845
Kullanım
16
Lemma
165
Türev
172
Anlam
16 lemma, 165 türev form
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 2:30
·
Tevrat
וְלֹ֣א אָבָ֗ה סִיחֹן֙ מֶ֣לֶךְ חֶשְׁבּ֔וֹן הַעֲבִרֵ֖נוּ בּ֑וֹ כִּֽי־הִקְשָׁה֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ אֶת־רוּח֗וֹ וְאִמֵּץ֙ אֶת־לְבָב֔וֹ לְמַ֛עַן תִּתּ֥וֹ בְיָדְךָ֖ כַּיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Fakat Heşbon kralı Sihon bizi içinden geçirmek istemedi; çünkü Tanrın Yahve, bu gün olduğu gibi onu senin eline vermek için onun ruhunu sertleştirdi ve kalbini katılaştırdı.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 10:25
·
Tevrat
כַּעֲב֣וֹר ס֭וּפָה וְאֵ֣ין רָשָׁ֑ע וְ֝צַדִּ֗יק יְס֣וֹד עוֹלָֽם
Kasırga geçerken kötü yok olur, doğru kişi ise sonsuz bir temeldir.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 23:12
·
Tevrat
וַיֹּ֕אמֶר לֹֽא־תוֹסִ֥יפִי ע֖וֹד לַעְל֑וֹז הַֽמְעֻשָּׁקָ֞ה בְּתוּלַ֣ת בַּת־צִיד֗וֹן כִּתִּים֙ ק֣וּמִי עֲבֹ֔רִי גַּם־שָׁ֖ם לֹא־יָנ֥וּחַֽ לָֽךְ
Ve dedi: Artık neşelenmeyeceksin, ey ezilmiş bakire Sayda kızı! Kalk, Kittim'e geç; orada da sana dinlenme olmayacak.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 46:21
·
Tevrat
וַיּוֹצִיאֵ֗נִי אֶל־הֶֽחָצֵר֙ הַחִ֣יצֹנָ֔ה וַיַּ֣עֲבִירֵ֔נִי אֶל־אַרְבַּ֖עַת מִקְצוֹעֵ֣י הֶחָצֵ֑ר וְהִנֵּ֤ה חָצֵר֙ בְּמִקְצֹ֣עַ הֶחָצֵ֔ר חָצֵ֖ר בְּמִקְצֹ֥עַ הֶחָצֵֽר
Ve beni dış avluya çıkardı, ve beni avlunun dört köşesine geçirdi; ve işte avlunun köşesinde bir avlu, avlunun köşesinde bir avlu vardı.
Örnek Ayetler (1)
1. Krallar 18:29
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ כַּעֲבֹ֣ר הַֽצָּהֳרַ֔יִם וַיִּֽתְנַבְּא֔וּ עַ֖ד לַעֲל֣וֹת הַמִּנְחָ֑ה וְאֵֽין־ק֥וֹל וְאֵין־עֹנֶ֖ה וְאֵ֥ין קָֽשֶׁב
Öğlen geçince, sunu sunulana kadar peygamberlik ettiler; ama ne bir ses vardı, ne cevap veren, ne de dikkat eden.
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 7:7
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוֹשֻׁ֜עַ אֲהָ֣הּ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה לָ֠מָה הֵעֲבַ֨רְתָּ הַעֲבִ֜יר אֶת־הָעָ֤ם הַזֶּה֙ אֶת־הַיַּרְדֵּ֔ן לָתֵ֥ת אֹתָ֛נוּ בְּיַ֥ד הָאֱמֹרִ֖י לְהַאֲבִידֵ֑נוּ וְלוּ֙ הוֹאַ֣לְנוּ וַנֵּ֔שֶׁב בְּעֵ֖בֶר הַיַּרְדֵּֽן
Yeşu dedi: 'Ah, Efendi Yahve, bizi yok etmek için Amorluların eline vermek üzere bu halkı Şeria'dan neden geçirdin? Keşke razı olsaydık ve Şeria'nın ötesinde otursaydık!'
