102
Kullanım
8
Lemma
34
Türev
57
Anlam
8 lemma, 34 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
הַמִּתְנַדֵּב | ha-mmitnaddev | gönüllü olan, teşvik etmek, gönüllü olmak, istekle vermek | Fiil | 1 | ||
הִתְנַדֵּֽב | hitnaddev | gönüllü oldu, gönüllü olmak, istekle vermek, kendini adamak | Fiil | 1 | ||
הִֽתְנַדְּבָם | hitnaddevam | onların gönüllü olmaları, gönüllü olmak, istekle vermek, kendini sunmak | Zamir | 1 | ||
בְּהִתְנַדֵּב | be-hitnaddev | gönüllü olduklarında, gönüllü olmak, istekle vermek, kendini adamak | Fiil | 1 | ||
הִתְנַדַּבְתִּי | hitnaddavti | gönüllü oldum, gönüllü olmak, istekle vermek, kendini adamak | Fiil | 1 | ||
נְדִיבוֹת Lemma | nedivot | gönüllü olanlar, gönüllü, soylu, cömert | İsim | 2 | ||
נְדִיב | nediv | gönüllü, gönüllü, cömert, soylu | Sıfat | 10 | ||
Örnek Ayetler (5 / 10) Yeşaya 32:5 · Tevrat לֹֽא־יִקָּרֵ֥א ע֛וֹד לְנָבָ֖ל נָדִ֑יב וּלְכִילַ֕י לֹ֥א יֵֽאָמֵ֖ר שֽׁוֹעַ Ahmağa artık soylu diye çağrılmayacak ve alçağa saygın denilmeyecek. 1. Tarihler 28:21 · Tevrat וְהִנֵּ֗ה מַחְלְקוֹת֙ הַכֹּהֲנִ֣ים וְהַלְוִיִּ֔ם לְכָל־עֲבוֹדַ֖ת בֵּ֣ית הָאֱלֹהִ֑ים וְעִמְּךָ֙ בְכָל־מְלָאכָ֜ה לְכָל־נָדִ֤יב בַּֽחָכְמָה֙ לְכָל־עֲבוֹדָ֔ה וְהַשָּׂרִ֥ים וְכָל־הָעָ֖ם לְכָל־דְּבָרֶֽיךָ Ve işte Tanrı'nın evinin bütün hizmeti için kâhinlerin ve Levililerin bölükleri; ve bütün hizmet için bilgelikle bütün gönüllüler bütün işte seninledir; ve yöneticiler ve bütün halk bütün sözlerin içindir.' Ezgiler Ezgisi 6:12 · Tevrat לֹ֣א יָדַ֔עְתִּי נַפְשִׁ֣י שָׂמַ֔תְנִי מַרְכְּב֖וֹת עַמִּי־נָדִֽיב Bilmedim; canım beni soylu halkımın savaş arabalarına koydu. Ezgiler Ezgisi 7:2 · Tevrat מַה־יָּפ֧וּ פְעָמַ֛יִךְ בַּנְּעָלִ֖ים בַּת־נָדִ֑יב חַמּוּקֵ֣י יְרֵכַ֔יִךְ כְּמ֣וֹ חֲלָאִ֔ים מַעֲשֵׂ֖ה יְדֵ֥י אָמָּֽן Çarıklar içinde adımların ne güzel, ey soylu kızı! Uyluklarının kıvrımları bir ustanın ellerinin işi olan mücevherler gibidir. Süleyman'ın Özdeyişleri 19:6 · Tevrat רַ֭בִּים יְחַלּ֣וּ פְנֵֽי־נָדִ֑יב וְכָל־הָ֝רֵ֗עַ לְאִ֣ישׁ מַתָּֽן Birçoğu soylunun yüzüne yalvarır, ve herkes armağan adamının dostudur. | ||||||
נְדִיבִים | nedivim | gönüllüler, gönüllü, soylu, cömert | Sıfat | 7 | ||
נְדִיבֵי | nedivey | gönüllülerinin, gönüllü, soylu, cömert | Sıfat | 3 | ||
