28
Kullanım
4
Lemma
14
Türev
34
Anlam
4 lemma, 14 türev form
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 15:5
·
Tevrat
כִּ֠י מִֽי־יַחְמֹ֤ל עָלַ֨יִךְ֙ יְר֣וּשָׁלִַ֔ם וּמִ֖י יָנ֣וּד לָ֑ךְ וּמִ֣י יָס֔וּר לִשְׁאֹ֥ל לְשָׁלֹ֖ם לָֽךְ
Çünkü sana kim acıyacak, ey Yeruşalim? Ve senin için kim sızlanacak? Ve senin esenliğini sormak için kim sapacak?
Nahum 3:7
·
Tevrat
וְהָיָ֤ה כָל־רֹאַ֨יִךְ֙ יִדּ֣וֹד מִמֵּ֔ךְ וְאָמַר֙ שָׁדְּדָ֣ה נִֽינְוֵ֔ה מִ֖י יָנ֣וּד לָ֑הּ מֵאַ֛יִן אֲבַקֵּ֥שׁ מְנַחֲמִ֖ים לָֽךְ
Ve olacak ki seni her gören senden kaçacak ve diyecek: 'Ninova harap oldu, ona kim acıyacak? Senin için nereden teselli ediciler arayacağım?'
Yeşaya 51:19
·
Tevrat
שְׁתַּ֤יִם הֵ֨נָּה֙ קֹֽרְאֹתַ֔יִךְ מִ֖י יָנ֣וּד לָ֑ךְ הַשֹּׁ֧ד וְהַשֶּׁ֛בֶר וְהָרָעָ֥ב וְהַחֶ֖רֶב מִ֥י אֲנַחֲמֵֽךְ
Senin başına gelen bunlardır, iki şey; sana kim acıyacak? Yıkım ve kırılma, ve kıtlık ve kılıç; seni kiminle teselli edeyim?
1. Krallar 14:15
·
Tevrat
וְהִכָּ֨ה יְהוָ֜ה אֶת־יִשְׂרָאֵ֗ל כַּאֲשֶׁ֨ר יָנ֣וּד הַקָּנֶה֮ בַּמַּיִם֒ וְנָתַ֣שׁ אֶת־יִשְׂרָאֵ֗ל מֵ֠עַל הָאֲדָמָ֨ה הַטּוֹבָ֤ה הַזֹּאת֙ אֲשֶׁ֤ר נָתַן֙ לַאֲב֣וֹתֵיהֶ֔ם וְזֵרָ֖ם מֵעֵ֣בֶר לַנָּהָ֑ר יַ֗עַן אֲשֶׁ֤ר עָשׂוּ֙ אֶת־אֲשֵׁ֣רֵיהֶ֔ם מַכְעִיסִ֖ים אֶת־יְהוָֽה
Yahve İsrail'i suda sallanan kamış gibi vuracak ve atalarına verdiği bu iyi toprağın üzerinden İsrail'i sökecek ve onları ırmağın ötesine dağıtacak; çünkü Aşera putlarını yaparak Yahve'yi öfkelendirdiler.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 48:17
·
Tevrat
נֻ֤דוּ לוֹ֙ כָּל־סְבִיבָ֔יו וְכֹ֖ל יֹדְעֵ֣י שְׁמ֑וֹ אִמְר֗וּ אֵיכָ֤ה נִשְׁבַּר֙ מַטֵּה־עֹ֔ז מַקֵּ֖ל תִּפְאָרָֽה
Bütün çevresindekiler ve onun adını bilen herkes ona acıyın; deyin: Güç değneği, güzelliğin asası nasıl kırıldı?
Yeremya 49:30
·
Tevrat
נֻסוּ֩ נֻּ֨דוּ מְאֹ֜ד הֶעְמִ֧יקוּ לָשֶׁ֛בֶת יֹשְׁבֵ֥י חָצ֖וֹר נְאֻם־יְהוָ֑ה כִּֽי־יָעַ֨ץ עֲלֵיכֶ֜ם נְבוּכַדְרֶאצַּ֤ר מֶֽלֶךְ־בָּבֶל֙ עֵצָ֔ה וְחָשַׁ֥ב עֲלֵיכֶ֖ם מַחֲשָׁבָֽה
Kaçın, çok uzaklara gidin, oturmak için derinlere inin, ey Hatzor'da oturanlar, Yahve'nin bildirisidir; çünkü Babil kralı Nebukadnessar size karşı bir tasarı tasarladı ve size karşı bir düşünce düşündü.
