76
Kullanım
6
Lemma
26
Türev
43
Anlam
6 lemma, 26 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
מָתְנַיִם Lemma | motnayim | beller, bel, beller, kalçalar, güç | İsim | 9 | ||
מָתְנָיו | motnav | beli, bel, kalça, güç merkezi | Zamir | 7 | ||
בְּמָתְנָיו | be-motnav | onun belinde, bel, kalça, orta kısım | Zamir | 7 | ||
Örnek Ayetler (5 / 7) Hezekiel 9:2 · Tevrat וְהִנֵּ֣ה שִׁשָּׁ֣ה אֲנָשִׁ֡ים בָּאִ֣ים מִדֶּרֶךְ־שַׁ֨עַר הָעֶלְי֜וֹן אֲשֶׁ֣ר מָפְנֶ֣ה צָפ֗וֹנָה וְאִ֨ישׁ כְּלִ֤י מַפָּצוֹ֙ בְּיָד֔וֹ וְאִישׁ־אֶחָ֤ד בְּתוֹכָם֙ לָבֻ֣שׁ בַּדִּ֔ים וְקֶ֥סֶת הַסֹּפֵ֖ר בְּמָתְנָ֑יו וַיָּבֹ֨אוּ֙ וַיַּ֣עַמְד֔וּ אֵ֖צֶל מִזְבַּ֥ח הַנְּחֹֽשֶׁת Ve işte kuzeye bakan üst kapının yolundan altı adam geliyordu ve her adamın parçalama aleti elindeydi; ve aralarında keten giyinmiş bir adam vardı ve yazıcının hokkası belindeydi; ve geldiler ve tunç sunağının yanında durdular. Hezekiel 9:3 · Tevrat וּכְב֣וֹד אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל נַעֲלָה֙ מֵעַ֤ל הַכְּרוּב֙ אֲשֶׁ֣ר הָיָ֣ה עָלָ֔יו אֶ֖ל מִפְתַּ֣ן הַבָּ֑יִת וַיִּקְרָ֗א אֶל־הָאִישׁ֙ הַלָּבֻ֣שׁ הַבַּדִּ֔ים אֲשֶׁ֛ר קֶ֥סֶת הַסֹּפֵ֖ר בְּמָתְנָֽיו Ve İsrail Tanrısı'nın yüceliği, üzerinde olduğu keruvun üzerinden evin eşiğine yükseldi; ve yazıcının hokkası belinde olan keten giyinmiş adama çağırdı. Hezekiel 9:11 · Tevrat וְהִנֵּ֞ה הָאִ֣ישׁ לְבֻ֣שׁ הַבַּדִּ֗ים אֲשֶׁ֤ר הַקֶּ֨סֶת֙ בְּמָתְנָ֔יו מֵשִׁ֥יב דָּבָ֖ר לֵאמֹ֑ר עָשִׂ֕יתִי כְּכֹ֖ל אֲשֶׁ֥ר צִוִּיתָֽנִי Ve işte hokkası belinde olan keten giyinmiş adam söz döndürdü ve dedi: 'Bana buyurduğun her şeye göre yaptım.' 2. Krallar 1:8 · Tevrat וַיֹּאמְר֣וּ אֵלָ֗יו אִ֚ישׁ בַּ֣עַל שֵׂעָ֔ר וְאֵז֥וֹר ע֖וֹר אָז֣וּר בְּמָתְנָ֑יו וַיֹּאמַ֕ר אֵלִיָּ֥ה הַתִּשְׁבִּ֖י הֽוּא Ona dediler: 'Kıllı bir adamdı ve beline deri kuşak kuşanmıştı.' O da dedi: 'O Tişbeli İlyas'tır.' 1. Krallar 2:5 · Tevrat וְגַ֣ם אַתָּ֣ה יָדַ֡עְתָּ אֵת֩ אֲשֶׁר־עָ֨שָׂה לִ֜י יוֹאָ֣ב בֶּן־צְרוּיָ֗ה אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֣ה לִשְׁנֵֽי־שָׂרֵ֣י צִבְא֣וֹת יִ֠שְׂרָאֵל לְאַבְנֵ֨ר בֶּן־נֵ֜ר וְלַעֲמָשָׂ֤א בֶן־יֶ֨תֶר֙ וַיַּ֣הַרְגֵ֔ם וַיָּ֥שֶׂם דְּמֵֽי־מִלְחָמָ֖ה בְּשָׁלֹ֑ם וַיִּתֵּ֞ן דְּמֵ֣י מִלְחָמָ֗ה בַּחֲגֹֽרָתוֹ֙ אֲשֶׁ֣ר בְּמָתְנָ֔יו וּֽבְנַעֲל֖וֹ אֲשֶׁ֥ר בְּרַגְלָֽיו Ayrıca Tseruya oğlu Yoav'ın bana yaptığı şeyi, İsrail ordularının iki komutanına, Ner oğlu Avner'e ve Yeter oğlu Amasa'ya yaptığını, onları öldürdüğünü ve barışta savaş kanı döktüğünü, belindeki kuşağına ve ayaklarındaki çarığına savaş kanı koyduğunu sen biliyorsun. | ||||||
מָתְנֶיךָ | motneykha | senin bellerin, bel, kalça | Zamir | 6 | ||
מַתְּנַי | matnay | bellerim, bel, kalça, orta kısım | Zamir | 3 | ||
