7
Kullanım
3
Lemma
3
Türev
14
Anlam
3 lemma, 3 türev form
Örnek Ayetler (2)
Ezgiler Ezgisi 6:11
·
Tevrat
אֶל־גִּנַּ֤ת אֱגוֹז֙ יָרַ֔דְתִּי לִרְא֖וֹת בְּאִבֵּ֣י הַנָּ֑חַל לִרְאוֹת֙ הֲפָֽרְחָ֣ה הַגֶּ֔פֶן הֵנֵ֖צוּ הָרִמֹּנִֽים
Vadinin filizlerine bakmak için, asma tomurcuklandı mı, narlar çiçek açtı mı bakmak için ceviz bahçesine indim.
Ezgiler Ezgisi 7:13
·
Tevrat
נַשְׁכִּ֨ימָה֙ לַכְּרָמִ֔ים נִרְאֶ֞ה אִם פָּֽרְחָ֤ה הַגֶּ֨פֶן֙ פִּתַּ֣ח הַסְּמָדַ֔ר הֵנֵ֖צוּ הָרִמּוֹנִ֑ים שָׁ֛ם אֶתֵּ֥ן אֶת־דֹּדַ֖י לָֽךְ
Bağlara erkenden gidelim; asma tomurcuklandı mı, çiçek açtı mı, narlar çiçeklendi mi görelim; orada sana aşkımı vereceğim.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 39:13
·
Tevrat
כְּנַף־רְנָנִ֥ים נֶעֱלָ֑סָה אִם־אֶ֝בְרָ֗ה חֲסִידָ֥ה וְנֹצָֽה
Devekuşlarının kanadı sevinçle çırpar; leylek kanadı ve tüyü müdür?
Örnek Ayetler (1)
Levililer 1:16
·
Tevrat
וְהֵסִ֥יר אֶת־מֻרְאָת֖וֹ בְּנֹצָתָ֑הּ וְהִשְׁלִ֨יךְ אֹתָ֜הּ אֵ֤צֶל הַמִּזְבֵּ֨חַ֙ קֵ֔דְמָה אֶל־מְק֖וֹם הַדָּֽשֶׁן
Ardından kursağını tüyleriyle birlikte çıkaracak ve onu sunağın yanına, doğuya doğru, kül yerine atacak.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 17:3
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֞ כֹּה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה הַנֶּ֤שֶׁר הַגָּדוֹל֙ גְּד֤וֹל הַכְּנָפַ֨יִם֙ אֶ֣רֶךְ הָאֵ֔בֶר מָלֵא֙ הַנּוֹצָ֔ה אֲשֶׁר־ל֖וֹ הָֽרִקְמָ֑ה בָּ֚א אֶל־הַלְּבָנ֔וֹן וַיִּקַּ֖ח אֶת־צַמֶּ֥רֶת הָאָֽרֶז
Ve diyeceksin: Efendi Yahve şöyle dedi: Büyük kanatlı, uzun tüylü, tüyle dolu, renkli deseni olan büyük kartal Lübnan'a geldi ve sedir ağacının tepesini aldı.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 17:7
·
Tevrat
וַיְהִ֤י נֶֽשֶׁר־אֶחָד֙ גָּד֔וֹל גְּד֥וֹל כְּנָפַ֖יִם וְרַב־נוֹצָ֑ה וְהִנֵּה֩ הַגֶּ֨פֶן הַזֹּ֜את כָּֽפְנָ֧ה שָׁרֳשֶׁ֣יהָ עָלָ֗יו וְדָֽלִיּוֹתָיו֙ שִׁלְחָה־לּ֔וֹ לְהַשְׁק֣וֹת אוֹתָ֔הּ מֵעֲרֻג֖וֹת מַטָּעָֽהּ
Büyük kanatlı ve çok tüylü büyük bir kartal vardı; ve işte bu asma, dikildiği yerin tarhlarından onu sulaması için köklerini ona yöneltti ve dallarını ona gönderdi.
Örnek Ayetler (1)
Ağıtlar 4:15
·
Tevrat
ס֣וּרוּ טָמֵ֞א קָ֣רְאוּ לָ֗מוֹ ס֤וּרוּ ס֨וּרוּ֙ אַל־תִּגָּ֔עוּ כִּ֥י נָצ֖וּ גַּם־נָ֑עוּ אָֽמְרוּ֙ בַּגּוֹיִ֔ם לֹ֥א יוֹסִ֖יפוּ לָגֽוּר
Onlara, 'Çekilin, kirli! Çekilin, çekilin, dokunmayın!' diye bağırdılar. Çünkü kaçtılar, dolaştılar da; uluslar arasında, 'Artık konaklamayacaklar' dediler.