35
Kullanım
2
Lemma
13
Türev
17
Anlam
2 lemma, 13 türev form
Örnek Ayetler (5 / 7)
Yeşaya 14:14
·
Tevrat
אֶעֱלֶ֖ה עַל־בָּ֣מֳתֵי עָ֑ב אֶדַּמֶּ֖ה לְעֶלְיֽוֹן
Bulutun yüksek yerlerine çıkacağım; Yüce Olan'a benzeyeceğim.'
Yeşaya 19:1
·
Tevrat
מַשָּׂ֖א מִצְרָ֑יִם הִנֵּ֨ה יְהוָ֜ה רֹכֵ֨ב עַל־עָ֥ב קַל֙ וּבָ֣א מִצְרַ֔יִם וְנָע֞וּ אֱלִילֵ֤י מִצְרַ֨יִם֙ מִפָּנָ֔יו וּלְבַ֥ב מִצְרַ֖יִם יִמַּ֥ס בְּקִרְבּֽוֹ
Mısır bildirisi: İşte Yahve hızlı bulut üzerine biniyor ve Mısır'a geliyor; Mısır'ın ilahları onun önünden sarsılacak ve Mısır'ın kalbi onun içinde eriyip gidecek.
Yeşaya 25:5
·
Tevrat
כְּחֹ֣רֶב בְּצָי֔וֹן שְׁא֥וֹן זָרִ֖ים תַּכְנִ֑יעַ חֹ֚רֶב בְּצֵ֣ל עָ֔ב זְמִ֥יר עָֽרִיצִ֖ים יַעֲנֶֽה
Kurak yerdeki sıcaklık gibi yabancıların gürültüsünü bastırırsın; bulutun gölgesindeki sıcaklık gibi, acımasızların şarkısı alçaltılır.
1. Krallar 18:44
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ בַּשְּׁבִעִ֔ית וַיֹּ֗אמֶר הִנֵּה־עָ֛ב קְטַנָּ֥ה כְּכַף־אִ֖ישׁ עֹלָ֣ה מִיָּ֑ם וַיֹּ֗אמֶר עֲלֵ֨ה אֱמֹ֤ר אֶל־אַחְאָב֙ אֱסֹ֣ר וָרֵ֔ד וְלֹ֥א יַעַצָרְכָ֖ה הַגָּֽשֶׁם
Yedincisinde dedi: 'İşte, denizden bir adamın avucu gibi küçük bir bulut çıkıyor.' Ve dedi: 'Çık, Ahav'a de: Arabanı bağla ve in, ve yağmur seni engellemesin.'
Eyüp 36:29
·
Tevrat
אַ֣ף אִם־יָ֭בִין מִפְרְשֵׂי־עָ֑ב תְּ֝שֻׁא֗וֹת סֻכָּתֽוֹ
Ayrıca bulutun yayılışlarını, çardağının gürültülerini anlayabilir mi?
Örnek Ayetler (4)
Hakimler 5:4
·
Tevrat
יְהוָ֗ה בְּצֵאתְךָ֤ מִשֵּׂעִיר֙ בְּצַעְדְּךָ֙ מִשְּׂדֵ֣ה אֱד֔וֹם אֶ֣רֶץ רָעָ֔שָׁה גַּם־שָׁמַ֖יִם נָטָ֑פוּ גַּם־עָבִ֖ים נָ֥טְפוּ מָֽיִם
Yahve, Seir'den çıktığında, Edom kırından yürüdüğünde, yer sarsıldı, gökler de damladı, bulutlar da su damlattı.
1. Krallar 18:45
·
Tevrat
וַיְהִ֣י עַד־כֹּ֣ה וְעַד־כֹּ֗ה וְהַשָּׁמַ֨יִם֙ הִֽתְקַדְּרוּ֙ עָבִ֣ים וְר֔וּחַ וַיְהִ֖י גֶּ֣שֶׁם גָּד֑וֹל וַיִּרְכַּ֥ב אַחְאָ֖ב וַיֵּ֥לֶךְ יִזְרְעֶֽאלָה
Bu arada gökler bulutlarla ve rüzgarla karardı, ve büyük bir yağmur oldu; ve Ahav arabaya bindi ve Yizreel'e gitti.