בְּמָתְנֵיהֶם | be-motneyhem | bellerinde, bel, kalça, orta kısım | Zamir | 3 | ||
בְּמָתְנֵינוּ | be-motneynu | belimizde, bel, kalça, orta kısım | Zamir | 2 | ||
מִמָּתְנֵי | mimmotney | bellerinden, bel, kalça | İsim | 2 | ||
וּמָתְנָיו | umatnav | ve beli, bel, kalça, orta kısım | Zamir | 1 | ||
מָתְנֵיהֶם | motneyhem | belleri, bel, kalça | Zamir | 1 | ||
וּמָתְנֵי | u-motney | ve belleri, bel, sağlamlık, hediye | İsim | 1 | ||
מָתְנֶיהָ | motneyha | onun beli, bel, kalça | Zamir | 1 | ||
מִמָּתְנַיִם | mi-mmotnayim | belden, bel, kalça | İsim | 1 | ||
וּמָתְנֵיהֶם | u-motneyhem | ve onların belleri, bel, kalça, orta kısım | Zamir | 1 | ||
מָתְנֵיכֶם | motneykhem | belleriniz, bel, kalça, orta kısım | Zamir | 1 | ||
וּמִמָּתְנָיו | u-mi-mmatenav | ve bellerinden, bel, kalça, orta kısım | Zamir | 1 | ||
מַתָּנָה Lemma | mattana | hediye, hediye, armağan, sunu | İsim | 6 | ||
מַתָּנֹת | mattanot | hediyeler, hediye, armağan, vergi | İsim | 3 | ||
מַתָּנוֹת | mattanot | hediyeler, hediye, armağan, vergi | İsim | 2 | ||
מַתְּנֹתֵיכֶם | mattenoteykhem | armağanlarınız, armağan, hediye, vergi | Zamir | 2 | ||
Örnek Ayetler (5 / 9)
Amos 8:10
·
Tevrat
וְהָפַכְתִּ֨י חַגֵּיכֶ֜ם לְאֵ֗בֶל וְכָל־שִֽׁירֵיכֶם֙ לְקִינָ֔ה וְהַעֲלֵיתִ֤י עַל־כָּל־מָתְנַ֨יִם֙ שָׂ֔ק וְעַל־כָּל־רֹ֖אשׁ קָרְחָ֑ה וְשַׂמְתִּ֨יהָ֙ כְּאֵ֣בֶל יָחִ֔יד וְאַחֲרִיתָ֖הּ כְּי֥וֹם מָֽר
Bayramlarınızı yasa ve bütün şarkılarınızı ağıda çevireceğim; bütün bellerin üzerine çul ve her başın üzerine kellik getireceğim; onu tek oğul yası gibi ve sonunu acı bir gün gibi yapacağım.
Hezekiel 21:11
·
Tevrat
וְאַתָּ֥ה בֶן־אָדָ֖ם הֵֽאָנַ֑ח בְּשִׁבְר֤וֹן מָתְנַ֨יִם֙ וּבִמְרִיר֔וּת תֵּֽאָנַ֖ח לְעֵינֵיהֶֽם
Ve sen, insanoğlu, inle; bellerin kırılmasıyla ve acıyla onların gözleri önünde inle.
Hezekiel 29:7
·
Tevrat
בְּתָפְשָׂ֨ם בְּךָ֤ בַכַּף֙ תֵּר֔וֹץ וּבָקַעְתָּ֥ לָהֶ֖ם כָּל־כָּתֵ֑ף וּבְהִֽשָּׁעֲנָ֤ם עָלֶ֨יךָ֙ תִּשָּׁבֵ֔ר וְהַעֲמַדְתָּ֥ לָהֶ֖ם כָּל־מָתְנָֽיִם
Seni elle tuttuklarında kırılırsın ve onların bütün omuzunu yararsın; sana dayandıklarında kırılırsın ve onların bütün bellerini durdurursun.
Hezekiel 47:4
·
Tevrat
וַיָּ֣מָד אֶ֔לֶף וַיַּעֲבִרֵ֥נִי בַמַּ֖יִם מַ֣יִם בִּרְכָּ֑יִם וַיָּ֣מָד אֶ֔לֶף וַיַּעֲבִרֵ֖נִי מֵ֥י מָתְנָֽיִם
Bin ölçtü ve beni sulardan geçirdi, sular dizlere kadardı; bin ölçtü ve beni geçirdi, sular bellere kadardı.
Yeremya 48:37
·
Tevrat
כִּ֤י כָל־רֹאשׁ֙ קָרְחָ֔ה וְכָל־זָקָ֖ן גְּרֻעָ֑ה עַ֤ל כָּל־יָדַ֨יִם֙ גְּדֻדֹ֔ת וְעַל־מָתְנַ֖יִם שָֽׂק
Çünkü her baş keldir ve her sakal kesiktir; her ellerin üzerinde kesikler ve beller üzerinde çul vardır.
