98
Kullanım
6
Lemma
31
Türev
50
Anlam
6 lemma, 31 türev form
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 4:20
·
Tevrat
וּכְעֵ֣ת מוּתָ֗הּ וַתְּדַבֵּ֨רְנָה֙ הַנִּצָּב֣וֹת עָלֶ֔יהָ אַל־תִּֽירְאִ֖י כִּ֣י בֵ֣ן יָלָ֑דְתְּ וְלֹ֥א עָנְתָ֖ה וְלֹא־שָׁ֥תָה לִבָּֽהּ
Ölüm anında, başında duran kadınlar ona dediler: 'Korkma, çünkü bir oğul doğurdun.' Ama o cevap vermedi ve kalbini vermedi.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 31:21
·
Tevrat
הַצִּ֧יבִי לָ֣ךְ צִיֻּנִ֗ים שִׂ֤מִי לָךְ֙ תַּמְרוּרִ֔ים שִׁ֣תִי לִבֵּ֔ךְ לַֽמְסִלָּ֖ה דֶּ֣רֶךְ הָלָ֑כְתְּ שׁ֚וּבִי בְּתוּלַ֣ת יִשְׂרָאֵ֔ל שֻׁ֖בִי אֶל־עָרַ֥יִךְ אֵֽלֶּה
Kendine işaretler dik, kendine yol işaretleri koy; kalbini yola, gittiğin yola koy; dön İsrail bakiresi, bu şehirlerine dön.
Örnek Ayetler (1)
1. Tarihler 18:3
·
Tevrat
וַיַּ֥ךְ דָּוִ֛יד אֶת־הֲדַדְעֶ֥זֶר מֶֽלֶךְ־צוֹבָ֖ה חֲמָ֑תָה בְּלֶכְתּ֕וֹ לְהַצִּ֥יב יָד֖וֹ בִּֽנְהַר־פְּרָֽת
Ve Davut, o Fırat ırmağında elini dikmek için giderken, Hama'ya doğru Tsova kralı Hadadezer'i vurdu.
Örnek Ayetler (1)
Ağıtlar 3:12
·
Tevrat
דָּרַ֤ךְ קַשְׁתוֹ֙ וַיַּצִּיבֵ֔נִי כַּמַּטָּרָ֖א לַחֵֽץ
Yayını gerdi ve beni ok için hedef gibi dikti.
Örnek Ayetler (1)
Nahum 2:8
·
Tevrat
וְהֻצַּ֖ב גֻּלְּתָ֣ה הֹֽעֲלָ֑תָה וְאַמְהֹתֶ֗יהָ מְנַֽהֲגוֹת֙ כְּק֣וֹל יוֹנִ֔ים מְתֹפְפֹ֖ת עַל־לִבְבֵהֶֽן
Ve karar verildi: O açığa çıkarıldı, alıp götürüldü; ve onun hizmetçileri güvercinlerin sesi gibi inleyerek yüreklerine vuruyorlar.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 15:12
·
Tevrat
וַיַּשְׁכֵּ֧ם שְׁמוּאֵ֛ל לִקְרַ֥את שָׁא֖וּל בַּבֹּ֑קֶר וַיֻּגַּ֨ד לִשְׁמוּאֵ֜ל לֵאמֹ֗ר בָּֽא־שָׁא֤וּל הַכַּרְמֶ֨לָה֙ וְהִנֵּ֨ה מַצִּ֥יב לוֹ֙ יָ֔ד וַיִּסֹּב֙ וַֽיַּעֲבֹ֔ר וַיֵּ֖רֶד הַגִּלְגָּֽל
Samuel sabah Şaul'u karşılamak için erken kalktı; Samuel'e diyerek bildirildi: 'Şaul Karmel'e geldi ve işte kendine anıt dikiyor, döndü, geçti ve Gilgal'a indi.'