Örnek Ayetler (5 / 37)
Amos 2:6
·
Tevrat
כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה עַל־שְׁלֹשָׁה֙ פִּשְׁעֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וְעַל־אַרְבָּעָ֖ה לֹ֣א אֲשִׁיבֶ֑נּוּ עַל־מִכְרָ֤ם בַּכֶּ֨סֶף֙ צַדִּ֔יק וְאֶבְי֖וֹן בַּעֲב֥וּר נַעֲלָֽיִם
Yahve şöyle dedi: 'İsrail'in üç isyanı için ve dört isyanı için onu geri çevirmeyeceğim; çünkü doğru kişiyi gümüşe ve yoksulu çarıklar uğruna sattılar.'
Amos 8:6
·
Tevrat
לִקְנ֤וֹת בַּכֶּ֨סֶף֙ דַּלִּ֔ים וְאֶבְי֖וֹן בַּעֲב֣וּר נַעֲלָ֑יִם וּמַפַּ֥ל בַּ֖ר נַשְׁבִּֽיר
Fakirleri gümüşle ve yoksulu bir çift çarık için satın almak için; ve buğdayın döküntüsünü satacağız.
2. Samuel 5:12
·
Tevrat
וַיֵּ֣דַע דָּוִ֔ד כִּֽי־הֱכִינ֧וֹ יְהוָ֛ה לְמֶ֖לֶךְ עַל־יִשְׂרָאֵ֑ל וְכִי֙ נִשֵּׂ֣א מַמְלַכְתּ֔וֹ בַּעֲב֖וּר עַמּ֥וֹ יִשְׂרָאֵֽל
Davut Yahve'nin onu İsrail'in üzerine kral olarak pekiştirdiğini ve halkı İsrail uğruna krallığını yükselttiğini bildi.
2. Samuel 6:12
·
Tevrat
וַיֻּגַּ֗ד לַמֶּ֣לֶךְ דָּוִד֮ לֵאמֹר֒ בֵּרַ֣ךְ יְהוָ֗ה אֶת־בֵּ֨ית עֹבֵ֤ד אֱדֹם֙ וְאֶת־כָּל־אֲשֶׁר־ל֔וֹ בַּעֲב֖וּר אֲר֣וֹן הָאֱלֹהִ֑ים וַיֵּ֣לֶךְ דָּוִ֗ד וַיַּעַל֩ אֶת־אֲר֨וֹן הָאֱלֹהִ֜ים מִבֵּ֨ית עֹבֵ֥ד אֱדֹ֛ם עִ֥יר דָּוִ֖ד בְּשִׂמְחָֽה
Kral Davut'a, 'Yahve Tanrı'nın sandığı uğruna Oved-Edom'un evini ve ona ait olan her şeyi bereketledi' diyerek bildirildi. Bunun üzerine Davut gitti ve Tanrı'nın sandığını Oved-Edom'un evinden Davut şehrine sevinçle çıkardı.
2. Samuel 7:21
·
Tevrat
בַּעֲב֤וּר דְּבָֽרְךָ֙ וּֽכְלִבְּךָ֔ עָשִׂ֕יתָ אֵ֥ת כָּל־הַגְּדוּלָּ֖ה הַזֹּ֑את לְהוֹדִ֖יעַ אֶת־עַבְדֶּֽךָ
'Sözün uğruna ve kalbine göre, kuluna bildirmek için bütün bu büyüklüğü yaptın.'
Örnek Ayetler (3)
2. Samuel 14:20
·
Tevrat
לְבַעֲב֤וּר סַבֵּב֙ אֶת־פְּנֵ֣י הַדָּבָ֔ר עָשָׂ֛ה עַבְדְּךָ֥ יוֹאָ֖ב אֶת־הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה וַאדֹנִ֣י חָכָ֗ם כְּחָכְמַת֙ מַלְאַ֣ךְ הָאֱלֹהִ֔ים לָדַ֖עַת אֶֽת־כָּל־אֲשֶׁ֥ר בָּאָֽרֶץ
İşin yüzünü çevirmek amacıyla kulun Yoav bu işi yaptı. Ve efendim, yerdeki her şeyi bilmek için Tanrı'nın elçisinin bilgeliği gibi bilgedir.
