32
Kullanım
3
Lemma
12
Türev
28
Anlam
3 lemma, 12 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
עֲבֹת Lemma | avot | kalın, kalın, ip, dal | İsim | 6 | ||
Örnek Ayetler (3 / 6) Mısır'dan Çıkış 28:14 · Tevrat וּשְׁתֵּ֤י שַׁרְשְׁרֹת֙ זָהָ֣ב טָה֔וֹר מִגְבָּלֹ֛ת תַּעֲשֶׂ֥ה אֹתָ֖ם מַעֲשֵׂ֣ה עֲבֹ֑ת וְנָתַתָּ֛ה אֶת־שַׁרְשְׁרֹ֥ת הָעֲבֹתֹ֖ת עַל־הַֽמִּשְׁבְּצֹֽת Ve saf altından iki zincir, onları kordon işi burulmuş yapacaksın; ve örgü zincirleri yuvaların üzerine koyacaksın. Mısır'dan Çıkış 28:22 · Tevrat וְעָשִׂ֧יתָ עַל־הַחֹ֛שֶׁן שַֽׁרְשֹׁ֥ת גַּבְלֻ֖ת מַעֲשֵׂ֣ה עֲבֹ֑ת זָהָ֖ב טָהֽוֹר Ve göğüslük üzerine saf altından kordon işi burulmuş zincirler yapacaksın. Mısır'dan Çıkış 39:15 · Tevrat וַיַּעֲשׂ֧וּ עַל־הַחֹ֛שֶׁן שַׁרְשְׁרֹ֥ת גַּבְלֻ֖ת מַעֲשֵׂ֣ה עֲבֹ֑ת זָהָ֖ב טָהֽוֹר Ve göğüslüğün üzerine saf altından kordon işi örgü zincirler yaptılar. | ||||||
עֲבֹתִים | avotim | kalın ipler, kalın ip, halat, sık dal | İsim | 5 | ||
הָעֲבֹתֹת | ha'avotot | ipler, ip, kordon, örgü | İsim | 4 | ||
עֲבוֹתִים | avotim | ipler, ip, halat, kalın dal | İsim | 3 | ||
בַּעֲבֹתִים | ba-avotim | iplerle, ip, bağ, halat | İsim | 2 | ||
עֲבֹתֵֽימוֹ | avoteymo | iplerini, ip, kordon, örgü | Zamir | 1 | ||
הָעֲבֹתִים | ha'avotim | kalın ipler, kalın ipler, halatlar, dallar | İsim | 1 | ||
עֲבֹתוֹ | avoto | onun ipi, ip, halat, kalın dal | Zamir | 1 | ||
עֲבֹתֹת | avotot | kalın ipler, örgü, halat, kalın ip, dal | İsim | 1 | ||
וְכַעֲבוֹת | ve-kha'avot | ve kalın ipler gibi, kalın ip, halat, örgü | İsim | 1 | ||
בַּעֲבֹתוֹת | ba-avotot | kalın iplerle, kalın ip, halat, örgü | İsim | 1 | ||
עֲבוֹת | avot | kalın, kalın, yoğun, ip | İsim | 1 | ||
עָבֹת Lemma | avot | kalın, kalın, sık yapraklı, ip | Sıfat | 3 | ||
עֲבֻתָּה | avutta | kalın olan, kalın, sık, örülmüş | Sıfat | 1 | ||
וַֽיְעַבְּתֽוּהָ Lemma | va-yyabbetuha | ve onu ördüler, örmek, bükmek, kalınlaştırmak | Zamir | 1 | ||
Örnek Ayetler (3 / 6)
Mısır'dan Çıkış 28:14
·
Tevrat
וּשְׁתֵּ֤י שַׁרְשְׁרֹת֙ זָהָ֣ב טָה֔וֹר מִגְבָּלֹ֛ת תַּעֲשֶׂ֥ה אֹתָ֖ם מַעֲשֵׂ֣ה עֲבֹ֑ת וְנָתַתָּ֛ה אֶת־שַׁרְשְׁרֹ֥ת הָעֲבֹתֹ֖ת עַל־הַֽמִּשְׁבְּצֹֽת
Ve saf altından iki zincir, onları kordon işi burulmuş yapacaksın; ve örgü zincirleri yuvaların üzerine koyacaksın.
