42
Kullanım
1
Lemma
20
Türev
28
Anlam
1 lemma, 20 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
נְחֵה Lemma | nehe | yol göster, yol göstermek, kılavuzluk etmek, yönetmek | Fiil | 4 | ||
וַיַּנְחֵם | vayyanhem | ve onlara yol gösterdi, yol göstermek, kılavuzluk etmek, yönetmek | Zamir | 6 | ||
Örnek Ayetler (5 / 6) 1. Samuel 22:4 · Tevrat וַיַּנְחֵ֕ם אֶת־פְּנֵ֖י מֶ֣לֶךְ מוֹאָ֑ב וַיֵּשְׁב֣וּ עִמּ֔וֹ כָּל־יְמֵ֥י הֱיוֹת־דָּוִ֖ד בַּמְּצוּדָֽה Onları Moav kralının yüzü önünde bıraktı; Davut'un hisarda olduğu bütün günler onunla oturdular. 2. Krallar 18:11 · Tevrat וַיֶּ֧גֶל מֶֽלֶךְ־אַשּׁ֛וּר אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל אַשּׁ֑וּרָה וַיַּנְחֵ֞ם בַּחְלַ֧ח וּבְחָב֛וֹר נְהַ֥ר גּוֹזָ֖ן וְעָרֵ֥י מָדָֽי Ve Asur kralı İsrail'i Asur'a sürdü ve onları Halah'ta, Gozan ırmağında Havor'da ve Med şehirlerinde yerleştirdi. 1. Krallar 10:26 · Tevrat וַיֶּאֱסֹ֣ף שְׁלֹמֹה֮ רֶ֣כֶב וּפָרָשִׁים֒ וַיְהִי־ל֗וֹ אֶ֤לֶף וְאַרְבַּע־מֵאוֹת֙ רֶ֔כֶב וּשְׁנֵים־עָשָׂ֥ר אֶ֖לֶף פָּֽרָשִׁ֑ים וַיַּנְחֵם֙ בְּעָרֵ֣י הָרֶ֔כֶב וְעִם־הַמֶּ֖לֶךְ בִּירוּשָׁלִָֽם Süleyman savaş arabaları ve atlılar topladı; bin dört yüz savaş arabası ve on iki bin atlısı vardı; onları savaş arabası şehirlerine ve Yeruşalim'e, kralın yanına yerleştirdi. Mezmurlar 78:14 · Tevrat וַיַּנְחֵ֣ם בֶּעָנָ֣ן יוֹמָ֑ם וְכָל־הַ֝לַּ֗יְלָה בְּא֣וֹר אֵֽשׁ Ve gündüzün bulutla, ve bütün gece ateş ışığıyla onlara yol gösterdi. Mezmurlar 78:53 · Tevrat וַיַּנְחֵ֣ם לָ֭בֶטַח וְלֹ֣א פָחָ֑דוּ וְאֶת־א֝וֹיְבֵיהֶ֗ם כִּסָּ֥ה הַיָּֽם Ve onlara güvenle yol gösterdi ve korkmadılar; ve onların düşmanlarını deniz örttü. | ||||||
תַּֽנְחֵנִי | tanheni | yol göstereceksin, yol göstermek, kılavuzluk etmek, yönetmek | Zamir | 5 | ||
נָחַנִי | nahani | bana yol gösterdi, yol göstermek, rehberlik etmek, yönetmek | Zamir | 4 | ||
תַנְחֵֽם | tanhem | yol göstereceksin, yol göstermek, kılavuzluk etmek, yönetmek | Zamir | 3 | ||
וּנְחֵנִי | u-neheni | ve bana yol göster, yol göstermek, yönetmek, iletmek | Zamir | 2 | ||
יַנְחֵנִי | yanheni | bana yol gösterecek, yol göstermek, kılavuzluk etmek, yönetmek | Zamir | 2 | ||
יַנְחֶנּוּ | yanhennu | yol gösterecek, yol göstermek, kılavuzluk etmek, yönetmek | Zamir | 2 | ||
נָחִיתָ | nahita | yol gösterdin, yol göstermek, kılavuzluk etmek, yönetmek | Fiil | 2 | ||
יַנְחֵֽם | yanhem | onlara yol gösterecek, yol göstermek, yönlendirmek, iletmek | Zamir | 1 | ||
