17
Kullanım
4
Lemma
8
Türev
21
Anlam
4 lemma, 8 türev form
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 73:6
·
Tevrat
לָ֭כֵן עֲנָקַ֣תְמוֹ גַאֲוָ֑ה יַעֲטָף־שִׁ֝֗ית חָמָ֥ס לָֽמוֹ
Bu yüzden gurur onların kolyesidir; şiddet giysisi onları sarar.
Mezmurlar 102:1
·
Tevrat
תְּ֭פִלָּה לְעָנִ֣י כִֽי־יַעֲטֹ֑ף וְלִפְנֵ֥י יְ֝הוָ֗ה יִשְׁפֹּ֥ךְ שִׂיחֽוֹ
Düşkünün duası; zayıf düştüğü ve Yahve'nin önünde derdini döktüğü zaman.
Eyüp 23:9
·
Tevrat
שְׂמֹ֣אול בַּעֲשֹׂת֣וֹ וְלֹא־אָ֑חַז יַעְטֹ֥ף יָ֝מִ֗ין וְלֹ֣א אֶרְאֶֽה
Sola iş yaptığında, ve kavramam; sağa döner, ve görmem.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 61:3
·
Tevrat
מִקְצֵ֤ה הָאָ֨רֶץ אֵלֶ֣יךָ אֶ֭קְרָא בַּעֲטֹ֣ף לִבִּ֑י בְּצוּר־יָר֖וּם מִמֶּ֣נִּי תַנְחֵֽנִי
Kalbim bayıldığında yerin ucundan sana sesleneceğim; benden yüksek olan kayaya beni yönlendir.
Ağıtlar 2:11
·
Tevrat
כָּל֨וּ בַדְּמָע֤וֹת עֵינַי֙ חֳמַרְמְר֣וּ מֵעַ֔י נִשְׁפַּ֤ךְ לָאָ֨רֶץ֙ כְּבֵדִ֔י עַל־שֶׁ֖בֶר בַּת־עַמִּ֑י בֵּֽעָטֵ֤ף עוֹלֵל֙ וְיוֹנֵ֔ק בִּרְחֹב֖וֹת קִרְיָֽה
Gözlerim gözyaşlarıyla tükendi, bağırsaklarım kaynıyor; halkımın kızının kırılması yüzünden ciğerim yere döküldü; şehrin meydanlarında çocuk ve emzikli bayıldığında.
Örnek Ayetler (2)
Yunus 2:8
·
Tevrat
בְּהִתְעַטֵּ֤ף עָלַי֙ נַפְשִׁ֔י אֶת־יְהוָ֖ה זָכָ֑רְתִּי וַתָּב֤וֹא אֵלֶ֨יךָ֙ תְּפִלָּתִ֔י אֶל־הֵיכַ֖ל קָדְשֶֽׁךָ
Canım üzerimde bayılırken Yahve'yi hatırladım; ve duam sana, kutsal tapınağına geldi.
Mezmurlar 142:4
·
Tevrat
בְּהִתְעַטֵּ֬ף עָלַ֨י רוּחִ֗י וְאַתָּה֮ יָדַ֪עְתָּ נְֽתִיבָ֫תִ֥י בְּאֹֽרַח־ז֥וּ אֲהַלֵּ֑ךְ טָמְנ֖וּ פַ֣ח לִֽי
Ruhum üzerimde zayıf düştüğünde, yolumu sen bildin; yürüdüğüm bu yolda benim için tuzak gizlediler.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 77:4
·
Tevrat
אֶזְכְּרָ֣ה אֱלֹהִ֣ים וְאֶֽהֱמָיָ֑ה אָשִׂ֓יחָה וְתִתְעַטֵּ֖ף רוּחִ֣י סֶֽלָה
Tanrı'yı hatırlarım ve inlerim; düşünürüm ve ruhum bayılır. Sela.
Mezmurlar 143:4
·
Tevrat
וַתִּתְעַטֵּ֣ף עָלַ֣י רוּחִ֑י בְּ֝תוֹכִ֗י יִשְׁתּוֹמֵ֥ם לִבִּֽי
Ve ruhum üzerimde zayıf düştü; içimde kalbim dehşete düştü.