Örnek Ayetler (4 / 7)
Hezekiel 1:27
·
Tevrat
וָאֵ֣רֶא כְּעֵ֣ין חַשְׁמַ֗ל כְּמַרְאֵה־אֵ֤שׁ בֵּֽית־לָהּ֙ סָבִ֔יב מִמַּרְאֵ֥ה מָתְנָ֖יו וּלְמָ֑עְלָה וּמִמַּרְאֵ֤ה מָתְנָיו֙ וּלְמַ֔טָּה רָאִ֨יתִי֙ כְּמַרְאֵה־אֵ֔שׁ וְנֹ֥גַֽהּ ל֖וֹ סָבִֽיב
Ve parlayan metal görünümünde, çepeçevre onun içinde ateş görünümünde gördüm, bellerinin görünümünden yukarısını; ve bellerinin görünümünden aşağısını ateş görünümünde gördüm ve çepeçevre onun parıltısı vardı.
Hezekiel 8:2
·
Tevrat
וָאֶרְאֶ֗ה וְהִנֵּ֤ה דְמוּת֙ כְּמַרְאֵה־אֵ֔שׁ מִמַּרְאֵ֥ה מָתְנָ֛יו וּלְמַ֖טָּה אֵ֑שׁ וּמִמָּתְנָ֣יו וּלְמַ֔עְלָה כְּמַרְאֵה־זֹ֖הַר כְּעֵ֥ין הַחַשְׁמַֽלָה
Ve gördüm ve işte ateş görünüşü gibi bir benzerlik; bellerinin görünüşünden aşağısı ateş ve bellerinden yukarısı parlaklık görünüşü gibi, parlayan maden parıltısı gibiydi.
2. Samuel 20:8
·
Tevrat
הֵ֗ם עִם־הָאֶ֤בֶן הַגְּדוֹלָה֙ אֲשֶׁ֣ר בְּגִבְע֔וֹן וַעֲמָשָׂ֖א בָּ֣א לִפְנֵיהֶ֑ם וְיוֹאָ֞ב חָג֣וּר מִדּ֣וֹ לְבֻשׁ֗וּ וְעָלָ֞יו חֲג֥וֹר חֶ֨רֶב֙ מְצֻמֶּ֤דֶת עַל־מָתְנָיו֙ בְּתַעְרָ֔הּ וְה֥וּא יָצָ֖א וַתִּפֹּֽל
Onlar Givon'daki büyük taşın yanındayken, Amasa onların önüne geldi; Yoav giydiği giysisiyle kuşanmıştı ve onun üzerinde kınıyla beline bağlanmış bir kılıç kuşağı vardı; ve o çıkarken kılıç düştü.
Yeşaya 11:5
·
Tevrat
וְהָ֥יָה צֶ֖דֶק אֵז֣וֹר מָתְנָ֑יו וְהָאֱמוּנָ֖ה אֵז֥וֹר חֲלָצָֽיו
Doğruluk onun belinin kuşağı ve sadakat onun kalçalarının kuşağı olacak.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hezekiel 9:2
·
Tevrat
וְהִנֵּ֣ה שִׁשָּׁ֣ה אֲנָשִׁ֡ים בָּאִ֣ים מִדֶּרֶךְ־שַׁ֨עַר הָעֶלְי֜וֹן אֲשֶׁ֣ר מָפְנֶ֣ה צָפ֗וֹנָה וְאִ֨ישׁ כְּלִ֤י מַפָּצוֹ֙ בְּיָד֔וֹ וְאִישׁ־אֶחָ֤ד בְּתוֹכָם֙ לָבֻ֣שׁ בַּדִּ֔ים וְקֶ֥סֶת הַסֹּפֵ֖ר בְּמָתְנָ֑יו וַיָּבֹ֨אוּ֙ וַיַּ֣עַמְד֔וּ אֵ֖צֶל מִזְבַּ֥ח הַנְּחֹֽשֶׁת
Ve işte kuzeye bakan üst kapının yolundan altı adam geliyordu ve her adamın parçalama aleti elindeydi; ve aralarında keten giyinmiş bir adam vardı ve yazıcının hokkası belindeydi; ve geldiler ve tunç sunağının yanında durdular.
Hezekiel 9:3
·
Tevrat
וּכְב֣וֹד אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל נַעֲלָה֙ מֵעַ֤ל הַכְּרוּב֙ אֲשֶׁ֣ר הָיָ֣ה עָלָ֔יו אֶ֖ל מִפְתַּ֣ן הַבָּ֑יִת וַיִּקְרָ֗א אֶל־הָאִישׁ֙ הַלָּבֻ֣שׁ הַבַּדִּ֔ים אֲשֶׁ֛ר קֶ֥סֶת הַסֹּפֵ֖ר בְּמָתְנָֽיו
Ve İsrail Tanrısı'nın yüceliği, üzerinde olduğu keruvun üzerinden evin eşiğine yükseldi; ve yazıcının hokkası belinde olan keten giyinmiş adama çağırdı.
Hezekiel 9:11
·
Tevrat
וְהִנֵּ֞ה הָאִ֣ישׁ לְבֻ֣שׁ הַבַּדִּ֗ים אֲשֶׁ֤ר הַקֶּ֨סֶת֙ בְּמָתְנָ֔יו מֵשִׁ֥יב דָּבָ֖ר לֵאמֹ֑ר עָשִׂ֕יתִי כְּכֹ֖ל אֲשֶׁ֥ר צִוִּיתָֽנִי
Ve işte hokkası belinde olan keten giyinmiş adam söz döndürdü ve dedi: 'Bana buyurduğun her şeye göre yaptım.'
