498
Kullanım
4
Lemma
97
Türev
97
Anlam
4 lemma, 97 türev form
Örnek Ayetler (1)
1. Krallar 18:37
·
Tevrat
עֲנֵ֤נִי יְהוָה֙ עֲנֵ֔נִי וְיֵֽדְעוּ֙ הָעָ֣ם הַזֶּ֔ה כִּֽי־אַתָּ֥ה יְהוָ֖ה הָאֱלֹהִ֑ים וְאַתָּ֛ה הֲסִבֹּ֥תָ אֶת־לִבָּ֖ם אֲחֹרַנִּֽית
Bana cevap ver, ey Yahve, bana cevap ver; ve bu halk bilsin ki Sen, ey Yahve, Tanrı'sın; ve onların kalbini geriye Sen döndürdün.
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 32:38
·
Tevrat
וְאֶת־נְב֞וֹ וְאֶת־בַּ֧עַל מְע֛וֹן מֽוּסַבֹּ֥ת שֵׁ֖ם וְאֶת־שִׂבְמָ֑ה וַיִּקְרְא֣וּ בְשֵׁמֹ֔ת אֶת־שְׁמ֥וֹת הֶעָרִ֖ים אֲשֶׁ֥ר בָּנֽוּ
Nevo'yu, isimleri değiştirilmiş olan Baal-Meon'u ve Sivma'yı; ve inşa ettikleri şehirlerin isimlerini isimlerle çağırdılar.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 7:8
·
Tevrat
וַעֲדַ֣ת לְ֭אֻמִּים תְּסוֹבְבֶ֑ךָּ וְ֝עָלֶ֗יהָ לַמָּר֥וֹם שֽׁוּבָה
Ve halkların topluluğu seni kuşatsın ve onun üzerinde yükseğe dön.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 26:6
·
Tevrat
אֶרְחַ֣ץ בְּנִקָּי֣וֹן כַּפָּ֑י וַאֲסֹבְבָ֖ה אֶת־מִזְבַּחֲךָ֣ יְהוָֽה
Avuçlarımı suçsuzlukta yıkayacağım ve sunağını dolaşacağım, Yahve.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 47:2
·
Tevrat
וַיּוֹצִאֵנִי֮ דֶּֽרֶךְ־שַׁ֣עַר צָפוֹנָה֒ וַיְסִבֵּ֨נִי֙ דֶּ֣רֶךְ ח֔וּץ אֶל־שַׁ֣עַר הַח֔וּץ דֶּ֖רֶךְ הַפּוֹנֶ֣ה קָדִ֑ים וְהִנֵּה־מַ֣יִם מְפַכִּ֔ים מִן־הַכָּתֵ֖ף הַיְמָנִֽית
Beni kuzey kapısı yoluyla dışarı çıkardı ve doğuya bakan dış kapıya dışarıdaki yoldan dolaştırdı; ve işte, sağ taraftan sular sızıyordu.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 40:22
·
Tevrat
יְסֻכֻּ֣הוּ צֶאֱלִ֣ים צִֽלֲל֑וֹ יְ֝סֻבּ֗וּהוּ עַרְבֵי־נָֽחַל
Lotus ağaçları gölgesiyle onu örter; vadinin söğütleri onu çevreler.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 22:6
·
Tevrat
חֶבְלֵ֥י שְׁא֖וֹל סַבֻּ֑נִי קִדְּמֻ֖נִי מֹֽקְשֵׁי־מָֽוֶת
Şeol ipleri beni sardı, ölüm tuzakları karşıma çıktı.
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 6:3
·
Tevrat
וְסַבֹּתֶ֣ם אֶת־הָעִ֗יר כֹּ֚ל אַנְשֵׁ֣י הַמִּלְחָמָ֔ה הַקֵּ֥יף אֶת־הָעִ֖יר פַּ֣עַם אֶחָ֑ת כֹּ֥ה תַעֲשֶׂ֖ה שֵׁ֥שֶׁת יָמִֽים
Bütün savaş adamları şehri dolaşacaksınız, şehrin etrafını bir kez döneceksiniz; altı gün böyle yapacaksın.
