214
Kullanım
1
Lemma
53
Türev
54
Anlam
1 lemma, 53 türev form
Örnek Ayetler (5 / 36)
2. Samuel 2:19
·
Tevrat
וַיִּרְדֹּ֥ף עֲשָׂהאֵ֖ל אַחֲרֵ֣י אַבְנֵ֑ר וְלֹֽא־נָטָ֣ה לָלֶ֗כֶת עַל־הַיָּמִין֙ וְעַֽל־הַשְּׂמֹ֔אול מֵאַחֲרֵ֖י אַבְנֵֽר
Asahel Avner'in ardından kovaladı; ve Avner'in ardından sağa ve sola gitmek için sapmadı.
2. Samuel 2:21
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמֶר ל֣וֹ אַבְנֵ֗ר נְטֵ֤ה לְךָ֙ עַל־יְמִֽינְךָ֙ א֣וֹ עַל־שְׂמֹאלֶ֔ךָ וֶאֱחֹ֣ז לְךָ֗ אֶחָד֙ מֵֽהַנְּעָרִ֔ים וְקַח־לְךָ֖ אֶת־חֲלִצָת֑וֹ וְלֹֽא־אָבָ֣ה עֲשָׂהאֵ֔ל לָס֖וּר מֵאַחֲרָֽיו
Avner ona dedi: 'Sağına veya soluna sap ve gençlerden birini kendine tut ve onun zırhını kendine al.' Fakat Asahel onun ardından ayrılmak istemedi.
2. Samuel 6:17
·
Tevrat
וַיָּבִ֜אוּ אֶת־אֲר֣וֹן יְהוָ֗ה וַיַּצִּ֤גוּ אֹתוֹ֙ בִּמְקוֹמ֔וֹ בְּת֣וֹךְ הָאֹ֔הֶל אֲשֶׁ֥ר נָטָה־ל֖וֹ דָּוִ֑ד וַיַּ֨עַל דָּוִ֥ד עֹל֛וֹת לִפְנֵ֥י יְהוָ֖ה וּשְׁלָמִֽים
Yahve'nin sandığını getirdiler ve onu Davut'un onun için kurduğu çadırın içinde, yerine koydular; Davut Yahve'nin önünde yakmalık sunular ve esenlik sunuları sundu.
Yeremya 10:12
·
Tevrat
עֹשֵׂ֥ה אֶ֨רֶץ֙ בְּכֹח֔וֹ מֵכִ֥ין תֵּבֵ֖ל בְּחָכְמָת֑וֹ וּבִתְבוּנָת֖וֹ נָטָ֥ה שָׁמָֽיִם
Gücüyle yeri yapan, bilgeliğiyle dünyayı kuran ve anlayışıyla gökleri geren O'dur.
Yeremya 10:20
·
Tevrat
אָהֳלִ֣י שֻׁדָּ֔ד וְכָל־מֵיתָרַ֖י נִתָּ֑קוּ בָּנַ֤י יְצָאֻ֨נִי֙ וְאֵינָ֔ם אֵין־נֹטֶ֥ה עוֹד֙ אָהֳלִ֔י וּמֵקִ֖ים יְרִיעוֹתָֽי
Çadırım yağmalandı ve bütün iplerim koptu; oğullarım benden çıktılar ve yoklar, artık çadırımı geren ve çadır bezlerimi diken kimse yok.
Örnek Ayetler (5 / 27)
Hakimler 4:11
·
Tevrat
וְחֶ֤בֶר הַקֵּינִי֙ נִפְרָ֣ד מִקַּ֔יִן מִבְּנֵ֥י חֹבָ֖ב חֹתֵ֣ן מֹשֶׁ֑ה וַיֵּ֣ט אָהֳל֔וֹ עַד־אֵל֥וֹן בְּצַעֲנַנִּ֖ים אֲשֶׁ֥ר אֶת־קֶֽדֶשׁ
Ve Kenli Hever, Musa'nın kayınbabası Hovav'ın oğullarından, Kayin'den ayrılmıştı; ve çadırını Kedeş'teki Tsaanannim meşesine kadar kurmuştu.
Hakimler 9:3
·
Tevrat
וַיְדַבְּר֨וּ אֲחֵֽי־אִמּ֜וֹ עָלָ֗יו בְּאָזְנֵי֙ כָּל־בַּעֲלֵ֣י שְׁכֶ֔ם אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵ֑לֶּה וַיֵּ֤ט לִבָּם֙ אַחֲרֵ֣י אֲבִימֶ֔לֶךְ כִּ֥י אָמְר֖וּ אָחִ֥ינוּ הֽוּא
Annesinin kardeşleri onun hakkında Şekem'in tüm sahiplerinin kulaklarına tüm bu sözleri konuştular; ve kalpleri Abimelek'in ardınca eğildi, çünkü dediler: 'O bizim kardeşimizdir.'
Hakimler 16:30
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר שִׁמְשׁ֗וֹן תָּמ֣וֹת נַפְשִׁי֮ עִם־פְּלִשְׁתִּים֒ וַיֵּ֣ט בְּכֹ֔חַ וַיִּפֹּ֤ל הַבַּ֨יִת֙ עַל־הַסְּרָנִ֔ים וְעַל־כָּל־הָעָ֖ם אֲשֶׁר־בּ֑וֹ וַיִּהְי֤וּ הַמֵּתִים֙ אֲשֶׁ֣ר הֵמִ֣ית בְּמוֹת֔וֹ רַבִּ֕ים מֵאֲשֶׁ֥ר הֵמִ֖ית בְּחַיָּֽיו
Şimşon dedi: 'Canım Filistlilerle ölsün.' Ve güçle eğildi; ev beylerin üzerine ve içindeki bütün halkın üzerine düştü. Böylece ölümünde öldürdüğü ölüler, yaşamında öldürdüklerinden çok oldu.
2. Samuel 19:15
·
Tevrat
וַיַּ֛ט אֶת־לְבַ֥ב כָּל־אִישׁ־יְהוּדָ֖ה כְּאִ֣ישׁ אֶחָ֑ד וַֽיִּשְׁלְחוּ֙ אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ שׁ֥וּב אַתָּ֖ה וְכָל־עֲבָדֶֽיךָ
Bütün Yahuda adamlarının kalbini tek bir adam gibi eğdi; ve krala gönderdiler: 'Sen ve bütün kulların dönün.'
