25
Kullanım
3
Lemma
8
Türev
19
Anlam
3 lemma, 8 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
סֹֽלְלָה Lemma | solela | kuşatma rampası, kuşatma rampası, yol, tümsek | İsim | 9 | ||
Örnek Ayetler (5 / 9) Hezekiel 4:2 · Tevrat וְנָתַתָּ֨ה עָלֶ֜יהָ מָצ֗וֹר וּבָנִ֤יתָ עָלֶ֨יהָ֙ דָּיֵ֔ק וְשָׁפַכְתָּ֥ עָלֶ֖יהָ סֹֽלְלָ֑ה וְנָתַתָּ֨ה עָלֶ֧יהָ מַחֲנ֛וֹת וְשִׂים־עָלֶ֥יהָ כָּרִ֖ים סָבִֽיב Ve ona karşı kuşatma koy ve ona karşı kuşatma duvarı inşa et ve ona karşı rampa dök; ve ona karşı ordugahlar koy ve etrafına ona karşı koçbaşları yerleştir. Hezekiel 17:17 · Tevrat וְלֹא֩ בְחַ֨יִל גָּד֜וֹל וּבְקָהָ֣ל רָ֗ב יַעֲשֶׂ֨ה אוֹת֤וֹ פַרְעֹה֙ בַּמִּלְחָמָ֔ה בִּשְׁפֹּ֥ךְ סֹלְלָ֖ה וּבִבְנ֣וֹת דָּיֵ֑ק לְהַכְרִ֖ית נְפָשׁ֥וֹת רַבּֽוֹת Ve Firavun savaşta büyük bir orduyla ve çok bir toplulukla onunla hareket etmeyecek; çok canları kesip atmak için kuşatma rampası yığıldığında ve kuşatma duvarı inşa edildiğinde. Hezekiel 21:27 · Tevrat בִּֽימִינ֞וֹ הָיָ֣ה הַקֶּ֣סֶם יְרוּשָׁלִַ֗ם לָשׂ֤וּם כָּרִים֙ לִפְתֹּ֤חַ פֶּה֙ בְּרֶ֔צַח לְהָרִ֥ים ק֖וֹל בִּתְרוּעָ֑ה לָשׂ֤וּם כָּרִים֙ עַל־שְׁעָרִ֔ים לִשְׁפֹּ֥ךְ סֹלְלָ֖ה לִבְנ֥וֹת דָּיֵֽק Sağ elinde Yeruşalim falı vardı; koçbaşları koymak, katliamla ağız açmak, savaş narasıyla ses yükseltmek, kapılara koçbaşları koymak, rampa dökmek, kuşatma duvarı inşa etmek için. Hezekiel 26:8 · Tevrat בְּנוֹתַ֥יִךְ בַּשָּׂדֶ֖ה בַּחֶ֣רֶב יַהֲרֹ֑ג וְנָתַ֨ן עָלַ֜יִךְ דָּיֵ֗ק וְשָׁפַ֤ךְ עָלַ֨יִךְ֙ סֹֽלְלָ֔ה וְהֵקִ֥ים עָלַ֖יִךְ צִנָּֽה Kırdaki kızlarını kılıçla öldürecek; ve sana karşı kuşatma duvarı yapacak, sana karşı rampa dökecek ve sana karşı kalkan kaldıracak. 2. Samuel 20:15 · Tevrat וַיָּבֹ֜אוּ וַיָּצֻ֣רוּ עָלָ֗יו בְּאָבֵ֨לָה֙ בֵּ֣ית הַֽמַּעֲכָ֔ה וַיִּשְׁפְּכ֤וּ סֹֽלְלָה֙ אֶל־הָעִ֔יר וַֽתַּעֲמֹ֖ד בַּחֵ֑ל וְכָל־הָעָם֙ אֲשֶׁ֣ר אֶת־יוֹאָ֔ב מַשְׁחִיתִ֖ם לְהַפִּ֥יל הַחוֹמָֽה Geldiler ve Beyt-Maaka'daki Avel'de onu kuşattılar, şehre karşı bir kuşatma rampası döktüler ve o dış surda durdu; Yoav ile birlikte olan bütün halk duvarı düşürmek için yıkıyordu. | ||||||
הַסֹּלְלוֹת | ha-ssolelot | kuşatma rampaları, kuşatma rampası, yükselti, tümsek | İsim | 2 | ||