2. Krallar 1:8
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֣וּ אֵלָ֗יו אִ֚ישׁ בַּ֣עַל שֵׂעָ֔ר וְאֵז֥וֹר ע֖וֹר אָז֣וּר בְּמָתְנָ֑יו וַיֹּאמַ֕ר אֵלִיָּ֥ה הַתִּשְׁבִּ֖י הֽוּא
Ona dediler: 'Kıllı bir adamdı ve beline deri kuşak kuşanmıştı.' O da dedi: 'O Tişbeli İlyas'tır.'
1. Krallar 2:5
·
Tevrat
וְגַ֣ם אַתָּ֣ה יָדַ֡עְתָּ אֵת֩ אֲשֶׁר־עָ֨שָׂה לִ֜י יוֹאָ֣ב בֶּן־צְרוּיָ֗ה אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֣ה לִשְׁנֵֽי־שָׂרֵ֣י צִבְא֣וֹת יִ֠שְׂרָאֵל לְאַבְנֵ֨ר בֶּן־נֵ֜ר וְלַעֲמָשָׂ֤א בֶן־יֶ֨תֶר֙ וַיַּ֣הַרְגֵ֔ם וַיָּ֥שֶׂם דְּמֵֽי־מִלְחָמָ֖ה בְּשָׁלֹ֑ם וַיִּתֵּ֞ן דְּמֵ֣י מִלְחָמָ֗ה בַּחֲגֹֽרָתוֹ֙ אֲשֶׁ֣ר בְּמָתְנָ֔יו וּֽבְנַעֲל֖וֹ אֲשֶׁ֥ר בְּרַגְלָֽיו
Ayrıca Tseruya oğlu Yoav'ın bana yaptığı şeyi, İsrail ordularının iki komutanına, Ner oğlu Avner'e ve Yeter oğlu Amasa'ya yaptığını, onları öldürdüğünü ve barışta savaş kanı döktüğünü, belindeki kuşağına ve ayaklarındaki çarığına savaş kanı koyduğunu sen biliyorsun.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeremya 1:17
·
Tevrat
וְאַתָּה֙ תֶּאְזֹ֣ר מָתְנֶ֔יךָ וְקַמְתָּ֙ וְדִבַּרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֔ם אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁ֥ר אָנֹכִ֖י אֲצַוֶּ֑ךָּ אַל־תֵּחַת֙ מִפְּנֵיהֶ֔ם פֶּֽן־אֲחִתְּךָ֖ לִפְנֵיהֶֽם
Ve sen bellerini kuşan, kalk ve sana buyurduğum her şeyi onlara konuş; onların yüzünden dehşete düşme, yoksa onların önünde seni dehşete düşürürüm.
Yeremya 13:1
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֨ר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י הָל֞וֹךְ וְקָנִ֤יתָ לְּךָ֙ אֵז֣וֹר פִּשְׁתִּ֔ים וְשַׂמְתּ֖וֹ עַל־מָתְנֶ֑יךָ וּבַמַּ֖יִם לֹ֥א תְבִאֵֽהוּ
Yahve bana şöyle dedi: Git ve kendine keten kuşak satın al ve onu bellerine koy; ve onu suya getirmeyeceksin.
Yeremya 13:4
·
Tevrat
קַ֧ח אֶת־הָאֵז֛וֹר אֲשֶׁ֥ר קָנִ֖יתָ אֲשֶׁ֣ר עַל־מָתְנֶ֑יךָ וְקוּם֙ לֵ֣ךְ פְּרָ֔תָה וְטָמְנֵ֥הוּ שָׁ֖ם בִּנְקִ֥יק הַסָּֽלַע
Satın aldığın, bellerinde olan kuşağı al ve kalk, Fırat'a git ve onu orada kayanın yarığında gizle.
2. Krallar 4:29
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר לְגֵיחֲזִ֜י חֲגֹ֣ר מָתְנֶ֗יךָ וְקַ֨ח מִשְׁעַנְתִּ֣י בְיָדְךָ֮ וָלֵךְ֒ כִּֽי־תִמְצָ֥א אִישׁ֙ לֹ֣א תְבָרְכֶ֔נּוּ וְכִֽי־יְבָרֶכְךָ֥ אִ֖ישׁ לֹ֣א תַעֲנֶנּ֑וּ וְשַׂמְתָּ֥ מִשְׁעַנְתִּ֖י עַל־פְּנֵ֥י הַנָּֽעַר
Gehazi'ye dedi: 'Bellerini kuşan, değneğimi eline al ve git; eğer bir adam bulursan onu bereketleme ve eğer bir adam seni bereketlerse ona cevap verme; ve değneğimi çocuğun yüzünün üzerine koy.'
2. Krallar 9:1
·
Tevrat
וֶאֱלִישָׁע֙ הַנָּבִ֔יא קָרָ֕א לְאַחַ֖ד מִבְּנֵ֣י הַנְּבִיאִ֑ים וַיֹּ֨אמֶר ל֜וֹ חֲגֹ֣ר מָתְנֶ֗יךָ וְ֠קַח פַּ֣ךְ הַשֶּׁ֤מֶן הַזֶּה֙ בְּיָדֶ֔ךָ וְלֵ֖ךְ רָמֹ֥ת גִּלְעָֽד
Peygamber Elişa peygamber oğullarından birini çağırdı ve ona dedi: 'Bellerini kuşan, bu yağ şişesini eline al ve Ramot-Gileat'a git.'