2. Samuel 22:10
·
Tevrat
וַיֵּ֥ט שָׁמַ֖יִם וַיֵּרַ֑ד וַעֲרָפֶ֖ל תַּ֥חַת רַגְלָֽיו
Gökleri eğdi ve aşağı indi ve ayaklarının altında koyu karanlık vardı.
Örnek Ayetler (5 / 16)
Hezekiel 20:33
·
Tevrat
חַי־אָ֕נִי נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה אִם־לֹ֠א בְּיָ֨ד חֲזָקָ֜ה וּבִזְר֧וֹעַ נְטוּיָ֛ה וּבְחֵמָ֥ה שְׁפוּכָ֖ה אֶמְל֥וֹךְ עֲלֵיכֶֽם
Varlığım hakkı için, Efendi Yahve'nin bildirisidir, güçlü elle ve uzatılmış kolla ve dökülmüş öfkeyle üzerinize kesinlikle egemen olacağım.
Hezekiel 20:34
·
Tevrat
וְהוֹצֵאתִ֤י אֶתְכֶם֙ מִן־הָ֣עַמִּ֔ים וְקִבַּצְתִּ֣י אֶתְכֶ֔ם מִן־הָ֣אֲרָצ֔וֹת אֲשֶׁ֥ר נְפוֹצֹתֶ֖ם בָּ֑ם בְּיָ֤ד חֲזָקָה֙ וּבִזְר֣וֹעַ נְטוּיָ֔ה וּבְחֵמָ֖ה שְׁפוּכָֽה
Ve sizi halklardan çıkaracağım ve onlarda dağıldığınız yerlerden güçlü elle ve uzatılmış kolla ve dökülmüş öfkeyle sizi toplayacağım.
Yeremya 21:5
·
Tevrat
וְנִלְחַמְתִּ֤י אֲנִי֙ אִתְּכֶ֔ם בְּיָ֥ד נְטוּיָ֖ה וּבִזְר֣וֹעַ חֲזָקָ֑ה וּבְאַ֥ף וּבְחֵמָ֖ה וּבְקֶ֥צֶף גָּדֽוֹל
Ve ben uzatılmış elle ve güçlü kolla, öfkeyle, hiddetle ve büyük gazapla sizinle savaşacağım.
Yeremya 32:21
·
Tevrat
וַתֹּצֵ֛א אֶת־עַמְּךָ֥ אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל מֵאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם בְּאֹת֣וֹת וּבְמוֹפְתִ֗ים וּבְיָ֤ד חֲזָקָה֙ וּבְאֶזְר֣וֹעַ נְטוּיָ֔ה וּבְמוֹרָ֖א גָּדֽוֹל
'Ve halkın İsrail'i Mısır diyarından belirtilerle, harikalarla, güçlü elle, uzatılmış kolla ve büyük dehşetle çıkardın.'
2. Krallar 17:36
·
Tevrat
כִּ֣י אִֽם־אֶת־יְהוָ֗ה אֲשֶׁר֩ הֶעֱלָ֨ה אֶתְכֶ֜ם מֵאֶ֧רֶץ מִצְרַ֛יִם בְּכֹ֧חַ גָּד֛וֹל וּבִזְר֥וֹעַ נְטוּיָ֖ה אֹת֣וֹ תִירָ֑אוּ וְל֥וֹ תִֽשְׁתַּחֲו֖וּ וְל֥וֹ תִזְבָּֽחוּ
Ancak sizi Mısır diyarından büyük güçle ve uzatılmış kolla çıkaran Yahve'den, O'ndan korkacaksınız, O'na eğileceksiniz ve O'na kurban keseceksiniz.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Amos 5:12
·
Tevrat
כִּ֤י יָדַ֨עְתִּי֙ רַבִּ֣ים פִּשְׁעֵיכֶ֔ם וַעֲצֻמִ֖ים חַטֹּֽאתֵיכֶ֑ם צֹרְרֵ֤י צַדִּיק֙ לֹ֣קְחֵי כֹ֔פֶר וְאֶבְיוֹנִ֖ים בַּשַּׁ֥עַר הִטּֽוּ
Çünkü isyanlarınızın çok ve günahlarınızın büyük olduğunu biliyorum; doğru kişiyi sıkıştıranlar, rüşvet alanlar ve kapıda yoksulları saptırdılar.
Yeremya 5:25
·
Tevrat
עֲוֺנוֹתֵיכֶ֖ם הִטּוּ־אֵ֑לֶּה וְחַטֹּ֣אותֵיכֶ֔ם מָנְע֥וּ הַטּ֖וֹב מִכֶּֽם
Suçlarınız bunları uzaklaştırdı ve günahlarınız iyiliği sizden alıkoydu.
Yeremya 7:24
·
Tevrat
וְלֹ֤א שָֽׁמְעוּ֙ וְלֹֽא־הִטּ֣וּ אֶת־אָזְנָ֔ם וַיֵּֽלְכוּ֙ בְּמֹ֣עֵצ֔וֹת בִּשְׁרִר֖וּת לִבָּ֣ם הָרָ֑ע וַיִּהְי֥וּ לְאָח֖וֹר וְלֹ֥א לְפָנִֽים
Ve dinlemediler ve kulaklarını eğmediler ve kendi kötü kalplerinin inatçılığındaki öğütlerde yürüdüler; ve ileri değil, geri gittiler.
Yeremya 7:26
·
Tevrat
וְל֤וֹא שָׁמְעוּ֙ אֵלַ֔י וְלֹ֥א הִטּ֖וּ אֶת־אָזְנָ֑ם וַיַּקְשׁוּ֙ אֶת־עָרְפָּ֔ם הֵרֵ֖עוּ מֵאֲבוֹתָֽם
Ve beni dinlemediler ve kulaklarını eğmediler ve enselerini sertleştirdiler; atalarından daha çok kötülük yaptılar.
Yeremya 11:8
·
Tevrat
וְלֹ֤א שָֽׁמְעוּ֙ וְלֹֽא־הִטּ֣וּ אֶת־אָזְנָ֔ם וַיֵּ֣לְכ֔וּ אִ֕ישׁ בִּשְׁרִיר֖וּת לִבָּ֣ם הָרָ֑ע וָאָבִ֨יא עֲלֵיהֶ֜ם אֶֽת־כָּל־דִּבְרֵ֧י הַבְּרִית־הַזֹּ֛את אֲשֶׁר־צִוִּ֥יתִי לַעֲשׂ֖וֹת וְלֹ֥א עָשֽׂוּ
Ama işitmediler ve kulaklarını eğmediler ve her adam kötü kalbinin inatçılığında yürüdü; bu yüzden yapmalarını buyurduğum ama yapmadıkları bu antlaşmanın bütün sözlerini onların üzerine getirdim.