Örnek Ayetler (1)
Ağıtlar 2:12
·
Tevrat
לְאִמֹּתָם֙ יֹֽאמְר֔וּ אַיֵּ֖ה דָּגָ֣ן וָיָ֑יִן בְּהִֽתְעַטְּפָ֤ם כֶּֽחָלָל֙ בִּרְחֹב֣וֹת עִ֔יר בְּהִשְׁתַּפֵּ֣ךְ נַפְשָׁ֔ם אֶל־חֵ֖יק אִמֹּתָֽם
Annelerine diyorlar: 'Tahıl ve şarap nerede?'; şehrin meydanlarında yaralı gibi bayılırken, canları annelerinin kucağına dökülürken.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 30:42
·
Tevrat
וּבְהַעֲטִ֥יף הַצֹּ֖אן לֹ֣א יָשִׂ֑ים וְהָיָ֤ה הָעֲטֻפִים֙ לְלָבָ֔ן וְהַקְּשֻׁרִ֖ים לְיַעֲקֹֽב
Sürü zayıf olduğunda koymazdı; böylece zayıflar Lavan'ın, güçlüler Yakup'un oldu.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 57:16
·
Tevrat
כִּ֣י לֹ֤א לְעוֹלָם֙ אָרִ֔יב וְלֹ֥א לָנֶ֖צַח אֶקְּצ֑וֹף כִּי־ר֨וּחַ֙ מִלְּפָנַ֣י יַֽעֲט֔וֹף וּנְשָׁמ֖וֹת אֲנִ֥י עָשִֽׂיתִי
Çünkü sonsuza kadar çekişmeyeceğim ve sonsuza kadar öfkelenmeyeceğim; çünkü ruh önümde bayılacaktır ve yaptığım nefesler.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 107:5
·
Tevrat
רְעֵבִ֥ים גַּם־צְמֵאִ֑ים נַ֝פְשָׁ֗ם בָּהֶ֥ם תִּתְעַטָּֽף
Açtılar, hem de susuzdular; canları içlerinde tükeniyordu.
Örnek Ayetler (1)
Ağıtlar 2:19
·
Tevrat
ק֣וּמִי רֹ֣נִּי בַלַּ֗יְלָה לְרֹאשׁ֙ אַשְׁמֻר֔וֹת שִׁפְכִ֤י כַמַּ֨יִם֙ לִבֵּ֔ךְ נֹ֖כַח פְּנֵ֣י אֲדֹנָ֑י שְׂאִ֧י אֵלָ֣יו כַּפַּ֗יִךְ עַל־נֶ֨פֶשׁ֙ עֽוֹלָלַ֔יִךְ הָעֲטוּפִ֥ים בְּרָעָ֖ב בְּרֹ֥אשׁ כָּל־חוּצֽוֹת
Kalk, geceleyin nöbetlerin başında haykır, Efendi'nin yüzünün karşısında kalbini sular gibi dök; bütün sokakların başında açlıktan bayılan yavrularının canı için O'na avuçlarını kaldır.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 30:42
·
Tevrat
וּבְהַעֲטִ֥יף הַצֹּ֖אן לֹ֣א יָשִׂ֑ים וְהָיָ֤ה הָעֲטֻפִים֙ לְלָבָ֔ן וְהַקְּשֻׁרִ֖ים לְיַעֲקֹֽב
Sürü zayıf olduğunda koymazdı; böylece zayıflar Lavan'ın, güçlüler Yakup'un oldu.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 65:14
·
Tevrat
לָבְשׁ֬וּ כָרִ֨ים הַצֹּ֗אן וַעֲמָקִ֥ים יַֽעַטְפוּ־בָ֑ר יִ֝תְרוֹעֲע֗וּ אַף־יָשִֽׁירוּ
Çayırlar sürüyü giyindi ve vadiler tahılla örtündü; sevinçle haykırırlar, ayrıca şarkı söylerler.