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 13:2
·
Tevrat
וָאֶקְנֶ֥ה אֶת־הָאֵז֖וֹר כִּדְבַ֣ר יְהוָ֑ה וָאָשִׂ֖ם עַל־מָתְנָֽי
Ve Yahve'nin sözüne göre kuşağı satın aldım ve bellerime koydum.
Yeremya 13:11
·
Tevrat
כִּ֡י כַּאֲשֶׁר֩ יִדְבַּ֨ק הָאֵז֜וֹר אֶל־מָתְנֵי־אִ֗ישׁ כֵּ֣ן הִדְבַּ֣קְתִּי אֵ֠לַי אֶת־כָּל־בֵּ֨ית יִשְׂרָאֵ֜ל וְאֶת־כָּל־בֵּ֤ית יְהוּדָה֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה לִֽהְי֥וֹת לִי֙ לְעָ֔ם וּלְשֵׁ֥ם וְלִתְהִלָּ֖ה וּלְתִפְאָ֑רֶת וְלֹ֖א שָׁמֵֽעוּ
Çünkü kuşak adamın bellerine nasıl yapışırsa, bana halk, isim, övgü ve güzellik olmaları için bütün İsrail evini ve bütün Yahuda evini kendime öyle yapıştırdım, Yahve'nin bildirisidir; ama işitmediler.
Yeşaya 21:3
·
Tevrat
עַל־כֵּ֗ן מָלְא֤וּ מָתְנַי֙ חַלְחָלָ֔ה צִירִ֣ים אֲחָז֔וּנִי כְּצִירֵ֖י יֽוֹלֵדָ֑ה נַעֲוֵ֣יתִי מִשְּׁמֹ֔עַ נִבְהַ֖לְתִּי מֵרְאֽוֹת
Bu yüzden bellerim kıvranmayla doldu; doğuran kadının sancıları gibi sancılar beni yakaladı. İşitmekten büküldüm, görmekten dehşete düştüm.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 23:15
·
Tevrat
חֲגוֹרֵ֨י אֵז֜וֹר בְּמָתְנֵיהֶ֗ם סְרוּחֵ֤י טְבוּלִים֙ בְּרָ֣אשֵׁיהֶ֔ם מַרְאֵ֥ה שָׁלִשִׁ֖ים כֻּלָּ֑ם דְּמ֤וּת בְּנֵֽי־בָבֶל֙ כַּשְׂדִּ֔ים אֶ֖רֶץ מוֹלַדְתָּֽם
Bellerinde kuşak kuşanmış, başlarında sarkan sarıklılar, hepsi subaylar görünümünde, doğduğu diyarı Kildaniler olan Babil oğullarının benzerliğiydi.
1. Krallar 20:32
·
Tevrat
וַיַּחְגְּרוּ֩ שַׂקִּ֨ים בְּמָתְנֵיהֶ֜ם וַחֲבָלִ֣ים בְּרָאשֵׁיהֶ֗ם וַיָּבֹ֨אוּ֙ אֶל־מֶ֣לֶךְ יִשְׂרָאֵ֔ל וַיֹּ֣אמְר֔וּ עַבְדְּךָ֧ בֶן־הֲדַ֛ד אָמַ֖ר תְּחִֽי־נָ֣א נַפְשִׁ֑י וַיֹּ֛אמֶר הַעוֹדֶ֥נּוּ חַ֖י אָחִ֥י הֽוּא
Bellerine çullar ve başlarına ipler kuşandılar, İsrail kralına geldiler ve dediler: 'Kulun Ben-Hadad dedi: Lütfen canım yaşasın.' Ve dedi: 'O hala canlı mı? O kardeşimdir.'
Eyüp 12:18
·
Tevrat
מוּסַ֣ר מְלָכִ֣ים פִּתֵּ֑חַ וַיֶּאְסֹ֥ר אֵ֝ז֗וֹר בְּמָתְנֵיהֶֽם
Kralların bağını çözer ve bellerine kuşak bağlar.
Örnek Ayetler (2)
1. Krallar 20:31
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֣וּ אֵלָיו֮ עֲבָדָיו֒ הִנֵּֽה־נָ֣א שָׁמַ֔עְנוּ כִּ֗י מַלְכֵי֙ בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל כִּֽי־מַלְכֵ֥י חֶ֖סֶד הֵ֑ם נָשִׂ֣ימָה נָּא֩ שַׂקִּ֨ים בְּמָתְנֵ֜ינוּ וַחֲבָלִ֣ים בְּרֹאשֵׁ֗נוּ וְנֵצֵא֙ אֶל־מֶ֣לֶךְ יִשְׂרָאֵ֔ל אוּלַ֖י יְחַיֶּ֥ה אֶת־נַפְשֶֽׁךָ
Kulları ona dediler: 'İşte duyduk ki İsrail evinin kralları, onlar merhamet krallarıdır; lütfen bellerimize çullar ve başlarımıza ipler koyalım ve İsrail kralına çıkalım, belki canını yaşatır.'