נָחָם | naham | derin nefes aldı, derin nefes almak, üzülmek, teselli bulmak, fikrini değiştirmek | Zamir | 1 | ||
וַיַּנְחֵֽם | vayyanhem | ve onlara yol gösterdi, yol göstermek, kılavuzluk etmek, yönetmek | Zamir | 1 | ||
וְאַנְחֵהוּ | ve-anhehu | ve ona yol göstereceğim, yol göstermek, rehberlik etmek, yönetmek | Zamir | 1 | ||
יַנְחוּנִי | yanhuni | bana yol gösterecekler, yol göstermek, kılavuzluk etmek, yönetmek | Zamir | 1 | ||
לַנְחֹתָם | lanhotam | onlara yol göstermek için, yol göstermek, rehberlik etmek, yönetmek | Zamir | 1 | ||
לְהַנְחֹתָם | le-hanhotam | onlara yol göstermek, yol göstermek, kılavuzluk etmek, yönetmek | Zamir | 1 | ||
וְנָחֲךָ | ve-nahakha | ve sana yol gösterdi, yol göstermek, kılavuzluk etmek, yönetmek | Zamir | 1 | ||
תַּנְחֶה | tanhe | yol göstereceksin, yol göstermek, rehberlik etmek, yönetmek | Fiil | 1 | ||
הִנְחַנִי | hinhani | yol gösterdi, yol göstermek, rehberlik etmek, yönlendirmek | Zamir | 1 | ||
אֲנַחְנָה | anahna | biz, biz | Zamir | 1 | ||
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 32:34
·
Tevrat
וְעַתָּ֞ה לֵ֣ךְ נְחֵ֣ה אֶת־הָעָ֗ם אֶ֤ל אֲשֶׁר־דִּבַּ֨רְתִּי֙ לָ֔ךְ הִנֵּ֥ה מַלְאָכִ֖י יֵלֵ֣ךְ לְפָנֶ֑יךָ וּבְי֣וֹם פָּקְדִ֔י וּפָקַדְתִּ֥י עֲלֵיהֶ֖ם חַטָּאתָֽם
Ve şimdi git, halkı sana söylediğim yere götür; işte elçim senin önünden gidecek. Ve yokladığım günde, onların günahını üzerlerinde yoklayacağım.
Örnek Ayetler (5 / 6)
1. Samuel 22:4
·
Tevrat
וַיַּנְחֵ֕ם אֶת־פְּנֵ֖י מֶ֣לֶךְ מוֹאָ֑ב וַיֵּשְׁב֣וּ עִמּ֔וֹ כָּל־יְמֵ֥י הֱיוֹת־דָּוִ֖ד בַּמְּצוּדָֽה
Onları Moav kralının yüzü önünde bıraktı; Davut'un hisarda olduğu bütün günler onunla oturdular.
2. Krallar 18:11
·
Tevrat
וַיֶּ֧גֶל מֶֽלֶךְ־אַשּׁ֛וּר אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל אַשּׁ֑וּרָה וַיַּנְחֵ֞ם בַּחְלַ֧ח וּבְחָב֛וֹר נְהַ֥ר גּוֹזָ֖ן וְעָרֵ֥י מָדָֽי
Ve Asur kralı İsrail'i Asur'a sürdü ve onları Halah'ta, Gozan ırmağında Havor'da ve Med şehirlerinde yerleştirdi.
1. Krallar 10:26
·
Tevrat
וַיֶּאֱסֹ֣ף שְׁלֹמֹה֮ רֶ֣כֶב וּפָרָשִׁים֒ וַיְהִי־ל֗וֹ אֶ֤לֶף וְאַרְבַּע־מֵאוֹת֙ רֶ֔כֶב וּשְׁנֵים־עָשָׂ֥ר אֶ֖לֶף פָּֽרָשִׁ֑ים וַיַּנְחֵם֙ בְּעָרֵ֣י הָרֶ֔כֶב וְעִם־הַמֶּ֖לֶךְ בִּירוּשָׁלִָֽם
Süleyman savaş arabaları ve atlılar topladı; bin dört yüz savaş arabası ve on iki bin atlısı vardı; onları savaş arabası şehirlerine ve Yeruşalim'e, kralın yanına yerleştirdi.