Yeremya 50:3
·
Tevrat
כִּ֣י עָלָה֩ עָלֶ֨יהָ גּ֜וֹי מִצָּפ֗וֹן הֽוּא־יָשִׁ֤ית אֶת־אַרְצָהּ֙ לְשַׁמָּ֔ה וְלֹֽא־יִהְיֶ֥ה יוֹשֵׁ֖ב בָּ֑הּ מֵאָדָ֥ם וְעַד־בְּהֵמָ֖ה נָ֥דוּ הָלָֽכוּ
Çünkü kuzeyden ona karşı bir ulus çıktı; o onun diyarını virane yapacak ve içinde oturan olmayacak; insandan hayvana dek kaçtılar, gittiler.
Yeremya 50:8
·
Tevrat
נֻ֚דוּ מִתּ֣וֹךְ בָּבֶ֔ל וּמֵאֶ֥רֶץ כַּשְׂדִּ֖ים צֵ֑אוּ וִהְי֕וּ כְּעַתּוּדִ֖ים לִפְנֵי־צֹֽאן
Babil'in içinden kaçın ve Kildaniler diyarından çıkın ve sürünün önündeki tekeler gibi olun.
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 69:21
·
Tevrat
חֶרְפָּ֤ה שָֽׁבְרָ֥ה לִבִּ֗י וָֽאָ֫נ֥וּשָׁה וָאֲקַוֶּ֣ה לָנ֣וּד וָאַ֑יִן וְ֝לַמְנַחֲמִ֗ים וְלֹ֣א מָצָֽאתִי
Kınanma kalbimi kırdı ve hastalandım; ve acıyacak birini bekledim ve yoktu, ve teselli ediciler, ama bulmadım.
Süleyman'ın Özdeyişleri 26:2
·
Tevrat
כַּצִּפּ֣וֹר לָ֭נוּד כַּדְּר֣וֹר לָע֑וּף כֵּ֥ן קִֽלְלַ֥ת חִ֝נָּ֗ם ל֣וֹ תָבֹֽא
Kaçan kuş gibi, uçan kırlangıç gibi, nedensiz lanet de ona gelir.
Eyüp 2:11
·
Tevrat
וַֽיִּשְׁמְע֞וּ שְׁלֹ֣שֶׁת רֵעֵ֣י אִיּ֗וֹב אֵ֣ת כָּל־הָרָעָ֣ה הַזֹּאת֮ הַבָּ֣אָה עָלָיו֒ וַיָּבֹ֨אוּ֙ אִ֣ישׁ מִמְּקֹמ֔וֹ אֱלִיפַ֤ז הַתֵּימָנִי֙ וּבִלְדַּ֣ד הַשּׁוּחִ֔י וְצוֹפַ֖ר הַנַּֽעֲמָתִ֑י וַיִּוָּעֲד֣וּ יַחְדָּ֔ו לָב֥וֹא לָנֽוּד־ל֖וֹ וּֽלְנַחֲמֽוֹ
Ve Eyyup'un üç dostu onun üzerine gelen bütün bu kötülüğü duydular, ve her adam kendi yerinden geldiler: Temanlı Elifaz ve Şuhalı Bildad ve Naamalı Tsofar. Ve ona acımak ve onu teselli etmek için gelmek üzere birlikte buluştular.
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 4:12
·
Tevrat
כִּ֤י תַֽעֲבֹד֙ אֶת־הָ֣אֲדָמָ֔ה לֹֽא־תֹסֵ֥ף תֵּת־כֹּחָ֖הּ לָ֑ךְ נָ֥ע וָנָ֖ד תִּֽהְיֶ֥ה בָאָֽרֶץ
Çünkü toprağı işlediğinde, artık gücünü sana vermeyecek; yerde kaçak ve göçebe olacaksın.
