989
Kullanım
33
Lemma
89
Türev
112
Anlam
33 lemma, 89 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
מַעְיָנוֹ | ma'yano | onun pınarı, su kaynağı, pınar, kaynak, su gözesi | Zamir | 1 | ||
מִמַּעַיְנֵי | mi-mmayney | pınarlarından, pınar, kaynak, göz | İsim | 1 | ||
מַעְיָנִים | ma'yanim | pınarlar, pınar, kaynak, göz | İsim | 1 | ||
מַעְיְנֹתֶיךָ | ma'yenoteykha | pınarların, pınar, kaynak, göz | Zamir | 1 | ||
הַמַּעְיָנוֹת | hamma'yanot | pınarlar, pınar, kaynak | İsim | 1 | ||
לְמַעְיְנוֹ | lema'yeno | onun pınarına, pınar, kaynak | Zamir | 1 | ||
וּמַעְיָן | u-ma'yan | ve pınar, pınar, kaynak, göz | İsim | 1 | ||
הָעַיִן Lemma | ha-ayin | göz, göz, pınar, kaynak | İsim | 9 | ||
Örnek Ayetler (5 / 9) Nehemya 2:14 · Tevrat וָאֶֽעֱבֹר֙ אֶל־שַׁ֣עַר הָעַ֔יִן וְאֶל־בְּרֵכַ֖ת הַמֶּ֑לֶךְ וְאֵין־מָק֥וֹם לַבְּהֵמָ֖ה לַעֲבֹ֥ר תַּחְתָּֽי Pınar Kapısı'na ve Kral Havuzu'na geçtim; altımdaki hayvanın geçmesi için yer yoktu. Nehemya 3:15 · Tevrat וְאֵת֩ שַׁ֨עַר הָעַ֜יִן הֶ֠חֱזִיק שַׁלּ֣וּן בֶּן־כָּל־חֹזֶה֮ שַׂ֣ר פֶּ֣לֶךְ הַמִּצְפָּה֒ ה֤וּא יִבְנֶ֨נּוּ֙ וִיטַֽלְלֶ֔נּוּ וְיַעֲמִיד֙ דַּלְתֹתָ֔יו מַנְעֻלָ֖יו וּבְרִיחָ֑יו וְ֠אֵת חוֹמַ֞ת בְּרֵכַ֤ת הַשֶּׁ֨לַח֙ לְגַן־הַמֶּ֔לֶךְ וְעַד־הַֽמַּעֲל֔וֹת הַיּוֹרְד֖וֹת מֵעִ֥יר דָּוִֽיד Pınar Kapısı'nı Mitspa bölgesinin önderi Kol-Hoze oğlu Şallun onardı; o onu inşa etti, onu örttü ve kapılarını, kilitlerini ve sürgülerini dikti; ve kralın bahçesine ait Şelah Havuzu'nun duvarını ve Davut şehrinden inen basamaklara kadar. Nehemya 12:37 · Tevrat וְעַל֩ שַׁ֨עַר הָעַ֜יִן וְנֶגְדָּ֗ם עָלוּ֙ עַֽל־מַעֲלוֹת֙ עִ֣יר דָּוִ֔יד בַּֽמַּעֲלֶ֖ה לַחוֹמָ֑ה מֵעַל֙ לְבֵ֣ית דָּוִ֔יד וְעַ֛ד שַׁ֥עַר הַמַּ֖יִם מִזְרָֽח Ve Pınar Kapısı'nda ve karşılarında Davut Şehri'nin merdivenlerine, surun yokuşunda, Davut'un evinin üzerinden doğudaki Su Kapısı'na kadar çıktılar. Yaratılış 16:7 · Tevrat וַֽיִּמְצָאָ֞הּ מַלְאַ֧ךְ יְהוָ֛ה עַל־עֵ֥ין הַמַּ֖יִם בַּמִּדְבָּ֑ר עַל־הָעַ֖יִן בְּדֶ֥רֶךְ שֽׁוּר Yahve'nin elçisi onu çölde bir su pınarının başında, Şur yolundaki pınarın başında buldu. Yaratılış 24:29 · Tevrat וּלְרִבְקָ֥ה אָ֖ח וּשְׁמ֣וֹ לָבָ֑ן וַיָּ֨רָץ לָבָ֧ן אֶל־הָאִ֛ישׁ הַח֖וּצָה אֶל־הָעָֽיִן Rebeka'nın bir kardeşi vardı ve onun adı Lavan'dı; Lavan dışarıya, pınarın yanındaki adama koştu. | ||||||