בִּנְדִיבִֽים | bi-ndivim | gönüllülerde, gönüllü, soylu, cömert | Sıfat | 2 | ||
וּנְדִיבִים | u-nedivim | ve gönüllüler, gönüllü, soylu, cömert | Sıfat | 1 | ||
וְנָדִיב | ve-nadiv | ve gönüllü, gönüllü, cömert, soylu | Sıfat | 1 | ||
לְנָדִיב | le-nadiv | gönüllüye, gönüllü, soylu, cömert | Sıfat | 1 | ||
נְדִיבָה | nediva | gönüllü, gönüllü, soylu, cömert | Sıfat | 1 | ||
נְדִיבֵמוֹ | nedivemo | gönüllüleri, gönüllü, soylu, cömert | Zamir | 1 | ||
וְנוֹדָֽב Lemma | ve-nodav | ve Nodav, Nodav, gönüllü olmak, istekli olmak | İsim | 1 | ||
וּנְדַבְיָֽה Lemma | unedavyah | ve Nedavya, Nedavya, Yahve gönüllüdür, Yahve cömerttir | İsim | 1 | ||
נְדִבָתִי Lemma | nedivati | gönüllülüğüm, gönüllülük, cömertlik, soyluluk | Zamir | 1 | ||
מִתְנַדַּב Lemma | mitnaddav | gönüllü olan, gönüllü olmak, istekle vermek, adamak | Fiil | 1 | ||
הִתְנַדַּבוּ | hitnaddavu | gönüllü oldular, gönüllü olmak, istekle vermek, bağışlamak | Fiil | 1 | ||
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 17:16
·
Tevrat
וְעַל־יָדוֹ֙ עֲמַסְיָ֣ה בֶן־זִכְרִ֔י הַמִּתְנַדֵּ֖ב לַיהוָ֑ה וְעִמּ֛וֹ מָאתַ֥יִם אֶ֖לֶף גִּבּ֥וֹר חָֽיִל
Onun yanında Yahve'ye gönüllü olan Zikri oğlu Amasya ve onunla birlikte iki yüz bin güçlü yiğit;
Örnek Ayetler (1)
Ezra 1:6
·
Tevrat
וְכָל־סְבִיבֹֽתֵיהֶם֙ חִזְּק֣וּ בִֽידֵיהֶ֔ם בִּכְלֵי־כֶ֧סֶף בַּזָּהָ֛ב בָּרְכ֥וּשׁ וּבַבְּהֵמָ֖ה וּבַמִּגְדָּנ֑וֹת לְבַ֖ד עַל־כָּל־הִתְנַדֵּֽב
Ve etraflarındaki herkes, gönüllü sunulan her şeyin dışında, gümüş eşyalarla, altınla, malla, hayvanla ve değerli şeylerle onların ellerini güçlendirdiler.
Örnek Ayetler (1)
1. Tarihler 29:9
·
Tevrat
וַיִּשְׂמְח֤וּ הָעָם֙ עַל־הִֽתְנַדְּבָ֔ם כִּ֚י בְּלֵ֣ב שָׁלֵ֔ם הִֽתְנַדְּב֖וּ לַיהוָ֑ה וְגַם֙ דָּוִ֣יד הַמֶּ֔לֶךְ שָׂמַ֖ח שִׂמְחָ֥ה גְדוֹלָֽה
Halk gönüllü olmalarına sevindi, çünkü tam bir kalple Yahve'ye gönüllü oldular; ve ayrıca Kral Davut büyük bir sevinçle sevindi.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 5:2
·
Tevrat
בִּפְרֹ֤עַ פְּרָעוֹת֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל בְּהִתְנַדֵּ֖ב עָ֑ם בָּרֲכ֖וּ יְהוָֽה
İsrail'de saçlar çözüldüğünde, halk gönüllü olduğunda, Yahve'yi bereketleyin.