Mezmurlar 78:14
·
Tevrat
וַיַּנְחֵ֣ם בֶּעָנָ֣ן יוֹמָ֑ם וְכָל־הַ֝לַּ֗יְלָה בְּא֣וֹר אֵֽשׁ
Ve gündüzün bulutla, ve bütün gece ateş ışığıyla onlara yol gösterdi.
Mezmurlar 78:53
·
Tevrat
וַיַּנְחֵ֣ם לָ֭בֶטַח וְלֹ֣א פָחָ֑דוּ וְאֶת־א֝וֹיְבֵיהֶ֗ם כִּסָּ֥ה הַיָּֽם
Ve onlara güvenle yol gösterdi ve korkmadılar; ve onların düşmanlarını deniz örttü.
Örnek Ayetler (5)
Mezmurlar 31:4
·
Tevrat
כִּֽי־סַלְעִ֣י וּמְצוּדָתִ֣י אָ֑תָּה וּלְמַ֥עַן שִׁ֝מְךָ֗ תַּֽנְחֵ֥נִי וּֽתְנַהֲלֵֽנִי
Çünkü kayam ve kalem Sensin; ve adının uğruna bana yol göster ve beni yönet.
Mezmurlar 61:3
·
Tevrat
מִקְצֵ֤ה הָאָ֨רֶץ אֵלֶ֣יךָ אֶ֭קְרָא בַּעֲטֹ֣ף לִבִּ֑י בְּצוּר־יָר֖וּם מִמֶּ֣נִּי תַנְחֵֽנִי
Kalbim bayıldığında yerin ucundan sana sesleneceğim; benden yüksek olan kayaya beni yönlendir.
Mezmurlar 73:24
·
Tevrat
בַּעֲצָתְךָ֥ תַנְחֵ֑נִי וְ֝אַחַ֗ר כָּב֥וֹד תִּקָּחֵֽנִי
Öğüdünle bana yol gösterirsin ve sonra yüceliğe beni alırsın.
Mezmurlar 139:10
·
Tevrat
גַּם־שָׁ֭ם יָדְךָ֣ תַנְחֵ֑נִי וְֽתֹאחֲזֵ֥נִי יְמִינֶֽךָ
Orada da senin elin bana yol gösterecek; ve sağ elin beni tutacak.
Mezmurlar 143:10
·
Tevrat
לַמְּדֵ֤נִי לַֽעֲשׂ֣וֹת רְצוֹנֶךָ֮ כִּֽי־אַתָּ֪ה אֱל֫וֹהָ֥י רוּחֲךָ֥ טוֹבָ֑ה תַּ֝נְחֵ֗נִי בְּאֶ֣רֶץ מִישֽׁוֹר
İsteğini yapmayı bana öğret, çünkü sen Tanrımsın; iyi ruhun düzlük diyarında bana yol göstersin.
Örnek Ayetler (4)
Mezmurlar 5:9
·
Tevrat
יְהוָ֤ה נְחֵ֬נִי בְצִדְקָתֶ֗ךָ לְמַ֥עַן שׁוֹרְרָ֑י הַיְשַׁ֖ר לְפָנַ֣י דַּרְכֶּֽךָ
Yahve, düşmanlarım yüzünden doğruluğunla bana yol göster; önümde yolunu düzelt.
Mezmurlar 60:11
·
Tevrat
מִ֣י יֹ֭בִלֵנִי עִ֣יר מָצ֑וֹר מִ֖י נָחַ֣נִי עַד־אֱדֽוֹם
Kim beni kuşatma şehrine getirecek? Kim bana Edom'a kadar öncülük edecek?