סֽוֹלֲלָה | solela | kuşatma rampası, kuşatma rampası, yığın, yol | İsim | 1 | ||
סַלּוּ Lemma | sallu | yığın, yığmak, yol yapmak, kaldırmak | Fiil | 5 | ||
וַיָּסֹלּוּ | vayyasollu | ve yığdılar, yığmak, yükseltmek, yol yapmak | Fiil | 2 | ||
סְלֻלָֽה | selula | yığılmış, yığmak, yükseltmek, yol yapmak | Fiil | 1 | ||
סְלוּלָֽה | selula | yığılmış, yığmak, yükseltmek, yol yapmak | Fiil | 1 | ||
מִסְתּוֹלֵל | mistolel | yol yapan, yığmak, yol yapmak, yükseltmek | Fiil | 1 | ||
סָלּוּהָ | salluha | onu yığdılar, yığmak, yol yapmak, yükseltmek | Zamir | 1 | ||
סַלְסְלֶהָ | salseleha | onu yücelt, yüceltmek, kaldırmak, yol yapmak | Zamir | 1 | ||
מַסְלוּל Lemma | maslul | anayol, yükseltilmiş yol, kaldırım, anayol | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hezekiel 4:2
·
Tevrat
וְנָתַתָּ֨ה עָלֶ֜יהָ מָצ֗וֹר וּבָנִ֤יתָ עָלֶ֨יהָ֙ דָּיֵ֔ק וְשָׁפַכְתָּ֥ עָלֶ֖יהָ סֹֽלְלָ֑ה וְנָתַתָּ֨ה עָלֶ֧יהָ מַחֲנ֛וֹת וְשִׂים־עָלֶ֥יהָ כָּרִ֖ים סָבִֽיב
Ve ona karşı kuşatma koy ve ona karşı kuşatma duvarı inşa et ve ona karşı rampa dök; ve ona karşı ordugahlar koy ve etrafına ona karşı koçbaşları yerleştir.
Hezekiel 17:17
·
Tevrat
וְלֹא֩ בְחַ֨יִל גָּד֜וֹל וּבְקָהָ֣ל רָ֗ב יַעֲשֶׂ֨ה אוֹת֤וֹ פַרְעֹה֙ בַּמִּלְחָמָ֔ה בִּשְׁפֹּ֥ךְ סֹלְלָ֖ה וּבִבְנ֣וֹת דָּיֵ֑ק לְהַכְרִ֖ית נְפָשׁ֥וֹת רַבּֽוֹת
Ve Firavun savaşta büyük bir orduyla ve çok bir toplulukla onunla hareket etmeyecek; çok canları kesip atmak için kuşatma rampası yığıldığında ve kuşatma duvarı inşa edildiğinde.
Hezekiel 21:27
·
Tevrat
בִּֽימִינ֞וֹ הָיָ֣ה הַקֶּ֣סֶם יְרוּשָׁלִַ֗ם לָשׂ֤וּם כָּרִים֙ לִפְתֹּ֤חַ פֶּה֙ בְּרֶ֔צַח לְהָרִ֥ים ק֖וֹל בִּתְרוּעָ֑ה לָשׂ֤וּם כָּרִים֙ עַל־שְׁעָרִ֔ים לִשְׁפֹּ֥ךְ סֹלְלָ֖ה לִבְנ֥וֹת דָּיֵֽק
Sağ elinde Yeruşalim falı vardı; koçbaşları koymak, katliamla ağız açmak, savaş narasıyla ses yükseltmek, kapılara koçbaşları koymak, rampa dökmek, kuşatma duvarı inşa etmek için.
Hezekiel 26:8
·
Tevrat
בְּנוֹתַ֥יִךְ בַּשָּׂדֶ֖ה בַּחֶ֣רֶב יַהֲרֹ֑ג וְנָתַ֨ן עָלַ֜יִךְ דָּיֵ֗ק וְשָׁפַ֤ךְ עָלַ֨יִךְ֙ סֹֽלְלָ֔ה וְהֵקִ֥ים עָלַ֖יִךְ צִנָּֽה
Kırdaki kızlarını kılıçla öldürecek; ve sana karşı kuşatma duvarı yapacak, sana karşı rampa dökecek ve sana karşı kalkan kaldıracak.