2. Samuel 17:14
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אַבְשָׁלוֹם֙ וְכָל־אִ֣ישׁ יִשְׂרָאֵ֔ל טוֹבָ֗ה עֲצַת֙ חוּשַׁ֣י הָאַרְכִּ֔י מֵעֲצַ֖ת אֲחִיתֹ֑פֶל וַיהוָ֣ה צִוָּ֗ה לְהָפֵ֞ר אֶת־עֲצַ֤ת אֲחִיתֹ֨פֶל֙ הַטּוֹבָ֔ה לְבַעֲב֗וּר הָבִ֧יא יְהוָ֛ה אֶל־אַבְשָׁל֖וֹם אֶת־הָרָעָֽה
Avşalom ve bütün İsrail adamları dedi: 'Arklı Huşay'ın öğüdü Ahitofel'in öğüdünden iyidir.' Ve Yahve, Yahve'nin Avşalom'un üzerine kötülük getirmesi için Ahitofel'in iyi öğüdünü bozmayı buyurmuştu.
Mısır'dan Çıkış 20:20
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֣ה אֶל־הָעָם֮ אַל־תִּירָאוּ֒ כִּ֗י לְבַֽעֲבוּר֙ נַסּ֣וֹת אֶתְכֶ֔ם בָּ֖א הָאֱלֹהִ֑ים וּבַעֲב֗וּר תִּהְיֶ֧ה יִרְאָת֛וֹ עַל־פְּנֵיכֶ֖ם לְבִלְתִּ֥י תֶחֱטָֽאוּ
Musa halka dedi: 'Korkmayın; çünkü Tanrı sizi sınamak için ve günah işlememeniz için O'nun korkusu yüzünüzün üzerinde olsun diye geldi.'
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 106:32
·
Tevrat
וַ֭יַּקְצִיפוּ עַל־מֵ֥י מְרִיבָ֑ה וַיֵּ֥רַע לְ֝מֹשֶׁ֗ה בַּעֲבוּרָֽם
Ve Meriva sularında öfkelendirdiler; ve onlar yüzünden Musa'ya kötü oldu.
Yaratılış 18:26
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוָ֔ה אִם־אֶמְצָ֥א בִסְדֹ֛ם חֲמִשִּׁ֥ים צַדִּיקִ֖ם בְּת֣וֹךְ הָעִ֑יר וְנָשָׂ֥אתִי לְכָל־הַמָּק֖וֹם בַּעֲבוּרָֽם
Yahve dedi: 'Eğer Sodom'da, şehrin içinde elli doğru kişi bulursam, onların uğruna bütün yeri bağışlayacağım.'
Örnek Ayetler (2)
Eyüp 20:2
·
Tevrat
לָ֭כֵן שְׂעִפַּ֣י יְשִׁיב֑וּנִי וּ֝בַעֲב֗וּר ח֣וּשִׁי בִֽי
Bu nedenle düşüncelerim bana yanıt verdiriyor ve içimdeki acelem yüzünden.
Mısır'dan Çıkış 20:20
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֣ה אֶל־הָעָם֮ אַל־תִּירָאוּ֒ כִּ֗י לְבַֽעֲבוּר֙ נַסּ֣וֹת אֶתְכֶ֔ם בָּ֖א הָאֱלֹהִ֑ים וּבַעֲב֗וּר תִּהְיֶ֧ה יִרְאָת֛וֹ עַל־פְּנֵיכֶ֖ם לְבִלְתִּ֥י תֶחֱטָֽאוּ
Musa halka dedi: 'Korkmayın; çünkü Tanrı sizi sınamak için ve günah işlememeniz için O'nun korkusu yüzünüzün üzerinde olsun diye geldi.'