עֵינֹת | eynot | pınarları, pınar, göz, kaynak | İsim | 3 | ||
הָעַיְנָה | ha'aynah | göze, göz, pınar, kaynak | Zamir | 2 | ||
הָעֲיָנוֹת | ha-ayanot | pınarlar, pınar, kaynak, göz | İsim | 1 | ||
עִינוֹת | inoyt | pınarlar, göz, pınar, kaynak | İsim | 1 | ||
עֵינָֽן Lemma | eynan | gözleri, göz, pınar, kaynak | İsim | 5 | ||
גֶּֽדִי Lemma | gedi | oğlak, oğlak, keçi yavrusu | İsim | 4 | ||
גֶּדִי | gedi | oğlak, oğlak, yavru keçi | İsim | 2 | ||
גַּנִּים Lemma | gannim | bahçeler, bahçe, korunaklı yer | İsim | 3 | ||
עִיּוֹן Lemma | iyyon | İyon, İyon, yıkıntı, harabe | İsim | 3 | ||
עֵין Lemma | eyn | gözü, göz, pınar, kaynak | İsim | 3 | ||
וְעֵין | ve-eyn | ve gözü, göz, pınar, kaynak | İsim | 1 | ||
עֵֽין | eyn | gözü, göz, pınar, kaynak | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (1)
Hoşea 13:15
·
Tevrat
כִּ֣י ה֔וּא בֵּ֥ן אַחִ֖ים יַפְרִ֑יא יָב֣וֹא קָדִים֩ ר֨וּחַ יְהוָ֜ה מִמִּדְבָּ֣ר עֹלֶ֗ה וְיֵב֤וֹשׁ מְקוֹרוֹ֙ וְיֶחֱרַ֣ב מַעְיָנ֔וֹ ה֣וּא יִשְׁסֶ֔ה אוֹצַ֖ר כָּל־כְּלִ֥י חֶמְדָּֽה
Çünkü o kardeşler arasında meyve verecek; çölden çıkan Yahve'nin rüzgarı, doğu rüzgarı gelecek ve onun kaynağı kuruyacak ve onun pınarı kuruyacak; o bütün arzu edilen eşyalarının hazinesini yağmalayacak.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 12:3
·
Tevrat
וּשְׁאַבְתֶּם־מַ֖יִם בְּשָׂשׂ֑וֹן מִמַּעַיְנֵ֖י הַיְשׁוּעָֽה
Kurtuluş pınarlarından sevinçle su çekeceksiniz.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 104:10
·
Tevrat
הַֽמְשַׁלֵּ֣חַ מַ֭עְיָנִים בַּנְּחָלִ֑ים בֵּ֥ין הָ֝רִ֗ים יְהַלֵּכֽוּן
Vadilerde pınarları gönderendir; dağların arasında akarlar.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 5:16
·
Tevrat
יָפ֣וּצוּ מַעְיְנֹתֶ֣יךָ ח֑וּצָה בָּ֝רְחֹב֗וֹת פַּלְגֵי־מָֽיִם
Pınarların dışarıya, su akarsuların meydanlara dağılsın.
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 32:4
·
Tevrat
וַיִּקָּבְצ֣וּ עַם־רָ֔ב וַֽיִּסְתְּמוּ֙ אֶת־כָּל־הַמַּעְיָנ֔וֹת וְאֶת־הַנַּ֛חַל הַשּׁוֹטֵ֥ף בְּתוֹךְ־הָאָ֖רֶץ לֵאמֹ֑ר לָ֤מָּה יָב֨וֹאוּ֙ מַלְכֵ֣י אַשּׁ֔וּר וּמָצְא֖וּ מַ֥יִם רַבִּֽים
Çok halk toplandı ve bütün pınarları ve yerin ortasında akan dereyi tıkadılar, diyerek: 'Neden Aşur kralları gelsinler ve çok sular bulsunlar?'
