387
Kullanım
14
Lemma
85
Türev
111
Anlam
14 lemma, 85 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
הַנַּעַר Lemma | hannaar | genç, genç, çocuk, hizmetkar | İsim | 67 | ||
נַעַר | naar | genç, genç, çocuk, hizmetkar | İsim | 42 | ||
הַנְּעָרִים | ha-nne'arim | gençler, genç, oğlan, hizmetkar | İsim | 21 | ||
נַעֲרֵי | na'arey | gençleri, genç, oğlan, hizmetkar | İsim | 18 | ||
נַעֲרוֹ | na'aro | onun genci, genç, hizmetkâr, oğlan | Zamir | 12 | ||
לַֽנַּעֲרָ | la-nna'ara | genç kıza, genç kız, hizmetçi, cariye | İsim | 11 | ||
וְהַנַּעַר | ve-hanna'ar | ve genç, genç, oğlan, hizmetkar | İsim | 11 | ||
Örnek Ayetler (5 / 11) 1. Samuel 1:24 · Tevrat וַתַּעֲלֵ֨הוּ עִמָּ֜הּ כַּאֲשֶׁ֣ר גְּמָלַ֗תּוּ בְּפָרִ֤ים שְׁלֹשָׁה֙ וְאֵיפָ֨ה אַחַ֥ת קֶ֨מַח֙ וְנֵ֣בֶל יַ֔יִן וַתְּבִאֵ֥הוּ בֵית־יְהוָ֖ה שִׁל֑וֹ וְהַנַּ֖עַר נָֽעַר Onu sütten kestiğinde, üç boğa, bir efa (~22 litre) un ve bir tulum şarapla birlikte onu kendisiyle çıkardı ve onu Şilo'daki Yahve'nin evine getirdi; ve çocuk henüz küçüktü. 1. Samuel 2:11 · Tevrat וַיֵּ֧לֶךְ אֶלְקָנָ֛ה הָרָמָ֖תָה עַל־בֵּית֑וֹ וְהַנַּ֗עַר הָיָ֤ה מְשָׁרֵת֙ אֶת־יְהוָ֔ה אֶת־פְּנֵ֖י עֵלִ֥י הַכֹּהֵֽן Elkana Rama'ya, evine gitti; ve çocuk kâhin Eli'nin yüzünün önünde Yahve'ye hizmet ediyordu. 1. Samuel 2:26 · Tevrat וְהַנַּ֣עַר שְׁמוּאֵ֔ל הֹלֵ֥ךְ וְגָדֵ֖ל וָט֑וֹב גַּ֚ם עִם־יְהוָ֔ה וְגַ֖ם עִם־אֲנָשִֽׁים Ve çocuk Samuel giderek büyüyordu; hem Yahve'nin yanında hem de insanların yanında iyi oluyordu. 1. Samuel 3:1 · Tevrat וְהַנַּ֧עַר שְׁמוּאֵ֛ל מְשָׁרֵ֥ת אֶת־יְהוָ֖ה לִפְנֵ֣י עֵלִ֑י וּדְבַר־יְהוָ֗ה הָיָ֤ה יָקָר֙ בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֔ם אֵ֥ין חָז֖וֹן נִפְרָֽץ Çocuk Samuel Eli'nin yüzünün önünde Yahve'ye hizmet ediyordu. O günlerde Yahve'nin sözü nadirdi; yaygın bir görü yoktu. 1. Samuel 20:39 · Tevrat וְהַנַּ֖עַר לֹֽא־יָדַ֣ע מְא֑וּמָה אַ֤ךְ יְהֽוֹנָתָן֙ וְדָוִ֔ד יָדְע֖וּ אֶת־הַדָּבָֽר Genç hiçbir şey bilmiyordu; sadece Yonatan ve Davut sözü biliyordu. | ||||||
נְעָרִים | ne'arim | gençler, genç, oğlan, hizmetkar | İsim | 9 | ||
וְנַעַר | vena'ar | ve genç, genç, çocuk, hizmetkar | İsim | 8 | ||
נְעָרָיו | ne'arav | onun gençleri, genç, hizmetkar, oğlan | Zamir | 7 | ||
לְנַעֲרוֹ | lena'aro | gencine, genç, hizmetkar, oğlan | Zamir | 7 | ||
מֵֽהַנְּעָרִים | me-hanne'arim | gençlerden, genç, oğlan, hizmetkar | İsim | 6 | ||
מִנַּעַר | mi-nnaar | gençten, genç, çocuk, hizmetkar | İsim | 4 | ||
וְנַעֲרוֹ | ve-na'aro | ve genci, genç, hizmetkar, çocuk | Zamir | 3 | ||
לַנְּעָרִים | la-nne'arim | gençlere, genç, hizmetkar, oğlan | İsim | 3 | ||
נַעַרְךָ | na'arkha | senin gencin, genç, hizmetkar, oğlan | Zamir | 2 | ||
וּנְעָרַי | u-nearay | ve gençlerim, çocuk, hizmetkar, genç | Zamir | 2 | ||
וּנְעָרִים | une'arim | ve gençler, gençler, hizmetkarlar, oğlanlar | İsim | 2 | ||
וּבַנְּעָרִים | u-va-nne'arim | ve gençlerde, genç, hizmetkar, çocuk | İsim | 1 | ||
מִֽנַּעֲרֵי | mi-nna'arey | gençlerinden, genç, hizmetkar, oğlan | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 67)
Hakimler 8:20
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ לְיֶ֣תֶר בְּכוֹר֔וֹ ק֖וּם הֲרֹ֣ג אוֹתָ֑ם וְלֹא־שָׁלַ֨ף הַנַּ֤עַר חַרְבּוֹ֙ כִּ֣י יָרֵ֔א כִּ֥י עוֹדֶ֖נּוּ נָֽעַר
İlk doğanı Yeter'e dedi: "Kalk, onları öldür." Fakat genç kılıcını çekmedi, çünkü korktu, çünkü o hala gençti.
Hakimler 9:54
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֨א מְהֵרָ֜ה אֶל־הַנַּ֣עַר נֹשֵׂ֣א כֵלָ֗יו וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ שְׁלֹ֤ף חַרְבְּךָ֙ וּמ֣וֹתְתֵ֔נִי פֶּן־יֹ֥אמְרוּ לִ֖י אִשָּׁ֣ה הֲרָגָ֑תְהוּ וַיִּדְקְרֵ֥הוּ נַעֲר֖וֹ וַיָּמֹֽת
Silahlarını taşıyan genci hızla çağırdı ve ona dedi: 'Kılıcını çek ve beni öldür, benim için bir kadın onu öldürdü demesinler.' Genci onu deldi ve o öldü.
Hakimler 13:5
·
Tevrat
כִּי֩ הִנָּ֨ךְ הָרָ֜ה וְיֹלַ֣דְתְּ בֵּ֗ן וּמוֹרָה֙ לֹא־יַעֲלֶ֣ה עַל־רֹאשׁ֔וֹ כִּֽי־נְזִ֧יר אֱלֹהִ֛ים יִהְיֶ֥ה הַנַּ֖עַר מִן־הַבָּ֑טֶן וְה֗וּא יָחֵ֛ל לְהוֹשִׁ֥יעַ אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל מִיַּ֥ד פְּלִשְׁתִּֽים
Çünkü işte sen gebesin ve oğul doğuracaksın ve onun başı üzerine ustura çıkmayacak; çünkü çocuk rahimden Tanrı'nın adanmışı olacak ve o İsrail'i Filistlilerin elinden kurtarmaya başlayacak.