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 3:17
·
Tevrat
וּלְאָדָ֣ם אָמַ֗ר כִּֽי־שָׁמַעְתָּ֮ לְק֣וֹל אִשְׁתֶּךָ֒ וַתֹּ֨אכַל֙ מִן־הָעֵ֔ץ אֲשֶׁ֤ר צִוִּיתִ֨יךָ֙ לֵאמֹ֔ר לֹ֥א תֹאכַ֖ל מִמֶּ֑נּוּ אֲרוּרָ֤ה הָֽאֲדָמָה֙ בַּֽעֲבוּרֶ֔ךָ בְּעִצָּבוֹן֙ תֹּֽאכֲלֶ֔נָּה כֹּ֖ל יְמֵ֥י חַיֶּֽיךָ
Ve adama dedi: 'Karının sesini işittiğin ve ondan yemeyeceksin diyerek sana buyurduğum ağaçtan yediğin için, toprak senin yüzünden lanetlidir; yaşamının bütün günleri ondan acıyla yiyeceksin.'
Yaratılış 12:13
·
Tevrat
אִמְרִי־נָ֖א אֲחֹ֣תִי אָ֑תְּ לְמַ֨עַן֙ יִֽיטַב־לִ֣י בַעֲבוּרֵ֔ךְ וְחָיְתָ֥ה נַפְשִׁ֖י בִּגְלָלֵֽךְ
Lütfen, 'Kız kardeşiyim' de, ki senin uğruna bana iyi olsun, ve senin sayende canım yaşasın.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 27:10
·
Tevrat
וְהֵבֵאתָ֥ לְאָבִ֖יךָ וְאָכָ֑ל בַּעֲבֻ֛ר אֲשֶׁ֥ר יְבָרֶכְךָ֖ לִפְנֵ֥י מוֹתֽוֹ
'Ve babana götüreceksin ve yiyecek; öyle ki ölümünden önce seni bereketlesin.'
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 23:10
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֮ דָּוִד֒ יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל שָׁמֹ֤עַ שָׁמַע֙ עַבְדְּךָ֔ כִּֽי־מְבַקֵּ֥שׁ שָׁא֖וּל לָב֣וֹא אֶל־קְעִילָ֑ה לְשַׁחֵ֥ת לָעִ֖יר בַּעֲבוּרִֽי
Davut dedi: 'Yahve, İsrail'in Tanrısı, kulun kesinlikle duydu ki Saul Keila'ya gelmeyi, benim yüzümden şehri yok etmeyi arıyor.'
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 12:16
·
Tevrat
וּלְאַבְרָ֥ם הֵיטִ֖יב בַּעֲבוּרָ֑הּ וַֽיְהִי־ל֤וֹ צֹאן־וּבָקָר֙ וַחֲמֹרִ֔ים וַעֲבָדִים֙ וּשְׁפָחֹ֔ת וַאֲתֹנֹ֖ת וּגְמַלִּֽים
Onun uğruna İbrahim'e iyi davrandı; ve onun davarları ve sığırları, ve eşekleri, ve kulları ve cariyeleri, ve dişi eşekleri ve develeri oldu.
Örnek Ayetler (5 / 32)
Hakimler 5:17
·
Tevrat
גִּלְעָ֗ד בְּעֵ֤בֶר הַיַּרְדֵּן֙ שָׁכֵ֔ן וְדָ֕ן לָ֥מָּה יָג֖וּר אֳנִיּ֑וֹת אָשֵׁ֗ר יָשַׁב֙ לְח֣וֹף יַמִּ֔ים וְעַ֥ל מִפְרָצָ֖יו יִשְׁכּֽוֹן
Gilat Şeria'nın ötesinde oturdu; ve Dan neden gemilerde konaklıyor? Aşer denizlerin kıyısında oturdu ve körfezlerinin üzerinde oturuyor.