Mezmurlar 66:11
·
Tevrat
הֲבֵאתָ֥נוּ בַמְּצוּדָ֑ה שַׂ֖מְתָּ מוּעָקָ֣ה בְמָתְנֵֽינוּ
Bizi ağa getirdin; bellerimize baskı koydun.
Örnek Ayetler (2)
1. Krallar 12:10
·
Tevrat
וַיְדַבְּר֣וּ אֵלָ֗יו הַיְלָדִים֙ אֲשֶׁ֨ר גָּדְל֣וּ אִתּוֹ֮ לֵאמֹר֒ כֹּֽה־תֹאמַ֣ר לָעָ֣ם הַזֶּ֡ה אֲשֶׁר֩ דִּבְּר֨וּ אֵלֶ֜יךָ לֵאמֹ֗ר אָבִ֨יךָ֙ הִכְבִּ֣יד אֶת־עֻלֵּ֔נוּ וְאַתָּ֖ה הָקֵ֣ל מֵעָלֵ֑ינוּ כֹּ֚ה תְּדַבֵּ֣ר אֲלֵיהֶ֔ם קָֽטָנִּ֥י עָבָ֖ה מִמָּתְנֵ֥י אָבִֽי
Onunla büyüyen gençler ona diyerek konuştular: 'Sana diyerek konuşan bu halka şöyle diyeceksin: Baban boyunduruğumuzu ağırlaştırdı ve sen üzerimizden hafiflet; onlara şöyle konuşacaksın: Küçük parmağım babamın bellerinden kalındır.'
2. Tarihler 10:10
·
Tevrat
וַיְדַבְּר֣וּ אִתּ֗וֹ הַיְלָדִים֙ אֲשֶׁ֨ר גָּדְל֣וּ אִתּוֹ֮ לֵאמֹר֒ כֹּֽה־תֹאמַ֡ר לָעָם֩ אֲשֶׁר־דִּבְּר֨וּ אֵלֶ֜יךָ לֵאמֹ֗ר אָבִ֨יךָ֙ הִכְבִּ֣יד אֶת־עֻלֵּ֔נוּ וְאַתָּ֖ה הָקֵ֣ל מֵעָלֵ֑ינוּ כֹּ֚ה תֹּאמַ֣ר אֲלֵהֶ֔ם קָֽטָנִּ֥י עָבָ֖ה מִמָּתְנֵ֥י אָבִֽי
Onunla büyüyen gençler onunla konuşarak dediler: 'Sana konuşarak, "Baban boyunduruğumuzu ağırlaştırdı ve sen üzerimizden hafiflet" diyen halka şöyle diyeceksin; onlara şöyle diyeceksin: "Benim küçük parmağım babamın bellerinden kalındır."
Örnek Ayetler (1)
Daniel 10:5
·
Tevrat
וָאֶשָּׂ֤א אֶת־עֵינַי֙ וָאֵ֔רֶא וְהִנֵּ֥ה אִישׁ־אֶחָ֖ד לָב֣וּשׁ בַּדִּ֑ים וּמָתְנָ֥יו חֲגֻרִ֖ים בְּכֶ֥תֶם אוּפָֽז
Ve gözlerimi kaldırdım ve gördüm ve işte ketenler giyinmiş ve belleri Ufaz altınıyla kuşanmış bir adam.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 44:18
·
Tevrat
פַּאֲרֵ֤י פִשְׁתִּים֙ יִהְי֣וּ עַל־רֹאשָׁ֔ם וּמִכְנְסֵ֣י פִשְׁתִּ֔ים יִהְי֖וּ עַל־מָתְנֵיהֶ֑ם לֹ֥א יַחְגְּר֖וּ בַּיָּֽזַע
Başlarında keten başlıklar olacak ve bellerinde keten donlar olacak; terleten bir şeyle kuşanmayacaklar.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 45:1
·
Tevrat
כֹּה־אָמַ֣ר יְהוָה֮ לִמְשִׁיחוֹ֮ לְכ֣וֹרֶשׁ אֲשֶׁר־הֶחֱזַ֣קְתִּי בִֽימִינ֗וֹ לְרַד־לְפָנָיו֙ גּוֹיִ֔ם וּמָתְנֵ֥י מְלָכִ֖ים אֲפַתֵּ֑חַ לִפְתֹּ֤חַ לְפָנָיו֙ דְּלָתַ֔יִם וּשְׁעָרִ֖ים לֹ֥א יִסָּגֵֽרוּ
Yahve, meshedilmişine, sağ elinden tuttuğum Koreş'e şöyle diyor: Onun önünde ulusları boyun eğdirmek ve kralların bellerini çözmek için, onun önünde kapıları açmak için ve şehir kapıları kapanmayacak:
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 31:17
·
Tevrat
חָֽגְרָ֣ה בְע֣וֹז מָתְנֶ֑יהָ וַ֝תְּאַמֵּ֗ץ זְרֹעוֹתֶֽיהָ
Bellerini güçle kuşatır; ve kollarını güçlendirir.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 28:42
·
Tevrat
וַעֲשֵׂ֤ה לָהֶם֙ מִכְנְסֵי־בָ֔ד לְכַסּ֖וֹת בְּשַׂ֣ר עֶרְוָ֑ה מִמָּתְנַ֥יִם וְעַד־יְרֵכַ֖יִם יִהְיֽוּ
Ve çıplaklık etini örtmek için onlara keten donlar yap; bellerden uyluklara kadar olacaklar.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 69:24