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 8:21
·
Tevrat
וַיַּעֲבֹ֤ר יוֹרָם֙ צָעִ֔ירָה וְכָל־הָרֶ֖כֶב עִמּ֑וֹ וַֽיְהִי־ה֞וּא קָ֣ם לַ֗יְלָה וַיַּכֶּ֨ה אֶת־אֱד֜וֹם הַסֹּבֵ֤יב אֵלָיו֙ וְאֵת֙ שָׂרֵ֣י הָרֶ֔כֶב וַיָּ֥נָס הָעָ֖ם לְאֹהָלָֽיו
Yoram ve bütün savaş arabaları onunla birlikte Tsair'e geçti. Gece kalktı ve kendisini kuşatan Edom'u ve savaş arabalarının komutanlarını vurdu; halk çadırlarına kaçtı.
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 6:4
·
Tevrat
וְשִׁבְעָ֣ה כֹהֲנִ֡ים יִשְׂאוּ֩ שִׁבְעָ֨ה שׁוֹפְר֤וֹת הַיּֽוֹבְלִים֙ לִפְנֵ֣י הָאָר֔וֹן וּבַיּוֹם֙ הַשְּׁבִיעִ֔י תָּסֹ֥בּוּ אֶת־הָעִ֖יר שֶׁ֣בַע פְּעָמִ֑ים וְהַכֹּ֣הֲנִ֔ים יִתְקְע֖וּ בַּשּׁוֹפָרֽוֹת
Yedi kâhin sandığın önünde yedi koç boynuzu borusu taşıyacak; ve yedinci gün şehri yedi kez dolaşacaksınız ve kâhinler boruları çalacaklar.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 22:22
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר דָּוִ֜ד לְאֶבְיָתָ֗ר יָדַ֜עְתִּי בַּיּ֤וֹם הַהוּא֙ כִּֽי־שָׁם֙ דּוֹאֵ֣ג הָאֲדֹמִ֔י כִּֽי־הַגֵּ֥ד יַגִּ֖יד לְשָׁא֑וּל אָנֹכִ֣י סַבֹּ֔תִי בְּכָל־נֶ֖פֶשׁ בֵּ֥ית אָבִֽיךָ
Davut Evyatar'a dedi: 'O gün Edomlu Doeg orada olduğunda, onun Saul'a kesinlikle bildireceğini biliyordum. Babanın evinin bütün canlarına ben sebep oldum.'
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 32:7
·
Tevrat
אַתָּ֤ה סֵ֥תֶר לִי֮ מִצַּ֪ר תִּ֫צְּרֵ֥נִי רָנֵּ֥י פַלֵּ֑ט תְּס֖וֹבְבֵ֣נִי סֶֽלָה
Sen benim için sığınaksın; beni sıkıntıdan korursun, kurtuluş sevinç çığlıklarıyla beni kuşatırsın. Sela.
Örnek Ayetler (1)
1. Krallar 5:17
·
Tevrat
אַתָּ֨ה יָדַ֜עְתָּ אֶת־דָּוִ֣ד אָבִ֗י כִּ֣י לֹ֤א יָכֹל֙ לִבְנ֣וֹת בַּ֗יִת לְשֵׁם֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֔יו מִפְּנֵ֥י הַמִּלְחָמָ֖ה אֲשֶׁ֣ר סְבָבֻ֑הוּ עַ֤ד תֵּת־יְהוָה֙ אֹתָ֔ם תַּ֖חַת כַּפּ֥וֹת רַגְלָֽי
Sen babam Davut'u bildin, onu çevreleyen savaş yüzünden Tanrısı Yahve'nin adına bir ev inşa edemediğini; ta ki Yahve onları ayaklarımın tabanları altına verene kadar.