Mısır'dan Çıkış 28:22
·
Tevrat
וְעָשִׂ֧יתָ עַל־הַחֹ֛שֶׁן שַֽׁרְשֹׁ֥ת גַּבְלֻ֖ת מַעֲשֵׂ֣ה עֲבֹ֑ת זָהָ֖ב טָהֽוֹר
Ve göğüslük üzerine saf altından kordon işi burulmuş zincirler yapacaksın.
Mısır'dan Çıkış 39:15
·
Tevrat
וַיַּעֲשׂ֧וּ עַל־הַחֹ֛שֶׁן שַׁרְשְׁרֹ֥ת גַּבְלֻ֖ת מַעֲשֵׂ֣ה עֲבֹ֑ת זָהָ֖ב טָהֽוֹר
Ve göğüslüğün üzerine saf altından kordon işi örgü zincirler yaptılar.
Örnek Ayetler (5)
Hakimler 15:13
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמְרוּ ל֣וֹ לֵאמֹ֗ר לֹ֚א כִּֽי־אָסֹ֤ר נֶֽאֱסָרְךָ֙ וּנְתַנּ֣וּךָ בְיָדָ֔ם וְהָמֵ֖ת לֹ֣א נְמִיתֶ֑ךָ וַיַּאַסְרֻ֗הוּ בִּשְׁנַ֨יִם֙ עֲבֹתִ֣ים חֲדָשִׁ֔ים וַֽיַּעֲל֖וּהוּ מִן־הַסָּֽלַע
Ona diyerek dediler: 'Hayır, ancak seni kesinlikle bağlayacağız ve seni onların eline vereceğiz; ama seni kesinlikle öldürmeyeceğiz.' Onu iki yeni iple bağladılar ve onu kayadan çıkardılar.
Hakimler 16:12
·
Tevrat
וַתִּקַּ֣ח דְּלִילָה֩ עֲבֹתִ֨ים חֲדָשִׁ֜ים וַתַּאַסְרֵ֣הוּ בָהֶ֗ם וַתֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ פְּלִשְׁתִּ֤ים עָלֶ֨יךָ֙ שִׁמְשׁ֔וֹן וְהָאֹרֵ֖ב יֹשֵׁ֣ב בֶּחָ֑דֶר וַֽיְנַתְּקֵ֛ם מֵעַ֥ל זְרֹעֹתָ֖יו כַּחֽוּט
Delila yeni ipler aldı ve onu onlarla bağladı. Ona dedi: 'Filistliler senin üzerinde, Şimşon!' Ve pusu odada oturuyordu. Onları kollarının üzerinden iplik gibi kopardı.
Hezekiel 19:11
·
Tevrat
וַיִּֽהְיוּ־לָ֞הּ מַטּ֣וֹת עֹ֗ז אֶל־שִׁבְטֵי֙ מֹֽשְׁלִ֔ים וַתִּגְבַּ֥הּ קֽוֹמָת֖וֹ עַל־בֵּ֣ין עֲבֹתִ֑ים וַיֵּרָ֣א בְגָבְה֔וֹ בְּרֹ֖ב דָּלִיֹּתָֽיו
Ve onun yönetenlerin asaları için güçlü değnekleri oldu ve onun boyu kalın dalların arasına yükseldi; ve onun yüksekliğinde, dallarının çokluğunda göründü.