Hakimler 13:7
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר לִ֔י הִנָּ֥ךְ הָרָ֖ה וְיֹלַ֣דְתְּ בֵּ֑ן וְעַתָּ֞ה אַל־תִּשְׁתִּ֣י יַ֣יִן וְשֵׁכָ֗ר וְאַל־תֹּֽאכְלִי֙ כָּל־טֻמְאָ֔ה כִּֽי־נְזִ֤יר אֱלֹהִים֙ יִהְיֶ֣ה הַנַּ֔עַר מִן־הַבֶּ֖טֶן עַד־י֥וֹם מוֹתֽוֹ
Ve bana dedi: 'İşte sen gebesin ve oğul doğuracaksın; ve şimdi şarap ve içki içme ve hiçbir kirlilik yeme, çünkü çocuk rahimden ölüm gününe kadar Tanrı'nın adanmışı olacak.'
Hakimler 13:12
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר מָנ֔וֹחַ עַתָּ֖ה יָבֹ֣א דְבָרֶ֑יךָ מַה־יִּֽהְיֶ֥ה מִשְׁפַּט־הַנַּ֖עַר וּמַעֲשֵֽׂהוּ
Ve Manoah dedi: 'Şimdi senin sözlerin gelsin; çocuğun kuralı ve onun işi ne olacak?'
Örnek Ayetler (5 / 42)
Hakimler 8:14
·
Tevrat
וַיִּלְכָּד־נַ֛עַר מֵאַנְשֵׁ֥י סֻכּ֖וֹת וַיִּשְׁאָלֵ֑הוּ וַיִּכְתֹּ֨ב אֵלָ֜יו אֶת־שָׂרֵ֤י סֻכּוֹת֙ וְאֶת־זְקֵנֶ֔יהָ שִׁבְעִ֥ים וְשִׁבְעָ֖ה אִֽישׁ
Sukkot adamlarından bir genci ele geçirdi ve ona sordu; o da ona Sukkot'un önderlerini ve yaşlılarını, yetmiş yedi adamı yazdı.
Hakimler 8:20
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ לְיֶ֣תֶר בְּכוֹר֔וֹ ק֖וּם הֲרֹ֣ג אוֹתָ֑ם וְלֹא־שָׁלַ֨ף הַנַּ֤עַר חַרְבּוֹ֙ כִּ֣י יָרֵ֔א כִּ֥י עוֹדֶ֖נּוּ נָֽעַר
İlk doğanı Yeter'e dedi: "Kalk, onları öldür." Fakat genç kılıcını çekmedi, çünkü korktu, çünkü o hala gençti.
Hakimler 17:7
·
Tevrat
וַיְהִי־נַ֗עַר מִבֵּ֥ית לֶ֨חֶם֙ יְהוּדָ֔ה מִמִּשְׁפַּ֖חַת יְהוּדָ֑ה וְה֥וּא לֵוִ֖י וְה֥וּא גָֽר־שָֽׁם
Yahuda'nın Beytlehem'inden, Yahuda ailesinden bir genç vardı; ve o bir Leviliydi ve orada garipti.
2. Samuel 9:9
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֣א הַמֶּ֗לֶךְ אֶל־צִיבָ֛א נַ֥עַר שָׁא֖וּל וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֑יו כֹּל֩ אֲשֶׁ֨ר הָיָ֤ה לְשָׁאוּל֙ וּלְכָל־בֵּית֔וֹ נָתַ֖תִּי לְבֶן־אֲדֹנֶֽיךָ
Kral Şaul'un hizmetkârı Tsiva'yı çağırdı ve ona dedi: 'Şaul'un ve bütün evinin olan her şeyi efendinin oğluna verdim.'
2. Samuel 16:1
·
Tevrat
וְדָוִ֗ד עָבַ֤ר מְעַט֙ מֵֽהָרֹ֔אשׁ וְהִנֵּ֥ה צִיבָ֛א נַ֥עַר מְפִי־בֹ֖שֶׁת לִקְרָאת֑וֹ וְצֶ֨מֶד חֲמֹרִ֜ים חֲבֻשִׁ֗ים וַעֲלֵיהֶם֩ מָאתַ֨יִם לֶ֜חֶם וּמֵאָ֧ה צִמּוּקִ֛ים וּמֵ֥אָה קַ֖יִץ וְנֵ֥בֶל יָֽיִן
Davut baştan biraz geçti ve işte Mefiboşet'in genci Tsiba onu karşılamak için oradaydı; eyerlenmiş bir çift eşek ve onların üzerinde iki yüz ekmek, yüz kuru üzüm, yüz yaz meyvesi ve bir tulum şarap vardı.
Örnek Ayetler (5 / 21)
2. Samuel 2:14
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אַבְנֵר֙ אֶל־יוֹאָ֔ב יָק֤וּמוּ נָא֙ הַנְּעָרִ֔ים וִֽישַׂחֲק֖וּ לְפָנֵ֑ינוּ וַיֹּ֥אמֶר יוֹאָ֖ב יָקֻֽמוּ
Avner Yoav'a dedi: 'Lütfen gençler kalksınlar ve önümüzde oynasınlar.' Yoav dedi: 'Kalksınlar.'
2. Samuel 4:12
·
Tevrat
וַיְצַו֩ דָּוִ֨ד אֶת־הַנְּעָרִ֜ים וַיַּהַרְג֗וּם וַֽיְקַצְּצ֤וּ אֶת־יְדֵיהֶם֙ וְאֶת־רַגְלֵיהֶ֔ם וַיִּתְל֥וּ עַל־הַבְּרֵכָ֖ה בְּחֶבְר֑וֹן וְאֵ֨ת רֹ֤אשׁ אִֽישׁ־בֹּ֨שֶׁת֙ לָקָ֔חוּ וַיִּקְבְּר֥וּ בְקֶֽבֶר־אַבְנֵ֖ר בְּחֶבְרֽוֹן
Davut gençlere buyurdu ve onları öldürdüler; ellerini ve ayaklarını kestiler ve Hevron'da havuzun yanına astılar. İşboşet'in başını aldılar ve Hevron'da Avner'in mezarına gömdüler.
2. Samuel 13:32
·
Tevrat
וַיַּ֡עַן יוֹנָדָ֣ב בֶּן־שִׁמְעָ֨ה אֲחִֽי־דָוִ֜ד וַיֹּ֗אמֶר אַל־יֹאמַ֤ר אֲדֹנִי֙ אֵ֣ת כָּל־הַנְּעָרִ֤ים בְּנֵֽי־הַמֶּ֨לֶךְ֙ הֵמִ֔יתוּ כִּֽי־אַמְנ֥וֹן לְבַדּ֖וֹ מֵ֑ת כִּֽי־עַל־פִּ֤י אַבְשָׁלוֹם֙ הָיְתָ֣ה שׂוּמָ֔ה מִיּוֹם֙ עַנֹּת֔וֹ אֵ֖ת תָּמָ֥ר אֲחֹתֽוֹ
Davut'un kardeşi Şima'nın oğlu Yonadav yanıtladı ve dedi: 'Efendim, kralın oğulları olan bütün gençleri öldürdüler demesin; çünkü yalnız Amnon öldü. Çünkü kız kardeşi Tamar'ı alçalttığı günden beri Avşalom'un ağzı üzerine konulmuştu.'
