֹ֔ת וְאֶת־הַחֵ֨לֶב֙ אֲשֶׁ֣ר עֲלֵהֶ֔ן אֲשֶׁ֖ר עַל־הַכְּסָלִ֑ים וְאֶת־הַיֹּתֶ֨רֶת֙ עַל־הַכָּבֵ֔ד עַל־הַכְּלָיֹ֖ת יְסִירֶֽנָּה
ve iki böbreği, onların üzerindeki, böğürlerin üzerindeki yağı ve karaciğerin üzerindeki zarı böbreklerle birlikte ayıracaktır.
Levililer 3:15
·
Tevrat
וְאֵת֙ שְׁתֵּ֣י הַכְּלָיֹ֔ת וְאֶת־הַחֵ֨לֶב֙ אֲשֶׁ֣ר עֲלֵהֶ֔ן אֲשֶׁ֖ר עַל־הַכְּסָלִ֑ים וְאֶת־הַיֹּתֶ֨רֶת֙ עַל־הַכָּבֵ֔ד עַל־הַכְּלָיֹ֖ת יְסִירֶֽנָּה
ve iki böbreği, onların üzerindeki, böğürlerin üzerindeki yağı ve karaciğerin üzerindeki zarı böbreklerle birlikte çıkaracaktır.
Mısır'dan Çıkış 29:22
·
Tevrat
וְלָקַחְתָּ֣ מִן־הָ֠אַיִל הַחֵ֨לֶב וְהָֽאַלְיָ֜ה וְאֶת־הַחֵ֣לֶב הַֽמְכַסֶּ֣ה אֶת־הַקֶּ֗רֶב וְאֵ֨ת יֹתֶ֤רֶת הַכָּבֵד֙ וְאֵ֣ת שְׁתֵּ֣י הַכְּלָיֹ֗ת וְאֶת־הַחֵ֨לֶב֙ אֲשֶׁ֣ר עֲלֵהֶ֔ן וְאֵ֖ת שׁ֣וֹק הַיָּמִ֑ין כִּ֛י אֵ֥יל מִלֻּאִ֖ים הֽוּא
Koçtan yağı, kuyruk yağını, iç organları örten yağı, karaciğerin uzantısını, iki böbreği, onların üzerindeki yağı ve sağ uyluğu alacaksın; çünkü o atanma koçudur.
Örnek Ayetler (3)
2. Samuel 13:18
·
Tevrat
וְעָלֶ֨יהָ֙ כְּתֹ֣נֶת פַּסִּ֔ים כִּי֩ כֵ֨ן תִּלְבַּ֧שְׁןָ בְנוֹת־הַמֶּ֛לֶךְ הַבְּתוּלֹ֖ת מְעִילִ֑ים וַיֹּצֵ֨א אוֹתָ֤הּ מְשָֽׁרְתוֹ֙ הַח֔וּץ וְנָעַ֥ל הַדֶּ֖לֶת אַחֲרֶֽיהָ
Onun üzerinde uzun kollu bir giysi vardı; çünkü bakire olan kral kızları böyle cübbeler giyerlerdi. Hizmetçisi onu dışarıya çıkardı ve arkasından kapıyı sürgüledi.
Mezmurlar 7:8
·
Tevrat
וַעֲדַ֣ת לְ֭אֻמִּים תְּסוֹבְבֶ֑ךָּ וְ֝עָלֶ֗יהָ לַמָּר֥וֹם שֽׁוּבָה
Ve halkların topluluğu seni kuşatsın ve onun üzerinde yükseğe dön.