Hezekiel 31:3
·
Tevrat
הִנֵּ֨ה אַשּׁ֜וּר אֶ֣רֶז בַּלְּבָנ֗וֹן יְפֵ֥ה עָנָ֛ף וְחֹ֥רֶשׁ מֵצַ֖ל וּגְבַ֣הּ קוֹמָ֑ה וּבֵ֣ין עֲבֹתִ֔ים הָיְתָ֖ה צַמַּרְתּֽוֹ
İşte Asur, Lübnan'da bir sedirdi; güzel dallı ve gölgeleyen ormanlı ve boyu yüksekti; ve onun tepesi sık dalların arasındaydı.
Hezekiel 31:14
·
Tevrat
לְמַ֡עַן אֲשֶׁר֩ לֹא־יִגְבְּה֨וּ בְקוֹמָתָ֜ם כָּל־עֲצֵי־מַ֗יִם וְלֹֽא־יִתְּנ֤וּ אֶת־צַמַּרְתָּם֙ אֶל־בֵּ֣ין עֲבֹתִ֔ים וְלֹֽא־יַעַמְד֧וּ אֵלֵיהֶ֛ם בְּגָבְהָ֖ם כָּל־שֹׁ֣תֵי מָ֑יִם כִּֽי־כֻלָּם֩ נִתְּנ֨וּ לַמָּ֜וֶת אֶל־אֶ֣רֶץ תַּחְתִּ֗ית בְּת֛וֹךְ בְּנֵ֥י אָדָ֖ם אֶל־י֥וֹרְדֵי בֽוֹר
Öyle ki bütün su ağaçları boylarında yükselmesinler ve tepe kısımlarını sık dalların arasına vermesinler; bütün su içenler yüksekliklerinde durmasınlar; çünkü hepsi ölüme, aşağı yere, insan oğullarının ortasında çukura inenlerin yanına verildiler.
Örnek Ayetler (4)
Mısır'dan Çıkış 28:14
·
Tevrat
וּשְׁתֵּ֤י שַׁרְשְׁרֹת֙ זָהָ֣ב טָה֔וֹר מִגְבָּלֹ֛ת תַּעֲשֶׂ֥ה אֹתָ֖ם מַעֲשֵׂ֣ה עֲבֹ֑ת וְנָתַתָּ֛ה אֶת־שַׁרְשְׁרֹ֥ת הָעֲבֹתֹ֖ת עַל־הַֽמִּשְׁבְּצֹֽת
Ve saf altından iki zincir, onları kordon işi burulmuş yapacaksın; ve örgü zincirleri yuvaların üzerine koyacaksın.
Mısır'dan Çıkış 28:25
·
Tevrat
וְאֵ֨ת שְׁתֵּ֤י קְצוֹת֙ שְׁתֵּ֣י הָעֲבֹתֹ֔ת תִּתֵּ֖ן עַל־שְׁתֵּ֣י הַֽמִּשְׁבְּצ֑וֹת וְנָתַתָּ֛ה עַל־כִּתְפ֥וֹת הָאֵפֹ֖ד אֶל־מ֥וּל פָּנָֽיו
Ve iki kordonun iki ucunu iki yuva üzerine koyacaksın; ve efodun omuzlukları üzerine, onun yüzünün karşısına koyacaksın.
Mısır'dan Çıkış 39:17
·
Tevrat
וַֽיִּתְּנ֗וּ שְׁתֵּי֙ הָעֲבֹתֹ֣ת הַזָּהָ֔ב עַל־שְׁתֵּ֖י הַטַּבָּעֹ֑ת עַל־קְצ֖וֹת הַחֹֽשֶׁן
Ve iki altın kordonu göğüslüğün uçlarındaki iki halkanın üzerine koydular.
