2200
Kullanım
13
Lemma
152
Türev
142
Anlam
13 lemma, 152 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
וַתִּתֵּן | va-ttitten | ve verdi, vermek, koymak, teslim etmek | Fiil | 21 | ||
וְנָתַתָּ | ve-natata | ve verdin, vermek, koymak, teslim etmek | Fiil | 21 | ||
וָאֶתֵּן | va-etten | ve verdim, vermek, koymak, teslim etmek | Fiil | 20 | ||
יִתְּנוּ | yittenu | verecekler, vermek, koymak, atamak | Fiil | 20 | ||
וּנְתַתֶּם | u-netattem | ve vereceksiniz, vermek, koymak, atamak | Fiil | 19 | ||
וַֽיִּתְּנֵהוּ | va-yyittenehu | ve onu verdi, vermek, koymak, yerleştirmek | Zamir | 16 | ||
נְתַתִּֽיךָ | netattikha | seni verdim, vermek, koymak, teslim etmek | Zamir | 16 | ||
תֶּן | ten | ver, vermek, koymak, teslim etmek | Fiil | 14 | ||
תֵּת | tet | vermek, vermek, koymak, atamak | Fiil | 14 | ||
וּנְתַתִּיךָ | u-netatikha | ve vereceğim, vermek, koymak, teslim etmek | Zamir | 12 | ||
תִנָּתֵן | tinnaten | verilecek, vermek, teslim etmek, koymak | Fiil | 12 | ||
וְנִתְּנָה | ve-nittena | ve verildi, vermek, koymak, teslim etmek | Fiil | 11 | ||
וַֽיִּתְּנָהּ | va-yyittenah | ve verdi, vermek, teslim etmek, koymak | Zamir | 10 | ||
נָתַתָּ | natatta | verdin, vermek, koymak, teslim etmek | Fiil | 10 | ||
Örnek Ayetler (5 / 10) Hakimler 15:18 · Tevrat וַיִּצְמָא֮ מְאֹד֒ וַיִּקְרָ֤א אֶל־יְהוָה֙ וַיֹּאמַ֔ר אַתָּה֙ נָתַ֣תָּ בְיַֽד־עַבְדְּךָ֔ אֶת־הַתְּשׁוּעָ֥ה הַגְּדֹלָ֖ה הַזֹּ֑את וְעַתָּה֙ אָמ֣וּת בַּצָּמָ֔א וְנָפַלְתִּ֖י בְּיַ֥ד הָעֲרֵלִֽים Çok susadı ve Yahve'ye seslenip dedi: 'Sen kulunun eliyle bu büyük kurtuluşu verdin; ve şimdi susuzluktan öleceğim ve sünnetsizlerin eline düşeceğim.' Hezekiel 16:18 · Tevrat וַתִּקְחִ֛י אֶת־בִּגְדֵ֥י רִקְמָתֵ֖ךְ וַתְּכַסִּ֑ים וְשַׁמְנִי֙ וּקְטָרְתִּ֔י נָתַ֖תְּ לִפְנֵיהֶֽם Ve işlemeli giysilerini aldın ve onları örttün, ve benim yağımı ve benim buhurumu onların önüne koydun. Hezekiel 16:33 · Tevrat לְכָל־זֹנ֖וֹת יִתְּנוּ־נֵ֑דֶה וְאַ֨תְּ נָתַ֤תְּ אֶת־נְדָנַ֨יִךְ֙ לְכָל־מְאַֽהֲבַ֔יִךְ וַתִּשְׁחֳדִ֣י אוֹתָ֗ם לָב֥וֹא אֵלַ֛יִךְ מִסָּבִ֖יב בְּתַזְנוּתָֽיִךְ Bütün fahişelere hediye verirler, ama sen hediyelerini bütün aşıklarına verdin, ve fahişeliklerinle çevreden sana gelmeleri için onlara rüşvet verdin. Hezekiel 16:36 · Tevrat כֹּֽה־אָמַ֞ר אֲדֹנָ֣י יְהֹוִ֗ה יַ֣עַן הִשָּׁפֵ֤ךְ נְחֻשְׁתֵּךְ֙ וַתִּגָּלֶ֣ה עֶרְוָתֵ֔ךְ בְּתַזְנוּתַ֖יִךְ עַל־מְאַהֲבָ֑יִךְ וְעַל֙ כָּל־גִּלּוּלֵ֣י תוֹעֲבוֹתַ֔יִךְ וְכִדְמֵ֣י בָנַ֔יִךְ אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תְּ לָהֶֽם Efendi Yahve şöyle dedi: Çünkü tuncun döküldü ve aşıklarına fahişeliklerinde çıplaklığın açıldı, ve bütün iğrençliklerinin putları üzerine, ve onlara verdiğin oğullarının kanları yüzünden; 1. Krallar 8:34 · Tevrat וְאַתָּה֙ תִּשְׁמַ֣ע הַשָּׁמַ֔יִם וְסָ֣לַחְתָּ֔ לְחַטַּ֖את עַמְּךָ֣ יִשְׂרָאֵ֑ל וַהֲשֵֽׁבֹתָם֙ אֶל־הָ֣אֲדָמָ֔ה אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תָּ לַאֲבוֹתָֽם Ve sen göklerden işit ve halkın İsrail'in günahını bağışla ve onları atalarına verdiğin toprağa geri getir. | ||||||
אֶתְּנֶנָּה | ettenenna | onu vereceğim, vermek, koymak, atamak | Zamir | 10 | ||
נְתַתִּיו | netattiv | onu verdim, vermek, koymak, teslim etmek | Zamir | 9 | ||
נְתָנָם | netanam | onları verdi, vermek, koymak, atamak | Zamir | 9 | ||
הַנֹּתֵן | ha-nnoten | veren, vermek, koymak, bahşetmek | Fiil | 9 | ||
יִנָּתֵן | yinnaten | verilecek, vermek, teslim etmek, koymak | Fiil | 8 | ||
נְתֻנִים | netunim | verilmiş, verilmiş, atanmış, teslim edilmiş | Fiil | 8 | ||
Örnek Ayetler (5 / 21)
Hezekiel 23:7
·
Tevrat
וַתִּתֵּ֤ן תַּזְנוּתֶ֨יהָ֙ עֲלֵיהֶ֔ם מִבְחַ֥ר בְּנֵֽי־אַשּׁ֖וּר כֻּלָּ֑ם וּבְכֹ֧ל אֲשֶׁר־עָֽגְבָ֛ה בְּכָל־גִּלּוּלֵיהֶ֖ם נִטְמָֽאָה
Ve fahişeliklerini onların üzerine, hepsi Asur oğullarının seçkinleri olanlara verdi; ve şehvet duyduğu herkesin bütün putlarıyla kirlendi.
Hezekiel 28:2
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֡ם אֱמֹר֩ לִנְגִ֨יד צֹ֜ר כֹּֽה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְהֹוִ֗ה יַ֣עַן גָּבַ֤הּ לִבְּךָ֙ וַתֹּ֨אמֶר֙ אֵ֣ל אָ֔נִי מוֹשַׁ֧ב אֱלֹהִ֛ים יָשַׁ֖בְתִּי בְּלֵ֣ב יַמִּ֑ים וְאַתָּ֤ה אָדָם֙ וְֽלֹא־אֵ֔ל וַתִּתֵּ֥ן לִבְּךָ֖ כְּלֵ֥ב אֱלֹהִֽים
İnsanoğlu, Sur önderine de: Efendi Yahve şöyle dedi: Kalbin yükseldiği için ve 'Ben bir ilahım, denizlerin kalbinde Tanrı'nın oturduğu yerde oturdum' dediğin için; oysa sen insansın ve ilah değilsin, ama kalbini Tanrı'nın kalbi gibi yaptın.
2. Samuel 22:36
·
Tevrat
וַתִּתֶּן־לִ֖י מָגֵ֣ן יִשְׁעֶ֑ךָ וַעֲנֹתְךָ֖ תַּרְבֵּֽנִי
Bana kurtarışının kalkanını verdin ve senin yanıtın beni büyüttü.
Yeremya 32:22
·
Tevrat
וַתִּתֵּ֤ן לָהֶם֙ אֶת־הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֔את אֲשֶׁר־נִשְׁבַּ֥עְתָּ לַאֲבוֹתָ֖ם לָתֵ֣ת לָהֶ֑ם אֶ֛רֶץ זָבַ֥ת חָלָ֖ב וּדְבָֽשׁ
'Ve onlara vermek için babalarına yemin ettiğin bu diyarı, süt ve bal akan diyarı onlara verdin.'
1. Krallar 3:6
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר שְׁלֹמֹ֗ה אַתָּ֨ה עָשִׂ֜יתָ עִם־עַבְדְּךָ֙ דָוִ֣ד אָבִי֮ חֶ֣סֶד גָּדוֹל֒ כַּאֲשֶׁר֩ הָלַ֨ךְ לְפָנֶ֜יךָ בֶּאֱמֶ֧ת וּבִצְדָקָ֛ה וּבְיִשְׁרַ֥ת לֵבָ֖ב עִמָּ֑ךְ וַתִּשְׁמָר־ל֗וֹ אֶת־הַחֶ֤סֶד הַגָּדוֹל֙ הַזֶּ֔ה וַתִּתֶּן־ל֥וֹ בֵ֛ן יֹשֵׁ֥ב עַל־כִּסְא֖וֹ כַּיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Süleyman dedi: 'Sen kulun babam Davut'a büyük sadakat gösterdin, çünkü o senin önünde gerçekle, doğrulukla ve seninle kalbinin dürüstlüğüyle yürüdü; ve sen ona bu büyük sadakati tuttun ve bugün olduğu gibi onun tahtında oturan bir oğul verdin.'