2. Samuel 16:2
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמֶר הַמֶּ֛לֶךְ אֶל־צִיבָ֖א מָה־אֵ֣לֶּה לָּ֑ךְ וַיֹּ֣אמֶר צִ֠יבָא הַחֲמוֹרִ֨ים לְבֵית־הַמֶּ֜לֶךְ לִרְכֹּ֗ב וְהַלֶּ֤חֶם וְהַקַּ֨יִץ֙ לֶאֱכ֣וֹל הַנְּעָרִ֔ים וְהַיַּ֕יִן לִשְׁתּ֥וֹת הַיָּעֵ֖ף בַּמִּדְבָּֽר
Kral Tsiba'ya dedi: 'Bunlar senin için nedir?' Tsiba dedi: 'Eşekler kralın evinin binmesi için, ekmek ve yaz meyvesi gençlerin yemesi için ve şarap çölde yorulanın içmesi içindir.'
1. Samuel 2:17
·
Tevrat
וַתְּהִ֨י חַטַּ֧את הַנְּעָרִ֛ים גְּדוֹלָ֥ה מְאֹ֖ד אֶת־פְּנֵ֣י יְהוָ֑ה כִּ֤י נִֽאֲצוּ֙ הָֽאֲנָשִׁ֔ים אֵ֖ת מִנְחַ֥ת יְהוָֽה
Gençlerin günahı Yahve'nin yüzünün önünde çok büyüktü; çünkü adamlar Yahve'nin sunusunu hor gördüler.
Örnek Ayetler (5 / 18)
2. Samuel 13:29
·
Tevrat
וַֽיַּעֲשׂ֞וּ נַעֲרֵ֤י אַבְשָׁלוֹם֙ לְאַמְנ֔וֹן כַּאֲשֶׁ֥ר צִוָּ֖ה אַבְשָׁל֑וֹם וַיָּקֻ֣מוּ כָּל־בְּנֵ֣י הַמֶּ֗לֶךְ וַֽיִּרְכְּב֛וּ אִ֥ישׁ עַל־פִּרְדּ֖וֹ וַיָּנֻֽסוּ
Avşalom'un gençleri Amnon'a Avşalom'un buyurduğu gibi yaptılar. Ve kralın bütün oğulları kalktılar ve her adam katırına bindi ve kaçtılar.
1. Samuel 25:9
·
Tevrat
וַיָּבֹ֨אוּ֙ נַעֲרֵ֣י דָוִ֔ד וַיְדַבְּר֧וּ אֶל־נָבָ֛ל כְּכָל־הַדְּבָרִ֥ים הָאֵ֖לֶּה בְּשֵׁ֣ם דָּוִ֑ד וַיָּנֽוּחוּ
Davut'un gençleri geldiler ve Davut'un adıyla Nabal'a bütün bu sözlere göre konuştular ve beklediler.
1. Samuel 25:12
·
Tevrat
וַיַּהַפְכ֥וּ נַעֲרֵֽי־דָוִ֖ד לְדַרְכָּ֑ם וַיָּשֻׁ֨בוּ֙ וַיָּבֹ֔אוּ וַיַּגִּ֣דוּ ל֔וֹ כְּכֹ֖ל הַדְּבָרִ֥ים הָאֵֽלֶּה
Davut'un gençleri yollarına döndüler; geri döndüler ve geldiler ve bütün bu sözlere göre ona bildirdiler.
1. Samuel 25:25
·
Tevrat
אַל־נָ֣א יָשִׂ֣ים אֲדֹנִ֣י אֶת־לִבּ֡וֹ אֶל־אִישׁ֩ הַבְּלִיַּ֨עַל הַזֶּ֜ה עַל־נָבָ֗ל כִּ֤י כִשְׁמוֹ֙ כֶּן־ה֔וּא נָבָ֣ל שְׁמ֔וֹ וּנְבָלָ֖ה עִמּ֑וֹ וַֽאֲנִי֙ אֲמָ֣תְךָ֔ לֹ֥א רָאִ֛יתִי אֶת־נַעֲרֵ֥י אֲדֹנִ֖י אֲשֶׁ֥ר שָׁלָֽחְתָּ
Lütfen efendim kalbini bu değersiz adama, Nabal'a koymasın; çünkü adı gibi öyledir o, adı Nabal'dır ve akılsızlık onunladır. Ben kulun ise efendimin gönderdiği gençlerini görmedim.
2. Krallar 19:6
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר לָהֶם֙ יְשַֽׁעְיָ֔הוּ כֹּ֥ה תֹאמְר֖וּן אֶל־אֲדֹֽנֵיכֶ֑ם כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה אַל־תִּירָא֙ מִפְּנֵ֤י הַדְּבָרִים֙ אֲשֶׁ֣ר שָׁמַ֗עְתָּ אֲשֶׁ֧ר גִּדְּפ֛וּ נַעֲרֵ֥י מֶֽלֶךְ־אַשּׁ֖וּר אֹתִֽי
Yeşaya onlara dedi: 'Efendinize şöyle diyeceksiniz: Yahve şöyle dedi: Asur kralının uşaklarının bana küfrettiği, işittiğin sözlerin yüzünden korkma.'
Örnek Ayetler (5 / 12)
Hakimler 7:11
·
Tevrat
וְשָֽׁמַעְתָּ֙ מַה־יְדַבֵּ֔רוּ וְאַחַר֙ תֶּחֱזַ֣קְנָה יָדֶ֔יךָ וְיָרַדְתָּ֖ בַּֽמַּחֲנֶ֑ה וַיֵּ֤רֶד הוּא֙ וּפֻרָ֣ה נַעֲר֔וֹ אֶל־קְצֵ֥ה הַחֲמֻשִׁ֖ים אֲשֶׁ֥ר בַּֽמַּחֲנֶֽה
Ne konuştuklarını duyacaksın ve sonra ellerin güçlenecek ve orduya ineceksin.' Bunun üzerine o ve hizmetkârı Pura, orduda olan silahlıların ucuna indiler.
Hakimler 9:54
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֨א מְהֵרָ֜ה אֶל־הַנַּ֣עַר נֹשֵׂ֣א כֵלָ֗יו וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ שְׁלֹ֤ף חַרְבְּךָ֙ וּמ֣וֹתְתֵ֔נִי פֶּן־יֹ֥אמְרוּ לִ֖י אִשָּׁ֣ה הֲרָגָ֑תְהוּ וַיִּדְקְרֵ֥הוּ נַעֲר֖וֹ וַיָּמֹֽת
Silahlarını taşıyan genci hızla çağırdı ve ona dedi: 'Kılıcını çek ve beni öldür, benim için bir kadın onu öldürdü demesinler.' Genci onu deldi ve o öldü.
2. Samuel 13:17
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֗א אֶֽת־נַעֲרוֹ֙ מְשָׁ֣רְת֔וֹ וַיֹּ֕אמֶר שִׁלְחוּ־נָ֥א אֶת־זֹ֛את מֵעָלַ֖י הַח֑וּצָה וּנְעֹ֥ל הַדֶּ֖לֶת אַחֲרֶֽיהָ
Hizmet eden gencini çağırdı ve dedi: 'Lütfen bunu yanımdan dışarıya gönderin ve arkasından kapıyı sürgüle.'