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 114:8
·
Tevrat
הַהֹפְכִ֣י הַצּ֣וּר אֲגַם־מָ֑יִם חַ֝לָּמִ֗ישׁ לְמַעְיְנוֹ־מָֽיִם
Kayayı su gölüne, çakmaktaşını su pınarına çevirendir.
Örnek Ayetler (1)
Yoel 4:18
·
Tevrat
וְהָיָה֩ בַיּ֨וֹם הַה֜וּא יִטְּפ֧וּ הֶהָרִ֣ים עָסִ֗יס וְהַגְּבָעוֹת֙ תֵּלַ֣כְנָה חָלָ֔ב וְכָל־אֲפִיקֵ֥י יְהוּדָ֖ה יֵ֣לְכוּ מָ֑יִם וּמַעְיָ֗ן מִבֵּ֤ית יְהוָה֙ יֵצֵ֔א וְהִשְׁקָ֖ה אֶת־נַ֥חַל הַשִּׁטִּֽים
Ve o günde olacak, dağlar taze şarap damlatacak ve tepeler süt akacak ve Yahuda'nın tüm akarsuları su akacak; ve Yahve'nin evinden bir pınar çıkacak ve Şittim vadisini sulayacak.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Nehemya 2:14
·
Tevrat
וָאֶֽעֱבֹר֙ אֶל־שַׁ֣עַר הָעַ֔יִן וְאֶל־בְּרֵכַ֖ת הַמֶּ֑לֶךְ וְאֵין־מָק֥וֹם לַבְּהֵמָ֖ה לַעֲבֹ֥ר תַּחְתָּֽי
Pınar Kapısı'na ve Kral Havuzu'na geçtim; altımdaki hayvanın geçmesi için yer yoktu.
Nehemya 3:15
·
Tevrat
וְאֵת֩ שַׁ֨עַר הָעַ֜יִן הֶ֠חֱזִיק שַׁלּ֣וּן בֶּן־כָּל־חֹזֶה֮ שַׂ֣ר פֶּ֣לֶךְ הַמִּצְפָּה֒ ה֤וּא יִבְנֶ֨נּוּ֙ וִיטַֽלְלֶ֔נּוּ וְיַעֲמִיד֙ דַּלְתֹתָ֔יו מַנְעֻלָ֖יו וּבְרִיחָ֑יו וְ֠אֵת חוֹמַ֞ת בְּרֵכַ֤ת הַשֶּׁ֨לַח֙ לְגַן־הַמֶּ֔לֶךְ וְעַד־הַֽמַּעֲל֔וֹת הַיּוֹרְד֖וֹת מֵעִ֥יר דָּוִֽיד
Pınar Kapısı'nı Mitspa bölgesinin önderi Kol-Hoze oğlu Şallun onardı; o onu inşa etti, onu örttü ve kapılarını, kilitlerini ve sürgülerini dikti; ve kralın bahçesine ait Şelah Havuzu'nun duvarını ve Davut şehrinden inen basamaklara kadar.
Nehemya 12:37
·
Tevrat
וְעַל֩ שַׁ֨עַר הָעַ֜יִן וְנֶגְדָּ֗ם עָלוּ֙ עַֽל־מַעֲלוֹת֙ עִ֣יר דָּוִ֔יד בַּֽמַּעֲלֶ֖ה לַחוֹמָ֑ה מֵעַל֙ לְבֵ֣ית דָּוִ֔יד וְעַ֛ד שַׁ֥עַר הַמַּ֖יִם מִזְרָֽח
Ve Pınar Kapısı'nda ve karşılarında Davut Şehri'nin merdivenlerine, surun yokuşunda, Davut'un evinin üzerinden doğudaki Su Kapısı'na kadar çıktılar.
Yaratılış 16:7
·
Tevrat
וַֽיִּמְצָאָ֞הּ מַלְאַ֧ךְ יְהוָ֛ה עַל־עֵ֥ין הַמַּ֖יִם בַּמִּדְבָּ֑ר עַל־הָעַ֖יִן בְּדֶ֥רֶךְ שֽׁוּר
Yahve'nin elçisi onu çölde bir su pınarının başında, Şur yolundaki pınarın başında buldu.