Örnek Ayetler (5 / 21)
1. Krallar 3:9
·
Tevrat
וְנָתַתָּ֨ לְעַבְדְּךָ֜ לֵ֤ב שֹׁמֵ֨עַ֙ לִשְׁפֹּ֣ט אֶֽת־עַמְּךָ֔ לְהָבִ֖ין בֵּֽין־ט֣וֹב לְרָ֑ע כִּ֣י מִ֤י יוּכַל֙ לִשְׁפֹּ֔ט אֶת־עַמְּךָ֥ הַכָּבֵ֖ד הַזֶּֽה
Öyleyse kuluna halkını yargılamak için, iyi ile kötüyü anlamak için dinleyen bir kalp ver; çünkü senin bu ağır halkını kim yargılayabilir?
1. Krallar 8:39
·
Tevrat
וְ֠אַתָּה תִּשְׁמַ֨ע הַשָּׁמַ֜יִם מְכ֤וֹן שִׁבְתֶּ֨ךָ֙ וְסָלַחְתָּ֣ וְעָשִׂ֔יתָ וְנָתַתָּ֤ לָאִישׁ֙ כְּכָל־דְּרָכָ֔יו אֲשֶׁ֥ר תֵּדַ֖ע אֶת־לְבָב֑וֹ כִּֽי־אַתָּ֤ה יָדַ֨עְתָּ֙ לְבַדְּךָ֔ אֶת־לְבַ֖ב כָּל־בְּנֵ֥י הָאָדָֽם
Ve sen oturduğun yerinden, göklerden işit ve bağışla ve yap ve adama bütün yollarına göre ver, ki onun kalbini bilirsin; çünkü bütün insan oğullarının kalbini yalnız sen bilirsin.
Yaratılış 40:13
·
Tevrat
בְּע֣וֹד שְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֗ים יִשָּׂ֤א פַרְעֹה֙ אֶת־רֹאשֶׁ֔ךָ וַהֲשִֽׁיבְךָ֖ עַל־כַּנֶּ֑ךָ וְנָתַתָּ֤ כוֹס־פַּרְעֹה֙ בְּיָד֔וֹ כַּמִּשְׁפָּט֙ הָֽרִאשׁ֔וֹן אֲשֶׁ֥ר הָיִ֖יתָ מַשְׁקֵֽהוּ
Üç gün içinde Firavun başını kaldıracak ve seni makamına döndürecek; ve onun içki sunanı olduğun ilk adete göre Firavun'un kâsesini onun eline vereceksin.
Levililer 2:15
·
Tevrat
וְנָתַתָּ֤ עָלֶ֨יהָ֙ שֶׁ֔מֶן וְשַׂמְתָּ֥ עָלֶ֖יהָ לְבֹנָ֑ה מִנְחָ֖ה הִֽוא
Ve üzerine yağ koyacaksın ve üzerine günnük koyacaksın; o bir tahıl sunusudur.
Levililer 24:7
·
Tevrat
וְנָתַתָּ֥ עַל־הַֽמַּעֲרֶ֖כֶת לְבֹנָ֣ה זַכָּ֑ה וְהָיְתָ֤ה לַלֶּ֨חֶם֙ לְאַזְכָּרָ֔ה אִשֶּׁ֖ה לַֽיהוָֽה
Ve sıranın üzerine saf günnük koyacaksın ve ekmek için anma olarak Yahve'ye ateş sunusu olacak.
Örnek Ayetler (5 / 20)
Hezekiel 16:12
·
Tevrat
וָאֶתֵּ֥ן נֶ֨זֶם֙ עַל־אַפֵּ֔ךְ וַעֲגִילִ֖ים עַל־אָזְנָ֑יִךְ וַעֲטֶ֥רֶת תִּפְאֶ֖רֶת בְּרֹאשֵֽׁךְ
Ve burnuna halka ve kulaklarına küpeler ve başına güzellik tacı koydum.
Hezekiel 20:11
·
Tevrat
וָאֶתֵּ֤ן לָהֶם֙ אֶת־חֻקּוֹתַ֔י וְאֶת־מִשְׁפָּטַ֖י הוֹדַ֣עְתִּי אוֹתָ֑ם אֲשֶׁ֨ר יַעֲשֶׂ֥ה אוֹתָ֛ם הָאָדָ֖ם וָחַ֥י בָּהֶֽם
Ve onlara kurallarımı verdim ve onlara hükümlerimi bildirdim; ki insan onları yaparsa onlarla yaşar.
Yeremya 3:8
·
Tevrat
וָאֵ֗רֶא כִּ֤י עַל־כָּל־אֹדוֹת֙ אֲשֶׁ֤ר נִֽאֲפָה֙ מְשֻׁבָ֣ה יִשְׂרָאֵ֔ל שִׁלַּחְתִּ֕יהָ וָאֶתֵּ֛ן אֶת־סֵ֥פֶר כְּרִיתֻתֶ֖יהָ אֵלֶ֑יהָ וְלֹ֨א יָֽרְאָ֜ה בֹּֽגֵדָ֤ה יְהוּדָה֙ אֲחוֹתָ֔הּ וַתֵּ֖לֶךְ וַתִּ֥זֶן גַּם־הִֽיא
Ve gördüm ki, dönek İsrail'in zina ettiği bütün sebeplerden dolayı onu gönderdim ve boşanma belgesini ona verdim; fakat hain kız kardeşi Yahuda korkmadı ve gidip o da fahişelik etti.
Yeremya 3:19
·
Tevrat
וְאָנֹכִ֣י אָמַ֗רְתִּי אֵ֚יךְ אֲשִׁיתֵ֣ךְ בַּבָּנִ֔ים וְאֶתֶּן־לָךְ֙ אֶ֣רֶץ חֶמְדָּ֔ה נַחֲלַ֥ת צְבִ֖י צִבְא֣וֹת גּוֹיִ֑ם וָאֹמַ֗ר אָבִי֙ תִּקְרְאִי־לִ֔י וּמֵאַחֲרַ֖י לֹ֥א תָשֽׁוּבִי
Ve ben dedim: 'Seni oğullar arasına nasıl koyacağım ve sana arzu edilen yeri, ulusların ordularının en güzel mirasını vereceğim?' Ve dedim: 'Bana Babam diye çağıracaksın ve ardımdan dönmeyeceksin.'
Yeremya 8:13
·
Tevrat
אָסֹ֥ף אֲסִיפֵ֖ם נְאֻם־יְהֹוָ֑ה אֵין֩ עֲנָבִ֨ים בַּגֶּ֜פֶן וְאֵ֧ין תְּאֵנִ֣ים בַּתְּאֵנָ֗ה וְהֶֽעָלֶה֙ נָבֵ֔ל וָאֶתֵּ֥ן לָהֶ֖ם יַעַבְרֽוּם
Onları toplayarak toplayacağım, Yahve'nin bildirisidir; asmada üzüm yok ve incir ağacında incir yok ve yaprak soldu; ve onlara verdiklerim onlardan geçip gidecek.
Örnek Ayetler (5 / 20)
Hezekiel 16:33
·
Tevrat
לְכָל־זֹנ֖וֹת יִתְּנוּ־נֵ֑דֶה וְאַ֨תְּ נָתַ֤תְּ אֶת־נְדָנַ֨יִךְ֙ לְכָל־מְאַֽהֲבַ֔יִךְ וַתִּשְׁחֳדִ֣י אוֹתָ֗ם לָב֥וֹא אֵלַ֛יִךְ מִסָּבִ֖יב בְּתַזְנוּתָֽיִךְ
Bütün fahişelere hediye verirler, ama sen hediyelerini bütün aşıklarına verdin, ve fahişeliklerinle çevreden sana gelmeleri için onlara rüşvet verdin.
Hezekiel 31:14
·
Tevrat
לְמַ֡עַן אֲשֶׁר֩ לֹא־יִגְבְּה֨וּ בְקוֹמָתָ֜ם כָּל־עֲצֵי־מַ֗יִם וְלֹֽא־יִתְּנ֤וּ אֶת־צַמַּרְתָּם֙ אֶל־בֵּ֣ין עֲבֹתִ֔ים וְלֹֽא־יַעַמְד֧וּ אֵלֵיהֶ֛ם בְּגָבְהָ֖ם כָּל־שֹׁ֣תֵי מָ֑יִם כִּֽי־כֻלָּם֩ נִתְּנ֨וּ לַמָּ֜וֶת אֶל־אֶ֣רֶץ תַּחְתִּ֗ית בְּת֛וֹךְ בְּנֵ֥י אָדָ֖ם אֶל־י֥וֹרְדֵי בֽוֹר
Öyle ki bütün su ağaçları boylarında yükselmesinler ve tepe kısımlarını sık dalların arasına vermesinler; bütün su içenler yüksekliklerinde durmasınlar; çünkü hepsi ölüme, aşağı yere, insan oğullarının ortasında çukura inenlerin yanına verildiler.
Hezekiel 45:8
·
Tevrat
לָאָ֛רֶץ יִֽהְיֶה־לּ֥וֹ לַֽאֲחֻזָּ֖ה בְּיִשְׂרָאֵ֑ל וְלֹא־יוֹנ֨וּ ע֤וֹד נְשִׂיאַי֙ אֶת־עַמִּ֔י וְהָאָ֛רֶץ יִתְּנ֥וּ לְבֵֽית־יִשְׂרָאֵ֖ל לְשִׁבְטֵיהֶֽם
İsrail'de yerde mülk olarak onun olacak; ve önderlerim artık halkıma baskı yapmayacaklar, ve yeri oymaklarına göre İsrail evine verecekler.