·
Tevrat
תֶּחְשַׁ֣כְנָה עֵ֭ינֵיהֶם מֵרְא֑וֹת וּ֝מָתְנֵ֗יהֶם תָּמִ֥יד הַמְעַֽד
Gözleri görmekten kararsın ve bellerini sürekli sars.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 12:11
·
Tevrat
וְכָכָה֮ תֹּאכְל֣וּ אֹתוֹ֒ מָתְנֵיכֶ֣ם חֲגֻרִ֔ים נַֽעֲלֵיכֶם֙ בְּרַגְלֵיכֶ֔ם וּמַקֶּלְכֶ֖ם בְּיֶדְכֶ֑ם וַאֲכַלְתֶּ֤ם אֹתוֹ֙ בְּחִפָּז֔וֹן פֶּ֥סַח ה֖וּא לַיהוָֽה
Ve onu böyle yiyeceksiniz: belleriniz kuşanmış, çarıklarınız ayaklarınızda ve değneğiniz elinizde; ve onu aceleyle yiyeceksiniz. O Yahve'ye Fısıh'tır.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 8:2
·
Tevrat
וָאֶרְאֶ֗ה וְהִנֵּ֤ה דְמוּת֙ כְּמַרְאֵה־אֵ֔שׁ מִמַּרְאֵ֥ה מָתְנָ֛יו וּלְמַ֖טָּה אֵ֑שׁ וּמִמָּתְנָ֣יו וּלְמַ֔עְלָה כְּמַרְאֵה־זֹ֖הַר כְּעֵ֥ין הַחַשְׁמַֽלָה
Ve gördüm ve işte ateş görünüşü gibi bir benzerlik; bellerinin görünüşünden aşağısı ateş ve bellerinden yukarısı parlaklık görünüşü gibi, parlayan maden parıltısı gibiydi.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hezekiel 46:16
·
Tevrat
כֹּה־אָמַ֞ר אֲדֹנָ֣י יְהֹוִ֗ה כִּֽי־יִתֵּ֨ן הַנָּשִׂ֤יא מַתָּנָה֙ לְאִ֣ישׁ מִבָּנָ֔יו נַחֲלָת֥וֹ הִ֖יא לְבָנָ֣יו תִּֽהְיֶ֑ה אֲחֻזָּתָ֥ם הִ֖יא בְּנַחֲלָֽה
Efendi Yahve şöyle dedi: Önder oğullarından bir adama bir hediye verdiği zaman, o onun mirasıdır, onun oğulları için olacak; o miras olarak onların mülküdür.
Hezekiel 46:17
·
Tevrat
וְכִֽי־יִתֵּ֨ן מַתָּנָ֜ה מִנַּחֲלָת֗וֹ לְאַחַד֙ מֵֽעֲבָדָ֔יו וְהָ֤יְתָה לּוֹ֙ עַד־שְׁנַ֣ת הַדְּר֔וֹר וְשָׁבַ֖ת לַנָּשִׂ֑יא אַ֚ךְ נַחֲלָת֔וֹ בָּנָ֖יו לָהֶ֥ם תִּהְיֶֽה
Ve kullarından birine mirasından bir hediye verdiği zaman, özgürlük yılına kadar onun için olacak, ve öndere dönecek; ancak onun mirası onun oğulları, onlar için olacak.
Vaiz 7:7
·
Tevrat
כִּ֥י הָעֹ֖שֶׁק יְהוֹלֵ֣ל חָכָ֑ם וִֽיאַבֵּ֥ד אֶת־לֵ֖ב מַתָּנָֽה
Çünkü baskı bilgeyi delirtir ve armağan kalbi yok eder.
Çölde Sayım 18:6
·
Tevrat
וַאֲנִ֗י הִנֵּ֤ה לָקַ֨חְתִּי֙ אֶת־אֲחֵיכֶ֣ם הַלְוִיִּ֔ם מִתּ֖וֹךְ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל לָכֶ֞ם מַתָּנָ֤ה נְתֻנִים֙ לַֽיהוָ֔ה לַעֲבֹ֕ד אֶת־עֲבֹדַ֖ת אֹ֥הֶל מוֹעֵֽד
Ve ben, işte İsrail oğullarının içinden kardeşleriniz Levilileri aldım; size bir armağan olarak, buluşma çadırının hizmetini yapmak için Yahve'ye verilmişlerdir.
Çölde Sayım 18:7
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה וּבָנֶ֣יךָ אִ֠תְּךָ תִּשְׁמְר֨וּ אֶת־כְּהֻנַּתְכֶ֜ם לְכָל־דְּבַ֧ר הַמִּזְבֵּ֛חַ וּלְמִבֵּ֥ית לַפָּרֹ֖כֶת וַעֲבַדְתֶּ֑ם עֲבֹדַ֣ת מַתָּנָ֗ה אֶתֵּן֙ אֶת־כְּהֻנַּתְכֶ֔ם וְהַזָּ֥ר הַקָּרֵ֖ב יוּמָֽת
Ve sen ve seninle birlikte oğulların, sunağın her işi için ve perdenin iç kısmı için kâhinliğinizi koruyacaksınız ve hizmet edeceksiniz; kâhinliğinizi bir armağan hizmeti olarak vereceğim ve yaklaşan yabancı öldürülecektir.