Mezmurlar 104:3
·
Tevrat
הַ֥מְקָרֶֽה בַמַּ֗יִם עֲֽלִיּ֫וֹתָ֥יו הַשָּׂם־עָבִ֥ים רְכוּב֑וֹ הַֽ֝מְהַלֵּ֗ךְ עַל־כַּנְפֵי־רֽוּחַ
Üst odalarını sularda kuran, bulutları arabası yapan, rüzgarın kanatları üzerinde yürüyen.
Eyüp 22:14
·
Tevrat
עָבִ֣ים סֵֽתֶר־ל֭וֹ וְלֹ֣א יִרְאֶ֑ה וְח֥וּג שָׁ֝מַ֗יִם יִתְהַלָּֽךְ
Bulutlar O'na örtüdür ve görmez; ve göklerin çemberinde dolaşır.
Örnek Ayetler (4)
Yeşaya 18:4
·
Tevrat
כִּי֩ כֹ֨ה אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֵלַ֔י אֶשְׁקֳטָ֖ה וְאַבִּ֣יטָה בִמְכוֹנִ֑י כְּחֹ֥ם צַח֙ עֲלֵי־א֔וֹר כְּעָ֥ב טַ֖ל בְּחֹ֥ם קָצִֽיר
Çünkü Yahve bana şöyle dedi: Sakinleşeceğim ve mekanımda bakacağım; ışık üzerindeki parlak sıcaklık gibi, hasat sıcağındaki çiy bulutu gibi.
Yeşaya 44:22
·
Tevrat
מָחִ֤יתִי כָעָב֙ פְּשָׁעֶ֔יךָ וְכֶעָנָ֖ן חַטֹּאותֶ֑יךָ שׁוּבָ֥ה אֵלַ֖י כִּ֥י גְאַלְתִּֽיךָ
İsyanlarını kalın bir bulut gibi ve günahlarını bir bulut gibi sildim; bana dön, çünkü seni kurtardım.
Yeşaya 60:8
·
Tevrat
מִי־אֵ֖לֶּה כָּעָ֣ב תְּעוּפֶ֑ינָה וְכַיּוֹנִ֖ים אֶל־אֲרֻבֹּתֵיהֶֽם
Bulut gibi ve onların pencerelerine doğru güvercinler gibi uçanlar, bunlar kimdir?
Süleyman'ın Özdeyişleri 16:15
·
Tevrat
בְּאוֹר־פְּנֵי־מֶ֥לֶךְ חַיִּ֑ים וּ֝רְצוֹנ֗וֹ כְּעָ֣ב מַלְקֽוֹשׁ
Kralın yüzünün ışığında yaşam vardır, ve onun hoşnutluğu son yağmur bulutu gibidir.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 4:29
·
Tevrat
מִקּ֨וֹל פָּרָ֜שׁ וְרֹ֣מֵה קֶ֗שֶׁת בֹּרַ֨חַת֙ כָּל־הָעִ֔יר בָּ֚אוּ בֶּעָבִ֔ים וּבַכֵּפִ֖ים עָל֑וּ כָּל־הָעִ֣יר עֲזוּבָ֔ה וְאֵין־יוֹשֵׁ֥ב בָּהֵ֖ן אִֽישׁ
Atlı ve yay atan sesinden bütün şehir kaçıyor; çalılıklara girdiler ve kayalıklara çıktılar. Bütün şehir terk edilmiştir ve onlarda oturan adam yoktur.
Mezmurlar 147:8
·
Tevrat
הַֽמְכַסֶּ֬ה שָׁמַ֨יִם בְּעָבִ֗ים הַמֵּכִ֣ין לָאָ֣רֶץ מָטָ֑ר הַמַּצְמִ֖יחַ הָרִ֣ים חָצִֽיר
Gökleri bulutlarla örten, yer için yağmur hazırlayan, dağlarda ot bitirendir.
Vaiz 11:4
·
Tevrat
שֹׁמֵ֥ר ר֖וּחַ לֹ֣א יִזְרָ֑ע וְרֹאֶ֥ה בֶעָבִ֖ים לֹ֥א יִקְצֽוֹר
Rüzgarı gözeten ekmez, ve bulutlara bakan biçmez.