Yaratılış 24:29
·
Tevrat
וּלְרִבְקָ֥ה אָ֖ח וּשְׁמ֣וֹ לָבָ֑ן וַיָּ֨רָץ לָבָ֧ן אֶל־הָאִ֛ישׁ הַח֖וּצָה אֶל־הָעָֽיִן
Rebeka'nın bir kardeşi vardı ve onun adı Lavan'dı; Lavan dışarıya, pınarın yanındaki adama koştu.
Örnek Ayetler (3)
Yasa'nın Tekrarı 8:7
·
Tevrat
כִּ֚י יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ מְבִֽיאֲךָ֖ אֶל־אֶ֣רֶץ טוֹבָ֑ה אֶ֚רֶץ נַ֣חֲלֵי מָ֔יִם עֲיָנֹת֙ וּתְהֹמֹ֔ת יֹצְאִ֥ים בַּבִּקְעָ֖ה וּבָהָֽר
Çünkü Tanrın Yahve seni iyi bir yere, vadide ve dağda çıkan su derelerinin, pınarların ve engin suların olduğu bir yere getirmektedir;
Çölde Sayım 33:9
·
Tevrat
וַיִּסְעוּ֙ מִמָּרָ֔ה וַיָּבֹ֖אוּ אֵילִ֑מָה וּ֠בְאֵילִם שְׁתֵּ֣ים עֶשְׂרֵ֞ה עֵינֹ֥ת מַ֛יִם וְשִׁבְעִ֥ים תְּמָרִ֖ים וַיַּחֲנוּ־שָֽׁם
Mara'dan göç ettiler ve Elim'e geldiler; ve Elim'de on iki su pınarı ve yetmiş hurma ağacı vardı ve orada konakladılar.
Mısır'dan Çıkış 15:27
·
Tevrat
וַיָּבֹ֣אוּ אֵילִ֔מָה וְשָׁ֗ם שְׁתֵּ֥ים עֶשְׂרֵ֛ה עֵינֹ֥ת מַ֖יִם וְשִׁבְעִ֣ים תְּמָרִ֑ים וַיַּחֲנוּ־שָׁ֖ם עַל־הַמָּֽיִם
Sonra Elim'e geldiler ve orada on iki su pınarı ve yetmiş hurma ağacı vardı; ve orada suların yanında konakladılar.
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 24:16
·
Tevrat
וְהַֽנַּעֲרָ֗ טֹבַ֤ת מַרְאֶה֙ מְאֹ֔ד בְּתוּלָ֕ה וְאִ֖ישׁ לֹ֣א יְדָעָ֑הּ וַתֵּ֣רֶד הָעַ֔יְנָה וַתְּמַלֵּ֥א כַדָּ֖הּ וַתָּֽעַל
Genç kadının görünüşü çok iyiydi, bakireydi ve hiçbir adam onu bilmemişti; pınara indi, testisini doldurdu ve yukarı çıktı.
Yaratılış 24:45
·
Tevrat
אֲנִי֩ טֶ֨רֶם אֲכַלֶּ֜ה לְדַבֵּ֣ר אֶל־לִבִּ֗י וְהִנֵּ֨ה רִבְקָ֤ה יֹצֵאת֙ וְכַדָּ֣הּ עַל־שִׁכְמָ֔הּ וַתֵּ֥רֶד הָעַ֖יְנָה וַתִּשְׁאָ֑ב וָאֹמַ֥ר אֵלֶ֖יהָ הַשְׁקִ֥ינִי נָֽא
'Ben kalbimden konuşmayı henüz bitirmemiştim ki, işte Rebeka testisi omzunda çıkageldi; pınara indi ve su çekti. Ben de ona dedim: Lütfen bana içir.'