1. Samuel 9:22
·
Tevrat
וַיִּקַּ֤ח שְׁמוּאֵל֙ אֶת־שָׁא֣וּל וְאֶֽת־נַעֲר֔וֹ וַיְבִיאֵ֖ם לִשְׁכָּ֑תָה וַיִּתֵּ֨ן לָהֶ֤ם מָקוֹם֙ בְּרֹ֣אשׁ הַקְּרוּאִ֔ים וְהֵ֖מָּה כִּשְׁלֹשִׁ֥ים אִֽישׁ
Ve Samuel Şaul'u ve gencini aldı ve onları odaya getirdi; ve onlara çağrılanların başında bir yer verdi ve onlar yaklaşık otuz adamdı.
1. Samuel 10:14
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ דּ֨וֹד שָׁא֥וּל אֵלָ֛יו וְאֶֽל־נַעֲר֖וֹ אָ֣ן הֲלַכְתֶּ֑ם וַיֹּ֕אמֶר לְבַקֵּשׁ֙ אֶת־הָ֣אֲתֹנ֔וֹת וַנִּרְאֶ֣ה כִי־אַ֔יִן וַנָּב֖וֹא אֶל־שְׁמוּאֵֽל
Şaul'un amcası ona ve hizmetçisine dedi: 'Nereye gittiniz?' Ve dedi: 'Eşekleri aramaya; ve yok olduklarını gördük ve Samuel'in yanına geldik.'
Örnek Ayetler (5 / 11)
Hakimler 13:8
·
Tevrat
וַיֶּעְתַּ֥ר מָנ֛וֹחַ אֶל־יְהוָ֖ה וַיֹּאמַ֑ר בִּ֣י אֲדוֹנָ֔י אִ֣ישׁ הָאֱלֹהִ֞ים אֲשֶׁ֣ר שָׁלַ֗חְתָּ יָבוֹא־נָ֥א עוֹד֙ אֵלֵ֔ינוּ וְיוֹרֵ֕נוּ מַֽה־נַּעֲשֶׂ֖ה לַנַּ֥עַר הַיּוּלָּֽד
Sonra Manoah Yahve'ye yakardı ve dedi: 'Lütfen Efendi, gönderdiğin Tanrı'nın adamı lütfen bize tekrar gelsin ve doğacak çocuğa ne yapacağımızı bize öğretsin.'
2. Samuel 18:5
·
Tevrat
וַיְצַ֣ו הַמֶּ֡לֶךְ אֶת־י֠וֹאָב וְאֶת־אֲבִישַׁ֤י וְאֶת־אִתַּי֙ לֵאמֹ֔ר לְאַט־לִ֖י לַנַּ֣עַר לְאַבְשָׁל֑וֹם וְכָל־הָעָ֣ם שָׁמְע֗וּ בְּצַוֺּ֥ת הַמֶּ֛לֶךְ אֶת־כָּל־הַשָּׂרִ֖ים עַל־דְּבַ֥ר אַבְשָׁלֽוֹם
Kral Yoav'a, Avişay'a ve İttay'a diyerek buyurdu: 'Benim için gence, Avşalom'a yavaş olun.' Kral bütün komutanlara Avşalom'un sözü üzerine buyururken bütün halk duydu.
2. Samuel 18:29
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר הַמֶּ֔לֶךְ שָׁל֥וֹם לַנַּ֖עַר לְאַבְשָׁל֑וֹם וַיֹּ֣אמֶר אֲחִימַ֡עַץ רָאִיתִי֩ הֶהָמ֨וֹן הַגָּד֜וֹל לִ֠שְׁלֹחַ אֶת־עֶ֨בֶד הַמֶּ֤לֶךְ יוֹאָב֙ וְאֶת־עַבְדֶּ֔ךָ וְלֹ֥א יָדַ֖עְתִּי מָֽה
Kral dedi: 'Genç Avşalom'a esenlik var mı?' Ahimaats dedi: 'Kralın kulu Yoav kulunu gönderdiğinde büyük bir kalabalık gördüm, ama ne olduğunu bilmedim.'
2. Samuel 18:32
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר הַמֶּ֨לֶךְ֙ אֶל־הַכּוּשִׁ֔י הֲשָׁל֥וֹם לַנַּ֖עַר לְאַבְשָׁל֑וֹם וַיֹּ֣אמֶר הַכּוּשִׁ֗י יִהְי֤וּ כַנַּ֨עַר֙ אֹֽיְבֵי֙ אֲדֹנִ֣י הַמֶּ֔לֶךְ וְכֹ֛ל אֲשֶׁר־קָ֥מוּ עָלֶ֖יךָ לְרָעָֽה
Kral Kuşlu'ya dedi: 'Genç Avşalom'a esenlik var mı?' Kuşlu dedi: 'Efendim kralın düşmanları ve sana kötülük için kalkanların hepsi o genç gibi olsun.'
1. Samuel 3:8
·
Tevrat
וַיֹּ֨סֶף יְהוָ֥ה קְרֹא־שְׁמוּאֵל֮ בַּשְּׁלִשִׁית֒ וַיָּ֨קָם֙ וַיֵּ֣לֶךְ אֶל־עֵלִ֔י וַיֹּ֣אמֶר הִנְנִ֔י כִּ֥י קָרָ֖אתָ לִ֑י וַיָּ֣בֶן עֵלִ֔י כִּ֥י יְהוָ֖ה קֹרֵ֥א לַנָּֽעַר
Yahve üçüncü kez Samuel'i çağırdı. Kalktı ve Eli'ye gitti ve dedi: 'İşte buradayım, çünkü beni çağırdın.' Eli anladı ki Yahve çocuğu çağırıyor.
Örnek Ayetler (5 / 11)
1. Samuel 1:24
·
Tevrat
וַתַּעֲלֵ֨הוּ עִמָּ֜הּ כַּאֲשֶׁ֣ר גְּמָלַ֗תּוּ בְּפָרִ֤ים שְׁלֹשָׁה֙ וְאֵיפָ֨ה אַחַ֥ת קֶ֨מַח֙ וְנֵ֣בֶל יַ֔יִן וַתְּבִאֵ֥הוּ בֵית־יְהוָ֖ה שִׁל֑וֹ וְהַנַּ֖עַר נָֽעַר
Onu sütten kestiğinde, üç boğa, bir efa (~22 litre) un ve bir tulum şarapla birlikte onu kendisiyle çıkardı ve onu Şilo'daki Yahve'nin evine getirdi; ve çocuk henüz küçüktü.
1. Samuel 2:11
·
Tevrat
וַיֵּ֧לֶךְ אֶלְקָנָ֛ה הָרָמָ֖תָה עַל־בֵּית֑וֹ וְהַנַּ֗עַר הָיָ֤ה מְשָׁרֵת֙ אֶת־יְהוָ֔ה אֶת־פְּנֵ֖י עֵלִ֥י הַכֹּהֵֽן
Elkana Rama'ya, evine gitti; ve çocuk kâhin Eli'nin yüzünün önünde Yahve'ye hizmet ediyordu.