Örnek Ayetler (4)
2. Samuel 18:18
·
Tevrat
וְאַבְשָׁלֹ֣ם לָקַ֗ח וַיַּצֶּב־ל֤וֹ בְחַיָּיו֙ אֶת־מַצֶּ֨בֶת֙ אֲשֶׁ֣ר בְּעֵֽמֶק־הַמֶּ֔לֶךְ כִּ֤י אָמַר֙ אֵֽין־לִ֣י בֵ֔ן בַּעֲב֖וּר הַזְכִּ֣יר שְׁמִ֑י וַיִּקְרָ֤א לַמַּצֶּ֨בֶת֙ עַל־שְׁמ֔וֹ וַיִּקָּ֤רֵא לָהּ֙ יַ֣ד אַבְשָׁלֹ֔ם עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Avşalom yaşarken almış ve Kral Vadisi'ndeki dikili taşı kendine dikmişti; çünkü dedi: 'Adımı anımsatmak için oğlum yoktur.' Dikili taşa kendi adını verdi ve ona bugüne kadar Avşalom'un Eli diye çağrıldı.
Yeşaya 6:13
·
Tevrat
וְע֥וֹד בָּהּ֙ עֲשִׂ֣רִיָּ֔ה וְשָׁ֖בָה וְהָיְתָ֣ה לְבָעֵ֑ר כָּאֵלָ֣ה וְכָאַלּ֗וֹן אֲשֶׁ֤ר בְּשַׁלֶּ֨כֶת֙ מַצֶּ֣בֶת בָּ֔ם זֶ֥רַע קֹ֖דֶשׁ מַצַּבְתָּֽהּ
Ve onda hala onda bir kalırsa, dönecek ve yakılmak için olacak; kesildiğinde onlarda kütük kalan terebint ağacı ve meşe ağacı gibi, kutsal tohum onun kütüğüdür.
Yaratılış 35:14
·
Tevrat
וַיַּצֵּ֨ב יַעֲקֹ֜ב מַצֵּבָ֗ה בַּמָּק֛וֹם אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר אִתּ֖וֹ מַצֶּ֣בֶת אָ֑בֶן וַיַּסֵּ֤ךְ עָלֶ֨יהָ֙ נֶ֔סֶךְ וַיִּצֹ֥ק עָלֶ֖יהָ שָֽׁמֶן
Yakup onunla konuştuğu yerde bir anıt, taştan bir anıt dikti; üzerine dökmelik sunu döktü ve üzerine yağ döktü.
Yaratılış 35:20
·
Tevrat
וַיַּצֵּ֧ב יַעֲקֹ֛ב מַצֵּבָ֖ה עַל־קְבֻרָתָ֑הּ הִ֛וא מַצֶּ֥בֶת קְבֻֽרַת־רָחֵ֖ל עַד־הַיּֽוֹם
Yakup onun mezarının üzerine bir anıt dikti; bu, bugüne kadar Rahel'in mezar anıtıdır.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 18:18
·
Tevrat
וְאַבְשָׁלֹ֣ם לָקַ֗ח וַיַּצֶּב־ל֤וֹ בְחַיָּיו֙ אֶת־מַצֶּ֨בֶת֙ אֲשֶׁ֣ר בְּעֵֽמֶק־הַמֶּ֔לֶךְ כִּ֤י אָמַר֙ אֵֽין־לִ֣י בֵ֔ן בַּעֲב֖וּר הַזְכִּ֣יר שְׁמִ֑י וַיִּקְרָ֤א לַמַּצֶּ֨בֶת֙ עַל־שְׁמ֔וֹ וַיִּקָּ֤רֵא לָהּ֙ יַ֣ד אַבְשָׁלֹ֔ם עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Avşalom yaşarken almış ve Kral Vadisi'ndeki dikili taşı kendine dikmişti; çünkü dedi: 'Adımı anımsatmak için oğlum yoktur.' Dikili taşa kendi adını verdi ve ona bugüne kadar Avşalom'un Eli diye çağrıldı.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 6:13
·
Tevrat
וְע֥וֹד בָּהּ֙ עֲשִׂ֣רִיָּ֔ה וְשָׁ֖בָה וְהָיְתָ֣ה לְבָעֵ֑ר כָּאֵלָ֣ה וְכָאַלּ֗וֹן אֲשֶׁ֤ר בְּשַׁלֶּ֨כֶת֙ מַצֶּ֣בֶת בָּ֔ם זֶ֥רַע קֹ֖דֶשׁ מַצַּבְתָּֽהּ
Ve onda hala onda bir kalırsa, dönecek ve yakılmak için olacak; kesildiğinde onlarda kütük kalan terebint ağacı ve meşe ağacı gibi, kutsal tohum onun kütüğüdür.