Örnek Ayetler (5 / 10)
2. Krallar 19:16
·
Tevrat
הַטֵּ֨ה יְהוָ֤ה אָזְנְךָ֙ וּֽשֲׁמָ֔ע פְּקַ֧ח יְהוָ֛ה עֵינֶ֖יךָ וּרְאֵ֑ה וּשְׁמַ֗ע אֵ֚ת דִּבְרֵ֣י סַנְחֵרִ֔יב אֲשֶׁ֣ר שְׁלָח֔וֹ לְחָרֵ֖ף אֱלֹהִ֥ים חָֽי
Ey Yahve, kulağını eğ ve işit; ey Yahve, gözlerini aç ve gör; ve yaşayan Tanrı'yı aşağılamak için onu gönderen Sanheriv'in sözlerini işit.
Yeşaya 37:17
·
Tevrat
הַטֵּ֨ה יְהוָ֤ה אָזְנְךָ֙ וּֽשְׁמָ֔ע פְּקַ֧ח יְהוָ֛ה עֵינֶ֖ךָ וּרְאֵ֑ה וּשְׁמַ֗ע אֵ֚ת כָּל־דִּבְרֵ֣י סַנְחֵרִ֔יב אֲשֶׁ֣ר שָׁלַ֔ח לְחָרֵ֖ף אֱלֹהִ֥ים חָֽי
Ey Yahve, kulağını eğ ve duy; ey Yahve, gözünü aç ve gör; Sanheriv'in yaşayan Tanrı'ya hakaret etmek için gönderdiği bütün sözleri duy.
Mezmurlar 31:3
·
Tevrat
הַטֵּ֤ה אֵלַ֨י אָזְנְךָ֮ מְהֵרָ֪ה הַצִּ֫ילֵ֥נִי הֱיֵ֤ה לִ֨י לְֽצוּר־מָ֭עוֹז לְבֵ֥ית מְצוּד֗וֹת לְהוֹשִׁיעֵֽנִי
Kulağını bana eğ, hızla beni kurtar; beni kurtarmak için bana sığınak kayası, kaleler evi ol.
Mezmurlar 71:2
·
Tevrat
בְּצִדְקָתְךָ֗ תַּצִּילֵ֥נִי וּֽתְפַלְּטֵ֑נִי הַטֵּֽה־אֵלַ֥י אָ֝זְנְךָ֗ וְהוֹשִׁיעֵֽנִי
Doğruluğunla beni kurtar ve beni azat et; kulağını bana eğ ve beni kurtar.
Mezmurlar 86:1
·
Tevrat
תְּפִלָּ֗ה לְדָ֫וִ֥ד הַטֵּֽה־יְהוָ֣ה אָזְנְךָ֣ עֲנֵ֑נִי כִּֽי־עָנִ֖י וְאֶבְי֣וֹן אָֽנִי
Davut'un duası. Kulağını eğ, Yahve, bana cevap ver; çünkü ben düşkün ve yoksulum.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Yeremya 27:5
·
Tevrat
אָנֹכִ֞י עָשִׂ֣יתִי אֶת־הָאָ֗רֶץ אֶת־הָאָדָ֤ם וְאֶת־הַבְּהֵמָה֙ אֲשֶׁר֙ עַל־פְּנֵ֣י הָאָ֔רֶץ בְּכֹחִי֙ הַגָּד֔וֹל וּבִזְרוֹעִ֖י הַנְּטוּיָ֑ה וּנְתַתִּ֕יהָ לַאֲשֶׁ֖ר יָשַׁ֥ר בְּעֵינָֽי
Büyük gücümle ve uzanmış kolumla yeri, yerin yüzü üzerinde olan insanı ve hayvanı ben yaptım; ve onu gözlerimde doğru olana verdim.
Yeremya 32:17
·
Tevrat
אֲהָהּ֮ אֲדֹנָ֣י יְהוִה֒ הִנֵּ֣ה אַתָּ֣ה עָשִׂ֗יתָ אֶת־הַשָּׁמַ֨יִם֙ וְאֶת־הָאָ֔רֶץ בְּכֹֽחֲךָ֙ הַגָּד֔וֹל וּבִֽזְרֹעֲךָ֖ הַנְּטוּיָ֑ה לֹֽא־יִפָּלֵ֥א מִמְּךָ֖ כָּל־דָּבָֽר
'Ah Efendi Yahve! İşte sen büyük gücünle ve uzatılmış kolunla gökleri ve yeri yaptın; hiçbir şey sana zor gelmez.'
Yeşaya 14:26
·
Tevrat
זֹ֛את הָעֵצָ֥ה הַיְּעוּצָ֖ה עַל־כָּל־הָאָ֑רֶץ וְזֹ֛את הַיָּ֥ד הַנְּטוּיָ֖ה עַל־כָּל־הַגּוֹיִֽם
Bütün yerin üzerine öğütlenen öğüt budur; ve bütün ulusların üzerine uzatılan el budur.
Yeşaya 14:27
·
Tevrat
כִּֽי־יְהוָ֧ה צְבָא֛וֹת יָעָ֖ץ וּמִ֣י יָפֵ֑ר וְיָד֥וֹ הַנְּטוּיָ֖ה וּֽמִ֥י יְשִׁיבֶֽנָּה
Çünkü Ordular Yahve'si planladı, ve kim bozacak? Ve onun eli uzatılandır, ve kim onu geri çevirecek?
1. Krallar 8:42
·
Tevrat
כִּ֤י יִשְׁמְעוּן֙ אֶת־שִׁמְךָ֣ הַגָּד֔וֹל וְאֶת־יָֽדְךָ֙ הַֽחֲזָקָ֔ה וּֽזְרֹעֲךָ֖ הַנְּטוּיָ֑ה וּבָ֥א וְהִתְפַּלֵּ֖ל אֶל־הַבַּ֥יִת הַזֶּֽה
Çünkü büyük adını ve güçlü elini ve uzanmış kolunu işitecekler; ve gelirse ve bu eve dua ederse;
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hezekiel 6:14
·
Tevrat
וְנָטִ֤יתִי אֶת־יָדִי֙ עֲלֵיהֶ֔ם וְנָתַתִּ֨י אֶת־הָאָ֜רֶץ שְׁמָמָ֤ה וּמְשַׁמָּה֙ מִמִּדְבַּ֣ר דִּבְלָ֔תָה בְּכֹ֖ל מוֹשְׁבֽוֹתֵיהֶ֑ם וְיָדְע֖וּ כִּֽי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
Elimi üzerlerine uzatacağım ve bütün yerleşimlerinde yeri çölden Divla'ya kadar ıssız ve dehşet yapacağım; ve benim Yahve olduğumu bilecekler.