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 5:6
·
Tevrat
וַאֲשִׁיתֵ֣הוּ בָתָ֗ה לֹ֤א יִזָּמֵר֙ וְלֹ֣א יֵעָדֵ֔ר וְעָלָ֥ה שָׁמִ֖יר וָשָׁ֑יִת וְעַ֤ל הֶעָבִים֙ אֲצַוֶּ֔ה מֵהַמְטִ֥יר עָלָ֖יו מָטָֽר
Ve onu virane yapacağım; budanmayacak ve çapalanmayacak, diken ve çalı çıkacak; ve onun üzerine yağmur yağdırmamalarını bulutlara buyuracağım.
Vaiz 11:3
·
Tevrat
אִם־יִמָּלְא֨וּ הֶעָבִ֥ים גֶּ֨שֶׁם֙ עַל־הָאָ֣רֶץ יָרִ֔יקוּ וְאִם־יִפּ֥וֹל עֵ֛ץ בַּדָּר֖וֹם וְאִ֣ם בַּצָּפ֑וֹן מְק֛וֹם שֶׁיִּפּ֥וֹל הָעֵ֖ץ שָׁ֥ם יְהֽוּא
Eğer bulutlar yağmurla dolarsa, yerin üzerine boşaltırlar; ve eğer ağaç güneye ve eğer kuzeye düşerse, ağacın düştüğü yere, orada olur.
Vaiz 12:2
·
Tevrat
עַ֠ד אֲשֶׁ֨ר לֹֽא־תֶחְשַׁ֤ךְ הַשֶּׁ֨מֶשׁ֙ וְהָא֔וֹר וְהַיָּרֵ֖חַ וְהַכּוֹכָבִ֑ים וְשָׁ֥בוּ הֶעָבִ֖ים אַחַ֥ר הַגָּֽשֶׁם
Güneş ve ışık ve ay ve yıldızlar kararmadan, ve yağmurdan sonra bulutlar dönmeden.
Örnek Ayetler (2)
Eyüp 20:6
·
Tevrat
אִם־יַעֲלֶ֣ה לַשָּׁמַ֣יִם שִׂיא֑וֹ וְ֝רֹאשׁ֗וֹ לָעָ֥ב יַגִּֽיעַ
Yüceliği göklere çıksa da ve başı buluta ulaşsa da,
Eyüp 38:34
·
Tevrat
הֲתָרִ֣ים לָעָ֣ב קוֹלֶ֑ךָ וְֽשִׁפְעַת־מַ֥יִם תְּכַסֶּֽךָּ
Suların bolluğu seni örtsün diye sesini buluta yükseltebilir misin?
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 23:4
·
Tevrat
וּכְא֥וֹר בֹּ֖קֶר יִזְרַח־שָׁ֑מֶשׁ בֹּ֚קֶר לֹ֣א עָב֔וֹת מִנֹּ֥גַהּ מִמָּטָ֖ר דֶּ֥שֶׁא מֵאָֽרֶץ
Ve güneş doğduğunda sabah ışığı gibidir, bulutlar olmayan sabah; yağmurdan sonra parıltıdan yerden taze ot gibidir.
Mezmurlar 77:18
·
Tevrat
זֹ֤רְמוּ מַ֨יִם עָב֗וֹת ק֭וֹל נָתְנ֣וּ שְׁחָקִ֑ים אַף־חֲ֝צָצֶ֗יךָ יִתְהַלָּֽכוּ
Bulutlar sular döktü, gökler ses verdi; okların da dolaştı.
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 22:12
·
Tevrat
וַיָּ֥שֶׁת חֹ֛שֶׁךְ סְבִיבֹתָ֖יו סֻכּ֑וֹת חַֽשְׁרַת־מַ֖יִם עָבֵ֥י שְׁחָקִֽים
Karanlığı etrafına çardaklar yaptı; suların toplanmasını, göklerin koyu bulutlarını.
