9
Kullanım
1
Lemma
7
Türev
17
Anlam
1 lemma, 7 türev form
Örnek Ayetler (2)
Süleyman'ın Özdeyişleri 22:28
·
Tevrat
אַל־תַּ֭סֵּג גְּב֣וּל עוֹלָ֑ם אֲשֶׁ֖ר עָשׂ֣וּ אֲבוֹתֶֽיךָ
Atalarının yaptığı eski sınırı geri çekme.
Süleyman'ın Özdeyişleri 23:10
·
Tevrat
אַל־תַּ֭סֵּג גְּב֣וּל עוֹלָ֑ם וּבִשְׂדֵ֥י יְ֝תוֹמִ֗ים אַל־תָּבֹֽא
Eski sınırı geri çekme ve yetimlerin tarlalarına girme.
Örnek Ayetler (1)
Mika 2:6
·
Tevrat
אַל־תַּטִּ֖פוּ יַטִּיפ֑וּן לֹֽא־יַטִּ֣פוּ לָאֵ֔לֶּה לֹ֥א יִסַּ֖ג כְּלִמּֽוֹת
'Damlatmayın' diye damlatırlar; bunlara damlatmayacaklar, utançlar geri dönmeyecek.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 19:14
·
Tevrat
לֹ֤א תַסִּיג֙ גְּב֣וּל רֵֽעֲךָ֔ אֲשֶׁ֥ר גָּבְל֖וּ רִאשֹׁנִ֑ים בְּנַחֲלָֽתְךָ֙ אֲשֶׁ֣ר תִּנְחַ֔ל בָּאָ֕רֶץ אֲשֶׁר֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ נֹתֵ֥ן לְךָ֖ לְרִשְׁתָּֽהּ
Yahve Tanrın'ın mülk edinmen için sana verdiği yerde miras alacağın mirasındaki, öncekilerin sınırlandırdığı komşunun sınırını geri çekmeyeceksin.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 27:17
·
Tevrat
אָר֕וּר מַסִּ֖יג גְּב֣וּל רֵעֵ֑הוּ וְאָמַ֥ר כָּל־הָעָ֖ם אָמֵֽן
'Komşusunun sınırını gerileten lanetli olsun.' Bütün halk diyecek: 'Amin.'
Örnek Ayetler (1)
Mika 6:14
·
Tevrat
אַתָּ֤ה תֹאכַל֙ וְלֹ֣א תִשְׂבָּ֔ע וְיֶשְׁחֲךָ֖ בְּקִרְבֶּ֑ךָ וְתַסֵּג֙ וְלֹ֣א תַפְלִ֔יט וַאֲשֶׁ֥ר תְּפַלֵּ֖ט לַחֶ֥רֶב אֶתֵּֽן
Sen yiyeceksin ama doymayacaksın ve açlığın içinde kalacak; ve taşıyacaksın ama kurtaramayacaksın ve kurtardığını kılıca vereceğim.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 59:13
·
Tevrat
פָּשֹׁ֤עַ וְכַחֵשׁ֙ בַּֽיהוָ֔ה וְנָס֖וֹג מֵאַחַ֣ר אֱלֹהֵ֑ינוּ דַּבֶּר־עֹ֣שֶׁק וְסָרָ֔ה הֹר֧וֹ וְהֹג֛וֹ מִלֵּ֖ב דִּבְרֵי־שָֽׁקֶר
Yahve'ye isyan etmek ve yalanlamak ve Tanrımızın ardından dönmek, baskı ve sapkınlık konuşmak, kalpten yalan sözlerine gebe kalmak ve mırıldanmak vardır.
Örnek Ayetler (1)
Hoşea 5:10
·
Tevrat
הָיוּ֙ שָׂרֵ֣י יְהוּדָ֔ה כְּמַסִּיגֵ֖י גְּב֑וּל עֲלֵיהֶ֕ם אֶשְׁפּ֥וֹךְ כַּמַּ֖יִם עֶבְרָתִֽי
Yahuda'nın önderleri sınırı değiştirenler gibi oldular; onların üzerine öfkemi su gibi dökeceğim.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 59:14
·
Tevrat
וְהֻסַּ֤ג אָחוֹר֙ מִשְׁפָּ֔ט וּצְדָקָ֖ה מֵרָח֣וֹק תַּעֲמֹ֑ד כִּֽי־כָשְׁלָ֤ה בָֽרְחוֹב֙ אֱמֶ֔ת וּנְכֹחָ֖ה לֹא־תוּכַ֥ל לָבֽוֹא
Ve hüküm geriye döndürüldü ve doğruluk uzakta duruyor; çünkü gerçek meydanda tökezledi ve dürüstlük girmeyi yapamıyor.