Hezekiel 14:9
·
Tevrat
וְהַנָּבִ֤יא כִֽי־יְפֻתֶּה֙ וְדִבֶּ֣ר דָּבָ֔ר אֲנִ֤י יְהוָה֙ פִּתֵּ֔יתִי אֵ֖ת הַנָּבִ֣יא הַה֑וּא וְנָטִ֤יתִי אֶת־יָדִי֙ עָלָ֔יו וְהִ֨שְׁמַדְתִּ֔יו מִתּ֖וֹךְ עַמִּ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Ve peygamber eğer aldanırsa ve bir söz konuşursa, ben Yahve o peygamberi aldattım; ve elimi onun üzerine uzatacağım ve onu halkım İsrail'in içinden yok edeceğim.
Hezekiel 14:13
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֗ם אֶ֚רֶץ כִּ֤י תֶחֱטָא־לִי֙ לִמְעָל־מַ֔עַל וְנָטִ֤יתִי יָדִי֙ עָלֶ֔יהָ וְשָׁבַ֥רְתִּי לָ֖הּ מַטֵּה־לָ֑חֶם וְהִשְׁלַחְתִּי־בָ֣הּ רָעָ֔ב וְהִכְרַתִּ֥י מִמֶּ֖נָּה אָדָ֥ם וּבְהֵמָֽה
İnsan oğlu, bir yer sadakatsizlik ederek bana karşı günah işlerse ve elimi onun üzerine uzatırsam ve onun ekmek değneğini kırarsam ve ona kıtlık gönderirsem ve ondan insan ve hayvan kesersem,
Hezekiel 35:3
·
Tevrat
וְאָמַ֣רְתָּ לּ֗וֹ כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה הִנְנִ֥י אֵלֶ֖יךָ הַר־שֵׂעִ֑יר וְנָטִ֤יתִי יָדִי֙ עָלֶ֔יךָ וּנְתַתִּ֖יךָ שְׁמָמָ֥ה וּמְשַׁמָּֽה
Ona de ki: Efendi Yahve şöyle dedi: İşte ben sana karşıyım, ey Seir dağı; elimi senin üzerine uzatacağım ve seni ıssızlık ve viranelik kılacağım.
Yeremya 51:25
·
Tevrat
הִנְנִ֨י אֵלֶ֜יךָ הַ֤ר הַמַּשְׁחִית֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה הַמַּשְׁחִ֖ית אֶת־כָּל־הָאָ֑רֶץ וְנָטִ֨יתִי אֶת־יָדִ֜י עָלֶ֗יךָ וְגִלְגַּלְתִּ֨יךָ֙ מִן־הַסְּלָעִ֔ים וּנְתַתִּ֖יךָ לְהַ֥ר שְׂרֵפָֽה
İşte ben sana karşıyım, ey yok eden dağ, Yahve'nin bildirisidir, bütün yeri yok eden; ve elimi senin üzerine uzatacağım, seni kayalardan yuvarlayacağım ve seni yanmış bir dağ yapacağım.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Mezmurlar 17:6
·
Tevrat
אֲנִֽי־קְרָאתִ֣יךָ כִֽי־תַעֲנֵ֣נִי אֵ֑ל הַֽט־אָזְנְךָ֥ לִ֝֗י שְׁמַ֣ע אִמְרָתִֽי
Seni çağırdım, çünkü bana cevap vereceksin, ey Tanrı; kulağını bana eğ, sözümü işit.
Mezmurlar 119:36
·
Tevrat
הַט־לִ֭בִּי אֶל־עֵדְוֺתֶ֗יךָ וְאַ֣ל אֶל־בָּֽצַע
Kalbimi tanıklıklarına eğ ve haksız kazanca değil.
Mezmurlar 144:5
·
Tevrat
יְ֭הוָה הַט־שָׁמֶ֣יךָ וְתֵרֵ֑ד גַּ֖ע בֶּהָרִ֣ים וְֽיֶעֱשָֽׁנוּ
Yahve, göklerini eğ ve in; dağlara dokun ve tütsünler.
Süleyman'ın Özdeyişleri 4:20
·
Tevrat
בְּ֭נִי לִדְבָרַ֣י הַקְשִׁ֑יבָה לַ֝אֲמָרַ֗י הַט־אָזְנֶֽךָ
Oğlum, sözlerime kulak ver; sözlerime kulağını eğ.
Süleyman'ın Özdeyişleri 5:1
·
Tevrat
בְּ֭נִי לְחָכְמָתִ֣י הַקְשִׁ֑יבָה לִ֝תְבוּנָתִ֗י הַט־אָזְנֶֽךָ
Oğlum, bilgeliğime kulak ver; anlayışıma kulağını eğ.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hezekiel 16:27
·
Tevrat
וְהִנֵּ֨ה נָטִ֤יתִי יָדִי֙ עָלַ֔יִךְ וָאֶגְרַ֖ע חֻקֵּ֑ךְ וָאֶתְּנֵ֞ךְ בְּנֶ֤פֶשׁ שֹׂנְאוֹתַ֨יִךְ֙ בְּנ֣וֹת פְּלִשְׁתִּ֔ים הַנִּכְלָמ֖וֹת מִדַּרְכֵּ֥ךְ זִמָּֽה
Ve işte elimi üzerine uzattım ve payını azalttım ve seni senden nefret edenlerin, ahlaksız yolundan utanan Filistli kızlarının isteğine verdim.
Hezekiel 25:7
·
Tevrat
לָכֵ֡ן הִנְנִי֩ נָטִ֨יתִי אֶת־יָדִ֜י עָלֶ֗יךָ וּנְתַתִּ֤יךָֽ־לְבַז֙ לַגּוֹיִ֔ם וְהִכְרַתִּ֨יךָ֙ מִן־הָ֣עַמִּ֔ים וְהַאֲבַדְתִּ֖יךָ מִן־הָאֲרָצ֑וֹת אַשְׁמִ֣ידְךָ֔ וְיָדַעְתָּ֖ כִּֽי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
Bu yüzden işte elimi senin üzerine uzattım ve seni uluslara yağma olarak vereceğim; seni halklardan kesip atacağım ve seni diyarlardan yok edeceğim; seni helak edeceğim ve benim Yahve olduğumu bileceksin.
