18
Kullanım
3
Lemma
6
Türev
17
Anlam
3 lemma, 6 türev form
Örnek Ayetler (5)
2. Krallar 7:5
·
Tevrat
וַיָּק֣וּמוּ בַנֶּ֔שֶׁף לָב֖וֹא אֶל־מַחֲנֵ֣ה אֲרָ֑ם וַיָּבֹ֗אוּ עַד־קְצֵה֙ מַחֲנֵ֣ה אֲרָ֔ם וְהִנֵּ֥ה אֵֽין־שָׁ֖ם אִֽישׁ
Aram ordugahına gelmek için alacakaranlıkta kalktılar. Aram ordugahının ucuna kadar geldiler; ve işte, orada kimse yoktu.
2. Krallar 7:7
·
Tevrat
וַיָּקוּמוּ֮ וַיָּנ֣וּסוּ בַנֶּשֶׁף֒ וַיַּעַזְב֣וּ אֶת־אָהֳלֵיהֶ֗ם וְאֶת־סֽוּסֵיהֶם֙ וְאֶת־חֲמֹ֣רֵיהֶ֔ם הַֽמַּחֲנֶ֖ה כַּאֲשֶׁר־הִ֑יא וַיָּנֻ֖סוּ אֶל־נַפְשָֽׁם
Kalktılar ve alacakaranlıkta kaçtılar; çadırlarını, atlarını ve eşeklerini, ordugahı olduğu gibi bıraktılar ve canları için kaçtılar.
Yeşaya 5:11
·
Tevrat
ה֛וֹי מַשְׁכִּימֵ֥י בַבֹּ֖קֶר שֵׁכָ֣ר יִרְדֹּ֑פוּ מְאַחֲרֵ֣י בַנֶּ֔שֶׁף יַ֖יִן יַדְלִיקֵֽם
Vay sabah erkenden kalkıp içki kovalayanlara, alacakaranlıkta gecikip şarabın onları alevlendirdiği kimselere!
Mezmurlar 119:147
·
Tevrat
קִדַּ֣מְתִּי בַ֭נֶּשֶׁף וָאֲשַׁוֵּ֑עָה לִדְבָרְךָ֥ יִחָֽלְתִּי
Şafakta önce davrandım ve feryat ettim; senin sözüne umut bağladım.
Süleyman'ın Özdeyişleri 7:9
·
Tevrat
בְּנֶֽשֶׁף־בְּעֶ֥רֶב י֑וֹם בְּאִישׁ֥וֹן לַ֝֗יְלָה וַאֲפֵלָֽה
Alacakaranlıkta, günün akşamında, gecenin ortasında ve karanlıkta.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 13:16
·
Tevrat
תְּנוּ֩ לַיהוָ֨ה אֱלֹהֵיכֶ֤ם כָּבוֹד֙ בְּטֶ֣רֶם יַחְשִׁ֔ךְ וּבְטֶ֛רֶם יִֽתְנַגְּפ֥וּ רַגְלֵיכֶ֖ם עַל־הָ֣רֵי נָ֑שֶׁף וְקִוִּיתֶ֤ם לְאוֹר֙ וְשָׂמָ֣הּ לְצַלְמָ֔וֶת וְשִׁ֖ית לַעֲרָפֶֽל
O karanlık yapmadan ve ayaklarınız alacakaranlık dağlarında sendelemeden önce Tanrınız Yahve'ye yücelik verin; ve siz ışık beklersiniz ve O onu ölüm gölgesine çevirir ve koyu karanlık yapar.
Yeşaya 21:4
·
Tevrat
תָּעָ֣ה לְבָבִ֔י פַּלָּצ֖וּת בִּֽעֲתָ֑תְנִי אֵ֚ת נֶ֣שֶׁף חִשְׁקִ֔י שָׂ֥ם לִ֖י לַחֲרָדָֽה
Kalbim saptı, dehşet beni korkuttu; arzuladığım alacakaranlığı benim için titremeye çevirdi.
Eyüp 7:4
·
Tevrat
אִם־שָׁכַ֗בְתִּי וְאָמַ֗רְתִּי מָתַ֣י אָ֭קוּם וּמִדַּד־עָ֑רֶב וְשָׂבַ֖עְתִּי נְדֻדִ֣ים עֲדֵי־נָֽשֶׁף
Eğer yatarsam ve derim: 'Ne zaman kalkacağım?' Ve akşam uzar ve alacakaranlığa kadar dönüp durmalara doyarım.