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 32:3
·
Tevrat
וַיִּוָּעַ֗ץ עִם־שָׂרָיו֙ וְגִבֹּרָ֔יו לִסְתּוֹם֙ אֶת־מֵימֵ֣י הָעֲיָנ֔וֹת אֲשֶׁ֖ר מִח֣וּץ לָעִ֑יר וַֽיַּעְזְרֽוּהוּ
Ve şehrin dışında olan pınarların sularını tıkamak için yöneticileriyle ve yiğitleriyle danıştı; ve ona yardım ettiler.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 8:28
·
Tevrat
בְּאַמְּצ֣וֹ שְׁחָקִ֣ים מִמָּ֑עַל בַּ֝עֲז֗וֹז עִינ֥וֹת תְּהוֹם
Yukarıdan bulutları güçlendirdiğinde, enginin pınarları güçlendiğinde;
Örnek Ayetler (5)
Çölde Sayım 1:15
·
Tevrat
לְנַ֨פְתָּלִ֔י אֲחִירַ֖ע בֶּן־עֵינָֽן
Naftali için Eynan oğlu Ahira.
Çölde Sayım 2:29
·
Tevrat
וּמַטֵּ֖ה נַפְתָּלִ֑י וְנָשִׂיא֙ לִבְנֵ֣י נַפְתָּלִ֔י אֲחִירַ֖ע בֶּן־עֵינָֽן
Ve Naftali oymağıdır; ve Naftali oğullarının önderi Enan oğlu Ahira'dır.
Çölde Sayım 7:78
·
Tevrat
בְּיוֹם֙ שְׁנֵ֣ים עָשָׂ֣ר י֔וֹם נָשִׂ֖יא לִבְנֵ֣י נַפְתָּלִ֑י אֲחִירַ֖ע בֶּן־עֵינָֽן
On ikinci gün Naftali oğullarının önderi Enan oğlu Ahira:
Çölde Sayım 7:83
·
Tevrat
וּלְזֶ֣בַח הַשְּׁלָמִים֮ בָּקָ֣ר שְׁנַיִם֒ אֵילִ֤ם חֲמִשָּׁה֙ עַתֻּדִ֣ים חֲמִשָּׁ֔ה כְּבָשִׂ֥ים בְּנֵֽי־שָׁנָ֖ה חֲמִשָּׁ֑ה זֶ֛ה קָרְבַּ֥ן אֲחִירַ֖ע בֶּן־עֵינָֽן
ve esenlik kurbanı için iki sığır, beş koç, beş teke, bir yaşında beş erkek kuzu; bu, Enan oğlu Ahira'nın sunusuydu.
Çölde Sayım 10:27
·
Tevrat
וְעַ֨ל־צְבָ֔א מַטֵּ֖ה בְּנֵ֣י נַפְתָּלִ֑י אֲחִירַ֖ע בֶּן־עֵינָֽן
Ve Naftali oğulları oymağının ordusunun üzerinde Eynan oğlu Ahira vardı.
Örnek Ayetler (4)
1. Samuel 24:1
·
Tevrat
וַיַּ֥עַל דָּוִ֖ד מִשָּׁ֑ם וַיֵּ֖שֶׁב בִּמְצָד֥וֹת עֵֽין־גֶּֽדִי
Davut oradan çıktı ve Eyn-Gedi hisarlarında oturdu.
1. Samuel 24:2
·
Tevrat
וַיְהִ֗י כַּֽאֲשֶׁר֙ שָׁ֣ב שָׁא֔וּל מֵאַחֲרֵ֖י פְּלִשְׁתִּ֑ים וַיַּגִּ֤דוּ לוֹ֙ לֵאמֹ֔ר הִנֵּ֣ה דָוִ֔ד בְּמִדְבַּ֖ר עֵ֥ין גֶּֽדִי
Saul Filistlilerin ardından döndüğünde, ona bildirdiler ve dediler: 'İşte Davut Eyn-Gedi çölündedir.'
Ezgiler Ezgisi 1:14
·
Tevrat
אֶשְׁכֹּ֨ל הַכֹּ֤פֶר דּוֹדִי֙ לִ֔י בְּכַרְמֵ֖י עֵ֥ין גֶּֽדִי
Sevgilim benim için Eyn Gedi bağlarında bir kına salkımıdır.