Eyüp 31:10
·
Tevrat
תִּטְחַ֣ן לְאַחֵ֣ר אִשְׁתִּ֑י וְ֝עָלֶ֗יהָ יִכְרְע֥וּן אֲחֵרִֽין
Karım başkası için öğütsün ve onun üzerine başkaları eğilsinler.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 5:9
·
Tevrat
הַֽעַל־אֵ֥לֶּה לוֹא־אֶפְקֹ֖ד נְאֻם־יְהֹוָ֑ה וְאִם֙ בְּג֣וֹי אֲשֶׁר־כָּזֶ֔ה לֹ֥א תִתְנַקֵּ֖ם נַפְשִֽׁי
Bunlar üzerine yoklamayacak mıyım, Yahve'nin bildirisidir; ve böyle olan bir ulustan canım öç almayacak mı?
Yeremya 5:29
·
Tevrat
הַֽעַל־אֵ֥לֶּה לֹֽא־אֶפְקֹ֖ד נְאֻם־יְהֹוָ֑ה אִ֚ם בְּג֣וֹי אֲשֶׁר־כָּזֶ֔ה לֹ֥א תִתְנַקֵּ֖ם נַפְשִֽׁי
Bunlar üzerine yoklamayacak mıyım, Yahve'nin bildirisidir, yoksa canım bunun gibi olan bir ulustan öç almayacak mı?
Örnek Ayetler (2)
Hakimler 7:12
·
Tevrat
וּמִדְיָ֨ן וַעֲמָלֵ֤ק וְכָל־בְּנֵי־קֶ֨דֶם֙ נֹפְלִ֣ים בָּעֵ֔מֶק כָּאַרְבֶּ֖ה לָרֹ֑ב וְלִגְמַלֵּיהֶם֙ אֵ֣ין מִסְפָּ֔ר כַּח֛וֹל שֶׁעַל־שְׂפַ֥ת הַיָּ֖ם לָרֹֽב
Midyan, Amalek ve bütün doğu oğulları çoklukta çekirge gibi vadide yayılmışlardı; develerinin sayısı yoktu, çoklukta denizin kıyısında olan kum gibiydi.
Hakimler 8:26
·
Tevrat
וַיְהִ֗י מִשְׁקַ֞ל נִזְמֵ֤י הַזָּהָב֙ אֲשֶׁ֣ר שָׁאָ֔ל אֶ֥לֶף וּשְׁבַע־מֵא֖וֹת זָהָ֑ב לְ֠בַד מִן־הַשַּׂהֲרֹנִ֨ים וְהַנְּטִפ֜וֹת וּבִגְדֵ֣י הָאַרְגָּמָ֗ן שֶׁעַל֙ מַלְכֵ֣י מִדְיָ֔ן וּלְבַד֙ מִן־הָ֣עֲנָק֔וֹת אֲשֶׁ֖ר בְּצַוְּארֵ֥י גְמַלֵּיהֶֽם
İstediği altın küpelerin ağırlığı bin yedi yüz altın oldu; Midyan krallarının üzerindeki hilallerden, kolyelerden ve mor giysilerden hariç ve develerinin boyunlarında olan zincirlerden hariç.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 23:49
·
Tevrat
וְנָתְנ֤וּ זִמַּתְכֶ֨נָה֙ עֲלֵיכֶ֔ן וַחֲטָאֵ֥י גִלּוּלֵיכֶ֖ן תִּשֶּׂ֑אינָה וִידַעְתֶּ֕ם כִּ֥י אֲנִ֖י אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Ve alçaklığınızı üzerinize verecekler, ve putlarınızın günahlarını taşıyacaksınız; ve bileceksiniz ki ben Efendi Yahve'yim.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 60:2
·
Tevrat
כִּֽי־הִנֵּ֤ה הַחֹ֨שֶׁךְ֙ יְכַסֶּה־אֶ֔רֶץ וַעֲרָפֶ֖ל לְאֻמִּ֑ים וְעָלַ֨יִךְ֙ יִזְרַ֣ח יְהוָ֔ה וּכְבוֹד֖וֹ עָלַ֥יִךְ יֵרָאֶֽה