Mezmurlar 119:51
·
Tevrat
זֵ֭דִים הֱלִיצֻ֣נִי עַד־מְאֹ֑ד מִ֝תּֽוֹרָתְךָ֗ לֹ֣א נָטִֽיתִי
Küstahlar benimle çok alay ettiler, yasandan sapmadım.
Mezmurlar 119:112
·
Tevrat
נָטִ֣יתִי לִ֭בִּי לַעֲשׂ֥וֹת חֻקֶּ֗יךָ לְעוֹלָ֥ם עֵֽקֶב
Kurallarını sonsuza dek, sonuna kadar yapmak için kalbimi eğdim.
Mezmurlar 119:157
·
Tevrat
רַ֭בִּים רֹדְפַ֣י וְצָרָ֑י מֵ֝עֵדְוֺתֶ֗יךָ לֹ֣א נָטִֽיתִי
Beni kovalayanlar ve düşmanlarım çoktur; tanıklıklarından sapmadım.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hezekiel 30:25
·
Tevrat
וְהַחֲזַקְתִּ֗י אֶת־זְרֹעוֹת֙ מֶ֣לֶךְ בָּבֶ֔ל וּזְרֹע֥וֹת פַּרְעֹ֖ה תִּפֹּ֑לְנָה וְֽיָדְע֞וּ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֗ה בְּתִתִּ֤י חַרְבִּי֙ בְּיַ֣ד מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֔ל וְנָטָ֥ה אוֹתָ֖הּ אֶל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם
Ve Babil kralının kollarını güçlendireceğim ve Firavun'un kolları düşecek; ve kılıcımı Babil kralının eline verdiğimde ve onu Mısır diyarına uzattığında bilecekler ki ben Yahve'yim.
Yeremya 43:10
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֡ם כֹּֽה־אָמַר֩ יְהוָ֨ה צְבָא֜וֹת אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל הִנְנִ֤י שֹׁלֵ֨חַ֙ וְ֠לָקַחְתִּי אֶת־נְבוּכַדְרֶאצַּ֤ר מֶֽלֶךְ־בָּבֶל֙ עַבְדִּ֔י וְשַׂמְתִּ֣י כִסְא֔וֹ מִמַּ֛עַל לָאֲבָנִ֥ים הָאֵ֖לֶּה אֲשֶׁ֣ר טָמָ֑נְתִּי וְנָטָ֥ה אֶת־שַׁפְרִיר֖וֹ עֲלֵיהֶֽם
Ve onlara diyeceksin: İsrail'in Tanrısı Ordular Yahve şöyle dedi: İşte ben gönderiyorum ve kulum Babil kralı Nebukadnessar'ı alacağım, ve onun tahtını gömdüğüm bu taşların üzerine koyacağım; ve otağını onların üzerine gerecek.
Yeşaya 34:11
·
Tevrat
וִירֵשׁ֨וּהָ֙ קָאַ֣ת וְקִפּ֔וֹד וְיַנְשׁ֥וֹף וְעֹרֵ֖ב יִשְׁכְּנוּ־בָ֑הּ וְנָטָ֥ה עָלֶ֛יהָ קַֽו־תֹ֖הוּ וְאַבְנֵי־בֹֽהוּ
Pelikan ve kirpi onu mülk edinecek, baykuş ve karga onda oturacak; onun üzerine boşluk ipini ve hiçlik taşlarını gerecek.
Mısır'dan Çıkış 7:19
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה אֱמֹ֣ר אֶֽל־אַהֲרֹ֡ן קַ֣ח מַטְּךָ֣ וּנְטֵֽה־יָדְךָ֩ עַל־מֵימֵ֨י מִצְרַ֜יִם עַֽל־נַהֲרֹתָ֣ם עַל־יְאֹרֵיהֶ֣ם וְעַל־אַגְמֵיהֶ֗ם וְעַ֛ל כָּל־מִקְוֵ֥ה מֵימֵיהֶ֖ם וְיִֽהְיוּ־דָ֑ם וְהָ֤יָה דָם֙ בְּכָל־אֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם וּבָעֵצִ֖ים וּבָאֲבָנִֽים
Yahve Musa'ya dedi: 'Harun'a söyle: Değneğini al ve elini Mısır suları üzerine, nehirleri üzerine, ırmakları üzerine, göletleri üzerine ve bütün su birikintileri üzerine uzat ki kan olsunlar; bütün Mısır diyarında, ağaçlarda ve taşlarda kan olacak.'
Mısır'dan Çıkış 14:16
·
Tevrat
וְאַתָּ֞ה הָרֵ֣ם אֶֽת־מַטְּךָ֗ וּנְטֵ֧ה אֶת־יָדְךָ֛ עַל־הַיָּ֖ם וּבְקָעֵ֑הוּ וְיָבֹ֧אוּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל בְּת֥וֹךְ הַיָּ֖ם בַּיַּבָּשָֽׁה
Sen ise değneğini kaldır, elini denizin üzerine uzat ve onu yar; böylece İsrail oğulları denizin ortasında kuru toprakta gidecekler.
Örnek Ayetler (5)
Amos 2:7
·
Tevrat
הַשֹּׁאֲפִ֤ים עַל־עֲפַר־אֶ֨רֶץ֙ בְּרֹ֣אשׁ דַּלִּ֔ים וְדֶ֥רֶךְ עֲנָוִ֖ים יַטּ֑וּ וְאִ֣ישׁ וְאָבִ֗יו יֵֽלְכוּ֙ אֶל־הַֽנַּעֲרָ֔ה לְמַ֥עַן חַלֵּ֖ל אֶת־שֵׁ֥ם קָדְשִֽׁי
Zayıfların başındaki yerin tozuna solurlar ve alçakgönüllülerin yolunu saptırırlar; ve kutsal adımı kirletmek için bir adam ve babası genç kıza giderler.
Amos 2:8
·
Tevrat
וְעַל־בְּגָדִ֤ים חֲבֻלִים֙ יַטּ֔וּ אֵ֖צֶל כָּל־מִזְבֵּ֑חַ וְיֵ֤ין עֲנוּשִׁים֙ יִשְׁתּ֔וּ בֵּ֖ית אֱלֹהֵיהֶֽם
Ve her sunağın yanında rehin alınmış giysiler üzerinde uzanırlar; ve Tanrılarının evinde cezalıların şarabını içerler.