Hakimler 10:8
·
Tevrat
וַֽיִּרְעֲצ֤וּ וַיְרֹֽצְצוּ֙ אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל בַּשָּׁנָ֖ה הַהִ֑יא שְׁמֹנֶ֨ה עֶשְׂרֵ֜ה שָׁנָ֗ה אֶֽת־כָּל־בְּנֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ אֲשֶׁר֙ בְּעֵ֣בֶר הַיַּרְדֵּ֔ן בְּאֶ֥רֶץ הָאֱמֹרִ֖י אֲשֶׁ֥ר בַּגִּלְעָֽד
O yılda İsrail oğullarını ezdiler ve kırdılar, on sekiz yıl Şeria'nın ötesinde, Gileat'ta olan Amorluların diyarında olan bütün İsrail oğullarını.
Hakimler 11:18
·
Tevrat
וַיֵּ֣לֶךְ בַּמִּדְבָּ֗ר וַיָּ֜סָב אֶת־אֶ֤רֶץ אֱדוֹם֙ וְאֶת־אֶ֣רֶץ מוֹאָ֔ב וַיָּבֹ֤א מִמִּזְרַח־שֶׁ֨מֶשׁ֙ לְאֶ֣רֶץ מוֹאָ֔ב וַֽיַּחֲנ֖וּן בְּעֵ֣בֶר אַרְנ֑וֹן וְלֹא־בָ֨אוּ֙ בִּגְב֣וּל מוֹאָ֔ב כִּ֥י אַרְנ֖וֹן גְּב֥וּל מוֹאָֽב
Sonra çölde gitti, Edom diyarının ve Moav diyarının etrafından dolandı, Moav diyarının doğusundan geldi ve Arnon'un ötesinde konakladılar. Ve Moav sınırına girmediler, çünkü Arnon Moav'ın sınırıdır.
Yeremya 25:22
·
Tevrat
וְאֵת֙ כָּל־מַלְכֵי־צֹ֔ר וְאֵ֖ת כָּל־מַלְכֵ֣י צִיד֑וֹן וְאֵת֙ מַלְכֵ֣י הָאִ֔י אֲשֶׁ֖ר בְּעֵ֥בֶר הַיָּֽם
bütün Sur krallarını, bütün Sayda krallarını ve denizin ötesindeki adanın krallarını;
1. Samuel 31:7
·
Tevrat
וַיִּרְא֣וּ אַנְשֵֽׁי־יִ֠שְׂרָאֵל אֲשֶׁר־בְּעֵ֨בֶר הָעֵ֜מֶק וַאֲשֶׁ֣ר בְּעֵ֣בֶר הַיַּרְדֵּ֗ן כִּֽי־נָ֨סוּ֙ אַנְשֵׁ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וְכִי־מֵ֖תוּ שָׁא֣וּל וּבָנָ֑יו וַיַּעַזְב֤וּ אֶת־הֶֽעָרִים֙ וַיָּנֻ֔סוּ וַיָּבֹ֣אוּ פְלִשְׁתִּ֔ים וַיֵּֽשְׁב֖וּ בָּהֶֽן
Vadinin ötesinde olan ve Şeria'nın ötesinde olan İsrail adamları, İsrail adamlarının kaçtığını ve Şaul ile oğullarının öldüğünü görünce, şehirleri bırakıp kaçtılar; Filistliler gelip onlara yerleştiler.
Örnek Ayetler (5 / 26)
Hakimler 7:25
·
Tevrat
וַֽיִּלְכְּד֡וּ שְׁנֵֽי־שָׂרֵ֨י מִדְיָ֜ן אֶת־עֹרֵ֣ב וְאֶת־זְאֵ֗ב וַיַּהַרְג֨וּ אֶת־עוֹרֵ֤ב בְּצוּר־עוֹרֵב֙ וְאֶת־זְאֵב֙ הָרְג֣וּ בְיֶֽקֶב־זְאֵ֔ב וַֽיִּרְדְּפ֖וּ אֶל־מִדְיָ֑ן וְרֹאשׁ־עֹרֵ֣ב וּזְאֵ֔ב הֵבִ֨יאוּ֙ אֶל־גִּדְע֔וֹן מֵעֵ֖בֶר לַיַּרְדֵּֽן
Midyan'ın iki komutanını, Orev'i ve Zeev'i ele geçirdiler; Orev'i Orev kayasında öldürdüler ve Zeev'i Zeev şarap cenderesinde öldürdüler, Midyan'ı kovaladılar; Orev'in ve Zeev'in başını Yarden'in ötesinden Gideon'a getirdiler.