Çünkü işte karanlık yeri ve koyu karanlık halkları örtecek; ve senin üzerine Yahve doğacak ve onun yüceliği senin üzerinde görünecek.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 9:24
·
Tevrat
וַיָּ֣רֶם הַ֠טַּבָּח אֶת־הַשּׁ֨וֹק וְהֶעָלֶ֜יהָ וַיָּ֣שֶׂם לִפְנֵ֣י שָׁא֗וּל וַיֹּ֨אמֶר֙ הִנֵּ֤ה הַנִּשְׁאָר֙ שִׂים־לְפָנֶ֣יךָ אֱכֹ֔ל כִּ֧י לַמּוֹעֵ֛ד שָֽׁמוּר־לְךָ֥ לֵאמֹ֖ר הָעָ֣ם קָרָ֑אתִי וַיֹּ֧אכַל שָׁא֛וּל עִם־שְׁמוּאֵ֖ל בַּיּ֥וֹם הַהֽוּא
Ve aşçı budu ve üzerindekini kaldırdı ve Şaul'un önüne koydu ve dedi: 'İşte kalan, önüne koy, ye; çünkü halkı çağırdım diyerek belirlenen zaman için sana saklandı.' Ve Şaul o gün Samuel ile yedi.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 12:13
·
Tevrat
וְהָיָה֩ הַדָּ֨ם לָכֶ֜ם לְאֹ֗ת עַ֤ל הַבָּתִּים֙ אֲשֶׁ֣ר אַתֶּ֣ם שָׁ֔ם וְרָאִ֨יתִי֙ אֶת־הַדָּ֔ם וּפָסַחְתִּ֖י עֲלֵכֶ֑ם וְלֹֽא־יִֽהְיֶ֨ה בָכֶ֥ם נֶ֨גֶף֙ לְמַשְׁחִ֔ית בְּהַכֹּתִ֖י בְּאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם
Ve kan, orada olduğunuz evlerin üzerinde sizin için işaret olacak; ve kanı göreceğim ve üzerinizden geçeceğim; ve Mısır diyarında vurduğumda, yok etmek için sizde bela olmayacak.
Örnek Ayetler (1)
Ezra 7:18
·
Tevrat
וּמָ֣ה דִי֩ עֲלָ֨ךְ וְעַל־אֶחָ֜ךְ יֵיטַ֗ב בִּשְׁאָ֛ר כַּסְפָּ֥א וְדַהֲבָ֖ה לְמֶעְבַּ֑ד כִּרְע֥וּת אֱלָהֲכֹ֖ם תַּעַבְדֽוּן
Ve gümüşün ve altının kalanıyla yapmak sana ve kardeşlerine ne iyi görünürse, Tanrınızın isteğine göre yapacaksınız.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 14:14
·
Tevrat
מִדְּרָכָ֣יו יִ֭שְׂבַּע ס֣וּג לֵ֑ב וּ֝מֵעָלָ֗יו אִ֣ישׁ טֽוֹב
Kalbi sapan kendi yollarından doyar, ve iyi adam kendinden doyar.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 116:7
·
Tevrat
שׁוּבִ֣י נַ֭פְשִׁי לִמְנוּחָ֑יְכִי כִּֽי־יְ֝הוָ֗ה גָּמַ֥ל עָלָֽיְכִי
Ey canım, dinlenmene dön; çünkü Yahweh sana iyilik etti.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 92:4
·
Tevrat
עֲֽלֵי־עָ֭שׂוֹר וַעֲלֵי־נָ֑בֶל עֲלֵ֖י הִגָּי֣וֹן בְּכִנּֽוֹר
On telli ve lir üzerinde, çenk ile ezgi üzerinde;
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 29:22
·
Tevrat
אַחֲרֵ֣י דְ֭בָרִי לֹ֣א יִשְׁנ֑וּ וְ֝עָלֵ֗ימוֹ תִּטֹּ֥ף מִלָּתִֽי
Sözümden sonra tekrarlamazlardı ve sözüm onların üzerine damlardı.