Örnek Ayetler (1)
1. Tarihler 29:17
·
Tevrat
וְיָדַ֣עְתִּי אֱלֹהַ֔י כִּ֤י אַתָּה֙ בֹּחֵ֣ן לֵבָ֔ב וּמֵישָׁרִ֖ים תִּרְצֶ֑ה אֲנִ֗י בְּיֹ֤שֶׁר לְבָבִי֙ הִתְנַדַּ֣בְתִּי כָל־אֵ֔לֶּה וְעַתָּ֗ה עַמְּךָ֙ הַנִּמְצְאוּ־פֹ֔ה רָאִ֥יתִי בְשִׂמְחָ֖ה לְהִֽתְנַדֶּב־לָֽךְ
Ve biliyorum ey Tanrım, sen kalbi sınarsın ve doğruluktan hoşlanırsın. Ben kalbimin doğruluğuyla bütün bunları gönülden verdim ve şimdi burada bulunan halkının sana sevinçle gönülden verdiklerini gördüm.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 32:8
·
Tevrat
וְנָדִ֖יב נְדִיב֣וֹת יָעָ֑ץ וְה֖וּא עַל־נְדִיב֥וֹת יָקֽוּם
Ve soylu soylu şeyler tasarlar; ve o soylu şeyler üzerinde durur.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Yeşaya 32:5
·
Tevrat
לֹֽא־יִקָּרֵ֥א ע֛וֹד לְנָבָ֖ל נָדִ֑יב וּלְכִילַ֕י לֹ֥א יֵֽאָמֵ֖ר שֽׁוֹעַ
Ahmağa artık soylu diye çağrılmayacak ve alçağa saygın denilmeyecek.
1. Tarihler 28:21
·
Tevrat
וְהִנֵּ֗ה מַחְלְקוֹת֙ הַכֹּהֲנִ֣ים וְהַלְוִיִּ֔ם לְכָל־עֲבוֹדַ֖ת בֵּ֣ית הָאֱלֹהִ֑ים וְעִמְּךָ֙ בְכָל־מְלָאכָ֜ה לְכָל־נָדִ֤יב בַּֽחָכְמָה֙ לְכָל־עֲבוֹדָ֔ה וְהַשָּׂרִ֥ים וְכָל־הָעָ֖ם לְכָל־דְּבָרֶֽיךָ
Ve işte Tanrı'nın evinin bütün hizmeti için kâhinlerin ve Levililerin bölükleri; ve bütün hizmet için bilgelikle bütün gönüllüler bütün işte seninledir; ve yöneticiler ve bütün halk bütün sözlerin içindir.'
Ezgiler Ezgisi 6:12
·
Tevrat
לֹ֣א יָדַ֔עְתִּי נַפְשִׁ֣י שָׂמַ֔תְנִי מַרְכְּב֖וֹת עַמִּי־נָדִֽיב
Bilmedim; canım beni soylu halkımın savaş arabalarına koydu.
Ezgiler Ezgisi 7:2
·
Tevrat
מַה־יָּפ֧וּ פְעָמַ֛יִךְ בַּנְּעָלִ֖ים בַּת־נָדִ֑יב חַמּוּקֵ֣י יְרֵכַ֔יִךְ כְּמ֣וֹ חֲלָאִ֔ים מַעֲשֵׂ֖ה יְדֵ֥י אָמָּֽן
Çarıklar içinde adımların ne güzel, ey soylu kızı! Uyluklarının kıvrımları bir ustanın ellerinin işi olan mücevherler gibidir.
Süleyman'ın Özdeyişleri 19:6
·
Tevrat
רַ֭בִּים יְחַלּ֣וּ פְנֵֽי־נָדִ֑יב וְכָל־הָ֝רֵ֗עַ לְאִ֣ישׁ מַתָּֽן
Birçoğu soylunun yüzüne yalvarır, ve herkes armağan adamının dostudur.
Örnek Ayetler (5 / 7)
1. Samuel 2:8
·
Tevrat
מֵקִ֨ים מֵעָפָ֜ר דָּ֗ל מֵֽאַשְׁפֹּת֙ יָרִ֣ים אֶבְי֔וֹן לְהוֹשִׁיב֙ עִם־נְדִיבִ֔ים וְכִסֵּ֥א כָב֖וֹד יַנְחִלֵ֑ם כִּ֤י לַֽיהוָה֙ מְצֻ֣קֵי אֶ֔רֶץ וַיָּ֥שֶׁת עֲלֵיהֶ֖ם תֵּבֵֽל
Düşkünü topraktan kaldırır, yoksulu çöplükten yükseltir; soylularla oturtmak ve onlara yücelik tahtını miras bırakmak için. Çünkü yerin sütunları Yahve'nindir ve dünyayı onların üzerine koydu.