Yeremya 14:22
·
Tevrat
הֲיֵ֨שׁ בְּהַבְלֵ֤י הַגּוֹיִם֙ מַגְשִׁמִ֔ים וְאִם־הַשָּׁמַ֖יִם יִתְּנ֣וּ רְבִבִ֑ים הֲלֹ֨א אַתָּה־ה֜וּא יְהוָ֤ה אֱלֹהֵ֨ינוּ֙ וּ֨נְקַוֶּה־לָּ֔ךְ כִּֽי־אַתָּ֥ה עָשִׂ֖יתָ אֶת־כָּל־אֵֽלֶּה
Ulusların boş şeyleri arasında yağmur yağdıranlar var mı? Veya gökler sağanaklar verebilir mi? Sen O değil misin, Tanrımız Yahve? Ve sana umut bağlarız, çünkü bütün bunları sen yaptın.
Yeremya 38:19
·
Tevrat
וַיֹּ֛אמֶר הַמֶּ֥לֶךְ צִדְקִיָּ֖הוּ אֶֽל־יִרְמְיָ֑הוּ אֲנִ֧י דֹאֵ֣ג אֶת־הַיְּהוּדִ֗ים אֲשֶׁ֤ר נָֽפְלוּ֙ אֶל־הַכַּשְׂדִּ֔ים פֶּֽן־יִתְּנ֥וּ אֹתִ֛י בְּיָדָ֖ם וְהִתְעַלְּלוּ־בִֽי
Kral Tsedekiya Yeremya'ya dedi: 'Beni onların eline verirler ve benimle alay ederler diye Kildanilere düşen Yahudilerden kaygılanıyorum.'
Örnek Ayetler (5 / 19)
Hakimler 14:13
·
Tevrat
וְאִם־לֹ֣א תוּכְלוּ֮ לְהַגִּ֣יד לִי֒ וּנְתַתֶּ֨ם אַתֶּ֥ם לִי֙ שְׁלֹשִׁ֣ים סְדִינִ֔ים וּשְׁלֹשִׁ֖ים חֲלִיפ֣וֹת בְּגָדִ֑ים וַיֹּ֣אמְרוּ ל֔וֹ ח֥וּדָה חִידָתְךָ֖ וְנִשְׁמָעֶֽנָּה
Ve eğer bana bildirmeyi yapamazsanız, siz bana otuz keten giysi ve otuz değişimlik giysi vereceksiniz.' Ve ona dediler: 'Bilmeceni sor ve onu işitelim.'
Yeremya 27:2
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֵלַ֔י עֲשֵׂ֣ה לְךָ֔ מוֹסֵר֖וֹת וּמֹט֑וֹת וּנְתַתָּ֖ם עַל־צַוָּארֶֽךָ
Yahve bana şöyle dedi: Kendine bağlar ve boyunduruklar yap ve onları boynunun üzerine koy.
Yeremya 32:14
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַר֩ יְהוָ֨ה צְבָא֜וֹת אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל לָק֣וֹחַ אֶת־הַסְּפָרִ֣ים הָאֵ֡לֶּה אֵ֣ת סֵפֶר֩ הַמִּקְנָ֨ה הַזֶּ֜ה וְאֵ֣ת הֶחָת֗וּם וְאֵ֨ת סֵ֤פֶר הַגָּלוּי֙ הַזֶּ֔ה וּנְתַתָּ֖ם בִּכְלִי־חָ֑רֶשׂ לְמַ֥עַן יַעַמְד֖וּ יָמִ֥ים רַבִּֽים
'İsrail'in Tanrısı Ordular Yahvesi şöyle dedi: Bu belgeleri, bu satın alma belgesini ve mühürlenmiş olanı ve bu açık belgeyi al ve çok günler dursunlar diye onları toprak kaba koy.'
1. Samuel 6:5
·
Tevrat
וַעֲשִׂיתֶם֩ צַלְמֵ֨י טְחֹרֵיכֶ֜ם וְצַלְמֵ֣י עַכְבְּרֵיכֶ֗ם הַמַּשְׁחִיתִם֙ אֶת־הָאָ֔רֶץ וּנְתַתֶּ֛ם לֵאלֹהֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל כָּב֑וֹד אוּלַ֗י יָקֵ֤ל אֶת־יָדוֹ֙ מֵֽעֲלֵיכֶ֔ם וּמֵעַ֥ל אֱלֹהֵיכֶ֖ם וּמֵעַ֥ל אַרְצְכֶֽם
'Urlarınızın suretlerini ve yeri harap eden farelerinizin suretlerini yapacaksınız ve İsrail'in Tanrısı'na yücelik vereceksiniz. Belki elini sizin üzerinizden, ilahlarınızın üzerinden ve yerinizin üzerinden hafifletir.'
1. Samuel 6:8
·
Tevrat
וּלְקַחְתֶּ֞ם אֶת־אֲר֣וֹן יְהוָ֗ה וּנְתַתֶּ֤ם אֹתוֹ֙ אֶל־הָ֣עֲגָלָ֔ה וְאֵ֣ת כְּלֵ֣י הַזָּהָ֗ב אֲשֶׁ֨ר הֲשֵׁבֹתֶ֥ם לוֹ֙ אָשָׁ֔ם תָּשִׂ֥ימוּ בָאַרְגַּ֖ז מִצִּדּ֑וֹ וְשִׁלַּחְתֶּ֥ם אֹת֖וֹ וְהָלָֽךְ
'Yahve'nin sandığını alın ve onu arabaya koyun; O'na suç sunusu olarak geri ödediğiniz altın eşyaları da yanındaki kutuya koyun. Onu gönderin ve gitsin.'
Örnek Ayetler (5 / 16)
Hezekiel 17:5
·
Tevrat
וַיִּקַּח֙ מִזֶּ֣רַע הָאָ֔רֶץ וַֽיִּתְּנֵ֖הוּ בִּשְׂדֵה־זָ֑רַע קָ֚ח עַל־מַ֣יִם רַבִּ֔ים צַפְצָפָ֖ה שָׂמֽוֹ
Yerin tohumundan aldı ve onu tohum tarlasına koydu; onu çok sular üzerine aldı, bir söğüt ağacı gibi koydu.
Hezekiel 19:9
·
Tevrat
וַֽיִּתְּנֻ֤הוּ בַסּוּגַר֙ בַּֽחַחִ֔ים וַיְבִאֻ֖הוּ אֶל־מֶ֣לֶךְ בָּבֶ֑ל יְבִאֻ֨הוּ֙ בַּמְּצֹד֔וֹת לְמַ֗עַן לֹא־יִשָּׁמַ֥ע קוֹל֛וֹ ע֖וֹד אֶל־הָרֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Ve onu kancalarla kafese koydular ve onu Babil kralına getirdiler; onun sesi İsrail'in dağlarına daha fazla duyulmasın diye onu kalelere getirdiler.
Yeremya 52:11
·
Tevrat
וְאֶת־עֵינֵ֥י צִדְקִיָּ֖הוּ עִוֵּ֑ר וַיַּאַסְרֵ֣הוּ בַֽנְחֻשְׁתַּ֗יִם וַיְבִאֵ֤הוּ מֶֽלֶךְ־בָּבֶל֙ בָּבֶ֔לָה וַיִּתְּנֵ֥הוּ בֵֽית־הַפְּקֻדֹּ֖ת עַד־י֥וֹם מוֹתֽוֹ
Sonra Tsedekiya'nın gözlerini kör etti ve onu tunç prangalarla bağladı; ve Babil kralı onu Babil'e getirdi ve ölümünün gününe kadar onu gözetim evine verdi.
1. Samuel 18:4
·
Tevrat
וַיִּתְפַּשֵּׁ֣ט יְהוֹנָתָ֗ן אֶֽת־הַמְּעִיל֙ אֲשֶׁ֣ר עָלָ֔יו וַֽיִּתְּנֵ֖הוּ לְדָוִ֑ד וּמַדָּ֕יו וְעַד־חַרְבּ֥וֹ וְעַד־קַשְׁתּ֖וֹ וְעַד־חֲגֹרֽוֹ
Yonatan üzerindeki cübbeyi çıkardı ve onu Davut'a verdi; giysilerini de, kılıcına kadar, yayına kadar ve kuşağına kadar.
2. Krallar 22:5
·
Tevrat
וְיִתְּנֻ֗הוּ עַל־יַד֙ עֹשֵׂ֣י הַמְּלָאכָ֔ה הַמֻּפְקָדִ֖ים בֵּ֣ית יְהוָ֑ה וְיִתְּנ֣וּ אֹת֗וֹ לְעֹשֵׂ֤י הַמְּלָאכָה֙ אֲשֶׁר֙ בְּבֵ֣ית יְהוָ֔ה לְחַזֵּ֖ק בֶּ֥דֶק הַבָּֽיִת
Onu Yahve'nin evinde görevlendirilen işçilerin eline versinler; onlar da evin hasarını onarmak için onu Yahve'nin evindeki işçilere versinler;
Örnek Ayetler (5 / 16)
Hezekiel 3:17
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֕ם צֹפֶ֥ה נְתַתִּ֖יךָ לְבֵ֣ית יִשְׂרָאֵ֑ל וְשָׁמַעְתָּ֤ מִפִּי֙ דָּבָ֔ר וְהִזְהַרְתָּ֥ אוֹתָ֖ם מִמֶּֽנִּי
'İnsanoğlu, seni İsrail evine bekçi yaptım; ve ağzımdan söz işiteceksin ve onları benim tarafımdan uyaracaksın.