Yeşaya 54:2
·
Tevrat
הַרְחִ֣יבִי מְק֣וֹם אָהֳלֵ֗ךְ וִירִיע֧וֹת מִשְׁכְּנוֹתַ֛יִךְ יַטּ֖וּ אַל־תַּחְשֹׂ֑כִי הַאֲרִ֨יכִי֙ מֵֽיתָרַ֔יִךְ וִיתֵדֹתַ֖יִךְ חַזֵּֽקִי
Çadırının yerini genişlet ve konutlarının perdelerini gersinler, esirgeme; iplerini uzat ve kazıklarını güçlendir.
1. Krallar 11:2
·
Tevrat
מִן־הַגּוֹיִ֗ם אֲשֶׁ֣ר אָֽמַר־יְהוָה֩ אֶל־בְּנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֜ל לֹֽא־תָבֹ֣אוּ בָהֶ֗ם וְהֵם֙ לֹא־יָבֹ֣אוּ בָכֶ֔ם אָכֵן֙ יַטּ֣וּ אֶת־לְבַבְכֶ֔ם אַחֲרֵ֖י אֱלֹהֵיהֶ֑ם בָּהֶ֛ם דָּבַ֥ק שְׁלֹמֹ֖ה לְאַהֲבָֽה
Yahve'nin İsrail oğullarına, 'Siz onlara girmeyeceksiniz ve onlar size girmeyecekler; kesinlikle kalbinizi kendi ilahlarının ardına saptıracaklar' dediği uluslardandı; Süleyman sevgiyle onlara bağlandı.
Eyüp 24:4
·
Tevrat
יַטּ֣וּ אֶבְיוֹנִ֣ים מִדָּ֑רֶךְ יַ֥חַד חֻ֝בְּא֗וּ עֲנִיֵּי־אָֽרֶץ
Yoksulları yoldan saptırırlar; yerin düşkünleri birlikte gizlenirler.
Örnek Ayetler (4)
2. Samuel 16:22
·
Tevrat
וַיַּטּ֧וּ לְאַבְשָׁל֛וֹם הָאֹ֖הֶל עַל־הַגָּ֑ג וַיָּבֹ֤א אַבְשָׁלוֹם֙ אֶל־פִּֽלַגְשֵׁ֣י אָבִ֔יו לְעֵינֵ֖י כָּל־יִשְׂרָאֵֽל
Bunun üzerine damın üzerinde Avşalom için çadırı kurdular; ve Avşalom bütün İsrail'in gözleri önünde babasının cariyelerinin yanına girdi.
1. Samuel 8:3
·
Tevrat
וְלֹֽא־הָלְכ֤וּ בָנָיו֙ בִּדְרָכָ֔יו וַיִּטּ֖וּ אַחֲרֵ֣י הַבָּ֑צַע וַיִּ֨קְחוּ־שֹׁ֔חַד וַיַּטּ֖וּ מִשְׁפָּֽט
Oğulları onun yollarında yürümediler; kazancın ardına saptılar, rüşvet aldılar ve yargıyı saptırdılar.
Yeşaya 29:21
·
Tevrat
מַחֲטִיאֵ֤י אָדָם֙ בְּדָבָ֔ר וְלַמּוֹכִ֥יחַ בַּשַּׁ֖עַר יְקֹשׁ֑וּן וַיַּטּ֥וּ בַתֹּ֖הוּ צַדִּֽיק
İnsanı sözle günahkâr çıkaranlar ve kapıda azarlayana tuzak kurarlar ve doğru kişiyi boşlukla saptırırlar.
1. Krallar 11:3
·
Tevrat
וַיְהִי־ל֣וֹ נָשִׁ֗ים שָׂרוֹת֙ שְׁבַ֣ע מֵא֔וֹת וּפִֽלַגְשִׁ֖ים שְׁלֹ֣שׁ מֵא֑וֹת וַיַּטּ֥וּ נָשָׁ֖יו אֶת־לִבּֽוֹ
Onun yedi yüz prenses karısı ve üç yüz cariyesi vardı; ve karıları onun kalbini saptırdı.
Örnek Ayetler (5)
Yeşaya 10:2
·
Tevrat
לְהַטּ֤וֹת מִדִּין֙ דַּלִּ֔ים וְלִגְזֹ֕ל מִשְׁפַּ֖ט עֲנִיֵּ֣י עַמִּ֑י לִהְי֤וֹת אַלְמָנוֹת֙ שְׁלָלָ֔ם וְאֶת־יְתוֹמִ֖ים יָבֹֽזּוּ
Zayıfları yargıdan saptırmak ve halkımın düşkünlerinin hakkını soymak için, dulların onların ganimeti olması için ve yetimleri yağmalayacaklar.
1. Krallar 8:58
·
Tevrat
לְהַטּ֥וֹת לְבָבֵ֖נוּ אֵלָ֑יו לָלֶ֣כֶת בְּכָל־דְּרָכָ֗יו וְלִשְׁמֹ֨ר מִצְוֺתָ֤יו וְחֻקָּיו֙ וּמִשְׁפָּטָ֔יו אֲשֶׁ֥ר צִוָּ֖ה אֶת־אֲבֹתֵֽינוּ
Kalbimizi ona eğmek için, onun bütün yollarında yürümek ve babalarımıza buyurduğu buyruklarını, kurallarını ve hükümlerini tutmak için.
Süleyman'ın Özdeyişleri 17:23
·
Tevrat
שֹׁ֣חַד מֵ֭חֵיק רָשָׁ֣ע יִקָּ֑ח לְ֝הַטּ֗וֹת אָרְח֥וֹת מִשְׁפָּֽט
Kötü kişi adaletin yollarını saptırmak için koynundan rüşvet alır.
Süleyman'ın Özdeyişleri 18:5
·
Tevrat
שְׂאֵ֣ת פְּנֵי־רָשָׁ֣ע לֹא־ט֑וֹב לְהַטּ֥וֹת צַ֝דִּ֗יק בַּמִּשְׁפָּֽט
Kötü kişinin yüzünü kaldırmak iyi değildir, yargıda doğru kişiyi saptırmak da.