Örnek Ayetler (3)
1. Samuel 13:3
·
Tevrat
וַיַּ֣ךְ יוֹנָתָ֗ן אֵ֣ת נְצִ֤יב פְּלִשְׁתִּים֙ אֲשֶׁ֣ר בְּגֶ֔בַע וַֽיִּשְׁמְע֖וּ פְּלִשְׁתִּ֑ים וְשָׁאוּל֩ תָּקַ֨ע בַּשּׁוֹפָ֤ר בְּכָל־הָאָ֨רֶץ֙ לֵאמֹ֔ר יִשְׁמְע֖וּ הָעִבְרִֽים
Yonatan Geva'daki Filistli garnizonunu vurdu ve Filistliler bunu işittiler. Şaul, 'İbraniler işitsin' diyerek bütün yerde şofar çaldı.
1. Samuel 13:4
·
Tevrat
וְכָל־יִשְׂרָאֵ֞ל שָׁמְע֣וּ לֵאמֹ֗ר הִכָּ֤ה שָׁאוּל֙ אֶת־נְצִ֣יב פְּלִשְׁתִּ֔ים וְגַם־נִבְאַשׁ יִשְׂרָאֵ֖ל בַּפְּלִשְׁתִּ֑ים וַיִּצָּעֲק֥וּ הָעָ֛ם אַחֲרֵ֥י שָׁא֖וּל הַגִּלְגָּֽל
Bütün İsrail, 'Şaul Filistli garnizonunu vurdu ve İsrail Filistliler arasında iğrenç oldu' dendiğini işitti. Halk Gilgal'da Şaul'un ardınca toplandı.
Yaratılış 19:26
·
Tevrat
וַתַּבֵּ֥ט אִשְׁתּ֖וֹ מֵאַחֲרָ֑יו וַתְּהִ֖י נְצִ֥יב מֶֽלַח
Karısı onun arkasından baktı ve bir tuz sütunu oldu.
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 8:6
·
Tevrat
וַיָּ֨שֶׂם דָּוִ֤ד נְצִבִים֙ בַּאֲרַ֣ם דַּמֶּ֔שֶׂק וַתְּהִ֤י אֲרָם֙ לְדָוִ֔ד לַעֲבָדִ֖ים נוֹשְׂאֵ֣י מִנְחָ֑ה וַיֹּ֤שַׁע יְהוָה֙ אֶת־דָּוִ֔ד בְּכֹ֖ל אֲשֶׁ֥ר הָלָֽךְ
Davut Şam Aramı'na garnizonlar koydu ve Aram Davut'a sunu taşıyan kullar oldu. Yahve Davut'u gittiği her yerde kurtardı.
2. Samuel 8:14
·
Tevrat
וַיָּ֨שֶׂם בֶּאֱד֜וֹם נְצִבִ֗ים בְּכָל־אֱדוֹם֙ שָׂ֣ם נְצִבִ֔ים וַיְהִ֥י כָל־אֱד֖וֹם עֲבָדִ֣ים לְדָוִ֑ד וַיּ֤וֹשַׁע יְהוָה֙ אֶת־דָּוִ֔ד בְּכֹ֖ל אֲשֶׁ֥ר הָלָֽךְ
Edom'a garnizonlar koydu, bütün Edom'a garnizonlar koydu; ve bütün Edom Davut'a kullar oldu. Yahve Davut'u gittiği her yerde kurtardı.
Örnek Ayetler (2)
1. Tarihler 18:13
·
Tevrat
וַיָּ֤שֶׂם בֶּֽאֱדוֹם֙ נְצִיבִ֔ים וַיִּהְי֥וּ כָל־אֱד֖וֹם עֲבָדִ֣ים לְדָוִ֑יד וַיּ֤וֹשַׁע יְהוָה֙ אֶת־דָּוִ֔יד בְּכֹ֖ל אֲשֶׁ֥ר הָלָֽךְ
Edom'a garnizonlar koydu ve bütün Edom Davut'a kullar oldu; Yahve gittiği her yerde Davut'u kurtardı.
2. Tarihler 17:2
·
Tevrat
וַיִּ֨תֶּן־חַ֔יִל בְּכָל־עָרֵ֥י יְהוּדָ֖ה הַבְּצֻר֑וֹת וַיִּתֵּ֤ן נְצִיבִים֙ בְּאֶ֣רֶץ יְהוּדָ֔ה וּבְעָרֵ֣י אֶפְרַ֔יִם אֲשֶׁ֥ר לָכַ֖ד אָסָ֥א אָבִֽיו
Yahuda'nın bütün surlu şehirlerine ordu koydu; Yahuda diyarına ve babası Asa'nın ele geçirdiği Efrayim şehirlerine garnizonlar koydu.