Hezekiel 12:6
·
Tevrat
לְעֵ֨ינֵיהֶ֜ם עַל־כָּתֵ֤ף תִּשָּׂא֙ בָּעֲלָטָ֣ה תוֹצִ֔יא פָּנֶ֣יךָ תְכַסֶּ֔ה וְלֹ֥א תִרְאֶ֖ה אֶת־הָאָ֑רֶץ כִּֽי־מוֹפֵ֥ת נְתַתִּ֖יךָ לְבֵ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Onların gözleri önünde omuz üzerinde taşıyacaksın, karanlıkta çıkaracaksın, yüzünü örteceksin ve yeri görmeyeceksin; çünkü seni İsrail evine belirti olarak verdim.
Hezekiel 16:7
·
Tevrat
רְבָבָ֗ה כְּצֶ֤מַח הַשָּׂדֶה֙ נְתַתִּ֔יךְ וַתִּרְבִּי֙ וַֽתִּגְדְּלִ֔י וַתָּבֹ֖אִי בַּעֲדִ֣י עֲדָיִ֑ים שָׁדַ֤יִם נָכֹ֨נוּ֙ וּשְׂעָרֵ֣ךְ צִמֵּ֔חַ וְאַ֖תְּ עֵרֹ֥ם וְעֶרְיָֽה
Seni kırın bitkisi gibi on binler yaptım, ve çoğaldın ve büyüdün ve süslerin en güzeline geldin; memeler şekillendi ve saçın büyüdü, ama sen çıplak ve açıktın.
Hezekiel 22:4
·
Tevrat
בְּדָמֵ֨ךְ אֲשֶׁר־שָׁפַ֜כְתְּ אָשַׁ֗מְתְּ וּבְגִלּוּלַ֤יִךְ אֲשֶׁר־עָשִׂית֙ טָמֵ֔את וַתַּקְרִ֣יבִי יָמַ֔יִךְ וַתָּב֖וֹא עַד־שְׁנוֹתָ֑יִךְ עַל־כֵּ֗ן נְתַתִּ֤יךְ חֶרְפָּה֙ לַגּוֹיִ֔ם וְקַלָּסָ֖ה לְכָל־הָאֲרָצֽוֹת
Döktüğün kanınla suçlu oldun ve yaptığın putlarınla kirlendin; günlerini yaklaştırdın ve yıllarına kadar geldin; bu yüzden seni uluslara utanç ve bütün diyarlara alay verdim.
Hezekiel 28:17
·
Tevrat
גָּבַ֤הּ לִבְּךָ֙ בְּיָפְיֶ֔ךָ שִׁחַ֥תָּ חָכְמָתְךָ֖ עַל־יִפְעָתֶ֑ךָ עַל־אֶ֣רֶץ הִשְׁלַכְתִּ֗יךָ לִפְנֵ֧י מְלָכִ֛ים נְתַתִּ֖יךָ לְרַ֥אֲוָה בָֽךְ
Güzelliğinle kalbin yükseldi, parlaklığın yüzünden bilgeliğini bozdun; seni yere attım, sana bakmaları için seni kralların önüne verdim.
Örnek Ayetler (4 / 14)
Yeremya 18:21
·
Tevrat
לָכֵן֩ תֵּ֨ן אֶת־בְּנֵיהֶ֜ם לָרָעָ֗ב וְהַגִּרֵם֮ עַל־יְדֵי־חֶרֶב֒ וְתִֽהְיֶ֨נָה נְשֵׁיהֶ֤ם שַׁכֻּלוֹת֙ וְאַלְמָנ֔וֹת וְאַ֨נְשֵׁיהֶ֔ם יִֽהְי֖וּ הֲרֻ֣גֵי מָ֑וֶת בַּח֣וּרֵיהֶ֔ם מֻכֵּי־חֶ֖רֶב בַּמִּלְחָמָֽה
Bu yüzden onların oğullarını kıtlığa ver ve onları kılıcın ellerine dök; ve onların kadınları çocuksuz ve dul olsun, ve onların adamları ölümün öldürdükleri olsun, onların gençleri savaşta kılıcın vurdukları olsun.
Hoşea 9:14
·
Tevrat
תֵּן־לָהֶ֥ם יְהוָ֖ה מַה־תִּתֵּ֑ן תֵּן־לָהֶם֙ רֶ֣חֶם מַשְׁכִּ֔יל וְשָׁדַ֖יִם צֹמְקִֽים
Onlara ver Yahve, ne vereceksin; onlara düşük yapan bir rahim ve kurumuş memeler ver.
2. Krallar 4:42
·
Tevrat
וְאִ֨ישׁ בָּ֜א מִבַּ֣עַל שָׁלִ֗שָׁה וַיָּבֵא֩ לְאִ֨ישׁ הָאֱלֹהִ֜ים לֶ֤חֶם בִּכּוּרִים֙ עֶשְׂרִֽים־לֶ֣חֶם שְׂעֹרִ֔ים וְכַרְמֶ֖ל בְּצִקְלֹנ֑וֹ וַיֹּ֕אמֶר תֵּ֥ן לָעָ֖ם וְיֹאכֵֽלוּ
Baal-Şalişa'dan bir adam geldi ve Tanrı adamına ilk ürünlerin ekmeğini, yirmi arpa ekmeğini ve torbasında taze başaklar getirdi. Dedi: 'Halka ver ve yesinler.'
2. Krallar 4:43
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ מְשָׁ֣רְת֔וֹ מָ֚ה אֶתֵּ֣ן זֶ֔ה לִפְנֵ֖י מֵ֣אָה אִ֑ישׁ וַיֹּ֗אמֶר תֵּ֤ן לָעָם֙ וְיֹאכֵ֔לוּ כִּ֣י כֹ֥ה אָמַ֛ר יְהוָ֖ה אָכֹ֥ל וְהוֹתֵֽר
Hizmetkârı dedi: 'Bunu yüz adamın önüne nasıl vereyim?' Dedi: 'Halka ver ve yesinler; çünkü Yahve şöyle dedi: Yiyecekler ve artıracaklar.'
Örnek Ayetler (5 / 14)
Hakimler 21:7
·
Tevrat
מַה־נַּעֲשֶׂ֥ה לָהֶ֛ם לַנּוֹתָרִ֖ים לְנָשִׁ֑ים וַאֲנַ֨חְנוּ֙ נִשְׁבַּ֣עְנוּ בַֽיהוָ֔ה לְבִלְתִּ֛י תֵּת־לָהֶ֥ם מִבְּנוֹתֵ֖ינוּ לְנָשִֽׁים
Kalanlara kadınlar için ne yapacağız? Biz kızlarımızdan onlara kadınlar olarak vermemek için Yahve üzerine yemin ettik.
Yeremya 26:24
·
Tevrat
אַ֗ךְ יַ֚ד אֲחִיקָ֣ם בֶּן־שָׁפָ֔ן הָיְתָ֖ה אֶֽת־יִרְמְיָ֑הוּ לְבִלְתִּ֛י תֵּת־אֹת֥וֹ בְיַד־הָעָ֖ם לַהֲמִיתֽוֹ
Ancak onu öldürmeleri için halkın eline vermemek üzere Şafan oğlu Ahikam'ın eli Yeremya ileydi.
Yeremya 43:3
·
Tevrat
כִּ֗י בָּרוּךְ֙ בֶּן־נֵ֣רִיָּ֔ה מַסִּ֥ית אֹתְךָ֖ בָּ֑נוּ לְמַעַן֩ תֵּ֨ת אֹתָ֤נוּ בְיַֽד־הַכַּשְׂדִּים֙ לְהָמִ֣ית אֹתָ֔נוּ וּלְהַגְל֥וֹת אֹתָ֖נוּ בָּבֶֽל
Çünkü Neriya oğlu Baruk, bizi öldürmek ve bizi Babil'e sürgün etmek için bizi Keldanilerin eline vermek amacıyla seni bize karşı kışkırtıyor.'
1. Samuel 18:19
·
Tevrat
וַיְהִ֗י בְּעֵ֥ת תֵּ֛ת אֶת־מֵרַ֥ב בַּת־שָׁא֖וּל לְדָוִ֑ד וְהִ֧יא נִתְּנָ֛ה לְעַדְרִיאֵ֥ל הַמְּחֹלָתִ֖י לְאִשָּֽׁה
Şaul'un kızı Merav'ın Davut'a verilme zamanında, o Meholalı Adriel'e eş olarak verildi.
1. Krallar 5:17
·
Tevrat
אַתָּ֨ה יָדַ֜עְתָּ אֶת־דָּוִ֣ד אָבִ֗י כִּ֣י לֹ֤א יָכֹל֙ לִבְנ֣וֹת בַּ֗יִת לְשֵׁם֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֔יו מִפְּנֵ֥י הַמִּלְחָמָ֖ה אֲשֶׁ֣ר סְבָבֻ֑הוּ עַ֤ד תֵּת־יְהוָה֙ אֹתָ֔ם תַּ֖חַת כַּפּ֥וֹת רַגְלָֽי
Sen babam Davut'u bildin, onu çevreleyen savaş yüzünden Tanrısı Yahve'nin adına bir ev inşa edemediğini; ta ki Yahve onları ayaklarımın tabanları altına verene kadar.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Hezekiel 16:38
·
Tevrat
וּשְׁפַטְתִּיךְ֙ מִשְׁפְּטֵ֣י נֹאֲפ֔וֹת וְשֹׁפְכֹ֖ת דָּ֑ם וּנְתַתִּ֕יךְ דַּ֥ם חֵמָ֖ה וְקִנְאָֽה
Ve seni zina edenlerin ve kan dökenlerin yargılarıyla yargılayacağım; ve sana öfke ve kıskançlık kanını vereceğim.