Mezmurlar 108:11
·
Tevrat
מִ֣י יֹ֭בִלֵנִי עִ֣יר מִבְצָ֑ר מִ֖י נָחַ֣נִי עַד־אֱדֽוֹם
Surlu şehre beni kim götürecek? Edom'a kadar bana kim öncülük edecek?
Yaratılış 24:27
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר בָּר֤וּךְ יְהוָה֙ אֱלֹהֵי֙ אֲדֹנִ֣י אַבְרָהָ֔ם אֲ֠שֶׁר לֹֽא־עָזַ֥ב חַסְדּ֛וֹ וַאֲמִתּ֖וֹ מֵעִ֣ם אֲדֹנִ֑י אָנֹכִ֗י בַּדֶּ֨רֶךְ֙ נָחַ֣נִי יְהוָ֔ה בֵּ֖ית אֲחֵ֥י אֲדֹנִֽי
Ve dedi: 'Efendim İbrahim'in Tanrısı Yahve bereketli olsun; O, efendimden sadakatini ve gerçeğini bırakmadı. Ben yoldayken, Yahve beni efendimin kardeşlerinin evine yönlendirdi.'
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 67:5
·
Tevrat
יִֽשְׂמְח֥וּ וִֽירַנְּנ֗וּ לְאֻ֫מִּ֥ים כִּֽי־תִשְׁפֹּ֣ט עַמִּ֣ים מִישׁ֑וֹר וּלְאֻמִּ֓ים בָּאָ֖רֶץ תַּנְחֵ֣ם סֶֽלָה
Uluslar sevinsin ve sevinçle haykırsın; çünkü halkları doğrulukla yargılarsın ve yerdeki uluslara yol gösterirsin. Sela.
Süleyman'ın Özdeyişleri 11:3
·
Tevrat
תֻּמַּ֣ת יְשָׁרִ֣ים תַּנְחֵ֑ם וְסֶ֖לֶף בּוֹגְדִ֣ים יְשָׁדֵּֽם
Doğruların kusursuzluğu onlara yol gösterir, hainlerin sapkınlığı ise onları yok eder.
Eyüp 38:32
·
Tevrat
הֲתֹצִ֣יא מַזָּר֣וֹת בְּעִתּ֑וֹ וְ֝עַ֗יִשׁ עַל־בָּנֶ֥יהָ תַנְחֵֽם
Takımyıldızları vaktinde çıkarabilir misin ve Ayı yıldızına oğullarıyla yol gösterebilir misin?
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 27:11
·
Tevrat
ה֤וֹרֵ֥נִי יְהוָ֗ה דַּ֫רְכֶּ֥ךָ וּ֭נְחֵנִי בְּאֹ֣רַח מִישׁ֑וֹר לְ֝מַ֗עַן שׁוֹרְרָֽי
Bana yolunu öğret, Yahve, ve düşmanlarım yüzünden beni düzlük yolunda yönelt.
Mezmurlar 139:24
·
Tevrat
וּרְאֵ֗ה אִם־דֶּֽרֶךְ־עֹ֥צֶב בִּ֑י וּ֝נְחֵ֗נִי בְּדֶ֣רֶךְ עוֹלָֽם
Ve bende acı yolu var mı gör; ve beni sonsuzluk yolunda yönet.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 23:3
·
Tevrat
נַפְשִׁ֥י יְשׁוֹבֵ֑ב יַֽנְחֵ֥נִי בְמַעְגְּלֵי־צֶ֝֗דֶק לְמַ֣עַן שְׁמֽוֹ
Canımı tazeler; kendi adı uğruna beni doğruluk yollarında güder.
Çölde Sayım 23:7
·
Tevrat
וַיִּשָּׂ֥א מְשָׁל֖וֹ וַיֹּאמַ֑ר מִן־אֲ֠רָם יַנְחֵ֨נִי בָלָ֤ק מֶֽלֶךְ־מוֹאָב֙ מֵֽהַרְרֵי־קֶ֔דֶם לְכָה֙ אָֽרָה־לִּ֣י יַעֲקֹ֔ב וּלְכָ֖ה זֹעֲמָ֥ה יִשְׂרָאֵֽל
Deyişini kaldırdı ve dedi: 'Moab kralı Balak beni Aram'dan, doğu dağlarından getirdi: Gel, benim için Yakup'u lanetle ve gel, İsrail'e öfkelen.'