Örnek Ayetler (1)
Vaiz 1:6
·
Tevrat
הוֹלֵךְ֙ אֶל־דָּר֔וֹם וְסוֹבֵ֖ב אֶל־צָפ֑וֹן סוֹבֵ֤ב סֹבֵב֙ הוֹלֵ֣ךְ הָר֔וּחַ וְעַל־סְבִיבֹתָ֖יו שָׁ֥ב הָרֽוּחַ
Güneye gidiyor ve kuzeye dönüyor; rüzgar dönerek dönerek gidiyor ve rüzgar döngülerine dönüyor.
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 6:15
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֗י וַיַּשְׁכִּ֨מוּ֙ כַּעֲל֣וֹת הַשַּׁ֔חַר וַיָּסֹ֧בּוּ אֶת־הָעִ֛יר כַּמִּשְׁפָּ֥ט הַזֶּ֖ה שֶׁ֣בַע פְּעָמִ֑ים רַ֚ק בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא סָבְב֥וּ אֶת־הָעִ֖יר שֶׁ֥בַע פְּעָמִֽים
Yedinci gün şafak sökerken erkenden kalktılar ve şehri bu kurala göre yedi kez dolaştılar; sadece o gün şehri yedi kez dolaştılar.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 21:4
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֨ר יְהוָ֜ה אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל הִנְנִ֣י מֵסֵב֮ אֶת־כְּלֵ֣י הַמִּלְחָמָה֮ אֲשֶׁ֣ר בְּיֶדְכֶם֒ אֲשֶׁ֨ר אַתֶּ֜ם נִלְחָמִ֣ים בָּ֗ם אֶת־מֶ֤לֶךְ בָּבֶל֙ וְאֶת־הַכַּשְׂדִּ֔ים הַצָּרִ֣ים עֲלֵיכֶ֔ם מִח֖וּץ לַֽחוֹמָ֑ה וְאָסַפְתִּ֣י אוֹתָ֔ם אֶל־תּ֖וֹךְ הָעִ֥יר הַזֹּֽאת
İsrail'in Tanrısı Yahve böyle diyor: İşte ben, elinizde olan, onlarla duvarın dışından sizi kuşatan Babil kralına ve Kildanilere karşı savaştığınız savaş silahlarını döndürüyorum; ve onları bu şehrin içine toplayacağım.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 26:2
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֗ם יַ֠עַן אֲשֶׁר־אָ֨מְרָה צֹּ֤ר עַל־יְרוּשָׁלִַ֨ם֙ הֶאָ֔ח נִשְׁבְּרָ֛ה דַּלְת֥וֹת הָעַמִּ֖ים נָסֵ֣בָּה אֵלָ֑י אִמָּלְאָ֖ה הָחֳרָֽבָה
İnsan oğlu, Sur Yeruşalim hakkında, 'Aha! Halkların kapıları kırıldı, bana döndü; o viraneye döndüğü için ben dolacağım' dediğinden,
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 37:7
·
Tevrat
וְ֠הִנֵּה אֲנַ֜חְנוּ מְאַלְּמִ֤ים אֲלֻמִּים֙ בְּת֣וֹךְ הַשָּׂדֶ֔ה וְהִנֵּ֛ה קָ֥מָה אֲלֻמָּתִ֖י וְגַם־נִצָּ֑בָה וְהִנֵּ֤ה תְסֻבֶּ֨ינָה֙ אֲלֻמֹּ֣תֵיכֶ֔ם וַתִּֽשְׁתַּחֲוֶ֖יןָ לַאֲלֻמָּתִֽי
Ve işte biz tarlanın ortasında demetler bağlıyorduk; ve işte benim demetim kalktı ve ayrıca dikildi; ve işte sizin demetleriniz etrafını sardı ve benim demetime eğildiler.
Örnek Ayetler (1)
Hoşea 7:2
·
Tevrat
וּבַל־יֹֽאמְרוּ֙ לִלְבָבָ֔ם כָּל־רָעָתָ֖ם זָכָ֑רְתִּי עַתָּה֙ סְבָב֣וּם מַֽעַלְלֵיהֶ֔ם נֶ֥גֶד פָּנַ֖י הָיֽוּ
Ve bütün kötülüklerini hatırladığımı kalplerine söylemezler; şimdi eylemleri onları kuşattı, yüzümün önündedirler.