Hezekiel 21:36
·
Tevrat
וְשָׁפַכְתִּ֤י עָלַ֨יִךְ֙ זַעְמִ֔י בְּאֵ֥שׁ עֶבְרָתִ֖י אָפִ֣יחַ עָלָ֑יִךְ וּנְתַתִּ֗יךְ בְּיַד֙ אֲנָשִׁ֣ים בֹּֽעֲרִ֔ים חָרָשֵׁ֖י מַשְׁחִֽית
Ve üzerine öfkemi dökeceğim, gazabımın ateşiyle üzerine üfleyeceğim ve seni vahşi adamların, yıkım ustalarının eline vereceğim.
Hezekiel 25:7
·
Tevrat
לָכֵ֡ן הִנְנִי֩ נָטִ֨יתִי אֶת־יָדִ֜י עָלֶ֗יךָ וּנְתַתִּ֤יךָֽ־לְבַז֙ לַגּוֹיִ֔ם וְהִכְרַתִּ֨יךָ֙ מִן־הָ֣עַמִּ֔ים וְהַאֲבַדְתִּ֖יךָ מִן־הָאֲרָצ֑וֹת אַשְׁמִ֣ידְךָ֔ וְיָדַעְתָּ֖ כִּֽי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
Bu yüzden işte elimi senin üzerine uzattım ve seni uluslara yağma olarak vereceğim; seni halklardan kesip atacağım ve seni diyarlardan yok edeceğim; seni helak edeceğim ve benim Yahve olduğumu bileceksin.
Hezekiel 26:14
·
Tevrat
וּנְתַתִּ֞יךְ לִצְחִ֣יחַ סֶ֗לַע מִשְׁטַ֤ח חֲרָמִים֙ תִּֽהְיֶ֔ה לֹ֥א תִבָּנֶ֖ה ע֑וֹד כִּ֣י אֲנִ֤י יְהוָה֙ דִּבַּ֔רְתִּי נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Ve seni çıplak bir kaya yapacağım, ağların serildiği bir yer olacaksın; bir daha inşa edilmeyeceksin, çünkü ben Yahve konuştum, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Hezekiel 28:14
·
Tevrat
אַ֨תְּ־כְּר֔וּב מִמְשַׁ֖ח הַסּוֹכֵ֑ךְ וּנְתַתִּ֗יךָ בְּהַ֨ר קֹ֤דֶשׁ אֱלֹהִים֙ הָיִ֔יתָ בְּת֥וֹךְ אַבְנֵי־אֵ֖שׁ הִתְהַלָּֽכְתָּ
Sen meshedilmiş, koruyan keruvsun ve seni koydum; Tanrı'nın kutsal dağındaydın, ateş taşlarının ortasında yürüdün.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Yeremya 21:10
·
Tevrat
כִּ֣י שַׂ֣מְתִּי פָ֠נַי בָּעִ֨יר הַזֹּ֧את לְרָעָ֛ה וְלֹ֥א לְטוֹבָ֖ה נְאֻם־יְהוָ֑ה בְּיַד־מֶ֤לֶךְ בָּבֶל֙ תִּנָּתֵ֔ן וּשְׂרָפָ֖הּ בָּאֵֽשׁ
Çünkü yüzümü bu şehre iyilik için değil kötülük için koydum, Yahve'nin bildirisidir; Babil kralının eline verilecek ve onu ateşle yakacak.
Yeremya 34:3
·
Tevrat
וְאַתָּ֗ה לֹ֚א תִמָּלֵט֙ מִיָּד֔וֹ כִּ֚י תָּפֹ֣שׂ תִּתָּפֵ֔שׂ וּבְיָד֖וֹ תִּנָּתֵ֑ן וְֽ֠עֵינֶיךָ אֶת־עֵינֵ֨י מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֜ל תִּרְאֶ֗ינָה וּפִ֛יהוּ אֶת־פִּ֥יךָ יְדַבֵּ֖ר וּבָבֶ֥ל תָּבֽוֹא
Sen de onun elinden kaçamayacaksın, çünkü kesinlikle yakalanacaksın ve onun eline verileceksin; gözlerin Babil kralının gözlerini görecek, onun ağzı senin ağzınla konuşacak ve Babil'e gideceksin.
Yeremya 37:17
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַח֩ הַמֶּ֨לֶךְ צִדְקִיָּ֜הוּ וַיִּקָּחֵ֗הוּ וַיִּשְׁאָלֵ֨הוּ הַמֶּ֤לֶךְ בְּבֵיתוֹ֙ בַּסֵּ֔תֶר וַיֹּ֕אמֶר הֲיֵ֥שׁ דָּבָ֖ר מֵאֵ֣ת יְהוָ֑ה וַיֹּ֤אמֶר יִרְמְיָ֨הוּ֙ יֵ֔שׁ וַיֹּ֕אמֶר בְּיַ֥ד מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֖ל תִּנָּתֵֽן
Sonra Kral Tsedekiya gönderdi ve onu aldı; kral evinde gizlice ona sordu ve dedi: 'Yahve'den bir söz var mı?' Yeremya dedi: 'Var.' Ve dedi: 'Babil kralının eline verileceksin.'
Yeremya 38:3
·
Tevrat
כֹּ֖ה אָמַ֣ר יְהוָ֑ה הִנָּתֹ֨ן תִּנָּתֵ֜ן הָעִ֣יר הַזֹּ֗את בְּיַ֛ד חֵ֥יל מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֖ל וּלְכָדָֽהּ
Yahve şöyle diyor: Bu şehir kesinlikle Babil kralının ordusunun eline verilecek ve onu ele geçirecek.
Yeremya 39:17
·
Tevrat
וְהִצַּלְתִּ֥יךָ בַיּוֹם־הַה֖וּא נְאֻם־יְהוָ֑ה וְלֹ֤א תִנָּתֵן֙ בְּיַ֣ד הָֽאֲנָשִׁ֔ים אֲשֶׁר־אַתָּ֥ה יָג֖וֹר מִפְּנֵיהֶֽם
Ve o gün seni kurtaracağım, Yahve'nin bildirisidir; ve yüzlerinden korktuğun adamların eline verilmeyeceksin.
Örnek Ayetler (5 / 11)
Yeremya 38:18
·
Tevrat
וְאִ֣ם לֹֽא־תֵצֵ֗א אֶל־שָׂרֵי֙ מֶ֣לֶךְ בָּבֶ֔ל וְנִתְּנָ֞ה הָעִ֤יר הַזֹּאת֙ בְּיַ֣ד הַכַּשְׂדִּ֔ים וּשְׂרָפ֖וּהָ בָּאֵ֑שׁ וְאַתָּ֖ה לֹֽא־תִמָּלֵ֥ט מִיָּדָֽם
Ama eğer Babil kralının önderlerine çıkmazsan, bu şehir Kildanilerin eline verilecek ve onu ateşte yakacaklar; ve sen onların elinden kurtulmayacaksın.'
1. Samuel 15:28
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ שְׁמוּאֵ֔ל קָרַ֨ע יְהוָ֜ה אֶֽת־מַמְלְכ֧וּת יִשְׂרָאֵ֛ל מֵעָלֶ֖יךָ הַיּ֑וֹם וּנְתָנָ֕הּ לְרֵעֲךָ֖ הַטּ֥וֹב מִמֶּֽךָּ
Samuel ona dedi: 'Yahve bugün İsrail krallığını senin üzerinden yırttı ve onu senden iyi olan komşuna verdi.'
1. Samuel 25:27
·
Tevrat
וְעַתָּה֙ הַבְּרָכָ֣ה הַזֹּ֔את אֲשֶׁר־הֵבִ֥יא שִׁפְחָתְךָ֖ לַֽאדֹנִ֑י וְנִתְּנָה֙ לַנְּעָרִ֔ים הַמִּֽתְהַלְּכִ֖ים בְּרַגְלֵ֥י אֲדֹנִֽי
Ve şimdi cariyenin efendime getirdiği bu bereket efendimin ardınca yürüyen gençlere verilsin.
Yeşu 8:7
·
Tevrat
וְאַתֶּ֗ם תָּקֻ֨מוּ֙ מֵהָ֣אוֹרֵ֔ב וְהוֹרַשְׁתֶּ֖ם אֶת־הָעִ֑יר וּנְתָנָ֛הּ יְהוָ֥ה אֱלֹֽהֵיכֶ֖ם בְּיֶדְכֶֽם
Siz pusudan kalkacaksınız ve şehri mülk edineceksiniz; Tanrınız Yahve onu elinize verecek.
Yaratılış 29:27
·
Tevrat
מַלֵּ֖א שְׁבֻ֣עַ זֹ֑את וְנִתְּנָ֨ה לְךָ֜ גַּם־אֶת־זֹ֗את בַּעֲבֹדָה֙ אֲשֶׁ֣ר תַּעֲבֹ֣ד עִמָּדִ֔י ע֖וֹד שֶֽׁבַע־שָׁנִ֥ים אֲחֵרֽוֹת
Bunun haftasını doldur, benimle hizmet edeceğin başka yedi yıl daha hizmet karşılığında bunu da sana vereceğiz.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Hakimler 15:6
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֣וּ פְלִשְׁתִּים֮ מִ֣י עָ֣שָׂה זֹאת֒ וַיֹּאמְר֗וּ שִׁמְשׁוֹן֙ חֲתַ֣ן הַתִּמְנִ֔י כִּ֚י לָקַ֣ח אֶת־אִשְׁתּ֔וֹ וַֽיִּתְּנָ֖הּ לְמֵרֵעֵ֑הוּ וַיַּעֲל֣וּ פְלִשְׁתִּ֔ים וַיִּשְׂרְפ֥וּ אוֹתָ֛הּ וְאֶת־אָבִ֖יהָ בָּאֵֽשׁ
Filistliler dediler: 'Bunu kim yaptı?' Ve dediler: 'Timnalının damadı Şimşon; çünkü onun karısını aldı ve onu arkadaşına verdi.' Bunun üzerine Filistliler çıktılar ve onu ve babasını ateşte yaktılar.