2. Samuel 20:15
·
Tevrat
וַיָּבֹ֜אוּ וַיָּצֻ֣רוּ עָלָ֗יו בְּאָבֵ֨לָה֙ בֵּ֣ית הַֽמַּעֲכָ֔ה וַיִּשְׁפְּכ֤וּ סֹֽלְלָה֙ אֶל־הָעִ֔יר וַֽתַּעֲמֹ֖ד בַּחֵ֑ל וְכָל־הָעָם֙ אֲשֶׁ֣ר אֶת־יוֹאָ֔ב מַשְׁחִיתִ֖ם לְהַפִּ֥יל הַחוֹמָֽה
Geldiler ve Beyt-Maaka'daki Avel'de onu kuşattılar, şehre karşı bir kuşatma rampası döktüler ve o dış surda durdu; Yoav ile birlikte olan bütün halk duvarı düşürmek için yıkıyordu.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 32:24
·
Tevrat
הִנֵּ֣ה הַסֹּלְל֗וֹת בָּ֣אוּ הָעִיר֮ לְלָכְדָהּ֒ וְהָעִ֣יר נִתְּנָ֗ה בְּיַ֤ד הַכַּשְׂדִּים֙ הַנִּלְחָמִ֣ים עָלֶ֔יהָ מִפְּנֵ֛י הַחֶ֥רֶב וְהָרָעָ֖ב וְהַדָּ֑בֶר וַאֲשֶׁ֥ר דִּבַּ֛רְתָּ הָיָ֖ה וְהִנְּךָ֥ רֹאֶֽה
İşte kuşatma rampaları onu ele geçirmek için şehre geldi; ve kılıç, kıtlık ve salgın hastalık yüzünden şehir, ona karşı savaşan Kildanilerin eline verildi. Söylediğin şey oldu ve işte sen görüyorsun.
Yeremya 33:4
·
Tevrat
כִּי֩ כֹ֨ה אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל עַל־בָּתֵּי֙ הָעִ֣יר הַזֹּ֔את וְעַל־בָּתֵּ֖י מַלְכֵ֣י יְהוּדָ֑ה הַנְּתֻצִ֕ים אֶל־הַסֹּלְל֖וֹת וְאֶל־הֶחָֽרֶב
Çünkü İsrail'in Tanrısı Yahve, bu şehrin evleri ve Yahuda krallarının evleri hakkında, kuşatma rampalarına ve kılıca karşı yıkılanlar hakkında şöyle dedi:
Örnek Ayetler (1)
Daniel 11:15
·
Tevrat
וְיָבֹא֙ מֶ֣לֶךְ הַצָּפ֔וֹן וְיִשְׁפֹּךְ֙ סֽוֹלֲלָ֔ה וְלָכַ֖ד עִ֣יר מִבְצָר֑וֹת וּזְרֹע֤וֹת הַנֶּ֨גֶב֙ לֹ֣א יַעֲמֹ֔דוּ וְעַם֙ מִבְחָרָ֔יו וְאֵ֥ין כֹּ֖חַ לַעֲמֹֽד
Sonra Kuzey kralı gelecek ve kuşatma rampası dökecek ve surlu şehri ele geçirecek; ve Güneyin kolları durmayacak, onun seçkin halkının da durmak için gücü olmayacak.
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 57:14
·
Tevrat
וְאָמַ֥ר סֹֽלּוּ־סֹ֖לּוּ פַּנּוּ־דָ֑רֶךְ הָרִ֥ימוּ מִכְשׁ֖וֹל מִדֶּ֥רֶךְ עַמִּֽי
Ve dedi: Yükseltin, yükseltin, yol açın; halkımın yolundan engeli kaldırın.
Yeşaya 62:10
·
Tevrat
עִבְר֤וּ עִבְרוּ֙ בַּשְּׁעָרִ֔ים פַּנּ֖וּ דֶּ֣רֶךְ הָעָ֑ם סֹ֣לּוּ סֹ֤לּוּ הַֽמְסִלָּה֙ סַקְּל֣וּ מֵאֶ֔בֶן הָרִ֥ימוּ נֵ֖ס עַל־הָעַמִּֽים
Geçin, kapılardan geçin, halkın yolunu hazırlayın; anayolu yükseltin, yükseltin, taştan arındırın, halkların üzerine sancak kaldırın.
