9
Kullanım
3
Lemma
4
Türev
11
Anlam
3 lemma, 4 türev form
Örnek Ayetler (2)
Süleyman'ın Özdeyişleri 19:12
·
Tevrat
נַ֣הַם כַּ֭כְּפִיר זַ֣עַף מֶ֑לֶךְ וּכְטַ֖ל עַל־עֵ֣שֶׂב רְצוֹנֽוֹ
Kralın öfkesi genç aslanın kükremesi gibidir, ve lütfu ot üzerindeki çiy gibidir.
Süleyman'ın Özdeyişleri 20:2
·
Tevrat
נַ֣הַם כַּ֭כְּפִיר אֵ֣ימַת מֶ֑לֶךְ מִ֝תְעַבְּר֗וֹ חוֹטֵ֥א נַפְשֽׁוֹ
Kralın dehşeti genç aslanın kükremesi gibidir; onu öfkelendiren kendi canına günah işler.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 5:29
·
Tevrat
שְׁאָגָ֥ה ל֖וֹ כַּלָּבִ֑יא יִשְׁאַ֨ג כַּכְּפִירִ֤ים וְיִנְהֹם֙ וְיֹאחֵ֣ז טֶ֔רֶף וְיַפְלִ֖יט וְאֵ֥ין מַצִּֽיל
Onun kükremesi dişi aslan gibidir; genç aslanlar gibi kükreyecek ve hırlayacak ve avı yakalayacak ve kaçıracak ve kurtaran yoktur.
Yeşaya 5:30
·
Tevrat
וְיִנְהֹ֥ם עָלָ֛יו בַּיּ֥וֹם הַה֖וּא כְּנַהֲמַת־יָ֑ם וְנִבַּ֤ט לָאָ֨רֶץ֙ וְהִנֵּה־חֹ֔שֶׁךְ צַ֣ר וָא֔וֹר חָשַׁ֖ךְ בַּעֲרִיפֶֽיהָ
Ve o günde denizin uğultusu gibi onun üzerine hırlayacak; ve yere bakacak ve işte karanlık, sıkıntı; ve ışık onun bulutlarında karardı.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 5:11
·
Tevrat
וְנָהַמְתָּ֥ בְאַחֲרִיתֶ֑ךָ בִּכְל֥וֹת בְּ֝שָׂרְךָ֗ וּשְׁאֵרֶֽךָ
Ve etin ve bedenin tükendiğinde, sonunda inlersin.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 28:15
·
Tevrat
אֲרִי־נֹ֭הֵם וְדֹ֣ב שׁוֹקֵ֑ק מֹשֵׁ֥ל רָ֝שָׁ֗ע עַ֣ל עַם־דָּֽל
Zayıf halk üzerinde kötü yönetici, kükreyen aslan ve saldıran ayıdır.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 24:23
·
Tevrat
וּפְאֵרֵכֶ֣ם עַל־רָאשֵׁיכֶ֗ם וְנַֽעֲלֵיכֶם֙ בְּרַגְלֵיכֶ֔ם לֹ֥א תִסְפְּד֖וּ וְלֹ֣א תִבְכּ֑וּ וּנְמַקֹּתֶם֙ בַּעֲוֺנֹ֣תֵיכֶ֔ם וּנְהַמְתֶּ֖ם אִ֥ישׁ אֶל־אָחִֽיו
Ve sarıklarınız başlarınızın üzerinde ve çarıklarınız ayaklarınızda olacak; dövünmeyeceksiniz ve ağlamayacaksınız, ve suçlarınızda çürüyeceksiniz ve adam kardeşine inleyecek.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 38:9
·
Tevrat
נְפוּג֣וֹתִי וְנִדְכֵּ֣יתִי עַד־מְאֹ֑ד שָׁ֝אַ֗גְתִּי מִֽנַּהֲמַ֥ת לִבִּֽי
Uyuştum ve çok ezildim; kalbimin inlemesinden kükrüyorum.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 5:30
·
Tevrat
וְיִנְהֹ֥ם עָלָ֛יו בַּיּ֥וֹם הַה֖וּא כְּנַהֲמַת־יָ֑ם וְנִבַּ֤ט לָאָ֨רֶץ֙ וְהִנֵּה־חֹ֔שֶׁךְ צַ֣ר וָא֔וֹר חָשַׁ֖ךְ בַּעֲרִיפֶֽיהָ
Ve o günde denizin uğultusu gibi onun üzerine hırlayacak; ve yere bakacak ve işte karanlık, sıkıntı; ve ışık onun bulutlarında karardı.