1. Samuel 2:26
·
Tevrat
וְהַנַּ֣עַר שְׁמוּאֵ֔ל הֹלֵ֥ךְ וְגָדֵ֖ל וָט֑וֹב גַּ֚ם עִם־יְהוָ֔ה וְגַ֖ם עִם־אֲנָשִֽׁים
Ve çocuk Samuel giderek büyüyordu; hem Yahve'nin yanında hem de insanların yanında iyi oluyordu.
1. Samuel 3:1
·
Tevrat
וְהַנַּ֧עַר שְׁמוּאֵ֛ל מְשָׁרֵ֥ת אֶת־יְהוָ֖ה לִפְנֵ֣י עֵלִ֑י וּדְבַר־יְהוָ֗ה הָיָ֤ה יָקָר֙ בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֔ם אֵ֥ין חָז֖וֹן נִפְרָֽץ
Çocuk Samuel Eli'nin yüzünün önünde Yahve'ye hizmet ediyordu. O günlerde Yahve'nin sözü nadirdi; yaygın bir görü yoktu.
1. Samuel 20:39
·
Tevrat
וְהַנַּ֖עַר לֹֽא־יָדַ֣ע מְא֑וּמָה אַ֤ךְ יְהֽוֹנָתָן֙ וְדָוִ֔ד יָדְע֖וּ אֶת־הַדָּבָֽר
Genç hiçbir şey bilmiyordu; sadece Yonatan ve Davut sözü biliyordu.
Örnek Ayetler (5 / 9)
2. Samuel 18:15
·
Tevrat
וַיָּסֹ֨בּוּ֙ עֲשָׂרָ֣ה נְעָרִ֔ים נֹשְׂאֵ֖י כְּלֵ֣י יוֹאָ֑ב וַיַּכּ֥וּ אֶת־אַבְשָׁל֖וֹם וַיְמִיתֻֽהוּ
Yoav'ın silahlarını taşıyan on genç etrafını sardı; Avşalom'a vurdular ve onu öldürdüler.
1. Samuel 25:5
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֥ח דָּוִ֖ד עֲשָׂרָ֣ה נְעָרִ֑ים וַיֹּ֨אמֶר דָּוִ֜ד לַנְּעָרִ֗ים עֲל֤וּ כַרְמֶ֨לָה֙ וּבָאתֶ֣ם אֶל־נָבָ֔ל וּשְׁאֶלְתֶּם־ל֥וֹ בִשְׁמִ֖י לְשָׁלֽוֹם
Davut on genç gönderdi ve Davut gençlere dedi: 'Karmel'e çıkın ve Nabal'a gidin ve benim adımla ona esenlik sorun.'
2. Krallar 5:22
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר שָׁל֗וֹם אֲדֹנִי֮ שְׁלָחַ֣נִי לֵאמֹר֒ הִנֵּ֣ה עַתָּ֡ה זֶ֠ה בָּ֣אוּ אֵלַ֧י שְׁנֵֽי־נְעָרִ֛ים מֵהַ֥ר אֶפְרַ֖יִם מִבְּנֵ֣י הַנְּבִיאִ֑ים תְּנָה־נָּ֤א לָהֶם֙ כִּכַּר־כֶּ֔סֶף וּשְׁתֵּ֖י חֲלִפ֥וֹת בְּגָדִֽים
O dedi ki: 'Esenlik. Efendim beni göndererek dedi ki: İşte şimdi Efrayim dağından peygamber oğullarından iki genç bana geldiler; lütfen onlara bir kikar (~34 kg) gümüş ve iki takım giysi ver.'
Yeşaya 3:4
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֥י נְעָרִ֖ים שָׂרֵיהֶ֑ם וְתַעֲלוּלִ֖ים יִמְשְׁלוּ־בָֽם
Ve gençleri onların önderleri yapacağım ve onlara çocuklar egemen olacak.
Yeşaya 13:18
·
Tevrat
וּקְשָׁת֖וֹת נְעָרִ֣ים תְּרַטַּ֑שְׁנָה וּפְרִי־בֶ֨טֶן֙ לֹ֣א יְרַחֵ֔מוּ עַל־בָּנִ֖ים לֹֽא־תָח֥וּס עֵינָֽם
Ve yaylar gençleri parçalayacak; ve rahmin meyvesine merhamet etmeyecekler, gözleri oğullara acımayacak.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Yeremya 51:22
·
Tevrat
וְנִפַּצְתִּ֤י בְךָ֙ אִ֣ישׁ וְאִשָּׁ֔ה וְנִפַּצְתִּ֥י בְךָ֖ זָקֵ֣ן וָנָ֑עַר וְנִפַּצְתִּ֣י בְךָ֔ בָּח֖וּר וּבְתוּלָֽה
Ve seninle adamı ve kadını parçalayacağım ve seninle yaşlıyı ve genci parçalayacağım ve seninle genci ve bakireyi parçalayacağım.
1. Samuel 20:35
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בַבֹּ֔קֶר וַיֵּצֵ֧א יְהוֹנָתָ֛ן הַשָּׂדֶ֖ה לְמוֹעֵ֣ד דָּוִ֑ד וְנַ֥עַר קָטֹ֖ן עִמּֽוֹ
Sabah olunca Yonatan Davut'la buluşmak için tarlaya çıktı; ve yanında küçük bir genç vardı.
Yeşaya 10:19
·
Tevrat
וּשְׁאָ֥ר עֵ֛ץ יַעְר֖וֹ מִסְפָּ֣ר יִֽהְי֑וּ וְנַ֖עַר יִכְתְּבֵֽם
Ve onun ormanının ağacının kalanı sayı olacaklar ve bir çocuk onları yazacak.
Yeşaya 11:6
·
Tevrat
וְגָ֤ר זְאֵב֙ עִם־כֶּ֔בֶשׂ וְנָמֵ֖ר עִם־גְּדִ֣י יִרְבָּ֑ץ וְעֵ֨גֶל וּכְפִ֤יר וּמְרִיא֙ יַחְדָּ֔ו וְנַ֥עַר קָטֹ֖ן נֹהֵ֥ג בָּֽם
Kurt kuzuyla birlikte kalacak ve leopar oğlakla birlikte yatacak; buzağı, genç aslan ve besili sığır bir arada olacak ve küçük bir çocuk onları güdecek.
Süleyman'ın Özdeyişleri 29:15
·
Tevrat
שֵׁ֣בֶט וְ֭תוֹכַחַת יִתֵּ֣ן חָכְמָ֑ה וְנַ֥עַר מְ֝שֻׁלָּ֗ח מֵבִ֥ישׁ אִמּֽוֹ
Değnek ve azar bilgelik verir; ama başıboş bırakılmış çocuk annesini utandırır.
Örnek Ayetler (5 / 7)
2. Samuel 13:28
·
Tevrat
וַיְצַו֩ אַבְשָׁל֨וֹם אֶת־נְעָרָ֜יו לֵאמֹ֗ר רְא֣וּ נָ֠א כְּט֨וֹב לֵב־אַמְנ֤וֹן בַּיַּ֨יִן֙ וְאָמַרְתִּ֣י אֲלֵיכֶ֔ם הַכּ֧וּ אֶת־אַמְנ֛וֹן וַהֲמִתֶּ֥ם אֹת֖וֹ אַל־תִּירָ֑אוּ הֲל֗וֹא כִּ֤י אָֽנֹכִי֙ צִוִּ֣יתִי אֶתְכֶ֔ם חִזְק֖וּ וִהְי֥וּ לִבְנֵי־חָֽיִל
Avşalom gençlerine buyurarak dedi: 'Lütfen görün, Amnon'un kalbi şarapla iyi olduğunda ve size dediğimde: Amnon'u vurun ve onu öldürün; korkmayın. Size ben buyurmadım mı? Güçlü olun ve yiğit oğullar olun.'
