16
Kullanım
2
Lemma
8
Türev
18
Anlam
2 lemma, 8 türev form
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 2:7
·
Tevrat
וַיִּיצֶר֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהִ֜ים אֶת־הָֽאָדָ֗ם עָפָר֙ מִן־הָ֣אֲדָמָ֔ה וַיִּפַּ֥ח בְּאַפָּ֖יו נִשְׁמַ֣ת חַיִּ֑ים וַֽיְהִ֥י הָֽאָדָ֖ם לְנֶ֥פֶשׁ חַיָּֽה
Yahve Tanrı insanı topraktan toz olarak biçimlendirdi ve onun burun deliklerine yaşam nefesi üfledi; böylece insan canlı bir varlık oldu.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 1:13
·
Tevrat
וַיְהִ֨י דְבַר־יְהוָ֤ה אֵלַי֙ שֵׁנִ֣ית לֵאמֹ֔ר מָ֥ה אַתָּ֖ה רֹאֶ֑ה וָאֹמַ֗ר סִ֤יר נָפ֨וּחַ֙ אֲנִ֣י רֹאֶ֔ה וּפָנָ֖יו מִפְּנֵ֥י צָפֽוֹנָה
Yahve'nin sözü bana ikinci kez geldi ve dedi: 'Ne görüyorsun?' Dedim: 'Kaynayan bir kazan görüyorum ve onun yüzü kuzey yönündendir.'
Eyüp 41:12
·
Tevrat
מִ֭נְּחִירָיו יֵצֵ֣א עָשָׁ֑ן כְּד֖וּד נָפ֣וּחַ וְאַגְמֹֽן
Onun burun deliklerinden kaynayan tencere ve saz gibi duman çıkar.
Örnek Ayetler (2)
Hagay 1:9
·
Tevrat
פָּנֹ֤ה אֶל־הַרְבֵּה֙ וְהִנֵּ֣ה לִמְעָ֔ט וַהֲבֵאתֶ֥ם הַבַּ֖יִת וְנָפַ֣חְתִּי ב֑וֹ יַ֣עַן מֶ֗ה נְאֻם֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת יַ֗עַן בֵּיתִי֙ אֲשֶׁר־ה֣וּא חָרֵ֔ב וְאַתֶּ֥ם רָצִ֖ים אִ֥ישׁ לְבֵיתֽוֹ
Çoğa baktınız ve işte az oldu; ve eve getirdiniz ve ona üfledim. Ne yüzünden? Ordular Yahvesi'nin bildirisidir; evim yıkıkken ve siz her adam kendi evine koştuğunuz yüzünden.
Hezekiel 22:21
·
Tevrat
וְכִנַּסְתִּ֣י אֶתְכֶ֔ם וְנָפַחְתִּ֥י עֲלֵיכֶ֖ם בְּאֵ֣שׁ עֶבְרָתִ֑י וְנִתַּכְתֶּ֖ם בְּתוֹכָֽהּ
Ve sizi bir araya getireceğim ve gazabımın ateşiyle üzerinize üfleyeceğim ve onun ortasında eritileceksiniz.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 54:16
·
Tevrat
הִנֵּ֤ה אָֽנֹכִי֙ בָּרָ֣אתִי חָרָ֔שׁ נֹפֵ֨חַ֙ בְּאֵ֣שׁ פֶּחָ֔ם וּמוֹצִ֥יא כְלִ֖י לְמַעֲשֵׂ֑הוּ וְאָנֹכִ֛י בָּרָ֥אתִי מַשְׁחִ֖ית לְחַבֵּֽל
İşte, kömür ateşini üfleyen ve işi için bir alet çıkaran demirciyi ben yarattım; ve yok etmek için yıkıcıyı da ben yarattım.