Yaratılış 4:14
·
Tevrat
הֵן֩ גֵּרַ֨שְׁתָּ אֹתִ֜י הַיּ֗וֹם מֵעַל֙ פְּנֵ֣י הָֽאֲדָמָ֔ה וּמִפָּנֶ֖יךָ אֶסָּתֵ֑ר וְהָיִ֜יתִי נָ֤ע וָנָד֙ בָּאָ֔רֶץ וְהָיָ֥ה כָל־מֹצְאִ֖י יַֽהַרְגֵֽנִי
İşte, bugün beni toprağın yüzü üzerinden kovdun ve senin yüzünden gizleneceğim; ve yerde kaçak ve göçebe olacağım ve beni her bulan beni öldürecek.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 16:5
·
Tevrat
כִּֽי־כֹ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה אַל־תָּבוֹא֙ בֵּ֣ית מַרְזֵ֔חַ וְאַל־תֵּלֵ֣ךְ לִסְפּ֔וֹד וְאַל־תָּנֹ֖ד לָהֶ֑ם כִּֽי־אָסַ֨פְתִּי אֶת־שְׁלוֹמִ֜י מֵאֵ֨ת הָעָ֤ם־הַזֶּה֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה אֶת־הַחֶ֖סֶד וְאֶת־הָֽרַחֲמִֽים
Çünkü Yahve şöyle dedi: Yas evine girme ve dövünmek için gitme ve onlar için sızlanma; çünkü bu halktan esenliğimi, sadakati ve merhameti topladım, Yahve'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 4:1
·
Tevrat
אִם־תָּשׁ֨וּב יִשְׂרָאֵ֧ל נְאֻם־יְהוָ֛ה אֵלַ֖י תָּשׁ֑וּב וְאִם־תָּסִ֧יר שִׁקּוּצֶ֛יךָ מִפָּנַ֖י וְלֹ֥א תָנֽוּד
Eğer dönersen ey İsrail, Yahve'nin bildirisidir, bana döneceksin; ve eğer iğrençliklerini yüzümden uzaklaştırırsan ve sarsılmazsan,
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 11:1
·
Tevrat
לַמְנַצֵּ֗חַ לְדָ֫וִ֥ד בַּֽיהוָ֨ה חָסִ֗יתִי אֵ֭יךְ תֹּאמְר֣וּ לְנַפְשִׁ֑י נ֝֗וּדִי הַרְכֶ֥ם צִפּֽוֹר
Müzik şefine, Davut'un. Yahve'ye sığındım; canıma nasıl 'Kuş gibi dağınıza kaç' dersiniz?
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 36:12
·
Tevrat
אַל־תְּ֭בוֹאֵנִי רֶ֣גֶל גַּאֲוָ֑ה וְיַד־רְ֝שָׁעִ֗ים אַל־תְּנִדֵֽנִי
Gururun ayağı bana gelmesin ve kötülerin eli beni sarsmasın.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 48:27
·
Tevrat
וְאִ֣ם ל֣וֹא הַשְּׂחֹ֗ק הָיָ֤ה לְךָ֙ יִשְׂרָאֵ֔ל אִם־בְּגַנָּבִ֖ים נִמְצָ֑א כִּֽי־מִדֵּ֧י דְבָרֶ֥יךָ בּ֖וֹ תִּתְנוֹדָֽד
Ve İsrail sana gülünç olmadı mı? Hırsızlar arasında mı bulundu, çünkü ondan her söz edişinde başını sallıyorsun?
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 18:16
·
Tevrat
לָשׂ֥וּם אַרְצָ֛ם לְשַׁמָּ֖ה שְׁרִיק֣וֹת עוֹלָ֑ם כֹּ֚ל עוֹבֵ֣ר עָלֶ֔יהָ יִשֹּׁ֖ם וְיָנִ֥יד בְּרֹאשֽׁוֹ
Onların yerini bir viraneye, sonsuz bir ıslığa koymak için; onun üzerinden her geçen şaşacak ve başını sallayacak.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 22:10
·
Tevrat
אַל־תִּבְכּ֣וּ לְמֵ֔ת וְאַל־תָּנֻ֖דוּ ל֑וֹ בְּכ֤וּ בָכוֹ֙ לַֽהֹלֵ֔ךְ כִּ֣י לֹ֤א יָשׁוּב֙ ע֔וֹד וְרָאָ֖ה אֶת־אֶ֥רֶץ מוֹלַדְתּֽוֹ
Ölü için ağlamayın ve ona yas tutmayın; giden için kesinlikle ağlayın, çünkü artık dönmeyecek ve doğduğu yeri görmeyecek.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 42:11
·
Tevrat
וַיָּבֹ֣אוּ אֵ֠לָיו כָּל־אֶחָ֨יו וְכָל־אַחְיוֹתָ֜יו וְכָל־יֹדְעָ֣יו לְפָנִ֗ים וַיֹּאכְל֨וּ עִמּ֣וֹ לֶחֶם֮ בְּבֵיתוֹ֒ וַיָּנֻ֤דוּ לוֹ֙ וַיְנַחֲמ֣וּ אֹת֔וֹ עַ֚ל כָּל־הָ֣רָעָ֔ה אֲשֶׁר־הֵבִ֥יא יְהוָ֖ה עָלָ֑יו וַיִּתְּנוּ־ל֗וֹ אִ֚ישׁ קְשִׂיטָ֣ה אֶחָ֔ת וְאִ֕ישׁ נֶ֥זֶם זָהָ֖ב אֶחָֽד
Sonra bütün erkek kardeşleri, bütün kız kardeşleri ve onu önceden tanıyanların hepsi ona geldiler ve evinde onunla ekmek yediler; ve Yahve'nin onun üzerine getirdiği bütün kötülük için ona acıdılar ve onu teselli ettiler; ve her biri ona bir kesita ve her biri bir altın küpe verdi.