Örnek Ayetler (3)
Süleyman'ın Özdeyişleri 15:27
·
Tevrat
עֹכֵ֣ר בֵּ֭יתוֹ בּוֹצֵ֣עַ בָּ֑צַע וְשׂוֹנֵ֖א מַתָּנֹ֣ת יִחְיֶֽה
Kazanca açgözlü olan evine sıkıntı verir ve armağanlardan nefret eden yaşayacaktır.
Yaratılış 25:6
·
Tevrat
וְלִבְנֵ֤י הַפִּֽילַגְשִׁים֙ אֲשֶׁ֣ר לְאַבְרָהָ֔ם נָתַ֥ן אַבְרָהָ֖ם מַתָּנֹ֑ת וַֽיְשַׁלְּחֵ֞ם מֵעַ֨ל יִצְחָ֤ק בְּנוֹ֙ בְּעוֹדֶ֣נּוּ חַ֔י קֵ֖דְמָה אֶל־אֶ֥רֶץ קֶֽדֶם
İbrahim'in olan cariyelerin oğullarına İbrahim hediyeler verdi; o henüz yaşarken onları oğlu İshak'ın yanından doğuya, doğu diyarına gönderdi.
Mısır'dan Çıkış 28:38
·
Tevrat
וְהָיָה֮ עַל־מֵ֣צַח אַהֲרֹן֒ וְנָשָׂ֨א אַהֲרֹ֜ן אֶת־עֲוֺ֣ן הַקֳּדָשִׁ֗ים אֲשֶׁ֤ר יַקְדִּ֨ישׁוּ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לְכָֽל־מַתְּנֹ֖ת קָדְשֵׁיהֶ֑ם וְהָיָ֤ה עַל־מִצְחוֹ֙ תָּמִ֔יד לְרָצ֥וֹן לָהֶ֖ם לִפְנֵ֥י יְהוָֽה
Ve Harun'un alnı üzerinde olacak; ve Harun, İsrail oğullarının bütün kutsal armağanları için kutsal kılacakları kutsal şeylerin suçunu taşıyacak; ve Yahve'nin önünde onlara kabul için daima onun alnı üzerinde olacak.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 68:19
·
Tevrat
עָ֘לִ֤יתָ לַמָּר֨וֹם שָׁ֘בִ֤יתָ שֶּׁ֗בִי לָקַ֣חְתָּ מַ֭תָּנוֹת בָּאָדָ֑ם וְאַ֥ף ס֝וֹרְרִ֗ים לִשְׁכֹּ֤ן יָ֬הּ אֱלֹהִֽים
Yükseğe çıktın, tutsakları esir aldın, insanlar arasında armağanlar aldın; isyankarlar arasında bile, Tanrı Yah'ın oturması için.
2. Tarihler 21:3
·
Tevrat
וַיִּתֵּ֣ן לָהֶ֣ם אֲ֠בִיהֶם מַתָּנ֨וֹת רַבּ֜וֹת לְכֶ֤סֶף וּלְזָהָב֙ וּלְמִגְדָּנ֔וֹת עִם־עָרֵ֥י מְצֻר֖וֹת בִּֽיהוּדָ֑ה וְאֶת־הַמַּמְלָכָ֛ה נָתַ֥ן לִֽיהוֹרָ֖ם כִּי־ה֥וּא הַבְּכֽוֹר
Ve babaları onlara Yahuda'daki surlu şehirleriyle birlikte gümüş, altın ve değerli şeylerden çok armağanlar verdi; ve krallığı Yehoram'a verdi, çünkü o ilk doğandı.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 20:31
·
Tevrat
וּבִשְׂאֵ֣ת מַתְּנֹֽתֵיכֶ֡ם בְּֽהַעֲבִיר֩ בְּנֵיכֶ֨ם בָּאֵ֜שׁ אַתֶּם֩ נִטְמְאִ֤֨ים לְכָל־גִּלּֽוּלֵיכֶם֙ עַד־הַיּ֔וֹם וַאֲנִ֛י אִדָּרֵ֥שׁ לָכֶ֖ם בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֑ל חַי־אָ֗נִי נְאֻם֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה אִם־אִדָּרֵ֖שׁ לָכֶֽם
Ve armağanlarınızı sunmanızda, oğullarınızı ateşte geçirmenizde siz bugüne kadar bütün putlarınıza kirleniyorsunuz; ve ben sizin tarafınızdan aranacak mıyım, İsrail evi? Varlığım hakkı için, Efendi Yahve'nin bildirisidir, sizin tarafınızdan aranmayacağım.
Çölde Sayım 18:29
·
Tevrat
מִכֹּל֙ מַתְּנֹ֣תֵיכֶ֔ם תָּרִ֕ימוּ אֵ֖ת כָּל־תְּרוּמַ֣ת יְהוָ֑ה מִכָּל־חֶלְבּ֔וֹ אֶֽת־מִקְדְּשׁ֖וֹ מִמֶּֽנּוּ
Bütün armağanlarınızdan Yahve'nin bütün sunusunu sunacaksınız; onun bütün en iyisinden, ondan onun kutsal kısmını sunacaksınız.