Mezmurlar 18:12
·
Tevrat
יָ֤שֶׁת חֹ֨שֶׁךְ סִתְר֗וֹ סְבִֽיבוֹתָ֥יו סֻכָּת֑וֹ חֶשְׁכַת־מַ֝֗יִם עָבֵ֥י שְׁחָקִֽים
Karanlığı örtüsü yaptı, etrafındaki çardağı suların karanlığı, göklerin bulutlarıydı.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 19:9
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה הִנֵּ֨ה אָנֹכִ֜י בָּ֣א אֵלֶיךָ֮ בְּעַ֣ב הֶֽעָנָן֒ בַּעֲב֞וּר יִשְׁמַ֤ע הָעָם֙ בְּדַבְּרִ֣י עִמָּ֔ךְ וְגַם־בְּךָ֖ יַאֲמִ֣ינוּ לְעוֹלָ֑ם וַיַּגֵּ֥ד מֹשֶׁ֛ה אֶת־דִּבְרֵ֥י הָעָ֖ם אֶל־יְהוָֽה
Yahve Musa'ya dedi: 'İşte ben seninle konuştuğumda halk işitsin ve sana da sonsuza dek inansınlar diye bulutun yoğunluğunda sana geliyorum.' Ve Musa halkın sözlerini Yahve'ye bildirdi.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 18:13
·
Tevrat
מִנֹּ֗גַהּ נֶ֫גְדּ֥וֹ עָבָ֥יו עָבְר֑וּ בָּ֝רָ֗ד וְגַֽחֲלֵי־אֵֽשׁ
Önündeki parlaklıktan bulutları geçti; dolu ve ateş közleri.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 26:8
·
Tevrat
צֹרֵֽר־מַ֥יִם בְּעָבָ֑יו וְלֹא־נִבְקַ֖ע עָנָ֣ן תַּחְתָּֽם
Suları kendi kalın bulutlarında bağlar; ve bulut onların altında yırtılmaz.
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 4:17
·
Tevrat
בְּכִכַּ֤ר הַיַּרְדֵּן֙ יְצָקָ֣ם הַמֶּ֔לֶךְ בַּעֲבִ֖י הָאֲדָמָ֑ה בֵּ֥ין סֻכּ֖וֹת וּבֵ֥ין צְרֵדָֽתָה
Kral onları Şeria ovasında, Sukkot ile Tsereda arasındaki killi toprakta döktü.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 30:15
·
Tevrat
הָהְפַּ֥ךְ עָלַ֗י בַּלָּ֫ה֥וֹת תִּרְדֹּ֣ף כָּ֭רוּחַ נְדִבָתִ֑י וּ֝כְעָ֗ב עָבְרָ֥ה יְשֻׁעָתִֽי
Üzerime dehşetler döndürüldü; saygınlığımı rüzgar gibi kovalar ve kurtuluşum bir bulut gibi geçti.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 41:25
·
Tevrat
וַעֲשׂוּיָ֨ה אֲלֵיהֶ֜ן אֶל־דַּלְת֤וֹת הַֽהֵיכָל֙ כְּרוּבִ֣ים וְתִֽמֹרִ֔ים כַּאֲשֶׁ֥ר עֲשׂוּיִ֖ם לַקִּיר֑וֹת וְעָ֥ב עֵ֛ץ אֶל־פְּנֵ֥י הָאוּלָ֖ם מֵהַחֽוּץ
Duvarlara yapılmış olduğu gibi, onlara, tapınağın kapılarına da keruvlar ve palmiyeler yapılmıştı; ve dışarıdan eyvanın önüne kalın ağaç vardı.
1. Krallar 7:6
·
Tevrat
וְאֵ֨ת אוּלָ֤ם הָֽעַמּוּדִים֙ עָשָׂ֔ה חֲמִשִּׁ֤ים אַמָּה֙ אָרְכּ֔וֹ וּשְׁלֹשִׁ֥ים אַמָּ֖ה רָחְבּ֑וֹ וְאוּלָם֙ עַל־פְּנֵיהֶ֔ם וְעַמֻּדִ֥ים וְעָ֖ב עַל־פְּנֵיהֶֽם
Ve Sütunlar Eyvanı'nı yaptı; uzunluğu elli kubit (~22.5 m) ve genişliği otuz kubit (~13.5 m) idi; ve onların önünde bir eyvan, ve onların önünde sütunlar ve bir saçak vardı.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 41:26
·
Tevrat
וְחַלּוֹנִ֨ים אֲטֻמ֤וֹת וְתִֽמֹרִים֙ מִפּ֣וֹ וּמִפּ֔וֹ אֶל־כִּתְפ֖וֹת הָֽאוּלָ֑ם וְצַלְע֥וֹת הַבַּ֖יִת וְהָעֻבִּֽים
Eyvanın yanlarına buradan ve buradan kapalı pencereler ve palmiyeler de vardı; ve evin yan odaları ve kalınlıkları.