Yeşaya 13:2
·
Tevrat
עַ֤ל הַר־נִשְׁפֶּה֙ שְֽׂאוּ־נֵ֔ס הָרִ֥ימוּ ק֖וֹל לָהֶ֑ם הָנִ֣יפוּ יָ֔ד וְיָבֹ֖אוּ פִּתְחֵ֥י נְדִיבִֽים
Çıplak dağ üzerinde bir sancak kaldırın, onlara sesinizi yükseltin; el sallayın ki soyluların kapılarından girsinler.
Mezmurlar 107:40
·
Tevrat
שֹׁפֵ֣ךְ בּ֭וּז עַל־נְדִיבִ֑ים וַ֝יַּתְעֵ֗ם בְּתֹ֣הוּ לֹא־דָֽרֶךְ
Soylular üzerine horgörü döker ve onları yol olmayan boşlukta dolaştırır.
Mezmurlar 113:8
·
Tevrat
לְהוֹשִׁיבִ֥י עִם־נְדִיבִ֑ים עִ֝֗ם נְדִיבֵ֥י עַמּֽוֹ
Soylularla, halkının soylularıyla oturtmak için.
Süleyman'ın Özdeyişleri 17:26
·
Tevrat
גַּ֤ם עֲנ֣וֹשׁ לַצַּדִּ֣יק לֹא־ט֑וֹב לְהַכּ֖וֹת נְדִיבִ֣ים עַל־יֹֽשֶׁר
Doğru kişiyi cezalandırmak da iyi değildir, soyluları doğruluk için vurmak da.
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 47:10
·
Tevrat
נְדִ֘יבֵ֤י עַמִּ֨ים נֶאֱסָ֗פוּ עַם֮ אֱלֹהֵ֪י אַבְרָ֫הָ֥ם כִּ֣י לֵֽ֭אלֹהִים מָֽגִנֵּי־אֶ֗רֶץ מְאֹ֣ד נַעֲלָֽה
Halkların soyluları, İbrahim'in Tanrısı'nın halkı olarak toplandılar; çünkü yerin kalkanları Tanrı'nındır, o çok yücelmiştir.
Mezmurlar 113:8
·
Tevrat
לְהוֹשִׁיבִ֥י עִם־נְדִיבִ֑ים עִ֝֗ם נְדִיבֵ֥י עַמּֽוֹ
Soylularla, halkının soylularıyla oturtmak için.
Çölde Sayım 21:18
·
Tevrat
בְּאֵ֞ר חֲפָר֣וּהָ שָׂרִ֗ים כָּר֨וּהָ֙ נְדִיבֵ֣י הָעָ֔ם בִּמְחֹקֵ֖ק בְּמִשְׁעֲנֹתָ֑ם וּמִמִּדְבָּ֖ר מַתָּנָֽה
Önderler o kuyuyu kazdılar, halkın soyluları asayla, değnekleriyle onu oydular.' Ve çölden Mattana'ya,
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 118:9
·
Tevrat
ט֗וֹב לַחֲס֥וֹת בַּיהוָ֑ה מִ֝בְּטֹ֗חַ בִּנְדִיבִֽים
Yahweh'e sığınmak, soylulara güvenmekten iyidir.
Mezmurlar 146:3
·
Tevrat
אַל־תִּבְטְח֥וּ בִנְדִיבִ֑ים בְּבֶן־אָדָ֓ם שֶׁ֤אֵֽין ל֥וֹ תְשׁוּעָֽה
Soylulara, onda kurtuluş olmayan insanın oğluna güvenmeyin.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 8:16
·
Tevrat
בִּ֭י שָׂרִ֣ים יָשֹׂ֑רוּ וּ֝נְדִיבִ֗ים כָּל־שֹׁ֥פְטֵי צֶֽדֶק
Önderler ve soylular, bütün doğruluk hakimleri benimle yönetirler.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 32:8
·
Tevrat
וְנָדִ֖יב נְדִיב֣וֹת יָעָ֑ץ וְה֖וּא עַל־נְדִיב֥וֹת יָקֽוּם
Ve soylu soylu şeyler tasarlar; ve o soylu şeyler üzerinde durur.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 17:7
·
Tevrat
לֹא־נָאוָ֣ה לְנָבָ֣ל שְׂפַת־יֶ֑תֶר אַ֝֗ף כִּֽי־לְנָדִ֥יב שְׂפַת־שָֽׁקֶר
Akılsıza aşırı dudak uygun değildir, soyluya yalan dudağı ne kadar az!