Mezmurlar 68:5
·
Tevrat
שִׁ֤ירוּ לֵֽאלֹהִים֮ זַמְּר֪וּ שְׁ֫מ֥וֹ סֹ֡לּוּ לָרֹכֵ֣ב בָּ֭עֲרָבוֹת בְּיָ֥הּ שְׁמ֗וֹ וְעִלְז֥וּ לְפָנָֽיו
Tanrı'ya şarkı söyleyin, adını terennüm edin; çöllerde binene yol yapın, O'nun adı Yah'tır ve yüzünün önünde coşun.
Örnek Ayetler (2)
Eyüp 19:12
·
Tevrat
יַ֤חַד יָ֘בֹ֤אוּ גְדוּדָ֗יו וַיָּסֹ֣לּוּ עָלַ֣י דַּרְכָּ֑ם וַיַּחֲנ֖וּ סָבִ֣יב לְאָהֳלִֽי
Birlikleri birlikte gelirler ve üzerime yollarını yığarlar ve çadırıma çepeçevre ordugah kurarlar.
Eyüp 30:12
·
Tevrat
עַל־יָמִין֮ פִּרְחַ֪ח יָ֫ק֥וּמוּ רַגְלַ֥י שִׁלֵּ֑חוּ וַיָּסֹ֥לּוּ עָ֝לַ֗י אָרְח֥וֹת אֵידָֽם
Sağda ayak takımı kalkarlar, ayaklarımı iterler ve üzerime yıkımlarının yollarını yığarlar.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 15:19
·
Tevrat
דֶּ֣רֶךְ עָ֭צֵל כִּמְשֻׂ֣כַת חָ֑דֶק וְאֹ֖רַח יְשָׁרִ֣ים סְלֻלָֽה
Tembelin yolu dikenli çit gibidir ve doğruların yolu düz yoldur.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 18:15
·
Tevrat
כִּֽי־שְׁכֵחֻ֥נִי עַמִּ֖י לַשָּׁ֣וְא יְקַטֵּ֑רוּ וַיַּכְשִׁל֤וּם בְּדַרְכֵיהֶם֙ שְׁבִילֵ֣י עוֹלָ֔ם לָלֶ֣כֶת נְתִיב֔וֹת דֶּ֖רֶךְ לֹ֥א סְלוּלָֽה
Çünkü halkım beni unuttu, boşluğa buhur yakıyorlar; ve yollarında, eski patikalarda onları tökezlettiler, patikalarda, yapılmamış bir yolda yürümek için.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 9:17
·
Tevrat
עוֹדְךָ֖ מִסְתּוֹלֵ֣ל בְּעַמִּ֑י לְבִלְתִּ֖י שַׁלְּחָֽם
Onları salıvermemek için hala halkıma karşı böbürleniyorsun.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 50:26
·
Tevrat
בֹּֽאוּ־לָ֤הּ מִקֵּץ֙ פִּתְח֣וּ מַאֲבֻסֶ֔יהָ סָלּ֥וּהָ כְמוֹ־עֲרֵמִ֖ים וְהַחֲרִימ֑וּהָ אַל־תְּהִי־לָ֖הּ שְׁאֵרִֽית
Uçtan ona gelin, onun ambarlarını açın; onu yığınlar gibi yığın ve onu yok edin; onun artakalanı olmasın.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 4:8
·
Tevrat
סַלְסְלֶ֥הָ וּֽתְרוֹמְמֶ֑ךָּ תְּ֝כַבֵּ֗דְךָ כִּ֣י תְחַבְּקֶֽנָּה
Onu yücelt ve seni yükseltecek; ona sarıldığında seni yüceltecek.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 35:8
·
Tevrat
וְהָיָה־שָׁ֞ם מַסְל֣וּל וָדֶ֗רֶךְ וְדֶ֤רֶךְ הַקֹּ֨דֶשׁ֙ יִקָּ֣רֵא לָ֔הּ לֹֽא־יַעַבְרֶ֥נּוּ טָמֵ֖א וְהוּא־לָ֑מוֹ הֹלֵ֥ךְ דֶּ֛רֶךְ וֶאֱוִילִ֖ים לֹ֥א יִתְעֽוּ
Orada bir anayol ve bir yol olacak ve ona Kutsal Yol denecek; kirli olan ondan geçmeyecek ve o onlar içindir; yolda yürüyen ve ahmaklar sapmayacak.