Örnek Ayetler (2)
Süleyman'ın Özdeyişleri 18:16
·
Tevrat
מַתָּ֣ן אָ֭דָם יַרְחִ֣יב ל֑וֹ וְלִפְנֵ֖י גְדֹלִ֣ים יַנְחֶֽנּוּ
Adamın armağanı ona yer açar ve onu büyüklerin önüne getirir.
Yasa'nın Tekrarı 32:12
·
Tevrat
יְהוָ֖ה בָּדָ֣ד יַנְחֶ֑נּוּ וְאֵ֥ין עִמּ֖וֹ אֵ֥ל נֵכָֽר
Yahve yalnız ona yol gösterdi ve onunla yabancı ilah yoktu.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 77:21
·
Tevrat
נָחִ֣יתָ כַצֹּ֣אן עַמֶּ֑ךָ בְּֽיַד־מֹשֶׁ֥ה וְאַהֲרֹֽן
Halkını Musa ve Harun'un eliyle sürü gibi güttün.
Mısır'dan Çıkış 15:13
·
Tevrat
נָחִ֥יתָ בְחַסְדְּךָ֖ עַם־ז֣וּ גָּאָ֑לְתָּ נֵהַ֥לְתָּ בְעָזְּךָ֖ אֶל־נְוֵ֥ה קָדְשֶֽׁךָ
Fidye ile kurtardığın bu halka sadakatinle öncülük ettin; gücünle onları kutsal meskenine yönlendirdin.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 78:72
·
Tevrat
וַ֭יִּרְעֵם כְּתֹ֣ם לְבָב֑וֹ וּבִתְבוּנ֖וֹת כַּפָּ֣יו יַנְחֵֽם
Ve kalbinin bütünlüğüyle onları güttü ve ellerinin anlayışıyla onlara yol gösterdi.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 13:17
·
Tevrat
וַיְהִ֗י בְּשַׁלַּ֣ח פַּרְעֹה֮ אֶת־הָעָם֒ וְלֹא־נָחָ֣ם אֱלֹהִ֗ים דֶּ֚רֶךְ אֶ֣רֶץ פְּלִשְׁתִּ֔ים כִּ֥י קָר֖וֹב ה֑וּא כִּ֣י אָמַ֣ר אֱלֹהִ֗ים פֶּֽן־יִנָּחֵ֥ם הָעָ֛ם בִּרְאֹתָ֥ם מִלְחָמָ֖ה וְשָׁ֥בוּ מִצְרָֽיְמָה
Firavun halkı gönderdiğinde, Tanrı onları Filistliler diyarının yolundan götürmedi, çünkü o yakındı; çünkü Tanrı, 'Halk savaş görünce pişman olur ve Mısır'a döner' dedi.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 12:23
·
Tevrat
מַשְׂגִּ֣יא לַ֭גּוֹיִם וַֽיְאַבְּדֵ֑ם שֹׁטֵ֥חַ לַ֝גּוֹיִ֗ם וַיַּנְחֵֽם
Ulusları büyütür ve onları yok eder; ulusları yayar ve onları yönlendirir.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 57:18
·
Tevrat
דְּרָכָ֥יו רָאִ֖יתִי וְאֶרְפָּאֵ֑הוּ וְאַנְחֵ֕הוּ וַאֲשַׁלֵּ֧ם נִֽחֻמִ֛ים ל֖וֹ וְלַאֲבֵלָֽיו
Onun yollarını gördüm ve onu iyileştireceğim; ve ona yol göstereceğim ve ona ve onun yaslılarına teselliler ödeyeceğim.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 43:3
·
Tevrat
שְׁלַח־אוֹרְךָ֣ וַ֭אֲמִתְּךָ הֵ֣מָּה יַנְח֑וּנִי יְבִיא֥וּנִי אֶל־הַֽר־קָ֝דְשְׁךָ֗ וְאֶל־מִשְׁכְּנוֹתֶֽיךָ
Işığını ve gerçeğini gönder, onlar bana yol göstersinler; beni kutsal dağına ve konutlarına getirsinler.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 13:21
·
Tevrat
וַֽיהוָ֡ה הֹלֵךְ֩ לִפְנֵיהֶ֨ם יוֹמָ֜ם בְּעַמּ֤וּד עָנָן֙ לַנְחֹתָ֣ם הַדֶּ֔רֶךְ וְלַ֛יְלָה בְּעַמּ֥וּד אֵ֖שׁ לְהָאִ֣יר לָהֶ֑ם לָלֶ֖כֶת יוֹמָ֥ם וָלָֽיְלָה
Ve Yahve, gündüz ve gece gitmeleri için, yolda onlara kılavuzluk etmek üzere gündüz bulut sütunuyla, onları aydınlatmak üzere gece ateş sütunuyla onların önünde gidiyordu.