2. Samuel 10:16
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֣ח הֲדַדְעֶ֗זֶר וַיֹּצֵ֤א אֶת־אֲרָם֙ אֲשֶׁר֙ מֵעֵ֣בֶר הַנָּהָ֔ר וַיָּבֹ֖אוּ חֵילָ֑ם וְשׁוֹבַ֛ךְ שַׂר־צְבָ֥א הֲדַדְעֶ֖זֶר לִפְנֵיהֶֽם
Hadadezer gönderdi ve Irmağın ötesindeki Aram'ı çıkardı; Helam'a geldiler. Hadadezer'in ordu komutanı Şovak onların önündeydi.
1. Samuel 14:1
·
Tevrat
וַיְהִ֣י הַיּ֗וֹם וַיֹּ֨אמֶר יוֹנָתָ֤ן בֶּן־שָׁאוּל֙ אֶל־הַנַּ֨עַר֙ נֹשֵׂ֣א כֵלָ֔יו לְכָ֗ה וְנַעְבְּרָה֙ אֶל־מַצַּ֣ב פְּלִשְׁתִּ֔ים אֲשֶׁ֖ר מֵעֵ֣בֶר הַלָּ֑ז וּלְאָבִ֖יו לֹ֥א הִגִּֽיד
Bir gün Saul oğlu Yonatan, silahlarını taşıyan gence dedi: 'Gel, şu karşıdaki Filistlilerin garnizonuna geçelim.' Ama babasına bildirmedi.
Yeşaya 18:1
·
Tevrat
ה֥וֹי אֶ֖רֶץ צִלְצַ֣ל כְּנָפָ֑יִם אֲשֶׁ֥ר מֵעֵ֖בֶר לְנַֽהֲרֵי־כֽוּשׁ
Vay Kuş nehirlerinin ötesindeki vızıldayan kanatların diyarına!
1. Krallar 4:12
·
Tevrat
בַּֽעֲנָא֙ בֶּן־אֲחִיל֔וּד תַּעְנַ֖ךְ וּמְגִדּ֑וֹ וְכָל־בֵּ֣ית שְׁאָ֡ן אֲשֶׁר֩ אֵ֨צֶל צָרְתַ֜נָה מִתַּ֣חַת לְיִזְרְעֶ֗אל מִבֵּ֤ית שְׁאָן֙ עַ֚ד אָבֵ֣ל מְחוֹלָ֔ה עַ֖ד מֵעֵ֥בֶר לְיָקְמֳעָֽם
Ahilut oğlu Baana; Taanak, Megiddo ve Yizreel'in altında Tsaretan'ın yanındaki bütün Beyt-Şean, Beyt-Şean'dan Avel-Mehola'ya, Yokmeam'ın ötesine kadar;
Örnek Ayetler (5 / 17)
Hezekiel 1:9
·
Tevrat
חֹֽבְרֹ֛ת אִשָּׁ֥ה אֶל־אֲחוֹתָ֖הּ כַּנְפֵיהֶ֑ם לֹא־יִסַּ֣בּוּ בְלֶכְתָּ֔ן אִ֛ישׁ אֶל־עֵ֥בֶר פָּנָ֖יו יֵלֵֽכוּ
Kanatları biri diğerine birleşikti; gittiklerinde dönmüyorlardı, her biri yüzünün yönüne gidiyorlardı.