2. Tarihler 20:2
·
Tevrat
וַיָּבֹ֗אוּ וַיַּגִּ֤ידוּ לִֽיהוֹשָׁפָט֙ לֵאמֹ֔ר בָּ֣א עָלֶ֜יךָ הָמ֥וֹן רָ֛ב מֵעֵ֥בֶר לַיָּ֖ם מֵאֲרָ֑ם וְהִנָּם֙ בְּחַֽצְצ֣וֹן תָּמָ֔ר הִ֖יא עֵ֥ין גֶּֽדִי
Ve gelip Yehoşafat'a bildirerek dediler: 'Denizin ötesinden, Aram'dan senin üzerine büyük bir kalabalık geliyor; ve işte onlar Eyn-Gedi olan Hatsatson-Tamar'dadırlar.'
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 47:10
·
Tevrat
וְהָיָה֩ עָמְד֨וּ עָלָ֜יו דַּוָּגִ֗ים מֵעֵ֥ין גֶּ֨דִי֙ וְעַד־עֵ֣ין עֶגְלַ֔יִם מִשְׁט֥וֹחַ לַֽחֲרָמִ֖ים יִהְי֑וּ לְמִינָה֙ תִּהְיֶ֣ה דְגָתָ֔ם כִּדְגַ֛ת הַיָּ֥ם הַגָּד֖וֹל רַבָּ֥ה מְאֹֽד
Ve balıkçılar onun üzerinde duracaklar; Eyn-Gedi'den Eyn-Eglayim'e kadar ağları sermek için bir yer olacak; balıkları kendi türlerine göre Büyük Deniz'in balıkları gibi çok fazla olacak.
Yeşu 15:62
·
Tevrat
וְהַנִּבְשָׁ֥ן וְעִיר־הַמֶּ֖לַח וְעֵ֣ין גֶּ֑דִי עָרִ֥ים שֵׁ֖שׁ וְחַצְרֵיהֶֽן
Ve Nivşan ve Tuz Şehri ve Eyn-Gedi; altı şehir ve onların köyleri.
Örnek Ayetler (3)
Yeşu 15:34
·
Tevrat
וְזָנ֨וֹחַ֙ וְעֵ֣ין גַּנִּ֔ים תַּפּ֖וּחַ וְהָעֵינָֽם
Ve Zanoah ve Eyn-Gannim, Tappuah ve Eynam.
Yeşu 19:21
·
Tevrat
וְרֶ֧מֶת וְעֵין־גַּנִּ֛ים וְעֵ֥ין חַדָּ֖ה וּבֵ֥ית פַּצֵּֽץ
Ve Remet, Eyn-Gannim, Eyn-Hadda ve Beyt-Patsets,
Yeşu 21:29
·
Tevrat
אֶת־יַרְמוּת֙ וְאֶת־מִגְרָשֶׁ֔הָ אֶת־עֵ֥ין גַּנִּ֖ים וְאֶת־מִגְרָשֶׁ֑הָ עָרִ֖ים אַרְבַּֽע
Yarmut'u ve onun otlağını, Eyn-Gannim'i ve onun otlağını; dört şehir.
Örnek Ayetler (3)
2. Krallar 15:29
·
Tevrat
בִּימֵ֞י פֶּ֣קַח מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵ֗ל בָּא֮ תִּגְלַ֣ת פִּלְאֶסֶר֮ מֶ֣לֶךְ אַשּׁוּר֒ וַיִּקַּ֣ח אֶת־עִיּ֡וֹן וְאֶת־אָבֵ֣ל בֵּֽית־מַעֲכָ֡ה וְאֶת־יָ֠נוֹחַ וְאֶת־קֶ֨דֶשׁ וְאֶת־חָצ֤וֹר וְאֶת־הַגִּלְעָד֙ וְאֶת־הַגָּלִ֔ילָה כֹּ֖ל אֶ֣רֶץ נַפְתָּלִ֑י וַיַּגְלֵ֖ם אַשּֽׁוּרָה
İsrail kralı Pekah'ın günlerinde Asur kralı Tiglat Pileser geldi ve İyon'u, Avel Beyt-Maakha'yı, Yanoah'ı, Kedeş'i, Hatsor'u, Gilat'ı ve Celile'yi, bütün Naftali diyarını aldı; onları Asur'a sürdü.