Eyüp 24:15
·
Tevrat
וְעֵ֤ין נֹאֵ֨ף שָׁ֤מְרָֽה נֶ֣שֶׁף לֵ֭אמֹר לֹא־תְשׁוּרֵ֣נִי עָ֑יִן וְסֵ֖תֶר פָּנִ֣ים יָשִֽׂים
Ve zina edenin gözü alacakaranlığı bekler, 'Beni göz görmeyecek' diyerek yüzüne örtü koyar.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 59:10
·
Tevrat
נְגַֽשְׁשָׁ֤ה כַֽעִוְרִים֙ קִ֔יר וּכְאֵ֥ין עֵינַ֖יִם נְגַשֵּׁ֑שָׁה כָּשַׁ֤לְנוּ בַֽצָּהֳרַ֨יִם֙ כַּנֶּ֔שֶׁף בָּאַשְׁמַנִּ֖ים כַּמֵּתִֽים
Körler gibi duvarı yokluyoruz ve gözleri yok gibi yokluyoruz; öğleyin alacakaranlık gibi tökezledik, karanlık yerlerde ölüler gibiyiz.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 30:17
·
Tevrat
וַיַּכֵּ֥ם דָּוִ֛ד מֵהַנֶּ֥שֶׁף וְעַד־הָעֶ֖רֶב לְמָֽחֳרָתָ֑ם וְלֹֽא־נִמְלַ֤ט מֵהֶם֙ אִ֔ישׁ כִּי֩ אִם־אַרְבַּ֨ע מֵא֧וֹת אִֽישׁ־נַ֛עַר אֲשֶׁר־רָכְב֥וּ עַל־הַגְּמַלִּ֖ים וַיָּנֻֽסוּ
Davut onları alacakaranlıktan ertesi günün akşamına kadar vurdu; develere binip kaçan dört yüz genç adam dışında onlardan hiçbir adam kurtulamadı.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 3:9
·
Tevrat
יֶחְשְׁכוּ֮ כּוֹכְבֵ֪י נִ֫שְׁפּ֥וֹ יְקַו־לְא֥וֹר וָאַ֑יִן וְאַל־יִ֝רְאֶ֗ה בְּעַפְעַפֵּי־שָֽׁחַר
Onun alacakaranlığının yıldızları kararsın; ışığı beklesin ve olmasın, ve şafağın göz kapaklarını görmesin.
Örnek Ayetler (2)
Yasa'nın Tekrarı 14:16
·
Tevrat
אֶת־הַכּ֥וֹס וְאֶת־הַיַּנְשׁ֖וּף וְהַתִּנְשָֽׁמֶת
küçük baykuş, büyük baykuş ve peçeli baykuş,
Levililer 11:17
·
Tevrat
וְאֶת־הַכּ֥וֹס וְאֶת־הַשָּׁלָ֖ךְ וְאֶת־הַיַּנְשֽׁוּף
Ve küçük baykuş ve karabatak ve büyük baykuş,
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 34:11
·
Tevrat
וִירֵשׁ֨וּהָ֙ קָאַ֣ת וְקִפּ֔וֹד וְיַנְשׁ֥וֹף וְעֹרֵ֖ב יִשְׁכְּנוּ־בָ֑הּ וְנָטָ֥ה עָלֶ֛יהָ קַֽו־תֹ֖הוּ וְאַבְנֵי־בֹֽהוּ
Pelikan ve kirpi onu mülk edinecek, baykuş ve karga onda oturacak; onun üzerine boşluk ipini ve hiçlik taşlarını gerecek.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 15:10
·
Tevrat
נָשַׁ֥פְתָּ בְרוּחֲךָ֖ כִּסָּ֣מוֹ יָ֑ם צָֽלֲלוּ֙ כַּֽעוֹפֶ֔רֶת בְּמַ֖יִם אַדִּירִֽים
Rüzgarınla üfledin, deniz onları örttü; görkemli sularda kurşun gibi battılar.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 40:24
·
Tevrat
אַ֣ף בַּל־נִטָּ֗עוּ אַ֚ף בַּל־זֹרָ֔עוּ אַ֛ף בַּל־שֹׁרֵ֥שׁ בָּאָ֖רֶץ גִּזְעָ֑ם וְגַם־נָשַׁ֤ף בָּהֶם֙ וַיִּבָ֔שׁוּ וּסְעָרָ֖ה כַּקַּ֥שׁ תִּשָּׂאֵֽם
Hatta dikilmediler, hatta ekilmediler, hatta onların gövdesi yerde kök salmadı; ve ayrıca onlara üfledi ve kurudular ve fırtına onları saman gibi taşıyacak.