Hezekiel 1:12
·
Tevrat
וְאִ֛ישׁ אֶל־עֵ֥בֶר פָּנָ֖יו יֵלֵ֑כוּ אֶ֣ל אֲשֶׁר֩ יִֽהְיֶה־שָׁ֨מָּה הָר֤וּחַ לָלֶ֨כֶת֙ יֵלֵ֔כוּ לֹ֥א יִסַּ֖בּוּ בְּלֶכְתָּֽן
Ve her biri yüzünün yönüne gidiyorlardı; ruh gitmek için nerede olacaksa oraya gidiyorlardı, gittiklerinde dönmüyorlardı.
Hezekiel 10:22
·
Tevrat
וּדְמ֣וּת פְּנֵיהֶ֔ם הֵ֣מָּה הַפָּנִ֗ים אֲשֶׁ֤ר רָאִ֨יתִי֙ עַל־נְהַר־כְּבָ֔ר מַרְאֵיהֶ֖ם וְאוֹתָ֑ם אִ֛ישׁ אֶל־עֵ֥בֶר פָּנָ֖יו יֵלֵֽכוּ
Yüzlerinin biçimine gelince, onlar Kevar ırmağında gördüğüm yüzlerdi, görünüşleri ve kendileri; her biri yüzüne doğru giderlerdi.
Yeşaya 8:23
·
Tevrat
כִּ֣י לֹ֣א מוּעָף֮ לַאֲשֶׁ֣ר מוּצָ֣ק לָהּ֒ כָּעֵ֣ת הָרִאשׁ֗וֹן הֵקַ֞ל אַ֤רְצָה זְבֻלוּן֙ וְאַ֣רְצָה נַפְתָּלִ֔י וְהָאַחֲר֖וֹן הִכְבִּ֑יד דֶּ֤רֶךְ הַיָּם֙ עֵ֣בֶר הַיַּרְדֵּ֔ן גְּלִ֖יל הַגּוֹיִֽם
Çünkü sıkıntı çeken için karanlık yoktur; ilk vakitte Zevulun yerini ve Naftali yerini hafifletti, ve sonrakinde deniz yolunu, Yarden'in ötesini, ulusların bölgesini ağırlaştırdı.
1. Krallar 5:4
·
Tevrat
כִּי־ה֞וּא רֹדֶ֣ה בְּכָל־עֵ֣בֶר הַנָּהָ֗ר מִתִּפְסַח֙ וְעַד־עַזָּ֔ה בְּכָל־מַלְכֵ֖י עֵ֣בֶר הַנָּהָ֑ר וְשָׁל֗וֹם הָ֥יָה ל֛וֹ מִכָּל־עֲבָרָ֖יו מִסָּבִֽיב
Çünkü o Irmak'ın ötesindeki her yere, Tifsah'tan Gazze'ye kadar, Irmak'ın ötesindeki bütün krallara egemendi; ve çevresindeki bütün taraflarından onun barışı vardı.
Örnek Ayetler (3)
Yeşu 20:8
·
Tevrat
וּמֵעֵ֜בֶר לְיַרְדֵּ֤ן יְרִיחוֹ֙ מִזְרָ֔חָה נָתְנ֞וּ אֶת־בֶּ֧צֶר בַּמִּדְבָּ֛ר בַּמִּישֹׁ֖ר מִמַּטֵּ֣ה רְאוּבֵ֑ן וְאֶת־רָאמֹ֤ת בַּגִּלְעָד֙ מִמַּטֵּה־גָ֔ד וְאֶת־גּוֹלָ֥ן בַּבָּשָׁ֖ן מִמַּטֵּ֥ה מְנַשֶּֽׁה
Eriha'nın doğusunda Yarden'in ötesinde, Ruben oymağından ovada çölde Betser'i, Gad oymağından Gilat'ta Ramot'u ve Manaşe oymağından Başan'da Golan'ı verdiler.