Örnek Ayetler (2)
1. Krallar 4:19
·
Tevrat
גֶּ֥בֶר בֶּן־אֻרִ֖י בְּאֶ֣רֶץ גִּלְעָ֑ד אֶ֜רֶץ סִיח֣וֹן מֶ֣לֶךְ הָאֱמֹרִ֗י וְעֹג֙ מֶ֣לֶךְ הַבָּשָׁ֔ן וּנְצִ֥יב אֶחָ֖ד אֲשֶׁ֥ר בָּאָֽרֶץ
Uri oğlu Gever Gilat diyarında, Amorluların kralı Sihon'un ve Başan kralı Og'un diyarındaydı; ve o diyarda tek bir vali vardı.
1. Tarihler 11:16
·
Tevrat
וְדָוִ֖יד אָ֣ז בַּמְּצוּדָ֑ה וּנְצִ֣יב פְּלִשְׁתִּ֔ים אָ֖ז בְּבֵ֥ית לָֽחֶם
Ve Davut o zaman hisardaydı; ve Filistlilerin garnizonu o zaman Beytlehem'deydi.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 10:5
·
Tevrat
אַ֣חַר כֵּ֗ן תָּבוֹא֙ גִּבְעַ֣ת הָאֱלֹהִ֔ים אֲשֶׁר־שָׁ֖ם נְצִבֵ֣י פְלִשְׁתִּ֑ים וִיהִי֩ כְבֹאֲךָ֨ שָׁ֜ם הָעִ֗יר וּפָגַעְתָּ֞ חֶ֤בֶל נְבִיאִים֙ יֹרְדִ֣ים מֵֽהַבָּמָ֔ה וְלִפְנֵיהֶ֞ם נֵ֤בֶל וְתֹף֙ וְחָלִ֣יל וְכִנּ֔וֹר וְהֵ֖מָּה מִֽתְנַבְּאִֽים
Bundan sonra Filistlilerin garnizonlarının bulunduğu Tanrı'nın tepesine geleceksin. Oraya, şehre geldiğinde, yüksek yerden inen bir grup peygamberle karşılaşacaksın; önlerinde lir, tef, flüt ve arp, ve onlar peygamberlik ediyorlar.
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 15:43
·
Tevrat
וְיִפְתָּ֥ח וְאַשְׁנָ֖ה וּנְצִֽיב
Ve Yiftah ve Aşna ve Nesiv.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 3:22
·
Tevrat
וַיָּבֹ֨א גַֽם־הַנִּצָּ֜ב אַחַ֣ר הַלַּ֗הַב וַיִּסְגֹּ֤ר הַחֵ֨לֶב֙ בְּעַ֣ד הַלַּ֔הַב כִּ֣י לֹ֥א שָׁלַ֛ף הַחֶ֖רֶב מִבִּטְנ֑וֹ וַיֵּצֵ֖א הַֽפַּרְשְׁדֹֽנָה
Ve namlunun ardından kabza da girdi ve yağ namlunun üzerini kapattı; çünkü kılıcı onun karnından çekmedi ve o arkadan çıktı.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 2:41
·
Tevrat
וְדִֽי־חֲזַ֜יְתָה רַגְלַיָּ֣א וְאֶצְבְּעָתָ֗א מִנְּהֵ֞ן חֲסַ֤ף דִּֽי־פֶחָר֙ וּמִנְּהֵ֣ין פַּרְזֶ֔ל מַלְכ֤וּ פְלִיגָה֙ תֶּהֱוֵ֔ה וּמִן־נִצְבְּתָ֥א דִ֥י פַרְזְלָ֖א לֶֽהֱוֵא־בַ֑הּ כָּל־קֳבֵל֙ דִּ֣י חֲזַ֔יְתָה פַּ֨רְזְלָ֔א מְעָרַ֖ב בַּחֲסַ֥ף טִינָֽא
Ve ayakları ve parmakları, bir kısmı çömlekçi kili ve bir kısmı demir gördüğün gibi, bölünmüş bir krallık olacak; ve onda demirin sağlamlığından olacak; çünkü demiri çamur kiliyle karışmış gördün.