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 51:14
·
Tevrat
הָשִׁ֣יבָה לִּ֭י שְׂשׂ֣וֹן יִשְׁעֶ֑ךָ וְר֖וּחַ נְדִיבָ֣ה תִסְמְכֵֽנִי
Kurtuluşunun sevincini bana geri ver ve istekli bir ruhla beni destekle.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 83:12
·
Tevrat
שִׁיתֵ֣מוֹ נְ֭דִיבֵמוֹ כְּעֹרֵ֣ב וְכִזְאֵ֑ב וּֽכְזֶ֥בַח וּ֝כְצַלְמֻנָּ֗ע כָּל־נְסִיכֵֽמוֹ
Onların soylularını Orev gibi ve Zev gibi, onların bütün beylerini Zevah gibi ve Tsalmunna gibi yap.
Örnek Ayetler (1)
1. Tarihler 5:19
·
Tevrat
וַיַּעֲשׂ֥וּ מִלְחָמָ֖ה עִם־הַֽהַגְרִיאִ֑ים וִיט֥וּר וְנָפִ֖ישׁ וְנוֹדָֽב
Ve Hagrililerle ve Yetur ve Nafiş ve Nodav ile savaş yaptılar.
Örnek Ayetler (1)
1. Tarihler 3:18
·
Tevrat
וּמַלְכִּירָ֥ם וּפְדָיָ֖ה וְשֶׁנְאַצַּ֑ר יְקַמְיָ֥ה הוֹשָׁמָ֖ע וּנְדַבְיָֽה
ve Malkiram ve Pedaya ve Şenatsar, Yekamya, Hoşama ve Nedabya.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 30:15
·
Tevrat
הָהְפַּ֥ךְ עָלַ֗י בַּלָּ֫ה֥וֹת תִּרְדֹּ֣ף כָּ֭רוּחַ נְדִבָתִ֑י וּ֝כְעָ֗ב עָבְרָ֥ה יְשֻׁעָתִֽי
Üzerime dehşetler döndürüldü; saygınlığımı rüzgar gibi kovalar ve kurtuluşum bir bulut gibi geçti.
Örnek Ayetler (1)
Ezra 7:13
·
Tevrat
מִנִּי֮ שִׂ֣ים טְעֵם֒ דִּ֣י כָל־מִתְנַדַּ֣ב בְּמַלְכוּתִי֩ מִן־עַמָּ֨ה יִשְׂרָאֵ֜ל וְכָהֲנ֣וֹהִי וְלֵוָיֵ֗א לִמְהָ֧ךְ לִֽירוּשְׁלֶ֛ם עִמָּ֖ךְ יְהָֽךְ
Benim tarafımdan buyruk verildi ki, krallığımda İsrail halkından, kâhinlerinden ve Levililerden Yeruşalim'e gitmeye gönüllü olan herkes seninle gitsin.
Örnek Ayetler (1)
Ezra 7:15
·
Tevrat
וּלְהֵיבָלָ֖ה כְּסַ֣ף וּדְהַ֑ב דִּֽי־מַלְכָּ֣א וְיָעֲט֗וֹהִי הִתְנַדַּ֨בוּ֙ לֶאֱלָ֣הּ יִשְׂרָאֵ֔ל דִּ֥י בִֽירוּשְׁלֶ֖ם מִשְׁכְּנֵֽהּ
ve kralın ve danışmanlarının, meskeni Yeruşalim'de olan İsrail'in Tanrısı'na gönülden verdikleri gümüşü ve altını götürmek için;