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 9:19
·
Tevrat
וְאַתָּה֙ בְּרַחֲמֶ֣יךָ הָֽרַבִּ֔ים לֹ֥א עֲזַבְתָּ֖ם בַּמִּדְבָּ֑ר אֶת־עַמּ֣וּד הֶ֠עָנָן לֹא־סָ֨ר מֵעֲלֵיהֶ֤ם בְּיוֹמָם֙ לְהַנְחֹתָ֣ם בְּהַדֶּ֔רֶךְ וְאֶת־עַמּ֨וּד הָאֵ֤שׁ בְּלַ֨יְלָה֙ לְהָאִ֣יר לָהֶ֔ם וְאֶת־הַדֶּ֖רֶךְ אֲשֶׁ֥ר יֵֽלְכוּ־בָֽהּ
Ve sen çok merhametinle onları çölde terk etmedin; yolda onlara yol göstermek için gündüz bulut sütunu ve onlara onda gidecekleri yolu aydınlatmak için gece ateş sütunu üzerlerinden ayrılmadı.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 58:11
·
Tevrat
וְנָחֲךָ֣ יְהוָה֮ תָּמִיד֒ וְהִשְׂבִּ֤יעַ בְּצַחְצָחוֹת֙ נַפְשֶׁ֔ךָ וְעַצְמֹתֶ֖יךָ יַחֲלִ֑יץ וְהָיִ֨יתָ֙ כְּגַ֣ן רָוֶ֔ה וּכְמוֹצָ֣א מַ֔יִם אֲשֶׁ֥ר לֹא־יְכַזְּב֖וּ מֵימָֽיו
Ve Yahve sana daima rehberlik edecek ve kuraklıklarda canını doyuracak ve kemiklerini güçlendirecek; ve sulanmış bahçe gibi ve suları yalan söylemeyen su pınarı gibi olacaksın.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 6:22
·
Tevrat
בְּהִתְהַלֶּכְךָ֨ תַּנְחֶ֬ה אֹתָ֗ךְ בְּֽ֭שָׁכְבְּךָ תִּשְׁמֹ֣ר עָלֶ֑יךָ וַ֝הֲקִיצ֗וֹתָ הִ֣יא תְשִׂיחֶֽךָ
Yürüdüğünde sana yol gösterecek, yattığında seni koruyacak ve uyandığında seninle konuşacak.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 24:48
·
Tevrat
וָאֶקֹּ֥ד וָֽאֶשְׁתַּחֲוֶ֖ה לַיהוָ֑ה וָאֲבָרֵ֗ךְ אֶת־יְהוָה֙ אֱלֹהֵי֙ אֲדֹנִ֣י אַבְרָהָ֔ם אֲשֶׁ֤ר הִנְחַ֨נִי֙ בְּדֶ֣רֶךְ אֱמֶ֔ת לָקַ֛חַת אֶת־בַּת־אֲחִ֥י אֲדֹנִ֖י לִבְנֽוֹ
'Başımı eğdim ve Yahve'ye secde ettim; efendimin kardeşinin kızını onun oğlu için almak üzere beni gerçek yolda yönlendiren efendim İbrahim'in Tanrısı Yahve'yi bereketledim.'