1443
Kullanım
23
Lemma
203
Türev
208
Anlam
23 lemma, 203 türev form
Örnek Ayetler (1)
1. Tarihler 5:15
·
Tevrat
אֲחִי֙ בֶּן־עַבְדִּיאֵ֣ל בֶּן־גּוּנִ֔י רֹ֖אשׁ לְבֵ֥ית אֲבוֹתָֽם
Guni oğlu Abdiel oğlu Ahi onların babalarının evine baştı.
Örnek Ayetler (1)
1. Krallar 4:6
·
Tevrat
וַאֲחִישָׁ֖ר עַל־הַבָּ֑יִת וַאֲדֹנִירָ֥ם בֶּן־עַבְדָּ֖א עַל־הַמַּֽס
Ahişar evin üzerindeydi; Avda oğlu Adoniram angaryanın üzerindeydi.
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 11:17
·
Tevrat
וּמַתַּנְיָ֣ה בֶן־מִ֠יכָה בֶּן־זַבְדִּ֨י בֶן־אָסָ֜ף רֹ֗אשׁ הַתְּחִלָּה֙ יְהוֹדֶ֣ה לַתְּפִלָּ֔ה וּבַקְבֻּקְיָ֖ה מִשְׁנֶ֣ה מֵאֶחָ֑יו וְעַבְדָּא֙ בֶּן־שַׁמּ֔וּעַ בֶּן־גָּלָ֖ל בֶּן־יְדוּתֽוּן
Ve duada şükreden övgünün başı Asaf oğlu, Zavdi oğlu, Mika oğlu Mattanya; ve kardeşlerinden ikinci olan Bakbukya; ve Yedutun oğlu, Galal oğlu, Şammua oğlu Avda.
Örnek Ayetler (1)
Ezra 9:8
·
Tevrat
וְעַתָּ֡ה כִּמְעַט־רֶגַע֩ הָיְתָ֨ה תְחִנָּ֜ה מֵאֵ֣ת יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֗ינוּ לְהַשְׁאִ֥יר לָ֨נוּ֙ פְּלֵיטָ֔ה וְלָתֶת־לָ֥נוּ יָתֵ֖ד בִּמְק֣וֹם קָדְשׁ֑וֹ לְהָאִ֤יר עֵינֵ֨ינוּ֙ אֱלֹהֵ֔ינוּ וּלְתִתֵּ֛נוּ מִֽחְיָ֥ה מְעַ֖ט בְּעַבְדֻתֵֽנוּ
Ve şimdi, bize bir kalıntı bırakmak ve kutsal yerinde bize bir çivi vermek için Tanrımız Yahve'den kısa bir an lütuf oldu; öyle ki Tanrımız gözlerimizi aydınlatsın ve köleliğimizde bize biraz canlanma versin.
Örnek Ayetler (1)
Ezra 9:9
·
Tevrat
כִּֽי־עֲבָדִ֣ים אֲנַ֔חְנוּ וּבְעַבְדֻ֔תֵנוּ לֹ֥א עֲזָבָ֖נוּ אֱלֹהֵ֑ינוּ וַֽיַּט־עָלֵ֣ינוּ חֶ֡סֶד לִפְנֵי֩ מַלְכֵ֨י פָרַ֜ס לָֽתֶת־לָ֣נוּ מִֽחְיָ֗ה לְרוֹמֵ֞ם אֶת־בֵּ֤ית אֱלֹהֵ֨ינוּ֙ וּלְהַעֲמִ֣יד אֶת־חָרְבֹתָ֔יו וְלָֽתֶת־לָ֣נוּ גָדֵ֔ר בִּֽיהוּדָ֖ה וּבִירוּשָׁלִָֽם
Çünkü biz köleyiz; ve köleliğimizde Tanrımız bizi bırakmadı, ama Tanrımızın evini yükseltmek ve yıkıntılarını onarmak için bize canlanma vermek ve Yahuda'da ve Yeruşalim'de bize bir duvar vermek için Pers kralları önünde bize merhamet uzattı.
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 9:17
·
Tevrat
וַיְמָאֲנ֣וּ לִשְׁמֹ֗עַ וְלֹא־זָכְר֤וּ נִפְלְאֹתֶ֨יךָ֙ אֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֣יתָ עִמָּהֶ֔ם וַיַּקְשׁוּ֙ אֶת־עָרְפָּ֔ם וַיִּתְּנוּ־רֹ֛אשׁ לָשׁ֥וּב לְעַבְדֻתָ֖ם בְּמִרְיָ֑ם וְאַתָּה֩ אֱל֨וֹהַּ סְלִיח֜וֹת חַנּ֧וּן וְרַח֛וּם אֶֽרֶךְ־אַפַּ֥יִם וְרַב־חֶ֖סֶד וְלֹ֥א עֲזַבְתָּֽם
Ve işitmeyi reddettiler ve onlarla yaptığın harikalarını hatırlamadılar; ve enselerini sertleştirdiler ve isyanlarında kulluklarına dönmek için baş diktiler. Ve sen bağışlamaların Tanrısısın, lütufkâr ve merhametli, öfkesi yavaş ve sadakati çoksun ve onları terk etmedin.