Ağıtlar 3:35
·
Tevrat
לְהַטּוֹת֙ מִשְׁפַּט־גָּ֔בֶר נֶ֖גֶד פְּנֵ֥י עֶלְיֽוֹן
Yüce Olan'ın yüzünün karşısında adamın hakkını saptırmak,
Örnek Ayetler (5)
Süleyman'ın Özdeyişleri 2:2
·
Tevrat
לְהַקְשִׁ֣יב לַֽחָכְמָ֣ה אָזְנֶ֑ךָ תַּטֶּ֥ה לִ֝בְּךָ֗ לַתְּבוּנָֽה
Kulağını bilgeliğe dikkat kesmek için, kalbini anlayışa eğersen;
Eyüp 31:7
·
Tevrat
אִ֥ם תִּטֶּ֣ה אַשֻּׁרִי֮ מִנִּ֪י הַ֫דָּ֥רֶךְ וְאַחַ֣ר עֵ֭ינַי הָלַ֣ךְ לִבִּ֑י וּ֝בְכַפַּ֗י דָּ֣בַק מֻאֽוּם
Eğer adımım yoldan saptıysa ve kalbim gözlerimin ardınca gittiyse ve avuçlarıma bir leke yapıştıysa,
Yasa'nın Tekrarı 16:19
·
Tevrat
לֹא־תַטֶּ֣ה מִשְׁפָּ֔ט לֹ֥א תַכִּ֖יר פָּנִ֑ים וְלֹא־תִקַּ֣ח שֹׁ֔חַד כִּ֣י הַשֹּׁ֗חַד יְעַוֵּר֙ עֵינֵ֣י חֲכָמִ֔ים וִֽיסַלֵּ֖ף דִּבְרֵ֥י צַדִּיקִֽם
Hükmü saptırmayacaksın, yüz tanımayacaksın ve rüşvet almayacaksın; çünkü rüşvet bilgelerin gözlerini kör eder ve doğru kişilerin sözlerini çarpıtır.
Yasa'nın Tekrarı 24:17
·
Tevrat
לֹ֣א תַטֶּ֔ה מִשְׁפַּ֖ט גֵּ֣ר יָת֑וֹם וְלֹ֣א תַחֲבֹ֔ל בֶּ֖גֶד אַלְמָנָֽה
Garibin, yetimin yargısını saptırmayacaksın ve dulun giysisini rehin almayacaksın.
Mısır'dan Çıkış 23:6
·
Tevrat
לֹ֥א תַטֶּ֛ה מִשְׁפַּ֥ט אֶבְיֹנְךָ֖ בְּרִיבֽוֹ
Davasında yoksulunun adaletini saptırmayacaksın.
Örnek Ayetler (4)
Mezmurlar 27:9
·
Tevrat
אַל־תַּסְתֵּ֬ר פָּנֶ֨יךָ מִמֶּנִּי֮ אַֽל־תַּט־בְּאַ֗ף עַ֫בְדֶּ֥ךָ עֶזְרָתִ֥י הָיִ֑יתָ אַֽל־תִּטְּשֵׁ֥נִי וְאַל־תַּֽ֝עַזְבֵ֗נִי אֱלֹהֵ֥י יִשְׁעִֽי
Yüzünü benden gizleme, kulunu öfkeyle çevirme; yardımım oldun, beni bırakma ve beni terk etme, kurtuluşumun Tanrısı.
Mezmurlar 141:4
·
Tevrat
אַל־תַּט־לִבִּ֨י לְדָבָ֪ר רָ֡ע לְהִתְע֘וֹלֵ֤ל עֲלִל֨וֹת בְּרֶ֗שַׁע אֶת־אִישִׁ֥ים פֹּֽעֲלֵי־אָ֑וֶן וּבַל־אֶ֝לְחַ֗ם בְּמַנְעַמֵּיהֶֽם
Kalbimi kötü bir şeye, kötülük işleyen adamlarla birlikte kötülükte işler yapmaya eğme; ve onların lezzetlerinden yemeyeyim.
Süleyman'ın Özdeyişleri 4:5
·
Tevrat
קְנֵ֣ה חָ֭כְמָה קְנֵ֣ה בִינָ֑ה אַל־תִּשְׁכַּ֥ח וְאַל־תֵּ֝֗ט מֵֽאִמְרֵי־פִֽי
Bilgelik edin, anlayış edin; unutma ve ağzımın sözlerinden sapma.
Süleyman'ın Özdeyişleri 4:27
·
Tevrat
אַֽל־תֵּט־יָמִ֥ין וּשְׂמֹ֑אול הָסֵ֖ר רַגְלְךָ֣ מֵרָֽע
Sağa ve sola sapma; ayağını kötülükten uzaklaştır.
Örnek Ayetler (3)
2. Krallar 20:10
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ יְחִזְקִיָּ֔הוּ נָקֵ֣ל לַצֵּ֔ל לִנְט֖וֹת עֶ֣שֶׂר מַעֲל֑וֹת לֹ֣א כִ֔י יָשׁ֥וּב הַצֵּ֛ל אֲחֹרַנִּ֖ית עֶ֥שֶׂר מַעֲלֽוֹת
Ve Hizkiya dedi: 'Gölge için on basamak uzamak kolaydır; hayır, aksine gölge on basamak geriye dönsün.'
Mezmurlar 17:11
·
Tevrat
אַ֭שֻּׁרֵינוּ עַתָּ֣ה סְבָב֑וּנוּ עֵינֵיהֶ֥ם יָ֝שִׁ֗יתוּ לִנְט֥וֹת בָּאָֽרֶץ
Adımlarımızı şimdi kuşattılar; gözlerini bizi yere sermek için diktiler.
Çölde Sayım 22:26
·
Tevrat
וַיּ֥וֹסֶף מַלְאַךְ־יְהוָ֖ה עֲב֑וֹר וַֽיַּעֲמֹד֙ בְּמָק֣וֹם צָ֔ר אֲשֶׁ֛ר אֵֽין־דֶּ֥רֶךְ לִנְט֖וֹת יָמִ֥ין וּשְׂמֹֽאול
Yahve'nin elçisi tekrar geçti ve sağa ve sola sapmak için yol olmayan dar bir yerde durdu.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 1:22
·
Tevrat
וּדְמ֞וּת עַל־רָאשֵׁ֤י הַחַיָּה֙ רָקִ֔יעַ כְּעֵ֖ין הַקֶּ֣רַח הַנּוֹרָ֑א נָט֥וּי עַל־רָאשֵׁיהֶ֖ם מִלְמָֽעְלָה
Ve canlının başları üzerinde korkunç buz görünümünde bir kubbe benzerliği vardı; yukarıdan başları üzerine gerilmişti.