Mısır'dan Çıkış 39:18
·
Tevrat
וְאֵ֨ת שְׁתֵּ֤י קְצוֹת֙ שְׁתֵּ֣י הָֽעֲבֹתֹ֔ת נָתְנ֖וּ עַל־שְׁתֵּ֣י הַֽמִּשְׁבְּצֹ֑ת וַֽיִּתְּנֻ֛ם עַל־כִּתְפֹ֥ת הָאֵפֹ֖ד אֶל־מ֥וּל פָּנָֽיו
İki kordonun iki ucunu iki yuvanın üzerine koydular ve onları efodun omuzluklarının üzerine, onun yüzüne doğru koydular.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 3:25
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֗ם הִנֵּ֨ה נָתְנ֤וּ עָלֶ֨יךָ֙ עֲבוֹתִ֔ים וַאֲסָר֖וּךָ בָּהֶ֑ם וְלֹ֥א תֵצֵ֖א בְּתוֹכָֽם
Ve sen, insanoğlu, işte üzerine ipler koydular ve onlarla seni bağladılar; ve onların arasına çıkmayacaksın.
Hezekiel 4:8
·
Tevrat
וְהִנֵּ֛ה נָתַ֥תִּי עָלֶ֖יךָ עֲבוֹתִ֑ים וְלֹֽא־תֵהָפֵ֤ךְ מִֽצִּדְּךָ֙ אֶל־צִדֶּ֔ךָ עַד־כַּלּוֹתְךָ֖ יְמֵ֥י מְצוּרֶֽךָ
Ve işte üzerine ipler koydum; ve kuşatmanın günlerini bitirene kadar yanından yanına dönmeyeceksin.
Hezekiel 31:10
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה יַ֕עַן אֲשֶׁ֥ר גָּבַ֖הְתָּ בְּקוֹמָ֑ה וַיִּתֵּ֤ן צַמַּרְתּוֹ֙ אֶל־בֵּ֣ין עֲבוֹתִ֔ים וְרָ֥ם לְבָב֖וֹ בְּגָבְהֽוֹ
Bu nedenle Efendi Yahve şöyle dedi: Boyca yüksek olduğun için ve o tepesini sık dalların arasına verdiği için ve yüksekliğinde kalbi yükseldiği için,
Örnek Ayetler (2)
Hakimler 16:11
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלֶ֔יהָ אִם־אָס֤וֹר יַאַסְר֨וּנִי֙ בַּעֲבֹתִ֣ים חֲדָשִׁ֔ים אֲשֶׁ֛ר לֹֽא־נַעֲשָׂ֥ה בָהֶ֖ם מְלָאכָ֑ה וְחָלִ֥יתִי וְהָיִ֖יתִי כְּאַחַ֥ד הָאָדָֽם
Ona dedi: 'Eğer beni onlarla iş yapılmamış yeni iplerle kesinlikle bağlarlarsa, zayıflarım ve insanın biri gibi olurum.'
Mezmurlar 118:27
·
Tevrat
אֵ֤ל יְהוָה֮ וַיָּ֪אֶר לָ֥נוּ אִסְרוּ־חַ֥ג בַּעֲבֹתִ֑ים עַד־קַ֝רְנ֗וֹת הַמִּזְבֵּֽחַ
Tanrı Yahve'dir ve bizi aydınlattı; bayram kurbanını iplerle sunağın boynuzlarına kadar bağlayın.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 2:3
·
Tevrat
נְֽ֭נַתְּקָה אֶת־מֽוֹסְרוֹתֵ֑ימוֹ וְנַשְׁלִ֖יכָה מִמֶּ֣נּוּ עֲבֹתֵֽימוֹ
'Onların bağlarını koparalım ve onların iplerini bizden atalım.'