Yeremya 36:32
·
Tevrat
וְיִרְמְיָ֜הוּ לָקַ֣ח מְגִלָּ֣ה אַחֶ֗רֶת וַֽיִּתְּנָהּ֮ אֶל־בָּר֣וּךְ בֶּן־נֵרִיָּהוּ֮ הַסֹּפֵר֒ וַיִּכְתֹּ֤ב עָלֶ֨יהָ֙ מִפִּ֣י יִרְמְיָ֔הוּ אֵ֚ת כָּל־דִּבְרֵ֣י הַסֵּ֔פֶר אֲשֶׁ֥ר שָׂרַ֛ף יְהוֹיָקִ֥ים מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֖ה בָּאֵ֑שׁ וְע֨וֹד נוֹסַ֧ף עֲלֵיהֶ֛ם דְּבָרִ֥ים רַבִּ֖ים כָּהֵֽמָּה
Bunun üzerine Yeremya başka bir tomar aldı ve onu yazman Neriya oğlu Baruk'a verdi; ve o, Yahuda kralı Yehoyakim'in ateşte yaktığı kitabın bütün sözlerini Yeremya'nın ağzından ona yazdı; ve ayrıca onlara bunlar gibi birçok söz eklendi.
1. Samuel 28:17
·
Tevrat
וַיַּ֤עַשׂ יְהוָה֙ ל֔וֹ כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּ֣ר בְּיָדִ֑י וַיִּקְרַ֨ע יְהוָ֤ה אֶת־הַמַּמְלָכָה֙ מִיָּדֶ֔ךָ וַֽיִּתְּנָ֖הּ לְרֵעֲךָ֥ לְדָוִֽד
Yahve benim elimle konuştuğu gibi kendisi için yaptı; Yahve krallığı senin elinden yırttı ve onu arkadaşın Davut'a verdi.
1. Krallar 9:16
·
Tevrat
פַּרְעֹ֨ה מֶֽלֶךְ־מִצְרַ֜יִם עָלָ֗ה וַיִּלְכֹּ֤ד אֶת־גֶּ֨זֶר֙ וַיִּשְׂרְפָ֣הּ בָּאֵ֔שׁ וְאֶת־הַֽכְּנַעֲנִ֛י הַיֹּשֵׁ֥ב בָּעִ֖יר הָרָ֑ג וַֽיִּתְּנָהּ֙ שִׁלֻּחִ֔ים לְבִתּ֖וֹ אֵ֥שֶׁת שְׁלֹמֹֽה
Mısır kralı Firavun çıkmıştı ve Gezer'i ele geçirmişti ve onu ateşte yakmıştı ve şehirde oturan Kenanlıyı öldürmüştü; ve onu Süleyman'ın karısı olan kızına çeyiz olarak vermişti.
Yeşu 11:23
·
Tevrat
וַיִּקַּ֨ח יְהוֹשֻׁ֜עַ אֶת־כָּל־הָאָ֗רֶץ כְּ֠כֹל אֲשֶׁ֨ר דִּבֶּ֣ר יְהוָה֮ אֶל־מֹשֶׁה֒ וַיִּתְּנָהּ֩ יְהוֹשֻׁ֨עַ לְנַחֲלָ֧ה לְיִשְׂרָאֵ֛ל כְּמַחְלְקֹתָ֖ם לְשִׁבְטֵיהֶ֑ם וְהָאָ֥רֶץ שָׁקְטָ֖ה מִמִּלְחָמָֽה
Yeşu Yahve'nin Musa'ya söylediği her şeye göre bütün diyarı aldı ve Yeşu onu oymaklarına bölümlerine göre İsrail'e miras olarak verdi; ve diyar savaştan duruldu.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Hakimler 15:18
·
Tevrat
וַיִּצְמָא֮ מְאֹד֒ וַיִּקְרָ֤א אֶל־יְהוָה֙ וַיֹּאמַ֔ר אַתָּה֙ נָתַ֣תָּ בְיַֽד־עַבְדְּךָ֔ אֶת־הַתְּשׁוּעָ֥ה הַגְּדֹלָ֖ה הַזֹּ֑את וְעַתָּה֙ אָמ֣וּת בַּצָּמָ֔א וְנָפַלְתִּ֖י בְּיַ֥ד הָעֲרֵלִֽים
Çok susadı ve Yahve'ye seslenip dedi: 'Sen kulunun eliyle bu büyük kurtuluşu verdin; ve şimdi susuzluktan öleceğim ve sünnetsizlerin eline düşeceğim.'
Hezekiel 16:18
·
Tevrat
וַתִּקְחִ֛י אֶת־בִּגְדֵ֥י רִקְמָתֵ֖ךְ וַתְּכַסִּ֑ים וְשַׁמְנִי֙ וּקְטָרְתִּ֔י נָתַ֖תְּ לִפְנֵיהֶֽם
Ve işlemeli giysilerini aldın ve onları örttün, ve benim yağımı ve benim buhurumu onların önüne koydun.
Hezekiel 16:33
·
Tevrat
לְכָל־זֹנ֖וֹת יִתְּנוּ־נֵ֑דֶה וְאַ֨תְּ נָתַ֤תְּ אֶת־נְדָנַ֨יִךְ֙ לְכָל־מְאַֽהֲבַ֔יִךְ וַתִּשְׁחֳדִ֣י אוֹתָ֗ם לָב֥וֹא אֵלַ֛יִךְ מִסָּבִ֖יב בְּתַזְנוּתָֽיִךְ
Bütün fahişelere hediye verirler, ama sen hediyelerini bütün aşıklarına verdin, ve fahişeliklerinle çevreden sana gelmeleri için onlara rüşvet verdin.
Hezekiel 16:36
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֞ר אֲדֹנָ֣י יְהֹוִ֗ה יַ֣עַן הִשָּׁפֵ֤ךְ נְחֻשְׁתֵּךְ֙ וַתִּגָּלֶ֣ה עֶרְוָתֵ֔ךְ בְּתַזְנוּתַ֖יִךְ עַל־מְאַהֲבָ֑יִךְ וְעַל֙ כָּל־גִּלּוּלֵ֣י תוֹעֲבוֹתַ֔יִךְ וְכִדְמֵ֣י בָנַ֔יִךְ אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תְּ לָהֶֽם
Efendi Yahve şöyle dedi: Çünkü tuncun döküldü ve aşıklarına fahişeliklerinde çıplaklığın açıldı, ve bütün iğrençliklerinin putları üzerine, ve onlara verdiğin oğullarının kanları yüzünden;
1. Krallar 8:34
·
Tevrat
וְאַתָּה֙ תִּשְׁמַ֣ע הַשָּׁמַ֔יִם וְסָ֣לַחְתָּ֔ לְחַטַּ֖את עַמְּךָ֣ יִשְׂרָאֵ֑ל וַהֲשֵֽׁבֹתָם֙ אֶל־הָ֣אֲדָמָ֔ה אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תָּ לַאֲבוֹתָֽם
Ve sen göklerden işit ve halkın İsrail'in günahını bağışla ve onları atalarına verdiğin toprağa geri getir.
Örnek Ayetler (5 / 10)
1. Samuel 18:21
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר שָׁא֜וּל אֶתְּנֶ֤נָּה לּוֹ֙ וּתְהִי־ל֣וֹ לְמוֹקֵ֔שׁ וּתְהִי־ב֖וֹ יַד־פְּלִשְׁתִּ֑ים וַיֹּ֤אמֶר שָׁאוּל֙ אֶל־דָּוִ֔ד בִּשְׁתַּ֛יִם תִּתְחַתֵּ֥ן בִּ֖י הַיּֽוֹם
Şaul dedi: 'Onu ona vereceğim, ona tuzak olsun ve Filistlilerin eli onda olsun.' Ve Şaul Davut'a dedi: 'Bugün ikisiyle bana damat olacaksın.'
Yeşu 8:18
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־יְהוֹשֻׁ֗עַ נְ֠טֵה בַּכִּיד֤וֹן אֲשֶׁר־בְּיָֽדְךָ֙ אֶל־הָעַ֔י כִּ֥י בְיָדְךָ֖ אֶתְּנֶ֑נָּה וַיֵּ֧ט יְהוֹשֻׁ֛עַ בַּכִּיד֥וֹן אֲשֶׁר־בְּיָד֖וֹ אֶל־הָעִֽיר
Yahve Yeşu'ya dedi: 'Elindeki mızrağı Ay'a uzat; çünkü onu eline vereceğim.' Yeşu elindeki mızrağı şehre uzattı.
Yaratılış 13:15
·
Tevrat
כִּ֧י אֶת־כָּל־הָאָ֛רֶץ אֲשֶׁר־אַתָּ֥ה רֹאֶ֖ה לְךָ֣ אֶתְּנֶ֑נָּה וּֽלְזַרְעֲךָ֖ עַד־עוֹלָֽם
Çünkü gördüğün bütün yeri sana ve sonsuza dek senin soyuna vereceğim.
Yaratılış 13:17
·
Tevrat
ק֚וּם הִתְהַלֵּ֣ךְ בָּאָ֔רֶץ לְאָרְכָּ֖הּ וּלְרָחְבָּ֑הּ כִּ֥י לְךָ֖ אֶתְּנֶֽנָּה
Kalk, yeri uzunluğuna ve genişliğine dolaş; çünkü onu sana vereceğim.