1. Krallar 15:20
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֨ע בֶּן־הֲדַ֜ד אֶל־הַמֶּ֣לֶךְ אָסָ֗א וַ֠יִּשְׁלַח אֶת־שָׂרֵ֨י הַחֲיָלִ֤ים אֲשֶׁר־לוֹ֙ עַל־עָרֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וַיַּךְ֙ אֶת־עִיּ֣וֹן וְאֶת־דָּ֔ן וְאֵ֖ת אָבֵ֣ל בֵּֽית־מַעֲכָ֑ה וְאֵת֙ כָּל־כִּנְר֔וֹת עַ֖ל כָּל־אֶ֥רֶץ נַפְתָּלִֽי
Ben-Hadad Kral Asa'yı dinledi ve kendisine ait orduların komutanlarını İsrail'in şehirleri üzerine gönderdi. İyon'u, Dan'ı, Avel-Beyt-Maaha'yı ve tüm Naftali diyarıyla birlikte tüm Kinrot'u vurdu.
2. Tarihler 16:4
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֨ע בֶּן הֲדַ֜ד אֶל־הַמֶּ֣לֶךְ אָסָ֗א וַ֠יִּשְׁלַח אֶת־שָׂרֵ֨י הַחֲיָלִ֤ים אֲשֶׁר־לוֹ֙ אֶל־עָרֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וַיַּכּוּ֙ אֶת־עִיּ֣וֹן וְאֶת־דָּ֔ן וְאֵ֖ת אָבֵ֣ל מָ֑יִם וְאֵ֥ת כָּֽל־מִסְכְּנ֖וֹת עָרֵ֥י נַפְתָּלִֽי
Ben-Hadad Kral Asa'yı dinledi ve kendisine ait orduların komutanlarını İsrail'in şehirlerine gönderdi; İyon'u, Dan'ı, Avel-Mayim'i ve Naftali'nin bütün depo şehirlerini vurdular.
Örnek Ayetler (3)
1. Samuel 24:2
·
Tevrat
וַיְהִ֗י כַּֽאֲשֶׁר֙ שָׁ֣ב שָׁא֔וּל מֵאַחֲרֵ֖י פְּלִשְׁתִּ֑ים וַיַּגִּ֤דוּ לוֹ֙ לֵאמֹ֔ר הִנֵּ֣ה דָוִ֔ד בְּמִדְבַּ֖ר עֵ֥ין גֶּֽדִי
Saul Filistlilerin ardından döndüğünde, ona bildirdiler ve dediler: 'İşte Davut Eyn-Gedi çölündedir.'
Ezgiler Ezgisi 1:14
·
Tevrat
אֶשְׁכֹּ֨ל הַכֹּ֤פֶר דּוֹדִי֙ לִ֔י בְּכַרְמֵ֖י עֵ֥ין גֶּֽדִי
Sevgilim benim için Eyn Gedi bağlarında bir kına salkımıdır.
2. Tarihler 20:2
·
Tevrat
וַיָּבֹ֗אוּ וַיַּגִּ֤ידוּ לִֽיהוֹשָׁפָט֙ לֵאמֹ֔ר בָּ֣א עָלֶ֜יךָ הָמ֥וֹן רָ֛ב מֵעֵ֥בֶר לַיָּ֖ם מֵאֲרָ֑ם וְהִנָּם֙ בְּחַֽצְצ֣וֹן תָּמָ֔ר הִ֖יא עֵ֥ין גֶּֽדִי
Ve gelip Yehoşafat'a bildirerek dediler: 'Denizin ötesinden, Aram'dan senin üzerine büyük bir kalabalık geliyor; ve işte onlar Eyn-Gedi olan Hatsatson-Tamar'dadırlar.'
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 15:62
·
Tevrat
וְהַנִּבְשָׁ֥ן וְעִיר־הַמֶּ֖לַח וְעֵ֣ין גֶּ֑דִי עָרִ֥ים שֵׁ֖שׁ וְחַצְרֵיהֶֽן
Ve Nivşan ve Tuz Şehri ve Eyn-Gedi; altı şehir ve onların köyleri.