Eyüp 20:26
·
Tevrat
כָּל־חֹשֶׁךְ֮ טָמ֪וּן לִצְפּ֫וּנָ֥יו תְּ֭אָכְלֵהוּ אֵ֣שׁ לֹֽא־נֻפָּ֑ח יֵ֖רַע שָׂרִ֣יד בְּאָהֳלֽוֹ
Bütün karanlık onun hazineleri için gizlenmiştir; üflenmemiş ateş onu yiyecek, çadırında kalan kötü olacak.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 15:9
·
Tevrat
אֻמְלְלָ֞ה יֹלֶ֣דֶת הַשִּׁבְעָ֗ה נָפְחָ֥ה נַפְשָׁ֛הּ בָּ֥א שִׁמְשָׁ֛הּ בְּעֹ֥ד יוֹמָ֖ם בּ֣וֹשָׁה וְחָפֵ֑רָה וּשְׁאֵֽרִיתָ֗ם לַחֶ֧רֶב אֶתֵּ֛ן לִפְנֵ֥י אֹיְבֵיהֶ֖ם נְאֻם־יְהוָֽה
Yedi çocuk doğuran soldu; canını üfledi; henüz gündüzken güneşi battı; utandı ve rezil oldu. Ve onların geri kalanını düşmanlarının yüzünün önünde kılıca vereceğim, Yahve'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 31:39
·
Tevrat
אִם־כֹּ֭חָהּ אָכַ֣לְתִּי בְלִי־כָ֑סֶף וְנֶ֖פֶשׁ בְּעָלֶ֣יהָ הִפָּֽחְתִּי
Eğer onun gücünü gümüş olmadan yediysem ve sahiplerinin canını çıkardıysam,
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 22:20
·
Tevrat
קְבֻ֣צַת כֶּ֡סֶף וּ֠נְחֹשֶׁת וּבַרְזֶ֨ל וְעוֹפֶ֤רֶת וּבְדִיל֙ אֶל־תּ֣וֹךְ כּ֔וּר לָפַֽחַת־עָלָ֥יו אֵ֖שׁ לְהַנְתִּ֑יךְ כֵּ֤ן אֶקְבֹּץ֙ בְּאַפִּ֣י וּבַחֲמָתִ֔י וְהִנַּחְתִּ֥י וְהִתַּכְתִּ֖י אֶתְכֶֽם
Eritmek için üzerine ateş üflemek üzere fırının ortasına gümüşün ve tuncun ve demirin ve kurşunun ve kalayın toplanması gibi, öyle öfkemle ve gazabımla toplayacağım ve bırakacağım ve sizi eriteceğim.
Örnek Ayetler (1)
Malaki 1:13
·
Tevrat
וַאֲמַרְתֶּם֩ הִנֵּ֨ה מַתְּלָאָ֜ה וְהִפַּחְתֶּ֣ם אוֹת֗וֹ אָמַר֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת וַהֲבֵאתֶ֣ם גָּז֗וּל וְאֶת־הַפִּסֵּ֨חַ֙ וְאֶת־הַ֣חוֹלֶ֔ה וַהֲבֵאתֶ֖ם אֶת־הַמִּנְחָ֑ה הַאֶרְצֶ֥ה אוֹתָ֛הּ מִיֶּדְכֶ֖ם אָמַ֥ר יְהוָֽה
Ve dediniz: 'İşte ne yorgunluk!' Ve ona üflediniz, Ordular Yahve dedi. Ve çalınmışı ve topalı ve hastayı getirdiniz; ve sunuyu getirdiniz. Elinizden ondan razı olur muyum? Yahve dedi.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 37:9
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֔י הִנָּבֵ֖א אֶל־הָר֑וּחַ הִנָּבֵ֣א בֶן־אָ֠דָם וְאָמַרְתָּ֨ אֶל־הָר֜וּחַ כֹּֽה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה מֵאַרְבַּ֤ע רוּחוֹת֙ בֹּ֣אִי הָר֔וּחַ וּפְחִ֛י בַּהֲרוּגִ֥ים הָאֵ֖לֶּה וְיִֽחְיֽוּ
Sonra bana dedi: 'Ruha peygamberlik et, peygamberlik et, adam oğlu, ve ruha diyeceksin: Efendi Yahve şöyle dedi: Dört rüzgardan gel, ruh, ve bu öldürülmüşlere üfle ve yaşasınlar.'