Yaratılış 28:13
·
Tevrat
וְהִנֵּ֨ה יְהוָ֜ה נִצָּ֣ב עָלָיו֮ וַיֹּאמַר֒ אֲנִ֣י יְהוָ֗ה אֱלֹהֵי֙ אַבְרָהָ֣ם אָבִ֔יךָ וֵאלֹהֵ֖י יִצְחָ֑ק הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֤ר אַתָּה֙ שֹׁכֵ֣ב עָלֶ֔יהָ לְךָ֥ אֶתְּנֶ֖נָּה וּלְזַרְעֶֽךָ
Ve işte, Yahve onun üzerinde duruyordu ve dedi: 'Ben baban İbrahim'in Tanrısı ve İshak'ın Tanrısı Yahve'yim; üzerinde yattığın yeri sana ve soyuna vereceğim.'
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hakimler 7:9
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ בַּלַּ֣יְלָה הַה֔וּא וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ יְהוָ֔ה ק֖וּם רֵ֣ד בַּֽמַּחֲנֶ֑ה כִּ֥י נְתַתִּ֖יו בְּיָדֶֽךָ
O gece Yahve ona dedi ki: 'Kalk, orduya in; çünkü onu senin eline verdim.
Hezekiel 4:6
·
Tevrat
וְכִלִּיתָ֣ אֶת־אֵ֗לֶּה וְשָׁ֨כַבְתָּ֜ עַל־צִדְּךָ֤ הַיְמָנִי֙ שֵׁנִ֔ית וְנָשָׂ֖אתָ אֶת־עֲוֺ֣ן בֵּית־יְהוּדָ֑ה אַרְבָּעִ֣ים י֔וֹם י֧וֹם לַשָּׁנָ֛ה י֥וֹם לַשָּׁנָ֖ה נְתַתִּ֥יו לָֽךְ
Ve bunları bitirdiğinde, ikinci kez sağ yanının üzerine yatacaksın ve Yahuda evinin suçunu kırk gün taşıyacaksın; yıl için bir gün, yıl için bir gün onu sana verdim.
Hezekiel 7:20
·
Tevrat
וּצְבִ֤י עֶדְיוֹ֙ לְגָא֣וֹן שָׂמָ֔הוּ וְצַלְמֵ֧י תוֹעֲבֹתָ֛ם שִׁקּוּצֵיהֶ֖ם עָ֣שׂוּ ב֑וֹ עַל־כֵּ֛ן נְתַתִּ֥יו לָהֶ֖ם לְנִדָּֽה
Süsünün güzelliğini gurur için koydu ve iğrençliklerinin, tiksintilerinin suretlerini onda yaptılar; bu yüzden onu onlara kirlilik olarak verdim.
Hezekiel 15:6
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה כַּאֲשֶׁ֤ר עֵץ־הַגֶּ֨פֶן֙ בְּעֵ֣ץ הַיַּ֔עַר אֲשֶׁר־נְתַתִּ֥יו לָאֵ֖שׁ לְאָכְלָ֑ה כֵּ֣ן נָתַ֔תִּי אֶת־יֹשְׁבֵ֖י יְרוּשָׁלִָֽם
Bu nedenle Efendi Yahve şöyle dedi: Yemesi için ateşe verdiğim ormanın ağaçları arasındaki asma ağacı gibi, Yeruşalim'in oturanlarını öyle verdim.
Hezekiel 33:27
·
Tevrat
כֹּֽה־תֹאמַ֨ר אֲלֵהֶ֜ם כֹּה־אָמַ֨ר אֲדֹנָ֣י יְהוִה֮ חַי־אָנִי֒ אִם־לֹ֞א אֲשֶׁ֤ר בֶּֽחֳרָבוֹת֙ בַּחֶ֣רֶב יִפֹּ֔לוּ וַֽאֲשֶׁר֙ עַל־פְּנֵ֣י הַשָּׂדֶ֔ה לַחַיָּ֥ה נְתַתִּ֖יו לְאָכְל֑וֹ וַאֲשֶׁ֛ר בַּמְּצָד֥וֹת וּבַמְּעָר֖וֹת בַּדֶּ֥בֶר יָמֽוּתוּ
Onlara şöyle söyleyeceksin, Efendi Yahve şöyle dedi: Ben yaşıyorum, yıkıntılarda olanlar kesinlikle kılıçla düşecekler; kırın yüzünde olanı yemesi için hayvanlara verdim; kalelerde ve mağaralarda olanlar salgın hastalıkla ölecekler.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hakimler 2:23
·
Tevrat
וַיַּנַּ֤ח יְהוָה֙ אֶת־הַגּוֹיִ֣ם הָאֵ֔לֶּה לְבִלְתִּ֥י הוֹרִישָׁ֖ם מַהֵ֑ר וְלֹ֥א נְתָנָ֖ם בְּיַד־יְהוֹשֻֽׁעַ
Böylece Yahve onları çabucak kovmamak için bu ulusları bıraktı ve onları Yeşu'nun eline vermedi.
Yeremya 25:31
·
Tevrat
בָּ֤א שָׁאוֹן֙ עַד־קְצֵ֣ה הָאָ֔רֶץ כִּ֣י רִ֤יב לַֽיהוָה֙ בַּגּוֹיִ֔ם נִשְׁפָּ֥ט ה֖וּא לְכָל־בָּשָׂ֑ר הָרְשָׁעִ֛ים נְתָנָ֥ם לַחֶ֖רֶב נְאֻם־יְהוָֽה
Gürültü yerin ucuna kadar geldi, çünkü Yahve'nin uluslarla davası var, O her beşerle yargılaşacak; kötüleri kılıca verdi, Yahve'nin bildirisidir.
1. Samuel 14:10
·
Tevrat
וְאִם־כֹּ֨ה יֹאמְר֜וּ עֲל֤וּ עָלֵ֨ינוּ֙ וְעָלִ֔ינוּ כִּֽי־נְתָנָ֥ם יְהוָ֖ה בְּיָדֵ֑נוּ וְזֶה־לָּ֖נוּ הָאֽוֹת
Ama eğer şöyle derlerse: 'Bize çıkın', çıkacağız; çünkü Yahve onları elimize vermiştir ve bu bizim için işarettir.
1. Samuel 14:12
·
Tevrat
וַיַּעֲנוּ֩ אַנְשֵׁ֨י הַמַּצָּבָ֜ה אֶת־יוֹנָתָ֣ן וְאֶת־נֹשֵׂ֣א כֵלָ֗יו וַיֹּֽאמְרוּ֙ עֲל֣וּ אֵלֵ֔ינוּ וְנוֹדִ֥יעָה אֶתְכֶ֖ם דָּבָ֑ר וַיֹּ֨אמֶר יוֹנָתָ֜ן אֶל־נֹשֵׂ֤א כֵלָיו֙ עֲלֵ֣ה אַחֲרַ֔י כִּֽי־נְתָנָ֥ם יְהוָ֖ה בְּיַ֥ד יִשְׂרָאֵֽל
Garnizonun adamları Yonatan'a ve silahlarını taşıyan gence seslenip dediler: 'Bize çıkın da size bir şey bildirelim.' Yonatan silahlarını taşıyan gence dedi: 'Ardımdan çık, çünkü Yahve onları İsrail'in eline vermiştir.'
1. Samuel 24:8
·
Tevrat
וַיְשַׁסַּ֨ע דָּוִ֤ד אֶת־אֲנָשָׁיו֙ בַּדְּבָרִ֔ים וְלֹ֥א נְתָנָ֖ם לָק֣וּם אֶל־שָׁא֑וּל וְשָׁא֛וּל קָ֥ם מֵהַמְּעָרָ֖ה וַיֵּ֥לֶךְ בַּדָּֽרֶךְ
Davut adamlarını sözlerle parçaladı ve Saul'a karşı kalkmalarına izin vermedi; ve Saul mağaradan kalktı ve yola gitti.
Örnek Ayetler (5 / 9)
2. Samuel 22:48
·
Tevrat
הָאֵ֕ל הַנֹּתֵ֥ן נְקָמֹ֖ת לִ֑י וּמוֹרִ֥יד עַמִּ֖ים תַּחְתֵּֽנִי
Bana öçleri veren ve halkları altıma indiren Tanrı'dır,
Yeremya 5:24
·
Tevrat
וְלֹֽא־אָמְר֣וּ בִלְבָבָ֗ם נִ֤ירָא נָא֙ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֔ינוּ הַנֹּתֵ֗ן גֶּ֛שֶׁם יוֹרֶ֥ה וּמַלְק֖וֹשׁ בְּעִתּ֑וֹ שְׁבֻע֛וֹת חֻקּ֥וֹת קָצִ֖יר יִשְׁמָר־לָֽנוּ
Ve kalplerinde demediler: 'Lütfen vaktinde yağmur, ilk yağmuru ve son yağmuru veren, bizim için hasadın belirlenmiş haftalarını koruyan Tanrımız Yahve'den korkalım.'
Yeremya 32:4
·
Tevrat
וְצִדְקִיָּ֨הוּ֙ מֶ֣לֶךְ יְהוּדָ֔ה לֹ֥א יִמָּלֵ֖ט מִיַּ֣ד הַכַּשְׂדִּ֑ים כִּ֣י הִנָּתֹ֤ן יִנָּתֵן֙ בְּיַ֣ד מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֔ל וְדִבֶּר־פִּ֣יו עִם־פִּ֔יו וְעֵינָ֖יו אֶת־עֵינָ֥יו תִּרְאֶֽינָה
'Ve Yahuda Kralı Tsedekiya Kildanilerin elinden kaçıp kurtulamayacak; çünkü kesinlikle Babil kralının eline verilecek, ağzı onun ağzıyla konuşacak ve gözleri onun gözlerini görecek;'
Yeremya 38:3
·
Tevrat
כֹּ֖ה אָמַ֣ר יְהוָ֑ה הִנָּתֹ֨ן תִּנָּתֵ֜ן הָעִ֣יר הַזֹּ֗את בְּיַ֛ד חֵ֥יל מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֖ל וּלְכָדָֽהּ
Yahve şöyle diyor: Bu şehir kesinlikle Babil kralının ordusunun eline verilecek ve onu ele geçirecek.