2. Krallar 5:23
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר נַעֲמָ֔ן הוֹאֵ֖ל קַ֣ח כִּכָּרָ֑יִם וַיִּפְרָץ־בּ֗וֹ וַיָּצַר֩ כִּכְּרַ֨יִם כֶּ֜סֶף בִּשְׁנֵ֣י חֲרִטִ֗ים וּשְׁתֵּי֙ חֲלִפ֣וֹת בְּגָדִ֔ים וַיִּתֵּן֙ אֶל־שְׁנֵ֣י נְעָרָ֔יו וַיִּשְׂא֖וּ לְפָנָֽיו
Naaman dedi ki: 'Lütfet, iki kikar (~68 kg) al.' Ve ona diretti; iki kikar gümüşü iki torbada ve iki takım giysiyi bağladı ve iki gencine verdi, onlar da onun önünde taşıdılar.
Rut 2:15
·
Tevrat
וַתָּ֖קָם לְלַקֵּ֑ט וַיְצַו֩ בֹּ֨עַז אֶת־נְעָרָ֜יו לֵאמֹ֗ר גַּ֣ם בֵּ֧ין הָֽעֳמָרִ֛ים תְּלַקֵּ֖ט וְלֹ֥א תַכְלִימֽוּהָ
Sonra toplamak için kalktı; ve Boaz genç adamlarına buyurdu ve dedi: 'Demetlerin arasında da toplasın ve onu utandırmayın.'
Yaratılış 22:3
·
Tevrat
וַיַּשְׁכֵּ֨ם אַבְרָהָ֜ם בַּבֹּ֗קֶר וַֽיַּחֲבֹשׁ֙ אֶת־חֲמֹר֔וֹ וַיִּקַּ֞ח אֶת־שְׁנֵ֤י נְעָרָיו֙ אִתּ֔וֹ וְאֵ֖ת יִצְחָ֣ק בְּנ֑וֹ וַיְבַקַּע֙ עֲצֵ֣י עֹלָ֔ה וַיָּ֣קָם וַיֵּ֔לֶךְ אֶל־הַמָּק֖וֹם אֲשֶׁר־אָֽמַר־ל֥וֹ הָאֱלֹהִֽים
İbrahim sabah erken kalktı, eşeğine semer vurdu, iki uşağını ve oğlu İshak'ı yanına aldı; yakmalık sunu odunlarını yardı, kalktı ve Tanrı'nın ona dediği yere gitti.
Yaratılış 22:5
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אַבְרָהָ֜ם אֶל־נְעָרָ֗יו שְׁבוּ־לָכֶ֥ם פֹּה֙ עִֽם־הַחֲמ֔וֹר וַאֲנִ֣י וְהַנַּ֔עַר נֵלְכָ֖ה עַד־כֹּ֑ה וְנִֽשְׁתַּחֲוֶ֖ה וְנָשׁ֥וּבָה אֲלֵיכֶֽם
İbrahim uşaklarına dedi: 'Siz eşekle burada oturun; ben ve çocuk oraya kadar gideceğiz, secde edeceğiz ve size döneceğiz.'
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hakimler 19:13
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר לְנַעֲר֔וֹ לְךָ֥ וְנִקְרְבָ֖ה בְּאַחַ֣ד הַמְּקֹמ֑וֹת וְלַ֥נּוּ בַגִּבְעָ֖ה א֥וֹ בָרָמָֽה
Ve uşağına dedi ki: 'Gel ve yerlerden birine yaklaşalım; ve Giva'da veya Rama'da geceleyelim.'
1. Samuel 9:5
·
Tevrat
הֵ֗מָּה בָּ֚אוּ בְּאֶ֣רֶץ צ֔וּף וְשָׁא֥וּל אָמַ֛ר לְנַעֲר֥וֹ אֲשֶׁר־עִמּ֖וֹ לְכָ֣ה וְנָשׁ֑וּבָה פֶּן־יֶחְדַּ֥ל אָבִ֛י מִן־הָאֲתֹנ֖וֹת וְדָ֥אַג לָֽנוּ
Onlar Tsuf diyarına geldiler ve Şaul yanındaki gencine dedi: 'Gel ve dönelim, babam dişi eşekleri bırakıp bizim için endişelenmesin.'
1. Samuel 9:7
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר שָׁא֜וּל לְנַעֲר֗וֹ וְהִנֵּ֣ה נֵלֵךְ֮ וּמַה־נָּבִ֣יא לָאִישׁ֒ כִּ֤י הַלֶּ֨חֶם֙ אָזַ֣ל מִכֵּלֵ֔ינוּ וּתְשׁוּרָ֥ה אֵין־לְהָבִ֖יא לְאִ֣ישׁ הָאֱלֹהִ֑ים מָ֖ה אִתָּֽנוּ
Bunun üzerine Şaul gencine dedi: 'Ve işte gidersek adama ne getireceğiz? Çünkü kaplarımızdan ekmek tükendi ve Tanrı adamına getirecek hediye yok. Yanımızda ne var?'
1. Samuel 9:10
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר שָׁא֧וּל לְנַעֲר֛וֹ ט֥וֹב דְּבָרְךָ֖ לְכָ֣ה נֵלֵ֑כָה וַיֵּֽלְכוּ֙ אֶל־הָעִ֔יר אֲשֶׁר־שָׁ֖ם אִ֥ישׁ הָאֱלֹהִֽים
Bunun üzerine Şaul gencine dedi: 'Sözün iyidir, gel gidelim.' Ve Tanrı adamının orada olduğu şehre gittiler.
1. Samuel 20:36
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר לְנַעֲר֔וֹ רֻ֗ץ מְצָ֥א נָא֙ אֶת־הַ֣חִצִּ֔ים אֲשֶׁ֥ר אָנֹכִ֖י מוֹרֶ֑ה הַנַּ֣עַר רָ֔ץ וְהֽוּא־יָרָ֥ה הַחֵ֖צִי לְהַעֲבִרֽוֹ
Gencine dedi: 'Koş, lütfen atacağım okları bul.' Genç koştu ve o, oku onun ötesine geçirmek için attı.
Örnek Ayetler (5 / 6)
2. Samuel 1:15
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֣א דָוִ֗ד לְאַחַד֙ מֵֽהַנְּעָרִ֔ים וַיֹּ֖אמֶר גַּ֣שׁ פְּגַע־בּ֑וֹ וַיַּכֵּ֖הוּ וַיָּמֹֽת
Davut gençlerden birini çağırdı ve dedi: 'Yaklaş, ona vur.' O da ona vurdu ve o öldü.
2. Samuel 2:21
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמֶר ל֣וֹ אַבְנֵ֗ר נְטֵ֤ה לְךָ֙ עַל־יְמִֽינְךָ֙ א֣וֹ עַל־שְׂמֹאלֶ֔ךָ וֶאֱחֹ֣ז לְךָ֗ אֶחָד֙ מֵֽהַנְּעָרִ֔ים וְקַח־לְךָ֖ אֶת־חֲלִצָת֑וֹ וְלֹֽא־אָבָ֣ה עֲשָׂהאֵ֔ל לָס֖וּר מֵאַחֲרָֽיו
Avner ona dedi: 'Sağına veya soluna sap ve gençlerden birini kendine tut ve onun zırhını kendine al.' Fakat Asahel onun ardından ayrılmak istemedi.