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 15:14
·
Tevrat
הוּא־בָ֣א עַד־לֶ֔חִי וּפִלְשִׁתִּ֖ים הֵרִ֣יעוּ לִקְרָאת֑וֹ וַתִּצְלַ֨ח עָלָ֜יו ר֣וּחַ יְהוָ֗ה וַתִּהְיֶ֨ינָה הָעֲבֹתִ֜ים אֲשֶׁ֣ר עַל־זְרוֹעוֹתָ֗יו כַּפִּשְׁתִּים֙ אֲשֶׁ֣ר בָּעֲר֣וּ בָאֵ֔שׁ וַיִּמַּ֥סּוּ אֱסוּרָ֖יו מֵעַ֥ל יָדָֽיו
O Lehi'ye kadar geldi ve Filistliler onu karşılamak için bağırdılar. Yahve'nin Ruhu onun üzerine atıldı ve kollarının üzerindeki ipler ateşte yanan keten gibi oldu ve bağları ellerinin üzerinden eridi.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 39:10
·
Tevrat
הֲֽתִקְשָׁר־רֵ֭ים בְּתֶ֣לֶם עֲבֹת֑וֹ אִם־יְשַׂדֵּ֖ד עֲמָקִ֣ים אַחֲרֶֽיךָ
Yaban öküzünü onun ipiyle karığa bağlayabilir misin veya senin ardından vadileri sürer mi?
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 28:24
·
Tevrat
וְנָתַתָּ֗ה אֶת־שְׁתֵּי֙ עֲבֹתֹ֣ת הַזָּהָ֔ב עַל־שְׁתֵּ֖י הַטַּבָּעֹ֑ת אֶל־קְצ֖וֹת הַחֹֽשֶׁן
Ve iki altın kordonu göğüslüğün uçlarındaki iki halkaya koyacaksın.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 5:18
·
Tevrat
ה֛וֹי מֹשְׁכֵ֥י הֶֽעָוֺ֖ן בְּחַבְלֵ֣י הַשָּׁ֑וְא וְכַעֲב֥וֹת הָעֲגָלָ֖ה חַטָּאָֽה
Vay boşluğun ipleriyle suçu ve araba halatlarıyla günahı çekenlere!
Örnek Ayetler (1)
Hoşea 11:4
·
Tevrat
בְּחַבְלֵ֨י אָדָ֤ם אֶמְשְׁכֵם֙ בַּעֲבֹת֣וֹת אַהֲבָ֔ה וָאֶהְיֶ֥ה לָהֶ֛ם כִּמְרִ֥ימֵי עֹ֖ל עַ֣ל לְחֵיהֶ֑ם וְאַ֥ט אֵלָ֖יו אוֹכִֽיל
İnsanın ipleriyle, sevginin bağlarıyla onları çektim; ve onlara çenelerinin üzerinden boyunduruğu kaldıranlar gibi oldum; ve ona eğilerek yedirdim.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 129:4
·
Tevrat
יְהוָ֥ה צַדִּ֑יק קִ֝צֵּ֗ץ עֲב֣וֹת רְשָׁעִֽים
Yahve doğrudur; kötülerin iplerini kesti.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 20:28
·
Tevrat
וָאֲבִיאֵם֙ אֶל־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֤ר נָשָׂ֨אתִי֙ אֶת־יָדִ֔י לָתֵ֥ת אוֹתָ֖הּ לָהֶ֑ם וַיִּרְאוּ֩ כָל־גִּבְעָ֨ה רָמָ֜ה וְכָל־עֵ֣ץ עָבֹ֗ת וַיִּזְבְּחוּ־שָׁ֤ם אֶת־זִבְחֵיהֶם֙ וַיִּתְּנוּ־שָׁם֙ כַּ֣עַס קָרְבָּנָ֔ם וַיָּשִׂ֣ימוּ שָׁ֗ם רֵ֚יחַ נִיח֣וֹחֵיהֶ֔ם וַיַּסִּ֥יכוּ שָׁ֖ם אֶת־נִסְכֵּיהֶֽם
Ve onları, onlara vermek için elimi kaldırdığım yere getirdim; ve her yüksek tepeyi ve her sık ağacı gördüler ve orada kurbanlarını kurban kestiler ve orada sunularının öfkesini verdiler ve orada hoş kokularının kokusunu koydular ve orada dökme sunularını döktüler.