2. Krallar 22:7
·
Tevrat
אַ֚ךְ לֹא־יֵחָשֵׁ֣ב אִתָּ֔ם הַכֶּ֖סֶף הַנִּתָּ֣ן עַל־יָדָ֑ם כִּ֥י בֶאֱמוּנָ֖ה הֵ֥ם עֹשִֽׂים
Ancak ellerine verilen gümüş onlarla hesaplanmasın, çünkü onlar sadakatle çalışıyorlar.'
Örnek Ayetler (5 / 8)
Yeremya 32:4
·
Tevrat
וְצִדְקִיָּ֨הוּ֙ מֶ֣לֶךְ יְהוּדָ֔ה לֹ֥א יִמָּלֵ֖ט מִיַּ֣ד הַכַּשְׂדִּ֑ים כִּ֣י הִנָּתֹ֤ן יִנָּתֵן֙ בְּיַ֣ד מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֔ל וְדִבֶּר־פִּ֣יו עִם־פִּ֔יו וְעֵינָ֖יו אֶת־עֵינָ֥יו תִּרְאֶֽינָה
'Ve Yahuda Kralı Tsedekiya Kildanilerin elinden kaçıp kurtulamayacak; çünkü kesinlikle Babil kralının eline verilecek, ağzı onun ağzıyla konuşacak ve gözleri onun gözlerini görecek;'
Yeşaya 51:12
·
Tevrat
אָנֹכִ֧י אָנֹכִ֛י ה֖וּא מְנַחֶמְכֶ֑ם מִֽי־אַ֤תְּ וַתִּֽירְאִי֙ מֵאֱנ֣וֹשׁ יָמ֔וּת וּמִבֶּן־אָדָ֖ם חָצִ֥יר יִנָּתֵֽן
Sizi teselli eden benim, ben oyum; sen kimsin ki ölecek insandan ve ot gibi verilecek insan oğlundan korkuyorsun?
2. Tarihler 2:13
·
Tevrat
בֶּן־אִשָּׁ֞ה מִן־בְּנ֣וֹת דָּ֗ן וְאָבִ֣יו אִישׁ־צֹרִ֡י יוֹדֵ֡עַ לַעֲשׂ֣וֹת בַּזָּֽהָב־וּ֠בַכֶּסֶף בַּנְּחֹ֨שֶׁת בַּבַּרְזֶ֜ל בָּאֲבָנִ֣ים וּבָעֵצִ֗ים בָּאַרְגָּמָ֤ן בַּתְּכֵ֨לֶת֙ וּבַבּ֣וּץ וּבַכַּרְמִ֔יל וּלְפַתֵּ֨חַ֙ כָּל־פִּתּ֔וּחַ וְלַחְשֹׁ֖ב כָּל־מַחֲשָׁ֑בֶת אֲשֶׁ֤ר יִנָּֽתֶן־לוֹ֙ עִם־חֲכָמֶ֔יךָ וְֽחַכְמֵ֔י אֲדֹנִ֖י דָּוִ֥יד אָבִֽיךָ
O, Dan kızlarından bir kadının oğludur ve babası Surlu bir adamdır; altında, gümüşte, tunçta, demirde, taşlarda ve ağaçlarda, erguvanda, lacivertte, ince ketende ve kırmızıda yapmayı, her oymayı oymayı ve ona verilecek her tasarımı tasarlamayı bilir; senin bilgelerinle ve efendim baban Davut'un bilgeleriyle birlikte.
Ester 2:13
·
Tevrat
וּבָזֶ֕ה הַֽנַּעֲרָ֖ה בָּאָ֣ה אֶל־הַמֶּ֑לֶךְ אֵת֩ כָּל־אֲשֶׁ֨ר תֹּאמַ֜ר יִנָּ֤תֵֽן לָהּ֙ לָב֣וֹא עִמָּ֔הּ מִבֵּ֥ית הַנָּשִׁ֖ים עַד־בֵּ֥ית הַמֶּֽלֶךְ
Ve bununla genç kız krala geliyordu; kadınlar evinden kralın evine kadar onunla gelmesi için söyleyeceği her şey ona veriliyordu.
Ester 9:13
·
Tevrat
וַתֹּ֤אמֶר אֶסְתֵּר֙ אִם־עַל־הַמֶּ֣לֶךְ ט֔וֹב יִנָּתֵ֣ן גַּם־מָחָ֗ר לַיְּהוּדִים֙ אֲשֶׁ֣ר בְּשׁוּשָׁ֔ן לַעֲשׂ֖וֹת כְּדָ֣ת הַיּ֑וֹם וְאֵ֛ת עֲשֶׂ֥רֶת בְּנֵֽי־הָמָ֖ן יִתְל֥וּ עַל־הָעֵֽץ
Ester dedi: 'Eğer krala iyi geliyorsa, Şuşan'da olan Yahudilere yarın da bugünün fermanına göre yapmaları verilsin; ve Haman'ın on oğlunu ağaca assınlar.'
Örnek Ayetler (5 / 8)
Yeremya 26:15
·
Tevrat
אַ֣ךְ יָדֹ֣עַ תֵּדְע֗וּ כִּ֣י אִם־מְמִתִ֣ים אַתֶּם֮ אֹתִי֒ כִּי־דָ֣ם נָקִ֗י אַתֶּם֙ נֹתְנִ֣ים עֲלֵיכֶ֔ם וְאֶל־הָעִ֥יר הַזֹּ֖את וְאֶל־יֹשְׁבֶ֑יהָ כִּ֣י בֶאֱמֶ֗ת שְׁלָחַ֤נִי יְהוָה֙ עֲלֵיכֶ֔ם לְדַבֵּר֙ בְּאָזְנֵיכֶ֔ם אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵֽלֶּה
Ancak kesinlikle bilin ki, eğer beni öldürürseniz, kendi üzerinize, bu şehre ve onun oturanlarına suçsuz kan getireceksiniz; çünkü bütün bu sözleri kulaklarınıza söylemem için Yahve beni gerçekten size gönderdi.
Nehemya 12:47
·
Tevrat
וְכָל־יִשְׂרָאֵל֩ בִּימֵ֨י זְרֻבָּבֶ֜ל וּבִימֵ֣י נְחֶמְיָ֗ה נֹֽתְנִ֛ים מְנָי֛וֹת הַמְשֹׁרְרִ֥ים וְהַשֹּׁעֲרִ֖ים דְּבַר־י֣וֹם בְּיוֹמ֑וֹ וּמַקְדִּשִׁים֙ לַלְוִיִּ֔ם וְהַלְוִיִּ֔ם מַקְדִּשִׁ֖ים לִבְנֵ֥י אַהֲרֹֽן
Ve bütün İsrail, Zerubbabel'in günlerinde ve Nehemya'nın günlerinde şarkıcıların ve kapı nöbetçilerinin paylarını her günün işini gününde veriyorlardı; ve Levililer için ayırıyorlardı ve Levililer Harun'un oğulları için ayırıyorlardı.
Nehemya 13:5
·
Tevrat
וַיַּ֨עַשׂ ל֜וֹ לִשְׁכָּ֣ה גְדוֹלָ֗ה וְשָׁ֣ם הָי֪וּ לְפָנִ֟ים נֹ֠תְנִים אֶת־הַמִּנְחָ֨ה הַלְּבוֹנָ֜ה וְהַכֵּלִ֗ים וּמַעְשַׂ֤ר הַדָּגָן֙ הַתִּיר֣וֹשׁ וְהַיִּצְהָ֔ר מִצְוַת֙ הַלְוִיִּ֔ם וְהַמְשֹׁרְרִ֖ים וְהַשֹּׁעֲרִ֑ים וּתְרוּמַ֖ת הַכֹּהֲנִֽים
Ve ona büyük bir oda yaptı; ve orada eskiden sunuyu, günlüğü ve kapları ve tahılın, yeni şarabın ve yağın ondalığını, Levililerin ve şarkıcıların ve kapı nöbetçilerinin buyruğunu ve kâhinlerin sunusunu veriyorlardı.
Yasa'nın Tekrarı 28:32
·
Tevrat
בָּנֶ֨יךָ וּבְנֹתֶ֜יךָ נְתֻנִ֨ים לְעַ֤ם אַחֵר֙ וְעֵינֶ֣יךָ רֹא֔וֹת וְכָל֥וֹת אֲלֵיהֶ֖ם כָּל־הַיּ֑וֹם וְאֵ֥ין לְאֵ֖ל יָדֶֽךָ
Oğulların ve kızların başka bir halka verilmiş olacak; ve gözlerin görecek ve bütün gün onlar için tükenecektir, ama elinde güç olmayacaktır.
Çölde Sayım 8:16
·
Tevrat
כִּי֩ נְתֻנִ֨ים נְתֻנִ֥ים הֵ֨מָּה֙ לִ֔י מִתּ֖וֹךְ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל תַּחַת֩ פִּטְרַ֨ת כָּל־רֶ֜חֶם בְּכ֥וֹר כֹּל֙ מִבְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לָקַ֥חְתִּי אֹתָ֖ם לִֽי
Çünkü onlar İsrail oğullarının ortasından bana tamamen verilmişlerdir; her rahmi açanın, İsrail oğullarından her ilk doğanın yerine onları kendime aldım.