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 21:8
·
Tevrat
וְלֹ֣א אֹסִ֗יף לְהָנִיד֙ רֶ֣גֶל יִשְׂרָאֵ֔ל מִן־הָ֣אֲדָמָ֔ה אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תִּי לַֽאֲבוֹתָ֑ם רַ֣ק אִם־יִשְׁמְר֣וּ לַעֲשׂ֗וֹת כְּכֹל֙ אֲשֶׁ֣ר צִוִּיתִ֔ים וּלְכָל־הַ֨תּוֹרָ֔ה אֲשֶׁר־צִוָּ֥ה אֹתָ֖ם עַבְדִּ֥י מֹשֶֽׁה
Ve atalarına verdiğim topraktan İsrail'in ayağını bir daha sarsmayacağım; yeter ki onlara buyurduğum her şeye göre ve kulum Musa'nın onlara buyurduğu bütün yasaya göre yapmayı tutsunlar.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 24:20
·
Tevrat
נ֣וֹעַ תָּנ֤וּעַ אֶ֨רֶץ֙ כַּשִּׁכּ֔וֹר וְהִֽתְנוֹדְדָ֖ה כַּמְּלוּנָ֑ה וְכָבַ֤ד עָלֶ֨יהָ֙ פִּשְׁעָ֔הּ וְנָפְלָ֖ה וְלֹא־תֹסִ֥יף קֽוּם
Yer bir sarhoş gibi sendeleyerek sendeleyecek ve bir kulübe gibi sallanacak; ve isyanı onun üzerinde ağırlaştı ve düşecek ve bir daha kalkmayacak.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 31:18
·
Tevrat
שָׁמ֣וֹעַ שָׁמַ֗עְתִּי אֶפְרַ֨יִם֙ מִתְנוֹדֵ֔ד יִסַּרְתַּ֨נִי֙ וָֽאִוָּסֵ֔ר כְּעֵ֖גֶל לֹ֣א לֻמָּ֑ד הֲשִׁיבֵ֣נִי וְאָשׁ֔וּבָה כִּ֥י אַתָּ֖ה יְהוָ֥ה אֱלֹהָֽי
Efrayim'in inlediğini kesinlikle işittim: Beni terbiye ettin ve eğitilmemiş buzağı gibi terbiye edildim; beni döndür ve döneyim, çünkü sen benim Tanrım Yahve'sin.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 56:9
·
Tevrat
נֹדִי֮ סָפַ֪רְתָּ֫ה אָ֥תָּה שִׂ֣ימָה דִמְעָתִ֣י בְנֹאדֶ֑ךָ הֲ֝לֹ֗א בְּסִפְרָתֶֽךָ
Sen dolaşmamı saydın; gözyaşımı tulumuna koy; senin kitabında değil mi?
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 4:16
·
Tevrat
וַיֵּ֥צֵא קַ֖יִן מִלִּפְנֵ֣י יְהוָ֑ה וַיֵּ֥שֶׁב בְּאֶֽרֶץ־נ֖וֹד קִדְמַת־עֵֽדֶן
Böylece Kayin Yahve'nin yüzünün önünden çıktı ve Aden'in doğusunda, Nod diyarında oturdu.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 4:11
·
Tevrat
קָרֵ֨א בְחַ֜יִל וְכֵ֣ן אָמַ֗ר גֹּ֤דּוּ אִֽילָנָא֙ וְקַצִּ֣צוּ עַנְפ֔וֹהִי אַתַּ֥רוּ עָפְיֵ֖הּ וּבַדַּ֣רוּ אִנְבֵּ֑הּ תְּנֻ֤ד חֵֽיוְתָא֙ מִן־תַּחְתּ֔וֹהִי וְצִפְּרַיָּ֖א מִן־עַנְפֽוֹהִי
Güçle bağırıyordu ve şöyle diyordu: 'Ağacı kesin ve onun dallarını budayın, onun yapraklarını dökün ve onun meyvesini dağıtın; hayvanlar onun altından ve kuşlar onun dallarından kaçsın.'