Mezmurlar 62:4
·
Tevrat
עַד־אָ֤נָה תְּהֽוֹתְת֣וּ עַל אִישׁ֮ תְּרָצְּח֪וּ כֻ֫לְּכֶ֥ם כְּקִ֥יר נָט֑וּי גָּ֝דֵ֗ר הַדְּחוּיָֽה
Ne zamana kadar bir adamın üzerine saldıracaksınız? Hepiniz eğilmiş duvar gibi, itilmiş çit gibi öldüreceksiniz.
Mezmurlar 102:12
·
Tevrat
יָ֭מַי כְּצֵ֣ל נָט֑וּי וַ֝אֲנִ֗י כָּעֵ֥שֶׂב אִיבָֽשׁ
Günlerim uzayan gölge gibidir ve ben ot gibi kuruyorum.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 25:16
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה הִנְנִ֨י נוֹטֶ֤ה יָדִי֙ עַל־פְּלִשְׁתִּ֔ים וְהִכְרַתִּ֖י אֶת־כְּרֵתִ֑ים וְהַ֣אֲבַדְתִּ֔י אֶת־שְׁאֵרִ֖ית ח֥וֹף הַיָּֽם
Bu yüzden Efendi Yahve şöyle dedi: İşte elimi Filistlilerin üzerine uzatıyorum ve Keretlileri kesip atacağım; ve deniz kıyısının geri kalanını yok edeceğim.
Yeşaya 51:13
·
Tevrat
וַתִּשְׁכַּ֞ח יְהוָ֣ה עֹשֶׂ֗ךָ נוֹטֶ֣ה שָׁמַיִם֮ וְיֹסֵ֣ד אָרֶץ֒ וַתְּפַחֵ֨ד תָּמִ֜יד כָּל־הַיּ֗וֹם מִפְּנֵי֙ חֲמַ֣ת הַמֵּצִ֔יק כַּאֲשֶׁ֥ר כּוֹנֵ֖ן לְהַשְׁחִ֑ית וְאַיֵּ֖ה חֲמַ֥ת הַמֵּצִֽיק
Ve gökleri geren ve yeri temellendiren, seni yapan Yahve'yi unuttun; sanki yok etmeye hazırlanmış gibi sıkıştıranın öfkesi yüzünden bütün gün sürekli korktun. Ve sıkıştıranın öfkesi nerededir?
Mezmurlar 104:2
·
Tevrat
עֹֽטֶה־א֭וֹר כַּשַּׂלְמָ֑ה נוֹטֶ֥ה שָׁ֝מַ֗יִם כַּיְרִיעָֽה
Giysi gibi ışığa bürünen, gökleri çadır bezi gibi geren.
Örnek Ayetler (3)
2. Samuel 3:27
·
Tevrat
וַיָּ֤שָׁב אַבְנֵר֙ חֶבְר֔וֹן וַיַּטֵּ֤הוּ יוֹאָב֙ אֶל־תּ֣וֹךְ הַשַּׁ֔עַר לְדַבֵּ֥ר אִתּ֖וֹ בַּשֶּׁ֑לִי וַיַּכֵּ֤הוּ שָׁם֙ הַחֹ֔מֶשׁ וַיָּ֕מָת בְּדַ֖ם עֲשָׂה־אֵ֥ל אָחִֽיו
Ve Avner Hevron'a döndü, Yoav onunla gizlice konuşmak için onu kapının içine çekti ve onu orada karnından vurdu ve kardeşi Asael'in kanı için öldü.
2. Samuel 6:10
·
Tevrat
וְלֹֽא־אָבָ֣ה דָוִ֗ד לְהָסִ֥יר אֵלָ֛יו אֶת־אֲר֥וֹן יְהוָ֖ה עַל־עִ֣יר דָּוִ֑ד וַיַּטֵּ֣הוּ דָוִ֔ד בֵּ֥ית עֹבֵֽד־אֱד֖וֹם הַגִּתִּֽי
Davut Yahve'nin sandığını Davut şehrine, yanına getirmek istemedi; Davut onu Gatlı Oved-Edom'un evine saptırdı.
1. Tarihler 13:13
·
Tevrat
וְלֹֽא־הֵסִ֨יר דָּוִ֧יד אֶת־הָאָר֛וֹן אֵלָ֖יו אֶל־עִ֣יר דָּוִ֑יד וַיַּטֵּ֕הוּ אֶל־בֵּ֥ית עֹבֵֽד־אֱדֹ֖ם הַגִּתִּֽי
Ve Davut sandığı kendisine, Davut'un şehrine götürmedi; ve onu Gatlı Oved-Edom'un evine saptırdı.
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 44:19
·
Tevrat
לֹא־נָס֣וֹג אָח֣וֹר לִבֵּ֑נוּ וַתֵּ֥ט אֲשֻׁרֵ֗ינוּ מִנִּ֥י אָרְחֶֽךָ
Kalbimiz geri dönmedi ve adımlarımız senin yolundan sapmadı.
Çölde Sayım 22:23
·
Tevrat
וַתֵּ֣רֶא הָאָתוֹן֩ אֶת־מַלְאַ֨ךְ יְהוָ֜ה נִצָּ֣ב בַּדֶּ֗רֶךְ וְחַרְבּ֤וֹ שְׁלוּפָה֙ בְּיָד֔וֹ וַתֵּ֤ט הָֽאָתוֹן֙ מִן־הַדֶּ֔רֶךְ וַתֵּ֖לֶךְ בַּשָּׂדֶ֑ה וַיַּ֤ךְ בִּלְעָם֙ אֶת־הָ֣אָת֔וֹן לְהַטֹּתָ֖הּ הַדָּֽרֶךְ
Eşek Yahve'nin elçisini yolda dikilirken ve kılıcı elinde çekilmişken gördü; ve eşek yoldan saptı ve tarlada gitti. Bunun üzerine Balam onu yola çevirmek için eşeğe vurdu.
Çölde Sayım 22:33
·
Tevrat
וַתִּרְאַ֨נִי֙ הָֽאָת֔וֹן וַתֵּ֣ט לְפָנַ֔י זֶ֖ה שָׁלֹ֣שׁ רְגָלִ֑ים אוּלַי֙ נָטְתָ֣ה מִפָּנַ֔י כִּ֥י עַתָּ֛ה גַּם־אֹתְכָ֥ה הָרַ֖גְתִּי וְאוֹתָ֥הּ הֶחֱיֵֽיתִי
'Eşek beni gördü ve bu üç kez önümden saptı; eğer önümden sapmasaydı, kesinlikle şimdi seni de öldürürdüm ve onu yaşatırdım.'