1. Samuel 9:3
·
Tevrat
וַתֹּאבַ֨דְנָה֙ הָאֲתֹנ֔וֹת לְקִ֖ישׁ אֲבִ֣י שָׁא֑וּל וַיֹּ֨אמֶר קִ֜ישׁ אֶל־שָׁא֣וּל בְּנ֗וֹ קַח־נָ֤א אִתְּךָ֙ אֶת־אַחַ֣ד מֵֽהַנְּעָרִ֔ים וְק֣וּם לֵ֔ךְ בַּקֵּ֖שׁ אֶת־הָאֲתֹנֹֽת
Ve Şaul'un babası Kiş'in dişi eşekleri kayboldu. Ve Kiş oğlu Şaul'a dedi: 'Lütfen gençlerden birini yanına al ve kalk, git, dişi eşekleri ara.'
1. Samuel 16:18
·
Tevrat
וַיַּעַן֩ אֶחָ֨ד מֵהַנְּעָרִ֜ים וַיֹּ֗אמֶר הִנֵּ֨ה רָאִ֜יתִי בֵּ֣ן לְיִשַׁי֮ בֵּ֣ית הַלַּחְמִי֒ יֹדֵ֣עַ נַ֠גֵּן וְגִבּ֨וֹר חַ֜יִל וְאִ֧ישׁ מִלְחָמָ֛ה וּנְב֥וֹן דָּבָ֖ר וְאִ֣ישׁ תֹּ֑אַר וַיהוָ֖ה עִמּֽוֹ
Gençlerden biri yanıtladı ve dedi: 'İşte, Beytlehemli İşay'ın bir oğlunu gördüm; çalmayı bilen, güçlü bir yiğit, savaş adamı, sözde anlayışlı ve iyi görünüşlü bir adamdır ve Yahve onunladır.'
1. Samuel 25:14
·
Tevrat
וְלַאֲבִיגַ֨יִל֙ אֵ֣שֶׁת נָבָ֔ל הִגִּ֧יד נַֽעַר־אֶחָ֛ד מֵהַנְּעָרִ֖ים לֵאמֹ֑ר הִנֵּ֣ה שָׁלַח֩ דָּוִ֨ד מַלְאָכִ֧ים מֵֽהַמִּדְבָּ֛ר לְבָרֵ֥ךְ אֶת־אֲדֹנֵ֖ינוּ וַיָּ֥עַט בָּהֶֽם
Gençlerden bir genç Nabal'ın karısı Abigail'e bildirdi ve dedi: 'İşte Davut efendimizi bereketlemek için çölden elçiler gönderdi, ama o onları azarladı.'
Örnek Ayetler (4)
Yeşu 6:21
·
Tevrat
וַֽיַּחֲרִ֨ימוּ֙ אֶת־כָּל־אֲשֶׁ֣ר בָּעִ֔יר מֵאִישׁ֙ וְעַד־אִשָּׁ֔ה מִנַּ֖עַר וְעַד־זָקֵ֑ן וְעַ֨ד שׁ֥וֹר וָשֶׂ֛ה וַחֲמ֖וֹר לְפִי־חָֽרֶב
Şehirde olan her şeyi, adamdan kadına kadar, gençten yaşlıya kadar, ve öküze, koyuna ve eşeğe kadar kılıcın ağzıyla adadılar.
Süleyman'ın Özdeyişleri 23:13
·
Tevrat
אַל־תִּמְנַ֣ע מִנַּ֣עַר מוּסָ֑ר כִּֽי־תַכֶּ֥נּוּ בַ֝שֵּׁ֗בֶט לֹ֣א יָמֽוּת
Çocuktan terbiyeyi esirgeme; çünkü ona değnekle vurursan ölmez.
Ester 3:13
·
Tevrat
וְנִשְׁל֨וֹחַ סְפָרִ֜ים בְּיַ֣ד הָרָצִים֮ אֶל־כָּל־מְדִינ֣וֹת הַמֶּלֶךְ֒ לְהַשְׁמִ֡יד לַהֲרֹ֣ג וּלְאַבֵּ֣ד אֶת־כָּל־הַ֠יְּהוּדִים מִנַּ֨עַר וְעַד־זָקֵ֜ן טַ֤ף וְנָשִׁים֙ בְּי֣וֹם אֶחָ֔ד בִּשְׁלוֹשָׁ֥ה עָשָׂ֛ר לְחֹ֥דֶשׁ שְׁנֵים־עָשָׂ֖ר הוּא־חֹ֣דֶשׁ אֲדָ֑ר וּשְׁלָלָ֖ם לָבֽוֹז
Bütün Yahudileri, gençten yaşlıya kadar, çocukları ve kadınları, on ikinci ay olan Adar ayının on üçüncü gününde, bir günde yok etmek, öldürmek, helak etmek ve ganimetlerini yağmalamak için ulakların eliyle kralın bütün eyaletlerine mektuplar gönderildi.
Yaratılış 19:4
·
Tevrat
טֶרֶם֮ יִשְׁכָּבוּ֒ וְאַנְשֵׁ֨י הָעִ֜יר אַנְשֵׁ֤י סְדֹם֙ נָסַ֣בּוּ עַל־הַבַּ֔יִת מִנַּ֖עַר וְעַד־זָקֵ֑ן כָּל־הָעָ֖ם מִקָּצֶֽה
Onlar yatmadan önce, şehrin adamları, Sodom'un adamları, gençten yaşlıya kadar, bütün halk uçtan uca evi kuşattılar.
Örnek Ayetler (3)
Hakimler 19:3
·
Tevrat
וַיָּ֨קָם אִישָׁ֜הּ וַיֵּ֣לֶךְ אַחֲרֶ֗יהָ לְדַבֵּ֤ר עַל־לִבָּהּ֙ לַהֲשִׁיבָ֔הּ וְנַעֲר֥וֹ עִמּ֖וֹ וְצֶ֣מֶד חֲמֹרִ֑ים וַתְּבִיאֵ֨הוּ֙ בֵּ֣ית אָבִ֔יהָ וַיִּרְאֵ֨הוּ֙ אֲבִ֣י הַֽנַּעֲרָ֔ה וַיִּשְׂמַ֖ח לִקְרָאתֽוֹ
Kocası kalktı ve onu geri getirmek için kalbine konuşmak üzere onun ardına gitti, ve uşağı onunla birlikteydi ve bir çift eşek vardı; ve kadın onu babasının evine getirdi, ve genç kadının babası onu gördü ve onu karşılamaya sevindi.