Nehemya 8:15
·
Tevrat
וַאֲשֶׁ֣ר יַשְׁמִ֗יעוּ וְיַעֲבִ֨ירוּ ק֥וֹל בְּכָל־עָרֵיהֶם֮ וּבִירוּשָׁלִַ֣ם לֵאמֹר֒ צְא֣וּ הָהָ֗ר וְהָבִ֨יאוּ֙ עֲלֵי־זַ֨יִת֙ וַעֲלֵי־עֵ֣ץ שֶׁ֔מֶן וַעֲלֵ֤י הֲדַס֙ וַעֲלֵ֣י תְמָרִ֔ים וַעֲלֵ֖י עֵ֣ץ עָבֹ֑ת לַעֲשֹׂ֥ת סֻכֹּ֖ת כַּכָּתֽוּב
Ve bütün şehirlerinde ve Yeruşalim'de ses işittirsinler ve geçirsinler, diyerek: 'Dağa çıkın ve yazıldığı gibi çardaklar yapmak için zeytin yaprakları, yağ ağacı yaprakları, mersin yaprakları, hurma yaprakları ve sık ağaç yaprakları getirin.'
Levililer 23:40
·
Tevrat
וּלְקַחְתֶּ֨ם לָכֶ֜ם בַּיּ֣וֹם הָרִאשׁ֗וֹן פְּרִ֨י עֵ֤ץ הָדָר֙ כַּפֹּ֣ת תְּמָרִ֔ים וַעֲנַ֥ף עֵץ־עָבֹ֖ת וְעַרְבֵי־נָ֑חַל וּשְׂמַחְתֶּ֗ם לִפְנֵ֛י יְהוָ֥ה אֱלֹהֵיכֶ֖ם שִׁבְעַ֥ת יָמִֽים
Ve birinci günde kendinize görkemli ağacın meyvesini, hurma dallarını, sık yapraklı ağacın dalını ve vadi söğütlerini alacaksınız; ve Tanrınız Yahve'nin önünde yedi gün sevineceksiniz.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 6:13
·
Tevrat
וִֽידַעְתֶּם֙ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֔ה בִּֽהְי֣וֹת חַלְלֵיהֶ֗ם בְּתוֹךְ֙ גִּלּ֣וּלֵיהֶ֔ם סְבִיב֖וֹת מִזְבְּחֽוֹתֵיהֶ֑ם אֶל֩ כָּל־גִּבְעָ֨ה רָמָ֜ה בְּכֹ֣ל רָאשֵׁ֣י הֶהָרִ֗ים וְתַ֨חַת כָּל־עֵ֤ץ רַֽעֲנָן֙ וְתַ֨חַת֙ כָּל־אֵלָ֣ה עֲבֻתָּ֔ה מְק֗וֹם אֲשֶׁ֤ר נָֽתְנוּ־שָׁם֙ רֵ֣יחַ נִיחֹ֔חַ לְכֹ֖ל גִּלּוּלֵיהֶֽם
Öldürülmüşleri putlarının içinde, sunaklarının etrafında, her yüksek tepenin üzerinde, dağların bütün başlarında, her yeşil ağacın altında ve her gür meşenin altında, bütün putlarına hoş koku verdikleri yerde olduğunda, benim Yahve olduğumu bileceksiniz.
Örnek Ayetler (1)
Mika 7:3
·
Tevrat
עַל־הָרַ֤ע כַּפַּ֨יִם֙ לְהֵיטִ֔יב הַשַּׂ֣ר שֹׁאֵ֔ל וְהַשֹּׁפֵ֖ט בַּשִׁלּ֑וּם וְהַגָּד֗וֹל דֹּבֵ֨ר הַוַּ֥ת נַפְשׁ֛וֹ ה֖וּא וַֽיְעַבְּתֽוּהָ
Kötülük üzerine iki elleri iyilik yapmak içindir; önder istiyor ve hakim ödül içindir ve büyük adam canının arzusunu konuşuyor; ve onu birlikte örüyorlar.