Örnek Ayetler (5 / 54)
Ezra 4:8
·
Tevrat
רְח֣וּם בְּעֵל־טְעֵ֗ם וְשִׁמְשַׁי֙ סָֽפְרָ֔א כְּתַ֛בוּ אִגְּרָ֥ה חֲדָ֖ה עַל־יְרוּשְׁלֶ֑ם לְאַרְתַּחְשַׁ֥שְׂתְּא מַלְכָּ֖א כְּנֵֽמָא
Komutan Rehum ve yazman Şimşay, Yeruşalim'e karşı Kral Artahşasta'ya şöyle bir mektup yazdılar:
Ezra 4:11
·
Tevrat
דְּנָה֙ פַּרְשֶׁ֣גֶן אִגַּרְתָּ֔א דִּ֚י שְׁלַ֣חוּ עֲל֔וֹהִי עַל־אַרְתַּחְשַׁ֖שְׂתְּא מַלְכָּ֑א עַבְדָ֛יךְ אֱנָ֥שׁ עֲבַֽר־נַהֲרָ֖ה וּכְעֶֽנֶת
Ona, Kral Artahşasta'ya gönderdikleri mektubun kopyası budur: 'Senin kulların, Irmağın ötesindeki adamlar; ve şimdi.'
Ezra 4:14
·
Tevrat
כְּעַ֗ן כָּל־קֳבֵל֙ דִּֽי־מְלַ֤ח הֵֽיכְלָא֙ מְלַ֔חְנָא וְעַרְוַ֣ת מַלְכָּ֔א לָ֥א אֲֽרִֽיךְ לַ֖נָא לְמֶֽחֱזֵ֑א עַ֨ל־דְּנָ֔ה שְׁלַ֖חְנָא וְהוֹדַ֥עְנָא לְמַלְכָּֽא
Şimdi, sarayın tuzunu yediğimiz için ve kralın ayıbını görmemiz bize uygun olmadığı için, bunun üzerine gönderdik ve krala bildirdik;
Ezra 4:15
·
Tevrat
דִּ֡י יְבַקַּר֩ בִּֽסְפַר־דָּכְרָ֨נַיָּ֜א דִּ֣י אֲבָהָתָ֗ךְ וּ֠תְהַשְׁכַּח בִּסְפַ֣ר דָּכְרָנַיָּא֮ וְתִנְדַּע֒ דִּי֩ קִרְיְתָ֨א דָ֜ךְ קִרְיָ֣א מָֽרָדָ֗א וּֽמְהַנְזְקַ֤ת מַלְכִין֙ וּמְדִנָ֔ן וְאֶשְׁתַּדּוּר֙ עָבְדִ֣ין בְּגַוַּ֔הּ מִן־יוֹמָ֖ת עָלְמָ֑א עַ֨ל־דְּנָ֔ה קִרְיְתָ֥א דָ֖ךְ הָֽחָרְבַֽת
ki atalarının kayıt kitabında araştırılsın; ve kayıt kitabında bulacaksın ve bileceksin ki, bu şehir isyankâr bir şehirdir, krallara ve eyaletlere zarar vermektedir ve eski günlerden beri onun içinde isyan çıkarmaktadırlar; bu yüzden bu şehir viran edilmiştir.
Ezra 4:17
·
Tevrat
פִּתְגָמָ֞א שְׁלַ֣ח מַלְכָּ֗א עַל־רְח֤וּם בְּעֵל־טְעֵם֙ וְשִׁמְשַׁ֣י סָֽפְרָ֔א וּשְׁאָר֙ כְּנָוָ֣תְה֔וֹן דִּ֥י יָתְבִ֖ין בְּשָֽׁמְרָ֑יִן וּשְׁאָ֧ר עֲבַֽר־נַהֲרָ֛ה שְׁלָ֖ם וּכְעֶֽת
Kral, komutan Rehum'a, yazman Şimşay'a, Samiriye'de oturan diğer arkadaşlarına ve Irmağın ötesindeki diğerlerine şu sözü gönderdi: 'Esenlik olsun; ve şimdi.'