Hakimler 19:9
·
Tevrat
וַיָּ֤קָם הָאִישׁ֙ לָלֶ֔כֶת ה֥וּא וּפִילַגְשׁ֖וֹ וְנַעֲר֑וֹ וַיֹּ֣אמֶר ל֣וֹ חֹתְנ֣וֹ אֲבִ֣י הַֽנַּעֲרָ֡ה הִנֵּ֣ה נָא֩ רָפָ֨ה הַיּ֜וֹם לַעֲרֹ֗ב לִֽינוּ־נָ֞א הִנֵּ֨ה חֲנ֤וֹת הַיּוֹם֙ לִ֥ין פֹּה֙ וְיִיטַ֣ב לְבָבֶ֔ךָ וְהִשְׁכַּמְתֶּ֤ם מָחָר֙ לְדַרְכְּכֶ֔ם וְהָלַכְתָּ֖ לְאֹהָלֶֽךָ
Adam gitmek için kalktı, o ve cariyesi ve uşağı; ve kayınbabası, genç kadının babası ona dedi ki: 'İşte lütfen, gün akşama zayıfladı, lütfen geceleyin; işte günün konaklaması, burada gecele ve kalbin iyi olsun, ve yarın yolunuz için erkenden kalkarsınız ve çadırına gidersin.'
Nehemya 4:16
·
Tevrat
גַּ֣ם בָּעֵ֤ת הַהִיא֙ אָמַ֣רְתִּי לָעָ֔ם אִ֣ישׁ וְנַעֲר֔וֹ יָלִ֖ינוּ בְּת֣וֹךְ יְרוּשָׁלִָ֑ם וְהָֽיוּ־לָ֧נוּ הַלַּ֛יְלָה מִשְׁמָ֖ר וְהַיּ֥וֹם מְלָאכָֽה
Ayrıca o zamanda halka dedim: 'Her adam ve hizmetkarı Yeruşalim'in içinde gecelesinler; gece bizim için nöbet, gündüz de iş olsunlar.'
Örnek Ayetler (3)
1. Samuel 25:5
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֥ח דָּוִ֖ד עֲשָׂרָ֣ה נְעָרִ֑ים וַיֹּ֨אמֶר דָּוִ֜ד לַנְּעָרִ֗ים עֲל֤וּ כַרְמֶ֨לָה֙ וּבָאתֶ֣ם אֶל־נָבָ֔ל וּשְׁאֶלְתֶּם־ל֥וֹ בִשְׁמִ֖י לְשָׁלֽוֹם
Davut on genç gönderdi ve Davut gençlere dedi: 'Karmel'e çıkın ve Nabal'a gidin ve benim adımla ona esenlik sorun.'
1. Samuel 25:27
·
Tevrat
וְעַתָּה֙ הַבְּרָכָ֣ה הַזֹּ֔את אֲשֶׁר־הֵבִ֥יא שִׁפְחָתְךָ֖ לַֽאדֹנִ֑י וְנִתְּנָה֙ לַנְּעָרִ֔ים הַמִּֽתְהַלְּכִ֖ים בְּרַגְלֵ֥י אֲדֹנִֽי
Ve şimdi cariyenin efendime getirdiği bu bereket efendimin ardınca yürüyen gençlere verilsin.
Eyüp 24:5
·
Tevrat
הֵ֤ן פְּרָאִ֨ים בַּֽמִּדְבָּ֗ר יָצְא֣וּ בְּ֭פָעֳלָם מְשַׁחֲרֵ֣י לַטָּ֑רֶף עֲרָבָ֥ה ל֥וֹ לֶ֝֗חֶם לַנְּעָרִֽים
İşte, çölde yaban eşekleri, işlerine çıkarlar, av ararlar; bozkır ona çocuklar için ekmektir.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 7:10
·
Tevrat
וְאִם־יָרֵ֥א אַתָּ֖ה לָרֶ֑דֶת רֵ֥ד אַתָּ֛ה וּפֻרָ֥ה נַעַרְךָ֖ אֶל־הַֽמַּחֲנֶֽה
Eğer inmekten korkuyorsan, sen ve hizmetkârın Pura orduya inin.
Örnek Ayetler (2)
Nehemya 4:17
·
Tevrat
וְאֵ֨ין אֲנִ֜י וְאַחַ֣י וּנְעָרַ֗י וְאַנְשֵׁ֤י הַמִּשְׁמָר֙ אֲשֶׁ֣ר אַחֲרַ֔י אֵין־אֲנַ֥חְנוּ פֹשְׁטִ֖ים בְּגָדֵ֑ינוּ אִ֖ישׁ שִׁלְח֥וֹ הַמָּֽיִם
Ve ben, kardeşlerim, hizmetkarlarım ve arkamda olan nöbet adamları, biz giysilerimizi çıkarmıyorduk; her adam silahını suya götürüyordu.
Nehemya 5:10
·
Tevrat
וְגַם־אֲנִי֙ אַחַ֣י וּנְעָרַ֔י נֹשִׁ֥ים בָּהֶ֖ם כֶּ֣סֶף וְדָגָ֑ן נַֽעַזְבָה־נָּ֖א אֶת־הַמַּשָּׁ֥א הַזֶּֽה
Ve ayrıca ben, kardeşlerim ve hizmetkarlarım onlara gümüş ve tahıl ödünç veriyoruz; lütfen bu borcu bırakalım.
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 2:23
·
Tevrat
וַיַּ֥עַל מִשָּׁ֖ם בֵּֽית־אֵ֑ל וְה֣וּא עֹלֶ֣ה בַדֶּ֗רֶךְ וּנְעָרִ֤ים קְטַנִּים֙ יָצְא֣וּ מִן־הָעִ֔יר וַיִּתְקַלְּסוּ־בוֹ֙ וַיֹּ֣אמְרוּ ל֔וֹ עֲלֵ֥ה קֵרֵ֖חַ עֲלֵ֥ה קֵרֵֽחַ
Oradan Beytel'e çıktı; o yolda çıkarken, şehirden küçük çocuklar çıktılar ve onunla alay edip ona dediler: 'Çık kel, çık kel!'
Ağıtlar 5:13
·
Tevrat
בַּחוּרִים֙ טְח֣וֹן נָשָׂ֔אוּ וּנְעָרִ֖ים בָּעֵ֥ץ כָּשָֽׁלוּ
Gençler değirmen taşıdılar ve çocuklar odun altında tökezlediler.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 1:16
·
Tevrat
ע֣וֹד זֶ֣ה מְדַבֵּ֗ר וְזֶה֮ בָּ֣א וַיֹּאמַר֒ אֵ֣שׁ אֱלֹהִ֗ים נָֽפְלָה֙ מִן־הַשָּׁמַ֔יִם וַתִּבְעַ֥ר בַּצֹּ֛אן וּבַנְּעָרִ֖ים וַתֹּאכְלֵ֑ם וָאִמָּ֨לְטָ֧ה רַק־אֲנִ֛י לְבַדִּ֖י לְהַגִּ֥יד לָֽךְ
Daha bu konuşurken, bu geldi ve dedi: 'Tanrı'nın ateşi göklerden düştü ve sürüde ve gençlerde yandı ve onları yedi; sana bildirmek için yalnız başıma sadece ben kaçıp kurtuldum.'
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 20:11
·
Tevrat
וְאִישׁ֙ עָמַ֣ד עָלָ֔יו מִֽנַּעֲרֵ֖י יוֹאָ֑ב וַיֹּ֗אמֶר מִי֩ אֲשֶׁ֨ר חָפֵ֧ץ בְּיוֹאָ֛ב וּמִ֥י אֲשֶׁר־לְדָוִ֖ד אַחֲרֵ֥י יוֹאָֽב
Yoav'ın gençlerinden bir adam onun üzerinde durdu ve dedi: 'Kim Yoav'dan hoşnuttur ve kim Davut içindir, Yoav'ın arkasından gitsin!'