1. Tarihler 6:63
·
Tevrat
וּמֵעֵ֜בֶר לְיַרְדֵּ֣ן יְרֵחוֹ֮ לְמִזְרַ֣ח הַיַּרְדֵּן֒ מִמַּטֵּ֣ה רְאוּבֵ֔ן אֶת־בֶּ֥צֶר בַּמִּדְבָּ֖ר וְאֶת־מִגְרָשֶׁ֑יהָ וְאֶת־יַ֖הְצָה וְאֶת־מִגְרָשֶֽׁיהָ
Ve Yarden'in ötesinden, Yeriho'da, Yarden'in doğusuna, Ruben oymağından: çölde Betser'i ve otlaklarını, ve Yahtsa'yı ve otlaklarını,
1. Tarihler 12:38
·
Tevrat
וּמֵעֵ֣בֶר לַ֠יַּרְדֵּן מִן־הָראוּבֵנִ֨י וְהַגָּדִ֜י וַחֲצִ֣י שֵׁ֣בֶט מְנַשֶּׁ֗ה בְּכֹל֙ כְּלֵי֙ צְבָ֣א מִלְחָמָ֔ה מֵאָ֥ה וְעֶשְׂרִ֖ים אָֽלֶף
Ve Yarden'in ötesinden, Rubenlilerden ve Gadlılardan ve Manaşe'nin yarım oymağından, savaş ordusunun bütün aletleriyle yüz yirmi bin.
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 14:40
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֶל־כָּל־יִשְׂרָאֵ֗ל אַתֶּם֙ תִּֽהְיוּ֙ לְעֵ֣בֶר אֶחָ֔ד וַֽאֲנִי֙ וְיוֹנָתָ֣ן בְּנִ֔י נִהְיֶ֖ה לְעֵ֣בֶר אֶחָ֑ד וַיֹּאמְר֤וּ הָעָם֙ אֶל־שָׁא֔וּל הַטּ֥וֹב בְּעֵינֶ֖יךָ עֲשֵֽׂה
Bütün İsrail'e dedi: 'Siz bir tarafta olun, ben ve oğlum Yonatan bir tarafta olalım.' Halk Şaul'a dedi: 'Gözlerinde iyi olanı yap.'
1. Krallar 7:20
·
Tevrat
וְכֹתָרֹ֗ת עַל־שְׁנֵי֙ הָֽעַמּוּדִ֔ים גַּם־מִמַּ֨עַל֙ מִלְּעֻמַּ֣ת הַבֶּ֔טֶן אֲשֶׁ֖ר לְעֵ֣בֶר הַשְּׂבָכָ֑ה וְהָרִמּוֹנִ֤ים מָאתַ֨יִם֙ טֻרִ֣ים סָבִ֔יב עַ֖ל הַכֹּתֶ֥רֶת הַשֵּׁנִֽית
Ve iki sütunun üzerindeki başlıklar, ağın yanındaki göbeğin hemen üstündeydi; ve ikinci başlığın üzerinde çepeçevre sıralar halinde iki yüz nar vardı.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 14:4
·
Tevrat
וּבֵ֣ין הַֽמַּעְבְּר֗וֹת אֲשֶׁ֨ר בִּקֵּ֤שׁ יֽוֹנָתָן֙ לַֽעֲבֹר֙ עַל־מַצַּ֣ב פְּלִשְׁתִּ֔ים שֵׁן־הַסֶּ֤לַע מֵהָעֵ֨בֶר֙ מִזֶּ֔ה וְשֵׁן־הַסֶּ֥לַע מֵהָעֵ֖בֶר מִזֶּ֑ה וְשֵׁ֤ם הָֽאֶחָד֙ בּוֹצֵ֔ץ וְשֵׁ֥ם הָאֶחָ֖ד סֶֽנֶּה
Yonatan'ın Filistlilerin garnizonuna geçmek istediği geçitlerin arasında, bu tarafta bir kaya dişi ve şu tarafta bir kaya dişi vardı; birinin adı Botsets, diğerinin adı Senne idi.